Ranor: tanrıların en kudredlisi en kadimi; kendi kalbinden bir mücevher yarattı. binlerce parıltının ezgisini taşıyordu.her parıltıda geçmiş ve gelecek rask etmekteyd.i İçine güç ve bir tanrıçaya olan aşkını; tanrıça Elenia olan aşkını gizledi... bu öyle bir ziynetti ki görenlerin yüreyine saf mutluluğu ince ince nakış nakış işler, keder ve hazanı onlardan uzak tutardı. Tanrılar arasındaki fısıltılar önce merak,sonra kıskançlıkve sonunda da kinle yoğruldu.hem gölge yandaşları hem de ışık yoldaşları sırt çevirmişti Elenia a. Gücün getirmiş olduğu yanlızlığın yükünü taşımak canını acıtırken bu acıyı çekenler de canını acıtmıştı.ve sıra onlardaydı. O muhteşem ziyneti sakladı onları bu saf mutluluktan mahrum bıraktı. belki birkaç dakika belki onbinlerce yıl zamanın öncesinde gizledi onu lakin utandı kendinden bencilliğin zehrini hissediyordu artık. ve tüm tanrılar o müthiş ziyneti görsünler diye besledi gücüyle besledi. pürüzsüzlüğü yok oldu parlaklığını yitirdi ama tüm tanrıların ilgisi ve taktirini kazanmıştı.
Tanrılar kendilerine oyun alanları seçtiler. küllü dağlar engin denizler leziz meyveler dikenler bahşettiler. en derinlerdeki delhizlerden en yüksekteki bulutun rengine, çöllerdeki tepelerden buzullara kadar oynadı tanrılar. ve bir gün Ronar çıkageldi. ellerinde ziynetten bile daha merak edilen bişey saklıyordu. Yaşam... Elfler insanlar cüceler gnomelar ve binlerce yaşam. ama kalbinin yarısını ziynete diğer yarısını yaşama verdiğinden güçsüz kaldı.bunu fırsat bilen karanlık bütün yaşamları gölgeyle lekeledi ve hepsinin birer karanlık suretini yarattı.artık ronarın ölümsüzlüğü dışında hiç bir gücü kalmamıştı.hüznünden kendini ölümsüzlüğünün içine hapsetti.o andan sonra zamanın döngüsü ve dengesi başlamıştı.
Tanrı Ranor
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
