site içi savaş
"Ben yaşayan ve yaşamayan herkesin dostuyum Oren Dautry... Binlerce yil yasadim ve sayisiz cana kiydim. Bir zamanlar bu kadar dostcanlısı değildim..."
"Bir zamanlar güç için her şeye ve herkese ihanet ettim ve yolaçtığım yıkıma baktım. Hiç bir şey hissetmedim. Ne mutluluk ne öfke ne hırs geride hiçbiri kalmamıştı. Bütün evreni dolaşmıştım ama sonsuzluk kadar yalnızdım..."
"...artık yalnız değilim Oren... Artık ismimi anan sayısız insan var... Artık ismimi anan yüzlerce ölümsüz var... Artık dostlarım var..."
"Bir zamanlar güç için her şeye ve herkese ihanet ettim ve yolaçtığım yıkıma baktım. Hiç bir şey hissetmedim. Ne mutluluk ne öfke ne hırs geride hiçbiri kalmamıştı. Bütün evreni dolaşmıştım ama sonsuzluk kadar yalnızdım..."
"...artık yalnız değilim Oren... Artık ismimi anan sayısız insan var... Artık ismimi anan yüzlerce ölümsüz var... Artık dostlarım var..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
yeminer lord oren ile Corax'ın konuşmasını dinledi ve konuşmaya başladı
"gerçektende 10.000 yıl sana büyük bilgelik katmış Corax Tigerheart" dedi yeminer
Corax'ın gözleri ona bakıyor ve birşeylere anlamaya çalışıyordu fakat zaten ifadesiz olan gözlerin anlatacağı hiç bir şey yoktu. onlar sadece görüntü ve ilizyondan ibaretti. ve Yeminer binlerce kilometre ötedeki karargahından tüm dikkatini Corax'a verdi ve onu hissetti.
"eskiden asla beceremediğin şeyleri yapabiliyorsun, ama hala amacını bize söylemedin Corax" dedi yeminer. Aklından çok daha farklı şeyler geçiriyordu ama şimdilik sırası değildi.
"en azından doğruya benzer yalan söylemeyi öğrenmiş" diye geçirdi aklından ve kulesindeki tahtına kuruldu. kendinden yarı bağımsız kopyası oradaki işleri halledebilirdi, onun corax'ın ne olduğunu araştırması gerekiyordu.
"evet" dedi artık efendisi ile bağları çok daha az olan kopya.
"buradaki hepimiz amacını öğrenmek istiyoruz" dedi Yeminer ve bir süre düşündükten sonra ekledi "yabancı!! "
"ya da bize yabancı olduğunu ispat etmeni istiyoruz." "10.000 yılım olsaydı Corax" diye düşündü yeminer "senden çok daha iyi ilizyon yapabilirdim" ve alaycı kahkahası kendi beyninde yankılandı.
bu esnada kendisine bakan lord Oren'e zihinsel bir mesaj gönderdi." şimdilik zararsız oplduğunu düşünüyorum efendim, ama gerektiği zaman tekrar ilgilenirim. Amaçlarımız bu gezgini çok aşıyor." ve yeminer' in zihinsel kahkahası salondaki herkesin beyninde yankılandı.
"ah Corax, seninle ilgilenmeyeli uzun zaman olmuştu ve bakıyorum beni çok da iyi hatırlamıyorsun. Diyarlarda ne mi değişti, artık diyarlar daha deneyimli, yeni güçler yükseldi ve bazıları da düştü. Diyarlar daha yaşanası ve heyecanlı Corax yoksa sen de bunun için gelmemişmiydin" dedi Yeminer. Corax'ıun kanatları onun için odadaki herhangi birşeyden farklı bir mana ifade etmiyordu. Ã?ünkü yeminer çok daha kudretli göz bağlayıcıları kendi aldatmacalarında boğulup düşerken görmüştü. O artık zamanı ve olayları çok daha farklı görüyordu. Tabiki bir büyücü yada savaşçının göreceğinden çok daha farklı.
"dinliyoruz yolcu" dedi yeminer ve cüppesinin kokuşmuş kıvrımlarına geri döndü.
"gerçektende 10.000 yıl sana büyük bilgelik katmış Corax Tigerheart" dedi yeminer
Corax'ın gözleri ona bakıyor ve birşeylere anlamaya çalışıyordu fakat zaten ifadesiz olan gözlerin anlatacağı hiç bir şey yoktu. onlar sadece görüntü ve ilizyondan ibaretti. ve Yeminer binlerce kilometre ötedeki karargahından tüm dikkatini Corax'a verdi ve onu hissetti.
"eskiden asla beceremediğin şeyleri yapabiliyorsun, ama hala amacını bize söylemedin Corax" dedi yeminer. Aklından çok daha farklı şeyler geçiriyordu ama şimdilik sırası değildi.
"en azından doğruya benzer yalan söylemeyi öğrenmiş" diye geçirdi aklından ve kulesindeki tahtına kuruldu. kendinden yarı bağımsız kopyası oradaki işleri halledebilirdi, onun corax'ın ne olduğunu araştırması gerekiyordu.
"evet" dedi artık efendisi ile bağları çok daha az olan kopya.
"buradaki hepimiz amacını öğrenmek istiyoruz" dedi Yeminer ve bir süre düşündükten sonra ekledi "yabancı!! "
"ya da bize yabancı olduğunu ispat etmeni istiyoruz." "10.000 yılım olsaydı Corax" diye düşündü yeminer "senden çok daha iyi ilizyon yapabilirdim" ve alaycı kahkahası kendi beyninde yankılandı.
bu esnada kendisine bakan lord Oren'e zihinsel bir mesaj gönderdi." şimdilik zararsız oplduğunu düşünüyorum efendim, ama gerektiği zaman tekrar ilgilenirim. Amaçlarımız bu gezgini çok aşıyor." ve yeminer' in zihinsel kahkahası salondaki herkesin beyninde yankılandı.
"ah Corax, seninle ilgilenmeyeli uzun zaman olmuştu ve bakıyorum beni çok da iyi hatırlamıyorsun. Diyarlarda ne mi değişti, artık diyarlar daha deneyimli, yeni güçler yükseldi ve bazıları da düştü. Diyarlar daha yaşanası ve heyecanlı Corax yoksa sen de bunun için gelmemişmiydin" dedi Yeminer. Corax'ıun kanatları onun için odadaki herhangi birşeyden farklı bir mana ifade etmiyordu. Ã?ünkü yeminer çok daha kudretli göz bağlayıcıları kendi aldatmacalarında boğulup düşerken görmüştü. O artık zamanı ve olayları çok daha farklı görüyordu. Tabiki bir büyücü yada savaşçının göreceğinden çok daha farklı.
"dinliyoruz yolcu" dedi yeminer ve cüppesinin kokuşmuş kıvrımlarına geri döndü.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Orenin gözbebekleri tekrar kurukafa olduve yeşil yeşil alevlendi...Suratı karmaşa ile birbirine karıştı ve paçavralar vücudunu tekrar sardı...
"KİMSE DOSTUM DEğİL İnsanlarrr arhhhhh..., bana yaptıklarını ödeyecekler, hepsi...Ruhlarının yandığını göreceğim ..En kısa zamanda başlayacağım "
yeminer kafasında şu sözleri duyar"
" sana bir tavsiye bu yaratık ya da yabancı kolay yutulcak bir lokma değil, bırak hediyelerini dağıtsın ...."
"KİMSE DOSTUM DEğİL İnsanlarrr arhhhhh..., bana yaptıklarını ödeyecekler, hepsi...Ruhlarının yandığını göreceğim ..En kısa zamanda başlayacağım "
yeminer kafasında şu sözleri duyar"
" sana bir tavsiye bu yaratık ya da yabancı kolay yutulcak bir lokma değil, bırak hediyelerini dağıtsın ...."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Dostluk kavramının Orenda yarattığı kargaşanın sonucu içindeki iyi kısım bir şekilde kendini dışarı attı ve.....
LordOren in gidişinin ardından içeri bir şovalye girer.sarı uzun saçlı mavi gözlü uzun boylu ve sağlam yapılı adam, üzerinde bir chain mail , bileklikler ve bir kask taşımaktadır...
Belinde asılı olan garip kılıçta, üzerindeki elbisede ve bilekliklerinde olan aynı işaret vardı.. Zırh takmış bir el yılanın kafasını sıkarak eziyordu.
Kapıdaki cesetlere bakarak içeri giren şovalye "aman allahım" diye fısıldadı ve içeri bir adım daha attı
"Burada bir sorunmu var"
"bu insanlar niçin öldüler?.. Bir iblis mi, katil mi, ya da bunun sorumlusu içinizden birimi???
yeminere döner ve
"yoksa sen mi lich?"
LordOren in gidişinin ardından içeri bir şovalye girer.sarı uzun saçlı mavi gözlü uzun boylu ve sağlam yapılı adam, üzerinde bir chain mail , bileklikler ve bir kask taşımaktadır...
Belinde asılı olan garip kılıçta, üzerindeki elbisede ve bilekliklerinde olan aynı işaret vardı.. Zırh takmış bir el yılanın kafasını sıkarak eziyordu.
Kapıdaki cesetlere bakarak içeri giren şovalye "aman allahım" diye fısıldadı ve içeri bir adım daha attı
"Burada bir sorunmu var"
"bu insanlar niçin öldüler?.. Bir iblis mi, katil mi, ya da bunun sorumlusu içinizden birimi???
yeminere döner ve
"yoksa sen mi lich?"
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
"tabiki şimdilik bırakacağım, ama bana hiç te öyle bırakmam gereken bir kişiymiş gibi gelmedi. ben hiç kimseyi iyi göz bağlıyor diye bırakmam. değil melek tanrı dahi olsa benim için önemi yok. ama şimdilik istediklerini dağıtması bizim için sorun değil.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Oren ve Yeminer telepati ile konuşurken, Kara Figür'ün kamburunun hafifçe irkildiğini farketmediler.
Yeminer Oren'in zihniyle son kez iletişim kurduktan birkaç saniye sonra Kara Figür konuşmaya başladı:
"Yanan ruhlar senin ne işine yarayacakki Oren? Bırak istediklerini yapsınlar... Nasıl olsa eninde sonunda cehennemine düşecekler vardır. İnsanlığa "özgür irade" verilmiş..." bu sözü söylerken sanki dilinde bir alay vardı...
"Bırak da çocuklarım mtlu mesut ya da acılar içinde yaşasınlar... Yaratmak yok etmekten daha zordur Oren... Yaratılan her şey eninde sonunda zaten yokolur ama gerçek mucize yok edilenleri yeniden yaratmaktadır..."
"Ah ve sen çocuğum" kırmızı yakan gözleri yeminere dogru bakar: "sanki seni aldatmaya çalışmak bana bir şey kazandıracak... Sanırım diyarlar üzerindeki en zeki, en erdemli, en külyutmaz yaratık sensin... Oooh büyük Lord, ben nasıl bu varlığı kandırıp onu kötü bencil amaçlarıma hizmet için kullanabilirim, ne olur bana yardım et!" görünmeyen karanlık yüzünün alay edercesine güldüğü ancak sessizce sallanan kamburundan anlaşılıyordu.
"İstersen sana aradığın şeyin uğruna kaybettiklerini yeniden geri verebilirim. Fakat hediyemi kabul eder misin emin değilim. Diğer kadavra arkadaşın hediyemi pek beğenmedi. Belki sen ondan daha... keskin zekalı ve duygusalsındır..."
Kara Figür sol pençesini bir kez daha paramparça cüppesinin altından çıkardı ve avucunu açtı. Yeminer bir anda hediyeyi almak için bu avucun içine dokunması gerektiğini anladı. Pençeye bakarken zihninde imgelemler canlandı:
Kendini hırsı ve açgözlülüğüyle ölümsüz bir varlığa dönüştürürken kaybettiği canlı bedeni ve üzerindeki kurtulamadığı laneti düşündü. Bunları isterse şimdi geri alabilirdi ve daha da bilge olabilirdi. Evrenin ilk ve tek "canlı" lichi olabilirdi, sonsuza dek...
Peki ya karşılığında... Zihninde o anda bulmacanın parçaları birleşmeye başladı... İnanmalısın dedi bir ses kulağına... Bir din değil bir bilgi gibi inanmalısın. Tek yapman gereken şey bu... İnan ve karşılığında...
Kara Figür'ün ona sunduğu hediye "yaşam"ın ta kendisiydi, kaybettiklerini ve kurban ettikleirni geri kazanma şansıydı...
Yeminer Oren'in zihniyle son kez iletişim kurduktan birkaç saniye sonra Kara Figür konuşmaya başladı:
"Yanan ruhlar senin ne işine yarayacakki Oren? Bırak istediklerini yapsınlar... Nasıl olsa eninde sonunda cehennemine düşecekler vardır. İnsanlığa "özgür irade" verilmiş..." bu sözü söylerken sanki dilinde bir alay vardı...
"Bırak da çocuklarım mtlu mesut ya da acılar içinde yaşasınlar... Yaratmak yok etmekten daha zordur Oren... Yaratılan her şey eninde sonunda zaten yokolur ama gerçek mucize yok edilenleri yeniden yaratmaktadır..."
"Ah ve sen çocuğum" kırmızı yakan gözleri yeminere dogru bakar: "sanki seni aldatmaya çalışmak bana bir şey kazandıracak... Sanırım diyarlar üzerindeki en zeki, en erdemli, en külyutmaz yaratık sensin... Oooh büyük Lord, ben nasıl bu varlığı kandırıp onu kötü bencil amaçlarıma hizmet için kullanabilirim, ne olur bana yardım et!" görünmeyen karanlık yüzünün alay edercesine güldüğü ancak sessizce sallanan kamburundan anlaşılıyordu.
"İstersen sana aradığın şeyin uğruna kaybettiklerini yeniden geri verebilirim. Fakat hediyemi kabul eder misin emin değilim. Diğer kadavra arkadaşın hediyemi pek beğenmedi. Belki sen ondan daha... keskin zekalı ve duygusalsındır..."
Kara Figür sol pençesini bir kez daha paramparça cüppesinin altından çıkardı ve avucunu açtı. Yeminer bir anda hediyeyi almak için bu avucun içine dokunması gerektiğini anladı. Pençeye bakarken zihninde imgelemler canlandı:
Kendini hırsı ve açgözlülüğüyle ölümsüz bir varlığa dönüştürürken kaybettiği canlı bedeni ve üzerindeki kurtulamadığı laneti düşündü. Bunları isterse şimdi geri alabilirdi ve daha da bilge olabilirdi. Evrenin ilk ve tek "canlı" lichi olabilirdi, sonsuza dek...
Peki ya karşılığında... Zihninde o anda bulmacanın parçaları birleşmeye başladı... İnanmalısın dedi bir ses kulağına... Bir din değil bir bilgi gibi inanmalısın. Tek yapman gereken şey bu... İnan ve karşılığında...
Kara Figür'ün ona sunduğu hediye "yaşam"ın ta kendisiydi, kaybettiklerini ve kurban ettikleirni geri kazanma şansıydı...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Oren_Dautry wrote:Dostluk kavramının Orenda yarattığı kargaşanın sonucu içindeki iyi kısım bir şekilde kendini dışarı attı ve.....
LordOren in gidişinin ardından içeri bir şovalye girer.sarı uzun saçlı mavi gözlü uzun boylu ve sağlam yapılı adam, üzerinde bir chain mail , bileklikler ve bir kask taşımaktadır...
Belinde asılı olan garip kılıçta, üzerindeki elbisede ve bilekliklerinde olan aynı işaret vardı.. Zırh takmış bir el yılanın kafasını sıkarak eziyordu.
Kapıdaki cesetlere bakarak içeri giren şovalye "aman allahım" diye fısıldadı ve içeri bir adım daha attı
"Burada bir sorunmu var"
"bu insanlar niçin öldüler?.. Bir iblis mi, katil mi, ya da bunun sorumlusu içinizden birimi???
yeminere döner ve
"yoksa sen mi lich?"
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Kara Figür kapaksız sonsuz açık gözlerini yeni gelen şovalyeye çevirdi.
"Hoşgeldin savaşçı. Burada bir sorun yok merak etme. Lich'in de bu konuyla bir ilgisi yok seni temin ederim..."
"Her insan doğar ve ölür. Bu doğanın kuralıdır..."
"Hoşgeldin savaşçı. Burada bir sorun yok merak etme. Lich'in de bu konuyla bir ilgisi yok seni temin ederim..."
"Her insan doğar ve ölür. Bu doğanın kuralıdır..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
"Sorumlusu?... Birçok şeyden sorumluyum ama bu ufak savaş karargahı onların arasında değil."
"Lich mi? Bilmiyorum benimle de bu bilgiyi paylaşmayı reddetti. Sanırım benden bir hediye almak için gelmişti buraya... Ne de olsa burada olmamın nedenlerinden biri de çocuklarıma hediye dağıtmak..."
"Lich mi? Bilmiyorum benimle de bu bilgiyi paylaşmayı reddetti. Sanırım benden bir hediye almak için gelmişti buraya... Ne de olsa burada olmamın nedenlerinden biri de çocuklarıma hediye dağıtmak..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
"Ölümlü olarak yaratılan, yaratılmış ve yaratılacak her varlık benim çocuğumdur ve bu yüzden onlara birer hediye veririm. Eğer buraya bir hediye almak için geldiysen üzgünüm savaşçı çünkü sana verecek bir hediyem yok. Senin kalbindeki aslanın gücü sana yetecektir."
"Karargahın sorumlusu önümüzdeki 60 gün doğumu süresince burada olamayacak ne yazıkki."
"Karargahın sorumlusu önümüzdeki 60 gün doğumu süresince burada olamayacak ne yazıkki."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
yeminer kambur yaratığın elindekinin ne olduğunu anlamıştı.
"demekki yeterince bilge olamamışsın Corax Tigerheatr" dedi yeminer ve acı kahkahası salondakilerin beyninde yine çınladı.
"10000 yıl bile savaşçılara bilgelik kazanmak için yeterince uzun bir süre değil ha" bu kez kahkahası daha derinden ve kudretle doluydu.
"aradığım şey aciz insan bedseninin pis zevklerine yeniden kavuşmak olsaydı cahil yaratık, inan şimdi bile bu dileğimi yerine getirebilirdim ve senin vadettiğin gibi bir gözbağıyla değil ta kendisiyle. Ama ben ölümlülerin hiçbir zevkini istemiyorum, yemek gibi hayvansı birşeyden zevk almak mı? uzak kalsın." dedi yeminer ve kambur yaratığa baktı, alevden gözleri alayla kısılmıştı.
"beni kandırabileceğin aciz varlıklardan mı sandın. ben senin 10000 yılda kazanamadığın bilgelik ve bilgiye sahibim Corax Tigerheart ve inan bir değil onlarca 10000 yılın da olsa sen beni anlayamayacaksın."
Bu arada kulesinde çalışmakta olan Yeminer'in bir ara dikkati kopyasına çekilmişti, Yeminer bir arzu sezmişti ve bıkkınlıkla kuklasına benliğini yöneltti. Kukla ölümlü bedenin avantajları ile ölümsüzlüğü arzu etmişti ve Yeminer bunu anladı. Kuklası üzerinden Corax'ın elindekini araştırdı ve kahkaha ile güldü. "Tebrik etmek gerek seni Corax, kuklalarımı etkileyebiliyorsun" diye düşündü alayla yeminer ve iradesini kuklanın Corax tarafından çarpıtılmış yapay zekasını düzeltmeye yönlendirdi. ve işte olmuştu kukla gerekli cevabı vermişti ve Yeminer kuklası üzerindeki hükmünü tekrar eski seviyeye getirdi ve kuklada Corax'a vermesi gereken cevabı verdi.
"demekki yeterince bilge olamamışsın Corax Tigerheatr" dedi yeminer ve acı kahkahası salondakilerin beyninde yine çınladı.
"10000 yıl bile savaşçılara bilgelik kazanmak için yeterince uzun bir süre değil ha" bu kez kahkahası daha derinden ve kudretle doluydu.
"aradığım şey aciz insan bedseninin pis zevklerine yeniden kavuşmak olsaydı cahil yaratık, inan şimdi bile bu dileğimi yerine getirebilirdim ve senin vadettiğin gibi bir gözbağıyla değil ta kendisiyle. Ama ben ölümlülerin hiçbir zevkini istemiyorum, yemek gibi hayvansı birşeyden zevk almak mı? uzak kalsın." dedi yeminer ve kambur yaratığa baktı, alevden gözleri alayla kısılmıştı.
"beni kandırabileceğin aciz varlıklardan mı sandın. ben senin 10000 yılda kazanamadığın bilgelik ve bilgiye sahibim Corax Tigerheart ve inan bir değil onlarca 10000 yılın da olsa sen beni anlayamayacaksın."
Bu arada kulesinde çalışmakta olan Yeminer'in bir ara dikkati kopyasına çekilmişti, Yeminer bir arzu sezmişti ve bıkkınlıkla kuklasına benliğini yöneltti. Kukla ölümlü bedenin avantajları ile ölümsüzlüğü arzu etmişti ve Yeminer bunu anladı. Kuklası üzerinden Corax'ın elindekini araştırdı ve kahkaha ile güldü. "Tebrik etmek gerek seni Corax, kuklalarımı etkileyebiliyorsun" diye düşündü alayla yeminer ve iradesini kuklanın Corax tarafından çarpıtılmış yapay zekasını düzeltmeye yönlendirdi. ve işte olmuştu kukla gerekli cevabı vermişti ve Yeminer kuklası üzerindeki hükmünü tekrar eski seviyeye getirdi ve kuklada Corax'a vermesi gereken cevabı verdi.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest