eski sevgililerinizi...
- Galat-tirin
- Kullanıcı

- Posts: 90
- Joined: Wed Jul 28, 2004 10:00 am
- Contact:
Beraber olduğun insanları kendin seçersin. Onlar, senin tercihlerini, amaçlarını, aradıklarını gösterir. Seni gösterir.
Bu dünyada bir halta deymeyen (ağlamaya bile) kızlar vardır pek tabi. Eğer sen sürekli bunlarla birlikteysen... kendin hakkında düşünmeye başlamanın vakti geldi demektir...
bir çok kız girdi
hayatıma
sağcıydı bazısı
solcuydu kimi
psikopattı bir tanesi
alkolikti biri
daktilo sesleri
doldururken boş geceleri
elinde bir şişe
ucuz votka ve
önceki akşamdan kalma bedeni ve
sonraki akşama kalacak umutlarıyla
gelirdi köşedeki bakkaldan.
birini çocukluğumda tanımıştım
ben büyüdüm, o büyüdü.
Bir gün ailesi İzmire gitti.
Ben de alkol ve yemek
dolu bir torbayla
yalnız bir akşamın
umarsız sabahında
kapısını çalmıştım..
Ailesi döndü İzmir'den
bir hafta sonra
kocasıyla beraber.
Bir tanesi deliydi.
Benden büyük,
bitirmiş üniversiteyi,
işe girmişti.
beni seviyordu.
Bu yüzden herkes ona "deli"
dedi.
Geceleri,
Chaikowski'den konuşurduk
Bach'dan ve Bukowski'den
nefret ederdi Bach'dan
ve sevmezdi Bukowski'yi
beni sevdiği kadar.
lanet bir sabah, babası aradı
ve beni tehdit etti.
lanet bir sabah, babası aradı
ve öldüğünü söyledi...
bir tanesi birtaneydi öylesi
çıkmadı bir daha karşıma
sabah insan içinde Marx'dan konuşur,
gece, zengin olmak istediğini anlatırdı bana..
müziği seviyordu, Müzik'ti Tanrısı
hep düşünü kurardı
hiç gitmediğim
hiç görmediği
Viyana'da
konservatuarda okumanın.
çok zekiydi
Bir gün bana;
biraz paran
bir araban
bir de evin olsa
seninle evlenirdim dedi,
ertesi gün de gitti
her zeki kızın
yapacağı gibi.
bilmiyorum, acaba
kiminle birlikte şimdi?
ama arabam olunca
ilk işim,
hiç görmediğim Viyana'ya gidip
konservatuarın
kapısını çalmak olacak...
Bu dünyada bir halta deymeyen (ağlamaya bile) kızlar vardır pek tabi. Eğer sen sürekli bunlarla birlikteysen... kendin hakkında düşünmeye başlamanın vakti geldi demektir...
bir çok kız girdi
hayatıma
sağcıydı bazısı
solcuydu kimi
psikopattı bir tanesi
alkolikti biri
daktilo sesleri
doldururken boş geceleri
elinde bir şişe
ucuz votka ve
önceki akşamdan kalma bedeni ve
sonraki akşama kalacak umutlarıyla
gelirdi köşedeki bakkaldan.
birini çocukluğumda tanımıştım
ben büyüdüm, o büyüdü.
Bir gün ailesi İzmire gitti.
Ben de alkol ve yemek
dolu bir torbayla
yalnız bir akşamın
umarsız sabahında
kapısını çalmıştım..
Ailesi döndü İzmir'den
bir hafta sonra
kocasıyla beraber.
Bir tanesi deliydi.
Benden büyük,
bitirmiş üniversiteyi,
işe girmişti.
beni seviyordu.
Bu yüzden herkes ona "deli"
dedi.
Geceleri,
Chaikowski'den konuşurduk
Bach'dan ve Bukowski'den
nefret ederdi Bach'dan
ve sevmezdi Bukowski'yi
beni sevdiği kadar.
lanet bir sabah, babası aradı
ve beni tehdit etti.
lanet bir sabah, babası aradı
ve öldüğünü söyledi...
bir tanesi birtaneydi öylesi
çıkmadı bir daha karşıma
sabah insan içinde Marx'dan konuşur,
gece, zengin olmak istediğini anlatırdı bana..
müziği seviyordu, Müzik'ti Tanrısı
hep düşünü kurardı
hiç gitmediğim
hiç görmediği
Viyana'da
konservatuarda okumanın.
çok zekiydi
Bir gün bana;
biraz paran
bir araban
bir de evin olsa
seninle evlenirdim dedi,
ertesi gün de gitti
her zeki kızın
yapacağı gibi.
bilmiyorum, acaba
kiminle birlikte şimdi?
ama arabam olunca
ilk işim,
hiç görmediğim Viyana'ya gidip
konservatuarın
kapısını çalmak olacak...
Desiratus Fatum..
Desiratus Bellum...
Desiratus Bellum...
- Galat-tirin
- Kullanıcı

- Posts: 90
- Joined: Wed Jul 28, 2004 10:00 am
- Contact:
- Galat-tirin
- Kullanıcı

- Posts: 90
- Joined: Wed Jul 28, 2004 10:00 am
- Contact:
Bana sanki çoğu kişi egosunu tatmin etmiş gibi geldi. Bence bu bir evcilik oyunu değildir. Ayrıca kızlara cinsel bir nesne olarak bakılıyor. Kızların çoğu ya bunun farkında değil, ya onlarda zevk aldığı için seslerini çıkarmıyorlar ya da çok saflar...
Ayrıca günümüzde bunlardan münezzeh olan, böyle babayiğit bir erkek ve beklenildiği gibi bir hanım bulmak çok zor...
Meselâ ben severek ayrıldım. Görüşemiyordum, daha doğrusu ailesi yüzünden görüşmem engelleniyordu. Bizde acı çekmek yerine bunu seçtik. Ama severek ayrılmanın da bir acısı var ki bunu yaşayanlar bilir...
Ayrıca günümüzde bunlardan münezzeh olan, böyle babayiğit bir erkek ve beklenildiği gibi bir hanım bulmak çok zor...
Meselâ ben severek ayrıldım. Görüşemiyordum, daha doğrusu ailesi yüzünden görüşmem engelleniyordu. Bizde acı çekmek yerine bunu seçtik. Ama severek ayrılmanın da bir acısı var ki bunu yaşayanlar bilir...
- Galat-tirin
- Kullanıcı

- Posts: 90
- Joined: Wed Jul 28, 2004 10:00 am
- Contact:
kızlar cinsel obje olarak görüldüklerini bilmiyorlar mı? Saflar mı?
)
anneleri onlara ilk olarak ne öğretti zannediyorsun? İnanın bana kızların pek azı saftır..
Ama her insan, her şeye inandırılabilir..
Ve evet bu onların hoşlarına da gidiyor, hımm, bu yanlış oldu..
şöyle diyelim.. Bir kısmı -yeterince zeki ve acımasız olanları- bunu avantaj olarak kullanır. Bildiğiniz gibi vücut bazı durumlarda, beyne giden kanın oranını biraz azaltıyor.. Bu, açıkçası bizi oldukça aptal bir duruma sokuyor. Böyle bir durumda muhtemelen bir "Ã?ııttıırt!" sesi duyacaksınızdır..
Korkmayın.. Bu kırılan iradenizin sesidir..
Levian.. Evet bu bir evcilik oyunu değildir.. Ancak ne tüm erkekler kızları yürüyen vajinalar olarak görür -ki doğru, çoğu öyle görür..-..
Ne de tüm kızlar erkekleri ellerinde ne varsa vermesi gereken aptallar olarak görür -ki doğru, çoğu öyle görür..-
Ayrıca günümüzde bunlardan münezzeh olan, erkekler ve kadınlar vardır.. Ã?evrem onlarla dolu, üzülme.. Ama yine de böyle birilerini bulmak kolay değil haklısın.. (Kendine soyulacak -maddi, manevi- bir varlık gibi bakmayacak bir kız bulmak da zor)
Severek ayrılma konusuna gelince.. Tabi romantizm başka şey.. Ama gerçekleri de görmek "durumundasın" -hayır, ne şanski "zorunda" değilsin-
Aşk, sadece senin içindedir. Bunu içlerimize Tanrı koymadığı gibi çarpan bir ok ya da şimşekle de olmaz..
Bu yüzden inan bana, canını yakan şey, severek ayrılmak değil; onu ömrün boyunca bir daha göremeyecek olmandır.. Zaten eğer onu gerçekten seviyorsan, "sevmeyerek", "nefret ederek" ayrılmanın mümkün olmadığını bilirsin.. Geri çevrilmekten tek farkı, ekstradan acı verecek olan "flashback" lerdir. Görüntüler, yaşananlar ne kadar "derin" ise, "acı" da o kadar derin olacaktır..
anneleri onlara ilk olarak ne öğretti zannediyorsun? İnanın bana kızların pek azı saftır..
Ama her insan, her şeye inandırılabilir..
Ve evet bu onların hoşlarına da gidiyor, hımm, bu yanlış oldu..
şöyle diyelim.. Bir kısmı -yeterince zeki ve acımasız olanları- bunu avantaj olarak kullanır. Bildiğiniz gibi vücut bazı durumlarda, beyne giden kanın oranını biraz azaltıyor.. Bu, açıkçası bizi oldukça aptal bir duruma sokuyor. Böyle bir durumda muhtemelen bir "Ã?ııttıırt!" sesi duyacaksınızdır..
Korkmayın.. Bu kırılan iradenizin sesidir..
Levian.. Evet bu bir evcilik oyunu değildir.. Ancak ne tüm erkekler kızları yürüyen vajinalar olarak görür -ki doğru, çoğu öyle görür..-..
Ne de tüm kızlar erkekleri ellerinde ne varsa vermesi gereken aptallar olarak görür -ki doğru, çoğu öyle görür..-
Ayrıca günümüzde bunlardan münezzeh olan, erkekler ve kadınlar vardır.. Ã?evrem onlarla dolu, üzülme.. Ama yine de böyle birilerini bulmak kolay değil haklısın.. (Kendine soyulacak -maddi, manevi- bir varlık gibi bakmayacak bir kız bulmak da zor)
Severek ayrılma konusuna gelince.. Tabi romantizm başka şey.. Ama gerçekleri de görmek "durumundasın" -hayır, ne şanski "zorunda" değilsin-
Aşk, sadece senin içindedir. Bunu içlerimize Tanrı koymadığı gibi çarpan bir ok ya da şimşekle de olmaz..
Bu yüzden inan bana, canını yakan şey, severek ayrılmak değil; onu ömrün boyunca bir daha göremeyecek olmandır.. Zaten eğer onu gerçekten seviyorsan, "sevmeyerek", "nefret ederek" ayrılmanın mümkün olmadığını bilirsin.. Geri çevrilmekten tek farkı, ekstradan acı verecek olan "flashback" lerdir. Görüntüler, yaşananlar ne kadar "derin" ise, "acı" da o kadar derin olacaktır..
Desiratus Fatum..
Desiratus Bellum...
Desiratus Bellum...
benden önceki diilde daa çok başlık hakkında bişey yazacam:
daa bikaç gün önce eski bi sevgilisiyle -ki bu kızla biz severek ayrılmıştık bazı nedenlerden dolayı, 2 sene oldu ayrılmadan beri- tekrar çıkan biri olarak, çokta güzel bişey olduunu sölemek isterim eskisiyle tekrar birlikte olmak, zati dediim gibi kavgayla falan ayrılmamıştık ama eski olanlardan ders çıkartarak falan yeni bi ilkişkişye başlamak çok güzel bişey, herkese tavsie ederim..
saygılarımla...
daa bikaç gün önce eski bi sevgilisiyle -ki bu kızla biz severek ayrılmıştık bazı nedenlerden dolayı, 2 sene oldu ayrılmadan beri- tekrar çıkan biri olarak, çokta güzel bişey olduunu sölemek isterim eskisiyle tekrar birlikte olmak, zati dediim gibi kavgayla falan ayrılmamıştık ama eski olanlardan ders çıkartarak falan yeni bi ilkişkişye başlamak çok güzel bişey, herkese tavsie ederim..
saygılarımla...
Ozan gülüyordu olanlara. Kahkahası karanlığı deliyordu. Durdu bir an sonra yine kahkahası duyuldu. Bu seferki olacak olanlara atıftı...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests