Ufak bi Öadır
"evet hatırlıyorum komutan squan o an benim cevabım iyileştirmek olmuştu ama cevabım yanlıştı ilk başta düşman öldürülmeli denmişti ama bu konun şuandaki durumla ne ilgisi var kasttetmek istediğinizi anlayamadım?"
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Sizi anlamıyor değilim komutan ama düşünün. Daha yararlı olabilecek misiniz kötülük diyara girdiğinde bölük pörçük kuvvetler halinde karşı koymak taktiksel anlamda daha mı mantıklı? Eğer yardım etmezsek yenilecekler. Bu iyi olur mu kötülüğün karşısında onca müttefik kaybetmek. Güçleri ikiye bölerek savaşmak. Savaşçıları bilemem ama rahipler olmadan bu savaşta pek umut olmaz. Ve merak etmeyin planlarımız var. Sadece bu saldırının söylentisinin bile vampirlerin kaçırdığı insan sayısını azalttığını faretmişsinizdir. Sizin planınız nedir komutan? Beklemek? Ne zamana kadar? Sonra tek başımıza yapabileceğimiz ne kalacak başkaları yokken. Bunu bir ittifak oalrak görün komutan. Körü körüne gitmiyoruz. Yeterli bir açıklamadan bulunmadınız size soruyorum. Neden gitmemeliyiz? Bize daha iyi olduğunu düşündüğünüz planınızı anlatır mısınız?
Ayrıca tapınakla karargah arasındaki bir uyuşmazlık hiç de iyi olmaz. değil mi?
Ayrıca tapınakla karargah arasındaki bir uyuşmazlık hiç de iyi olmaz. değil mi?
squan derin bir iç çekti.Anlamıyorlar diye düşündü.Lysana ya baktı ardından eflaya baktı."Demek istediğinizi ve hissettiklerinizi anlıyorum. Benim lysana ya sorduğum soruyla bu savaş arasındaki ilişkiyi anlamadınız.Lysana o zamanda aynen bugün sizin yaptığınız gibi insana yardım etmişti.Ama ilerisini düşünmemişti.şu an sizde savaşa girerek insanı iyileştiriyorsunuz.Ama aynı zamanda daha fazla insanın ölmesine yardımcı oluyorsunuz.Sizce sadece vampirlerle mi savaşacaksınız.Bana dediniz 'Biz yüreğimizle savaşıyoruz'.Bütün savaşlar yüreklemi kazanılır.
Mantık ve yürek bir olduğunda kazanılır."
squan kafasını düşünceli bir şekilde eğdi."Benim sorumluluğum herşeyden önce tanrımı ve onun inananlarını korumak.O savaşa ölüme gidiyorsunuz.
Hemde bu ölüm gelecekte felaketle sonuçlanacak bir ölüm.
Ben diğer insanları uzak tutamam savaştan ama en azından sizi tutabilirim.Beklemek,zaman,gözklem.Bu tür unsurları göz önüne almak.
Evet şimdilik herşeyi izleyecez.Zaman bize herşeyi açıklayacak.
Size tam olarak niye savaşa girmemenizi açıklayamıyorum.
Sadece hisler,düşünceler ve mantık."
Squan seri ve sade bir biçimde konuşmuştu.Derin bir sukunet vardı.
"Bu savaş bütün diyarı etkileyecek.Bende herşeyden önce bu savaşa girmek istiyorum.Hemde en önde.Ama tanrım bana düşünmem gerektiğini hatırlatıyor..."
squan bu açıklamalarından kimsenin telkin olmadığını hatta hiç bir şey anlamadıklarını anladı.Ã?ff herşey niye bu kadar zordu.Niye bir türlü konuşamıyordu.Düşünceleri ağzından çıkmak istemiyorlardı.Büyük tehlikeyi anlatamıyordu.squan kendini bir an da çaresiz hissetti...
Mantık ve yürek bir olduğunda kazanılır."
squan kafasını düşünceli bir şekilde eğdi."Benim sorumluluğum herşeyden önce tanrımı ve onun inananlarını korumak.O savaşa ölüme gidiyorsunuz.
Hemde bu ölüm gelecekte felaketle sonuçlanacak bir ölüm.
Ben diğer insanları uzak tutamam savaştan ama en azından sizi tutabilirim.Beklemek,zaman,gözklem.Bu tür unsurları göz önüne almak.
Evet şimdilik herşeyi izleyecez.Zaman bize herşeyi açıklayacak.
Size tam olarak niye savaşa girmemenizi açıklayamıyorum.
Sadece hisler,düşünceler ve mantık."
Squan seri ve sade bir biçimde konuşmuştu.Derin bir sukunet vardı.
"Bu savaş bütün diyarı etkileyecek.Bende herşeyden önce bu savaşa girmek istiyorum.Hemde en önde.Ama tanrım bana düşünmem gerektiğini hatırlatıyor..."
squan bu açıklamalarından kimsenin telkin olmadığını hatta hiç bir şey anlamadıklarını anladı.Ã?ff herşey niye bu kadar zordu.Niye bir türlü konuşamıyordu.Düşünceleri ağzından çıkmak istemiyorlardı.Büyük tehlikeyi anlatamıyordu.squan kendini bir an da çaresiz hissetti...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
"Hislerinize güvenmeniz kötü bişey değil ama hisler ve mantık çok farklı işler. Ölüme gittiğimizi söylüyorsunuz. Peki burada kalınca ne kadar koruyabileceksiniz bizi. Belki bizi korudunuz peki ya diğer insanları. Sizce bizden olmayanları umursamamalı mı? Kudretiniz korumaya yetecek mi ya tekbaşınıza savaşmaya?"
Biz ilerisini düşünmüyor değiliz.Aksine bunu düşünüyoruz. Belki de ölürüz ölümden korkuyor da değiliz. Ama Ölmeyi beklemeyeceğiz. Birşeyler yapmaya gidiyoruz. Düşman her geçen gün güçleniyor. Biz de mi öyle. DF dan dileyelim ki zaman lehimize işlesin. ama şartlar bunu göstermiyor. Bize ZAMANINDA karar vermek düşüyor. Bizi plansız hareket etmekle suçladınız ama planınızı sorduğumda cevap vermediniz komutan. Bir planınız yok mu hislerinize güvenmek dışında? Anlatın size söz veriyorum bunun işe yarayacağını düşünürsem burada kalacağım ve insanları da ikna etmeye çalışacağım. Bilin ki körü körüne ölüme gitmiyoruz.
Biz ilerisini düşünmüyor değiliz.Aksine bunu düşünüyoruz. Belki de ölürüz ölümden korkuyor da değiliz. Ama Ölmeyi beklemeyeceğiz. Birşeyler yapmaya gidiyoruz. Düşman her geçen gün güçleniyor. Biz de mi öyle. DF dan dileyelim ki zaman lehimize işlesin. ama şartlar bunu göstermiyor. Bize ZAMANINDA karar vermek düşüyor. Bizi plansız hareket etmekle suçladınız ama planınızı sorduğumda cevap vermediniz komutan. Bir planınız yok mu hislerinize güvenmek dışında? Anlatın size söz veriyorum bunun işe yarayacağını düşünürsem burada kalacağım ve insanları da ikna etmeye çalışacağım. Bilin ki körü körüne ölüme gitmiyoruz.
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
squan nın çaresiz yüz ifadesini gördü oda haklıydı ama eflanın dediklerini sonuna kadar destekliyordu elinde geldiğince sakin bir ses tonuyla konuşmaya çalıştı " komutan squan sizi ve yapmaya çalıştığınız şeyide anlıyorum sizde haklısınız ama yürekli olma kısmına gelince unutmayın yüreğinde aklın bilmediği aklı vardır yürekli olan mantıksızdır diye bir suçlama olamaz eflanın dediklerine gelince ona sonuna kadar katılıyorum eğer kafanızda herhangi bir plan varsa bende size yardımcı olmaya çalışıcam sizide şuanda zor duruma sokuyoruz farkındayım ama bu konuşmayı olumlu bir sonuça vardırmalıyız çünkü zamanda nehir gibidir sürekli akar biz burda konuşurken zamanın çoğu aktı bile" konuşması bitince derin bir nefes aldı olumlu düşünmeye çalışıyor eflanın ve squanın dediklerini kafasında tartıyordu her ikisininde dedikleri doğruydu zaten zor olanda hangi doğruyu seçmeliydi ruhunu sıkıntılara sokmamak için tanrısını dua etti.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
derin düşüncelere dalmışken freyanın sesini son anda işitti " ah merhaba freya kusura bakma seni görmemişim nelermi oluyor bunu şimdi açıklayamamama şunu söyliyim squan efla ben bir konuda anlaşmaya çalışıyoruz"
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
squan efla nın doğru söylediğini biliyordu.Hiç açıklama yapmamıştı.Sadece konuşuyordu.Squan derin bir nefes aldı.Kafasındakileri toparladı.
"şimdi şehirdeki savaşçıların hemen hemen hepsi savaşa katılıyor.Peki sizce sehirde savaşçı bırakmamak güvenli mi??Bir başka sorun ise ben çeşitli yerlerden istihbarat topladım.Bu savaşta sadee vampirler olmayacak sizinde bildiğinizi var sayıyorum.Ama aldığım haberlere göre yüksek bir güçten bahsediliyor.Bu savaşta böyle bir durumda var.Benim öncelikli amacım tapınağı ve karargahı,tanrımın inananlarını korumak.
ZAMAN dedin.Evet şu an zaman boşa gidiyor belki.Ama ZAMAN ı Hızlı tüketmekte olmaz.Biraz sabır gerek.Olayların gidişatına göre savaşa katılıp katılmayacağımızı belirlememiz gerek.Bütün savaşçılar şehri terk ederken başkabir ordu da şehre saldırırsa ne olacak??O zaman kaybımız kurtarmaya gittiklerimizden kat kat daha fazla olacak.Yada bütün herkes savaşta yenildiğini düşünürsek o zaman şehir savunmasız kalacak.Tabi bu durumda kaygılanacak bir durumumuz olmaz.Ã?ünkü çoktan ölmüş oluruz.
Sen benim bu savaşa nasıl katılmak istediğimi bilemezsin.Belki bu diyardaki herkesten daha fazla istiyorum.Ama ben lysana örneği verirken bunu kastediyordum.Ya arkada bıraktıklarımız.Kurtarmaya gittiklerimizden kat kat fazla.Bunun sayesinde kendimi tutabiliyorum.
Belki şimdi derdimi anlatabilmişimdir."
Squan efla ve lysana nın suratına soru sorarcasına bakıyordu.Acaba anlatmak istediğini anlamışlarmıydı...
"şimdi şehirdeki savaşçıların hemen hemen hepsi savaşa katılıyor.Peki sizce sehirde savaşçı bırakmamak güvenli mi??Bir başka sorun ise ben çeşitli yerlerden istihbarat topladım.Bu savaşta sadee vampirler olmayacak sizinde bildiğinizi var sayıyorum.Ama aldığım haberlere göre yüksek bir güçten bahsediliyor.Bu savaşta böyle bir durumda var.Benim öncelikli amacım tapınağı ve karargahı,tanrımın inananlarını korumak.
ZAMAN dedin.Evet şu an zaman boşa gidiyor belki.Ama ZAMAN ı Hızlı tüketmekte olmaz.Biraz sabır gerek.Olayların gidişatına göre savaşa katılıp katılmayacağımızı belirlememiz gerek.Bütün savaşçılar şehri terk ederken başkabir ordu da şehre saldırırsa ne olacak??O zaman kaybımız kurtarmaya gittiklerimizden kat kat daha fazla olacak.Yada bütün herkes savaşta yenildiğini düşünürsek o zaman şehir savunmasız kalacak.Tabi bu durumda kaygılanacak bir durumumuz olmaz.Ã?ünkü çoktan ölmüş oluruz.
Sen benim bu savaşa nasıl katılmak istediğimi bilemezsin.Belki bu diyardaki herkesten daha fazla istiyorum.Ama ben lysana örneği verirken bunu kastediyordum.Ya arkada bıraktıklarımız.Kurtarmaya gittiklerimizden kat kat fazla.Bunun sayesinde kendimi tutabiliyorum.
Belki şimdi derdimi anlatabilmişimdir."
Squan efla ve lysana nın suratına soru sorarcasına bakıyordu.Acaba anlatmak istediğini anlamışlarmıydı...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
squanın dediklerine anlıyorum der gibicesine kafasını salladı ardından eflanın ayrılışını duydu " pekala efla umarım cevaplarınızla dönersiniz bende bir süre bekliyeceğim bakalım zaman bize neler göstericek" sonra bakışlarını squana çevirdi.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
Uzun, yorucu ve nihayetine tehlikesiz bir şekilde amaçlarına ulaşmış olan grup büyük bir cadırın önünde duruyorlardı grup ilerlemeye devam ederek içiri girid önde buluna green 3 kişin hararetli bir şekilde bir konu üzerien taratışıp birbirlerine fikir alış verişinde bulunuyorlardı içeri girenleri fart etmemişlerdi içlerinden bir dragonfirenin ambelemini taşıyan bir zırh giyiyordu gren yaklaşak saygılı bir ses tonu ile "rahibe Lysana araıyoruz o nu nerede bula biliriz"
Gruba bakan üçlü şakınlık içinde kalmışlardı içeride bir böcayı vardı dahası yanındakiler dahada ilginçti iki elf ve bir insan gereğinden fazla ilginç bir gruptu.
Green olabilecekleri önceden engellemk için "o zarasızdır amacı bize ve size yardım etmek bizimde öyle şimdi bize rahibe Lysana'nın yerini söylersenin sevinirim."
Gruba bakan üçlü şakınlık içinde kalmışlardı içeride bir böcayı vardı dahası yanındakiler dahada ilginçti iki elf ve bir insan gereğinden fazla ilginç bir gruptu.
Green olabilecekleri önceden engellemk için "o zarasızdır amacı bize ve size yardım etmek bizimde öyle şimdi bize rahibe Lysana'nın yerini söylersenin sevinirim."
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
Thlyrotel konuşulanları duymamıştı bile, gözleri dikkatle Lysana'nın üzerine kilitlenmişti yüzünde anlamsız bir ifade vardı elf'in.. ruhunda dönenleri çözmek imkansızdı.. sonra hafifçe kapşonunu açtı.. yeşil dövmelerle süslenmiş yüzünü açığa çıkardı böylece, hafifçe başını öne eğerek selam verdi..
"Selamlar Lysana.. seni arayan iki kişi var burada.."
Bu sözleri söylerken elf, bir taraftanda yanında duran dev kumaş yığınını gösteriyordu.. yani böcayıyı...
"Selamlar Lysana.. seni arayan iki kişi var burada.."
Bu sözleri söylerken elf, bir taraftanda yanında duran dev kumaş yığınını gösteriyordu.. yani böcayıyı...
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
çadıra giren üç kişiye baktı yabancı birinin kendi adını söylediğini duydu yanlarına doğru yürüdü " buyrun lysana benim" dedi herzamanki nazik ses tonunda sonra diğerlenin yanında duran Thlyrotel i gördü "merhabalar Thlyrotel" Thlyrotel nin yanında duran yüzü ve gövdesi kumaşlarla kaplı olan böcayıya baka kaldı şaşırmıştı ve bir süre konuşamadı sonra kendini kontrol altına alarak bakışlarını yabancı büyücüye ve Thlyrotel e çevirdi " beni neden arıyorsunuz sizin için napabilirim" göz ucuyla böcayıya baktı onun tapınakta olması yanlış anlaşılmalara ve korkuya yol açabilirdi .
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
"Yoksa mektubumu almadınızmı lady Lysana, bu size sunulmuş bir fırsattır bence.. hem tanrınızın huzurunda.. hemde bu diyarın halkı arasında tanrınızın adının yayılması için... tabii bu size sunduklarım farklı alternatifler.. anladığım kadarıyla tanrınız iyilik ve adaletin yanında değil... ama görüyorsunuzki işin içinde çıkarda var... ama inanın buraya gelme sebebim bunları söylemek değildi.. bu kişiyle handa tanıştık.. sizi arıyordu" bu sözleri söylerken elfin kaşları çatılmış.. dudaklarının kenarındaki kaslar gerilmişti...
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests
