>ÖATLAK KAZAN<
Palisdan bir başını kaşır: "Aklında o kadar uçuk fikirler var mı yemek olarak deneyecek. Zehirli olmadığı sürece ufak ufak deneriz gibime geliyor, zehirli mi diye de bir hayvan veya bitki üzerinde deneyebiliriz. Ã?nce fikirleri alalım deneyelim. Durun hatta önce ben bir deneme önereyim; mantarlı dondurma. Ne dersiniz?"
Taşlar unutana dek...
Yüzüne büyük bir gülümseme yayıldı." Ã?nce gidip yemeklerimizi yaratalım sonra deneyecek birini elbet buluruz." Palisdanın yemek teklifiyle yarışacak birşey düşündü."Kakaolu omlet.... üstüne zeytin yağı dökülmüş bir şekilde servis yaparız."
Sonra Justarius'a döndü."Sence bunu köpekler yer mi?" Hafifçe gülümsüyordu.
Sonra Justarius'a döndü."Sence bunu köpekler yer mi?" Hafifçe gülümsüyordu.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
-
Elrond_Carnesir
- Kullanıcı

- Posts: 98
- Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul-Florya
- Contact:
Minik kender elrond küçük elleriyle hanın kapısını araladı ve usulca içeri süzüldü... En son ne yaptıgını ve nerede oldugunu hatırlamıyor ancak bu han sanki biryerlerden gözüne tanıdık geliyordu... Ne olmuştu ona böyle? Kendisini çok rahatsız hissetmesine neden olan bir karmaşıklık vardı minik kenderin minik beyninde... Reflex olarak elleri keselerine gitti ancak hiç birşey yoktu... Keseler gitmişti... Ardından kendi kendine yanılgıya düştü. acaba önceden keseleri varmıydı ki? Etrafına süzen kender kendi kendine düşünmeye devam etti... "Acaba hiç dostum varmıydı?" Hiç birşey hatırlamıyor ve hatırlamaya da çalışmıyordu... Bir masaya geçti ve oturdu. Ã?ylece karşısına baktı... Bakıyor ama birşey göremiyordu... Boş bakıyordu... Ne oldugunu anlamaya çalışıyordu.... Neden buradaydı ki?
-
Gelmir Elensar
- Kullanıcı

- Posts: 9
- Joined: Wed May 05, 2004 7:07 pm
- Contact:
Gelmir bu yanına oturan minik şeyi tanıdı. bu onun kesesini çalan kenderdi! Ama kender onu ilk gorduğundeki gibi mutlu ve hiperaktif gorunmuyordu. NE farkederdi ki. Gelmir için sadece kesesini geri alması yeterdi. Daha fazlası onu ilgilendirmiyordu... Ama bir an oı kenderde birşeyler farketti. Daha önce kimsede rastlamadığı birşey. Saf bir gülümseme! Bunu uzun zamandır görmemişti Gelmir. Uzun yollar gitmişti, çok kişi tanımıştı ama hiç birinde böyle saf bir mutluluk, bu kadar içten bir gülümseme görmemişti. Kendini tutamadı ve o hırsız kendere, onun kesesini çalan kendere hiç de kendinden beklemeyeceği bir şekilde selam verme gereği duydu: "Merhaba küçük kender. Ben Gelmir Elensar, ya sen?"
The only thing we have to fear is fear itself -- nameless, unreasonning, unjustified terror paralyzes needed efforts to convert retreat into advance
hemen ardından da Just_wiN girdi içeri hafifçe yorgundu zor bir sınawla ilgili çalışmalarında bazı sorularına cwp bulamamıştı ama sonra dewam etti we oturdu bir masaya zamanın rahibi ardından majentaya bakıp *elinde ne warsa getir hem çok aç hem de çok yorgunum dedi 8-U
çok zaman geçti çok şey değişti...
Palisdan omuz silkti, tamam aklıma ilk gelen yemek tarifi iyi olmayabilir. Belki de kabaklı dondurma demeliydim ya da tavuklu. *Yüzüne bakan bakışları takip eder, konuyu biraz değiştirse fena olmayacağını yoksa insanların kusabileceğini anlamıştır.*
Eeee... kem küm... şey yani... *Bir güler* Tavuk demişken aklıma bir şarkı geldi, hehe umarım sizin de hoşunuza gider. *der ve çalmaya başlar.*
Bir zaman bir sınır kalesi varmış barbarlar kuşatmış,
Düşmesi pek kolay tahtaları anca sağlam kadar kamış,
Kuşatma sürünce de azalmış içerde askerlerin sayısı,
E böyle olur ama atılırsa mancınık atarmış gibi kayısı
Bakmış yakında kale kaybedilecek anlamış komutanı,
Artık yardım çağırıp direnmeye zorlamanın zamanı,
Yardım çağırmak için eline almış bir haber güvercini,
"Yardım edin." yazısını takıp salmış çağırır gibi bir cini
Güvercin fırlamış aşmış tepeleri, dağları, ovaları,
Fakat az dinlenirken yakalamış onu bir avcı tuzağı,
Avcı şaşmış görünce yaralı kanatın ayağında bağı,
Gene de açmış okumuş kaldırınca üstünden tel ağı
Gözleri pörtlemiş hayret etmiş nasıl geldi güvercin dile,
Diliyor bu zavallı yaralı kanatlı güvercine yardım edile,
Acımış avcı orda kendinden aman dileyen bu güvercine,
Kulübesine götürüp bakmış, bakar gibi kendi bebeğine
Eğer sorarsanız sınır kalesi ile barbarlara ne oldu diye
Bir süre sonra barbarlar not bağlamış siyah bir şahine;
"Savaş bitti. Sınır kalesine gelsin tüm ordu yerleşmeye."
şans eseri Zhentarim bulmuş notu kendilerne gelmese de,
şahinde keramet var deyip yapmışlar orda her ne dediyse
Palisdan'dan bu kadar, siz düşünün barbarların hali ne?
Eeee... kem küm... şey yani... *Bir güler* Tavuk demişken aklıma bir şarkı geldi, hehe umarım sizin de hoşunuza gider. *der ve çalmaya başlar.*
Bir zaman bir sınır kalesi varmış barbarlar kuşatmış,
Düşmesi pek kolay tahtaları anca sağlam kadar kamış,
Kuşatma sürünce de azalmış içerde askerlerin sayısı,
E böyle olur ama atılırsa mancınık atarmış gibi kayısı
Bakmış yakında kale kaybedilecek anlamış komutanı,
Artık yardım çağırıp direnmeye zorlamanın zamanı,
Yardım çağırmak için eline almış bir haber güvercini,
"Yardım edin." yazısını takıp salmış çağırır gibi bir cini
Güvercin fırlamış aşmış tepeleri, dağları, ovaları,
Fakat az dinlenirken yakalamış onu bir avcı tuzağı,
Avcı şaşmış görünce yaralı kanatın ayağında bağı,
Gene de açmış okumuş kaldırınca üstünden tel ağı
Gözleri pörtlemiş hayret etmiş nasıl geldi güvercin dile,
Diliyor bu zavallı yaralı kanatlı güvercine yardım edile,
Acımış avcı orda kendinden aman dileyen bu güvercine,
Kulübesine götürüp bakmış, bakar gibi kendi bebeğine
Eğer sorarsanız sınır kalesi ile barbarlara ne oldu diye
Bir süre sonra barbarlar not bağlamış siyah bir şahine;
"Savaş bitti. Sınır kalesine gelsin tüm ordu yerleşmeye."
şans eseri Zhentarim bulmuş notu kendilerne gelmese de,
şahinde keramet var deyip yapmışlar orda her ne dediyse
Palisdan'dan bu kadar, siz düşünün barbarların hali ne?
Taşlar unutana dek...
İçeride bu konuşmalar olurken kimse yanında davul zurna takımıyla gelen rogue yi görmemişti bile... Teki Hanın ortasına gelip bardlara şarkıyı ezberletmeye başlayana kadar... Hadi nepberabeeerr
Lorkei lorkei lorkei lorkei Zalım ey looorkeeee
Yarın 19 Mayısta zorla oyun oynatılacak rogue kendisini birde handa denemek istemişti.
Bakalım sonuç ne olacaktı?
Dadadadadamm

Lorkei lorkei lorkei lorkei Zalım ey looorkeeee
Yarın 19 Mayısta zorla oyun oynatılacak rogue kendisini birde handa denemek istemişti.
Bakalım sonuç ne olacaktı?
Dadadadadamm
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests