ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

"Senin için karanlikta yürüdüm... Senin için isigi aradim... Senin için kan döktüm... Kanimi döktüm... Can aldim..."

Din savasçisi gururla kendinden emin bir sekilde yürüyordu. Üzerindeki zirhta tanrisinin sembolünü yillardir tasiyordu. Ölümlü hayatini ve yasaminin da sonrasini ona adamisti...

"Oren... Ölüm'ün Tanrisi... Adalet'in Tanrisi... Savas'in Tanrisi...",
Hayatini temsil eden ve adadigi her sey Oren'in yolundaydi... Onu rüyalarinda görmeye baslamasinin üzerinden çok uzun zaman geçmisti. Tanrisinin sembolünü bir kez daha öperken gözlerini dünyanin tehlikelerine kapatti. Huzur ona ancak bu kisa anlarda bahsedilirdi. Karanliga karsi savastaki huzurlu birkaç saniye....

Cervantes savaş alanınca korkunç bir canavar, hayatında ise iyiliğin koruyucusu ve dünyanın en onurlu en nazik insanıydı... Savaş ve ölümü yüzlerce kez tatmıştı düşmanlarının cesetlerinin üzerinde zaferi göğüslerken...

Image

Defalarca kez güller solmus, yapraklar dökülmüstü... Fakat Tanrilar'in savasindan sonra bile dünya hala oradaydi, sapasaglam ayaktaydi. Karanlik basarisiz olmustu. Oren gücünü yeni bir dengede bulmustu, adalet...

Bu güzde, hem can alan hem de can veren Oren, din savasçisina bir kez daha seslenmisti. Cervantes, kudretli varligi kendine hiç bu kadar yakin hissetmemisti. Tapinagin yolundan yürüdü... Kaderine ulasmak isin... Amacina ulasmak için...

O bu dünyadaki en ölümsüz askla doluydu... Tanri askiyla doluydu... Oren'in görkemli tapinaginin oldugu yere geldi. Günlerce yolculuk etmis ama ne yemis ne de içmisti... Ona ulasmaliydi... Onu bulmaliydi.

Sonunda ölümlü gücünün sinirina gelmisken adeta yari ayik-yari baygin bir halde Tapinaga ulasti. Heykellerin önünde diz çöktü ve battal kilicini yere sapladi...

"Oren... Can alan ve can veren... Senin çagrinla buraya geldim... Ben Paladin Cervantes... bir kez daha canimi ve kilicimi sana adamaya geldim yüce olan..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Heykellerden 2 tanesi yerinden hareketlendi ve Cervantas in arkasına geçip onu 2 kolundan tutarak ayağa kaldırdılar ve o sırada büyün heykeller az önce Cervantes'in yaptığı gibi diz çöktüler...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Logan elini kılıca uzattığında , kılıcı tutan heykelin gözleri açıldı..ve kılıcı daha sıkı kavradı..

"Uzak dur şovalye, bu kılıcın sahibi var...kılıç onun gelişini bekliyor ve onun gelişini müjdeliyecek"

ardından kılıç parlamaya başladı ve heykel ise gözlerini kısarak yukarı kaldırdı kafasını.....

rahatlatıcı bir müzik hakimdi sanki tapınağa i kısık derinden gelen bir ilahi

"işte geldi.. Al şovalye ve kılıcı ait olduğu ellere teslim et."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

logan heykele baktı, kılıcı ona uzattığını gördü. Kılıcı aldı, elinde büyük bir güç hisseti, içine akan buenerji damarlarında geziyor her kasını hissetmesine neden oluyordu. Logan bir yastık buldu kılıcı taşımak için, mavi bir yastık. Törenler için özel yapılmış yastıgın üstüne koydu kılcı. Gayri ihtiyari bırakmakzorunda kaldı kılıcı ve içinden enerji tekrar kılca geçti. Logan şimdiden kılcı özlemişti, emin adımlarla avluya dogru gitti, bir kişi vardı, tüm heykeler diz çökmüş 2 heykel adamın arkasında duruyordu. Logan mugazam bir güç hiseti, kılıç onu istiyordu sanki. Logan emin adımlarla şeçilmiş kişinin önüne gitti. Kılıcı ona sundu, hayatında bu kadar mutlu bu kadar onurlu olmamıştı. Lordunun seçilmişine kılıcını sunuyordu

''buyrun seçilmiş kişi'' yastıgı uzatı seçilmişin kılıcı alamasıyla loganını yere dizçökmesi bir olmuştu
''adım logan tapınak şovalyesiyim efendim, emrinizdeyim''
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Alucard
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 20
Joined: Mon Nov 08, 2004 10:00 am
Location: Transilwania
Contact:

Post by Alucard »

Alucard sürekli çalışıyodu.Gelişmesi gerekliydi we bunun için de çok uğraşıyodu.Sürekli dışarı çıkıp hız alıştırmaları we engeller felan yaparak kendini geliştirmeye çalışıyodu...
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Cervantes omuzlarındaki sert fakat nazik dokunuşun yardımıyla ayağa kalktı. Kara gözlerine bulutları yaran ışıklar şiddetle saldırırken tapınağa adımı attı. Bir anda günler sürmüş orucunun fiziksel yorgunluğu kayboldu. Tapınak içine güç, huzur ve methanet yaymıştı adeta.

"Efendimin evi... Evim..." diye kendi kendine fısıldayarak ilerledi ve yaklaşan şovalyeyi gördü. şovalye ellerinde mavi ışıltılı bir kılıç taşıyordu onurlu bir edayla. Kılıç anlamadığı bir şekilde onu çekiyor gibiydi. Cervantes merakla adamın yaklaşmasını izledi ve diz çöktüğünü gördü... Kılıcı ona sunuyor gibiydi fakat nedenini anlayamamıştı...

"Ayağa kalk kardeşim... Ben de senin gibi Oren'in sadece sadık bir kuluyum... İsmim Cervantes... Bu kılıç da neyin nesi?"
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

"Ayağa kalk kardeşim... Ben de senin gibi Oren'in sadece sadık bir kuluyum... İsmim Cervantes... Bu kılıç da neyin nesi?"
sesini duyunca logan;
logan aya kalktı kılıcı alması için uzatı '' efendim siz orenin sadık kulu olmaktan cok öte bir şahsiyetsiniz, siz oren tarafında bir zat kutsanmış orenin seçilmişisiniz benim lordum ve orenden sonra önünde diz çökecegim ikinci kişisiniz''logan durdu masmavi gözlerini seçilmiş kişiyi süzdü imrenerek ve gıpta ile baktı ona
'' buda sizin kılıcınız efendim seçilmişin kılıcı ''
logan elindeki minderi Cervantes uzatı ,kılıç sanki minderden uçup onunu eline gidecekmiş gibi duruyordu.
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
high_elf
Başbüyücü
Posts: 398
Joined: Thu Apr 15, 2004 10:00 am
Location: Ýthaca, ABD
Contact:

Post by high_elf »

Rp dışı: Çok özür dilerim birkaç gündür giremiyordum, o yüzden şimdiki mesajım şu son 5-10 mesajı kapsayacak..

--------------------------------

"Oğlum, kendine dikkat edeceğine söz ver. Sakın beni yüzüstü bırakma... Sana güveniyorum...."

"Hayır, olamaz, beni bırakma anne... Ben burada yalnız başıma, sensiz ne yapacağım, nolur bana ölmediğini söyle..."

"Oğlum, ben ölmüyorum.. Bak arkanda yaşlı bir adam var, beni almaya geldi.. Artık gitmem lazım, beni düşünmeyi bırak, kendine dikkat et....."

HAYIRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR GİTMEEEEEEEEEE.......

...
.
.

Vİlthas ter içinde yattığı yerden fırladı... Yine aynı rüyayı görmüştü, annesinin ölümü... Fakat bu sefer farklı birşey vardı.. Yaşlı bir adam.. Daha önceki kabuslarında annesi hiçbir zaman onla konuşmamıştı ölürken... Lordumdan bir işaret olmalı bu diye düşündü Vilthas üzerindeki cüppeyi değiştirirken. Dışarıdan, avludan sesler geldiğini duyabiliyordu... Büyü malzemelerinin bulunduğu keseyi beline geçirdikten sonra kabusu unutmak için derin bir nefes aldı ve seri adımlarla yürümeye başladı...

Avluya açılan kapıyı ses çıkarmadan oynattı yerinden, ama hafif bir gıcırtı sesinin çıkmasına engel olamadı.. En yakın zamanda yağlamam gerek diye not aldı zihnine...

Avluya çıktığında horcoelin dizleri üzerine çökmüş olduğunu ve loganın da kılcını ona doğrulttuğunu gördü. Logan, horcoel bunu hakedecek ne yaptı diye bağıracaktı ki loganın sözlerini duydu "savaşcı ayağa kalk ayağa kalk ki bu onur sana verirken ayakta ol ki görevini yaparkende ayakta ol sadace oren önünde diz çökeceksin şovalye"

O zaman anladı Vİlthas bunun horcoelin tapınak şövalyeleri arasına katılma töreni olduğunu.. Yavaşça bir heykelin arkasına geçti, sessizce ve görülmeden izleyebileceği..

Logan horcoele LORD OREN'in 5 hükmünü tekrar ettirirken Vİlthasın ağzından istemsizce çıktı aynı sözcükler, zihni ondan habersizce tekrar ediyordu aynı 5 hükmü..

Törenin devamında sessizce bekledi Vİlthas, içinde horcoel için mutluluk duyuyordu.. Horcoelin üstünde loganda bulunan rünlerin aynısı oluşmaya başladığında vilthasın yüzünü şaşkınlıkla karışık bir saygı ifade aldı.. Yavaşça fısıldamaya başladı:

"Lordum, kutsayışınız horcoelin üzerinde olsun.. Lordum, ona adalet yolunda yalnız bırakmayın, ona gerekli gücü bahşedin..."




Ardından loganın binaya girdiğini gördü.. O sırada tapınağa biri daha girmişti geniş kapılardan, heykellerin önünde diz çöktü yabancı ve orene kabul edilmesi için seslendiğini duydu..

Hemen ardından iki heykelin hareketlenip onu ayağa kaldırdığını izledi şaşkınlıkla, ve kendi önündeki heykel de dahil bütün heykellerin diz çöktüğünü gördü.. Acaba bu kişi kimdi de bu kadar saygı görüyordu diye düşünmeden edemedi Vilthas..

Biraz sonra loganın elinde bir mavi yastık ve üzerinde binanın içerisindeki koridoru aydınlatan ışıkla aynı renkte bir kılıç taşıyarak avluya girdi.. Vilthas, loganın kılıcı yabancıya uzatırken ona "Seçilmiş" diye seslendiğini sezdi..

Vilthas da saklandığı yerden çıkması gerektiğini anladı ve yavaş ama emin adımlarla seçilmiş kişiye yaklaşıp loganın yanında diz çöktü..

"Efendim size seçilmiş diye seslendiğini duydum loganın... Loganın sözlerini sorgulamaya cüret bile etmem, bilirim ki o sadece doğruyu söyler.. Bu yüzden sizi önünüzde eğiliyorum LORD OREN'in seçilmişi..."
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Cervantes bir anda etrafında eğilen şovalyeler karşısında şok olmuştu.
"Kardeşlerim sakin olun... Benim önümde eğilmenize gerek yok. Hepimiz bu tapınakta eşitiz. Hepimiz adaletin önünde eşitiz. Ben bu tür bir saygıyı hak etmiyorum. Lütfen şovalye logan..."

Cervantes Logan'ın nazikçe ayağa kalkmasına yardım etti ve Vithas'a döndü.

"Lütfen kardeşim... Bu seçilmişlik konusunu henüz bilmiyorum. Günlerdir yoldayım ve yorgunluktan bayılmak üzereyim. Rica ediyorum sakin olun ve bu yüce Tanrı'mı anımsatan kılıcın kaderi hakkında da bilgi almak için bir ruhban ya da rahibeye danışmayı teklif ediyorum."

şovalye içinden kılıcın onu çağırdığıyla ilgili kendi kendine bir yanılsamaya mı düşmüştü bilemiyordu. Muhteşem silaha dokunmak için içinde korkunç bir açlık hissettiğini farkettiğinde, kendi kendine öfkelendi. İyiliğin bir şovalyesi kılıcın gerçekten kime ait olduğunu bilmeden ne kadar güçlü olursa olsun onu almaya cüret etmemeliydi. Açgözlülük karanlığa giden yolun ilk adımıydı ve Cervantes seneler boyu süren rahiplik eğitimi sırasında da bu tarz düşüncelerin ve duyguların insanları yoldan saptırabileceğini öğrenmişti.

Bu düşünceyi aklından çıkararak Tanrı'sının rehberliğini dilemek için tapınaktaki heykele yöneldi.

Garip bir yanılsama mıydı yoksa tapınağın dışındaki heykeller onları ilk gördüğünden farklı bir pozisyonda mı duruyorlardı? Bilemiyordu... Yorgun zihni ona oyun oynuyordu belki de... Aydınlığın bilgeliğine danışmak için yanındaki diğer şovalyeleri de saygıyla bekleyerek Tapınağın merkezindeki heykele yöneldi ve önünde diz çökerek dua etti.

şovalyenin beyaz kısa kesimli saçları koyu kırmızı zırhıyla tam bir tezat oluşturuyordu. Sol gözünde eski ağır bir yara izi deneyimli bir savaşçı olduğunu belli eder gibiydi. Adam 30'larına gelmiş olsa da yıllar ona acımasız davranmıştı. 40'ının ortalarında gibi gözüken deneyimli ve bilge bir ruhban, aynı zamanda kudretli ve karizmatik bir savaşçı ve liderdi...

"Yüce Oren... Baba... bana yol göster..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Heykellerden biri cervantes e döndü ve konuştu.. "Lordum Lord Oren temsili varlığının onurunu size bıraktı...Tapınak emrinizde..."

o sırada cervantes'in gözü tapınağın çıkış kapısına takıldı.. koyu eski zırhlar içinde bir şovalye Cervantesle gözgöze geldi ve kapıdan çıktı...


heykelin konuşması Cervantes in dikkatini dağıttı

"Tahtınız sizi bekliyor.."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

logan heykelin konuşması bitikten sonra ''lordum dinlenmek için tahtınız sizi bekliyor,bizi kardeşiniz gibi görmeniz bana cok büyük bir onur vermiştir efendim ,tapınak uzun zamandan beri sizi bekiyordu''
logan tahta giden yolu referansla göstererek yana çekildi seçilmişe refakat için hazır bekliyordu.logan her zamankinde grurlu ve güçlü hisediyordu kendini...
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

Horcoel Lordu Oren in seçilmiş tapınak şovalyelerinden biri olmasından dolayı tapınagın avlusunda çömelmiş..Lorduna teşekkür ediyordu..''

''Yüce Adaletin tanrısı Oren..İyiligi ve adaleti yaymak için sana sundugum sadakatimi kabul ettigin ve beni tapınak şovalyeligi ile onurlandırdıgın için teşşekkürlerimi sunarım Lordum..Bana verilen bu sıfata layık olacagım..Sizi asla yüz üstü bırakmayacagım Lordum..Sizin adaletiniz var oldugu sürece bu topraklarda umut tükenmeyecektir..Ve ben ömrüm ve ruhum yettigi sürece sizin emrinizde ve yanınızda olacagım..''

Horcoel etrafında kimsenın olmadıgını farketti bir anda..Logan gideli çok olmustu..Ancak Horcoel hala tapınak şovalyesi ilan edildigi yerde saplanıp kalmıstı adeta..Oreni artık daha yakın hissediyordu kendisine..Tapınak daha bir huzur veriyordu..Ve şovalye bu güzelliklere kendisini kaptırmıs anlamsızca tapınagı izliyordu..Tapınagın mucizelerini..

''Hıh''dedi paladin..Muazzam bir güç aurası hissediyordu paladin..Böyle bir his onu düşüncelerinden ayırmıştı..Etrafına baktı..Kimseyi göremedi..Ancak hissediyordu..Tapınaktaki ayak seslerini duydu paladin bir anda..
Elf gözleri ile karanlıga baktı..Birkaç kırmızı ve sarılık seçebildi burada..Tapınaga birisi girmişti..Ama kimdi..Bütün bu his ondan mı geliyordu..
Horcoel temkinli bir şekilde kapıya dogru yürüdü..Karanlıgın yutucu teması altında elf gözleri ışıl ışıl parıldıyordu yol gösterircesine..Kapıyı araladıgında...
Horcoel bir saniyeligine geriledi..Logan ı bir adamın önünde diz çökerken gördü..Ve Vilthas ında..Henüz farkedilmemişti sanırım..Yeni adama baktı..Sanki ona mı öyle geliyordu yoksa adama baktıgı zaman kendini daha mı huzurlu hissediyordu..Bilemezdi..Bu sırada heykellerden birinin yeni gelen adama seslendigini duydu..
''Lordum Oren temsili varlıgının onurunu size bıraktı..Tapınak emrinizde...''
Horcoel in dili damagı kurumustu bu sözler içerisinde..Loganın sözlerini dinledi sonra..Acaba ayakta durarak saygısızlık mı ettim diye düşünmekteydi paladin..''Oren in seçilmişi''diyebildi kendine..Diz çökecektı ancak Logan ona sadece Oren in önünde diz çökmesi gerekigini söylemişti..Tereddütler içerisinde idi..Ancak Logan da diz çöküyordu..Acaba bu adam Lord Oren in bir avatarı mı idi..''Hayır olamaz''diye düşündü..Ã?yle birşey olsaydı bizzat bir paladin olarak hissederdi..Adamdan gerçekten muazzam bir saflık..iyilik yayılıyor ve kalbine cesaret ve umut aşılıyordu ancak bu güç bir tanrınınki ile kıyaslanamazdı..
''Lordum dedi yeni gelen adama dogru..Size saygısızlık ettiysem bagışlayın..Ben Tapınak şovalyesi ve Oren paladini Horcoel Baator'' dedi..
Uzun kılıcını çektı ve ucunu yere tutarak adamı selamladı(diz çökerek) derin bir saygı ile..''Emrinizdeyim''dedi..
Horcoel bir anda söyledigi laflardan dolayı kendinden utandı..Oren in seçilmişi karşısında sıfatların ne önemi vardıki..Hem daha tapınak şovalyesi seçileli bir saat geçmemişti..
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Alucard
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 20
Joined: Mon Nov 08, 2004 10:00 am
Location: Transilwania
Contact:

Post by Alucard »

Alucard,tapınaktakilerin sürekli bişeylerle uğraştığını biliyodu.Tapınak sürekli hareket içindeydi we o,bundan biraz huzursuzdu, çünkü yapacak bişeyi yoktu.SAdece çalışıyo,çalışıyo we çalışıyodu...Bu ona sıkıcı gelmeye başlamıştı.Bir savaş olacaktı we o,hiç bişey yapamayacaktı.Bu yüzden de kendini kötü hissediyodu.En büyük üzüntüsü de Alucard Sword'den uzakta olmasıydı.Nasıl böyle bi aptallık yapmıştı ki???Eşyalarını sürekli kontrol etseydi böyle bi sawaşta düş kırıklığına uğramazdı ama o,bunu düşünememişti.Bu yüzden de kendinden nefret etmeye başlamıştı.
Slach
Gölge Ustası
Posts: 759
Joined: Sat Nov 13, 2004 10:00 am
Location: EskiÃ…?ehir
Contact:

Post by Slach »

Yatakatan kalktim rüyadamiyim diye çenreme baktim.Anlaşılan rüyada deyildim hala ayni odadaydim.Yataktan kalktim ve yatağimi özenle yaptim.Rahip ustam yatğımı yapmadiğim zaman ban çok kızardı. Yıllar içinde bu bende bir alişkanlık oldu. Sanirim çok uyumuştum . insan ömrü bu kadar uyumak için çok kısa , uykuda kaçırdığımız zamani asla geri getirmeyiz derdi hep rahip ustam.
Yatağın üzerine oturdum ve düşünmeye başladim elf nereye gitmek için bir hazirlik yapmami istemişti . Birde yüzündeki rahip olduğumu duyuncaki ifade ne anlama geliyordu.
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Alucard tapınakta yankılanan bir ses duydu...

"Ahh alucard, zavallı vampir. DAha ne kadar bekleyeceksin,? Daha ne kadar acıyacaksın ölü bedenine ve hapsolmuş ruhuna?? Söyle daha ne kadar hızlı olmayı başarınca kılıcının peşinden koşucaksın...Harcama kendini evlat ..birşeyler yap...."

ve sesin tınısı tapınakta yavaşca kayboldu....
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests