ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
NOOB un önündeki kapılar açıldı ve içeride mutlak karanlık hakimdi.. ama Noob içeride birşeylerin onu izlediğini hissedebiliyordu...içeriden gelen soğuk hava dişlerinin birbirine vurmasına neden oldu...
içeriden sanki fısıltı gibi bir ses geliyordu..ama ne dediğini bir türlü çözemedi..
içeriden sanki fısıltı gibi bir ses geliyordu..ama ne dediğini bir türlü çözemedi..
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Sesler Noob'u korkutmuyordu çünkü oraya kutsal bir görev için gitmişti, içeriye giren NOOB onu neyin izlediğini bilmiyordu, onu tek ilgilendiren o kişiyi görmekti, Oren'i. İleriye sadece ileriye baktı ne karanlık, ne de başka birisi sadece ölüm onu bu yoldan alıkoyabilirdi, görev bir kez verilmişti ve kesinlikle yerine getirilmesi gerekiyordu. Onu ileride neyi beklediğini bilmeden, yürümeye başladı!!!!
Korku olgunlaştırır,
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
NOOB içeri girdi ve kapılar arkasından kapandı ve karanlıktan gelen sesler çözülmeye başladı....
"Evett korkuyorr, kalbinin derinliklerinde korkuyor. bizzz........ bizzzzz"
ses birden değişti ve NOOB a tanıdık geldi
"Biz Anglor'uz."
karanlıkta bir night elf belirdi ve NOOB a yaklaştı.. bakışları donuk ve ruhsuzdu..
"Seni tanıyoruz NOOB Tapınağa davet edildin..sınava ihtiyacın yok. geçebilirsin..."
karanlık dağıldı ve NOOB kendini tapınağın bahçesinde buldu...
"Evett korkuyorr, kalbinin derinliklerinde korkuyor. bizzz........ bizzzzz"
ses birden değişti ve NOOB a tanıdık geldi
"Biz Anglor'uz."
karanlıkta bir night elf belirdi ve NOOB a yaklaştı.. bakışları donuk ve ruhsuzdu..
"Seni tanıyoruz NOOB Tapınağa davet edildin..sınava ihtiyacın yok. geçebilirsin..."
karanlık dağıldı ve NOOB kendini tapınağın bahçesinde buldu...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
NOOB Anglor'u görünce korktu o eski korkuları tekrar canlanmaya başladı ve bahçeye çıkınca dua etmeye başladı, kutsal ruha dua etti , ona gösterdiği yüce kişiye artık çok yakındı bunu hissediyordu, ayağa kalktı,doğruldu, hançerini çıkardı hançerin keskin kısmını avcunda sıktı ve diğer eliyle de hızlıca çekti, o anda yemin etti "beni buraya getiren ve o yüce kişiyi canım pahasına koruyacağıma yemin ederim". O anda rahatladı, ferahladı, ruhunu teslim etmeni o yüce hissiyle hançerini kınına koydu!
Korku olgunlaştırır,
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
başrahip, tapınakta yeni birisinin varlığını nedereyse hemen hissetti. bu yüce tapınağa girmeye hak kazanan kişinin kim olduğunu öğrenmek için artık avucunun içi gibi bildii yollardan geçerek tapınağın bahçesine vardı. elinde bir yay olan, fakat avuç içindeki yaradan dolayı onu iğreti bi biçimde tutan kişiyi gördüğünde selam verdi...
"Tapınağa hoşgeldiniz... ben başrahip burock. Size yardımcı olabilir miyim acaba?"
"Tapınağa hoşgeldiniz... ben başrahip burock. Size yardımcı olabilir miyim acaba?"
War, war never changes...
bir şeylerin eksikliğini hissediyordu. kalbinin derinliklerinde kocaman bir boşluk dolmayı bekliyordu. ölümün karargahından beri gizli gizli takip ettiği noob'un bir tapınağa girdiğini gördü. o ismini koyamadığı aradığı şeyi bu tapınakta bulacağını hissetti birden. ve sir gawain tapınağın kapısında belirdi. ona kılavuzluk edecek birilerini bekledi.
Domine, serva animos nostros...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
okçunun elindeki yarayı iyileştirmek için dilinin ucuna büyü sözleri gelmişti ki tapınağa başka bir misafirin geldiğini hissetti. arkasını dönüp baktığında gördüğü kişiyi tanımadığına şaşırmadı.
"ah! yeni bir savaşçı daha..."
diye geçirdi aklından. Yeni savaşçıyı da selamladı.
"Bu tapınağın başrahibi olarak ikinizi de selamlıyorum..."
ve artık yeni savaşçıların kendilerini tanıtmalarını beklemeye başladı.
"ah! yeni bir savaşçı daha..."
diye geçirdi aklından. Yeni savaşçıyı da selamladı.
"Bu tapınağın başrahibi olarak ikinizi de selamlıyorum..."
ve artık yeni savaşçıların kendilerini tanıtmalarını beklemeye başladı.
War, war never changes...
Selamlar olsun ey yüce rahip diyerek büyük bir saygıyla yere,dizlerinin üstüne çökerek selam verir.Doğrulur ve arkadan gelen sesin kime ait olduğuna bakar, başını çevirir ve o zırhlara bürünmüş elinde kılıç tutan bir savaşçıyı görür, buraya girebildiğine göre aynı kaderi paylaştıklarını hissedip selam verir. Sonra rahibe döner ve "kanım kanınız, kanınız kanım,yüce orenin o yoluna canım feda olsun"der. O anda gözlerinden yaşlar gelir ve içinden "sonunda bana gösterilen ve aradığım yere ulaştım"der. Başını doğrultur ve hava bakar haykırır " Kutsal ruh görevimi yerine getirdim!!!!!!"
Korku olgunlaştırır,
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
ölümün karargahından tanıdığı noob'a selam verip onunla birlikte diz çöker. noob konuşmasını tamamladıktan sonra kılıcını, miğferini ve hatta zırhını çıkarıp önüne koyar. başını kaldırır ve kendini takdim eder:
"tapınağın yüce rahibi burock'a saygılarımı sunuyorum. ben camelot'un paladin'i sir gawain. başıboş olan ruhumu size terbiye ettirmeye geldim."
başını tekrar saygıyla önüne eğer..
"tapınağın yüce rahibi burock'a saygılarımı sunuyorum. ben camelot'un paladin'i sir gawain. başıboş olan ruhumu size terbiye ettirmeye geldim."
başını tekrar saygıyla önüne eğer..
Domine, serva animos nostros...
hemen yanında yerde durmakta olan iki savaşçının görüntüsü, başrahibin yüzünde geniş bi gülümseme oluşturdu. ellerinin avuç içlerini, eğilmiş savaşçıların başlarına koydu ve bir dua fısıldadı.
"Kalkın savaşçılarım. beni takip edin. tapınağa katılma ayininizi bir an önce başlatalım."
başrahip önde, savaşçılar arkada, tapınağın ana dua salonuna vardılar. burock, savaşçılara yapacağı törenin ayrıntılarını kısaca açıkladıktan sonra, 3 sembolün bulunduğu sunağın başına geldi ve ayini başlattı.
"Sen, sir gawain ve sen, NOOB. lordum orenin ismini yücelten bu tapınağın hizmetkarları ve yılmaz savunucuları olmayı kabul ediyor musunuz?"
"Kalkın savaşçılarım. beni takip edin. tapınağa katılma ayininizi bir an önce başlatalım."
başrahip önde, savaşçılar arkada, tapınağın ana dua salonuna vardılar. burock, savaşçılara yapacağı törenin ayrıntılarını kısaca açıkladıktan sonra, 3 sembolün bulunduğu sunağın başına geldi ve ayini başlattı.
"Sen, sir gawain ve sen, NOOB. lordum orenin ismini yücelten bu tapınağın hizmetkarları ve yılmaz savunucuları olmayı kabul ediyor musunuz?"
War, war never changes...
-
Lyssa_von_Zarovich
- Kullanıcı

- Posts: 14
- Joined: Sun May 16, 2004 10:00 am
- Location: izmir
- Contact:
gecenin karanlığında bilmediği bu diyarda ağır adımlarla açlığını giderecek bir av arıyordu "genç kız". ölüm kadar soğuk teni ve donuk bakışları ile ilerdeki kasabaya doğru yaklaşmaktaydı. 10 kasaba mı ne diyorlardı buraya. öyle duymuştu. geceye kadar o aptal mağarada kalmıştı. hem açlığı hemde merakı onu büyük bir hızla avlarına doğru götürmekteydi.
kasabaya yaklaştıkça nerdeyse kanın-hayatın kokusunu almaya başlamıştı.
tam ağaçların arasından bir gölge gibi süzülmüştki karşısına inanılmaz bir hızla pitamit şeklinde yapı bir belirdi.
bi an şok olan "genç kız" peh dedi. bu da nesi. bu aptal binada nerden çıktı. ve ne hakla önümü kesti.
açlığı başına vurmuş olan kumral "genç kız" binayı görmezden gelerek etrafını dolaşmaya çalıştı. ancak o ne kadar dolaşmaya çalışsada hep binanın o çift kanatlı kapısı önünde durdu. göz bebekleri birer kan çanağına gönen kız büyük bir öfke ile bir lanet savurdu.
ve kurtuluşun olmadığını anladığı kapılara doğru hareketlendi.
kasabaya yaklaştıkça nerdeyse kanın-hayatın kokusunu almaya başlamıştı.
tam ağaçların arasından bir gölge gibi süzülmüştki karşısına inanılmaz bir hızla pitamit şeklinde yapı bir belirdi.
bi an şok olan "genç kız" peh dedi. bu da nesi. bu aptal binada nerden çıktı. ve ne hakla önümü kesti.
açlığı başına vurmuş olan kumral "genç kız" binayı görmezden gelerek etrafını dolaşmaya çalıştı. ancak o ne kadar dolaşmaya çalışsada hep binanın o çift kanatlı kapısı önünde durdu. göz bebekleri birer kan çanağına gönen kız büyük bir öfke ile bir lanet savurdu.
ve kurtuluşun olmadığını anladığı kapılara doğru hareketlendi.
"You face a far grater torment than death- the torment of never being able to worship me again. That is your punishment for disobeying me..."
"Tear him to shreds!!!"
"Tear him to shreds!!!"
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest