ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN
theodorus tapınaga vardıgında biraz sırıttı. iceri girdi ve caradoca kendisinin viltahs la yeminere gidecegini ama isterse onun da gelebilcegini söyledi. bi süre sonra theodorus vilthas ı yeminerin tapınagına götürdü. kapıyı actı , fakat icerde kimsenin olmadıgını gördü. arkasını döndügünde yeminer tam karşısındaydı. theodorus yutkunarak" efendim size söz verdigim gibi. iste lord orene tapan bir büyücü daha" dedi sırıtarak. " karsınızıda gördügünüz büyücünü ismi vilthas tır efendim." dedi. ve yeminerin o dehset veren gözlerinin vilthas ı dikkatlice süzdügünü gördü.
Dünyayı araştırmak kendini ve ruhunu geliştirmek , kana susamış kılıcını kana bulamak için samuray yola çıktı çok uzaklardan, yolda bir çok insanla karşılaştı bir çoğunuda öldürdü, öldürmekten çok zevk alıyordu, öldürdüğü kişilerin rahatlığa kavuşacağını düşünüyordu, öğrendiklerine göre ölümün lordunun diyarda tapınağı varmış söylenen noktaya doğr ilerledi, yaklaştıkça ruhunun heyecanlandığını hissediyordu, ilerledikçe büyük bir piramit yapının yükseldiğini gördü, ilerledi ifade edilemez bir açlık hissediyordu ölüm her yerdeydi, ölüme bu kadar hizmet etmişti ve böyle bir tapınağın olduğunu yeni öğreniyordu. Kapılara geldiğinde kapıya elinden düşürmediği kılıcının kabzasıyla vurdu, kendine hakim olamıyordu.
-Açın kapıyı!!!!
Anlatılamaz duygular içindeydi!
-Açın kapıyı!!!!
Anlatılamaz duygular içindeydi!
- Drizzt_Dourden
- Kullanıcı

- Posts: 259
- Joined: Tue Feb 10, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Bir iki vuruş sesi ardından göz kapaklarını kırpan maximilian huzurunu bozmamak için tam kendını daha derin medite edecekket tapınağın kapısının arkasından Açın kapıyı sesi ile irkildi.Kapılara geldiğinde kapıya elinden düşürmediği kılıcının kabzasıyla vurdu, kendine hakim olamıyordu.
Gözlerini yavaşça açtı hımmm nedir bu varlık diye içinden geçirdi.Yavaşça yerinden kalktı.
Etraftaki olanlara baktı sinirlenmesine neden olan Palisdan hala oradamıydı diye inceledi ama bir anlığına dikkati kapının tekrar çalınması ile dağıldı.offf layarak kapıya doğru ilerledi.
Kapının arkasındaki kişiyi merak ediyor ve neden kapıyı sert bir cisimle bu kadar hızlı çaldığını soracaktı...
Yüzündeki gülümseme her adımında kendini yeniledi,nefes alması sakinlaşmiş ve sesi düzelmişti.
İlelerken karşısındaki elfe baştan aşağı baktı,yanındaki varlığı tam olarak anlayamadı ama sanırım beraberlerdi.Yeminere dönüp ne o Palisdan anlaşma teklif etmedi galiba baksana sesi bile çıkamadı zavallının.Neyse ben gidip şu kapıdakine bir bakayım.
RP dışı: istenilse kapıdaki ,büyü ile içeri davet edilirdi ama bunu yapmadım dikkat edin.son zamanların en önemli konusu dikkatli rp yapın.
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Rp dışı: Kusura bakmayın arkadaşlar, finaller yüzünden cevaplarım sekerek geliyor.
Rp içi:
Rahip Dragonfly, sanırım sözlerimin anlamını Başrahip Burock'a da olduğu gibi size de tam düzgün açıklayamadım. Sizi tehdit etmiyorum, eğer anlaşmazsanız 'benim dışımda kaynaklanacak' nedenlerden dolayı zarar görebileceklerden bahsediyorum. Güç kanıtlamak ise benim en uzak olduğum şeylerden birisi, Gölge Lord gücün varsa hepsini düşmanına göstermemeyi öğütler. En ağır darbe beklenmeyendir. Eğer teklifimi kabul etmeyeceksiniz tercih sizin bu kadar basit, eğer tehditte bulunsaydım tercih hakkından ve seçmemeniz durumunda sorun olmayacağından bahsetmezdim sanırsam. Aynı tanrının inananı olmayabiliriz fakat bu birbirimizin sözlerine önyargıyla ve hatta küçümseyerek yaklaşmamızı gerektirmez. Ben size saygı duyuyorum ve sizin amacınıza elimden geldiği derecede katkıda bulunmaya çalışıyorum, özellikle de ikimizin amaçlarının çakıştığı noktalarda. şimdi lütfen mantıklı ve sakin olabilir miyiz?
Sonra Başrahip Burock'a döndü. Sanırım size de söyleyeceğimi tam olarak anlatamadım başrahip. On Kasaba'yı pek ala geçirebileceğinizi kabul ediyorum ve özellikle çok da yetenekli görmediğim komutan fingolfin orduları yönetirken bunu daha bile rahat becerebileceğinizi öngörmek zor değil. Ancak Lord Oren savaşçıların tanrısı ve savaş taktiklerini onaylar. Ben size bir silah öneriyorum ve bu silah sayesinde savaşın lehinize gelişmesini sağlayabileceğinizi söylüyorum. Cahilliğimden kaynaklanan biraz kaba sözlerimi bağışlayın ama benim bildiğim kadarıyla savaşçılar yem olarak sürülecek kuklalar değildir, nitekim en iyi generaller en az savaşçı kaybedenlerdir. Bu generaller ki durum kendi aleyhine bile olsa savaşı kazanabilecek yetenektedirler. Ben bu cahil aklımla size sadece bir savaş taktiği öneriyorum daha fazlası değil Başrahip Burock. Size On Kasaba benim düşmanım olsaydı uygulayacağım metotları önermiyorum, öyle olsaydı çok daha farklı şeyler yapardım. Ben sizin savaş mantığınıza da uyan bir yöntem öneriyorum. Kabul edip etmemek sizin tercihiniz, fakat bence diğer uygulamayı düşündüğünüz taktiklerin yanında bunu da uygulamanız Lord Oren'in hoşnutluğunu kazanacak bir şey olurdu.
Rp içi:
Rahip Dragonfly, sanırım sözlerimin anlamını Başrahip Burock'a da olduğu gibi size de tam düzgün açıklayamadım. Sizi tehdit etmiyorum, eğer anlaşmazsanız 'benim dışımda kaynaklanacak' nedenlerden dolayı zarar görebileceklerden bahsediyorum. Güç kanıtlamak ise benim en uzak olduğum şeylerden birisi, Gölge Lord gücün varsa hepsini düşmanına göstermemeyi öğütler. En ağır darbe beklenmeyendir. Eğer teklifimi kabul etmeyeceksiniz tercih sizin bu kadar basit, eğer tehditte bulunsaydım tercih hakkından ve seçmemeniz durumunda sorun olmayacağından bahsetmezdim sanırsam. Aynı tanrının inananı olmayabiliriz fakat bu birbirimizin sözlerine önyargıyla ve hatta küçümseyerek yaklaşmamızı gerektirmez. Ben size saygı duyuyorum ve sizin amacınıza elimden geldiği derecede katkıda bulunmaya çalışıyorum, özellikle de ikimizin amaçlarının çakıştığı noktalarda. şimdi lütfen mantıklı ve sakin olabilir miyiz?
Sonra Başrahip Burock'a döndü. Sanırım size de söyleyeceğimi tam olarak anlatamadım başrahip. On Kasaba'yı pek ala geçirebileceğinizi kabul ediyorum ve özellikle çok da yetenekli görmediğim komutan fingolfin orduları yönetirken bunu daha bile rahat becerebileceğinizi öngörmek zor değil. Ancak Lord Oren savaşçıların tanrısı ve savaş taktiklerini onaylar. Ben size bir silah öneriyorum ve bu silah sayesinde savaşın lehinize gelişmesini sağlayabileceğinizi söylüyorum. Cahilliğimden kaynaklanan biraz kaba sözlerimi bağışlayın ama benim bildiğim kadarıyla savaşçılar yem olarak sürülecek kuklalar değildir, nitekim en iyi generaller en az savaşçı kaybedenlerdir. Bu generaller ki durum kendi aleyhine bile olsa savaşı kazanabilecek yetenektedirler. Ben bu cahil aklımla size sadece bir savaş taktiği öneriyorum daha fazlası değil Başrahip Burock. Size On Kasaba benim düşmanım olsaydı uygulayacağım metotları önermiyorum, öyle olsaydı çok daha farklı şeyler yapardım. Ben sizin savaş mantığınıza da uyan bir yöntem öneriyorum. Kabul edip etmemek sizin tercihiniz, fakat bence diğer uygulamayı düşündüğünüz taktiklerin yanında bunu da uygulamanız Lord Oren'in hoşnutluğunu kazanacak bir şey olurdu.
Taşlar unutana dek...
"Lord oren'in hoşnutluğunu neyin kazanacağını bana siz öğretecek diilsiniz palisdan. teklifiniz açıkça ve resmen REDDEDİLMİşTİR! savaşçıların yem olması vesaire gibi saçma sapan argümanlarınızı da yanınıza alıp bir an önce tapınaktan ayrılmanızı rica ediyorum. iyi günler size."
bu sözlerini ardından, palisdanın yanından geçerek tapınağın kapısına doğru yürüdü. kapıda çığırmakta olan küstahın kim olduğunu merak etmişti başrahip. Devasa kapıla başrahip önünde açılırken, burock karşısında samurayı gördü...
"Bu tür konuşmalarınız ömrünüzü kısaltmaktan öte bir şeye yaramıycaktır. unutmayın ki lord oren, merhametiyle tanınan bir tanrı diildir. şimdi... ne istiyorsun?"
bu sözlerini ardından, palisdanın yanından geçerek tapınağın kapısına doğru yürüdü. kapıda çığırmakta olan küstahın kim olduğunu merak etmişti başrahip. Devasa kapıla başrahip önünde açılırken, burock karşısında samurayı gördü...
"Bu tür konuşmalarınız ömrünüzü kısaltmaktan öte bir şeye yaramıycaktır. unutmayın ki lord oren, merhametiyle tanınan bir tanrı diildir. şimdi... ne istiyorsun?"
War, war never changes...
Yeminer'in bir büyücüyünün varlığını anlaması için cüppeye ihtiyacı yoktu. Gelen kişiye baktı... İnsan bir lich'in karşısında bulunduğundan dolayı dehşet içerisindeydi ama yine de işe yarar bir büyücü olduğu belliydi.
"Hiçbirşey karşılıksız değildir TheoDorus" dedi Yeminer, o ne anlaması gerektiğini bildiği için daha fazla araçıklama yapmasına ihtiyaç yoktu.
"şimdi serbestsiniz" dei Yeminer, iki ölümlü de rahatlamıştı. Ã?rgütü genişletme çalışmalarına devam edin ama şimdilik büyü ile ilgili herhangi bir işimiz. yok gerekirse ben sizi çağırırım.
"Hiçbirşey karşılıksız değildir TheoDorus" dedi Yeminer, o ne anlaması gerektiğini bildiği için daha fazla araçıklama yapmasına ihtiyaç yoktu.
"şimdi serbestsiniz" dei Yeminer, iki ölümlü de rahatlamıştı. Ã?rgütü genişletme çalışmalarına devam edin ama şimdilik büyü ile ilgili herhangi bir işimiz. yok gerekirse ben sizi çağırırım.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
theodorsu yeminerin bu söyledigi sözlerden dolayı mutluydu. yeminere gitmek icin izin aldıktan sonra tapınktaki odasına gider asasını yatagının yanındaki duvara yaslar. ve kendisi bir büyücü olarak cok yoruldugu icicn yatagına uzanır yatarken icinden bir sürü sözler söyleyip hayal kuruyordu. bir kac dakika sonra tamamen uykuya daldı.
samuray elindeki kılıcını yere indirip 2 adım geri attı ve kapının açılmasını izledi, kapı tam açıldığı sırad ileride başrahibi gördü , ona doğru ilerledi.
-Burada ölümün kokusunu alıyorum!
Çok derin nefes aldı etrafına daha dikkatlice baktı elindeki kılıcı çok güçlü bir şekilde sıktı, kasları gerildi.
-Bu gücü istiyorum!!
-Kimsin? Kendini tanıt. Senden çok büyük bir güç hissediyorum ölümün gücünü, bu güç benim olmalı!!
Hafifçe sırıttı ve gölzerini karşısındaki kişiye dikerek bekledi.
-Burada ölümün kokusunu alıyorum!
Çok derin nefes aldı etrafına daha dikkatlice baktı elindeki kılıcı çok güçlü bir şekilde sıktı, kasları gerildi.
-Bu gücü istiyorum!!
-Kimsin? Kendini tanıt. Senden çok büyük bir güç hissediyorum ölümün gücünü, bu güç benim olmalı!!
Hafifçe sırıttı ve gölzerini karşısındaki kişiye dikerek bekledi.
böyle konuşmaya devam edersen yakında ölümün kokusunu bayaa yakınından alıcaksın... hem de çok yakınından. Kendimi tanıtmamı istiyorsun; ama bu tapınağın içinde kişilerin önemi yoktur. Ben, bu tapınağın içindeki herkes gibi lord oren'in sadık bir inananıyım. Peki sen kimsin? ne hakla bu tapınağa gelip güç talep edebiliyorsun?...
War, war never changes...
-ben ölümüm ölümü getiririm, hissettiğim yere giderim bunuda sende ve tapınakta hissediyorum.
karşısındaki adama doğru ilerler,
Yanında bulundurduğu keseyi çıkarttı, kesede çürümüş et kokusu vardı, gülümsedi. Keseyi açtı , elini kesenin içine sokup içidekileri dışarı çıkardı. Elinde çürümüş diller tutuyordu bir çok çürümüş dil.
- Bu diillerin sahipleri ya ağızlarını bana karşı tutamayanlar ya da canım istediği için öldürdüğüm kişilere ait, ölümü isterim ve onu alırım.Kan hahahahah sadece kan ve ölüm tek istediğim bu her yeri kaosa bölmek , ölümü dünyaya hakim kılmak, ölüm olmak, herkesin ensesinde nefesimi hissetmesi işte ben bunlar için yaşarım. Burada ölümü hissediyorum, ve onu elde etmeliyim.
Kendine hakim olamamış bir tavırla hevesli hevesli içeriye doğru baktı.
- İşte orada karanlıkta ölümü hissediyorum!!
karşısındaki adama doğru ilerler,
Yanında bulundurduğu keseyi çıkarttı, kesede çürümüş et kokusu vardı, gülümsedi. Keseyi açtı , elini kesenin içine sokup içidekileri dışarı çıkardı. Elinde çürümüş diller tutuyordu bir çok çürümüş dil.
- Bu diillerin sahipleri ya ağızlarını bana karşı tutamayanlar ya da canım istediği için öldürdüğüm kişilere ait, ölümü isterim ve onu alırım.Kan hahahahah sadece kan ve ölüm tek istediğim bu her yeri kaosa bölmek , ölümü dünyaya hakim kılmak, ölüm olmak, herkesin ensesinde nefesimi hissetmesi işte ben bunlar için yaşarım. Burada ölümü hissediyorum, ve onu elde etmeliyim.
Kendine hakim olamamış bir tavırla hevesli hevesli içeriye doğru baktı.
- İşte orada karanlıkta ölümü hissediyorum!!
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests