Emre Yerlikhan Röportajı
Bende birşey sormak istiyorum.Ama bu sorum doğru olacak mı olamayacak mı bilmiyorum.
Benim sorum biraz daha farklı bir konuda olacak.
Acaba korsan yayınlar hakkında düşünceleriniz ne?
sonuçta ben kısıtlı bütçemle bazen veya biraz sıklıkla korsan yayınlara yönelebiliyorum.Ve sanırım benim gibi olan arkadaşlarda vardır.
Bu konudaki görüşlerinizi öğrenmek istiyorum.
Benim sorum biraz daha farklı bir konuda olacak.
Acaba korsan yayınlar hakkında düşünceleriniz ne?
sonuçta ben kısıtlı bütçemle bazen veya biraz sıklıkla korsan yayınlara yönelebiliyorum.Ve sanırım benim gibi olan arkadaşlarda vardır.
Bu konudaki görüşlerinizi öğrenmek istiyorum.
-
Emre Yerlikhan
- Kullanıcı

- Posts: 7
- Joined: Wed Dec 10, 2003 9:36 pm
- Contact:
Fantastik kurgu konusunda piyasaya çıkan yayınların her geçen gün artıyor olması, açıkçası bende mutluluk yaratıyor. Her geçen gün yeni yayınevlerinin -piyasada değil de bu konuda da aynı zamanda-kumara wrote:Emre Bey'e daha önce sorduğum soruları cevapladığı için çok teşekkür ederim. Ben daha önce Boğaç beye sorulmuş bir kaç soru olduğunu gördüm ve ben de oradan esinlenerek bir kaç şey daha sormak istiyorum. Daha doğrusu alıntı yapmak istiyorum. Umarım bu sorularım da daha önceki gibi içtenlikle yanıtlanır diyorum.
Ã?ncelikle şunu sormak istiyorum, günümüzde fantastik kurgu kitaplarında sayısal artış yaşandığını görüyoruz. Her gün bir çok kitap piyasaya çıkıyor ve bu kitapları nitelik olarak nasıl buluyorsunuz? Bu konuda bir değerlendirme yapabilir misiniz?
İçeriden, bir profesyonel olarak, diğer yayınevlerinin fantastik edebiyata yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?
bu türü de yayın programlarına alıyor olması, türün de gün geçtikçe daha popüler bir hale geldiğini gösteriyor kanımca.
Tabii ki, bu türde çıkmış olan her kitabın kalite olarak birbiriyle aynı olması imkanı yok. Ama yayınevlerinin kitap seçimlerini okuyucuların görüşlerine dayandırarak yaptıkları düşünülürse, göreli olarak bu türdeki daha kötü örnekler elenip, daha iyi örnekler sunulacaktır zamanla.
Eğer Türkiye'de fantastik edebiyat yalnızca kılıç ve büyü tarzı romanlarla sınırlı kalırsa, korkarım ki bu tür çok fazla gelişemeden üzerindeki ilgiyi kaybedecek.Uzun zamandır bilinen ve Yüzüklerin Efendisi ile tanıtımı hızlanan fantastik edebiyatı gelecekte nasıl bir konumda olacak? Bu türün geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Kuruluşumuzdan bu yana bizimle birlikte olan ve gerek görüşlerini, memnuniyetlerini ve de eleştirilerini bizimle sürekli paylaşmakta olan bir okuyucu kitlesine sahip olmaktan dolayı çok mutluyuz. Zaman zaman tabii eleştiriler, yorumlar o anki şartlara göre değişebiliyor ancak genelde tüm bu geri besleme oluşumunun çok yapıcı bir şekilde ilerlediğini söylemeliyim.Geri beslemei yaptığınızı belirttiniz. Okuyucularınızın görüşlerini büyük bir ciddiyetle değerlendirdiğinizi söylediniz, peki Türk okuyucusunu ve Arka Bahçe Yayıncılık'a yaklaşımını değerlendirir misiniz? Okuyucularınızın size yaklaşımları nasıl ve zaman içerisindeki görüşlerinde her hangi bir değişim oldu mu?
Korsan yayın konusunda, çeşitli konularda zaman zaman çok fazla darbe aldığımızı söylemeliyim. Gerek, Gerekli şeyler'in müzik ve dvd bölümünden dolayı ve de zaman zaman rastladığımız Arka Bahçe kitaplarının korsan baskılarından dolayı. Korsanla elimizden geldiğince aktif olarak mücadele etmeye çalıştık; bunda da yer yer başarılı olduk, bazı zamanlarda da elimiz kolumuz isteğimiz dışında bağlandığından hüsrana uğradık. Gerek sanatçı gerekse de sanat eserinin hak sahiplerinin yaptıkları çalışmalar bu güne değin kanunların yetersizliği dolayısıyla yetersiz kalıyordu. Ancak yeni kanun, bu konuda oldukça umut vaat ediyor. Bekliyoruz. İnanıyoruz. Umutla doluyuzSon zamanlarda yaşanan çok ciddi sorun var o da korsan yayınlar. Korsan kitap basımı ve genel olarak korsan yayıncılık hakkında düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Korsan kitap basımının yapılan emeğe saygısılık olduğunu düşünmeme karşın, kendi adıma şunu söyleyebilirim ki emeklerini ve eserlerini sunanlar bu işe karşı nasıl bir önlem alıyorlar?
Dilerim ki, sormuş olduğunuz sorulara kısmen de olsa cevap verebilmişimdir. Sorularınızı her zaman yanıtlamaya çalışacağımdan da emin olabilirsiniz...
İlginiz için teşekkürler
bende sorularıma cevap verdiğiniz için teşekkür ederiö. Benim merak ettiğim şeylerse bu sıralar hangi kitaplar çıkacak, elinizde bir liste varmı. benim merak ettiğim diğer bir konu ise kitapları çevirme aşamasını bana anlatabilirmisin yani Wizardstan başlayarak kitaplara dağıtılmasına kadar nasıl bir süreç işliyor. BU konulara ilgi duyuyorum ve detaylı bilgi verirseniz çok sevinirim. 
-
Shadowmaster
- Kullanıcı

- Posts: 402
- Joined: Thu Oct 09, 2003 10:00 am
- Contact:
-
Emre Yerlikhan
- Kullanıcı

- Posts: 7
- Joined: Wed Dec 10, 2003 9:36 pm
- Contact:
Beğendiğim kitapları sayayım, beğendiğim demek yetersiz gerçi bunlar için, her birini en az 4-5 defa okumuş olduğum, ve her an elimin altında, okuma ihtiyacı hissederim diye bulundurduğum kitaplar bunlar:Shadowmaster wrote:Beğendiğimiz kitaplardan birkaçını sıralayabilirmisiniz? Fantastikkurgu dışında da tabii.
Umberto Eco - Foucault Sarkacı
Paul Auster - Leviathan
Orhan Pamuk - Benim Adım Kırmızı / Kara Kitap
Nick Hornby - High Fidelity -döngü halinde bir filmini izliyor, bir kitabını okuyorum...
Italo Calvino - Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu
Anne Rice - Vampire Chronicles (ilk beş kitap)
Arthur C. Clarke - Rama serisi (henüz 2. turumu yeni atmış bulunmaktayım)
Aklıma ilk etapta gelenler bunlar.
Ben birşeyi daha merak ediyorum.
Çizgi romanlar veya hikayeler çocukların gelişim aşamasında olumsuz etkileyeceği yönünde bir kanı var,örneğin abim çizgi romanları gizli gizli okuduğunu anlatırdı.Babam çizgi roman okumasını ona yasaklamıştı.Bana izin veriyor ama yinede kendi denetiminde oluyor bu.
Ben Koray abiye sormak istiyorum.
Acaba çizgi romanlar çoçuklar üzerinde olumsuz bir etkisi olduğuna inanıyormu?ve bu düşüncenin toplum içinde giderilmesi için neler yapılmalı? ve türkiyede çizgi romana olan ilgi nasıl?
Ben çizgi romanların hakkındaki bu tarz düşüncelerin yanlış olduğuna inanıyorum ama bunu babama anlatamıyorum.
Çizgi romanlar veya hikayeler çocukların gelişim aşamasında olumsuz etkileyeceği yönünde bir kanı var,örneğin abim çizgi romanları gizli gizli okuduğunu anlatırdı.Babam çizgi roman okumasını ona yasaklamıştı.Bana izin veriyor ama yinede kendi denetiminde oluyor bu.
Ben Koray abiye sormak istiyorum.
Acaba çizgi romanlar çoçuklar üzerinde olumsuz bir etkisi olduğuna inanıyormu?ve bu düşüncenin toplum içinde giderilmesi için neler yapılmalı? ve türkiyede çizgi romana olan ilgi nasıl?
Ben çizgi romanların hakkındaki bu tarz düşüncelerin yanlış olduğuna inanıyorum ama bunu babama anlatamıyorum.
- KorayOzbudak
- Kullanıcı

- Posts: 2
- Joined: Fri Feb 27, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Bu satırların yazarı, ilkokulda öğretmen tarafından tüm sınıfın önünde "arkadaşınız teksas tommiks okuyormuş" diye laf işitmiş, gazeteciden aldığı çizgi romanları konu komşu görüp de ayıplamasın diye gazeteye saran biridir. Doğru yaş grubunun doğru dergiyi okuduğu takdirde, bireyin gelişimine katkıda bulunacağı da bir gerçek. Ã?ünkü okuma alışkanlığı edinmemiş bireylerin ne hâlde olduğunu ve toplumu ne hale getirdiğini görüyoruz. Okuma alışkanlığı edinmenin en sağlıklı ve kolay yollarından biri de çizgi roman.
Ölkemizde çizgi romana bakış iki uçtaymış gibi görünüyor: Zaten okuma alışkanlığına ya da hayal gücüne sahip olmayan ve önemli olan tek şeyin köşeyi dönmek olduğuna inanan, kendilerine etiketler ve ünvanlar yakıştırıp bir takım insani değerleri hiçe sayan, cahillikleriyle övünen bir grup insan hayal gücünü harekete geçiren her şeyi olduğu gibi çizgi romanı da küçük görüyorlar. Bir diğer grup ise okumuş yazmış, aydın kesim. Bu grup da genellikle derin edebiyat ve felsefe eserlerinin yanında çizgi roman gibi çocuk işi şeylerle ilgilenmeye tenezzül bile etmiyor. Bu grubun bilmediği şey ise, çizgi romanın artık başlı başına bir edebiyat dalı, bir sanat haline geldiği. Başka hangi sanat dalında resmi, sinemayı, şiiri ve düzyazıyı birarada bulabilirsiniz ki?
Çizgi roman, eser çeşitliliği ile her yaşa ve her zevke seslenebilen bir sanat dalı. Elbette ki her çizgi romanın hedef aldığı bir yaş grubu var ve -her sanat dalında olduğu gibi- en azından küçük yaşlarda- belli bir filtre oluşturup önüne çıkan dergiyi okumamak yararlı olabilir. Ama "çocuk kendini Superman sanıp damdan atlamış, çizgi roman okumuş delirmiş" gibi şehir efsaneleri hiçbir temeli olmayan iddialar ortaya atan, televizyonda herkesin ekran başında olduğu bir saatte yayınlanan mafya dizisindeki kanlı sahnelere ses etmeyip sadece hayal etmekten korktukları için mantık kumkuması kesilenlerin "olmaz öyle şey, çok saçma" diyerek çizgi romanları ve fantastik edebiyatı yasaklamaya çalışan bir zihniyete karşı tavır alınmalı bence.
Ölkemizde çizgi romana bakış iki uçtaymış gibi görünüyor: Zaten okuma alışkanlığına ya da hayal gücüne sahip olmayan ve önemli olan tek şeyin köşeyi dönmek olduğuna inanan, kendilerine etiketler ve ünvanlar yakıştırıp bir takım insani değerleri hiçe sayan, cahillikleriyle övünen bir grup insan hayal gücünü harekete geçiren her şeyi olduğu gibi çizgi romanı da küçük görüyorlar. Bir diğer grup ise okumuş yazmış, aydın kesim. Bu grup da genellikle derin edebiyat ve felsefe eserlerinin yanında çizgi roman gibi çocuk işi şeylerle ilgilenmeye tenezzül bile etmiyor. Bu grubun bilmediği şey ise, çizgi romanın artık başlı başına bir edebiyat dalı, bir sanat haline geldiği. Başka hangi sanat dalında resmi, sinemayı, şiiri ve düzyazıyı birarada bulabilirsiniz ki?
Çizgi roman, eser çeşitliliği ile her yaşa ve her zevke seslenebilen bir sanat dalı. Elbette ki her çizgi romanın hedef aldığı bir yaş grubu var ve -her sanat dalında olduğu gibi- en azından küçük yaşlarda- belli bir filtre oluşturup önüne çıkan dergiyi okumamak yararlı olabilir. Ama "çocuk kendini Superman sanıp damdan atlamış, çizgi roman okumuş delirmiş" gibi şehir efsaneleri hiçbir temeli olmayan iddialar ortaya atan, televizyonda herkesin ekran başında olduğu bir saatte yayınlanan mafya dizisindeki kanlı sahnelere ses etmeyip sadece hayal etmekten korktukları için mantık kumkuması kesilenlerin "olmaz öyle şey, çok saçma" diyerek çizgi romanları ve fantastik edebiyatı yasaklamaya çalışan bir zihniyete karşı tavır alınmalı bence.
helal derim koray
bastır derim koray
Bence tarz ve tür ne olursa olsun okumak gerekli.
"çocukları kötü etkiliyor, satanik yapıyor, kedi kestiriyor" serzenişi artık bayatladı.
Artık ne ebeveyinler ne de çocuklar bu çeşit "çıkar gözetim bazlı" dolduruşlara geliyor.
Her ne zaman bir iki kendini bilmez kişi çıkıp, abuk sabuk işler yapsa, çizgi romanlar, fantastik romanlar, bilimkurgu romanları ve bazı müzik türleri; "acı var mı efenim?" ekolünden gelen haber yapımcılarının ilgisini çekiyor, bu işte epey rating ve para görüyorlar tabii
ama artık "sansasyonel haber" kültürü gıda sektörüne kaydı, yani şimdilik rahatız
bastır derim koray
Bence tarz ve tür ne olursa olsun okumak gerekli.
"çocukları kötü etkiliyor, satanik yapıyor, kedi kestiriyor" serzenişi artık bayatladı.
Artık ne ebeveyinler ne de çocuklar bu çeşit "çıkar gözetim bazlı" dolduruşlara geliyor.
Her ne zaman bir iki kendini bilmez kişi çıkıp, abuk sabuk işler yapsa, çizgi romanlar, fantastik romanlar, bilimkurgu romanları ve bazı müzik türleri; "acı var mı efenim?" ekolünden gelen haber yapımcılarının ilgisini çekiyor, bu işte epey rating ve para görüyorlar tabii
ama artık "sansasyonel haber" kültürü gıda sektörüne kaydı, yani şimdilik rahatız
ben fantastik kurgunun her zaman mitolojiylr alakalı olduğunu düşünürüm. bana göre fantastik kurgu mitoloji kökenlidir ancak ülkemizde mitolojiye gereken önem verişlmiyot.
peki emra bey için mitoloji ne kadar önemli? mitoloji hakkındaki düşünceleri nelerdir?
bunun yanı sıra ülkemizde dilimize ve tarihimize gereken önem verilmiyor. her ne kadar şu anda bir çok yazım hatası yapmış olsamda bana göre dilimize önem verilmiyor. ben emre bey'in mitolojiye bakış açısını sormanın yanı sıra Türk Destanları hakkıda ne düşündüğünü de merak ediyorum.
bunun yanı sıra popüler kültürün birinci aracı televizyonlardır ve televizyonlar benim gibi çok genç olan bireyleri çok yanlış etkiliyor ve araştırmacılığı önlüyor. benim frpyle tanışmam televizyonlarda yapılan - karalamalar ve "stanizme karıştırılması" - yayınlarla tanıdım. ancak daha sonra bu konuyu internette aramaya başladım ve stanizmin frpyle alakasının olmadığını gördüm. ama reklamın kötüsü olmaz tabirinden yola çıkarak frpyle tanıştım.
benim bir konuda yardım isteğim olacak o da çoğu insan daha doğrusu çevremdeki çoğu insan frpyi yanlış hatta öcü olarak tanıyor ve ben frpnin iyi bir uğraş olarak nasıl tanıtacağımı bilemiyorum. bana bu konuda yardım edebiliri misiniz emre bey, sonuçta sizde yılların deneyimi vardır.
teşekkür ederim.
peki emra bey için mitoloji ne kadar önemli? mitoloji hakkındaki düşünceleri nelerdir?
bunun yanı sıra ülkemizde dilimize ve tarihimize gereken önem verilmiyor. her ne kadar şu anda bir çok yazım hatası yapmış olsamda bana göre dilimize önem verilmiyor. ben emre bey'in mitolojiye bakış açısını sormanın yanı sıra Türk Destanları hakkıda ne düşündüğünü de merak ediyorum.
bunun yanı sıra popüler kültürün birinci aracı televizyonlardır ve televizyonlar benim gibi çok genç olan bireyleri çok yanlış etkiliyor ve araştırmacılığı önlüyor. benim frpyle tanışmam televizyonlarda yapılan - karalamalar ve "stanizme karıştırılması" - yayınlarla tanıdım. ancak daha sonra bu konuyu internette aramaya başladım ve stanizmin frpyle alakasının olmadığını gördüm. ama reklamın kötüsü olmaz tabirinden yola çıkarak frpyle tanıştım.
benim bir konuda yardım isteğim olacak o da çoğu insan daha doğrusu çevremdeki çoğu insan frpyi yanlış hatta öcü olarak tanıyor ve ben frpnin iyi bir uğraş olarak nasıl tanıtacağımı bilemiyorum. bana bu konuda yardım edebiliri misiniz emre bey, sonuçta sizde yılların deneyimi vardır.
teşekkür ederim.
-
fingolfin
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1636
- Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
haddim olmasa da, dayanamayarak ben açıklıyım.
Ölkemizde bilinçli bir şekilde, bazı şeyler halkın dikkatini çekmesin (!) diye suni gündem oluşturulmaktadır. Kolay gaza gelen bir millet olduğumuz için de, bu fazla zor değildir medya için. Kastedilen bir dönem popüler olan 'FRP şöyle kötüdür, böyle kötüdür'ün önce kullanılmasııdır. şu an ki sansasyonal haberler gıda sektörüne kaymış, ve de insan sağlığına büyük önem veren! medyamız bu konuyu derinlemesine incelemektedir. Bu halkı bir süre oyalayacağından (sıkılana kadar) FRP kötüleme tarzında haberler bir müddet çıkmayacaktır; ta ki medya patronları suni gündem yaratmakta zorlanıp eski yemekleri ısıtıp önümüze sürmeye karar verene dek..
Ölkemizde bilinçli bir şekilde, bazı şeyler halkın dikkatini çekmesin (!) diye suni gündem oluşturulmaktadır. Kolay gaza gelen bir millet olduğumuz için de, bu fazla zor değildir medya için. Kastedilen bir dönem popüler olan 'FRP şöyle kötüdür, böyle kötüdür'ün önce kullanılmasııdır. şu an ki sansasyonal haberler gıda sektörüne kaymış, ve de insan sağlığına büyük önem veren! medyamız bu konuyu derinlemesine incelemektedir. Bu halkı bir süre oyalayacağından (sıkılana kadar) FRP kötüleme tarzında haberler bir müddet çıkmayacaktır; ta ki medya patronları suni gündem yaratmakta zorlanıp eski yemekleri ısıtıp önümüze sürmeye karar verene dek..
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests