Fırtına... sel... deprem... (RP ZORUNLUDUR)

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

Thlyrotel karmaşık duygular içindeydi, oku ok yatağında bir ileri bir geri gidip geliyordu.. ancak bu kararsızlığı, Lysana'nın yerinden fırlamasıyla bozuldu..
"Lanet olsun kendisini ateşe atacak" diye haykırdı dehşetle içinden, yerinden fırladığı gibi Lysana'nın arkasından koşmaya başladı, elf yerinden öyle bir şiddetle fırlamıştı ki, bir kaç adım attıktan sonra dengesini yitirdi ama kendini toparlayıp tekrar hızlanmasıda bir o kadar kısa sürdü, şimdi çamurlu yolda el verdiğince hızlı koşuyordu, Lysana hemen önündeydi ve arayı hızla kapatıyordu, ama yetişemeyecekti hatta Lysana Böcayının ve diğerlerinin yanına yetişmiş, nefes nefese birşeylr söylemeye başlamıştı bile.. elf kayarak kendisini durdurdu.. yayının etklili olabileceği bir açıdan bu sohbeti izliyordu şu an için...
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Hükümlü
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1548
Joined: Mon Jun 09, 2003 5:31 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Hükümlü »

Soytarı topkuları üstünde kayarak durdu. Herkes yavaş yavaş kafayı yemişe benziyordu!
Ama...ama bu handaki kaçıklar sürüsüydü. Bir kahkaha patlttı Soytarı ve nehire sırtını dönerek bu garip topluluğu izlemeye başladı!
İnanılmaz bir eğlenceydi bu onun için...
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
FalcoN
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1027
Joined: Wed Jul 28, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by FalcoN »

Kadın yorgunluğuna aldırmadan aceyle bir yere yetişmeye çalışıyormuş gibi davranıyor ve endişeli görünüyordu. Cümlelerinde "gideceğimiz yol, güvenliksiz "tehlikli-" gibi dikkat çekici ve kafalarda soru işaretleri oluşturan terimler kullanmıştı. Tudor tam kafasındaki soruları dile getirecekken kadın aldığı yaranın etkisiyle zaten yorgun olan vücudunu daha fazla taşıyamayarak dizleri üstüne çökmüştü. Durumu gören Romedahl, hemen kadının yanına geldi ve nasıl yardımcı olabileceğini düşündü. Ã?nce su kesesini çıkararak kadının yarasını bir güzel temizledi daha sonra cebinden bir bez parçası çıkararak yarayı güzelce sardı. Kadın kendinden geçmekle uyanık kalmak arasında gidip geliyordu. Tudor sordu; "İyi misin? Beni duyabiliyor musun?..
Only God can Judge me!
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Kara cübbeli büyücü beklemeye pek istekli görünmüyordu. Efla da burada beklemeye istekli değildi. Ama Lysana'yı anlayabiliyordu. Sadece Efla'nın eskisi kadar umrunda değildi yapması gereken tek şeye odaklanmıştı.

En sonunda beklemeyi bıraktı ve tekrar ilerlediler. Efla bir süpheye kapıldı. Sanki nereye gittikleri belli değildi. Rehberleri de mi yolu bilmiyordu. Başka bir şekilde mi bulmayı umuyordu? Efla yolu biraz uzattıklarını farketti. Sanırsa uzaktaki iki siluetle bulşmamak içindi. Geldikleri yerden bir göl görünmekteydi. Ve göl kıyısında bir siluet. İri bir silüet. Bir böcayıya benziyordu.

Brenne düşünceli görünüyordu. Asasına dayanmış öylece düşünüyordu. Ardından Efla bir hançer çıkardığını izledi ne yapacağını merak etti. Adam hançeri kendi karnına sapladığında gözleri şaşkınlıktan açılmıştı. İlk önce intahar ettiğini düşündü fakat kısa bir süre sonra bunun bir çesit iletişim olduğunu anladı. Acıyla irkiliyor kasları kasılıyordu. Bundan zevk alıyor gibiydi. Ne kadar mazoşist bir eğilimdi bu. Efla uzun süre bakmadı kafasını başka yöne çevirdi. Tekrar Brenne'ye baktığında gözlerinden kan süzülüyordu. Brenne Andero'yla konuştu daha sonra. Konuştuklarından çevrede olup bitenden haberdar olduğu belliydi. Görmüyordu belki ama bu iletişim sonucu başka bir his kazanmıştı. Uzağı pek seçemediği belliydi.

Ardından Andero böcayıya doğru gitmeye başladı. Efla arkada kalıp beklemeyecekti. Andero'yu belli bir mesafe geriden takip etti. Gerektiğinde müdehaleye hazır olacaktı.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Brenne yaklaşanın devasa görüntüsü karşısında şaşırdı.Bu yaratık çok iriydi.Bu sırada Andero nun kadın arkadaşı koşarak araya girdi.Bu yaratığa birşeyler söyledi.Onu tanıdığı her halinden belliydi.Brenne bu durumdan memnun olmadı çünkü bu yaratığı kesinlikle yanında istemiyordu.Asla ama asla bir ork türüne güvenemezdi sabah kalktığında bacağını bu yaratığın ağzında görmek istemezdi.Bir anda yaratık baltasını havaya kaldırdı ve bir şeyler homurdandı.Acaba bir saldırı mı planlıyordu?
Bir kadına bir Andero'ya baktı.Tek istediği buradan biran önce uzaklaşmaktı hala nehri geçememişlerdi.

RP DIşI:Arkadaşlar Brenne nin hançeri cüppenin dışına çıkarmadığını yazmıştım ve ayrıca daha sonra da kınına yerleştirdiğini de yazdım.Kısaca karnında saplı bir hançer yok.Bir diğer konu bu adamın dikkat ettiği en önemli şey yüzünü kimseye göstermemek bu yüzden kapüşonu büyük ve sürekli kendisi eğik duruyor.Gözlerini göremezsiniz.Zaten bu adamın yüzünü görmüş olsaydınız rpler çok farklı olurdu.Son bir şey şu anda vücudunda hiç bir darbe etkisi yok en azından uzaktan gözlemlenebilecek bir etki.Handa aldığı darbe kastediliyorsa onun çok çabuk iyileştiği rp de yazılmıştı.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
User avatar
Kharon
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 48
Joined: Wed Oct 13, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Kharon »

Kanlar içindeki ağzını eliyle sildikten sonra Kharon "Yakında, çok yakında ruhum huzur bulacak. Efendimi yanlız bırakmamalıyım." diyerek babsının parcalanmış cesedine son bir bakış attı. Ölmüştü...

Gruba yetişmesi gerekiyordu. Hızla grubun gitiği yere doğru ilerliyordu. Efendisinin kendine bir işaret vermesini bekliyordu. Ani bir fırtına kendini gösterdi. OLuşan hortumlar, hepsi bir işaretti ve onu efendisine götürecekti. Kara nehire...

Fırtınayı ve hortumları takip eden Kharon bir tepenin üzerine geldiğinde, aşağıda Kara Nehir civarlarında grubu gördü. Efendisinin yanına giderse sorun çıkabileceğini biliyordu.

Olduğu yere çökerek grubu gözlemeye başladı ve Efendisini.

"Yakında ruhumuz huzura kavuşacak, yanındayım efendi büyücü. "
Ölümle başlar yeni hayatın,
Ve elbet 2 sikke verip binersin kayığıma,
seni cennete yada cehenneme götürecek,
sadece benim unutma....
User avatar
Kharon
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 48
Joined: Wed Oct 13, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Kharon »

Gruba katılmak isteyen son şey, her neyse kendi ırkından olmadığı belliydi. Barbar kadının yakınlarındaydı ve bu onu rahatsız ediyordu. Efendisinden sonra bu gruptan dönmesini istediği tek kişiydi.

Kara Nehir her zamankinden daha sinsi akıyordu bugün. Etrafındakileri yutmak istercesine ama o da biliyordu...

Kharon grubu izlerken belli belirsiz birçok şey geçiyordu aklından. Birden aklından geçen birşey onun sert bir şekilde irkilmesine sebep oldu. Ölümünü hatırlamıştı. Gözleri daha da kırmızıya büründü "Bana bunu yapanlar bir gün cezasını çekecekler, bize yardım et karanlığın güçlü efendisi."

Kim olduğunu bilemezdi ama büyücüyü ve ölmeyenlerin ruhunu huzura kavuşturacak oydu. Bu düşünceler Kharonu rahatlatıyordu aynı zamanda intikam ateşini körüklüyordu.

Düşüncelerinden arınarak gözlerini kıstı. Yüzünde hain bi tebessüm belirdi:

"Çok yakında beni tanıyacaksınız..!"
Ölümle başlar yeni hayatın,
Ve elbet 2 sikke verip binersin kayığıma,
seni cennete yada cehenneme götürecek,
sadece benim unutma....
Türklider
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1308
Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
Location: AFYON! Hehehehe...

Post by Türklider »

Sırıtışı yüzünde, karşısında sinen grubu görünce daha da yayıldı. "Hahahaha!" diye güldü, baltasını indirirken. Çoktan araya girmiş olan elf rahibeye baktı, gözlerini takip ederek bacaklarını ve belini kaplamış olan zifte benzer sıvıyı izledi. Sırıtışı yüzünün alabileceği had safhaya ulaştı...

"Nehrin karşısına geçeceğim... Aranızda bunun bir yolunu bilen var mı? Ã?ağırıldım..." dedi gerizekalı görünümlü sırıtışı yüzünde iken. Baltalarını da hiç aşağı bakmadan belindeki askılarına yerleştirdi.

"Korkmayın..." dedi sakince. "Amacım zarar vermek olsaydı çoktan kafalarınızı kemiriyor olurdum... Sizin amacınızı öğrenmeden en azından, zarar vermem..."

Bacaklarındakini göstererek aşağı doğru baktı. Yüzündeki gerizekalı ifade silinmiş olsa da hafif bir sırıtma vardı ve hala çok salak görünüyordu. "Bunu çıkarmak istiyorum... Bunu bana bulaştıran her kimse ona ulaşacağım... Ondan sonrasına da bakacağız..."

Böcayı etrafına baktı. Sindirmeleri etkili olacak gibi idi... Sırıttı yeniden....
RP DIşI: Arkadaşlar oluşturduğum karışıklık için özür dilerim... Tam anlayamadan mesaj atmayacam bir daha... Ama siz de hemen üstüne bi yığın şey eklediniz düğüm yaptınız... Maşallah bize ehehehhe... Tekrardan kusura bakmayın tetikledim bi zinciri ehaheha :D

Bundan sonrası düzgün olur sanırım...


Saygılarımla...
Türklider...
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Brenne durumdan hoşnut değildi bu devasa böcayı ile işbirliği yapmak istemiyordu.Bir an önce onun defedilmesi gerekliydi.Brenne nin şu an için tek istediği grubun karşı tarafa geçmesiydi.Anderoya bir adım yaklaştı ve sessiz bir şekilde fısıldadı.
-İnanma ona Andero,o bir böcayı ve bizi yemek olarak görüyor.Anlaşılan o da lanetlenmiş zaten!
O da lanetlenmiş olabilirdi bu fikir aklına yattı Brenne nin.Eğer ona da bu sıvı bulaştıysa o da yakında kendisi gibi olacaktı.Yani o da efendiden bir hediye almıştı.Bu durum Brenne yi hiddete sürükledi,efendinin gözünde tek olmayı hedefleyen Brenne nin içinde bir kıskançlık oluştu bir an.Kısa sürede kendi kontrolünü sağladı.Böcayıya hitaben konuştu.
-Herkesin kendi amaçları var böcayı,biz seninkiyle ilgilenmiyoruz.Sen de kendi işine bak!
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

Kendisine yapılan yardımı sessiz bir minnetle kabul etti. Omzundaki yara şu an için daha iyi bir durumdaydı. Ama bilinci gerçeklik ve hayal arasında bir yerlerde gidip geliyordu. Kendisini etkileyen bu lanet olmalıydı...
İyi misin? Beni duyabiliyor musun?..
Evet şimdi daha iyiym Tudor !
Yerden Tudorun yardımıyla kalktı. Yardım eden iki yabancıya dönerek size borçlandım ama bir şekilde borcumu ödeyeceğim . Ã?ncelikle adım Esen , Size baştada belirttiğim gibi acelem var eğer gideceğiniz daha acil bir yer yoksa önerim hala geçerlidir...
Türklider
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1308
Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
Location: AFYON! Hehehehe...

Post by Türklider »

Böcayı cüppeli adam konuşur konuşmaz, kapşonunu tamamen kavrayacak kadar iri avucunu ona doğru açtı. "Seninle konuşmuyorum. Gruba hitap ediyorum. Bu grubun lideriysen ancak, sen tek başına karar verirsin. Değilsen, bırak da grup karar versin..."

İşler böcayının istediği gibi gidiyordu. Sabredemeyeceklerini biliyordu... Sırıtışı belli belirsiz az daha yayıldı. Gözleri grubun üzerinde gidip geziniyordu... şu an tek beklediği, rahibenin ya da elfin konuşmasıydı...

Sonrasında ise, ne yapacağına karar verecekti... Olayın iç yüzünü öğrenmeliydi...
Saygılarımla...
Türklider...
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Bu böcayının bu şekilde konuşması Brenne nin sinirlerini gerdi.Kendisine hakim olamadı.
-Ben bu grubun lideri olmasam da bir üyesiyim ve sözüm senden çok geçer goblin soyu!Ben asla bir goblin soyuyla birlik olmam.İsteyen yoluna seninle devam eder isteyen benimle.Ama ikimizin yolları kesişmiyor bunu böyle bil.
Gruba döndü Brenne:
-İsteyen onunla kalsın isteyen benimle gelsin.Ama kararınızı çabuk verin.
Diğerlerinin tepkisini gözlemeden nehir boyuna baktı güney tarafında o şarlatan ve bir silüet daha vardı.şarlatanın sinir bozucu zil sesleri buraya kadar geliyordu.İkisine de bulaşmak istemedi.Yavaşça nehir boyunca kuzeye doğru yürümeye başladı.Tek istediği bu aptal yaratığın kendisinden uzak durmasıydı.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Türklider
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1308
Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
Location: AFYON! Hehehehe...

Post by Türklider »

"Demek bütün derdin sözünün geçmesi ha?" dedi daha adam uzaklaşamadan... "Bunlar da kölelerin zaten." Sırıttı kurnazca. "Kara nehire atacağın köleler... Ben oraya girdim. Ne olduğunu biliyorum. Grubu ayırıp şansları azaltacaksan, bunu grup düşünsün bence... Zaten size katılmak değil amacım." Sırıtışı daha da yayıldı; "Kendi kendini kuruyorsun... Irkçılığın hemen belli oldu. Bakalım daha ne dertlerin var."

Bu cüppeli pek de zeki değildi. Ya da konuşmayı bilmiyordu. Daha da üstelerse kesinlikle bütün savunmasını kıracaktı. Raihbeye döndü; "Neden bu sorunluyu takip ediyorsunuz? Ve neden nehire doğru gidiyorsunuz?" Göz ucu ile yayı elinde duran elfe de baktı. Az önce gerilen yayın sesini duymuştu... Güveni demek ki çok sarsılmıştı, buçukluk ile olan 'sohbetinden' dolayı... İçin için güldü. Bakalım başına daha neler gelecekti.

"Baksana, sizin fikrinizi bile almadan yürüyüp gitti. Değerli olan neyse onda artık? Hehehehe..."
Saygılarımla...
Türklider...
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Brenne bu goblin soyunun son sözlerini duydu ama zaman kaybetmeye tahammülü yoktu.Zaten çok kalabalık olan grupta kopmalar olursa Brenne buna hiç üzülmezdi.Onunla birlikte gelmesini istedikleri Andero ve bir kaç dostuydu.Bir de savaşçı Talon.
Diğerleri ne de olsa sonradan katılmışlardı gruba ve yenilerini de katmaya çalışıyorlardı.
Kıt zekalı gobline göre kalabalık hayatta kalma şansını artırıyordu evet bu bir gobline göre doğruydu.Ã?ünkü hayatları yağma ile geçen bu ırkın gücü sayısal üstünlüğünden geliyordu.Ama bu diyarlarda dikkat çekmemekte çok önemliydi ve Brenne bunun farkındaydı.Zaten daha önce de "gördüğümüz herşeyle savaşmamalıyız" diye belirtmişti Andero ya.
Bir kaç adımdan sonra yavaşladı ve diğerlerinin kararını bekledi.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Böcayıya dikkatlice baktı."Nereye gideceğimizi biliyor musun böcayı? Ya neden gittiğimizi? Bakıyorum ufak kelime oyunları hoşuna gidiyor. Bizi gideeğimiz yere götürebilecek misin? Ve senle niye gemeliyiz? Başkasını eleştirmen seninle gelmemizi sağlamaz. Bize bir neden söyle." Böcayıyı süzdü iri görünüyordu. Kurnazdı da. Goblin soyundan olan birine göre fazlasıyla kurnaz. Sıradan olmadığı kesindi. Garipti ama kesinlikle. Kara cübbeli büyücü ise biraz ilerde beklemekteydi. Karar vermelerini bekliyordu.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests