CHANGES wrote:Brenne efendisiyle olan iletişimini bitirmişti,ona saatler gibi gelen süre boyunca gördükleri ve duvarda danseden gölgelerin anlattıkları,aslında bir kaç saniye içerisinde olup bitmişti.Henüz kesikten çıkan kan yere düşmemişti Brenne kendisine geldiğinde.
Gördüklerini düşündü kafasında tekrar yorumlamak istedi ama gördüklerini anlayabilmesi için zamana ihtiyacı vardı.
Changes bileğini kesmek için bıçağını derisine değdirdiği anda gözleri alevlere dönüştü. Her yer sonsuz bir karanlıkla kaplıydı, fakat o etrafındakileri sezebiliyordu. Etrafında korkunç varlıklar birbirlerini parçalıyor ona dokunmaya ise cüret edemiyorlardı. Cehennemin savaşçılar ve hiç şüphe yokki Efendi'nin köleleri, birbirlerini öldürüp daha fazla güç için yalvarıyorlardı. Brenne, şeytanların ona lanet okuduğunu farketti. Kendilerinin yerine Brenne'nin seçilmesine küfürler savuruyorlar lanetler okuyorlardı. Bazıları diyarı küle çevireceğine yeminler ediyor ve Brenne'yi öldürmek için izin istiyorlardı. Bu sözleri söyleyen iblislerin çığlıklar içerisinde toza dönüştüğünü farketti Brenne.
Karanlığın içerisinde efendinin ayaklarını seçebildi sonunda... Dev yaratık gökyüzüne kadar uzanıyordu ve yanan gözleri kör gözleri bile buharlaştırabilirdi. Brenne vücudunun kavrulup yanmaya başladığını hissediyordu.
"Brenne... beni sakın hayal kırıklığına uğratma"
O anda Brenne korkunç yolculuğa başladı. Gölgeler gerçeğe dönüşmüşlerdi ve gölge oyunu ona dehşet dolu tuzakları gösterdi... Kara nehri aşmak görülenden daha zordu ve çok basit görünen her tuzak aslında ölümün kapılarına uzanan bir koridordu...
Brenne yolculuktan sıyrıldığında görüşünün daha azalmış olduğunu farketti. Körlüğe giden bir işkencenin ilk aşamasındaydı...
RP dışı: (Blindsight 10ft. 3/day)