Ufak bi Öadır
" evet anlıyorum rahip demekki yarı elfin kaderinde tekrar tapınağa dönmek varmış, freya seni bende kutlarım dragonfire yardımcın olsun" sonra zarif adımlarla Dragonfire ın büyük sembolü bulunan yere geldi dizleri üzerine çömeldi ve tanrısına dua etmeye başladı.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Tapınağa çocuk sayılabilecek yaşta, henüz yüzünde tecrübeden eser olmayan bir yarı elf girdi. Orta boylu, zayıfça bir tip. Yaklaştıkça yüzündeki o şaşkın ifadenin gözlerinde belirsiz alaylı bir gülümsemeyi gizlemeye çalıştığı farkediliyordu. 'Ben bunu daha önce nasıl görmem' dedi en yakınındakinin ancak duyabileceği bir sesle. O da neden bahsettiğini anlamadı. Topluluğun önüne geldi ve seslendi: 'Benim, acaba buraya hizmet etmem mümkün olur mu?' Sesi gayet netti ve bir rahip olmayı arzu ettiğini anlamamak mimkin değildi.
başrahip ona yaklaştı içindeki isteği gözlerin mimiklerin ya da başka şekilde saklayamazsın dedi yüzünde babacan klasik gülümsemesi wardı bunu ruhundan okuyabilirim isteğin tabii ki mümkün kim ki kendini dragonfire'a yakın hisseder kendini kim ki onun yanında olmak ister, dragonfire'ın ona kapısı açıktır tabii tapınak karargah we kulenin de
Sevindi. Demek ki gözlerinde kendisine eziyet ettiğinin bir belirtisi yoktu. Belki de ölmekten korktuğu için hayat vermeyi seçmişti, bu babacan bakış onu iyice rahatlattı. İçindeki dalgalanmaya bir son vermeye çalıştı, neden olmasındı ki? Neden Dragonfire onun tanrısı olmasındı? Bugüne kadar daha iyi kaç şey görmüştü? 'Tabi ki' dedi heyecanını bastırmaya çalışarak, bir yandan da gülümsemeye karşılık vermeye çalışarak. 'Tabi ki isterim' Ama bir yandan da içindeki dengesiz ruh halini dışarıya vurmaktan korkmuştu. Dragonfire gerçekten onun için ideal miydi? O güne kadarki kısa hayatında kendini bu kadar huzurlu hissettiği anlar o kadar azdı ki, hem daha uygun bi tanrı bilmediğinden emindi; yine de... Bunları düşünürken aslında düşünmesi ile konuşmasının karşısundaki için çok farketmediğini farketti.Yüzü kızardı, ikinci bir babacan gülümseme rahatlattı. Ona öyle geliyordu ki rahip bunlara alışıktı.
İlk girdiğindeki gülümsemenin kendisine buraya ne kadar geç geldiğinin kızdığının belirtisi olduğunu anladıklarını farketti.'Sizin yanılmanız mümkün mü?' dedi. 'Tek korkum ileride içimdeki bir şeylerin beni yapmam gerekenlerde geç kalmama neden olmasıdır.' Ciddiydi de. Bu sefer gerçekten inanarak 'Hayır' dedi, gözleri dolarak 'Yanılmıyorsunuz, burada isem ne istediğimi, neye ait olduğumu bildiğim içindir, kabul edin beni lütfen; hiç bir yere ait olmadan ölmek istemiyorum'
keşke buaya hiçbir yere ait olmamak için değil buraya ait olmak için gelseydin bunun yanında diğer söylediklerin oldukça inançlı ama şunu bilmelisin biz kimseyi kabul etmeyiz insanlar kendileri kendilerini kabul ederler bu kendi ruhları içindeki birşeydir ama sana bu madalyonu wermek beni mutlu ediyor we Dragonfire'ın bir yüzü kum saati bir yüzü ejder pençesi işlemeli madalyonunu yeni rahip adayının boynuna takarken yüzünde belli belirsiz gir gülümseme olan başrahip ardından lysanaya döndü kocaman bir gülümsemeyle ne dersin rahibe yeni rahip adayının eğitimini sen wermek ister misin?
Duasını tamamladıktan sonra rahip just_win nin dediklerini duydu heyecanlanmıştı bu genç inananı kendisi sınav yapıcaktı yarı elfi baştan aşağı süzdü yüzünde sevecen bir gülümseme belirdi "karargah lordumuzun savaşçılarının eğitiminin verildi yerdir Zamanın karargahı diye geçer ama senin karargahta bir işin yok şimdilik rahiplik sınavın bittikten sonra karargaha gönderiliceksin ve ayrıca seni sınava ben alıcam zorlu bir yol ama inancını kanıtlama fırsatı bulucaksın böylelikle istersen şimdilik dinlen hazır olduğunda belirtirsin" yarı elfin yanından ayrılmak için arkasına döndü sonra bir an duraksadı tekrar yarı elfe baktı yüzündeki yarım gülümsemeyle tekrar konuştu " bu arada adını öğrenebilirmiyim?"
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
"ah kissa" diye çınkadı kulakları "genç kızlar genç erkekler yaşlı ya da orta yaşlı olanları hiçbirisi birşey değiştirmez eğer ki istemişlerse inanca dair düşünceler yanıltıcı olabilir ama sen asla biraz önceki gibi düşünme sen rahibe olduğunda sen genç ya da yaşlı olduğu için birisiyle ilgilenmemezlik eder miydin ? ah tabii ki hayır... öyleyse böyle şeyler düşünme işim olduğu için ayrıldım hepsi bu üstelik lysana'nın ilk deneyimini senin gibi zeki bir rahibe adayıyla yapması bana mantıklı gelmişti" derken fısıltılar kulağının içinde yawaş yawaş sessizleşerek kayboldu...
çok zaman geçti çok şey değişti...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
