kitaplar Türkçe'ye çevirlmeli mi?
ya ben bunu 6 kez daha söylemiştim daha önce, bir kez daha söylüyorum. Ben "ingilizce bilmeyen oynamasın" demiyorum, ama türkçeye düzgün çevrilemediği için işin doğrusu "ingilizce" ise, ben ingilizce oynarım bunu. Görüşlerim özneldir, ve extremdir. Kimsenin kabul etmesini "haklısın skylancer" demesini beklemiyorum, kimseyede kendimi kabul ettirmeye çalışmıyorum lakin siz bana "yanlışsın olm sen, sizi kültür emperyalistleri, özentiler" tarzı, direk olmasada dolaylı, yaklaşımlarda bulunulursa kimse canını sıkmasın, ben o seviyeye de inerim.
bir kez daha;
türkçe yapılan çeviriler kötüdür. Nokta, bitti. Bu çevirmenlerin hem elinde olan hem olmayan bir durumdur. Türkçe son 50 yılda gelişmemiş ve gerilemiş bir dildir dolayısıyla çevirmenler ya kelime uydurmak zorunda kalıyor yada antik kelimeler kullanıyorlar. Ben bunu beğenmiyorum, tasvip etmiyorum. Siz ayılır bayılırsınız orası beni alakadar etmez.
Kitapların "edebi saygınlığı" ise "hadi laaan" denesi bir durumdur, unutmayınızki yüzüklerin efendisi yazıldığı zaman geniş, şimdi ise küçük bir çevre tarafından(ki bu çevre genelde üstad kabul edilenlerden oluşur) saygın olmayan bir kitap olarak görülür. Ben bu kitapları beğeniyorum, saygı gösteriyorum. Sen kıçını silersin sayfalarıyla...bana ne!?
Topic "kitaplar türkçeye çevrilsin mi"...diyeceğim şudur;
eğer doğru dürüst çevireceklerse, evet çevrilsin. Ama ben yeni çıkan kitaplarda bir lotr 3lemesi yada dragonlance chronicles çevrilerindeki duyarlılık ve kaliteyi bulamıyorum. Böyle olduğu içinde çevrilmesin diyorum. Sırf insanlar frp öğrensin diye hayrına basılsa bile bu kitaplar, bari küfreder gibi çevirmesinler.
bir kez daha;
türkçe yapılan çeviriler kötüdür. Nokta, bitti. Bu çevirmenlerin hem elinde olan hem olmayan bir durumdur. Türkçe son 50 yılda gelişmemiş ve gerilemiş bir dildir dolayısıyla çevirmenler ya kelime uydurmak zorunda kalıyor yada antik kelimeler kullanıyorlar. Ben bunu beğenmiyorum, tasvip etmiyorum. Siz ayılır bayılırsınız orası beni alakadar etmez.
Kitapların "edebi saygınlığı" ise "hadi laaan" denesi bir durumdur, unutmayınızki yüzüklerin efendisi yazıldığı zaman geniş, şimdi ise küçük bir çevre tarafından(ki bu çevre genelde üstad kabul edilenlerden oluşur) saygın olmayan bir kitap olarak görülür. Ben bu kitapları beğeniyorum, saygı gösteriyorum. Sen kıçını silersin sayfalarıyla...bana ne!?
Topic "kitaplar türkçeye çevrilsin mi"...diyeceğim şudur;
eğer doğru dürüst çevireceklerse, evet çevrilsin. Ama ben yeni çıkan kitaplarda bir lotr 3lemesi yada dragonlance chronicles çevrilerindeki duyarlılık ve kaliteyi bulamıyorum. Böyle olduğu içinde çevrilmesin diyorum. Sırf insanlar frp öğrensin diye hayrına basılsa bile bu kitaplar, bari küfreder gibi çevirmesinler.
yazıya eklemeyi unuttum, zulkarneyn'in eski yazısından yaptığı alıntıyı okumadım bile, çünkü ne yazdığını çok iyi biliyorum, ben bu söylediklerimi başka platformlarda da dile getirdiğimde bana bu işin okulunu bitirmiş insanlar sayfalarca yazılar gönderdi, zulkarneyn gibi "al okuda öğren kereste" dediler. Ancak fütursuzca ileri geri konuşmayı bırakıp benim ne demek istediğimi anlamaya çalıştıklarında nedense hepsinin bana dediği aynıydı;
"sen frp'yi çok seviyorsun, ve frp'nin çoluk çocuğun elinde maymun olması seni sinirlendiriyor, belki tepkilerin biraz şiddetli ancak sende haklısın. aslında, bu konunun herkesi mutlu edicek yada tartışmaları ortadan kaldıracak bir sonucu yok"
bilmem anlatabildim mi...
ben burda sonsuza kadar fikirlerimi savunabilir siz de bana sonsuza kadar ne kadar "kalın kafalı, bilgisiz, cahil, işkembeden laf uyduran" bir adam olduğumu söyleyebilirsiniz(saygılar zulkarneyn)...
son bir kez daha söylüyorum, artık sıktı beni bu konu;
frp'yi oynayın, frp kitaplarını okuyun, firmalar bunları çevirsin yayımlasın...ama yeterki bunu kaliteli yap(s)ın.
"sen frp'yi çok seviyorsun, ve frp'nin çoluk çocuğun elinde maymun olması seni sinirlendiriyor, belki tepkilerin biraz şiddetli ancak sende haklısın. aslında, bu konunun herkesi mutlu edicek yada tartışmaları ortadan kaldıracak bir sonucu yok"
bilmem anlatabildim mi...
ben burda sonsuza kadar fikirlerimi savunabilir siz de bana sonsuza kadar ne kadar "kalın kafalı, bilgisiz, cahil, işkembeden laf uyduran" bir adam olduğumu söyleyebilirsiniz(saygılar zulkarneyn)...
son bir kez daha söylüyorum, artık sıktı beni bu konu;
frp'yi oynayın, frp kitaplarını okuyun, firmalar bunları çevirsin yayımlasın...ama yeterki bunu kaliteli yap(s)ın.
-
fingolfin
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1636
- Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
bu ilk mesajın...Skylancer wrote:İngilizcemi sırf bu kitapları anadilinde okuyabilmek için geliştirdim. Buna benzer bir şekilde ben frp rulebooklarının türkçeleştirilmesinden de pek memnun değilim. Yani sayfalarca tartışılacak ve hiçbir ortak noktaya varılmayacak bir konu bu aslında. Siz de haklısınız, türkçeleşmesi bunların geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor, ama bu geniş kitleler bu eserlerin değerini ne kadar anlıyor..işte o tartışılır. bu kitabı okuyacak 4000 kişiden en iyi ihtimalle 20'si frp'yi ve dragonlance'i gönülden sevenler olucak, ama diğerleri için counterstrike'dan biraz daha fazla konu derinliği olan birşey bu kitaplar ve genel olarak frp. Ben o 20 kişiyi kazanmak frp'nii 3980 kerestenin elinde oyuncak olmasını istemiyorum. Lakin dediğim gibi, bu benim öznel görüşüm.
bu da son mesajının ana fikri.. Sence ikisinin ana fikri aynı mı? Bana değil gibi geldi.. Son söylediğine ben de katılıyorum; ama sadece frp konusunda değil... Bir işte her zaman ulaşılabilecek en üst noktaya ulaşmak amaç olmalı.son bir kez daha söylüyorum, artık sıktı beni bu konu;
frp'yi oynayın, frp kitaplarını okuyun, firmalar bunları çevirsin yayımlasın...ama yeterki bunu kaliteli yap(s)ın.
Kral cesurdu ve öfkesiyle kudretli,
Gümüştendi parıldayan miğferi.
Ringil'di kadim kılıcının adı,
Kristallerle donanmıştı mavi kalkanı.
Gümüştendi parıldayan miğferi.
Ringil'di kadim kılıcının adı,
Kristallerle donanmıştı mavi kalkanı.
valla daha fazla konuşmasınlar diye o son mesajda öle daha "ılımlı" bir ifade kullandım, yoksa ben hala başta kural kitapları olmak üzere "serilerin" "kopile" çevrilmesine karşıyım. Allah aşkına, "fistandantilus reborn" ve bunun beşbenzemezi kitaplar dragonlance'in inciğinin cinciğini bilmek isteyenlere yönelik kitaplardır. Yani madem Dragonlance böylesine süper satıyor neden spurcebookları çevirmiyolar? neden listelerinde bile yok? history of dragonlance, leaves&more leaves form the inn of the last home, art of dragonlance, 25th anniversary dragonlance chronicles..bunun gibi gerçekten güzel kitaplar neden çevrilmiyo, madem herkes bilsin tapsın diye çevriliyor?
Zengin tavuk buldular yoluyolar, wizards da farkında, en dandik kitapların telif hakkını veriyo bassınlar diye...
ama;
haklısınız arkadaşlar...ben o kadar yanlışım ki..aaah ah...şu kalın kafam...halbuki ben bilgisiz görgüsüz bir akçaağaçmışımda haberim yokmuş...özür diliyorum hepinizden...hadi milletçe kitapların haklarını alıp o hakları berbat edercesine çeviri yapalım...
mutlumuyuz?
evet.
ayrıca küfür konusunda, porco haklısın, uyardın, ama ben imai kelimeler kullanmak yerine lang diye söylemeyi tercih ederim. Hem kullanılan küfürlerin herhangi bir bireye yönelik olmaması ve belli bir seviyeyi aşmaması(yada inmemesi) şartıyla kabul edilebilir olduğuna inanıyorum.
Zengin tavuk buldular yoluyolar, wizards da farkında, en dandik kitapların telif hakkını veriyo bassınlar diye...
ama;
haklısınız arkadaşlar...ben o kadar yanlışım ki..aaah ah...şu kalın kafam...halbuki ben bilgisiz görgüsüz bir akçaağaçmışımda haberim yokmuş...özür diliyorum hepinizden...hadi milletçe kitapların haklarını alıp o hakları berbat edercesine çeviri yapalım...
mutlumuyuz?
evet.
ayrıca küfür konusunda, porco haklısın, uyardın, ama ben imai kelimeler kullanmak yerine lang diye söylemeyi tercih ederim. Hem kullanılan küfürlerin herhangi bir bireye yönelik olmaması ve belli bir seviyeyi aşmaması(yada inmemesi) şartıyla kabul edilebilir olduğuna inanıyorum.
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Skylancer wrote:yazıya eklemeyi unuttum, zulkarneyn'in eski yazısından yaptığı alıntıyı okumadım bile, çünkü ne yazdığını çok iyi biliyorum, ben bu söylediklerimi başka platformlarda da dile getirdiğimde bana bu işin okulunu bitirmiş insanlar sayfalarca yazılar gönderdi, zulkarneyn gibi "al okuda öğren kereste" dediler. Ancak fütursuzca ileri geri konuşmayı bırakıp benim ne demek istediğimi anlamaya çalıştıklarında nedense hepsinin bana dediği aynıydı;
"sen frp'yi çok seviyorsun, ve frp'nin çoluk çocuğun elinde maymun olması seni sinirlendiriyor, belki tepkilerin biraz şiddetli ancak sende haklısın. aslında, bu konunun herkesi mutlu edicek yada tartışmaları ortadan kaldıracak bir sonucu yok"
bilmem anlatabildim mi...
ben burda sonsuza kadar fikirlerimi savunabilir siz de bana sonsuza kadar ne kadar "kalın kafalı, bilgisiz, cahil, işkembeden laf uyduran" bir adam olduğumu söyleyebilirsiniz(saygılar zulkarneyn)...
son bir kez daha söylüyorum, artık sıktı beni bu konu;
frp'yi oynayın, frp kitaplarını okuyun, firmalar bunları çevirsin yayımlasın...ama yeterki bunu kaliteli yap(s)ın.
biz de frp yi seviyoruz be Skylancer
seviyoruz ki burda bunca saat uraşıyoruz. ben de allahın krolarının elinde zar takımı görmek istemem ..
frp apayrı bi kavram
o görüş açısına erişebilen herkes oynamalı..
çevirmeye gelince
bir dilden dierine bişeyer çevirmek zor bir iş
iyi yaparlar kötü yaparlar onu bilemicem ama o kadar da çevirmenlerin elinde değil..
tabi bir Zindancıbaşı yerine zindan efendisi fln konulabilir ya da öldüren parmak yerine ölümün parmağı
şahsen türkçesini hiç sevmedim ama kötülemiorumda memnun olmayan kullanmaz.. ya da kendi çevirir
konuyu uzatmaya gerek yok..... bunun dışında
ticari basım tabii ki oluo olucak o firmanın sahibi siz olsanız die bi sorun kendinize
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
abi zaten yukarda bir noktada bahsetmiştim, konu dallanıp budaklanmasın diye ayrıntıya girmedim ama, bu çevirmenlerin %100 elinde olan bir konu değil, kabul ediyorum, türkçe gelişmeyen aksine ölen bir dil. Ama öte yandan ilk çıkan üçlemelere bakıp "madem öyle bu kitapların türkçesi ile bu kitapların türkçesi farklı mı?" diye düşünüyor insan...farkı görünce de....ben sinirleniyorum şahsen...
Hay yarabbim!
Kökenimizden gelen dilleri, Osmanlıca ve Eski Türkçe'yi kullandığımızda tepki alıyoruz
Kendimiz bir şeyler bulmaya çalıştığımızda, bir tarafımızdan uyduruyor oluyoruz
Skylancer, aslında batı aşıklığı olmasaydı, bir dirhem osmanlıca bilgisi olsaydı insanlarda
kimse meftulüme de bir laf demezdi, namevte de
tamam kabul ediyorum, ben de bu kelimeleri beğenmemiştim zamanında, ama niye? yabancılaşmışız işte geçmişimize, Türkçe'yi ölen dil yapmışız keni ellerimizle! Bu Osmanlıca, bu Arapça deyip deyip onları bir kenara atmışız, Amerika'dan, Avrupa'dan ithal edilen uydurma (undead uydurma bir kelime mesela) sözlerle birbirimize caka satar olmuşuz
Ne diyeyim, yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal, bir yanda Osmanlıca bu diye bağırıp tepki verenler, diğer yanda uydruma bu, motamot çeviri bu diye sızlananlar ve bir de Türkçe Ölmek üzere olan bir dil diyen, ama o dili kendisinin öldürdüğünü bir türlü anlamayanlar
Peki bu durumda çevirmenler ne yapsın?
Kökenimizden gelen dilleri, Osmanlıca ve Eski Türkçe'yi kullandığımızda tepki alıyoruz
Kendimiz bir şeyler bulmaya çalıştığımızda, bir tarafımızdan uyduruyor oluyoruz
Skylancer, aslında batı aşıklığı olmasaydı, bir dirhem osmanlıca bilgisi olsaydı insanlarda
kimse meftulüme de bir laf demezdi, namevte de
tamam kabul ediyorum, ben de bu kelimeleri beğenmemiştim zamanında, ama niye? yabancılaşmışız işte geçmişimize, Türkçe'yi ölen dil yapmışız keni ellerimizle! Bu Osmanlıca, bu Arapça deyip deyip onları bir kenara atmışız, Amerika'dan, Avrupa'dan ithal edilen uydurma (undead uydurma bir kelime mesela) sözlerle birbirimize caka satar olmuşuz
Ne diyeyim, yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal, bir yanda Osmanlıca bu diye bağırıp tepki verenler, diğer yanda uydruma bu, motamot çeviri bu diye sızlananlar ve bir de Türkçe Ölmek üzere olan bir dil diyen, ama o dili kendisinin öldürdüğünü bir türlü anlamayanlar
Peki bu durumda çevirmenler ne yapsın?
Skylancer; LÃ?TFEN ZAHMET ET DE BU MESAJI SONUNA KADAR OKU
Bir kişinin bir işten para kazanmasının, o kişinin o işe önem vermediği anlamına gelmeyeceğini; tam tersine para kazandığı, yani mesleği olarak yaptığı işe daha profesyonel, daha özenli yaklaşacağını takdir edersin umarım. Hepsinden önemlisi, Türkiye'de yayınevleri 1 kazanıyorsa, Yurt dışında Wizards'ın veya Salvatore'nin 100 kazandığını anlamalısın. Hayatta herkesin bir şekilde para kazanıp hayatını idame ettirmesi gerekir ve para kazananlar ikiye ayrılır; sevdiği işi yaparak para kazananlar; sevmediği işi yaparak para kazananlar (dikkat et, "çok para kazananlar, az para kazananlar" değil!). Umarım sen de sevdiğin işi yaparak para kazanabilirsin. Umarım hepimiz sevdiğimiz işi yaparak para kazanmayı başarabiliriz . . .
Maddi karşılık almayı düşünmeksizin, 600 sayfalık bir kitabı, sırf kız arkadaşı okuyabilsin diye, gecesini gündüzüne katarak çeviren bir insanın; bu işe sırf para kazanmak için girdiğini ve para kazanmaktan başka bir şey umursamadığını iddia ederseniz onun hakkını yemiş olursunuz. Hem de feci bir şekilde!
Frpworld Kullanıcıları;
Gelelim Ã?eviri bahsine. Günümüzde, bırakın çeviriden anlamayı, yazım ve dilbilgisi kurallarını bilmeyen bir sürü kişi var. Kelimeden ayrı yazılan de/den halleri mi dersin, bitişik yazılan bağlaçlar mı dersin, DÖZELTİ YAPIYORUM DİYE BİR KİTABI ALIP MAHVEDENLER VE BUNUN VEBALİNİ Ãƒ?EVİRMENLERİN ÖZERİNE YIğARAK KURTULANLAR MI DERSİN . . .
(Benim çevirdiğim birçok kitap, yukarıda belirttiğim hadiseden dolayı mahvolmuş ve bunun vebalini çekmek bana kalmıştır. Mesela Miras"taki "rancer" hadisesi, İkinci Nesil"de düzeltinin yazdığı notların baskıya çıkması, yine Miras"ta "bir şey" "her şey" "fark etmek" "terk etmek" gibi, ayrı yazılması gereken söz öbeklerinin "birşey", "herşey", "farketmek" olarak birleşik yazılması, Yıldızsız Gece"de, Bruenor"un soyadı olan Battlehammer"ın, bana hiç sorulmadan Türkçe"ye çevrilmesi ve onun da yanlış çevrilmesi . . . uzar gider böyle. Bunların hiçbirinde benim bir hatam yok! Ama insanlar bunu böyle bilmiyor, bakıyorlar kapağa, çeviride kimin adını görürlerse suçlusu o oluyor. Önemsediğiniz, değer vererek yaptığınız, özen gösterdiğiniz bir şeyin size sorulmadan sizin adınıza mahvedilmesi nasıl bir şey bilir misiniz?)
Size, "Haydi gel doğrusu neyse bize göster, bize bir fikir ver. Bu kadar karşı çıktığına ve eleştirdiğine göre senin bu konuda bir fikrin olmalı" denildiğinde, "Orasına ben karışmam," deyip çekiliyorsanız ve hala dahi size saygı duyup sizinle tartışan insanları karşınızda muhatap bulabiliyorsanız, biraz durup düşünmeniz gereklidir.
Saygılar
Dipnot: Bunları yazıyorum, skylancer"ın sabır gösterip okuyacağından şüpheliyim, zira iki üç mesaj evvel belirttiğine bakılırsa zulkarneyn"in attığı mesajı tamamen okumamış bile. Fakat bu yazının tek muhatabı skylancer değil. Hepinize uzun zamandır anlatıp durduğum bazı konuları tekrar belirttim o kadar. Her neyse, buraya başka bir şey yazmayacağımı söylemiştim, ama kendimi bunları yazmak zorunda hissettim. Sözümü tutamadım belki, fakat biraz rahatladım.
Bir kişinin bir işten para kazanmasının, o kişinin o işe önem vermediği anlamına gelmeyeceğini; tam tersine para kazandığı, yani mesleği olarak yaptığı işe daha profesyonel, daha özenli yaklaşacağını takdir edersin umarım. Hepsinden önemlisi, Türkiye'de yayınevleri 1 kazanıyorsa, Yurt dışında Wizards'ın veya Salvatore'nin 100 kazandığını anlamalısın. Hayatta herkesin bir şekilde para kazanıp hayatını idame ettirmesi gerekir ve para kazananlar ikiye ayrılır; sevdiği işi yaparak para kazananlar; sevmediği işi yaparak para kazananlar (dikkat et, "çok para kazananlar, az para kazananlar" değil!). Umarım sen de sevdiğin işi yaparak para kazanabilirsin. Umarım hepimiz sevdiğimiz işi yaparak para kazanmayı başarabiliriz . . .
Maddi karşılık almayı düşünmeksizin, 600 sayfalık bir kitabı, sırf kız arkadaşı okuyabilsin diye, gecesini gündüzüne katarak çeviren bir insanın; bu işe sırf para kazanmak için girdiğini ve para kazanmaktan başka bir şey umursamadığını iddia ederseniz onun hakkını yemiş olursunuz. Hem de feci bir şekilde!
Frpworld Kullanıcıları;
Gelelim Ã?eviri bahsine. Günümüzde, bırakın çeviriden anlamayı, yazım ve dilbilgisi kurallarını bilmeyen bir sürü kişi var. Kelimeden ayrı yazılan de/den halleri mi dersin, bitişik yazılan bağlaçlar mı dersin, DÖZELTİ YAPIYORUM DİYE BİR KİTABI ALIP MAHVEDENLER VE BUNUN VEBALİNİ Ãƒ?EVİRMENLERİN ÖZERİNE YIğARAK KURTULANLAR MI DERSİN . . .
(Benim çevirdiğim birçok kitap, yukarıda belirttiğim hadiseden dolayı mahvolmuş ve bunun vebalini çekmek bana kalmıştır. Mesela Miras"taki "rancer" hadisesi, İkinci Nesil"de düzeltinin yazdığı notların baskıya çıkması, yine Miras"ta "bir şey" "her şey" "fark etmek" "terk etmek" gibi, ayrı yazılması gereken söz öbeklerinin "birşey", "herşey", "farketmek" olarak birleşik yazılması, Yıldızsız Gece"de, Bruenor"un soyadı olan Battlehammer"ın, bana hiç sorulmadan Türkçe"ye çevrilmesi ve onun da yanlış çevrilmesi . . . uzar gider böyle. Bunların hiçbirinde benim bir hatam yok! Ama insanlar bunu böyle bilmiyor, bakıyorlar kapağa, çeviride kimin adını görürlerse suçlusu o oluyor. Önemsediğiniz, değer vererek yaptığınız, özen gösterdiğiniz bir şeyin size sorulmadan sizin adınıza mahvedilmesi nasıl bir şey bilir misiniz?)
Size, "Haydi gel doğrusu neyse bize göster, bize bir fikir ver. Bu kadar karşı çıktığına ve eleştirdiğine göre senin bu konuda bir fikrin olmalı" denildiğinde, "Orasına ben karışmam," deyip çekiliyorsanız ve hala dahi size saygı duyup sizinle tartışan insanları karşınızda muhatap bulabiliyorsanız, biraz durup düşünmeniz gereklidir.
Saygılar
Dipnot: Bunları yazıyorum, skylancer"ın sabır gösterip okuyacağından şüpheliyim, zira iki üç mesaj evvel belirttiğine bakılırsa zulkarneyn"in attığı mesajı tamamen okumamış bile. Fakat bu yazının tek muhatabı skylancer değil. Hepinize uzun zamandır anlatıp durduğum bazı konuları tekrar belirttim o kadar. Her neyse, buraya başka bir şey yazmayacağımı söylemiştim, ama kendimi bunları yazmak zorunda hissettim. Sözümü tutamadım belki, fakat biraz rahatladım.
Last edited by pyros on Tue Feb 24, 2004 8:50 am, edited 1 time in total.
Frp nedir? hani şu zeki insaların oynadığı karmakarışık hayal oyunumu,
HAYIR frp her yaştan her kesimden insanın oynayabileceği, insanın kendi düşünceleriyle kendi beyniyle oynadığı bir oyundur. insan kendi kendine nasıl oyun oynar? araçlar yardımıyla. zindancı başı oyuncular ve tabiikide kural kitapları. peki bunu bende oynayabilir miyim? tabii yada hayır işte insnın bir ömrü verebileceği yaşama giriş. siz bu insanlara hayır derseniz ki biz bu üstün zeki insanlar topluluğu oyle yapıyor. frp herkezin oynayabileceği bir oyun olmaktan çıkar sadece zekilerin yada sadece ingilizce bilenlerin oynayabileceği bir oyun haline gelir. peki frp aslında öylemidir. HAYIR frp hayal edebilen düşünebilen her insanın oynayabileceği bir oyundur. çünkü oyunun sınırları yoktur şurda biter şurayı geçemezsin gibi kurallar konulmaz. Biz gidip insanlara sen frp oynamayı bilmiyon (ki esasında hiçkimse frp oynamayı bilemez çünkü kuralları olmayan bir oyunu öğrenemezsin) o zarları almışın yada sen kaherengi çorap giymişin bağırarak konuşuyon frp oynayamazsın kırosun aptalsın dersek ki mağdur durumda olan insanın değiştirebileceği bir şey değil. zaten zeka seviyesi düşük olan(benim görüşüm) türk insanını dahada çökertiriz.Tamam o insanı hatta binlerce kıro frpciyi çökerttik ne zar aldılar ne kitap aldılar bu zevkten mahrum bıraktık(BENCİLLİK ki bu apayrı bir konu) bu yine bize az kitap kötü çeviri olarak dönecektir.
arkadaşlar siz sanıyormusunuzki ingiltere denilen ülkede türkiye kadar frp oyuncusu var. yok adamlardaki oyuncu sayısı. bizimkinin 2-3 katı bu yuzden adamlar düzgün çeviri, düzgün kitapları hak ediyorlar biz naapıyoruz. adamlar hazır frp oyuncusu yetiştirmişler bu sayedede frp kitapları satanların gelirleri artmış bizde bu işten faydalanalım diyoruz. hop ingilizce kitabı alıyoruz(BENCİLLİKKK). sonra nooluyor tabiikde belki bir türkten daha fazla öğreniyoruz ama hiçbir zaman değiştiremeyeceğimiz şeylerimizi kaybediyoruz. dilimizi, türklüğümüzü. dilimizi biz kullanmazsak kim kullanıcak almanmı ingilizmi hayır sadece türk insanı kullanacak. bu yüzden ingilizce bilinmeli ama türkçesi varken ingilizcesi kesinlikle alınmamalı. neden birde şöyle düşünün tamam elinden para gidiyor ama o para nereye gidiyor. Ã?OOOK zengin amerikan ingiliz şirketlerine bizim az paralarla bilgisiz elemanlarla çeviri yapmaya çalışan elemanlarla çeviri yapmaya çalışan yayın ewlerimize değil. tamam hadi sen vermiyosun bari o kitapları alıcak insanları etkileme ne demek kıro ya sen nasıl bir insana Kıro teşhisi koyabilirsinki o da insan senden daha üstün değil ama senden daha yoksunda değil. yanlış renk(göreceli) kıyafet giydiği için yada bağırarak konuştuğu içinmi kıro teşhisi yapılıyor.
skylancer seni tanımıyorum nasıl bir insansın bilmem ama şU NE DEMEK YA TÃ?RKÃ?E KÃ?TÃ?
sen kaç savaşa girdin o türkçeyi kazanmak için kaç atan öldü kötü ne demek o benim görüşüm diyeceksin. hayır kardeşim olamaz görüşünü kendine sakla halka açık bi yerde türkçe kötü diye bağıramazsın ya bağırırsın noolur benim gibi biri çıkar konuşur sonra sen bağırmaya devam edersin ama gördüğüm kadarıyla zeki bir insansın böle işlere girme benim dilime kötü eksik deme. ben atheist im belki ama senin kuran ına kutsal kitabına (bana göre kutsal olmasada)
saygısızlık etmem. sana son sözüm şudur.
Düşman gardiyanıyla türk esiri arasında geçen bir diyalog.
-(Gardiyan)Eğer söylemezsen öleceksin söyle
-(Türk askeri).............
-(Gardiyan) son sözün nedir?
-(Türk askeri) VATAN SAğOLSUN.
işte arkadaşlar bir zorluk görünce karşımızda başka yollara sıvışan bizler genç nesilimiz değişmedikçe kaybedeceğiz ve kendimiz birşeyler yapmadıkçada kaybedeceğiz. Bu kayıbı bize göstermezler avrupa devletlri nike ayakkabı giymeyi kazanmak gibi gösterirler. ama bu bize kötü çeviri yanlış kitaplar olarak geri döner...
HAYIR frp her yaştan her kesimden insanın oynayabileceği, insanın kendi düşünceleriyle kendi beyniyle oynadığı bir oyundur. insan kendi kendine nasıl oyun oynar? araçlar yardımıyla. zindancı başı oyuncular ve tabiikide kural kitapları. peki bunu bende oynayabilir miyim? tabii yada hayır işte insnın bir ömrü verebileceği yaşama giriş. siz bu insanlara hayır derseniz ki biz bu üstün zeki insanlar topluluğu oyle yapıyor. frp herkezin oynayabileceği bir oyun olmaktan çıkar sadece zekilerin yada sadece ingilizce bilenlerin oynayabileceği bir oyun haline gelir. peki frp aslında öylemidir. HAYIR frp hayal edebilen düşünebilen her insanın oynayabileceği bir oyundur. çünkü oyunun sınırları yoktur şurda biter şurayı geçemezsin gibi kurallar konulmaz. Biz gidip insanlara sen frp oynamayı bilmiyon (ki esasında hiçkimse frp oynamayı bilemez çünkü kuralları olmayan bir oyunu öğrenemezsin) o zarları almışın yada sen kaherengi çorap giymişin bağırarak konuşuyon frp oynayamazsın kırosun aptalsın dersek ki mağdur durumda olan insanın değiştirebileceği bir şey değil. zaten zeka seviyesi düşük olan(benim görüşüm) türk insanını dahada çökertiriz.Tamam o insanı hatta binlerce kıro frpciyi çökerttik ne zar aldılar ne kitap aldılar bu zevkten mahrum bıraktık(BENCİLLİK ki bu apayrı bir konu) bu yine bize az kitap kötü çeviri olarak dönecektir.
arkadaşlar siz sanıyormusunuzki ingiltere denilen ülkede türkiye kadar frp oyuncusu var. yok adamlardaki oyuncu sayısı. bizimkinin 2-3 katı bu yuzden adamlar düzgün çeviri, düzgün kitapları hak ediyorlar biz naapıyoruz. adamlar hazır frp oyuncusu yetiştirmişler bu sayedede frp kitapları satanların gelirleri artmış bizde bu işten faydalanalım diyoruz. hop ingilizce kitabı alıyoruz(BENCİLLİKKK). sonra nooluyor tabiikde belki bir türkten daha fazla öğreniyoruz ama hiçbir zaman değiştiremeyeceğimiz şeylerimizi kaybediyoruz. dilimizi, türklüğümüzü. dilimizi biz kullanmazsak kim kullanıcak almanmı ingilizmi hayır sadece türk insanı kullanacak. bu yüzden ingilizce bilinmeli ama türkçesi varken ingilizcesi kesinlikle alınmamalı. neden birde şöyle düşünün tamam elinden para gidiyor ama o para nereye gidiyor. Ã?OOOK zengin amerikan ingiliz şirketlerine bizim az paralarla bilgisiz elemanlarla çeviri yapmaya çalışan elemanlarla çeviri yapmaya çalışan yayın ewlerimize değil. tamam hadi sen vermiyosun bari o kitapları alıcak insanları etkileme ne demek kıro ya sen nasıl bir insana Kıro teşhisi koyabilirsinki o da insan senden daha üstün değil ama senden daha yoksunda değil. yanlış renk(göreceli) kıyafet giydiği için yada bağırarak konuştuğu içinmi kıro teşhisi yapılıyor.
skylancer seni tanımıyorum nasıl bir insansın bilmem ama şU NE DEMEK YA TÃ?RKÃ?E KÃ?TÃ?
saygısızlık etmem. sana son sözüm şudur.
Düşman gardiyanıyla türk esiri arasında geçen bir diyalog.
-(Gardiyan)Eğer söylemezsen öleceksin söyle
-(Türk askeri).............
-(Gardiyan) son sözün nedir?
-(Türk askeri) VATAN SAğOLSUN.
işte arkadaşlar bir zorluk görünce karşımızda başka yollara sıvışan bizler genç nesilimiz değişmedikçe kaybedeceğiz ve kendimiz birşeyler yapmadıkçada kaybedeceğiz. Bu kayıbı bize göstermezler avrupa devletlri nike ayakkabı giymeyi kazanmak gibi gösterirler. ama bu bize kötü çeviri yanlış kitaplar olarak geri döner...
pyor ve spawn, ikinizde mesajını okudum sonuna kadar, bende şaşırdım valla, bugün okuyasım var bişeyler eheh..
herneyse, pyros sana hak veriyorum ama..sanırım ben tam olarak düşüncelerimi anlatamadım, yahut yanlış(sert) kelimeler seçtim...%100 olmasada en azından senle ortak bir paydamız var...
spawn da haklı şeyler sölemiş felan feşmekan, herkese cevap yetiştirmek gibi olmasnı istiyorum, sadece bir yanlışı düzelticem. Spawncığım ben türkçe kötü demedim, hatta türkçe kötü diyenlere diyeceğim lafı buraya yazsam artık hepten beni silerler forumdan(zaten uyarı manyağı oldum), ancak türkçe'nin ölmekte olan bir dil olduğunuda kabul edelim. Türkçe gelişsin diye ne yapıldı? hadi bişeyler yapıldı ama ne kadar "doğru" idi o şeyler. tamam burda "hepsi o tdk'daki gayların suçu" demiyorum, hatta biraz derine bakarsan olayı orta asya'ya dayandırıp "türkler göçebe ve savaşçı ırktır, dilleri yazınsal değildir, yerleşik hayata ne zaman geçseler tarih boyunca kimlikleri kaybolmuş, asimile olmuşlardır" bile deriz. Amma ve lakin gerçek ortada, dilimiz ölüyor...kötü bir dil değil, sadece ilgi görmeyen, ölüme terkedilmiş bir dil.
herneyse, pyros sana hak veriyorum ama..sanırım ben tam olarak düşüncelerimi anlatamadım, yahut yanlış(sert) kelimeler seçtim...%100 olmasada en azından senle ortak bir paydamız var...
spawn da haklı şeyler sölemiş felan feşmekan, herkese cevap yetiştirmek gibi olmasnı istiyorum, sadece bir yanlışı düzelticem. Spawncığım ben türkçe kötü demedim, hatta türkçe kötü diyenlere diyeceğim lafı buraya yazsam artık hepten beni silerler forumdan(zaten uyarı manyağı oldum), ancak türkçe'nin ölmekte olan bir dil olduğunuda kabul edelim. Türkçe gelişsin diye ne yapıldı? hadi bişeyler yapıldı ama ne kadar "doğru" idi o şeyler. tamam burda "hepsi o tdk'daki gayların suçu" demiyorum, hatta biraz derine bakarsan olayı orta asya'ya dayandırıp "türkler göçebe ve savaşçı ırktır, dilleri yazınsal değildir, yerleşik hayata ne zaman geçseler tarih boyunca kimlikleri kaybolmuş, asimile olmuşlardır" bile deriz. Amma ve lakin gerçek ortada, dilimiz ölüyor...kötü bir dil değil, sadece ilgi görmeyen, ölüme terkedilmiş bir dil.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests