site içi savaş
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Herşeyden önce kendini beğenmiş kibirli teneke. Hizmetkarım dediğin kişi benim yandaşımdır gerçek bir komutan hizmetkar yerine yandaş tutar. hizmetkar kendini yüksek göstermeye çalışan işe yaramaz gösteriş budalarının araçlarıdır...
O zırhların arkasına saklanıp kendisi soylu kibirli asil olarak gösteriyorsun...ama savaş yaklaştıında melankolik bir biçimde cevaplar aramaya kaçan sendin..."!= towns ın yönetimini yeorda ya veriorum" diyerek öyle bir kaçtınki arkandan çıkan toz bulutu 10 towns ı 1-2 gün saklamaya yetti....
Söylesene aile yadigarı gücün ve baba yadigarı komutan mevkin olmasa sen ne işe yararsın, soba olarak kışın buraları ısıtabilirsin...
Ya da şu gnome dan birkaç ders aldıktan sonra ozanlığa başlayabilirsin.
ne de olsa şaşalı ve süslü sözler söylemekten başka bir iş yaramıyorsun....
O zırhların arkasına saklanıp kendisi soylu kibirli asil olarak gösteriyorsun...ama savaş yaklaştıında melankolik bir biçimde cevaplar aramaya kaçan sendin..."!= towns ın yönetimini yeorda ya veriorum" diyerek öyle bir kaçtınki arkandan çıkan toz bulutu 10 towns ı 1-2 gün saklamaya yetti....
Söylesene aile yadigarı gücün ve baba yadigarı komutan mevkin olmasa sen ne işe yararsın, soba olarak kışın buraları ısıtabilirsin...
Ya da şu gnome dan birkaç ders aldıktan sonra ozanlığa başlayabilirsin.
ne de olsa şaşalı ve süslü sözler söylemekten başka bir iş yaramıyorsun....
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Hah! eğer senin laflarının bir gram değeri olsaydı şu an karşımda bulunmazdın zaten hain! Bir hainin laflarını mı ciddiye alacağım. Belki kudretlisin, güçlüsün; ama bir işe yaramazsın. Yapabileceğin sınırlı şeyin başında karşındakini boş boş aşağlamaktan başka birşey değil. Ayrıca yaptığım herşeyin bir nedeni vardır hain. söylediğim gibi sana açıklama yapma zorunluluğum yok. asalet ve yadigarlıktan ise atıp tutmam ayrı bir konu. Asaleti bırak, biraz gururun olsa şu an karşımda durmazdın zaten. Nasıl birisi kovulduğu yerde durabilir. Asaletin 'A'sını bilmeyen bir hainden mi ders alıcağım? Ne kadar komiksin hain oren dautry.
şİmdi son kez söylüyorum buralardan çek git. yapacak en ufak bir işin yok...ve bir daha benim karşımda ihanet ettiğin benim karşımda asalletten dem vurma.
şİmdi son kez söylüyorum buralardan çek git. yapacak en ufak bir işin yok...ve bir daha benim karşımda ihanet ettiğin benim karşımda asalletten dem vurma.
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Asla asil olduğumu söylemedim çocuk, beni ise buraya senden çok daha değerli olan baban aldı ve ancak o kovabilir, sen onun 10 da 1 i bile edemezsin...Baban bir komutandı ve gerçek bir şovalyeydi.
Sen yeni yetme asaletin A sından anlamayan zora gelince karşındakileri kovmaya çalışan en küçük sıkışıklıkta """"nöbetciler nöbetciler""""" diye ağlıyan bir çocuksun şovalye olmadan önce büyümen lazım. Babanın yarattığı bu yüce karagaha hiç yakışmıyorsun...Azalinin yardımıma ihtiyacı olmasa da senin yüzünden küf kokan bu yere asla gelmem.
Bence Corax da hediyelerini dağıtmak için daha iç açıcı bir yer seçebilir hatta gitmeden önce elinde fazla varsa sana biraz Cesaret ve akıl versin.
Sen yeni yetme asaletin A sından anlamayan zora gelince karşındakileri kovmaya çalışan en küçük sıkışıklıkta """"nöbetciler nöbetciler""""" diye ağlıyan bir çocuksun şovalye olmadan önce büyümen lazım. Babanın yarattığı bu yüce karagaha hiç yakışmıyorsun...Azalinin yardımıma ihtiyacı olmasa da senin yüzünden küf kokan bu yere asla gelmem.
Bence Corax da hediyelerini dağıtmak için daha iç açıcı bir yer seçebilir hatta gitmeden önce elinde fazla varsa sana biraz Cesaret ve akıl versin.
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
"hahahahhahahahh...hahahahahahahh... bu kadar atıp tutan kendini beğenmiş genç de kim böyle...."
"bu tip davranışları hiç yakıştıramadım sayın sövalyeye... ardan dı diymi adın??....
hiç de konuk sever bir davranış değil.... sanırım büyüklerin sana pek de ii terbiye verememiş....hahahahahhaha"
*sesi birden fısıltı-gıcırdama arası bir tona bürünür... ve odada ki ısı gene birden bire düşer.....*
"sana kendine gelmeni şiddetle tavsiye ederim... kiminle ya da nasıl bir güçle konuştuğunu farkında değilsin...ölümlü.... "
"ben yüzyıllarca süregelmiş yaşamım boyunca kimsenin hizmetkarı hele hele "sefil hizmetkarı" olmadım.. bu ancak senin gibi görev ve gurur budalalarının yapacağı bir hatadır... "
"ben ancak lord un da söylediği gibi yandaş oluruz... ve yolumuz üstüne gelen her engelide tuz buz ederiz..."
"burdan gitmeden önce sana küçük bir tavsiye ardan .. asla başka bir ortamda karşıma bu tavırla çıkma... yoksa sonuçlarına katlanırsın...."
"şimdi gidiyorum .. ama sadece burasının sana ait bir yer olmasından dolayı duyduğum saygıdan... yoksa sen benim kaç yüzüm olduğunu tahmin bile edemezsin...."
"hahahahhhahaahahahahah"
*kapıya doğru yönelen sarışın yakışıklı adam tam kapıya doğru elini uzatırken... yavaş yavaş yok olmaya başlar... ve karargahı terk eder.....*
"bu tip davranışları hiç yakıştıramadım sayın sövalyeye... ardan dı diymi adın??....
hiç de konuk sever bir davranış değil.... sanırım büyüklerin sana pek de ii terbiye verememiş....hahahahahhaha"
*sesi birden fısıltı-gıcırdama arası bir tona bürünür... ve odada ki ısı gene birden bire düşer.....*
"sana kendine gelmeni şiddetle tavsiye ederim... kiminle ya da nasıl bir güçle konuştuğunu farkında değilsin...ölümlü.... "
"ben yüzyıllarca süregelmiş yaşamım boyunca kimsenin hizmetkarı hele hele "sefil hizmetkarı" olmadım.. bu ancak senin gibi görev ve gurur budalalarının yapacağı bir hatadır... "
"ben ancak lord un da söylediği gibi yandaş oluruz... ve yolumuz üstüne gelen her engelide tuz buz ederiz..."
"burdan gitmeden önce sana küçük bir tavsiye ardan .. asla başka bir ortamda karşıma bu tavırla çıkma... yoksa sonuçlarına katlanırsın...."
"şimdi gidiyorum .. ama sadece burasının sana ait bir yer olmasından dolayı duyduğum saygıdan... yoksa sen benim kaç yüzüm olduğunu tahmin bile edemezsin...."
"hahahahhhahaahahahahah"
*kapıya doğru yönelen sarışın yakışıklı adam tam kapıya doğru elini uzatırken... yavaş yavaş yok olmaya başlar... ve karargahı terk eder.....*
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Kara Figür sabırla hareket dahi etmeden gergin ortamın durulmasını bekledi. Sarışın adam bir ilüzyonla karargahtan çıkar gibi yaptı. Kara paçavralı adam anında saklandığı yerde gizlendiğini düşünen Lich'e doğru baktı. Lich farkedildiğini anladığı anda oradan uzaklaştı.
Ardan adamın bir yöne bakıp sadaca kafasını hafifçe hayır anlamında sallamasını farketti.
"Ah çocuğum... Bu yaptıkların bana bir ölümlüyü hatırlattı... O zamanlar benim çocuğum değildi fakat düşmanımdı..."
Kara figür derince iç çektive kambur sırtı bir yukarı bir aşağı indi:
"Gururuyla kör ölmüş bir şovalyeydi. İnandığı şeyin uğruna savaşıp öldü, onurlu bir şekilde öldü... Ama ölmesi gerekli değildi... Öldü çünkü yalnızca tek ama tek bir şeye bakıyordu. Gözlerinin gösterdiğine, kulaklarının duyduğuna bakıyordu. Oysa erdemli bir savaşçı bunların da ötesine bakabilmelidir. Kalbiyle..., zihniyle..., mantığıyla..., zekasıyla..., bakabilmelidir."
Figür başını yavaşça çevirip Oren'e baktı:
"Benim sana verebileceğim bir hediye yok çocuğum. Henüz hazır değilsin... Ne gerçekleri görmeye ne de gerçekleri duymaya..."
"Oren..?." Figür bir anda dikildi. "Sanırım seni daha iyi hatırlamaya başladım. Neden durduk yere çocuğumun kalbini kırıyorsunki? O da seninkini mi kırdı yoksa? Seni kovmaya çalıştı diye bu kadar kızmana gerek yokki... Affet gitsin"
Oren Astral aurada etin kemiğin taşın maddenin ötesinde Corax dediği adamın yüzünün sanki güldüğünü farketmişti...
Ardan adamın bir yöne bakıp sadaca kafasını hafifçe hayır anlamında sallamasını farketti.
"Ah çocuğum... Bu yaptıkların bana bir ölümlüyü hatırlattı... O zamanlar benim çocuğum değildi fakat düşmanımdı..."
Kara figür derince iç çektive kambur sırtı bir yukarı bir aşağı indi:
"Gururuyla kör ölmüş bir şovalyeydi. İnandığı şeyin uğruna savaşıp öldü, onurlu bir şekilde öldü... Ama ölmesi gerekli değildi... Öldü çünkü yalnızca tek ama tek bir şeye bakıyordu. Gözlerinin gösterdiğine, kulaklarının duyduğuna bakıyordu. Oysa erdemli bir savaşçı bunların da ötesine bakabilmelidir. Kalbiyle..., zihniyle..., mantığıyla..., zekasıyla..., bakabilmelidir."
Figür başını yavaşça çevirip Oren'e baktı:
"Benim sana verebileceğim bir hediye yok çocuğum. Henüz hazır değilsin... Ne gerçekleri görmeye ne de gerçekleri duymaya..."
"Oren..?." Figür bir anda dikildi. "Sanırım seni daha iyi hatırlamaya başladım. Neden durduk yere çocuğumun kalbini kırıyorsunki? O da seninkini mi kırdı yoksa? Seni kovmaya çalıştı diye bu kadar kızmana gerek yokki... Affet gitsin"
Oren Astral aurada etin kemiğin taşın maddenin ötesinde Corax dediği adamın yüzünün sanki güldüğünü farketmişti...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Söylediğim gibi senin sözlerinin burada geçerliliği yok. Yaptığın tek şey olanı çarpıtmak...sözlerini kafandan geçirsen ne kadar komik durumda olduğunu sende fark edersin. Sende tanrısallık olduğu için utanıyorum. Sana bu gücü verenler adına utanıyorum. Bana asalet hakkında dersler verme. Düşmanımın yermesine ne kadar ihtiyacım varsa övmesine de o kadar ihtiyacım var. hele ki bir hainin bana ders vermesine hiç işhtiyacım yok!
Sanırım artık gitme vaktin geldi hain Oren.
Ve sen kara suret. senin hediyene ihtiyacım olmasada....
*Ardan şüpheyle durur*
bana elini uzat.
Sanırım artık gitme vaktin geldi hain Oren.
Ve sen kara suret. senin hediyene ihtiyacım olmasada....
*Ardan şüpheyle durur*
bana elini uzat.
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
"Aaah demek fikrini değiştirdin şovalye... O halde hediyemi kabul et ve seçimini yap..."
Hükümlü sol pençesini çıkarıp avucunu açan Kara Figür'e bir kez daha dikkatle baktı. Avucunun içine elini koyması gerektiğini söylenmeden anladı. Ve elini kararlılıkla pençenin içine koydu, şüpheleri zihnini meşgul ederken...
"Ruhunun üphesini kaldırıyorum çocuğum. Bundan sonra kimse sana ihanet edemeyecek. Pençenin ortasından bir sıcaklık Hükümü'nün eline yayıldı. Sonra değişik bir soğukluk. Sonra hafifi bir acı, bir kaşıntı, bir ürperme, bir gıdıklanma, bir zevk... Hükümlü bir anda kendini cehennemde buldu:
Binlerce korkunç yaratık birbiriyle savaşıyordu. Lavların içerisinde alevlerle sarılı dev bir yaratık cehennem lejyonlarını ileri sürüyordu. Dağın eteklerinde ise aynı muhteşemlikte bir ordu vardı. Muhteşem ve büyülü varlıklar, cehennemle uyuşmayan güzellikte hayvanlar cehennemin lejyonlarına karşı savaşyordu. Dev altın ejderhalar cehennem ordularına karşı ufacık bir adamı savunuyordu.
Hükümlü bu ufacık adama baktı ve Kara pislik içinde bir cüppeye sarılı bir adam gördü... Ellerinden ışıltılı enerjiler yayılırken boyur değişiyor daha fazla muhteşem yaratık onu korumak için etrafına toplanıyordu. Cehennemin orduları yıldırım gibi saldırırken adamın tek yaptığı koruyanlarını güçlendirmek ve onların yaralarını iyileştirmekti.
Savaınş yüzyıl kadar sürdüğünü farketti Hükümlü ister istemez, yüzbinlerce şeytan ve yaratık katledilmişti. Sonunda Dev iblis komutanı Lavların arasından inip Kara Suret'e saldırdı. Kara Adam etrafında taştan duvarlar örerken iblis de bu dev duvarların arasına daldı.
Kısa bir an sonra büyük bir patlama oldu ve Cehennem Lordunun cehennemin ortasındaki donmuş cesedi parçalanmış bir halde yere döküldü. Kara Suret konuştu:
"Alaghazar... 9. Cehennem Kolordularının komutanı... Dinmez öfkenin, kininin ve vahşettinin sona erdiği an burası... Seni sonsuza dek boşluğa sürüyorum." ve sol pençesiyle havaya bir daire çizdi:
Boyut değişmeye başlarken Alaghazar'ın korkunç kahkahasını duydu Hükümlü: "Benim cehennemimde beni yenmiş olabilirsin ama ben de seni kendi cehennemine mahkum ediyorum Corax Tigerheart... Son sözlerim kabul görsünki sana dokunulduğunda sen ve etrafındaki taşlar kum, hava alev, su yağ, kemik toz, toprak çakmak olsun. Elveda Lanetli!" diye avazı çıktığı kadar bağırdı iblis. Corax hemen etrafına bir kalkan örmeye çalıştı fakat lanet bunu engelledi...
Hükümlü sonra zamanın ve mekanın değiştiğini farketti:
Karargahının önünü gördü. Kara Figür kamburunu çıkarmış merdivenleri tırmanırken nöbetçilerden biri ona yaklaştı:
"Hey dilenci, buraya giremezsin"
Kara Figür konuştu: "Sen büyüklerine böyle mi davranırsın çocuğum? Lütfen geçmeme izin ver içeride aradığım bir şey var..."
"Ne demek aradığım bir şey var? Çalacak eşyalar mı arıyosun yoksa. Ã?ek git yoksa yaka paça atarım seni buradan!"
"Ã?ocuğum o zaman içeridekileri buraya çağırır mısın? Oradakileri görmem gerekiyor..."
Nöbetçi öfkeyle köpürmüştü:
"Defol git buradan dilenci! İçeride olanlar seni ilgilnedirmez" diye bağırdı nöbetçi tüm gücüyle. Bir kaç tabur asker güvenliği sağlamak için adama doğru yaklaşırken nöbetçi mızrağının ucuyla Kara Figürü ittirmeye çalıştı.
Kara Figür bir anda sol pençesini kaldırdı ve Mızrak figürün böğrüne girip sırtından dışarı çıktı. Adamın cüppesi dumana dönüşmüştü:
"Ã?ocuğum bana sakın bir daha dokunma. Yoksa buradaki herkes ölür..."
Fakat uyarı için çok geçti. Yandan gelen taburdan biri Kara Figür'e kılıcının kabzasıyla vurdu ve Hükümlü'nün gözleri yandı. Korkunç bir patlama sesi ve ışığından sonra çevre ceset parçalarıyla dolmuştu. Kara Figür etkilenmemiş gözüküyordu. Sallana sallana karargahtan içeri girdi.
Sonra Hükümlü karşısında eline dokunduğu bir melek gördü.
"Ben hem can veren, hem can alanım. Hakedene zarar veririm, hak edene zafer veririm. Ben Uthuldar'ın ölüm Tanrısı, Diyarların gölge Tanrısı MASK'ının yarısı, Malovan'ı kendi boyutunda yenen diyarların yeni Savaş Tanrısı, Cehennemin 9. Kolordusunun prensi Alaghazar'ın canını alan, Planelerdeki ilahi güçlerin yeni dengesi, lich Neghultar'a kıyan, Syntianlı Doğa Tanrısın Icarus'un yarısı.......
*Onlarca belki deyüzlerce bilinmeyen diyar'ın ve Tanrının adı ivellus'un kafasından geçti *
Etholia'lı Güç Tanrısı Khamar'ın gücünün yeni sahibi... Ben..... Ben hem can veren, hem can alanım... Seni koruyacağım çocuğum..."
şimdi gerçeği biliyorsunve artık gözlerine değil kalbinle görüyorsun. Eğer inancın ve güvenin tam olursa... ruhundaki acıyı geçirebilirim çocuğum...
Hükümlü sol pençesini çıkarıp avucunu açan Kara Figür'e bir kez daha dikkatle baktı. Avucunun içine elini koyması gerektiğini söylenmeden anladı. Ve elini kararlılıkla pençenin içine koydu, şüpheleri zihnini meşgul ederken...
"Ruhunun üphesini kaldırıyorum çocuğum. Bundan sonra kimse sana ihanet edemeyecek. Pençenin ortasından bir sıcaklık Hükümü'nün eline yayıldı. Sonra değişik bir soğukluk. Sonra hafifi bir acı, bir kaşıntı, bir ürperme, bir gıdıklanma, bir zevk... Hükümlü bir anda kendini cehennemde buldu:
Binlerce korkunç yaratık birbiriyle savaşıyordu. Lavların içerisinde alevlerle sarılı dev bir yaratık cehennem lejyonlarını ileri sürüyordu. Dağın eteklerinde ise aynı muhteşemlikte bir ordu vardı. Muhteşem ve büyülü varlıklar, cehennemle uyuşmayan güzellikte hayvanlar cehennemin lejyonlarına karşı savaşyordu. Dev altın ejderhalar cehennem ordularına karşı ufacık bir adamı savunuyordu.
Hükümlü bu ufacık adama baktı ve Kara pislik içinde bir cüppeye sarılı bir adam gördü... Ellerinden ışıltılı enerjiler yayılırken boyur değişiyor daha fazla muhteşem yaratık onu korumak için etrafına toplanıyordu. Cehennemin orduları yıldırım gibi saldırırken adamın tek yaptığı koruyanlarını güçlendirmek ve onların yaralarını iyileştirmekti.
Savaınş yüzyıl kadar sürdüğünü farketti Hükümlü ister istemez, yüzbinlerce şeytan ve yaratık katledilmişti. Sonunda Dev iblis komutanı Lavların arasından inip Kara Suret'e saldırdı. Kara Adam etrafında taştan duvarlar örerken iblis de bu dev duvarların arasına daldı.
Kısa bir an sonra büyük bir patlama oldu ve Cehennem Lordunun cehennemin ortasındaki donmuş cesedi parçalanmış bir halde yere döküldü. Kara Suret konuştu:
"Alaghazar... 9. Cehennem Kolordularının komutanı... Dinmez öfkenin, kininin ve vahşettinin sona erdiği an burası... Seni sonsuza dek boşluğa sürüyorum." ve sol pençesiyle havaya bir daire çizdi:
Boyut değişmeye başlarken Alaghazar'ın korkunç kahkahasını duydu Hükümlü: "Benim cehennemimde beni yenmiş olabilirsin ama ben de seni kendi cehennemine mahkum ediyorum Corax Tigerheart... Son sözlerim kabul görsünki sana dokunulduğunda sen ve etrafındaki taşlar kum, hava alev, su yağ, kemik toz, toprak çakmak olsun. Elveda Lanetli!" diye avazı çıktığı kadar bağırdı iblis. Corax hemen etrafına bir kalkan örmeye çalıştı fakat lanet bunu engelledi...
Hükümlü sonra zamanın ve mekanın değiştiğini farketti:
Karargahının önünü gördü. Kara Figür kamburunu çıkarmış merdivenleri tırmanırken nöbetçilerden biri ona yaklaştı:
"Hey dilenci, buraya giremezsin"
Kara Figür konuştu: "Sen büyüklerine böyle mi davranırsın çocuğum? Lütfen geçmeme izin ver içeride aradığım bir şey var..."
"Ne demek aradığım bir şey var? Çalacak eşyalar mı arıyosun yoksa. Ã?ek git yoksa yaka paça atarım seni buradan!"
"Ã?ocuğum o zaman içeridekileri buraya çağırır mısın? Oradakileri görmem gerekiyor..."
Nöbetçi öfkeyle köpürmüştü:
"Defol git buradan dilenci! İçeride olanlar seni ilgilnedirmez" diye bağırdı nöbetçi tüm gücüyle. Bir kaç tabur asker güvenliği sağlamak için adama doğru yaklaşırken nöbetçi mızrağının ucuyla Kara Figürü ittirmeye çalıştı.
Kara Figür bir anda sol pençesini kaldırdı ve Mızrak figürün böğrüne girip sırtından dışarı çıktı. Adamın cüppesi dumana dönüşmüştü:
"Ã?ocuğum bana sakın bir daha dokunma. Yoksa buradaki herkes ölür..."
Fakat uyarı için çok geçti. Yandan gelen taburdan biri Kara Figür'e kılıcının kabzasıyla vurdu ve Hükümlü'nün gözleri yandı. Korkunç bir patlama sesi ve ışığından sonra çevre ceset parçalarıyla dolmuştu. Kara Figür etkilenmemiş gözüküyordu. Sallana sallana karargahtan içeri girdi.
Sonra Hükümlü karşısında eline dokunduğu bir melek gördü.
"Ben hem can veren, hem can alanım. Hakedene zarar veririm, hak edene zafer veririm. Ben Uthuldar'ın ölüm Tanrısı, Diyarların gölge Tanrısı MASK'ının yarısı, Malovan'ı kendi boyutunda yenen diyarların yeni Savaş Tanrısı, Cehennemin 9. Kolordusunun prensi Alaghazar'ın canını alan, Planelerdeki ilahi güçlerin yeni dengesi, lich Neghultar'a kıyan, Syntianlı Doğa Tanrısın Icarus'un yarısı.......
*Onlarca belki deyüzlerce bilinmeyen diyar'ın ve Tanrının adı ivellus'un kafasından geçti *
Etholia'lı Güç Tanrısı Khamar'ın gücünün yeni sahibi... Ben..... Ben hem can veren, hem can alanım... Seni koruyacağım çocuğum..."
şimdi gerçeği biliyorsunve artık gözlerine değil kalbinle görüyorsun. Eğer inancın ve güvenin tam olursa... ruhundaki acıyı geçirebilirim çocuğum...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Yeminer savaş karargahına kendisini taşıyacak büyüyü yapar. Zihni zamanda bir kıvrılma hissetmiştir ve sebebini araştırmaya niyetlidir. tam karargaha geldiğinde içeride olanları dinler ve yeni geleni tanır.
"ah demek sonunda kaçmaktan vazgeçtin corax ve bize döndün ha" der yeminer.
"aslına bakarsan senin gibi deneyimli bir savaşçının bu hileyi daha önce neden düşünmediğine şaşırdım corax." dedi yeminer sesinde bir alaycılık vardı.
"çok daha önce onlara dost gibi davranıp içerden avlamaya çalışmalıydın mesela ben onları çoktan uyarmış olmadan önce " dedi yeminer. sesi gittikçe daha sert bir hal alıyordu.
"ne o corax tigerheart yoksa aramak yönetmek kadar zevkli değilk mi. yoksa bu kez tanrın onlara yardım et mi dedi" Yeminer alayla güldü.
"ah ama kasabalarda hiç bir şey değişmedi" bi anda koca tanrının görüşleri mideğişiverdi." dedi Yemine küçümseyici bir bakış atarken.
"hayır Corax artık sana kimse inanmayacak ve herkesi kendi amaçların için arkana takamayacaksın" dedi yeminer. sesi şimdiye kadar olan en yüksek seviyedeysi ve sustu Yeminer. O yapması gerekeni yapmıştı. İnsanlara tekrar bulaşmasını engellemeye kararlıydı ve bunu yapacaktı.
"ah demek sonunda kaçmaktan vazgeçtin corax ve bize döndün ha" der yeminer.
"aslına bakarsan senin gibi deneyimli bir savaşçının bu hileyi daha önce neden düşünmediğine şaşırdım corax." dedi yeminer sesinde bir alaycılık vardı.
"çok daha önce onlara dost gibi davranıp içerden avlamaya çalışmalıydın mesela ben onları çoktan uyarmış olmadan önce " dedi yeminer. sesi gittikçe daha sert bir hal alıyordu.
"ne o corax tigerheart yoksa aramak yönetmek kadar zevkli değilk mi. yoksa bu kez tanrın onlara yardım et mi dedi" Yeminer alayla güldü.
"ah ama kasabalarda hiç bir şey değişmedi" bi anda koca tanrının görüşleri mideğişiverdi." dedi Yemine küçümseyici bir bakış atarken.
"hayır Corax artık sana kimse inanmayacak ve herkesi kendi amaçların için arkana takamayacaksın" dedi yeminer. sesi şimdiye kadar olan en yüksek seviyedeysi ve sustu Yeminer. O yapması gerekeni yapmıştı. İnsanlara tekrar bulaşmasını engellemeye kararlıydı ve bunu yapacaktı.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
"Ben yalan söylemem çocuğum. Bunu zaten şimdiye kadar farketmiş olman gerekir. Ruhundaki en büyük yaranı iyileştirmek istiyorum. Ã?ünkü sen benim oğlumsun Hükümlü... Duyamadıklarını ve duyamayacaklarını duymak, göremediklerini ve göremeyeceklerini görmek istiyorsan... Seni onun yanına gönderebilirim..."
Hükümlü'nün gözleri önünde bir boyut kapısı açıldı. Parlak ışıldayan çerçevesinin içinden dünyada olamayacak kadar güzel bir mekan görünüyordu. Güneş hiç bir yerde parlamadığı kadar aydınlık parlıyordu. Ve Hükümlü orada onu gördü... Kaybettiği babası bembeyaz parlak zırhlar içinde bir çok başka şovalye ve savaşçıyla beraber duruyordu...
Hükümlü'nün ister istemez gözleri doldu. Kafasını çevirip babasının eski katilinin gözlerine bakmak için döndü:
Gözleri bir anda önünde duran melek kanatları açmış muhteşem bir varlığı farketti. Kara Cüppeli adamın oturduğu yerde muhteşem yakışıklı yarı çıplak bir melek duruyordu.
Hükümlü bu muhteşem güzellik karşısında uzun zamandır sakladığı göz yaşlarını döktü ve ruhu dinginlik ve huzurla doldu. Acıları gözyaşlarıyla birlikte ruhundan silindi...
Hükümlü zihnindeki sesi yeniden duydu
"Ã?ocuğum artık inanıyorsun... Ve inandığın sürece ben seni koruyacağım. Bu sembol bağlılığımızın işareti olsun ve seni sen inandığın sürece korusun. Seni aradığın kişinin yanına son kez konuşabilmen için yollayabilirim. Ama bu ziyaretinin birkaç dakikadan fazla sürmesi senin için tehlikeli olur oğlum..."
"Eğer gerçekten babanın rızasını almak ve onun erdeminden yararlanmak istiyorsan kapıdan geç. İstemezsen benim sana yardım etmek için elimden gelen başka bir şey yok demektir..."
Hükümlü'nün gözleri önünde bir boyut kapısı açıldı. Parlak ışıldayan çerçevesinin içinden dünyada olamayacak kadar güzel bir mekan görünüyordu. Güneş hiç bir yerde parlamadığı kadar aydınlık parlıyordu. Ve Hükümlü orada onu gördü... Kaybettiği babası bembeyaz parlak zırhlar içinde bir çok başka şovalye ve savaşçıyla beraber duruyordu...
Hükümlü'nün ister istemez gözleri doldu. Kafasını çevirip babasının eski katilinin gözlerine bakmak için döndü:
Gözleri bir anda önünde duran melek kanatları açmış muhteşem bir varlığı farketti. Kara Cüppeli adamın oturduğu yerde muhteşem yakışıklı yarı çıplak bir melek duruyordu.
Hükümlü bu muhteşem güzellik karşısında uzun zamandır sakladığı göz yaşlarını döktü ve ruhu dinginlik ve huzurla doldu. Acıları gözyaşlarıyla birlikte ruhundan silindi...
Hükümlü zihnindeki sesi yeniden duydu
"Ã?ocuğum artık inanıyorsun... Ve inandığın sürece ben seni koruyacağım. Bu sembol bağlılığımızın işareti olsun ve seni sen inandığın sürece korusun. Seni aradığın kişinin yanına son kez konuşabilmen için yollayabilirim. Ama bu ziyaretinin birkaç dakikadan fazla sürmesi senin için tehlikeli olur oğlum..."
"Eğer gerçekten babanın rızasını almak ve onun erdeminden yararlanmak istiyorsan kapıdan geç. İstemezsen benim sana yardım etmek için elimden gelen başka bir şey yok demektir..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Hükümlü boyut kapısına bir kez daha baktı:
"Sana güveniyorum..." sözleri döküldü ağzından.
ve cesaretle gururla kapıdan adımını attı. Melek kulağına bi rşeyler fısıldadı:
"Geri dönmek istediğin zaman ismimi fısılda, ben seni duyacağım çocuğum... Elindeki sembol..."
...Hükümlü elinde sürekli şekil ve renk değiştiren bir işaret farketti...
"... inandığın sürece seninle olacak ve ben de seninle olacağım oğlum..."
ve Hükümlü kulağındaki fısıltılarla daha önce pek az ölümlünün ayak bastığı bir aleme gitti...
*Karargahta*
Oren Corax dediği adamın sözlerini duydu:
"Aaah demek fikrini değiştirdin şovalye... O halde hediyemi kabul et ve seçimini yap..."
Hükümlü kararlılıkla sol pençesini çıkarıp avucunu açan Kara Figürün pençesinin içine elini koydu ve bir anda Hükümlü gözden kayboldu.
Kara Figür pek de umursamaz bir şekilde etrafına bakındığı sırada Yeminer the Lich ortaya çıktı...
"Sana güveniyorum..." sözleri döküldü ağzından.
ve cesaretle gururla kapıdan adımını attı. Melek kulağına bi rşeyler fısıldadı:
"Geri dönmek istediğin zaman ismimi fısılda, ben seni duyacağım çocuğum... Elindeki sembol..."
...Hükümlü elinde sürekli şekil ve renk değiştiren bir işaret farketti...
"... inandığın sürece seninle olacak ve ben de seninle olacağım oğlum..."
ve Hükümlü kulağındaki fısıltılarla daha önce pek az ölümlünün ayak bastığı bir aleme gitti...
*Karargahta*
Oren Corax dediği adamın sözlerini duydu:
"Aaah demek fikrini değiştirdin şovalye... O halde hediyemi kabul et ve seçimini yap..."
Hükümlü kararlılıkla sol pençesini çıkarıp avucunu açan Kara Figürün pençesinin içine elini koydu ve bir anda Hükümlü gözden kayboldu.
Kara Figür pek de umursamaz bir şekilde etrafına bakındığı sırada Yeminer the Lich ortaya çıktı...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
"Aaaaah Yeminer seni bana yüzbinlerce yıl bile unutturmamış. "
Figür kafasını kaldırınca Yeminer'in gözlerini korkunç kuvvetli bir ışık rahatsız etti. İster istemez sonsuz açık gözlerini adamdan çevirmek zorunda kaldı. Adam kalkıp kambur sırtı sallana sallana Lich'e doğru yavaşça ilerlemeye başladı:
"Evet burayla ilgili en kuvvetli hatıram sensin. Belki de buraya gelmemin seninle bir ilgisi vardır yürüyen kadavra..."
Bir anda adamın sesindeki gerginlik yok oldu ve başka bir koltuğa oturdu:
"Hayır burada olmamın başka bir nedeni var. Diyarlarda nelerin değiştiğini bende bilemiyorum belki bana anlatacak kadar naziksindir sevgili çocuğum..."
Lich'i rahatsız eden ışık ve enerji aurası bir anda tamamen ortadan yok oldu...
Figür kafasını kaldırınca Yeminer'in gözlerini korkunç kuvvetli bir ışık rahatsız etti. İster istemez sonsuz açık gözlerini adamdan çevirmek zorunda kaldı. Adam kalkıp kambur sırtı sallana sallana Lich'e doğru yavaşça ilerlemeye başladı:
"Evet burayla ilgili en kuvvetli hatıram sensin. Belki de buraya gelmemin seninle bir ilgisi vardır yürüyen kadavra..."
Bir anda adamın sesindeki gerginlik yok oldu ve başka bir koltuğa oturdu:
"Hayır burada olmamın başka bir nedeni var. Diyarlarda nelerin değiştiğini bende bilemiyorum belki bana anlatacak kadar naziksindir sevgili çocuğum..."
Lich'i rahatsız eden ışık ve enerji aurası bir anda tamamen ortadan yok oldu...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
"Gerçekten mi Oren? Demek Corax'ı bu kadar iyi tanırdın... Acaba 10.000 yıl sonra zihnindeki binlerce yaşamdan sonrada aynı netlikte hatırlayacak mısın?"
"Basitçe ben bir kişi değilim, ben her kişiyim... Benim ismim yok ben senin bana vermek istediğin isimim. Yüzlerce planede binlerce insan farkli bir isme dua ediyor saygı gösteriyor."
"Hayır, yarı-tanrı dostum... Ben ve içimdekiler yalnızca beni buraya çeken bir hatıra kırıntısı... Seninle ya da etsiz dostlarınla bir alıp veremediğim yok... Ben yalnızca denge için varoldum ve var edildim... Senin yandaşlarına da yardım ederim, düşmanlarına da yardım ederim. Fikirlerin kişilerin ya da seçimlerin seni ilgilendirir."
"Her hareketin bir seçimdir ya da eski seçimlerin gerekliliğidir. Her hareket bir seçim olduğu gibi, her seçimin de bir cezası ve ödülü vardır."
"Ã?ocuklarımı yargılayacak olan ben değilim, ben yalnızca onlara yardım etmek, destek olmak için buradayım dostum..."
"Basitçe ben bir kişi değilim, ben her kişiyim... Benim ismim yok ben senin bana vermek istediğin isimim. Yüzlerce planede binlerce insan farkli bir isme dua ediyor saygı gösteriyor."
"Hayır, yarı-tanrı dostum... Ben ve içimdekiler yalnızca beni buraya çeken bir hatıra kırıntısı... Seninle ya da etsiz dostlarınla bir alıp veremediğim yok... Ben yalnızca denge için varoldum ve var edildim... Senin yandaşlarına da yardım ederim, düşmanlarına da yardım ederim. Fikirlerin kişilerin ya da seçimlerin seni ilgilendirir."
"Her hareketin bir seçimdir ya da eski seçimlerin gerekliliğidir. Her hareket bir seçim olduğu gibi, her seçimin de bir cezası ve ödülü vardır."
"Ã?ocuklarımı yargılayacak olan ben değilim, ben yalnızca onlara yardım etmek, destek olmak için buradayım dostum..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
"Dostum"
bir an duraklar ve başını önüne eğer...
"bu kelimeyi duymayalı çok olmuştu.....gerçekten çok uzun..!!!"
derin bir soluk alır ve başını yerden kaldırır.cübbesi rüzgarda dağılan duman gibi yokolur ve yüzü ortaya çıkar...
yeşil gözleri artık nefretle yanmamakta ve gözündeki kurukafalar yerine gözbebekleri durmaktadır. Sürekli deişen yüzü yerinde ölümlü bedeninin yüzü durmaktadır..
sesinde inanılmaz bir sakinlikle
"DOst, bu kelimenin anlamını biliyormusun, ya da benim dostummusun??"
bir an duraklar ve başını önüne eğer...
"bu kelimeyi duymayalı çok olmuştu.....gerçekten çok uzun..!!!"
derin bir soluk alır ve başını yerden kaldırır.cübbesi rüzgarda dağılan duman gibi yokolur ve yüzü ortaya çıkar...
yeşil gözleri artık nefretle yanmamakta ve gözündeki kurukafalar yerine gözbebekleri durmaktadır. Sürekli deişen yüzü yerinde ölümlü bedeninin yüzü durmaktadır..
sesinde inanılmaz bir sakinlikle
"DOst, bu kelimenin anlamını biliyormusun, ya da benim dostummusun??"
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests