site içi savaş

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Post Reply
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Seçimini yaptın szde YÃ?ce güneşin zavallı şovalyesi...Babanı özlemişsindir hasretinin dinmesine az kaldı...
Merak etme çocuk.. bu son görüşmemiz değil..Beni gene hafife alıyorsun.
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Dışarıdan nöbetçilerin sesleri duyuldu. Bir kaç bağırış çağırış oldu:
"Defol git buradan dilenci! İçeride olanlar seni ilgilnedirmez" diye bağırdı nöbetçilerden biri tüm gücüyle. Dışarıda bir kaç taburun hareketlenme sesleri duyuldu.

... sonra büyük bir patlama ve birkaç yanan insan çığlığı kapının arkasından gürledi ve sessizlik.

Yarı-tanrı Oren Dautry, Hükümlü ve karargahtaki diğerleri merakla kapının arkasından gelen seslere kulak vermişlerdi.

Sonra kapılar kendi kendine açıldı. İki büklük durmakta olan simsiyah yırtık pırtık pislik içinde paçavralarla sarılı bir silüet bir elini ileri doğru uzatmış yere doğru bakıyordu. Eli iğrenç bir pençeye benziyordu. Etrafı nöbetçi cesetleri ve parçalarıyla doluydu. Adamın sağ eli kara giysi parçalarının (ya da üzerindeki kumaş parçalarının) içine kemerinin olması gereken yerde duruyordu. Cesetlerden birkaçını umursamadan ezerek kambur sırtı sallana sallana içeri yavaşça girdi. Yüzünü her tarafını örten kumaşlarla dev gibi cüzzamlı bir adamı andırıyordu.

Hırıltılı kalın bir ses derinden yankılandı:
"Karargah artık yeni gelenleri böyle mi karşılıyor?"
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Hükümlü
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1548
Joined: Mon Jun 09, 2003 5:31 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Hükümlü »

O zaman yoluna git Karanlığın zavallı Lord'u. Evet seni son görüşüm olmayacak bu. Senin korkutmaların ise boşuna...

Seni bekleyeceğim.
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Hükümlü
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1548
Joined: Mon Jun 09, 2003 5:31 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Hükümlü »

Hükümlü'nün son sözleri ağzında düğümlenmişti. Bu üst üste gelen davetsiz misafirler fazla oluyordu.

"Sen de kimsin! Buraya bu şekilde gelmeye nasıl cüret edersin! Bu cinayetleri işlemeye....bu vahşilik..." konuşması yavaşlamıştı...ve durmuştu. Karşısında babasının katili, ona binbir güçlük çektiren kişi vardı. Barbar Corax Tigerhearth...
şu an iki düşmanı karşısındaydı Ardan'ın...
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Corax Tigerheart
Demek döndün. Ã?ğrenebildinmi oyuncağın ne işlere yarıyormuş? Neyse ben zaten biliyordum...
Pekala Ardan seni yeni misafirinle başbaşa bırakayım...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

İkibüklüm olmuş dev adam hırıltılı bir şekilde iç çekti:
"Corax... evet bana böyle derlerdi..."

Suret sağ eli kemerinden ayrılmaz bir şekilde konuşan Yarı-Tanrı'ya yaklaştı:
"Oyuncak?... Kılıç?... Aaaaa evet bir zamanlar bana güçlerini söylemekten korktuğunuz kılıç değil mi?"
Adam gülüyormuş gibi kambur sırtı titredi.

Salonun içine yanmış ceset ve kan kokuları doluşmuştu.
"Ama benim ismim artık Corax değil... Bu ismi 10.000 yıl önce bıraktım..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

"Cinayet?... Hangi Tanrı'ya inanıyorsun şovalye?...
Hmmm.... "
*derince bir iç çekerken garip bir tıslama sesi çıkar*

"Seni bir yerlerden hatırlıyorum sanki... İçinde başka birinin ruhu var. Olmaya çalıştığın ve aynı zamanda olmaktan korktuğun birinin ruhu... Yokluğundan dolayı acı çektiğin ve varlığından da acı çektiğin birinin ruhu...

Bana o şekilde bakma çocuğum. Ben bir katil değilim. Ben can veren ve can alanım. Sen inandığın Tanrı birisini öldürdüğünde ona cinayet mi dersin?"
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Ivellius
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 360
Joined: Sun Nov 16, 2003 10:00 am
Location: denizli
Contact:

Post by Ivellius »

karargahtaki karıştığı haberi fazla gecikmedi...
Ivellius handaki masasından kalktı ve karargaha doğru yürümeye başladı.
kapıda nöbetçilerin olmaması onu şaşırttı,yerdeki cesetlere bakıp ne tür bir vahşinin adamları öldürdüğünü merak etti.hızla içeri girdi,benzer insan cesetlerini içeride de gördü.içini bir ürperti sardı.

tedirgin bir şekilde koridorda ilerledi.
kapıya vardığında merakla içeriye girdi ve heyecanla sordu:
neler oldu bur-...
sözü yarıda kaldı.içerideki sefil görünüşlü adamı tanıyordu.ağzından zorlukla çıktı ismi;
corax...
herşey daha da karışmıştı...
corax geri dönmüştü ve bu on kasaba için tekrar bir tehlike olabilirdi.
aklını toplamalıydı.ne amaçla dönmüştü bu adam yine...
lanet olsun!
herşey daha da karışmıştı...
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Oren Dautry salondan ayrılırken Corax'ın astral aurasını düşündü. Sırtından çıkan beyaz kanatlar göz kamaştırıyordu ama alnından fırlamış boynuzlar da ürkütücüydü. Hiç bir ölümlünün ya da ilahi kana sahip olmayan hiç bir varlığın göremediği bu aura Oren'in kafasını meşgul ederken Corax'ın neden geri dönmüş olabileceğini düşündü. Acaba Corax onu da hala hatırlıyor muydu? Anlaşmalarını ya da ihanetini...

Kara paçavralar içindeki figür gözlerini bile kaldırmadan yavaşça kambur sırtıyla ilerlemeye başladı. Çok güçsüz yürüyordu ama kambur duruşunda bile garip korkunç bir güç vardı. Sanki iki ayak üzerinde yürümek için özel bir çaba sarfediyor gibiydi...

Hükümlünün karışık duygularla dolu bakışları arasında Kara Figür bir sandalyeye yöneldi ve oturdu. Cüppesinin altından gözleri kırmızı iki ışık gibi parlıyordu. O anda kapıdan içeriye cesetlerin arasından geçen endişe dolu Elf ivellus girdi. Ivellus Kara Figüre korkuyla bakakaldı. Corax sağ pençesini İvellusa doğru uzatıp dev tırnaklarından biriyle "gel" işareti yaptı. İvellus bir anda zihninde bir ses oluştu:
"Beni tanıdın demek çocuğum. Yanıma gel" diye bir ses duydu.

İvellusun endişesi korkuya dönüşmüştü ama Corax'ın yanına gitMELİydi, hiç istemese de...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Ivellius
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 360
Joined: Sun Nov 16, 2003 10:00 am
Location: denizli
Contact:

Post by Ivellius »

bu sese karşı koyamadı.
corax'la kafasının içinde verdiği savaşı kaybetmişti.defalarca o sesi yenmeye çalıştı.ama çabaları nafileydi.
istemeyerek adımlarını atıyordu.kısa ve isteksiz adımlar...
sanki vücudunu başka biri kontrol ediyordu.sonunda corax'ın-acaba ona hala corax diyebilir miydi-karşısında durdu.
bu kadar yıllık yaşamı boyunca hiç böyle bir anı yaşamamıştı.
büyük bir cesaret ve güç sarfederek şu sözleri söyleyebildi:
-nasıl bu hale gelebildin ve neden geri döndün??
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Kara Figür'ün sesi duygu içermiyordu sanki...
"Senin ismin... Ivellus... Evet hatırlıyorum... Sakin ol çocuğum, benden hak etmeyen kimseye zarar gelmez..."

*Ivellus ister istemez sakinleşmişti. Hatta demin neden korktuğu hakkında en ufak bir fikri bile yoktu.*

Kara Figür'ün karanlığı delen kırmızı gözleri yere yöneldi ve paçavra cüppesi gözükmeyen yüzünü yeniden örttü. İvellus üstünden bir ağaç kalkmış kadar rahatlamıştı:

"Karargaha hoşgeldin çocuğum. Buraya gelmemin bazı nedenleri var tabii. Ama beni buraya neyin getirdiğini bilmiyorum. Sanırım şu kaçan ufak Yarı-Tanrınızın kokusu olabilir... Ya da eski bir anı da olabilir sonsuz zihnimin havuzunda kaybolmuş. Neden buraya geldiğimi ben de sana soracaktım çocuğum..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Ivellius
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 360
Joined: Sun Nov 16, 2003 10:00 am
Location: denizli
Contact:

Post by Ivellius »

ivellius zihnini kontrol altına alan gücün kaltığını hissetti.
corax tigerheart...
karathas'ı öldüren adam...
10 kasabaya savaş açan adam...
karşısında duran adam corax olabilir miydi acaba??
ona her ne olduysa gerçekten merak ediyordu elf.
daha rahat konuşuyordu artık:
o adamına lanet olsun!!
yarı tanrıymış.alçak bir hain.
bedeni bir zamanlar burayı kirletiyordu.
ve tedirginlikle sordu:
gerçekten hatırlamıyor musun?
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Çok şey hatırlıyorum ve çok şey hatırlamıyorum. Burası neresi? Beni buraya getiren bir neden var... Ama nedenini bilmiyorum. Bana neler olduğunu anlat çocuğum. Canını sıkanları anlat bana... Seni seçtim Ivellus... Bana zihnini aç...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Ivellius
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 360
Joined: Sun Nov 16, 2003 10:00 am
Location: denizli
Contact:

Post by Ivellius »

ortalıktan kaybolmadan önce nefret ettiği adama şimdi çok farklı davranıyordu.
10 towns'a ilk geldiği günlerde eline ilk geçen fırsatta-böyle bir fırsat olursa- corax'ı öldürmeyi düşünüyordu.
ama şimdi bambaşka bir corax duruyordu karşısında.
kara silüet elf'in kafasındaki karışıklığı sezdi:
korkma ve herşeyi anlat.o günler geride kaldı.
elf'in beklediği şey buydu.
herşeyi anlatmaya başladı.bildiği herşeyi.
rüyalarıyla başladı.onu bu kasabaya getiren rüyalar.
daha sonra karathas'ı anlattı.ölümüne dövüştüğü cesur şovalyeyi.
barış için gelen clericlerden birinin ölümünü anlattı..
son olarak da kılıcı ve corax'ın çıktığı son yolcuşuğu.....
çook uzun bir hikayeydi bu.
aslında gerçekten anlatmış mıydı??yoksa corax-ona gerçekten corax demek zordu-zihnini tekrar mı kontrol altına almıştı...
bilmiyordu.bildiği tek şey eski corax'ın artık karşısında duran adam olmadığıydı.
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Kara paçavralı adam büyük bir dinginlikle Ivellus'u dinliyordu:

"Ruhun çok yaralanmış çocuğum. Her şey geçecek. Artık kimse sana ya da sevdiklerine zarar veremez."

Adam korkunç sol pençesini ileri doğru uzattı ve avucunu açıp ivellus'a gösterdi. Sana bu armağanı veriyorum oğlum. Eğer onu kabul edersen seni her zaman koruyacak ve ben her zaman senin yanında olacağım... Korktuğunda, canın yandığında, üzüldüğünde, bütün kötü anlarında seninle olacağım seni koruyacağım...

Ivellus şüpheyle pençenin içine baktı. Hiç bir şey tutmuyordu ama avucunu bu pençenin içine koyduğunda artık her şeyin daha farklı olacağının farkındaydı... Kafasında ses yeniden canlandı (yalnızca o duyuyordu zihninde):

"Ben hem can veren, hem can alanım. Hakedene zarar veririm, hak edene zafer veririm. Ben Uthuldar'ın ölüm Tanrısı, Diyarların gölge Tanrısı MASK'ının yarısı, Malovan'ı kendi boyutunda yenen diyarların yeni Savaş Tanrısı, Cehennemin 9. Kolordusunun prensi Alaghazar'ın canını alan, Planelerdeki ilahi güçlerin yeni dengesi, lich Neghultar'a kıyan, Syntianlı Doğa Tanrısın Icarus'un yarısı.......

*Onlarca belki deyüzlerce bilinmeyen diyar'ın ve Tanrının adı ivellus'un kafasından geçti *

Etholia'lı Güç Tanrısı Khamar'ın gücünün yeni sahibi... Ben..... Ben hem can veren, hem can alanım... Seni koruyacağım çocuğum..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests