"Ancak böyle güzel ifade edilebilirdi" diye düşündü başrahip. İnancına olan bağlılığı bir kat daha artmıştı.Oren_Dautry wrote:Burda işler ilkel yöntemlerle yürümez.. vahşi köpekler gibi etrafa saldırıp yerlere kanlı salyalarımızı akıymayız... Ölüm bir sanattır..Kaos da öyle.. bir savaşcının ustalaşması gereken sanatlar.......
ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN
War, war never changes...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Dragonfly wrote:Yeri tırnakları ile sıkıca kavrayan Dragonfly yerde ona doğru gelmekte olan pis kan içiciye doğru atlar.
Bir toz bulutu havalanır ,o karmaşada kimse bir şey görmemektedir duyulan tıslama sesleri ve hırıltılardan başka hiç bir şey anlaşılamamaktadır.Bir an gelir Zent toz bulutunun içinden Dragonflyı dışarı fırlatır.Duvara çarpan bedeni çiziklerve yarıklarla dolu olan Dragonfly tekrar toz bulutuna dalar.
Sesler birbirine karışır hiç azalmayan inleme ve çığlık sesleri artık herkesi rahatsız ediyordur.Bir kere daha toz bulutundan birisi daha dışarı fırlatılır.Sıçrayarak yere inen Zenttir bu Dragonfly ortadaki toz bulutundan yarı siyah yarı kırmızı kürkü ile çıkar ikiside nefes nefesedir.
Ölümüne yapılan bir şavaştır bu...
Dragonfly yerleri tırmalayarak bir kez daha Zente saldırır.Artık yuvarlanmaları heryerı dağatmaya başlamıştır.Her yere kan sıçrıyordu.Ortada duran Lyssa nın önüne kadar gelen kavga bir anda durakladı , yerde yatan beden Zentin bedeniydi yüzünde bir pençe izi vardı ,karnındaki yarıktan her seferinde kan dışarı fışkırıyordu...
Yerde yatan bedenin üzerinde olan Dragonfly pençeleri ile Zentin omuzlarına bastı ,hareketsiz duran ama hala nefes alan vücudu seyretti Dragonfly.İçi kan dolmuş gözleri ile ona bakan Dragonfly kan içicinin boynuna doğru dişlerini yaklaştırır , koklar hırıltısı bir anda yükselir ve son hamlesi olarak onun boynunu ısırarak parçalar ,her parçayı bir tarafa savurur taki baş bedenden ayrılıncaya kadar böyle devam eder.Vücuduna pençeleri ile vuran bitkin kurt havayı koklar gözleri bir noktada takılır baktığı kişi önünde durduğu Lyssa_von_Zarovich dir.
Ama yaptığı savaş onu yorgun düşürmüştür,bedeninin dinlenmeye ihtiyacı vardır...Yavaşça yere uzanır ve gözlerini kapatır bu sırada gözlerinden beklenmedik bir kaç damla yaş düşer...
Yerde yatan kurtadama baktı ve üzerine bir kolye bıraktı... ve Lyssa ya döndü... görmek istediğin ölümmüydü...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
-
Lyssa_von_Zarovich
- Kullanıcı

- Posts: 14
- Joined: Sun May 16, 2004 10:00 am
- Location: izmir
- Contact:
Oren_Dautry wrote:Dragonfly wrote:Yeri tırnakları ile sıkıca kavrayan Dragonfly yerde ona doğru gelmekte olan pis kan içiciye doğru atlar.
Bir toz bulutu havalanır ,o karmaşada kimse bir şey görmemektedir duyulan tıslama sesleri ve hırıltılardan başka hiç bir şey anlaşılamamaktadır.Bir an gelir Zent toz bulutunun içinden Dragonflyı dışarı fırlatır.Duvara çarpan bedeni çiziklerve yarıklarla dolu olan Dragonfly tekrar toz bulutuna dalar.
Sesler birbirine karışır hiç azalmayan inleme ve çığlık sesleri artık herkesi rahatsız ediyordur.Bir kere daha toz bulutundan birisi daha dışarı fırlatılır.Sıçrayarak yere inen Zenttir bu Dragonfly ortadaki toz bulutundan yarı siyah yarı kırmızı kürkü ile çıkar ikiside nefes nefesedir.
Ölümüne yapılan bir şavaştır bu...
Dragonfly yerleri tırmalayarak bir kez daha Zente saldırır.Artık yuvarlanmaları heryerı dağatmaya başlamıştır.Her yere kan sıçrıyordu.Ortada duran Lyssa nın önüne kadar gelen kavga bir anda durakladı , yerde yatan beden Zentin bedeniydi yüzünde bir pençe izi vardı ,karnındaki yarıktan her seferinde kan dışarı fışkırıyordu...
Yerde yatan bedenin üzerinde olan Dragonfly pençeleri ile Zentin omuzlarına bastı ,hareketsiz duran ama hala nefes alan vücudu seyretti Dragonfly.İçi kan dolmuş gözleri ile ona bakan Dragonfly kan içicinin boynuna doğru dişlerini yaklaştırır , koklar hırıltısı bir anda yükselir ve son hamlesi olarak onun boynunu ısırarak parçalar ,her parçayı bir tarafa savurur taki baş bedenden ayrılıncaya kadar böyle devam eder.Vücuduna pençeleri ile vuran bitkin kurt havayı koklar gözleri bir noktada takılır baktığı kişi önünde durduğu Lyssa_von_Zarovich dir.
Ama yaptığı savaş onu yorgun düşürmüştür,bedeninin dinlenmeye ihtiyacı vardır...Yavaşça yere uzanır ve gözlerini kapatır bu sırada gözlerinden beklenmedik bir kaç damla yaş düşer...
Yerde yatan kurtadama baktı ve üzerine bir kolye bıraktı... ve Lyssa ya döndü... görmek istediğin ölümmüydü...
"lordum..."
bu söz "genç kızın" ağzından ister istemez çıkmıştı. buna kendide çok şaşırdı. galiba oren in inanılmaz ve dayanılmaz iradesi altına giriyordu yada girmek üzereydi.
"ben düşündüğünüz gibi bir acemi değilim, hatta bu gözlerimin önünde aptal bir vampir yavrusunu parçalayan bu leş yiyici köpek hiç değilim."
ortalığın karmaşasından biraz uzaklaşmak için birkaç adım geriye atar. bu kadar dağınık bir ortam hiç ona göre değildi. üstü başı kan olabilirdi.
"bu tam bir köpeğe yakışan katliam tarzı. sende bilirsinki lord biz vampirler çok daha sessiz çalışırız."
biraz düşündükten sonra "lord oren galiba benim ve çalışma methodlarım hakkında şüphelerin var."
"seni temin ederim benim salacağım ölüm ve kaos, bu kadar acemi ve gürültülü değil" "tabii sen istersen, istemiyordan zaten benimde burad daha fazla kalmama gerek yok."
kurtadama dönerek konuşur:
"sen zaten kendi kapına bağlayacak bekçi köpekleri bulmuşsun."
"You face a far grater torment than death- the torment of never being able to worship me again. That is your punishment for disobeying me..."
"Tear him to shreds!!!"
"Tear him to shreds!!!"
-
Lyssa_von_Zarovich
- Kullanıcı

- Posts: 14
- Joined: Sun May 16, 2004 10:00 am
- Location: izmir
- Contact:
Oren_Dautry wrote:Dragonfly wrote:Yeri tırnakları ile sıkıca kavrayan Dragonfly yerde ona doğru gelmekte olan pis kan içiciye doğru atlar.
Bir toz bulutu havalanır ,o karmaşada kimse bir şey görmemektedir duyulan tıslama sesleri ve hırıltılardan başka hiç bir şey anlaşılamamaktadır.Bir an gelir Zent toz bulutunun içinden Dragonflyı dışarı fırlatır.Duvara çarpan bedeni çiziklerve yarıklarla dolu olan Dragonfly tekrar toz bulutuna dalar.
Sesler birbirine karışır hiç azalmayan inleme ve çığlık sesleri artık herkesi rahatsız ediyordur.Bir kere daha toz bulutundan birisi daha dışarı fırlatılır.Sıçrayarak yere inen Zenttir bu Dragonfly ortadaki toz bulutundan yarı siyah yarı kırmızı kürkü ile çıkar ikiside nefes nefesedir.
Ölümüne yapılan bir şavaştır bu...
Dragonfly yerleri tırmalayarak bir kez daha Zente saldırır.Artık yuvarlanmaları heryerı dağatmaya başlamıştır.Her yere kan sıçrıyordu.Ortada duran Lyssa nın önüne kadar gelen kavga bir anda durakladı , yerde yatan beden Zentin bedeniydi yüzünde bir pençe izi vardı ,karnındaki yarıktan her seferinde kan dışarı fışkırıyordu...
Yerde yatan bedenin üzerinde olan Dragonfly pençeleri ile Zentin omuzlarına bastı ,hareketsiz duran ama hala nefes alan vücudu seyretti Dragonfly.İçi kan dolmuş gözleri ile ona bakan Dragonfly kan içicinin boynuna doğru dişlerini yaklaştırır , koklar hırıltısı bir anda yükselir ve son hamlesi olarak onun boynunu ısırarak parçalar ,her parçayı bir tarafa savurur taki baş bedenden ayrılıncaya kadar böyle devam eder.Vücuduna pençeleri ile vuran bitkin kurt havayı koklar gözleri bir noktada takılır baktığı kişi önünde durduğu Lyssa_von_Zarovich dir.
Ama yaptığı savaş onu yorgun düşürmüştür,bedeninin dinlenmeye ihtiyacı vardır...Yavaşça yere uzanır ve gözlerini kapatır bu sırada gözlerinden beklenmedik bir kaç damla yaş düşer...
Yerde yatan kurtadama baktı ve üzerine bir kolye bıraktı... ve Lyssa ya döndü... görmek istediğin ölümmüydü...
"lordum..."
bu söz "genç kızın" ağzından ister istemez çıkmıştı. buna kendide çok şaşırdı. galiba oren in inanılmaz ve dayanılmaz iradesi altına giriyordu yada girmek üzereydi.
"ben düşündüğünüz gibi bir acemi değilim, hatta bu gözlerimin önünde aptal bir vampir yavrusunu parçalayan bu leş yiyici köpek hiç değilim."
ortalığın karmaşasından biraz uzaklaşmak için birkaç adım geriye atar. bu kadar dağınık bir ortam hiç ona göre değildi. üstü başı kan olabilirdi.
"bu tam bir köpeğe yakışan katliam tarzı. sende bilirsinki lord biz vampirler çok daha sessiz çalışırız."
biraz düşündükten sonra "lord oren galiba benim ve çalışma methodlarım hakkında şüphelerin var."
"seni temin ederim benim salacağım ölüm ve kaos, bu kadar acemi ve gürültülü değil" "tabii sen istersen, istemiyordan zaten benimde burad daha fazla kalmama gerek yok."
kurtadama dönerek konuşur:
"sen zaten kendi kapına bağlayacak bekçi köpekleri bulmuşsun."
"You face a far grater torment than death- the torment of never being able to worship me again. That is your punishment for disobeying me..."
"Tear him to shreds!!!"
"Tear him to shreds!!!"
-
Lyssa_von_Zarovich
- Kullanıcı

- Posts: 14
- Joined: Sun May 16, 2004 10:00 am
- Location: izmir
- Contact:
Oren_Dautry wrote:Dragonfly wrote:Yeri tırnakları ile sıkıca kavrayan Dragonfly yerde ona doğru gelmekte olan pis kan içiciye doğru atlar.
Bir toz bulutu havalanır ,o karmaşada kimse bir şey görmemektedir duyulan tıslama sesleri ve hırıltılardan başka hiç bir şey anlaşılamamaktadır.Bir an gelir Zent toz bulutunun içinden Dragonflyı dışarı fırlatır.Duvara çarpan bedeni çiziklerve yarıklarla dolu olan Dragonfly tekrar toz bulutuna dalar.
Sesler birbirine karışır hiç azalmayan inleme ve çığlık sesleri artık herkesi rahatsız ediyordur.Bir kere daha toz bulutundan birisi daha dışarı fırlatılır.Sıçrayarak yere inen Zenttir bu Dragonfly ortadaki toz bulutundan yarı siyah yarı kırmızı kürkü ile çıkar ikiside nefes nefesedir.
Ölümüne yapılan bir şavaştır bu...
Dragonfly yerleri tırmalayarak bir kez daha Zente saldırır.Artık yuvarlanmaları heryerı dağatmaya başlamıştır.Her yere kan sıçrıyordu.Ortada duran Lyssa nın önüne kadar gelen kavga bir anda durakladı , yerde yatan beden Zentin bedeniydi yüzünde bir pençe izi vardı ,karnındaki yarıktan her seferinde kan dışarı fışkırıyordu...
Yerde yatan bedenin üzerinde olan Dragonfly pençeleri ile Zentin omuzlarına bastı ,hareketsiz duran ama hala nefes alan vücudu seyretti Dragonfly.İçi kan dolmuş gözleri ile ona bakan Dragonfly kan içicinin boynuna doğru dişlerini yaklaştırır , koklar hırıltısı bir anda yükselir ve son hamlesi olarak onun boynunu ısırarak parçalar ,her parçayı bir tarafa savurur taki baş bedenden ayrılıncaya kadar böyle devam eder.Vücuduna pençeleri ile vuran bitkin kurt havayı koklar gözleri bir noktada takılır baktığı kişi önünde durduğu Lyssa_von_Zarovich dir.
Ama yaptığı savaş onu yorgun düşürmüştür,bedeninin dinlenmeye ihtiyacı vardır...Yavaşça yere uzanır ve gözlerini kapatır bu sırada gözlerinden beklenmedik bir kaç damla yaş düşer...
Yerde yatan kurtadama baktı ve üzerine bir kolye bıraktı... ve Lyssa ya döndü... görmek istediğin ölümmüydü...
"lordum..."
bu söz "genç kızın" ağzından ister istemez çıkmıştı. buna kendide çok şaşırdı. galiba oren in inanılmaz ve dayanılmaz iradesi altına giriyordu yada girmek üzereydi.
"ben düşündüğünüz gibi bir acemi değilim, hatta bu gözlerimin önünde aptal bir vampir yavrusunu parçalayan bu leş yiyici köpek hiç değilim."
ortalığın karmaşasından biraz uzaklaşmak için birkaç adım geriye atar. bu kadar dağınık bir ortam hiç ona göre değildi. üstü başı kan olabilirdi.
"bu tam bir köpeğe yakışan katliam tarzı. sende bilirsinki lord biz vampirler çok daha sessiz çalışırız."
biraz düşündükten sonra "lord oren galiba benim ve çalışma methodlarım hakkında şüphelerin var."
"seni temin ederim benim salacağım ölüm ve kaos, bu kadar acemi ve gürültülü değil" "tabii sen istersen, istemiyordan zaten benimde burad daha fazla kalmama gerek yok."
kurtadama dönerek konuşur:
"sen zaten kendi kapına bağlayacak bekçi köpekleri bulmuşsun."
"You face a far grater torment than death- the torment of never being able to worship me again. That is your punishment for disobeying me..."
"Tear him to shreds!!!"
"Tear him to shreds!!!"
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
BANA BAK VAMPİR
Tapınağımda bana ya da müttefiklerime yapacağın tek bir saygısızlık kırıntısı ve kemiklerin köpeklere ruhun iblislere gider....
Ben senin tanrınım istesende istemesende.. Ne istersem onu yapmak zorundasın.. varlığın boyunca daha önce benle karşılaşmadığın için sükretmelisin.. ama bundan sonra asla karşı koyamayacağın bir güç var..
nerde olursan ol ne yaparsan yap seni mutlaka görürüm.. Toza dönüşmen içinse bir sözüm kafidir...
Anlayamadığın bir kısım varsa daha açık anlatayım... Burda bir köpek yok ama seni köpek yerine koyabilirim....
Tapınağımda bana ya da müttefiklerime yapacağın tek bir saygısızlık kırıntısı ve kemiklerin köpeklere ruhun iblislere gider....
Ben senin tanrınım istesende istemesende.. Ne istersem onu yapmak zorundasın.. varlığın boyunca daha önce benle karşılaşmadığın için sükretmelisin.. ama bundan sonra asla karşı koyamayacağın bir güç var..
nerde olursan ol ne yaparsan yap seni mutlaka görürüm.. Toza dönüşmen içinse bir sözüm kafidir...
Anlayamadığın bir kısım varsa daha açık anlatayım... Burda bir köpek yok ama seni köpek yerine koyabilirim....
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
- Drizzt_Dourden
- Kullanıcı

- Posts: 259
- Joined: Tue Feb 10, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Palisdan'ın içeri girişi ardından yavaşça sis bulutu içeri dağıldı. Tavanları okşayarak Lord Oren'in pelerininine karışarak yayıldı. Vampir'in yakınında beden buldu ve tekrar bir araya geldi. Vampir'in karşısındaki kişinin gözlerinde hiddet vardı. Bedeni hiddetle kasıldı ve kafasını kaldırdı. Lord'una baktı, göğüs kafesi hızla inip kalkıyordu. Yavaşça ağzını açtığında alt ve üst köpek dişlerinin diğerlerine göre hafifce uzadığını görebilirdi dikkatli biri.
- Efendi ve inananlarla saygılı konuş Vampir... Ne ya da kimlerle bir arada olduğunu bilmiyorsun ve korkmuyorsun seni tebrik ederim, ama bu konumda senin bile korkman gerekir...
- Efendi ve inananlarla saygılı konuş Vampir... Ne ya da kimlerle bir arada olduğunu bilmiyorsun ve korkmuyorsun seni tebrik ederim, ama bu konumda senin bile korkman gerekir...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
-
Lyssa_von_Zarovich
- Kullanıcı

- Posts: 14
- Joined: Sun May 16, 2004 10:00 am
- Location: izmir
- Contact:
"sen kim olduğunu sanıyorsun, kötürüm varlık.. o süt dişlerinle git bir iki tane tavşan avla bence sen"
"benim burda tek saygı duyabileceğim varlık lord oren dir. tek kabul ettiğim muhattabımda odur. o yüzden uzaklaş yanımdan. pis ağzını seyretmek istemiyorum."
oren in iradesi altına girmeye başlayan lyssa artık daha fazla direnemiyordu. ve bu iradenin bu kadar büyük olması artık onunda kendi kendine "yola gelmem gerek" fikrini oluşturmasını sağlamıştı. ama oren in hizmetkarları, onların hiç bir değeri yoktu onun için.
tekrar lorda dönen genç kız:
"sizi bu kadar kızdırmak istememiştim lordum" "ama dediğim gibi sizi bi an amatörlerle çevirili gördüm.ve temsil ettiğiniz güçlerin amatörlerle asla işi olamamalı."
"benim burda tek saygı duyabileceğim varlık lord oren dir. tek kabul ettiğim muhattabımda odur. o yüzden uzaklaş yanımdan. pis ağzını seyretmek istemiyorum."
oren in iradesi altına girmeye başlayan lyssa artık daha fazla direnemiyordu. ve bu iradenin bu kadar büyük olması artık onunda kendi kendine "yola gelmem gerek" fikrini oluşturmasını sağlamıştı. ama oren in hizmetkarları, onların hiç bir değeri yoktu onun için.
tekrar lorda dönen genç kız:
"sizi bu kadar kızdırmak istememiştim lordum" "ama dediğim gibi sizi bi an amatörlerle çevirili gördüm.ve temsil ettiğiniz güçlerin amatörlerle asla işi olamamalı."
"You face a far grater torment than death- the torment of never being able to worship me again. That is your punishment for disobeying me..."
"Tear him to shreds!!!"
"Tear him to shreds!!!"
bu kız başrahibin içinde çok değişik hisler uyandırıyordu. ölmeyenlerden hazzetmeyen bir kişi olan başrahip, kızın üzerine atlayıp hemen şuracıkta onu paramparça etmek istiyordu. ama diğer yandan kızdaki gücün potansiyelini görüyor ve onun düşmanlarına salacağı korkuyu düşünüyordu...
War, war never changes...
Palisdan önündeki sahneyi sabırlı gözlerle izlerken kendi görüşeceği konu için karmaşanın dinmesini bekliyordu. şu an için aradaki konuşmalara karışmamayı daha uygun bulmuştu, ama Lord Oren'in en yeni müridi ilginç biriydi hakkaten. Tapınak içi hiyerarşiye alışmakta zorlanabileceğini düşündü.
Taşlar unutana dek...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Güçlü ya da değil bu kız çok küstahdı...ve Lord Orenin buna daha fazla müsade etmeye hiç mi hiç niyeti yoktu.....
Vampirin gözlerine baktı
ve onun kendine ve yandaşlarına gerektiği kadar saygı duymasını sağlayacak KARşIKONULMAZ EMRİ verdi....
"Lyssa von Zarovich.. bundan böyle bana ve ydaşlarıma gereken saygıyı duyacaksın aynı yolda yürüyeceğin kişiler bunu hakediyorlar..."
(rp dışı: Oren Dautry nin ölüler üzerinde kayıtsız şartsız hükmü vardır, emir verdiğinde asla karşı gelemezler)
Vampirin gözlerine baktı
ve onun kendine ve yandaşlarına gerektiği kadar saygı duymasını sağlayacak KARşIKONULMAZ EMRİ verdi....
"Lyssa von Zarovich.. bundan böyle bana ve ydaşlarıma gereken saygıyı duyacaksın aynı yolda yürüyeceğin kişiler bunu hakediyorlar..."
(rp dışı: Oren Dautry nin ölüler üzerinde kayıtsız şartsız hükmü vardır, emir verdiğinde asla karşı gelemezler)
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
vampir kızın iradesi oren'in karşı konulmaz gücü altında ezilirken başrahip, tapınağa gelmiş olan palisdanı gördü. o da bir başrahipti ve makul bir şekilde karşılanması gerekliydi. burock, palisdana doğru ilerledi, yakınına geldiğinde hem palisdana hem de komutan unholy'e başıyla selam verdi:
"Hoşgeldin palisdan, kaosun, ölümün ve savaşın tapınağına. Bir isteğin mi vardı?"
"Hoşgeldin palisdan, kaosun, ölümün ve savaşın tapınağına. Bir isteğin mi vardı?"
War, war never changes...
Cüce Gorath tapınağa girdi ve yaşananlara kayıtsızca baktı. Lyssa denen wampirin yaptıkları hiç ilgisini çekmemişti. Kendisini kudretli sanan bir varlıktı. Cehennemde ondan güçlü bir çok rakiple karşılaşmış ve yere sermişti. şimdi karşısında duran gereksiz varlık ise bunların tırnağı bile olamazdı. Wampir lordunun gücü karşısında ezilirken hâla kayıtsızca izlemekteydi.
Sonra arkasına dönerek az önce yanından geçtiği palisdana baktı ve gülümsedi. "Tapınağa hoş geldin rahip!" dedi.
Sonra arkasına dönerek az önce yanından geçtiği palisdana baktı ve gülümsedi. "Tapınağa hoş geldin rahip!" dedi.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest