site içi savaş

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Post Reply
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

' E ee eemredersiniz efendim..' Muhafızın sesi zor doyulur bir fısıltıydı adeta. Bir kaç saniye soluk aldıktan sonra 'Bu taraftan efendim' deyip üst kata çıkan merdivenelre yöneldi. Bir dakika geçmeden Fingolfin'in odasının önüne ulaşmışlardı...
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

'Girin' sabahın erken saatinde bir ziyaretçi gelmesi Fingolfin'i meraklandırmıştı. Ziyaretçiye eşlik edenin takdimini boş yere beklerken adeti olduğu üzere ayağa kalktı. Fakat gireni görünce merağın yerine şaşkınlık aldı. Fingolfin bir süre karşısındaki dik surete şaşkınlıkla baktı. Sonra yüzünde hafif bir tebessümle eski dostunu selamladı. Seni tekrar görmek güzel Karathas, On Kasaba Karargahı Komutanı...
Hükümlü
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1548
Joined: Mon Jun 09, 2003 5:31 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Hükümlü »

"Seni görmek çok güzel eski dostum Fingolfin. Seni bu saatte uyanık görmek oldukça hoş. Uyandıracğım diye çok üzülmüştüm; ama sanırım bunun başka yolu yoktu. Neyse nasıl olsa ayaktaymışsın. tekrar görüşmek hoş oldu."
şövalye'nin çakmak çakmak gözleri dostunu tekrar görmenin mutluluğu ile parıldıyordu şimdi.
"Tekrar buralara gelmenin pek de hoş bir duygu olduğunu söyleyemeyeceğim aslında; ama demek ki bununla hüküm giymişiz." hafif bir tebessüm belirdi yüzünde "Neyse söylenmenin ne yeri ne de zamanı. Gel senle oturup neler yapmışsız, neler etmişiz...biraz laflayım."

Bu söz üzerine Karathas ve Fingolfin yılları kapsayan (bunun içine karathas'ın yokluğunda neler olduğu da dahil) uzun bir konuşmaya başladı.

Artık On Kasaba'nın Komutanı'ı geri gelmişti...
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

'.... Ve artık karargahın gerçek komutanı döndüğüne göre bende ait olduğum doğaya geri dönebilirim.' diye bağladı Fingolfin sözünü. Karathas ela gözlerini Fingolfin'e dikerek bir süre konuşmadı. 'Ben burada kalıp bana yardımcı olursun diye düşünmüştüm...' Fingolfin hafifçe gülümsedi 'Dostum varlığın gibi teklifin de beni onurlandırdı. Fakat beni tanıyorsun; ve burada kalacağımı düşümüş olduğunu hiç sanmıyorum. Hem ihtiyacın olduğunda buralarda ya da bana en çok ihtiyaç olduğu yerde olacağımı biliyorsun.'
Hükümlü
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1548
Joined: Mon Jun 09, 2003 5:31 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Hükümlü »

"Madem öyle...yolun açık olsun ulu elf, kadim dost."

Yavaş yavaş gün doğarken Fingolfin'de kasabadan hızlıca uzaklaştı. Karathas o tamamen gözden kaybolana kadar gözlerini ayırmadı. ardından derin bir nefes alarak masasına oturdu.

İşte her şey yeniden başlıyordu. On Kasaba'nın Komutanı geri dönmüştü.
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

"Hükümlü Karathas!... oğlum..." dedi koro şeklindeki ses...
"Oğlun Ardan'ı senin yaşamında sahip olduğun erdemleri, kaybettiği babasından öğrenmesi için yanına yolladım... Merak etme... O artık benimle beraber, başka bir yerde başka bir zamanda... Onu her zaman koruyacak ve gözleyeceğim.

Ruhundaki huzursuzluğu gözledim şovalye... Arkanda bıraktığın On Kasaba ve halkı için döktüğün göz yaşlarını gördüm... Onlar için cennetten vazgeçtin... Güneş Tanrısı Pelor'un izniyle sana bir şans daha veriyorum Karathas... Aynı hataları yeniden tekrarlamayacak kadar bilgeliğe ulaştığına inanıyorum. Elindeki dövme yeni ölümlü hayatında seni korusun ve rehberliğe ihtiyaç duyduğunda sana yardım etsin...

Benim buradaki zamanım sona erdi... Fakat bir parçam geride kalacak. Zamanın Lordu geri dönmeyeni buraya getirecek... Bu olayla benim tek alakam ona gerekli bilgiyi sağlamak olacak... Umuyorumki Tanrılar'ın hizmetkarları bir kez daha birbirlerinin kanını dökmek zorunda kalmazlar...

Diyar sana emanet oğlum... İnsanlara iyi bak ve nefretin ne kadar büyük olursa olsun kalpleri kazanmaya çalış... Ã?ünkü bazen kalpler en saf halleriyle karşına çıkarlar... Elveda şovalye..."

Karathas bunlar gerçek miydi yoksa hayal miydi bilemiyordu. Kara Figürü hiç görmüş müydü? Cennette babasıyla konuşmuş muydu? Bir Tanrıyı gözleriyle görmüş müydü? Tek bildiği avucunun içinde o renkli şekil değiştiren işaretti...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Gnom zamanında onkasabanın komuta odası olan binaya baktı.. Burada farklı çağlarda iki büyük efsane yaşanmıştı ve iki defasında ço yakın olan avaş önlenmişti. Gnom sonuncusunda kendisinin oynadığı rolü hatırlıdı. Ufak da olsa bu rol onun kendisine saygı duymasını sağlıyordu. Burada kasabalarda bu akşam kalacaktı.. Ertesi günse gitmesi gereken bir yer vardı. Her ne kadar ona çok büyük acı verecek olsa da.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Firble toprağa sırtını dayadıysa tüm düşünceler onu esir alıyordu.. Uykudan çok huzursuzluk onu gittikçe daha fazla esir aldı. Böyle belki bir saatten fazla kıvranıp durdu. Ã?ığlıklar susmuştu.. Ama özellikle diyarlara yeniden döndükten sonra yaşadığı ilk saatlerin anısı ona cehennemin kabuslarından tanıdığı vicdan azabını fazlaı ile yaşatıyordu.. Ne yapabilirdi ki? Firan ve diğer arkadaşları bu defa kendi kendileri... Firbleye düşündükçe acı veren varlıklara dönüşmüşlerdi.
Belki de artık sadece sessiz yaşamalı dolaşmalı ve flüdümü çalmalıyım dedi. Belki şiir ve öykü de yazarım. Ama artık daha fazla işlere karışmamalıyım.
Nihayet yattıktan üç saat kadar sonra uyuyamayacağını anladı. Oturdu. Huzur bulamıyordu ne kadar çabalarsa çabalasın.
Gitmesi gereken yer aklına geldi. Belki de şimdiden yola çıkmalı idi. Evet diye düşündü geceyi orada geçirmek.. Uzuca bir süre durakladı. Orayı biraz daha uzun göre bilmek gerçekten güzel olurdu. Ani bir kararla eşyalarını topladı. Hazırlandı ve yola çıktı.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests