ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN
majenta birden bire ortaya çıktığında bir an şaşıran Firan onun oren in tapınağından çıktığını anladı-eskiden Azalin ken oda bu raya sık girer çıkardı- . ve inanımaz telaşından dolayı da meraklandı.
başrahibe yaklaştı ve olanları anlatmasını istedi. bir süre dinledikten sonra . majentaya dönerek. "bende geliyorum "dedi. böyle bir kayba izin veremeyiz. kaos güçlenirken bizler onun karşısında durmalıyız"
ve böylece başrahip ve kutsanmış büyücü birlikte yola koyuldular.
ufak da olsa bir ümit vardı.
başrahibe yaklaştı ve olanları anlatmasını istedi. bir süre dinledikten sonra . majentaya dönerek. "bende geliyorum "dedi. böyle bir kayba izin veremeyiz. kaos güçlenirken bizler onun karşısında durmalıyız"
ve böylece başrahip ve kutsanmış büyücü birlikte yola koyuldular.
ufak da olsa bir ümit vardı.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
onların yanına gelince dediki: üstad firan kusura bakmayın ama anlaşmaya göre sadece ben ve üstad majenta uğraşıcak bu işle yani sadece o ve ben siz araya girerseniz anlaşma bozulur ayrıca benim gibi kötülğün güçlenmesine gönüllü olarak izin vermemen size olan saygımı arttırdı...
Ã?LÃ?M HEPİMİZİN YOLUNUN SONUDUR,EN IYISI ONDAN YANA OLMAK
*MAEGLİN QUEDRETH
*MAEGLİN QUEDRETH
peki şövalye, efendi cüceyi kutarmanın yolu bensizsei bu hiç önemli değil. önemli olan onu "ölümün" pençesinden kurtarabilmek.
sizlere kolay gelsin. bana ihtiyancınız olursa he zaman yanınızdayım.
dragonfire yolunuzu açsın.
sizlere kolay gelsin. bana ihtiyancınız olursa he zaman yanınızdayım.
dragonfire yolunuzu açsın.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Cüce Gorath ve Majenta'nın bir kaç adım ilerisinde sisler yavaşça toplanmaya başladı. Sisler birbirleri ile kucaklaştığında ortalarında bir insan silueti oluştu. Kırmızı pullu bir zırhı vardı siluetin beyaz saçları rüzgarla hafifce dalgalandı. Belinde kınında kemik kabazalı kılıcı ve sol kolunun şekilsizliğinin zırhın altından belli olması onu tanıyanlara kim doluğunu belli ediyordu.
Başı ile Majenta ve Gorath'ı selamladı. Yavaşça bir adım ilerledi ve Cüce'nin önünde durdu.
- Ardımdan geldin bunu asla unutmayacağım kapılarımız ve kaderlerimiz aynı yere açıldı. Artık düşmanım değilsin Cüce Gorath ve bir daha asla olmayacaksın.
Majenta'a imalı bir bakış attı. Gözlerini kıstı yavaşça ve tekrar Cüceye döndü.
- Aynı taraflarda olmamız için bir engel yok. Ama sözüm farklı taraflarda olsakta geçerli olacak. Asla düşman olamayağız. Merhametsiz ve kötü biri olarak göründüğümü biliyorum, ama sözlerim doğrudur. Onur artık bizim bağımız Gorath. Karargahımızda senin gibi bir Hoca daima yer bulacak...
Yavaşça yana doğru çekildi ve Cüce Gorath ile Majenta'a yol verdi.
Başı ile Majenta ve Gorath'ı selamladı. Yavaşça bir adım ilerledi ve Cüce'nin önünde durdu.
- Ardımdan geldin bunu asla unutmayacağım kapılarımız ve kaderlerimiz aynı yere açıldı. Artık düşmanım değilsin Cüce Gorath ve bir daha asla olmayacaksın.
Majenta'a imalı bir bakış attı. Gözlerini kıstı yavaşça ve tekrar Cüceye döndü.
- Aynı taraflarda olmamız için bir engel yok. Ama sözüm farklı taraflarda olsakta geçerli olacak. Asla düşman olamayağız. Merhametsiz ve kötü biri olarak göründüğümü biliyorum, ama sözlerim doğrudur. Onur artık bizim bağımız Gorath. Karargahımızda senin gibi bir Hoca daima yer bulacak...
Yavaşça yana doğru çekildi ve Cüce Gorath ile Majenta'a yol verdi.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Cüce Gorath gözlerini kısarak yıllarca cehennem boyutunda gördüğü adama baktı ve "Seninle karargahta buluşucağım!" dedi. "Oraya hoca olmaktan onur duyarım ama önce eski bir dostun son isteğini yerine getirmeliyim. Sonra görüşürüz!" der ve majentanın peşine takılır. Bu adama karşı hâla içinde bir dostluk hissetmektedir. Asla geriye getirmeyeceği bir dostluk...
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
-
Lyssa_von_Zarovich
- Kullanıcı

- Posts: 14
- Joined: Sun May 16, 2004 10:00 am
- Location: izmir
- Contact:
Oren_Dautry wrote:Lyssa_von_Zarovich wrote:üzerindeki baskının gitmesiyle kendine gelen "genç kız" oren in önünden çekilmesiyle havuza doğru seri adımlarla yaklaştı. Hiçbir zaman esas kaynağından alınmadıkça bu zevki tatmayı sevmezdi. Ancak açlığının dayanılmaz baskısı sonucu ağzını havuzdaki fıskiyelerden birinin önüne koydu. Ve şok oldu.
Kanın tadı inanılmaz taze ve güç vericiydi. Ilık ve yumuşak. İçinden "işini biliyorsun , oren" diye geçirdi. Ã?ylesine açtı ki ağzının etrafından çenesinin altına süzülen kırmızı sıvıyı bile elleriyle silip yalamaya çalışıyordu. Bir süre sonra yavaş yavaş kendine gelmeye başladı. Rahatlamıştı. Açlık hissi mükemmel bir tatmin duygusu ile yer değiştirmişti.
Ağzından süzülen son damlaları da temizledikten sonra, sonra gene her zamanki kibirli ve havalı tavrı ile lorda döndü.
" teklif mi?? aslında ben, senin bana bir teklif yapmak isteyeceğini düşünmüştüm. Gördüğüm kadarıyla etrafın acemi çaylaklarla dolu. Senin gibi cömert ve zeki birisi etrafında daha tecrübeli ve acımasız tipler barındırmalı.bazıları gibi önüne gelen her vampiri bir acemi sanacak safları değil "
"haksız mıyım Lord Oren_Dautry ?"
sadece şanssız bir tesadüf
acemilerle karşılaştın ki artık arqamızda değil.....birdaha da olamayacak
ama geri kalanlar ise oldukça ustadır....
ayrıca iş konuşmaktan bahseden sendin..
"geri kalanlar hiç de önemli değil "arkadaş". onların hiç birinde benden daha üstün bir yan göremiyorum bu yerde beni ilgilendiren ve içimde saygı uyandıran tek şey senin gücün. ve açıkçası bu yüzden seni takdir ediyorum."
"lord, temsil ettiğin güçler diyarda ne durumda, ben burda olduğum süre boyunca ne kaos nede ölüm gördüm.geldiğim diyarda bir gecede olan katliamların hesabı tutulamaz."
"işte sana bunu teklif ediyorum, bu diyar her gece kaos ve ölümü yaşatmayı"
"ve tabii burası bu güçlerin ve olguların mekanıysa, yoksa benim zaten burda bir işim yok"
"You face a far grater torment than death- the torment of never being able to worship me again. That is your punishment for disobeying me..."
"Tear him to shreds!!!"
"Tear him to shreds!!!"
Palisdan gördüğü tapınağın kapılarına yöneldi, tapınağı gözleriyle baştan aşağı bir süzdükten sonra merdivenleri tırmanmaya başladı. Keyfi yerinde duruyordu. Kapının önüne geldikten sonra sakin bir şekilde seslendi, yüksek sesle bağırmaya ihtiyaç duymadı burası onun mekanıydı ve duyacağını biliyordu: "Lord Oren, tapınağınıza girmek istiyorum. Kapılarınızı açmanızı rica edebilir miyim?"
Taşlar unutana dek...
Lord Oren'in ardında sisler toplanmaya başladı. Tapınağın en karanlık köşesinden yayılan sis yavaşça bir araya geldi ve bir insan silueti oluştu. Kırmızı pullu zırhı ile Lord Oren'in yanında Tapınak şovalyesi yavaşça yerini aldı. Beyaz saçları ve ölü birini andıran beyaz cildi ile Vampir'in gözleirne baktı. Gözlerinde ihtiras ve tutku vardı. Sadık bir askerin tutkusu ve ölümün ihtirası dikkatle karşısındaki Vampir'e baktı. Lord Oren'e baktı ve Vampir'e tekrar odaklandı.
- İzninizle Ölümün Lord'u...
Kadının önüne doğru bir adım attı. Kadının vücudundaki yazıflığı görebiliyordu. Acıkmış bir Vampir kadının oldukça yakınına ilerledi. Etrafında bir tur attı yavaşça ve kadına baktı.
- Eğer Lord'um 'Ölüm ve Kaos'u' her gece diyara yaymak istese bunu yapar, sen nasıl bir canlısın ki karşındaki gücü küçümsüyorsun, ama senin türün ve iç güdüleriniz. Güçlü olduğuna eminim 'Genç kız' ama unutma Lord'umun gücü ile boy bile ölçüşemezsin...
Vampir dikkatle adamı dinlemiş olsa adımlarının hiç ses çıkartmadığını ve bedeninin ısısının olmadığını hissederdi. Kadının tam önünde durdu adam ve gözlerine odaklandı.
- Geldiğin yeri bilirim ve severim. Sisleri ve Vampirleri...
Hızla kapıya döndü adam ve bir anda sislere dönüşerek kapıya ilerledi. Sisler kapının önünde bir bedene büründü kapının önünde gördüğü kişiye başı ile selam verdi.
- İsteğinizi öğrenirsem size yardımcı olurum...
- İzninizle Ölümün Lord'u...
Kadının önüne doğru bir adım attı. Kadının vücudundaki yazıflığı görebiliyordu. Acıkmış bir Vampir kadının oldukça yakınına ilerledi. Etrafında bir tur attı yavaşça ve kadına baktı.
- Eğer Lord'um 'Ölüm ve Kaos'u' her gece diyara yaymak istese bunu yapar, sen nasıl bir canlısın ki karşındaki gücü küçümsüyorsun, ama senin türün ve iç güdüleriniz. Güçlü olduğuna eminim 'Genç kız' ama unutma Lord'umun gücü ile boy bile ölçüşemezsin...
Vampir dikkatle adamı dinlemiş olsa adımlarının hiç ses çıkartmadığını ve bedeninin ısısının olmadığını hissederdi. Kadının tam önünde durdu adam ve gözlerine odaklandı.
- Geldiğin yeri bilirim ve severim. Sisleri ve Vampirleri...
Hızla kapıya döndü adam ve bir anda sislere dönüşerek kapıya ilerledi. Sisler kapının önünde bir bedene büründü kapının önünde gördüğü kişiye başı ile selam verdi.
- İsteğinizi öğrenirsem size yardımcı olurum...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests