ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN
-Ben bu dünyaya kaosu ve ölümü yaymak için geldim, ben neredeysem kaos ve ölüm orada olacak izninizle karargaha doğru yola çıkmak istiyorum kaybedecek zaman yok düşmanlar ölümü görmeli ve ona ulaşmalı ben de onlara yardım edeceğim!
Saygıyla başını eğer ve rahibe yüzü dönü bir biçimde arka arka çıkar.
Saygıyla başını eğer ve rahibe yüzü dönü bir biçimde arka arka çıkar.
theodorus yanındaki elf e bakarak" hayır vilthas büyücüler baglılık yemini etmez daha dogrusu ben etmem. ama bildigim tek bir sey varki oda lord oren e baglı oldugumdur."der ve vilthasın gözlerine bakarak" görevimize baslayıp tapınaktaki büyü gücünü arttırsak iii olur vilthas. simdi benle geliyormusun yoksa burda mı kalıosun?"die sordu.
Büyücü aniden yatağından aniden kalktı zihninde onu birileri onu çağırıyordu.Bu kişilerin kim olduğunu öğrenmek için tapınaktan dışarı çıktı Bu sesin nereden geldiğini öğrenmek için yola koyuldu.İleride 2 kişi görmüştü birisi kırmızı renkli diğeri ise siyah renkli bir cüppe giymişti.Kukuletaları yüzlerinin yarısını örtüodu.Calis yanlarına yaklaştı ve kim olduklarını sordu
kırmızı cüppeli
-ben necromancer denizomencer
siyah cübbeli olan ise
-ben necromancer jozan der
calis:-vay necromencer sanırım buraya kötülüğü aramya geldiniz.Tam istediğim kişiler siniz beni izlein.
kırmızı cüppeli
-ben necromancer denizomencer
siyah cübbeli olan ise
-ben necromancer jozan der
calis:-vay necromencer sanırım buraya kötülüğü aramya geldiniz.Tam istediğim kişiler siniz beni izlein.
No one hears him cry so he turns to evil...
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: Doğu Limerik
- Contact:
Tapınakta gezibnen ve etrafa bakınan Dragonfly içindeki boşluğu doldurmak için yapıcak bir şeyler ararcasına bir oraya bir buraya hızlı adımlarla dolaşıyordu.
Can sıkıntısını gidermek için elini cebine attıktan sonra cüppesinin cebinden peksimet kırntıları çıkartıp onları yere doğru attı.kırıntılar arttıkça tapınağın dış kapısının önüne gelen kuşlarda artmaya başladı.
Sesli düşünen Dragonfly işte diyarın kaosu burda bedenimin önünde.Küçük oldukları kadar birer avcılar ama şimdi korunmasız birer avlar.Ah minik dostlarım sizin bu olağan üstü dengenizi bilmeyenler ne kadar da acizler.
Sonra etrafına bakıp denge ve kaos ben bunun için burdayım.şükürler olsun.
Can sıkıntısını gidermek için elini cebine attıktan sonra cüppesinin cebinden peksimet kırntıları çıkartıp onları yere doğru attı.kırıntılar arttıkça tapınağın dış kapısının önüne gelen kuşlarda artmaya başladı.
Sesli düşünen Dragonfly işte diyarın kaosu burda bedenimin önünde.Küçük oldukları kadar birer avcılar ama şimdi korunmasız birer avlar.Ah minik dostlarım sizin bu olağan üstü dengenizi bilmeyenler ne kadar da acizler.
Sonra etrafına bakıp denge ve kaos ben bunun için burdayım.şükürler olsun.
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
-
LordAriakas
- Kullanıcı

- Posts: 193
- Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
- Location: Izmir
- Contact:
Ariakas
Lord her zamanki gibi sinirli bir sekilde yürüyordu birden kötülükten yayilan gücü tekrar hissetti
"Bu görülmeye değer" dedi kendi kendine ve bedensiz nöbetçilerin yanina kadar gitti ve tapinaga girebilmek icin dua etti
"Bu görülmeye değer" dedi kendi kendine ve bedensiz nöbetçilerin yanina kadar gitti ve tapinaga girebilmek icin dua etti
kapının her iki yanında duran hayaletimsi muhafızlar, zaten kendisi de bi ölmeyen olan ariakası hiç umursamıyorlar, sanki ariakas orda değilmiş gibi davranıyorlardı. ariakas nerdeyse duasına başladığı anda tapınağın ağır kapıları açılmaya başladı. burock, açılan ikiz kapının arkasında, yeni gelen ölüm şövalyesini karşılamak için bekliyordu. Kapılar tamamen açıldığında, burock, ariakasa doğru ilerledi...
"selam sana, ölüm şövalyesi. dualarına bu kadar çabuk yanıt alacağını ummuyordun sanırım. Gel, tapınağın kapıları sana açıktır."
Bir adım yana çekildi ve eliyle içeriyi işaret etti ariakasa
"selam sana, ölüm şövalyesi. dualarına bu kadar çabuk yanıt alacağını ummuyordun sanırım. Gel, tapınağın kapıları sana açıktır."
Bir adım yana çekildi ve eliyle içeriyi işaret etti ariakasa
War, war never changes...
- Drizzt_Dourden
- Kullanıcı

- Posts: 259
- Joined: Tue Feb 10, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
kısa bir yolculuktan sonra theodorus vilthas ve albino tapnaga varmıslardı. theodorus tapınaktan iceri bir ölüm sövalyesiin girdigini görmüstü."hımmm heralde yeni"dedi icinden. theodorus tapınaga vardıgında aklında bir sürü düsünce vardı.tabii ki ilk düsündügü sey daha yeni tanıstıgı bir adamdı ve onla ne yapıcagını bilemiyordu."burocku görmeliyim"dedi fısıldayarak. tapınakın kapısındaki hayaletlere derin bir bakıs attıktan sonra iceri girdi ve burockun birisiyle konustugunu gördü. burockun yanına geldi ve" özür dilerim tapınagın yüce rahibi fakat s,izinle görüsmem gereken bir konu war eger izin verirseniz tabii" dedi. ve burockun yanındaki sövalyeye baktı ve "ismim theodorus ölümn sövalyesi bu tapınagın bir büyücüsüyüm. sanırım siz bu tapınakta yeni olmalısınız cunku sizi hic bu diyarlarda görmedim.ADINIZ NEDİR??"der
-
LordAriakas
- Kullanıcı

- Posts: 193
- Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
- Location: Izmir
- Contact:
- Drizzt_Dourden
- Kullanıcı

- Posts: 259
- Joined: Tue Feb 10, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests