ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Lyssa_von_Zarovich
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 14
Joined: Sun May 16, 2004 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Lyssa_von_Zarovich »

açlığını bir kenara atmaya çalışmaktan gözleri artık tamamen kan içinde kalmıştı. "ancak galiba kurbanlarına ulaşmanın yolu bu kapılarınn içinden geçiyor dedi.

fısıltıları pekde dikkate almamaya çalışarak ilerledi. "genç kız" bütün duyularını harekete geçirip dikkatlice içeriye doğru ilerledi.

inanılmaz iyi kumaşlardan yapılma simsiyah elbisesi sırtında yine simsiyah bir şal ile tamamlanmıştı. bu siyahlık teninin solgun ve donuk derisi ile tam bir tezat oluşturmaktaydı.

elbisesinin eteklerinin hışıtısından başka hiç bir ses çıkarmadan son derece gururlu ve kendineden emin bir şekilde kapılardan içeri girdi.
"You face a far grater torment than death- the torment of never being able to worship me again. That is your punishment for disobeying me..."

"Tear him to shreds!!!"
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Kapılar arksından kapandı ve mutlak karanlık.....

hiçbirşey göremiyordu ama karanlıkta dolaşan sayısız figürü hissedebiliyordu..

Ã?evresinde pervane gibi dönüyorlardı.. biri önünde durdu ve diğerleride de onu izledi ve hepsi sabit bir noktada toplandı ve ayakkabının her adımda mermere vurma sesiyle çınladı karanlık...
iri bir adam karanlıklardan sıyrıldı...

Uzun,siyah pelerini arkasıdna süzülüyordu, sıkı resmi ceketi üzerine oturuyordu. Siyah bir pantolon ve parlatılmış siyah derilerden botlar giyiyordu. Boynunu altın halkalardan örülmş bir zincir sarmaktaydı ve ucundaki büyük, kırmızı taş gözalıcı bir şekilde parlıyordu. Beyaz gömleği üzerindeki diğer giysilerler tam bir tezat içindeydi ve gömleğin yakaları yukarı dikilmişti. Beyaz kumaş güçlü çenesini bir güvercinin kanatları gibi çevrelemişti..

hafif bir yan dönüş ile durdu
"Ahhh ,Lyssa sevgili kuzenim hoşgeldin.."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Lyssa_von_Zarovich
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 14
Joined: Sun May 16, 2004 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Lyssa_von_Zarovich »

sen???? burda?????

"hayır , buna inanmam, bu sadece bir illüzyon sen "o" lanet olası yerde bir tutsaksın. asla çıkamazsın ordan.senin o aşağılık oyunlarından birisi bu."

"ayrıca artık ben burda senin bağlarından uzağım bunu hissedebiliyorum. artk benim üstümde bir hükmün yok. şimdi kaybol, hapishanendeki o şato adı verdiğin hücren seni bekler."
"You face a far grater torment than death- the torment of never being able to worship me again. That is your punishment for disobeying me..."

"Tear him to shreds!!!"
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

"HAHAHAHAHAHAHAHHA"

"peki ya sen nasıl çıktın sevgili kuzenim.. önden gidip benim için yolu açtığın için teşekkürler..kabul et ki hep senden akıllıydım...

ayrıca ittifak kurmada da senden daha başarılıyım..uzun zamandır senle karşılaşmayı bekliyordum..."


Strahd 'ın yüzündeki sahte gülümseme kaybolur ve köpek dişleri tam boyuna uzar...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Lyssa_von_Zarovich
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 14
Joined: Sun May 16, 2004 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Lyssa_von_Zarovich »

"yanılıyorsun, unutma sen toprakla birisin.... ve ordan asla çıkamazsın"

"o dişlerinide kendine sakla, senin burda olamayacağını iyi biliyorum. belki o iğrenç büyülerinden birisidir. dediğim gibi artık aramızdaki bağ yok."

birden susan genç kız ..sanki bişi dinliyormuş gibi bir tavır takınır ve karşısındaki surete döner:

"ahahhhha... kuzen duyuyormusun... bir kadın sesi geliyor...... sehvet dolu"

"sakın şu senin, bir türlü kardeşin sergeinin elinden alamadığın sürtük olmasın bu????"
"You face a far grater torment than death- the torment of never being able to worship me again. That is your punishment for disobeying me..."

"Tear him to shreds!!!"
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Kont Strahd ın bakışları anlamsızlaştı ve donuklaştı
yüzündeki anlamlı ifadeler silindi ve sesi değişti hissizleşti..

Lyssa von Zarovich Hoşgeldin.......

karanlık dağıldı ve bir bahçe ortaya çıktı

Karşısında siyah tünikli ve gümüş maskeli biri onu beklemekteydi...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Siyah tunikli ve gümüş maskeli adam kadına kibarca bir reverans yaptı. Kadının gözlerine odaklandı mavi renkli gözler...

- Hoş geldiniz...

Kadına tekrar reverans yaptı karşısındaki siluet...

- Aç olmalısınız
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Lyssa_von_Zarovich
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 14
Joined: Sun May 16, 2004 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Lyssa_von_Zarovich »

karşısındaki garip surete baktı genç kız.

onu iyice süzdü. acaba dedi buda "kuzenin" numaralarından birsimi..diye düşündü ama bu suretin canlı olduğunu, damarlarındaki kanın kokusunu, ve ondan gelen sıcaklığı hissedebiliyordu.

birden lyssanın suratındaki gerginlik geçti. şimdi biraz daha rahatlamıştı.

"hahahhhhahah, sen benim açlığım hakkında ne bile bilirsinki??"

"yada neye aç olduğum konusunda??"
"You face a far grater torment than death- the torment of never being able to worship me again. That is your punishment for disobeying me..."

"Tear him to shreds!!!"
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Karşısındaki adam yavaşça maskesini çıkarttı. Beyaz saçları omzuna dokundu. Yüzündeki güzellik tenine yansımamıştı. Bembeyaz teni onu bir ölüye benzetiyordu. Kadına baktı...

- Senin türünden değilim ama ne olduğunu biliyorum...

Yavaşça boynunu açtı. Yüzünde bir gülümseme vardı. Kadının gözlerine odakladı gözlerini boynunu biraz daha açtı.

- Kokusunu duyabildiğini biliyorum...Taze, sıcak ve lezzetli senin için bekliyor...Neden gelip almıyorsun merak etme bu bir oyun değil Lord'umun bir hediyesi...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Lyssa_von_Zarovich
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 14
Joined: Sun May 16, 2004 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Lyssa_von_Zarovich »

kan!!! bir anda kendinden geçecek gibi oldu. damardaki akışını duyabiliyordu. tadı ağzının içinde dolaşıyordu. o bakırımsı güzellik kaygan ve yoğun.

bir adım ileri attı.. köpek dişleri anında uzamıştı... bir adım daha... surete 2-3 m kala durdu.

"salak. sen beni o kadar aptalmı sandın. hiç bir kurban bana kendini sunmadı. ve emin ol senin gördüğün gün sayısı kadar çok avım oldu benim. pis kanını kendine sakla."

"burası her ne cehennemse yada o lordum die adlandırdığın kişi kimse ona söyle beni burdan çıkarsın. artık bu oyunlardan sıkıldım."
"You face a far grater torment than death- the torment of never being able to worship me again. That is your punishment for disobeying me..."

"Tear him to shreds!!!"
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Unholy nin yanında bir silüyet oluştu ..

Ben Lord Oren ,
seni tapınağımda görmek güzel Lyssa von Zarovich..

( o sırada Unholy nin vücudu sislere karıştı ve kayboldu)
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Lyssa_von_Zarovich
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 14
Joined: Sun May 16, 2004 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Lyssa_von_Zarovich »

karşısındaki gücü hissetti genç kız ama boyun eğmeği yada onun daha üstün olduğunu kabul edemiyordu. her zamanki sinir edici, ukala tavrını takınmaya çalışarak:

"burası bir tapınak mı? genelde tapınaklar beni pek kabul etmez ilginç sin... lord.. ... lord oren.. benim gibi bir lanetliyi tapınağında görmek neden güzel olsunki??."

vardı ewt bu adamda bir farklılık vardı. ama bunu ona hissettirmemeliydi.

"ayrıca sen nerenin lordusun??? kuzenimde bir lord du ama açıkçası bir tapınağı yoktu.

"o genelde tapınaktakiler le beslenirdi." hafif ve korkutucu bir sırıtma geçti yüzünden....

"ayrıca eğer sana hizmet edenler az önceki saf adam gibilerse bence biraz yardıma ihtiyacın var."
"You face a far grater torment than death- the torment of never being able to worship me again. That is your punishment for disobeying me..."

"Tear him to shreds!!!"
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Hahahahaahah hiçbirşey bilmiyorsun değilmi "genç kız"

Senin kuzenin parmaklarımın arasında bir kum tanesinden öteye gidemez...

Ben Kaosun, savaşın ve Ã?LÃ?MÃ?N Lorduyum.....
bulunduğun tapınak ise bu kavramların tapınağı...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
sirgawain
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 52
Joined: Tue May 11, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by sirgawain »

[quote="burock"]burock, tatmin olmuş bi şekilde NOOBa başını eğer. sonra aniden bakışlarını ayinde yer alan diğer savaşçıya çevirir ve tekrarlar:

"Sen, sir gawain. lordum orenin ismini yücelten bu tapınağın hizmetkarı ve yılmaz savunucusu olmayı kabul ediyor musun?""[/quote]

"onurum, kılıcım ve yaşamım üzerine yemin ediyorum. oren lordumdur ve bu tapınak mabedimdir. bundan böyle lordum oren'i yüceltmek adına kendimi bu tapınağın savunucusu sayıyorum."
Domine, serva animos nostros...
Lyssa_von_Zarovich
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 14
Joined: Sun May 16, 2004 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Lyssa_von_Zarovich »

[quote="Oren_Dautry"]Hahahahaahah hiçbirşey bilmiyorsun değilmi "genç kız"

Senin kuzenin parmaklarımın arasında bir kum tanesinden öteye gidemez...

Ben Kaosun, savaşın ve Ã?LÃ?MÃ?N Lorduyum.....
bulunduğun tapınak ise bu kavramların tapınağı...[/quote]


"ahaha, burada bu kavramlar için tapınaklara yada senin gibi yol gösterenlerimi ihtiyaç var,lord oren. ilginç, o zaman burdaki insanlar çok aciz."

"emin ol ki saydığın kavramlardan özellikle ölümü bu dünyaya inanmayacağın kadar çok, ve çabuk yayabilirim."

"ölüm için bir tapınak ha, benim zaten içimde ölümün bir tapınağı var lord oren. ve en büyük müridide ben kendimim."

"ha unutmadan kuzenimi de fazla hafife alma , göründüğünden daha tehlikelidir."

*bunları son derece gururlu bir edayla söyleyen "genç kız" sürekli varlıktan gelen güç ve karanlık duygusu bastırmaya çalıştı. yüzyıllarca süren yaşamı boyunca hiç bir yerde kendini bu kadar huzursuz hissetmemiş ve kendine güveni bu kadar azalmamıştı. ama bunu karşısındaki asla bilmeyecekti.*
"You face a far grater torment than death- the torment of never being able to worship me again. That is your punishment for disobeying me..."

"Tear him to shreds!!!"
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests