kitaplar Türkçe'ye çevirlmeli mi?
İlk olarak bu tür kitapların ve yaratılan dünyaların yurtdışı kaynaklı olmasından dolayı bir üzüntü duymak yerine bunları orjinal dilinde anlamaya çalışan insanları vatan haini ilan etmek yanlıştır.Ã?ünkü bu fantastik imgeler yaratılırken kesinlikle adamlar kendi mitlerinden ve kültürel yapılarından etkilenmişlerdir.Bu kültürü anlamak için başka bir kültürün dilini kullanmaya kalkıncada böyle abuk sabuk tartışmalar ortaya çıkıyor.Ã?ünkü zaten zor olan çeviri işi bir de onların mitinde olan bir öğeyi alıp da türkçeye yok olmadı arapçaya o da olmazsa farsçaya çevirmekle daha da anlamsızlaşıyor.Tabii ki ingilizce bilmeyenlerin anlaması için çeviriyi destekliyorum ama bu işi orjinal kaynağından orjinal şekliyle öğrenmek her zaman daha iyidir.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
burda kimse arapça düşmanlıı ya da emperyalist hayranlıı yapmıyo Turkleader. bunu sen kendi kendine ortaya çıkardın. Tamam, insan bazı konularda hassas olabilir; ama kafandan geçen şeyleri karşındakine maletmen doğru diil.
türkçenin bozulmasındaki başlıca etmen, teknolojik gelişmeler konusunda Türkçe konuşulan ülkelerin geri kalmış olmasıdır. Bu geri kalmışlık neticesinde, Türkçe, günnük hayatta kullanılması gereken pek çok terimi, sözcüü karşılamaz hale geldi. Bu durumda, Türkçe, yabancı dillerin etkisine açık halde, yani savunmasız kaldı ve bu çok doğal. Bunu engellemenin yolu ööle senin dediin gibi, 2 kelimeyi daha türkçe kullanmak, dili öörenmekle falan olacak şeyler diildir. Bu kadar basit diil dil konusu. Yabancı sözcüklerin dile yerleşmesini engellemek için -teknolojide aniden mucize yaratamayacağımıza göre- çok sıkı çalışan bi TDK'ye ihtiyaç var ve dilin korunmasının devletin resmi organnarı tarafından da kampanyalarla desteklenmesi gerekir. Mesela, türkçedeki bilgisayar sözcüünü düşünün. Bu sözcüün türkçeye yerleşmesi, zamanın TDKsinin muhteşem bi başarısıdır. oysa dier tüm batı dillerinde computer türevi karşılıkları vardır. Ama şu anda yoğun teker (CD) gibi karşılıklar öneriliyor TDK tarafından ama bunlar genel kullanıma geçemiyo; çünkü hem önerilen karşılıklar kötü hem de o karşılıklar önerildiinde, yabancı karşılıı çok uzun bi süredir kullanılmış ve dile yerleşmiş halde oluyo. Bu nedenle de, TDK tarafından önerilmiş Türkçe karşılıkları olan sözcüklerin yerine yabancı karşılıkları kullanılmaya devam ediyo.
Her şey bi-iki kelime daha türkçe kullanılarak çözülecek kadar basit diil maalesef...
türkçenin bozulmasındaki başlıca etmen, teknolojik gelişmeler konusunda Türkçe konuşulan ülkelerin geri kalmış olmasıdır. Bu geri kalmışlık neticesinde, Türkçe, günnük hayatta kullanılması gereken pek çok terimi, sözcüü karşılamaz hale geldi. Bu durumda, Türkçe, yabancı dillerin etkisine açık halde, yani savunmasız kaldı ve bu çok doğal. Bunu engellemenin yolu ööle senin dediin gibi, 2 kelimeyi daha türkçe kullanmak, dili öörenmekle falan olacak şeyler diildir. Bu kadar basit diil dil konusu. Yabancı sözcüklerin dile yerleşmesini engellemek için -teknolojide aniden mucize yaratamayacağımıza göre- çok sıkı çalışan bi TDK'ye ihtiyaç var ve dilin korunmasının devletin resmi organnarı tarafından da kampanyalarla desteklenmesi gerekir. Mesela, türkçedeki bilgisayar sözcüünü düşünün. Bu sözcüün türkçeye yerleşmesi, zamanın TDKsinin muhteşem bi başarısıdır. oysa dier tüm batı dillerinde computer türevi karşılıkları vardır. Ama şu anda yoğun teker (CD) gibi karşılıklar öneriliyor TDK tarafından ama bunlar genel kullanıma geçemiyo; çünkü hem önerilen karşılıklar kötü hem de o karşılıklar önerildiinde, yabancı karşılıı çok uzun bi süredir kullanılmış ve dile yerleşmiş halde oluyo. Bu nedenle de, TDK tarafından önerilmiş Türkçe karşılıkları olan sözcüklerin yerine yabancı karşılıkları kullanılmaya devam ediyo.
Her şey bi-iki kelime daha türkçe kullanılarak çözülecek kadar basit diil maalesef...
War, war never changes...
-
Türklider
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1308
- Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
- Location: AFYON! Hehehehe...
Orada sadece adamların mitleri yok ki. Hint miti, Türk miti ve bi yığın yunan, iskandinav hatta afrika mitlerinden fırlama amcaların sentezi var.CHANGES wrote:İlk olarak bu tür kitapların ve yaratılan dünyaların yurtdışı kaynaklı olmasından dolayı bir üzüntü duymak yerine bunları orjinal dilinde anlamaya çalışan insanları vatan haini ilan etmek yanlıştır.Ã?ünkü bu fantastik imgeler yaratılırken kesinlikle adamlar kendi mitlerinden ve kültürel yapılarından etkilenmişlerdir.Bu kültürü anlamak için başka bir kültürün dilini kullanmaya kalkıncada böyle abuk sabuk tartışmalar ortaya çıkıyor.Ã?ünkü zaten zor olan çeviri işi bir de onların mitinde olan bir öğeyi alıp da türkçeye yok olmadı arapçaya o da olmazsa farsçaya çevirmekle daha da anlamsızlaşıyor.Tabii ki ingilizce bilmeyenlerin anlaması için çeviriyi destekliyorum ama bu işi orjinal kaynağından orjinal şekliyle öğrenmek her zaman daha iyidir.
Marilith'ler Hint kökenli;
Medusalar Yunan kökenli;
Rakşasalar Türk kökenli (Ne kadar "nereden geldiği tam bilinmez ama kabusların şekillenmiş halidir" filan dese de araştırdım rakşas Türk kökenli bir amca.)
Titan Yunan kökenli;
Leprikon Germen kökenli;
anlayacağın sadece onların olayı değil. Kimse bunları tekeline alamaz. Ne biz çevirirken %100 Türkçe olsun diyebiliriz ne de onlar çevirilmesin, herkes ingilizce öğrensin diyebilir. Zaten artık iç içe geçmiş bu dünyada %100 bir millete ait olan hangi malzemeyi görüyorsunuz? (maddi ve manevi açıdan soruyorum)...
Saygılarımla...
Türklider...
-
Türklider
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1308
- Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
- Location: AFYON! Hehehehe...
Ama yeni yeni oluşan bir sistemin en azından eski halinden kurtulması elimizde. Ã?ünkü FRP daha ülkemizde yeni sayılır. Ã?oğu kişi de FRP'ye özenerek başlıyor ve bu özenti zamanla diline yansıyor... Daha türkçe konuşmaları konusunda özenirlerse zamanla gelişme sağlanacaktır.burock wrote:türkçenin bozulmasındaki başlıca etmen, teknolojik gelişmeler konusunda Türkçe konuşulan ülkelerin geri kalmış olmasıdır. Bu geri kalmışlık neticesinde, Türkçe, günnük hayatta kullanılması gereken pek çok terimi, sözcüü karşılamaz hale geldi. Bu durumda, Türkçe, yabancı dillerin etkisine açık halde, yani savunmasız kaldı ve bu çok doğal. Bunu engellemenin yolu ööle senin dediin gibi, 2 kelimeyi daha türkçe kullanmak, dili öörenmekle falan olacak şeyler diildir. Bu kadar basit diil dil konusu. Yabancı sözcüklerin dile yerleşmesini engellemek için -teknolojide aniden mucize yaratamayacağımıza göre- çok sıkı çalışan bi TDK'ye ihtiyaç var ve dilin korunmasının devletin resmi organnarı tarafından da kampanyalarla desteklenmesi gerekir. Mesela, türkçedeki bilgisayar sözcüünü düşünün. Bu sözcüün türkçeye yerleşmesi, zamanın TDKsinin muhteşem bi başarısıdır. oysa dier tüm batı dillerinde computer türevi karşılıkları vardır. Ama şu anda yoğun teker (CD) gibi karşılıklar öneriliyor TDK tarafından ama bunlar genel kullanıma geçemiyo; çünkü hem önerilen karşılıklar kötü hem de o karşılıklar önerildiinde, yabancı karşılıı çok uzun bi süredir kullanılmış ve dile yerleşmiş halde oluyo. Bu nedenle de, TDK tarafından önerilmiş Türkçe karşılıkları olan sözcüklerin yerine yabancı karşılıkları kullanılmaya devam ediyo.
Her şey bi-iki kelime daha türkçe kullanılarak çözülecek kadar basit diil maalesef...
Ayrıca şu sıralar TDK devletin en çok reforma ihtiyacı olan, en güvensiz birimlerindendir. Kendi kişisel hayallerini, politik düşüncelerini ya da kişisel görüşlerini dile dikte etmeye çalıştıklarından dolayı toplumun her kesimi hala "otobüs" demeye devam etmektedir.
Eğer ihtiyaç karşılamaya yönelik "bilgisayar" gibi bir kelime üretilecek olsaydı TDK'da, o zaman başarılı olurlardı. Ki "Bilgisayar" terimini de TDK değil, TC'nin ilk bilgisayar mühendislerinden biri bulmuştur. (İsmini unutmuyordum da şimdi unuttum. Türk bilişiminin babasıdır o adam)
Yani TDK'da yine de iş yok. Yapılması gereken bireysel çabaları destekleyerek başlangıçta emekleyerek de olsa zamanla koşa koşa Türkçeleşmeye geçmektir. Emekleyen bebeği azarlarsanız yürümekten korkacaktır.
Saygılarımla...
Türklider...
Sonuçta fantastik eserlerin yaratıcıları onlar ve bizde tüketici konumundayız.Bizim yapabileceğimiz sadece kaba tabiriyle modifikasyondan ileri geçemez ve yapılan her modifikasyon orjinalliği bozar bilirsin.Her çeviri de özünden birşeyler kaybeder.Bunun nedeni de ingilizce de olan bazı kelimelerin türkçe karşılığının olmaması gibi tıpkı türkçe olanların ingilizce karşılığının olmaması gibi.Sonuç olarak da burock un verdiği örnekteki gibi flaming sphere ve fire ball karıştırılabilir.
Bu yüzden anlayabiliosan ingilizce okumalısın ha yok bilmiorum dersen o zaman çevirisini okumaktan başka çaren yok zaten.Ama hem ingilizce bilip hem türkçesini okumak sadece gülmek için yapılabilecek bir harekettir.Son sözüm de zuhur dur.Bilmem bilemem hala.Daha öncede hiç duymamıştım.
Bu yüzden anlayabiliosan ingilizce okumalısın ha yok bilmiorum dersen o zaman çevirisini okumaktan başka çaren yok zaten.Ama hem ingilizce bilip hem türkçesini okumak sadece gülmek için yapılabilecek bir harekettir.Son sözüm de zuhur dur.Bilmem bilemem hala.Daha öncede hiç duymamıştım.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
-
Türklider
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1308
- Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
- Location: AFYON! Hehehehe...
Zuhur'u da duymadıysan ben bilemem hala... Kusura bakma ama, ben pek bir şey diyemeyeceğim bu durumda... Senin sorunun... Aç sözlüğü bak. Zuhur kelimesini de duymadıysan gerçekten garip bir durumun var demektir... (Saygısızlık yada hakaret olarak alma sakın... Sadece garipsedim...)CHANGES wrote:Sonuçta fantastik eserlerin yaratıcıları onlar ve bizde tüketici konumundayız.Bizim yapabileceğimiz sadece kaba tabiriyle modifikasyondan ileri geçemez ve yapılan her modifikasyon orjinalliği bozar bilirsin.Her çeviri de özünden birşeyler kaybeder.Bunun nedeni de ingilizce de olan bazı kelimelerin türkçe karşılığının olmaması gibi tıpkı türkçe olanların ingilizce karşılığının olmaması gibi.Sonuç olarak da burock un verdiği örnekteki gibi flaming sphere ve fire ball karıştırılabilir.
Bu yüzden anlayabiliosan ingilizce okumalısın ha yok bilmiorum dersen o zaman çevirisini okumaktan başka çaren yok zaten.Ama hem ingilizce bilip hem türkçesini okumak sadece gülmek için yapılabilecek bir harekettir.Son sözüm de zuhur dur.Bilmem bilemem hala.Daha öncede hiç duymamıştım.
İngilizce'yi çok iyi bilirim. Fakat Türkçe çeviriyi çok beğendim. O çeviriyi okurken gülüp gülmeyeceğimi de kimseye soracak değilim kusura bakma
FRP Türkiye'de yenidir. Belki kişisel gelişimler toplumun önündedir ve on seneyi aşkın bir süredir FRP oynanıyor olabilir ama TC'de FRP ancak dört-beş senelik bir gelişim sürecine sahiptir.
Not: Burock kendi notunda beni doğrulamışsın; sonuçta bu kelime TDK'dakilerin zihninden çıkan bir şey değil. Ã?ünkü oraya oturtulan adamlar bu terimlerin yabancısı kişiler. Dil bilimci değil, orada bir biyoloji profesörü, bir bilimadamı filan da olmalı ki kelimeleri tam manası ile "üretebilsin"... Yoksa "sallamalardan" ileri geçemeyen ve 70-100 bin kelimelik sözlüğün ancak 15.000 kelimesini kullanabileceğiz...
Saygılarımla...
Türklider...
FRPnin gelişim sürecinin başlangıcı olarak neyi baz aldıını belirtirsen daha net tartışabiliriz.
Başka Not:
aslında yukarıda yazdıım not, tam olarak seni doorulamıyo. evvelki msjda belirtmeye gerek duymadıım bi detayı içeriyo sadece. Yoksa ööle bi bil. müh. gidip de bunun adı bilgisayar olsun dediinde kimse onu takmaz. bi komisyonun işidir o. ama komisyonun önerilerini resmileştirip TDK sözlüklerine koyan da TDKnin ta kendisi.
Başka Not:
aslında yukarıda yazdıım not, tam olarak seni doorulamıyo. evvelki msjda belirtmeye gerek duymadıım bi detayı içeriyo sadece. Yoksa ööle bi bil. müh. gidip de bunun adı bilgisayar olsun dediinde kimse onu takmaz. bi komisyonun işidir o. ama komisyonun önerilerini resmileştirip TDK sözlüklerine koyan da TDKnin ta kendisi.
War, war never changes...
İlk olarak zuhuru duymamış olmakla gocunmadığım gibi celbetmek i de bilmiyordum eklemek isterim, ta ki türkçe kitabı okuyana kadar zira kesinlikle türkçe de ölü sözcük olarak tabir edilen tipten şeyler bunlar.Ha ben bu kitabı okumadan biri gelip bana zuhur deseydi bir dakkada yanında durmazdım.
Gülüp gülmeme konusunda da kimsenin sana akıl verdiği yok kardeşim zaten benim söylediklerim seni bağlamaz tıpkı seninkilerin de beni bağlamayacağı gibi.Benim demem o dur ki kimse kimseyi ingilizce kitap okuyor ve türkçesine de gülüyor hatta eleştiriyor diye vatan haini ilan edemez.Tabiiki böyle girişimleri destekliyoruz ama yanlışlarını da dile getirmezsek daha iyisi ortaya çıkmaz.Dediğim gibi herşeyin en iyisi orjinalidir.
Gereksiz bir tartışma da bulunmaya gerek yok.
Senin düşüncen sana benimki bana bu işin doğrusunu kimse bilemez çünkü kimsenin yargılama ve hüküm verme hakkı yok.
Gülüp gülmeme konusunda da kimsenin sana akıl verdiği yok kardeşim zaten benim söylediklerim seni bağlamaz tıpkı seninkilerin de beni bağlamayacağı gibi.Benim demem o dur ki kimse kimseyi ingilizce kitap okuyor ve türkçesine de gülüyor hatta eleştiriyor diye vatan haini ilan edemez.Tabiiki böyle girişimleri destekliyoruz ama yanlışlarını da dile getirmezsek daha iyisi ortaya çıkmaz.Dediğim gibi herşeyin en iyisi orjinalidir.
Gereksiz bir tartışma da bulunmaya gerek yok.
Senin düşüncen sana benimki bana bu işin doğrusunu kimse bilemez çünkü kimsenin yargılama ve hüküm verme hakkı yok.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Turkleader,OEK'nin neden beğenilmediğine dair somut birşey söylemiyorsunuz demişsin,halbuki burock bu konuda somut birşey söylemiş,ateş topu,alev küresi meselesi...tabiki tek bu değil,sonuçta frp Türkiyede yüzüklerin efendisi ile başlayan ve ejderha mızrağı ile devam eden kitaplar sayesinde yaygınlaştı,oek ise bu kitapların çıkışından oldukça sonra çıktı ama oek yazılırken nedense bu kitaplarla çoktan yerleşmiş olan türkçe terimler(en somutu olduğu için yine ateş topu diyeceğim)yok sayılıp baştan bir dil oluşturulmaya çalışılmış...buda kitaba alışmayı zorlaştırdı haliyle...
Vallaha ben işim gereği olarak epey iyi ingilizce biliyorum,birazda almanca. kitap bile çevirebilirim sanırım. Ama sadece başlığa bakacak olursak bunu ne kadar saçma sapan bi soru olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ne demek kitaplar türkçeye çevrilmeli mi? bizim anadilimiz ne arkadaşlar?
O zaman bu sitede olmasın, gidip ingilizce sitelerde mi takılalım?
Bu başlık bana, hiç sevmesemde memleket edebiyatı yaptırdı.
Ha ingilizce kelimelerin tam karşılıkları da biraz hayalgücüyle daha hoş kelimeler olarak aktarılabilir.
O zaman bu sitede olmasın, gidip ingilizce sitelerde mi takılalım?
Bu başlık bana, hiç sevmesemde memleket edebiyatı yaptırdı.
Ha ingilizce kelimelerin tam karşılıkları da biraz hayalgücüyle daha hoş kelimeler olarak aktarılabilir.
Ferahta galip gelenlerden bir bıkmışlık var omuzlarımda, ondan mağlup oluyorum bu aralar hayata!
Turk abi olaya emperyalizm'i karıştırmışsın.. abi bence şaçmalamışsın..
Emperyalizm'in en güçlü silahı kültür asimilasyonudur evet öyleki bize Türklüğümüzü unutturup içten fetederler.. ama iş burada başka boyutlara kayıyor..
bikere insanlar yalnızca bilgi almak için ingilizce kitaplar okuyorsa bunun kime zararı ne, önemli olan o ingilizceyi kendi günlük yaşantına sokmamak ki eğer sokmadıysan sen emperyalizm'e yenik düşmemişsindir demektir bu...
"abi bi girlfriend yaptım.. sooo beatifull" diye dolaşan adamlar çok çevrede hatta bu tip adamlara oturup birlikte sinir olmuyormuyuz senle?? görüyorumki bu forumda kitapları ingilizce okuyan çok, ve bu kişilerin böyle cümleler kurmayacağına dair bahse girerim senle..
Ã?yleyse ne derim... burada Emperyalizm'in kölesi falan yok...
Emperyalizm'in en güçlü silahı kültür asimilasyonudur evet öyleki bize Türklüğümüzü unutturup içten fetederler.. ama iş burada başka boyutlara kayıyor..
bikere insanlar yalnızca bilgi almak için ingilizce kitaplar okuyorsa bunun kime zararı ne, önemli olan o ingilizceyi kendi günlük yaşantına sokmamak ki eğer sokmadıysan sen emperyalizm'e yenik düşmemişsindir demektir bu...
"abi bi girlfriend yaptım.. sooo beatifull" diye dolaşan adamlar çok çevrede hatta bu tip adamlara oturup birlikte sinir olmuyormuyuz senle?? görüyorumki bu forumda kitapları ingilizce okuyan çok, ve bu kişilerin böyle cümleler kurmayacağına dair bahse girerim senle..
Ã?yleyse ne derim... burada Emperyalizm'in kölesi falan yok...
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
ulysses abime katılıorum, türkçeye çevrilmesin diyenlerin düşüncelerine kesinlikle karşıyım ve yüzde yüz de hatalılar!!!
kardeşlerim kitaplar çevrilsin kendi dilimize istemeyen yabancı dil okusun, ona ambargo mu koyuyoz ?? isteyen istediini okusun bu kadar basit!!! biraz düşünürsek zati herkes aynı kanıya varcak, demogoji yapmak istemeyenler hariç tabi***
youn tepki ve saygılarımla...
kardeşlerim kitaplar çevrilsin kendi dilimize istemeyen yabancı dil okusun, ona ambargo mu koyuyoz ?? isteyen istediini okusun bu kadar basit!!! biraz düşünürsek zati herkes aynı kanıya varcak, demogoji yapmak istemeyenler hariç tabi***
youn tepki ve saygılarımla...
Ozan gülüyordu olanlara. Kahkahası karanlığı deliyordu. Durdu bir an sonra yine kahkahası duyuldu. Bu seferki olacak olanlara atıftı...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests
