İÖİMDEN GELEN CÖMLELER...

Birisi hikayeyi başlatır ve herkes tarafından devam ettirilir.
Post Reply
Ghost_OF_A_Rose
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 338
Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
Contact:

İÖİMDEN GELEN CÖMLELER...

Post by Ghost_OF_A_Rose »

Karanlık bir anın geldiğini hissetmek gibi bir şeydi benim içim. korkuyla ama içten kaşıladığım bir gerçek. tatmaktan hoşlanacağımdan emin olmasamda, yine de denemeliyim dediğim bir an. yağmurun gökte inmek için çabaladığını fark etmek zor değildi sanırım. bir kaç damlası kaçabiliyordu o kadar. daha fazlasına izin vermiyordu bulutlar. içim sıkılıyordu ama mutlu olmak istiyordum. Mutluluk beni istiyormuydu bilmiyordum. Sanırım gelmediğinden olsa gerek acı bana kader yazılmış, yaşamak zorunda bırakıldığım bir gerçek olarak, gümüş bir tepside sunulmuş sanki. mutluluk....

Ne ki aslında...? bir kelimemi. dudaklarda eskimeye mahkum bırakılmış, sıradan bir kelime. Her söylediğiniz de anlamını yitirmek zorunda kalan bir tek kelime. Aşkın tadına bile varırken acı çekemek zorunda kaldığımız bu yaşam alanı içinde mutluluk; gerçeğin ötesinde, görülmesi imkansız bir mucize gibi. Bedeninizi gergin havasından kurtarmaya çalışırken bile size yardım etmeye üşenen bir kavram ya da. sadece bir kelime, Daha fazla ne beklenebilir ki?

Mutluluk...ne?
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Mutluluk bu dünyadaki sonsuz acı ve boşluk içerisinde senin hala yürüyebilmeni sağlayan,
senin içinde olan ve ancak onu gösterdiğinde ve diğerleriyle paylaştığında anlam kazanan,
Ona sahip oldukça ve senin de ona ait olduğunu bildikçe, Onunla beraber olduğun sürece bütün diğer olumsuz duygularını bir kenara atabilen,
Ona ulaşmak için savaştığın, ona varmak için koştuğun, onu bulmak için her kum tanesini teker teker incelediğin bu hayat kumsalındaki bir tane altın zerreceğidir.

Onu bulmak için asla vazgeçmezsin çünkü ona ulaşmak için harcadığın zaman, çaba ve dikkatin buna milyonlarca kez değeceğini bilirsin...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
User avatar
ketchup
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 718
Joined: Sun Oct 05, 2003 10:00 am
Contact:

Post by ketchup »

mutluluk nedir,
bir kelimeyle ruhunu verebilmektir.....
bir kelimeyle ölebilmektir.....
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

kafası bu düşüncelerle doppdoluydu ki; bir anda hiç ummadığı birşey oldu: güneş hiç beklenmedik bir anda kafasını bulutların arasından göstermiş, görülmese de orada olduğunu söylemişti sanki... birden yüzüne anlık bir tebessüm oluştu... Güzel yüzündeki bu sıcak tebessümü kimse görmemişti, sadece kendi içinin içinden o görmüştü...

tekrar somurtkanlık maskesini yüzüne geçirsede, artık kafasında karmakarışık düşünceler yoktu... n'olmuştu, nasıl olmuştu hiç bir fikri yoktu; fakat olmuştu işte... içinde bir sıcaklık hissediyordu; nazlı seher yelinin kuru yaprakları uçuruşu gibi, yahut gururlu bir yağmurun savaş meydanını yıkayışı gibi bir anda gidivermişti o karmaşık, o lanet düşünceler... içinde bir sıcaklık vardı, daha önce hiç tatmadığı bir sıcaklık... sanki sanki birşeyler yaklşıyordu; daha önce hiç görmediği ama varlığını sesinlediği; hiç tatmadığı ama ölesiye hasret olduğu birşeyler..

yağmur damlaları periyodik aralıklarla gece renkli saçlarını, güzel yüzünü ve hafif elbiselerini ıslatıyordu; fakat okyanus yeşili gözlerinde bir parıltıyla o bunu umarsamıyordu... birşeyler yaklaşıyordu; evet birşeyler yaklaşıyordu...
Kral cesurdu ve öfkesiyle kudretli,
Gümüştendi parıldayan miğferi.
Ringil'di kadim kılıcının adı,
Kristallerle donanmıştı mavi kalkanı.
Tufan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 99
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

...

Post by Tufan »

...yaklaşan neydi saçlarının rengini aka çeviren ve dalgaların şarkısına sesiyle eşlik eden?...Ve açıldı kapısı ruhların üzerine boşalırcasına güzelin,kanatları ak-al parlayan Koncolosları boşaldı cehhnnemin,yıldırımlar düştü,kükredi sesi göklerin...Ve feryat etti güzel Koncoloslar taşımaktaydı sevdiği ruhların tüm güzel yüzlerin'
Ã?ıktım açık alınla,yirmibeş yılda yirmibeşbin savaştan;
Ne bileğim,ne de ruhum,ama yüreğim burkulur insanlığın çarpıklığı ve ruhsuzluğundan.
Kendisiyle beraber insanlığÄÂ
Tufan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 99
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

...

Post by Tufan »

... inanmıyordu insanlar o'na.Yalınlığa ve doğruya sırt çevirmişlerdi çoktan.Bu yüzden yitip gitmişti ırkının çoğu;bir ırk değil aslında,düşünce ve yürekte bir olanların varlığıydı o'nun ırkı...Gerçeği arayan;fakat varlığını herzaman yakında hissedendi onlar.

Ama insanların inancı gösterişe,birbirine geçmiş uyumsuzluğa ve kendine olan inançsızlığa saplanmışken ne kadar daha devam edebileceğini düşündü.

"Aybranuana!" diye seslendi kürekleri çekmekte olan paçavraya dönmüş cüppesinin lime lime olmuş kapşonunu iten kürekçi.Bir elfin yüzüne sahipti;fakat kulakları insan kulağı şeklindeydi...

Aybranuana,hüzünlü ve yorgun elfin titreyen ve seyiren gözlerine baktıktan sonra,gösterdiği yöne baktı.Sislerin arasında bekliyordu onları,eski ork ırkınnın son temsilcilerinden olan kaptan Ruguurug."Kulakların boşa gitmedi Aykın" diye mırıldandı Aybranuana,yorgun dostuna bakarken.

"İnsanlar artık bizim en azından yarı olduğumuzu düşünecek,belki bu köle olmamızı engeller"
Ã?ıktım açık alınla,yirmibeş yılda yirmibeşbin savaştan;
Ne bileğim,ne de ruhum,ama yüreğim burkulur insanlığın çarpıklığı ve ruhsuzluğundan.
Kendisiyle beraber insanlığÄÂ
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

Yorgun sisler yavaşça aralandı, artık Kaptan Ruguurug'un huzurundaydılar... Ruguurug yüzünde zalim bir gülümsemeyle ve silahlı kiki adamla onları bekliyordu. Ona iki adım kala durdular ve saygı işareti olarak pelerinin kapşunlarıyla örtülü başlarını öne eğdiler. Ruguurug durumundan hoşnut hala gülümsemekteydi ki; bir anda irkildi!!! sert bir hareketle Aybranuana'nın kapşonunu yırtarak açtı. Aşağılık bir şekilde onu süzerek, küçümser bir ifadeyle, tükürükler saçarak konuştu: 'Tıpkı tahmin ettiğim gibi, kulaklarını değiştirmen iğrenç kokunun geçmesine engel olmamış ELF!!!' Gözlerinde zalim pırıltılarla kısa palasını çekti... Aybranuana korkuyla gerilerken Aykun korumacı bir tavırla onun önüne geçmişti... Ruguurug'un adamlarıysa vahşi gülümsemelerle dudaklarını yalamaktaydı.
Birden berrak bir ses duyuldu; ''Sanırım bu akıllıca bir hareket olmaz; sen ne dersin ork?'' Aybranuana sesin geldiği yöne inanamayarak baktı... Hiçbir ses duyulmadığı halde 20 metre ötelerinde, koruluğun hemen başında atlı bir silüet durmaktaydı. Ruguurug sinirden köpürmüştü... Yarım yamalak anlaşılan emirler verdi, ama adamları buna alışık olmalıydılar ki kısa kılıçlarını çekip pelerinli yabancıya doğru saldırdılar... her şey aniden olmuştu... Aybranuana koşan pelerinli yabancının atını doğruca kendisine saldıranların üzerine sürdüğünü ve uzun kılcıyla birini biçtiğini görmüştü, sonra Ruguurug'un boğuk narasını ve kısa palanın Aykun'un kafatasını parçalama sesini duydu... Zavallı çığlık dahi atamamıştı... Ruguurug ona doğru yaklaşırken, atlı diğer adamı da safdışı bırakmış yaklaşmaktaydı... Sonra Ruguurug palasını kaldırdı; ve kan... Bayılmıştı!!!
Gözlerini açtığında ottan bir yatakta yatmaktaydı... Yanındaki taburede bir yarım-elf oturuyordu... Uyandığnı farkedince elini nazikçe alnına değdirdi ve yumuşak bir ses tonuyla sordu: 'İyi misin?'
Tufan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 99
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

...

Post by Tufan »

Yarımelf,Aybranuana'ya elindeki destiyi uzattı ve içmesini istedi.Birkez daha ön yargılar,mantığın önüne geçmişti...Gemisiyle onları kurtarmaya gelen ork kaptan Ruguurg,sırf ork olduğu için sona kalan elf savunucu gruplarından birinin saldırısına uğramış,adamlarının üçü öldürülmüş ve yelkeni hasar görmüştü..."Aslında, bunu yapan insanlardı..."dedi hüzünlü ve karanlık bir sesle yarımelf,Aybranuana'ya."Bizi birbirimize düşürdüler;sırf kendi bencil amaçlarını daha rahat yerine getirmek için.... Son kalanlardan bir elf ve son kalanlardan ork birbirini öldürmüştü;sadece ön yargıların ve geçmişteki yanlış anlaşolmaların birkez daha yinelenmesiyle...Durdurulamaz çöküş hızla devem etmekteydi.İnsalık ve o'nun "Seçkin'i seçme";yani insan ırkının inanç ve kültürüne boyun eğeni ve uyanı seçme hırsı ve sadece kendine uyanı güzel ve yüce sayarak diğer tüm ırkları yok etme hırsı...Geçmişte de binlerce,yüzbinlerce kez söylenmemişmiydi bu Elf ırkına;çirkin ve yabanidir orklar ve onların yabani inanışları ve yaşayışları değersiz ve kötüdür;aşağılıktır...bebekleri bile kötü doğar ve yaşamayı haketmez,içindeki kötülük tohumuyla!...

Aybranuana şimdi çok daha iyi anlıyor ve gözlerindeki yaşları tutamayarak kendi kendine mırıldaıyordu"İnancı yok ettik biz ve sevginin ork olanını,elf olanını ve nom olanını ve tüm ırkların benliğini"...ağlarken titredi"..geriye son kalan en yüce ve medeni saydığımız kalana dek kuruttuk bu koca ağacın köklerini;bir tek insanlar kaldı artık Dünyaya hükmedecek ve silecek izlerini geçmişte kalan,ama geleceği kuran tüm düşlerin...Bir tek insanlar bilinecek bundan sonra ve onların (..bu sırada sinirle titredi bir anlığına ve yaz rüzgarlarından sıcak ama ıslak gözyaşları boşandı güzel göz oyuklarından adeta kanarcasına...) YÃ?CE ve değişmez gerçeği kalacak ve kibirleri ve diğer tüm ırklardan üstün tututukları inançsızlıkları kendilerini de yutana dek böyle devem edecekti.

Yarımelf,Aybaranuanaya hiçbirşey söylyemedi;ama henüz her şeyin sona ermediğini biliyordu...
Ã?ıktım açık alınla,yirmibeş yılda yirmibeşbin savaştan;
Ne bileğim,ne de ruhum,ama yüreğim burkulur insanlığın çarpıklığı ve ruhsuzluğundan.
Kendisiyle beraber insanlığÄÂ
Tufan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 99
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

...

Post by Tufan »

...kuş tüyleriyle ve her cins ufak tılsımlı işaretlerle dolu giysisi her adımında dalgalanan ve saçları gündüz yeliyle savrulan yarı ork şaman içeri girmişti sık dokuma hayvan kılı çadırın girişini aralayaraktan...ve şöyle buyurdu:

"Ağlamayasın sakın genç elf güzeli,biz birbirimize sahip çıkacağız.şimdi şu verdiğim şurubu iç de ciğerlerin temizlensin güzelce ve ruhuna biraz olsun dinginlik gelsin ruhların sıkıldığı ve doğanın burulduğu şu güzel yaz gününde...Hadi iç artık ve biraz da bize bırak düşünme ve ağlama işini..."
Ã?ıktım açık alınla,yirmibeş yılda yirmibeşbin savaştan;
Ne bileğim,ne de ruhum,ama yüreğim burkulur insanlığın çarpıklığı ve ruhsuzluğundan.
Kendisiyle beraber insanlığÄÂ
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests