ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN
Adam karşısındakinin bir büyü yapmaya başlandığı anladığında gayri ihtiyari olarak one gitti ama büyü başlamıştı zaten.
Dudaklarını ısırdı.
Konuştuğu adamın tapınakta kuvveti olduğu belliydi zaten..şövalye bekledi...
Kız hafifçe inledi. hem lord oren'in bahsşettiği ilça hemde adamın yaptığı büyü etkili olmuştu.
Adam kafasını kızdan kaldırdığında beyaz saçlı adamı gördü. Yüzünde tek bir buruşukluk yoktu. dümdüz bir yüz. ifadesiz...her gün görülebilecek türden birisi değildi doğrusu....
Kızın ayağa kalkmasına yardım etti şövalye ve onu yanında duran elf yoldaşına verdi destek olması için...
"Sen kimsin Ölümün Eli?" diye fısıldadı adam....
Dudaklarını ısırdı.
Konuştuğu adamın tapınakta kuvveti olduğu belliydi zaten..şövalye bekledi...
Kız hafifçe inledi. hem lord oren'in bahsşettiği ilça hemde adamın yaptığı büyü etkili olmuştu.
Adam kafasını kızdan kaldırdığında beyaz saçlı adamı gördü. Yüzünde tek bir buruşukluk yoktu. dümdüz bir yüz. ifadesiz...her gün görülebilecek türden birisi değildi doğrusu....
Kızın ayağa kalkmasına yardım etti şövalye ve onu yanında duran elf yoldaşına verdi destek olması için...
"Sen kimsin Ölümün Eli?" diye fısıldadı adam....
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Adam karşısındaki şovalyenin gözlerine odakladı gözlerini. Ses tonu mermer duvarları andıran edası ile yayıldı.
- Lord Oren'in Savaşçısı Ölümü Elı... Lord Oren'in adil eli ölümü istediğind ben orada olurum şovalye... Bugün burada ölüm getirmek için bulunmuyorum. Lord'uma yaptığınız yardım çağrısı için geldim.
Kukuletasını başına çektiğinde ilerlemeye başladı. Sessiz yapıyı inceledi. Ne kadar uzun süre geçmiş olabilir, ne kadar sürede bu yapı bu kadar sessizleşebilirdi.
- Lord Oren'in Savaşçısı Ölümü Elı... Lord Oren'in adil eli ölümü istediğind ben orada olurum şovalye... Bugün burada ölüm getirmek için bulunmuyorum. Lord'uma yaptığınız yardım çağrısı için geldim.
Kukuletasını başına çektiğinde ilerlemeye başladı. Sessiz yapıyı inceledi. Ne kadar uzun süre geçmiş olabilir, ne kadar sürede bu yapı bu kadar sessizleşebilirdi.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
theodorus sakin sakin olanları izlerken kulagında bir söz cınladı"Yeminerin saldırısına uğradınız. Kolay bir düşman değildir. Size neler yaptı, ve onu nasıl yendiniz" theodorus bu aralar herseye sasırıyordu. "demekkkk yeminer i öldürdü. bu diyarların en guclu en kudretli büyücülerinden olan yeminer öldü demek. ama nasıl??."die kendi kendine konustu. theodorus un kıpkırmızı gözleri yine ates e dönüsmüstü. bu diyarlardaki büyü gücü iyice azalmaya baslamıstı. şimdide ustasını kaybetmisti. theodorus ilerde konusan grubu dikkatlice izliyordu. gözü özellikle yarı melege takılmıstı. "demek yemineri öldüren sensin. bunu nasıl basardın bilmiorum ama intikamı alıncaktır" die tısladı. ve odasına büyük bir hızla geri döndü.
Kazanmak hersey degildir ama kaybetmek hicbir seydir.
Yarım Kanlının sözleri ile yüzü hafifce buruştu. Etrafındaki varlıklar ona yardım etmekten acizdiler ki Tapınağa getirmişlerdi. Yavaşça ardına döndüğünde ruhlar huzursuzca inledi. Yemneri öldüremeyeceğini bildiği o varlığa baktı.
- Sana Lord Oren yardım etti... Onun isteği olmasa buraya sana yardım etmek için değil, ruhunu ona vermek için gelirdim.
Etrafındakilere baktığında gördüklerini söze getiremiyor, dudaklarından hiddet sözcükleri boşalacakmışcasına yüzü geriliyordu. Aniden gözlerini kapadı. Abanoz rengi bir ten ve beyaz saçlar huzurunu kucakladı. Ölümün Eli bile olsa bir canlı sevdiği karşısında ne kadar dayanabilirdi. Gözlerini açtığında yüzündeki ifade donuk ve sessizliğini kazanmıştı.
- Sana Lord Oren yardım etti... Onun isteği olmasa buraya sana yardım etmek için değil, ruhunu ona vermek için gelirdim.
Etrafındakilere baktığında gördüklerini söze getiremiyor, dudaklarından hiddet sözcükleri boşalacakmışcasına yüzü geriliyordu. Aniden gözlerini kapadı. Abanoz rengi bir ten ve beyaz saçlar huzurunu kucakladı. Ölümün Eli bile olsa bir canlı sevdiği karşısında ne kadar dayanabilirdi. Gözlerini açtığında yüzündeki ifade donuk ve sessizliğini kazanmıştı.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Kurt sessizce hırladı ve sürekli bir sessilik içinde tapınağın girişinde olanları izlemekte olan Khazor ileriye çıktı. Kendine ölümün eli diyen adama baktı ve gözlerindeki bir nefretle arkasını dönerek kurdunu sürmeye başladı.
"Burada oyalanmaya gerek yok!" dedi. "Ölüm değil adalet için budiyardayız ve adalet için başkalarını bulmalıyız."
Düşünceler:
Ölüm..!
Saygı duyulacak bir kavramdır der büyük bir atasözümüz. Onsuz hiçbir ork yaşayamaz. Hatta vücudundaki bütünlüktür ölüm orkların...
Ben Khazor Mortansen ruhumdaki ölümü hissediyorum ve kendimden bu yüzden nefret ediyorum. Bu kelimeyi duyunca bu yüzden nefretle etrafıma bakıyorum.
Khazor arkasını duygularını anlayan tek varlık olan Koskas'ın kulalarını okşayarak ilerlemeye başladı. İşte tam o zaman bir şey dikkatini çekti. Koskas her zamankinden daha büyük görünüyordu. Sanki kurt büyümeye başlamıştı.
"Burada oyalanmaya gerek yok!" dedi. "Ölüm değil adalet için budiyardayız ve adalet için başkalarını bulmalıyız."
Düşünceler:
Ölüm..!
Saygı duyulacak bir kavramdır der büyük bir atasözümüz. Onsuz hiçbir ork yaşayamaz. Hatta vücudundaki bütünlüktür ölüm orkların...
Ben Khazor Mortansen ruhumdaki ölümü hissediyorum ve kendimden bu yüzden nefret ediyorum. Bu kelimeyi duyunca bu yüzden nefretle etrafıma bakıyorum.
Khazor arkasını duygularını anlayan tek varlık olan Koskas'ın kulalarını okşayarak ilerlemeye başladı. İşte tam o zaman bir şey dikkatini çekti. Koskas her zamankinden daha büyük görünüyordu. Sanki kurt büyümeye başlamıştı.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Melez'e bakıp cevap beklerken tiksinen bakışlarını Ölümün Eli'ne çevirdi.
Belki bu yaratık lorduna hizmet etmişti, ediyordu, ancak bu Kılıç Bilgini'nin gözünde bir şey değiştirmiyordu. Ölüm ve yaşam bir denge ve ahenk içindeydi, ölümden yaşama döndürülenler gibi, ölümün huzuruna kavuşmayanlar da bu dengeyi bozuyordu. Lordunun böyle bir yaratığı kullanmasını da anlamıyordu, ahenkli herşeye karşı bir hakaretti bu yaratık.
Yine de lordunun emirlerini dinliyordu... ve Seahriel, muhtemelen kendinden çok daha güçlü olan yaratığa bu yüzden tahammül ediyordu, daha fazlası yüzünden veya gücünden korktuğundan değil.
Tekrar Yarı Melek'e bakmaya başladı, cevap beklercesine.
Belki bu yaratık lorduna hizmet etmişti, ediyordu, ancak bu Kılıç Bilgini'nin gözünde bir şey değiştirmiyordu. Ölüm ve yaşam bir denge ve ahenk içindeydi, ölümden yaşama döndürülenler gibi, ölümün huzuruna kavuşmayanlar da bu dengeyi bozuyordu. Lordunun böyle bir yaratığı kullanmasını da anlamıyordu, ahenkli herşeye karşı bir hakaretti bu yaratık.
Yine de lordunun emirlerini dinliyordu... ve Seahriel, muhtemelen kendinden çok daha güçlü olan yaratığa bu yüzden tahammül ediyordu, daha fazlası yüzünden veya gücünden korktuğundan değil.
Tekrar Yarı Melek'e bakmaya başladı, cevap beklercesine.
Etraftan gelen bakıslara aldırmadan kapıya dogru ilerledi. Bu canlıların arasında bir tek ilgisini çeken 'Ork'tu kapıdan içeri girerken görmüştü onu. Mermer kadar sabit yüzü kukuletasının gölgeleri altında kaybolurken ona bakan gözlerden anlıyordu. Diyarda kimse onu anlayamazdı. O huzur dağıtırdı, ölümün huzurunu zatureden ciğerleri parçalanan biri ölmeyi dilediğinde o son göreceği kişi olurdu. Lord'u ona bu görevi vermişti. Ölümün Eli... Ölümün şovalyesi...
Dışarı çıktı ve mezar kadar donuk sesi ile Ork'a seslendi.
- Adalet adına savaşmak isteyen Ork Lord'um adına savaşmayı tercih eden Ork konuşmamız gerek...
Dışarı çıktı ve mezar kadar donuk sesi ile Ork'a seslendi.
- Adalet adına savaşmak isteyen Ork Lord'um adına savaşmayı tercih eden Ork konuşmamız gerek...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Yarımelek Seahriel'e baktı ve
"yetimhaneye kadar tabi eşlik edebilirsiniz..."
sonra Unholy ye döndü..
"can almak zor bir iş değil... önemli olan onu vermektir.. yaşatma öldürmekten hep daha zordur... kafamı kanatlı bedenşmden ayırmak bir marifet değil bunu benle karşılaşcak her savaşcı pekala yapabilir..."
"yetimhaneye kadar tabi eşlik edebilirsiniz..."
sonra Unholy ye döndü..
"can almak zor bir iş değil... önemli olan onu vermektir.. yaşatma öldürmekten hep daha zordur... kafamı kanatlı bedenşmden ayırmak bir marifet değil bunu benle karşılaşcak her savaşcı pekala yapabilir..."
Kendi içindeki ölüme kaşı tiksinti duyan ork arkasını döndü ve kendisine ölümün eli diyen adamı yeni fark ediyormuş gibi bakakaldı. "Seni dinliyorum ölümün eli!" dedi kendi dilinde. Zira onun anlayabildiğini hissediyordu. "Benimle ne konuşmak istiyorsun? Burada durarak zaman kaybediyoruz. Diyarda adalet dağıtılması gereken yerler varken neden sende adalet için bizimle gelmiyorsun? Neden bizi oyalamak yerine bize katılmıyorsun?"
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
