Oren_Dautry wrote:DAha yüzünü bile görmediğin birine dostluk mu teklif ediyorsun??
Hmmm
bana dostluğun tanımını söylermisin....
( yüzünü Lyssa nınkine yaklaştırdı ve yüzündeki maske etten ayrılan deri gibi Lord Oren in yüzünden 4 yana ayrıldı...)
şimdi bana Dostluk tanımını yap Lyssa
lyysa o sürekli değişen yüzün ortasında 2 tane yeşil kurukafayı gördü. O surat ta kendi dünyasından tiplerde vardı. Kabuslar, nefretler hepsi bir arada ama ayrı ayrıydılar. Bir an aklı uçacak gibi oldu. Çok uzun zamandır ilk defa kendini bu kadar büyük bir gücün karşısında hissetmemiş ve açıkçası uzun zamandır ürpermemişti. Kafasını bir an oren in yüzünden çekti ve biraz rahatlar gibi oldu. Toparlanmaya çalıştı ve:
"yeter!!..çek artık suratını. Güçlüsün kabul ediyorum. Ama o kadar. Ve bu surata yada artık adına ne denilebilirse ona bakmak zorunda değilim. "
lyssa oren in suratını çekmesini beklerken. Lord inanılmaz bir ses le :
"bana dostluğun tanımını yap." diye gürledi.
genç kız sesin hiddetinden ve artık surattan gelen çığlıklardan bunalmıştı. Bir yandan dayanılmaz açlığı bir yandan da lordun baskısı onu bitkin düşürmeye başlamıştı.
"oren dautry .emin ol bu diyarda temsil ettiğin kavramları hak ediyorsun." Dedi. Ben sana dostluk demedim. Seni güçlü bir arkadaş olarak kabul edebilirim dedim. Arkadaşlık ise benim için sadece ortak çıkarlar uğruna yapılan bir ittifakın, ölümlü aptalları kandırmak için adıdır. "
"şimdi aradığın cevabı bulduysan, artık şu maskeni tak ve şu binbir surat havalarından vazgeç. Bana biraz açlığımı giderecek "bişiler" bul ve , seninle iki "arkadaş " gibi , iş konuşalım"
"You face a far grater torment than death- the torment of never being able to worship me again. That is your punishment for disobeying me..."
"Tear him to shreds!!!"