Amras bu tüccarın burdan gitmesini istiyordu ve bunu öyle yada böyle yapacaktı...
Büyü Konseyi
-
Amras__Fefalas
- Kullanıcı

- Posts: 207
- Joined: Tue Jun 22, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
Amras Eldarin'in nefretini hissetmişti ve hemen tüccarın yanına gitti. "Burası tüccarlar için bir yer değil,şimdi çok geç olmadan gitmeni istiyorum!"
Amras bu tüccarın burdan gitmesini istiyordu ve bunu öyle yada böyle yapacaktı...
Amras bu tüccarın burdan gitmesini istiyordu ve bunu öyle yada böyle yapacaktı...
Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
-
Eldarin
findor konsey e ulaştı ve önünde dikildi kendi kendine " çok uzun zamanım geçti sende " dedi ve konseyin kapısına doğru ilerledi...
kapılar findorun önünde bütün asaleti ile duruyordu tek yapması gerek sözleri mırıldanmak oldu ve içeri girdi kapılar önünde saygı ile açılmışlardı...
kapılar findorun önünde bütün asaleti ile duruyordu tek yapması gerek sözleri mırıldanmak oldu ve içeri girdi kapılar önünde saygı ile açılmışlardı...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
findor uzun bir süre kulede gezindi ve kimse ile karşılaşmadı...
hemen kulenin üst katlarına doğru ilerledi ilerlerken kütüphanenin yanından geçerken diğer çırakların göremediği yeminer in zamanında sonav sonucu ona bahşettiği mükemmel kütüphaneyi sonsuz bilgi kütüphanesini görmüştü....ve eski günleri aklına geldi bir anda...
sonra efendisinin odasına doğru yöneldi onu efendisi burayı terk ettikten sonra oraya eldarin yerleşmişti...
ama pek bir şey yapamadığını düşünüyordu çünkü o da uzun bir zaman geçmeden kuleden gitmişti
tahta kapının önüne geldi kapının büyü ile korunacağını düşündüğü için kapıya bir detect magic salladı ama kapıda gözüken hiç bir şey yoktu...
kapıya hafifçe yaklaştı anladığı kadarı ile eldartin in düşmeesi ile kapıyı koruyan büyülerde düşmüştü..
kapıdan içeriye girdi onu buraya kuleye göndern efendisi idi ama odası hakkında bir şey söylememişti....
odaya girdi ve devasa kütüphanelere bakındı bir çalışma masası vardı üstünde parşomenler ve bir sürü malzeme vardı...
odanın ortasına oturdu ve etrafına biraz toz döktü birşeyler mırıldanmaya başladı kuledeki gerçek gücü hissetmişti kule sahipsiz değildi ama efendi erethan burda olmasada onun gücü kuleye hala sahip çıkıyorda efendi erethan a da halen saygı duyardı...
konsey toplantısından çıktıktan sonra kuleye ilk gelişi olmuştu artık dahada güçlü idi...
hemen kulenin üst katlarına doğru ilerledi ilerlerken kütüphanenin yanından geçerken diğer çırakların göremediği yeminer in zamanında sonav sonucu ona bahşettiği mükemmel kütüphaneyi sonsuz bilgi kütüphanesini görmüştü....ve eski günleri aklına geldi bir anda...
sonra efendisinin odasına doğru yöneldi onu efendisi burayı terk ettikten sonra oraya eldarin yerleşmişti...
ama pek bir şey yapamadığını düşünüyordu çünkü o da uzun bir zaman geçmeden kuleden gitmişti
tahta kapının önüne geldi kapının büyü ile korunacağını düşündüğü için kapıya bir detect magic salladı ama kapıda gözüken hiç bir şey yoktu...
kapıya hafifçe yaklaştı anladığı kadarı ile eldartin in düşmeesi ile kapıyı koruyan büyülerde düşmüştü..
kapıdan içeriye girdi onu buraya kuleye göndern efendisi idi ama odası hakkında bir şey söylememişti....
odaya girdi ve devasa kütüphanelere bakındı bir çalışma masası vardı üstünde parşomenler ve bir sürü malzeme vardı...
odanın ortasına oturdu ve etrafına biraz toz döktü birşeyler mırıldanmaya başladı kuledeki gerçek gücü hissetmişti kule sahipsiz değildi ama efendi erethan burda olmasada onun gücü kuleye hala sahip çıkıyorda efendi erethan a da halen saygı duyardı...
konsey toplantısından çıktıktan sonra kuleye ilk gelişi olmuştu artık dahada güçlü idi...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
-
Eldarin
findor odaya girer girmez içinde beliriveren garip bir korku tüm vücudunu kaplamıştı.kendi etrafında 360 derece döndü ya da öyle sandı.findor wrote:findor uzun bir süre kulede gezindi ve kimse ile karşılaşmadı...
hemen kulenin üst katlarına doğru ilerledi ilerlerken kütüphanenin yanından geçerken diğer çırakların göremediği yeminer in zamanında sonav sonucu ona bahşettiği mükemmel kütüphaneyi sonsuz bilgi kütüphanesini görmüştü....ve eski günleri aklına geldi bir anda...
sonra efendisinin odasına doğru yöneldi onu efendisi burayı terk ettikten sonra oraya eldarin yerleşmişti...
ama pek bir şey yapamadığını düşünüyordu çünkü o da uzun bir zaman geçmeden kuleden gitmişti
tahta kapının önüne geldi kapının büyü ile korunacağını düşündüğü için kapıya bir detect magic salladı ama kapıda gözüken hiç bir şey yoktu...
kapıya hafifçe yaklaştı anladığı kadarı ile eldartin in düşmeesi ile kapıyı koruyan büyülerde düşmüştü..
kapıdan içeriye girdi onu buraya kuleye göndern efendisi idi ama odası hakkında bir şey söylememişti....
odaya girdi ve devasa kütüphanelere bakındı bir çalışma masası vardı üstünde parşomenler ve bir sürü malzeme vardı...
odanın ortasına oturdu ve etrafına biraz toz döktü birşeyler mırıldanmaya başladı kuledeki gerçek gücü hissetmişti kule sahipsiz değildi ama efendi erethan burda olmasada onun gücü kuleye hala sahip çıkıyorda efendi erethan a da halen saygı duyardı...
konsey toplantısından çıktıktan sonra kuleye ilk gelişi olmuştu artık dahada güçlü idi...
başı dönüyor gözleri kararıyordu.
hemen karşısında etheral bir varlık belirdi.
''defol git burdan çırak!!!ve izin almadığın sürece bir daha buraya girme.bu odanın efendisi sen değilsin!!!''
sesin yarattığı dehşeti tüm vücudunda hissetmişti.karşısındaki etheral yaratık onu izliyordu.diretmesi halinde ufak bir büyüyle onu toza çevirebilirdi...
findor bu büyüyü hissetti fakat bir tepki vermedi söylenerek odadan çikti.
"salak büyücü burasi efendi yeminer in odasi idi ama geri gelicem " dedi ve elindeki scroll u okuyup tapinaga geri döndü..
"salak büyücü burasi efendi yeminer in odasi idi ama geri gelicem " dedi ve elindeki scroll u okuyup tapinaga geri döndü..
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
green ayan bir yılıdan sona geri geldi cok zor dündü green hasta hale gelmiş ve ölüyordu ama kurtuldu ama tek bine unuttu hiç birşeyi hatırlamıyor sadece büyüleri hatırlıyor bu green cok zordu ama eskı haline gelicekti...
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
green bir kaç gün sonra gitmeye hazır aldı butun işlerini aldı hem kulede kimse yoktu sonucta green gitmek sorundaydı savaş karargahı gidicekti ama herkezin farkısını yapmaya kara geldi savaşcıyıda öğrenmeyi daha doğru artık bir battlemage olmalıydı.
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
-
blackdagger
- Kullanıcı

- Posts: 19
- Joined: Tue Oct 28, 2003 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Diyarlara yeni gelmiş olan bir kişi idi Blackdagger... Kendisi hem ruhban hem de büyücü idi.. Belli bir inancı yoktu.. Tek istediği daha fazla güç, ve para idi... Bu diyara nasıl geldiğini bilmiyordu fakat kendi diyarında iken büyünün tanrısına dua ederdi... Diyarlarda geçirdiği birkaç aydan sonra diyarda bulunan kule ilgili duyumlar aldı.. Burada sanata olan yatkınlığını keskinleştirebileceğini düşünüyordu. Uzun bir arayıştan sonra , yorgun bitkin bir şekilde büyücülük kulesinin olduğu ovaya varmıştı. Kule siyah taştan doğal olmayan şekilde yapılmıştı. İhtişamı göz dolduruyor, kocaman kapısı bakana korku veriyordu.
"Evet gerçekten de burada büyük büyücüler varmış " diye düşündü Black dagger hayranlıkla büyü kudreti ile oluşturulan kuleye bakarken. Kulede ayırım yapılmadığını duymuştu Blackdagger.. bu durumda kendisine de bir yer olacağını düşünüyordu. Ustalardan ders almak her zaman için bulunabilecek bir niğmet değildi.. İçinden büyü tanrısına kendisine burayı bulduğu için şükretti ve atını kuleye doğru tırısa geçirdi.. Sanki birşeyler onu çekiyordu. İçinde çocuksu bir heyecan duyuyordu.. Sanki sanata adım attığı ilk günkü gibi.. korkuyla karışık tatlı bir heyecan..
Blackdagger kuleye yaklaştıkça.. ihtişamlı görüntü beyninde yer etmeye ve burası hakkında duyduğu bazı söylentiler beynine hücum etmeye başladı. Buranın başbüyücülerinin hep doğa üstü varlıklar olduklarını duymuştu. Hatta birkaç kendini bilemez bir zamanlar burada kara cüppelilerin başbüyücüsü olanın bir lich olduğunu ve karanlığın en büyük uşağı olduğunu söylemişti... Güya şimdiki de ondan geri kalmayan habis bir Lich imiş... Bu Blackdagger'a pek inandırıcı gelmemişti zira o tür lanetli varlıklarla değil muhattap olamk karşılarında kalabilmek bile insanın sınırlarını zorlardı.. Fakat yine de Black dagger'ın içi rahat etmiyordu. Ya doğruysa dedi içinden Blackdagger.. ya gerçekten de bir Lich kontrol ediyorsa bu kuleyi... O zamanda burada kalmak ister mitydi.. sanata aşkı o kadar kuvvetli miydi?
Blackdagger sanata olan aşkının o kadar kuvvetli olduğunu kendi içinde biliyordu zaten.. asıl korktuğu fakat kendisine bile itiraf edemediği bu tür lanetli bir varlıktan ders almaya yetecek kadar cesareti var mıydı.. Blackdagger boynunda taşıdığı hiçbir özelliği olmayan madalyona dokundu. Bu ona annesinden yadigardı. Beni hatırla oğlum ve güç al bu madalyondan demişti annesi onu rahiplere teslim ederken.. Bunun içinde büyük bir güç bulacaksın demişti cahil annesi.
Aslında madalyon sadece basit bir demir parçası idi ama Blackdagger'ın annesine hak vermediği olmuyor da değildi.. Bu madalyona her dokunuşunda kendisini rahatlamış hissediyordu ve annesinin ellerini hissediyordu. Blackdagger'ın hayattaki en büyük inancı idi bu kolye.. bir anı, geçmişten bir hatıra ona gelecekte yöne veren, yardım eden...
"Başaracağım, ne olursa olsun" dedi Blackdagger.. "belki bir Lich ile karşılaşabilecek kadar cesur değilimdir, belki büyük bir lider konuşmacı yada kudretli bir büyücü değilim ama sonunda olacağım " ve genç adam kulenin kapılarına varmıştı... "Acaba ne yapmam gerekir" ded kendi kendine.. bağırmak mı?? gülünç olurdu diye düşündü Blackdagger.. "Eğer birileri gerçekten bu kuleyi yükseltebiliyorsa... sanırım ben bu diyara geldiğim anda hissetmiştir" diye düşündü ve kuleye gözlerini dikti...
Varmı kimse bana birşeyler söyleyebilecek? Burada mı bu kulenin efendileri? beni aralarına kabul edecek?
"Evet gerçekten de burada büyük büyücüler varmış " diye düşündü Black dagger hayranlıkla büyü kudreti ile oluşturulan kuleye bakarken. Kulede ayırım yapılmadığını duymuştu Blackdagger.. bu durumda kendisine de bir yer olacağını düşünüyordu. Ustalardan ders almak her zaman için bulunabilecek bir niğmet değildi.. İçinden büyü tanrısına kendisine burayı bulduğu için şükretti ve atını kuleye doğru tırısa geçirdi.. Sanki birşeyler onu çekiyordu. İçinde çocuksu bir heyecan duyuyordu.. Sanki sanata adım attığı ilk günkü gibi.. korkuyla karışık tatlı bir heyecan..
Blackdagger kuleye yaklaştıkça.. ihtişamlı görüntü beyninde yer etmeye ve burası hakkında duyduğu bazı söylentiler beynine hücum etmeye başladı. Buranın başbüyücülerinin hep doğa üstü varlıklar olduklarını duymuştu. Hatta birkaç kendini bilemez bir zamanlar burada kara cüppelilerin başbüyücüsü olanın bir lich olduğunu ve karanlığın en büyük uşağı olduğunu söylemişti... Güya şimdiki de ondan geri kalmayan habis bir Lich imiş... Bu Blackdagger'a pek inandırıcı gelmemişti zira o tür lanetli varlıklarla değil muhattap olamk karşılarında kalabilmek bile insanın sınırlarını zorlardı.. Fakat yine de Black dagger'ın içi rahat etmiyordu. Ya doğruysa dedi içinden Blackdagger.. ya gerçekten de bir Lich kontrol ediyorsa bu kuleyi... O zamanda burada kalmak ister mitydi.. sanata aşkı o kadar kuvvetli miydi?
Blackdagger sanata olan aşkının o kadar kuvvetli olduğunu kendi içinde biliyordu zaten.. asıl korktuğu fakat kendisine bile itiraf edemediği bu tür lanetli bir varlıktan ders almaya yetecek kadar cesareti var mıydı.. Blackdagger boynunda taşıdığı hiçbir özelliği olmayan madalyona dokundu. Bu ona annesinden yadigardı. Beni hatırla oğlum ve güç al bu madalyondan demişti annesi onu rahiplere teslim ederken.. Bunun içinde büyük bir güç bulacaksın demişti cahil annesi.
Aslında madalyon sadece basit bir demir parçası idi ama Blackdagger'ın annesine hak vermediği olmuyor da değildi.. Bu madalyona her dokunuşunda kendisini rahatlamış hissediyordu ve annesinin ellerini hissediyordu. Blackdagger'ın hayattaki en büyük inancı idi bu kolye.. bir anı, geçmişten bir hatıra ona gelecekte yöne veren, yardım eden...
"Başaracağım, ne olursa olsun" dedi Blackdagger.. "belki bir Lich ile karşılaşabilecek kadar cesur değilimdir, belki büyük bir lider konuşmacı yada kudretli bir büyücü değilim ama sonunda olacağım " ve genç adam kulenin kapılarına varmıştı... "Acaba ne yapmam gerekir" ded kendi kendine.. bağırmak mı?? gülünç olurdu diye düşündü Blackdagger.. "Eğer birileri gerçekten bu kuleyi yükseltebiliyorsa... sanırım ben bu diyara geldiğim anda hissetmiştir" diye düşündü ve kuleye gözlerini dikti...
Varmı kimse bana birşeyler söyleyebilecek? Burada mı bu kulenin efendileri? beni aralarına kabul edecek?
let gods smiles upon you.
Erethan kumarhaneden kuleye dönüyordu,kuleye yaklaştıkça kapının önünde birisinin olduğunu farketti...kuleye bakıyordu düşünceliydi..."belli ki yeni bir büyücü daha gelmiş"dedi kendi kendine...O sırada yabancı yaklaşan atın sesini duydu ve arkasını döndü,gözlerinde belli belirsiz bir endişe vardı...Kırmızı sade bir cübbenin içindeki başbüyücüyü gördü...
"hoşgeldin" dedi Erethan "Aramıza katılmak için geldin tahmin ediyorum...Ben Erethan Kırmızı cübbelilerin lideri ve şu an için konseyin tek başkanı..."
"hoşgeldin" dedi Erethan "Aramıza katılmak için geldin tahmin ediyorum...Ben Erethan Kırmızı cübbelilerin lideri ve şu an için konseyin tek başkanı..."
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
-
blackdagger
- Kullanıcı

- Posts: 19
- Joined: Tue Oct 28, 2003 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
"Saygılarımı sunarım ulu büyücü " dedi Yeminer, karşısında bir insan görmek onu daha biraz olsun rahatlatmıştı.. hele onun tek konsey başkanı olduğunu duymak önceden duyduklarının çocuk hikayeleri olduğunu düşünmesini sağlamıştı. Blackdagger saygılı fakat abartısız bir şekilde başıyla Erethan'a selam verdi
"Sizinle tanışmak benim için onurdur Lordum " dedi.. Ve araya fazla ara koymadan devam etti. Bu esnada Erethanı tartıyor, nasıl birisi olduğunu anlamaya çalışıyordu. Cüppesinden de anlaşıldığı üzere bir kırmızı cüppeliydi. Blackdagger kara cüppelilerden korkmazdı, çnkü onlara karşı her zaman hazır olurdu. Kırmızı cüppelilere karşı nötür sayolırdı çünkü o kendisii de bir kırmızı cüppeliydi ve kırmızı cüppe giyen kişiler genelde yollarına çıkmadığınız sürece size dert olamzlardı fakat Blackdagger en çok beyaz cüppelilere karşı dikkatliydi. İyi olduğunu düşündükleri için birçok kişiyi harcayabileceklerini ve bundan vicdan azabı bile duymayacaklarını bilirdi. Ama tanrıya şükür ki karşısındaki bir kırmızı cüppeydi.
"Ben Blackdagger efendim. Bir büyücüyüm aynı zamanda da rahibim. Her iki sanatta da orta seviyede birisiyim.. Mümkünse sizlerin yanında çalışıp sanatımı geliştirmek ve bu bilmediğim diyarda sırtımı dayayabileceğim bir yer arıyorum" dedi Blackdagger... Erethan hala kendisine bakıyordu. Bakışları ısrarlıydı hiç gözünü kırpmadan onu dinlemişti Erethan ve hala devam etmesini bekliyordu..
"Buraya tüm büyücülerin kabul edildiğini duydum efendim. Tanrım (Blackdagger burada biraz duraksadı.. Artık tanrısının onu duyamadığını biliyordu.. belkide duyuyordu fakat cevap veremeyecek kadar uzaktaydı... onun yerine bu diyarlarda kendisine güç bahşeden bir tanrı vardı fakat bu kutsal varlığı henüz keşfedememişti Blackdagger.. Acaba eskisine mi yenisine mi tanrım dediğini tam ayırt edemeden devam etti) şahidimdirki efendim bundan başka bir amaç için gelmedim. Büyüm ve ikutsamam emrinizdedir.
"Sizinle tanışmak benim için onurdur Lordum " dedi.. Ve araya fazla ara koymadan devam etti. Bu esnada Erethanı tartıyor, nasıl birisi olduğunu anlamaya çalışıyordu. Cüppesinden de anlaşıldığı üzere bir kırmızı cüppeliydi. Blackdagger kara cüppelilerden korkmazdı, çnkü onlara karşı her zaman hazır olurdu. Kırmızı cüppelilere karşı nötür sayolırdı çünkü o kendisii de bir kırmızı cüppeliydi ve kırmızı cüppe giyen kişiler genelde yollarına çıkmadığınız sürece size dert olamzlardı fakat Blackdagger en çok beyaz cüppelilere karşı dikkatliydi. İyi olduğunu düşündükleri için birçok kişiyi harcayabileceklerini ve bundan vicdan azabı bile duymayacaklarını bilirdi. Ama tanrıya şükür ki karşısındaki bir kırmızı cüppeydi.
"Ben Blackdagger efendim. Bir büyücüyüm aynı zamanda da rahibim. Her iki sanatta da orta seviyede birisiyim.. Mümkünse sizlerin yanında çalışıp sanatımı geliştirmek ve bu bilmediğim diyarda sırtımı dayayabileceğim bir yer arıyorum" dedi Blackdagger... Erethan hala kendisine bakıyordu. Bakışları ısrarlıydı hiç gözünü kırpmadan onu dinlemişti Erethan ve hala devam etmesini bekliyordu..
"Buraya tüm büyücülerin kabul edildiğini duydum efendim. Tanrım (Blackdagger burada biraz duraksadı.. Artık tanrısının onu duyamadığını biliyordu.. belkide duyuyordu fakat cevap veremeyecek kadar uzaktaydı... onun yerine bu diyarlarda kendisine güç bahşeden bir tanrı vardı fakat bu kutsal varlığı henüz keşfedememişti Blackdagger.. Acaba eskisine mi yenisine mi tanrım dediğini tam ayırt edemeden devam etti) şahidimdirki efendim bundan başka bir amaç için gelmedim. Büyüm ve ikutsamam emrinizdedir.
let gods smiles upon you.
Erethan Blackdagger'ın sözleri bittikten sonra atından indi "O zaman Hoşgeldin büyücü burası tam olarak senin aradığın yer...içeri gir ve uygun bulduğun bir odaya yerleş,istediğin gibi çalışabilirsin...ve zamanı geldiğinde seni sınava alırım...böylece üzerindeki cübbeyi tam anlamıyla hak etmiş olursun...şimdi izin verirsen atımı ahıra götüreyim...sorun olursa çekinme"
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
-
Eldarin
Eldarin elleri arasındaki mektubu kıvırarak iç ceplerinden birine yerleştirdi.
Erethan dan gelmişti mektup,büyü konseyinde ak cüppelilerin başına geçmesini teklif etmişti kendisine.Eldarin için kıvanç verici birşeydi,ne de olsa erethan eski bir dosttu.
aynı hocadan ders almaya başlamışlardı ,ilk eğitimlerinde beraberdiler.ve büyüyü beraber öğrendiler.şimdi böyle bir istekte bulunmuştu erethan ve Eldarin de hızla bahsi geçen büyü konseyine doğru yola çıkmıştı.
şimdi tarif edilen yerin karşısındaydı.atından yavaşça indi estetik cüppesi havalandı...
''Ah Dynather.gel benimle.'' atına seslenmişti.atı usulca arkasından geliyordu.uzun yıllardır birbirlerine bağlanmışlardı.
''sanırım bahsi geçen konsey burası olmalı.kapısı da epey büyükmüş.güç rünleri oldukça etkileyici.''
etraflarda olması gereken birilerini aradı.kimse yoktu.
ardından kapı kendiliğinden esrarengiz biçimde açıldı.onu bekliyorlardı.bu hoşuna gitmişti.
atına kendine uygun bir yer bulmasını tavsiye ederek kendisi de dev kulenin uzun merdivenlerinden yukarı doğru tırmanmaya başladı.
_ __ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _
Derin bir nefes aldı.açıkçası gelene kadar bu kadar yorulmamıştı.ama sonunda erethan ın odasına varmıştı.yolda birkaç çırağa efendilerinin odasını sormuştu ve burası tarif edilmişti.kapıyı hafifçe tıklatarak efendi erethan ın içerde olup olmadığını düşündü.asasına dayanmıştı ve ıslık çalmaya başladı...
Erethan dan gelmişti mektup,büyü konseyinde ak cüppelilerin başına geçmesini teklif etmişti kendisine.Eldarin için kıvanç verici birşeydi,ne de olsa erethan eski bir dosttu.
aynı hocadan ders almaya başlamışlardı ,ilk eğitimlerinde beraberdiler.ve büyüyü beraber öğrendiler.şimdi böyle bir istekte bulunmuştu erethan ve Eldarin de hızla bahsi geçen büyü konseyine doğru yola çıkmıştı.
şimdi tarif edilen yerin karşısındaydı.atından yavaşça indi estetik cüppesi havalandı...
''Ah Dynather.gel benimle.'' atına seslenmişti.atı usulca arkasından geliyordu.uzun yıllardır birbirlerine bağlanmışlardı.
''sanırım bahsi geçen konsey burası olmalı.kapısı da epey büyükmüş.güç rünleri oldukça etkileyici.''
etraflarda olması gereken birilerini aradı.kimse yoktu.
ardından kapı kendiliğinden esrarengiz biçimde açıldı.onu bekliyorlardı.bu hoşuna gitmişti.
atına kendine uygun bir yer bulmasını tavsiye ederek kendisi de dev kulenin uzun merdivenlerinden yukarı doğru tırmanmaya başladı.
_ __ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _
Derin bir nefes aldı.açıkçası gelene kadar bu kadar yorulmamıştı.ama sonunda erethan ın odasına varmıştı.yolda birkaç çırağa efendilerinin odasını sormuştu ve burası tarif edilmişti.kapıyı hafifçe tıklatarak efendi erethan ın içerde olup olmadığını düşündü.asasına dayanmıştı ve ıslık çalmaya başladı...
Islık sesini duyduğunda masasına oturmuş Lord_Oren'in habercisinin bıraktığı notu okuyordu Erethan,neden düşürmüş gibi yaptığına ise bir anlam verememişti...Ak cübbelilerden bile yardım alın diyordu...büyüyü ilgilendiriyorsa zaten tüm büyücüler birlikte karşı koyardı bu bahsi geçen karanlığa...'ne rastlantı' diye geçirdi içinden eski dostu Eldarin Symeon'a yakın zamanda beyaz cübbelilerin başkanı olması için bir mektup yazmıştı.Islık sesleri onu bu düşüncelerinden kopardı..."Kapıya bakarmısın" diye seslendi havaya ve kapı açıldı...Eldarindi karşısındaki eski dostu..."Eldarin!!!ah seni gördüğüme sevindim gelebilmenede,geç içeri neden orda duruyorsun"
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests