ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN
Findor aldığı bu cevap karşısında ifadesini hiç bozmadı....
Gözleri birden alev kızılına dönüştü siyah cübbeli bir büyücüde bu iyi anlama gelmezdi....
ve seçilmiş e dönerek" işimi senden öğrenicek değilim umarım yaptığım vazife ile karşıma çıkarsın görmek isterim seni "dedi ve arkasını döndü giderken "yinede teşekkürler"dedi... ve ellerini iki yana doğru hızla savurduğunda kapılar hızlı bir şekilde açıldı...
Kapının eşiğinde scroll u çıkardı ve büyülü sözleri okuduktan sonra kağıt elinden kayboldu ve bir anda yok oluverdi tapınaktan...
giderken kahkahası yankılandı "görüşeceğiz..."
Findor Kuleye geri teleport olmuştu ve efendi erethan ın odasında beliriverdi....
Gözleri birden alev kızılına dönüştü siyah cübbeli bir büyücüde bu iyi anlama gelmezdi....
ve seçilmiş e dönerek" işimi senden öğrenicek değilim umarım yaptığım vazife ile karşıma çıkarsın görmek isterim seni "dedi ve arkasını döndü giderken "yinede teşekkürler"dedi... ve ellerini iki yana doğru hızla savurduğunda kapılar hızlı bir şekilde açıldı...
Kapının eşiğinde scroll u çıkardı ve büyülü sözleri okuduktan sonra kağıt elinden kayboldu ve bir anda yok oluverdi tapınaktan...
giderken kahkahası yankılandı "görüşeceğiz..."
Findor Kuleye geri teleport olmuştu ve efendi erethan ın odasında beliriverdi....
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Kılıç Bilgini duasını bitirdiğinde büyücü son sözünü söyleyip gitmişti. Seahriel büyücüyü gerçekten eğlenceli bulmuştu, bir tanrının seçilmişine aklınca göz dağı veren, bizzat bir tanrının iradesinin koruduğu tapınakta patronluk taslayan bir büyücü. Siyah cüppesinini de çok korkutucu buluyodur, diye düşündü sessizce. Gülümsedi. Acaba arkasında bir büyücü kulesi olmadan bu kadar cesur davranabilirmiydi?
Bir an sonra aklına geldi... Sorduğu soru... Yarı melek tehlikede olabilirmiydi? O anda yetimhaneden çıkarken kapıyı çalan cüppeli kişi geldi aklına tüm netliğiyle. Hızla tapınaktan çıktı yetimhane'ye doğru yola koyuldu. Eğer düşündükleri doğruysa, yetimhanede oldukça fazla dağatılması gereken "potansiyel" adalet onu bekliyordu.
Bir an sonra aklına geldi... Sorduğu soru... Yarı melek tehlikede olabilirmiydi? O anda yetimhaneden çıkarken kapıyı çalan cüppeli kişi geldi aklına tüm netliğiyle. Hızla tapınaktan çıktı yetimhane'ye doğru yola koyuldu. Eğer düşündükleri doğruysa, yetimhanede oldukça fazla dağatılması gereken "potansiyel" adalet onu bekliyordu.
Ölümün Elinin yüzünde bir tebessüm oluştuğunda gereksiz güç gösterisinin ne kadar yersiz olduğunu anımsadı. Bakışlarını yukarı kaldırdı ve mırıldandı.
- Neden ölümü tercih ettiğimi anlıyormusun Lord'um...
- Neden ölümü tercih ettiğimi anlıyormusun Lord'um...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Ork gelen büyücüyü izledi ve sıkılmış bakışlarını yeniden yoldaşlarına çevirdi. Kılıç bilgininin orada olmadığını ve buna cevap veremeyeceğini biliyordu ama elften, hükümlü şövalyeden, yarı orktan hala cevap gelmemişti. Hâla fikirlerini belirtmemişlerdi. Bağlılığını sunduğu grubun ne düşündüğünü bilmeliydi.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Elf bu karşılıklı gösterilerden sıkılmıştı. Sadece dinlemekle yetindi. Anlamsız güç gösterileri için kimse ile takışmaya, düşman olmaya gerek yoktu. Orc'a bakarak ve gruba hitaben:
"Biz kendi işimize bakmalıyız.Taraf tutma lüksüne sahip değiliz. Biz adaleti dağıtmak için varız, bir aradayız. Dahası şimdi ne yapmalıyız. İşe bir grup lideri seçmekle başlayabiliriz... Yani kaldığımız yerden devam etmeliyiz. Sonrasını ise zaman gösterecektir."
"Biz kendi işimize bakmalıyız.Taraf tutma lüksüne sahip değiliz. Biz adaleti dağıtmak için varız, bir aradayız. Dahası şimdi ne yapmalıyız. İşe bir grup lideri seçmekle başlayabiliriz... Yani kaldığımız yerden devam etmeliyiz. Sonrasını ise zaman gösterecektir."
" Lider mi? " Sakin ses, kapının yanında eski püskü paltosuna sarınmış duran Kılıç Bilgini'nden geliyordu. " Lider mi? " diye tekrarladı. " Lordumuz, lideri zamanı geldiğinde seçecektir. Buna kafa yormayalım. "
Dört yoldaşının hepsine baktı. " Diyarlarda dağıtılması gereken adalet var. Dualarınızı bitirdiyseniz yola çıkmalıyız diye düşünüyorum, tapınakda oturarak adalet dağıtamayız. " Paylar bir şekilde yoldaşlarına baktı. Adalet dağıtmak, tapıkta oturmak anlamına gelmiyordu onun için.
" Evet? "
Dört yoldaşının hepsine baktı. " Diyarlarda dağıtılması gereken adalet var. Dualarınızı bitirdiyseniz yola çıkmalıyız diye düşünüyorum, tapınakda oturarak adalet dağıtamayız. " Paylar bir şekilde yoldaşlarına baktı. Adalet dağıtmak, tapıkta oturmak anlamına gelmiyordu onun için.
" Evet? "
Calis seçilmişin findor'a yaptığı saygısızlık yüzünden seçilmişten nefret etmeye başlamıştı.Ama genede o tanrısının seçmiş olduğu bir sawaşçıydı.İçinden beğenmişlik dedi kendi kendine .Tapınağın kapısına doğru yönel di ellerini yana doğru açtı ve kapı büyük bir gümbürtüyle açıldı.Calis gidedrkendee seçilmiş e buz gibi bi bakış atmayı da eksik etmedi.
No one hears him cry so he turns to evil...
Elf önce hafif hafif gülümsedi.
kılıç bilginine bakarak. Sonra iyice yayvanlaştı gülümsemesi.
Doğruydu Tapınakta oturup konuşmak değildi görevleri. Ama anlayamamıştı bu lider'in önemini kılıç bilgini. Peki dedi kendi kendine nasılsa anlayacaktır ileride. Gülümsemesi gereğinden uzun sürünce bir anda toparlandı ve:
"Doğru. Haklısın. Peki çıkalım dışarı."
"Doğru. Haklısın. Peki çıkalım dışarı."
theodourus odasının kapısını hızlıca acıp iceri girmisti. biraz kendine geldi. tapınaktaki büyü gücünün iyice azaldıgnı hissedebiliyordu. kendi kendine" kahretsin buraya nie geldimki. geri dönmeliyim yada..." theodorus bi anda sustu. ve" yada yeminer in labaruvutarına gitsem.hımmm.. ewt oraya gidicem" biraz ürküyordu. odadan cıktı. yavas adımlarla labaruvutara gidiordu. karanlık bir koridordan gecti. daha da ürkmeye baslıordu. en sonunda gelmişti. önünde bir kapı wardı. ve kapıda yeminer the lich yazıordu. yavasca elini kapının kulbuna götürdü. kulbu tam ceviricekti "ahhhh" die inledi ve elini buyuk bir hışımla geri cekti." kapı büyülü olmalı" die tısladı. kapıyı acmak için büyü yapmayı denicekti. sözleri mırıldandı. fakat yine bi işe yaramadı. theodorus kapının yeminer dönmeden acılamıyacagını anlamıstı. belkide sonsuza dek acılmayacaktı. kendi kendine homurdandı. odasına geri dönerken bi kac kişinin konustugunu duydu. sese doru gitti ve ilerde bir ork bir elf ve 2 savascı gördü.
Kazanmak hersey degildir ama kaybetmek hicbir seydir.
Dostlarının sözlerini ciddiyetle dinleyen Khazor olumlu ekilde başını salladı ve yeniden ölümün eline bakarak "Yeniden görüşeceğiz ölümün eli!" dedi kendi dilinde. "Seninle tanışmak benim için bir onurdu." dedi ortak lisanı beceriksizce kullanarak ve tapınaktan çıkmak için yola koyulan arkadaşlarının peşine takıldı. Kendisine ölümün eli diyen adam ile yeniden karşılaşacağını bilerek ayrıldı tapınaktan...
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Dikkatle etrafındakilere baktı. Yüzündeki alaycı gülümseme kukuletasının gölgelerinde gizleniyordu. Fakat kırmızı gözleri parıldadığında gelenleri gidenleri ve gereksiz güç gösterilerini izledi. Komik bulmuştu etrafında olanları ironik, bulunduğu Tapınağa Hizmet ettiği Tanrıya yakışmayacak hareketlerini izledi inanların ve yavaşça Tapınağın Gölgelerine geri çekildi. Yapacağı işler efendisinin ona yüklediği yükümlülükler vardı.
Gölgelerin arasında kaybolduğunda yavaş adımlarla Yeminer the Lich'in odasına çıktı. Laborotuarın kapısının önünde bir süre bekledi. Gözlerini kapıya odakladığında bir an bir hüzün kalıntısı kapladı içini ne kadar anlaşamasalarda Lich ile arasındaki gizemli bağı düşündü.
Gölgelerin arasında kaybolduğunda yavaş adımlarla Yeminer the Lich'in odasına çıktı. Laborotuarın kapısının önünde bir süre bekledi. Gözlerini kapıya odakladığında bir an bir hüzün kalıntısı kapladı içini ne kadar anlaşamasalarda Lich ile arasındaki gizemli bağı düşündü.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
theodorus karanlıga doru giden unholy i izledi. yeminer in odasına gidiordu. unholy yeminer in kapısının önünde durunca theodorus elini unholy omzuna koydu ve üzgün ve sessiz bir sekilde" o kapı acılmayacak...taaki yeminer gelene kadar. üzgünüm karanlıgın seçilmis savascı üzgünüm" dedi.
Kazanmak hersey degildir ama kaybetmek hicbir seydir.
Adam elini seçilmişin omzuna koyduğunda fark etti ki seçilmisin ısısı bir buz kütlesinden farklı değildi. Thedorus elini bir kaç saniye sonra geri çekmek zorunda hissetti kendini. Ölümün eli hiç aldırmadan kapıya bakıyor ve ardında Yeminer'in neler yapabileceğini biliyordu.
Kapının ardında olanları bilmek istediği, en önemlisi Yeminer'e olanları bilmek istediği açıktı. Sonra yanındaki adama baktı ve donuk sesi yankılandı.
- O bir daha geri gelmeyecek...
Yavaş adımlarla Tapınaktan dışarı çıkmak için yola koyuldu. Ã?ığlıkların kalesinde yarım kalan bir işi vardı.
Kapının ardında olanları bilmek istediği, en önemlisi Yeminer'e olanları bilmek istediği açıktı. Sonra yanındaki adama baktı ve donuk sesi yankılandı.
- O bir daha geri gelmeyecek...
Yavaş adımlarla Tapınaktan dışarı çıkmak için yola koyuldu. Ã?ığlıkların kalesinde yarım kalan bir işi vardı.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
En önde Dışarı doğru yol vealan elf durdu geriye gruba baktı. Ã?nce Tek tek herkese baktı. Sonra Hükümlü şovalyeye baktı ve orca sonra tekrar şovalyeye. Herkes yanından geçene kadar bekledi ve Orc yanından geçerken hafifçe koluna dokundu orcun. Göz göze geldiler. Orc ne demek istediğini anlamıştı . Orca bağlılığını sunmuştu. Grupca lider seçinceye kadar Orcu dileyecekti. Orcun soluna geçti ve bir adım arkasından yürümeye başladı.
Ork kendisine bağlılığını suna elfe baktı ve saygı ile başını eğerek onayladı. Elfe Koskasın arkasına oturmasını işaret etti ve elf hızla Koskasın arkasına atlarken Koskas nazikçe eğilerek ona saygı gösterdi. Zira Koskasta bu grubun içindekilere alışmaya başlamıştı. Özellikle sahibi ile yakın bir dostluk ilişkisi içine giren elfe sahibine davrandığı kadar iyi davranıyordu. Elfin Koskasın sırtına oturması için Koskasın hafif eğilmesi gerekmişti çünkü son günlerde kurtta büyük bir büyüme hareketi vardı. Sanki kurdun bedeni sürekli büyüyor gibiydi.
Koskas grubun diğer üyelerine yetiştiğinde Khazor diğerlerine seslendi. "şimdi kendimize bir karargah bulmalıyız!" dedi. "Bölece adaletimizi belirli bir noktadan yayabiliriz." Bozuk ve zor anlaşılır lisanı her ne kaarda böğürtü gibi çıksada diğerlerinin kulaklarına ulaşmıştı... Orkun aklında güzel bir karargah vardı.
Koskas grubun diğer üyelerine yetiştiğinde Khazor diğerlerine seslendi. "şimdi kendimize bir karargah bulmalıyız!" dedi. "Bölece adaletimizi belirli bir noktadan yayabiliriz." Bozuk ve zor anlaşılır lisanı her ne kaarda böğürtü gibi çıksada diğerlerinin kulaklarına ulaşmıştı... Orkun aklında güzel bir karargah vardı.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Who is online
Users browsing this forum: Majestic-12 [Bot] and 1 guest
