>ÖATLAK KAZAN<
Khazor elindeki kılıcını belindeki yerine yerleştirdi ve aynı anda kının üstünde bir kın daha takılı olduğunu fark etti. Kın hafifçe eğilmiş, bir palaya uygun hale getirilmiş özel bir kındı ve garip şekilde iki kın üst üste belinde, sol tarafta takılı duruyordu. Kılıç ait olduğu kınına girerken palada hızla onun üzerinde duran kında yerini aldı ve Khazor yavaşça yürüyerek Erumollien ve dostlarının yanına oturdu. O sırada İstharinin bir yarı elfe yaptığı davetri duydu ve başı ile onayladı. Artık beş kişi olan arkadaşlar yeni birisi ile tanışmak için can atıyorlardı.
Gözleri birden içeriye yeni girmiş olan ve hükümlü şövalye ile tanışmak için Erumollien ile Hükümlü şövalyenin arasına atılarak elini kavrayan büyücünin üzerine kenetlendi. Büyücü Erumolieni kenara itmiş ve Hükümlü şövalyenin elini kavramıştı.
Gözleri birden içeriye yeni girmiş olan ve hükümlü şövalye ile tanışmak için Erumollien ile Hükümlü şövalyenin arasına atılarak elini kavrayan büyücünin üzerine kenetlendi. Büyücü Erumolieni kenara itmiş ve Hükümlü şövalyenin elini kavramıştı.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Genç half elf kendi iç muhasebesini yaparken ne kadar da soğuk görünüyordu. Yüzündeki garip gülümsemesi bile gözlerindeki anlamsızlığı örtemezdi. Bu kimlik bunalımını daha ne kadar yaşayacaktı?
Kendine geldiğinde bu grubun yanında aslında çok rahatsız olmadığını farketti. Her ne kadar garip karşılasa da. Tekrar etrafına baktığında hancının kendi hakkındaki her şeyi gruba anlattığını farketti. Sonunda birkaç arkadaşı olabilirdi. Neşeli bir sesle konuşmaya başladı elfle, ve tabi ki onun grubu ile.
İçindekileri saklamayı ne kadar iyi başardığını farketti. Ã?nceki arkadaşlarının -zaten sayısı çok olmayan arkadaşlarının- hepsini kaybetmişti. Korktu, kendini sorumlu hissetti birden. Mesafeli yaklaşmaya karar verdi. Az önce düşünürken ne kadar da şapşal görünmüş olmalıydı. Güldü bu sefer kendi kendine, ve birden rahatladı.
Kendine geldiğinde bu grubun yanında aslında çok rahatsız olmadığını farketti. Her ne kadar garip karşılasa da. Tekrar etrafına baktığında hancının kendi hakkındaki her şeyi gruba anlattığını farketti. Sonunda birkaç arkadaşı olabilirdi. Neşeli bir sesle konuşmaya başladı elfle, ve tabi ki onun grubu ile.
İçindekileri saklamayı ne kadar iyi başardığını farketti. Ã?nceki arkadaşlarının -zaten sayısı çok olmayan arkadaşlarının- hepsini kaybetmişti. Korktu, kendini sorumlu hissetti birden. Mesafeli yaklaşmaya karar verdi. Az önce düşünürken ne kadar da şapşal görünmüş olmalıydı. Güldü bu sefer kendi kendine, ve birden rahatladı.
come get some
Genç hanımın konuşmasını bölmeden dinledi bir yandan da işlerine dönmek istiyordu. Çok işi vardı çünkü. Bu gün han ne kadar yoğundu kendisine ve büyüsüne hiç vakit ayırmamıştı henüz bunu telafi etmeliyim diye geçirdi içinden. konuşması bittikten sonra müsade istedi ve beyaz cübbeli büyücünün yanına gitti. "Buyrun ne isterdiniz. Nasıl yardımcı olabilirim?"
Birden araya giren findor isimli büyücen rahatsız olmuştu hükümlü. Ne olduğunu anlayamadı bir anda. Elini kavrayan ele, ardından o elin sahibine baktı yüzünü buruşturarak...
elini yavaşça kurtardı ve:
"Bir şey mi istemiştiniz büyücü efendi?"
elini yavaşça kurtardı ve:
"Bir şey mi istemiştiniz büyücü efendi?"
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Erumollien
"Hancı... Uzun süredir dünya üzerinde dolaşmam... Değişen olaylardan veya haberlerden haberdar olmam... Kim kimdir bilmem... Senden tek isteğim son zamanlarda olan önemli olayları ve Khazor'u bana biraz anlatabilmen ?"
Genç halfelf kızı mutlu olarak ayrıldı yanlarından. Halbuki içeri ilk girdiğinde ne kadar çekingen ne kadar huzursuzdu. Yüzü güldü elfin ve tekrar arkadaşlarına döndü. şimdi masalarında 2 de büyücü oturuyordu. Ne güzel bir grup olurduk diye düşündü ,eğer bu büyücüde bizimle olsaydı. Aklına geldi Andero isimli bir şovalyeyi arıyorlardı ve henüz bulamamışlardı. Güçleniyoruz diye düşündü. Hemen düzetti kendi kendine "Adaletin eli güçleniyor. Diyar adalate doyacak."
BanKai
'On Kasaba' olarak bilinen bölgede gezinen siluet görevini yerine getiriyordu. Evinin ön kısmında sallanan sandalyesi ile sallanan yaşlı adam sislerin arasından çıkan siluete baktı. Beyaz saçları kukuletasının altından dökülen savaşçı yaşlı adama baktığında adamın eli kalbine gitti. Nefes alışı boğuklaşmaya sesi yok olmaya başladığında, karşısındaki siluet bir adım daha attı. Yaşlı adamın cansız bedeni yere yığıldığında donuk bir ses yayıldı evin içine 'Zamanı doldu'...
Yavaş adımlarla ilerlediğinde yapması gereken görevin bu hanın içinde sonlanacağını bilerek bir adım attı. İçerisinin sıcak havası onu rahatsız etmeye yetmişti. Etrafını süzdüğünde 'Hükümlü şovalye' ve 'Adalet Savaşçıları'nı gördü. Siyah pelerini bileklerine dek uzanan bu adamın beyaz saçları kukuletasının altından omuzlarına dökülüyordu. Ağartılmış kafatası cilt rengi ile uyum gösteren saçları bir Drowun ki kadar beyazdı. Sırtında asılı duran kılıcın üzerinden etrafa yayılan inlemeler hanın içinde yayıldı ve yok oldu.
Görevini düşünmeliydi. Kızıl gözleri açıldığında gözleri bir an Ork'a yöneldi. Yavaş adımlaral masaya doğru ilerlediğinde donuk sesi yankılandı.
- Kılıç Ork... Lord Oren kimseye bir hediye vermedi. O kılıç bir yalanın ürünü ve yok edilmeli.
Sesinde duygu kırıntıları olsada bir ölüyü titretecek kadar donuk ve sakindi.
Yavaş adımlarla ilerlediğinde yapması gereken görevin bu hanın içinde sonlanacağını bilerek bir adım attı. İçerisinin sıcak havası onu rahatsız etmeye yetmişti. Etrafını süzdüğünde 'Hükümlü şovalye' ve 'Adalet Savaşçıları'nı gördü. Siyah pelerini bileklerine dek uzanan bu adamın beyaz saçları kukuletasının altından omuzlarına dökülüyordu. Ağartılmış kafatası cilt rengi ile uyum gösteren saçları bir Drowun ki kadar beyazdı. Sırtında asılı duran kılıcın üzerinden etrafa yayılan inlemeler hanın içinde yayıldı ve yok oldu.
Görevini düşünmeliydi. Kızıl gözleri açıldığında gözleri bir an Ork'a yöneldi. Yavaş adımlaral masaya doğru ilerlediğinde donuk sesi yankılandı.
- Kılıç Ork... Lord Oren kimseye bir hediye vermedi. O kılıç bir yalanın ürünü ve yok edilmeli.
Sesinde duygu kırıntıları olsada bir ölüyü titretecek kadar donuk ve sakindi.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
"Kılıç ork..."
Ork bakışlarını kaldırdı. "Dakad Khazor... Dakad Mortansen..." Aynı anda başında sesler yankılanıyordu ve bir çok düşünce zihnine hücüm ediyordu sonra o sözleri duydu. "Lord Oren kimseye hediye vermedi." Kısılan gözlerle fırladı ayağa ve hızla baktı önünde duran ölüm şövalyesine "Bu silahın adalete ait olduğunu düşünmüştüm ölümün eli!" dedi çarpık dili ile. Hükümlüye döndü ve "Kri- krisur!" dedi kendi dilinde. Sonra ortal lisanda bu kelimeye en yakın olan kelimeyi seçti ve "şef!" dedi. "O hissetmedi mi?" Hükümlü şövalyeyi gösterdi. "şef ben bunu alırken kılıcın bir hediye olmadığını hissetmedi mi?"
Yeniden döndü ölümün eline ve "Pala!" dedi. "Senin doğruyu söylediğine nasıl inanacağım?" Bakışları oturmakta olan Erumolliene döndü. "Eyer sen doğru söylüyorsan böyle bir yalanı kurmuş olanı öldürmemi ne engelliyecek?" Bakışlar son bir kez ölümün eline gitti ve eli yavaşça palanın üzerine kapandı. Palayı kını ile birlikte belindeki yerinden çıkardı ve tek eli ile sapını tuttarak tek eli ile kını çekti. Kılıç yavaşça kınından sıyrıldı ama tamamen çıkmadı. Mavi alevini sıyrıldığı bölgeden dışarıya saçtı. "Bu pala!" dedi böğürtü gibi çıkan sesiyle. "Yalanı yok edecek ve ait olduğu yere gidecek... Gerçek yalanı söyleyen bu palanın ucunda can bulacak..."
Gözlerini kapattı ve ruhunu araştırmaya, tanrısının gerçeklerini araştırmaya başladı...
Ork bakışlarını kaldırdı. "Dakad Khazor... Dakad Mortansen..." Aynı anda başında sesler yankılanıyordu ve bir çok düşünce zihnine hücüm ediyordu sonra o sözleri duydu. "Lord Oren kimseye hediye vermedi." Kısılan gözlerle fırladı ayağa ve hızla baktı önünde duran ölüm şövalyesine "Bu silahın adalete ait olduğunu düşünmüştüm ölümün eli!" dedi çarpık dili ile. Hükümlüye döndü ve "Kri- krisur!" dedi kendi dilinde. Sonra ortal lisanda bu kelimeye en yakın olan kelimeyi seçti ve "şef!" dedi. "O hissetmedi mi?" Hükümlü şövalyeyi gösterdi. "şef ben bunu alırken kılıcın bir hediye olmadığını hissetmedi mi?"
Yeniden döndü ölümün eline ve "Pala!" dedi. "Senin doğruyu söylediğine nasıl inanacağım?" Bakışları oturmakta olan Erumolliene döndü. "Eyer sen doğru söylüyorsan böyle bir yalanı kurmuş olanı öldürmemi ne engelliyecek?" Bakışlar son bir kez ölümün eline gitti ve eli yavaşça palanın üzerine kapandı. Palayı kını ile birlikte belindeki yerinden çıkardı ve tek eli ile sapını tuttarak tek eli ile kını çekti. Kılıç yavaşça kınından sıyrıldı ama tamamen çıkmadı. Mavi alevini sıyrıldığı bölgeden dışarıya saçtı. "Bu pala!" dedi böğürtü gibi çıkan sesiyle. "Yalanı yok edecek ve ait olduğu yere gidecek... Gerçek yalanı söyleyen bu palanın ucunda can bulacak..."
Gözlerini kapattı ve ruhunu araştırmaya, tanrısının gerçeklerini araştırmaya başladı...
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Dikkatlice baktı ve anladı. İçeri giren... Bu nasıl olurdu. Ne tür bir oyun bu diye düşündü. Bir zamanlar tapınak koruyucusu olan unholydi bu ya da en azından görünüşü benziyordu belli ki değişmişti... Bu sefer ucuz atlatılamayacak bir mücadele olacaktı. Mücadelenin birden fazla sebebi vardı muhakkak. Seçilmiş savaşçılar savaşacaktı ama dengelerin bu kadar basit olmayacağı da kesindi. Derken aklına hanın ilk günleri geldi şu yaşlı çingene ... Ne demişti bu handa silah çekilmeyecek. Bakalım çingene doğru mu söylemişti aklına o an geldi çingene majentayla konuşuyordu:
"Bu hanındaki ilk ve son ölüm olsun çocuğum.."
artık bu han tarafımca kutsandı... sen istemedikce bu handa hiçbir silah kınından çıkmayacak...
ve asla silah çarpışmasının çınlaması duyulmayacak,
beni umduğumdan güzel ağırladın barış ise ödülün olsun.
Bu handa ama sadece bu handa majenta istemeden olacak savaşları yasaklıyorum..."
Majenta burda olmadığına göre istemesi de mümkün değildi. Bakalım çingenenin dediği çıkacak mıydı....
RP Dışı:Bilmeyenler için bahsi geçen çingene oren Dautrynin karakteridir.
olayı görmek için:http://frpworld.com/modules.php?name=Si ... vall=20000
Bir hatırlatma yapmayı yararlı gördüm.
"Bu hanındaki ilk ve son ölüm olsun çocuğum.."
artık bu han tarafımca kutsandı... sen istemedikce bu handa hiçbir silah kınından çıkmayacak...
ve asla silah çarpışmasının çınlaması duyulmayacak,
beni umduğumdan güzel ağırladın barış ise ödülün olsun.
Bu handa ama sadece bu handa majenta istemeden olacak savaşları yasaklıyorum..."
Majenta burda olmadığına göre istemesi de mümkün değildi. Bakalım çingenenin dediği çıkacak mıydı....
RP Dışı:Bilmeyenler için bahsi geçen çingene oren Dautrynin karakteridir.
olayı görmek için:http://frpworld.com/modules.php?name=Si ... vall=20000
Bir hatırlatma yapmayı yararlı gördüm.
Khazor zihninde duyduğu dehşetengiz sesleri tarttı ve yavaşça klıcı yeniden kınına soktu. "Anlıyorum!" dedi. "Anlıyorum..." Kılıcı elinde hızla çevirdi ve handaki tılsımın sözcüklerini duyduğu anda yere kını ile birlikte sapladı. Han kını ile birlikte hanın zeminie girdi ve orada kaldı. Khazor sessizce arkasına baktı ve hükümlü şövalyeye bakarak "Gidiyorum!" dedi. Paladan büyük bir ışık yayıldı ve bir anda tüm han beyaz anor alevi ile aydınlandı.
Işık söndüğünde pala hâla kını ile birlikte yerde saplı duruyordu ama Khazor ortalarda yoktu. Işığın yayıldığı anda hanın dışında ulumakta olan Koskasın seside kaybolmuştu. Kossta ortalarda yoktu. Geriye sadece tek bir ses kaldı. "Elveda..."
Işık söndüğünde pala hâla kını ile birlikte yerde saplı duruyordu ama Khazor ortalarda yoktu. Işığın yayıldığı anda hanın dışında ulumakta olan Koskasın seside kaybolmuştu. Kossta ortalarda yoktu. Geriye sadece tek bir ses kaldı. "Elveda..."
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
(Katılamadığım yerler için tepkilerle başlıyacağım)
Handaki masada konuşmalar bütün hızıyla davem ederken kapının açılmasıyla gayri ihtiyari kafasını kaldırdı Hükümlü ve içriye girenin kim olduğuu göürnce hiç de hoşnut olmadı. Ağır ve emin adımlarla masadakiler doğru geldi....
"Özgünüm Khazor ben sadece Adaletin Kılıcının taşıyısıyım kutsal emanetleri tanımlayabilecek kudret bende yok...onu anca sen kendi içinde anlayabilirsin." bunun üzerine orkun gözlerini kapattı...Unholy'nin varlığını unutmuşa benziyordu hükümlü
Orkun ne yaptığını gördüğüne yerinden fırladı hükümlüü ama geç kalmıştı. orkun ona bakıp "Gidiyorum!" diyişine şahit oldu...gözünün içine baktı ve o anı gördü. ardınan kör edici bir ışık....
şövalye olduğu yerde kalmıştı. Adalet savunucularının en coşkun olanı bir anda yok olmuştu. Daha doğru düzgün bir şeyler ortaya çıkmadan bunların olması hiç iyi değildi; ama ne olursa olsun o kararlıyıd. Yoluna ne çıkarsa çıksın, bütün yoldaşları onu terk etse bile o yoluna devam edecekti ve diyara ADALET dağıtacaktı...
"Burada kalmanın bir anlamı yok yeterince alt üst ettik zaten. Artık gidelim" diyecek iken. Tifileray'ın da ortada olmadığını gördü...nereye gitmişti?
"Kimin haklı olduğunu merak ediyorsanız Yargıç a sorsanıza..." yaşlı adamın sesini duyduğunda arkasına baktı....
"Sen de kimsin yaşlı adam?"
Handaki masada konuşmalar bütün hızıyla davem ederken kapının açılmasıyla gayri ihtiyari kafasını kaldırdı Hükümlü ve içriye girenin kim olduğuu göürnce hiç de hoşnut olmadı. Ağır ve emin adımlarla masadakiler doğru geldi....
"Özgünüm Khazor ben sadece Adaletin Kılıcının taşıyısıyım kutsal emanetleri tanımlayabilecek kudret bende yok...onu anca sen kendi içinde anlayabilirsin." bunun üzerine orkun gözlerini kapattı...Unholy'nin varlığını unutmuşa benziyordu hükümlü
Orkun ne yaptığını gördüğüne yerinden fırladı hükümlüü ama geç kalmıştı. orkun ona bakıp "Gidiyorum!" diyişine şahit oldu...gözünün içine baktı ve o anı gördü. ardınan kör edici bir ışık....
şövalye olduğu yerde kalmıştı. Adalet savunucularının en coşkun olanı bir anda yok olmuştu. Daha doğru düzgün bir şeyler ortaya çıkmadan bunların olması hiç iyi değildi; ama ne olursa olsun o kararlıyıd. Yoluna ne çıkarsa çıksın, bütün yoldaşları onu terk etse bile o yoluna devam edecekti ve diyara ADALET dağıtacaktı...
"Burada kalmanın bir anlamı yok yeterince alt üst ettik zaten. Artık gidelim" diyecek iken. Tifileray'ın da ortada olmadığını gördü...nereye gitmişti?
"Kimin haklı olduğunu merak ediyorsanız Yargıç a sorsanıza..." yaşlı adamın sesini duyduğunda arkasına baktı....
"Sen de kimsin yaşlı adam?"
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
"Oooof of "dedi elf kendi kendine."Ne oluyoruz yahu daha işimize başlayamadan eriyor grubumuz. Ne yapmalı. Hükümlü şovalye işe el atmalı"
Ortada kala kalmıştı şovalye ve!!! Drow yoktu. Nereye kayboldu bu. şovalyenin suratına baktı. Ayağa kalktı ve yanına doğru gitti. Elini şovalyenin koluna koydu:
"Herkes gitsede, herkes bıraksada grubu, adaleti dağıtma görevi, bu zor görev sadece ikimize kalsada yanındayım. Beraber gezeriz, beraber savaşırız, beraber ölürüz."
Ortada kala kalmıştı şovalye ve!!! Drow yoktu. Nereye kayboldu bu. şovalyenin suratına baktı. Ayağa kalktı ve yanına doğru gitti. Elini şovalyenin koluna koydu:
"Herkes gitsede, herkes bıraksada grubu, adaleti dağıtma görevi, bu zor görev sadece ikimize kalsada yanındayım. Beraber gezeriz, beraber savaşırız, beraber ölürüz."
BanKai
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests
