BILGELIK YOLU (TANRI:YEMİNER) (BİLGİ,KARANLIK,ÖLÃ
scythe gözlerini vampirin gözlerine kilitledi... uzun zaman olmuştu diyardan uzaklaşalı... eğer yorgunluk diye bir mefhumu olsaydı kesinlikle şu an vampirin kollarında yorgunluktan baygın bir halde yatıyor olurdu.. ama hayır.. o öyle zayıflıklardan uzun zaman önce arınmıştı.. etrafında toplanıp kendisine yaklaşmakta tereddüd eden kalabalığa göz gezdirdi tekrar... yeminer boş durmamıştı... kadim ortağı her zaman bildiğinden çok daha güçlüydü bu sefer... gözlerini tekrar vampire çevirdiğinde yaşamdan uzak gözlerinde açıkça heyecanını okudu...
- selamlar olsun sensei.. evladım... gördüğüm kadarıyla çok şey değişmiş burada... bakışların, duruşun ve silahların dahil... diyardan uzak çok sene geçirdim ve şimdi burada neler oluyo öğrenmem lazım... bana tapınağın yolunu göster... eski dostuma ileteceğim haberlerim var...
- selamlar olsun sensei.. evladım... gördüğüm kadarıyla çok şey değişmiş burada... bakışların, duruşun ve silahların dahil... diyardan uzak çok sene geçirdim ve şimdi burada neler oluyo öğrenmem lazım... bana tapınağın yolunu göster... eski dostuma ileteceğim haberlerim var...
you are not alone ; so don't be afraid in the dark and cold m'thain d'streea
Sensei, schyte"nin konuşmasından sonra bir çocuğun babasına sarılması gibi ona sarıldı, sıkıca uzun zamandır görmek istediği tek kişi karşısındaydı.Yaptığı uzun yolculuklardan sonra onun buraya gelemeyeceğini bile düşünmeye başlamıştı. Ama karşısında her zamankinden daha kudretli bir şekilde duruyordu. Sensei Schyte"nin elini omzuna koyarak ileriye doğru tapınağın girişine doğru baktı"
--Efendi Yeminer, senin buraya gelmenden çok büyük bir memnuniyet duyacaktır.
Onlara meraklı gözlerle bakanlara, yere eğilmelerini emreden bir el işareti yaptı.Hepsi birden aynı anda emre uyarak ikisi karşısında saygıyla eğildiler. İkisi açtıkları yoldan giderken durumlarını bozmadılar. Kapıya vardıkları zaman Sensei arkasını döndü ve kalkmalarını emreden bir işaret yaptı. Tüm rahipler yavaşça doğruldular"
İkisi kapıdan içeri girerlerken. Kötülüğün etraflarında boğucu gücünü hissetmeye başladılar. Tüm rahipler secdeye yattılar ve hep bir ağızdan dualar okumaya başladılar. Sensei ve schyte" de Yeminer'in önünde eğildiler. Kötülük onları okşarken, başları eğik beklediler"
--Efendi Yeminer, senin buraya gelmenden çok büyük bir memnuniyet duyacaktır.
Onlara meraklı gözlerle bakanlara, yere eğilmelerini emreden bir el işareti yaptı.Hepsi birden aynı anda emre uyarak ikisi karşısında saygıyla eğildiler. İkisi açtıkları yoldan giderken durumlarını bozmadılar. Kapıya vardıkları zaman Sensei arkasını döndü ve kalkmalarını emreden bir işaret yaptı. Tüm rahipler yavaşça doğruldular"
İkisi kapıdan içeri girerlerken. Kötülüğün etraflarında boğucu gücünü hissetmeye başladılar. Tüm rahipler secdeye yattılar ve hep bir ağızdan dualar okumaya başladılar. Sensei ve schyte" de Yeminer'in önünde eğildiler. Kötülük onları okşarken, başları eğik beklediler"
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
Yeminer Carcery de düzlemi ile uğraşıyordu hala... Oraya her tür kötülüğü toplamaya çalışıyordu ki diyarlardan bir güç dalgası ulaştı ona.. Saygıyla karışık bir güç.. Bu gücü tanıyordu. Binlerce yılda ona destek vermiş bir kudret.. Eski ortağı Scythe ona çok yakındı.
"Hoş geldin kadim ortağım Scythe.., bu binada görmeye en çok mutlu olacağım kişi.. demek uzun yolculuğundan döndün. "
Yeminer'in bu sözünü tapınaktaki herkes duymuştu ve huşu içinde ve saygıyla dinlemişlerdi.
"Umarım uzun süre buradasın .. eğer öyleyse oldukça ilginç planlarıım var ve bana büyük yardımların olacağını düşünüyorum" dedi Yeminer in bariton sesi ve tapıanktakilerin aklını bir aqnda karanlık ilahiler doldurmuştu..
"Hoş geldin kadim ortağım Scythe.., bu binada görmeye en çok mutlu olacağım kişi.. demek uzun yolculuğundan döndün. "
Yeminer'in bu sözünü tapınaktaki herkes duymuştu ve huşu içinde ve saygıyla dinlemişlerdi.
"Umarım uzun süre buradasın .. eğer öyleyse oldukça ilginç planlarıım var ve bana büyük yardımların olacağını düşünüyorum" dedi Yeminer in bariton sesi ve tapıanktakilerin aklını bir aqnda karanlık ilahiler doldurmuştu..
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Sensei yanında schyte ile birlikte efendisinin gücünü damarlarında
hissetti. Söylenen sözler sadece hissedilmişti, duyulmamıştı. Herkesin
bir dilden söylediği ilahiler gecenin karanlığında iç ürperten bir
melodi halini alıyordu. Kadim güç halen etraftaydı fakat bu sefer
üzerlerinde bir baskı oluşturmuyordu bunu yerine damarlarındaki kanın
kabarmasına ve kötülükle dolmasına yol açıyordu. Sensei yavaşça ayağa
kalktı ve tapınağın kapısından içeriye karanlığa karıştı, yanında
Yeminer'in kadim müttefiği Schyte vardı. Dışarıda hala ilahiler
okunmaktaydı. Arkalarından kapı yavaşça kapanırken kapının yarattığı
gıcırtılar kulak tırmalıyordu. Sensei, yanında Schyte ile birlikte ana
holde ilerlemekteydiler. Rahiplerden biri onlara doğru karanlıklar
arasından sanki yürümüyormuş gibi havada süzülürcesine onlara doğru
yaklaşıyordu. Rahip onlara 2 adım kala durdu. Sensei Schyte'nin yüzüne
bakarak...
--Efendi Yeminer seninle görüşmek istiyor, rahip sana yolu gösterecek,
yolu sana o gösterecek.Gecenin ilerleyen vakitlerinle senle bir daha
ve daha uzun bir şekilde görüşeceğim. şimdilik gitmeliyim...
Der ve aniden ikisinin gözü önünde karanlıklara karışır, sadece
zümrüt kılıcı karanlıkta soğuk bir yeşil renkte parlamaktadır.
Sensei kan odasına doğru hızlı adımlarla ilerlemektedir. Kapısına
ulaştığında sertçe kapı kollarından tutarak kapıyı açar.Yutan Karanlık
yine karşısındadır. O karanlığın içine bakmek bile insanın delirmesine
neden olabilir. Çok büyük ve korkunç bir irade vardır bu karanlıkta.
Sensei yavaşça kara taşa doğru yaklaşır.Kılcını çıkarır ve yere koyar.
Yüzünü karanlığa döner. Ve kadim sözler dilinden dökülür...
--Ey kötülüğün yaratıcısı, bedenleri cansız ruhları bana ver, ver ki
ölümüsüz bedenlerine hayat vereyim, verki dünyaya kötülük saçalım ver
ki kana susamış bedenlere can vereyim...
Karanlıklar arasından iki ruh mavi soğuk bir ışık saçarak, çok
hızlı bir şekilde Sensei ye doğru gelmeye başladı. O kadar hızlı
ilerliyorlardı ki onlar sensei ye doğru yaklaşırken çığlıkları tüm
odaya yankılanmaya başladı. Karanlığı çığlıklarıyla kesiyorlardı.
Sensei'nin önüne geldiklerinde aniden durdular. Görünüşleri Sensei'yi
gerçekten de mest etmişti; tamamen saydamdılar , arkalarındaki her
şeyi görmek onlara bakarken mümkündü. Aldıkları yaralar hala kanıyor
fakat kanlar yere düştüğünde hiç bir iz bırakmadan aniden yok
oluyorlardı. Yüzlerinde sadece ileriye bakan bir tavır vardı,gözleri
ileride bir noktaya kilitlenmiş ve ikisi de oraya bakıyorlardı.
Yüzlerinde hiç bir ifade olmadığı halde çığlıkları halen tüm odada
yankılanmaktaydı. Ruhların arkasında yavaşça kan kırmızısında bir
ışığın oluşmsını izledi ve kadim sözleri söyledi...
--Ölüm bedenlere aksın, et ve kemiğe bürünsün...
Kırmızı ışık yavaşça kanlaşmaya başladı, içinden iki ölü beden
yavaş yavaş belirmeye başladı. Tamamen belirdikleri zaman havaya bir an
asılı durdular ardından yere soğru yavaşça süzüldüler ve elleri
gögüslerinde olacak bir şekilde yerde sırt üstü ber şekilde uzandı iki
ölü beden. Sensei yeniden kadim sözleri söylemeye başladı...
--Ruhlar bedene!!!!!!!! Kötülük kalplerine!!!!
Ruhlar bedene doğru yavaşça süzülmeye başladılar,bedenle
birleştikleri zaman çığlıkları durdu. Birleşma anında bir bedenden
yeşil , diğer bedenden ise kırmızı ışık süzülmekteydi. Sensei
bedenlere doğru havayı üfledi, ağzından yeşil yoğun bir hava çıktı ve
iki bedeni de sardı havaya kaldırdı. Bedenlerin önce parmakları hareket
etmeye başladı ardından dagözlerini açtılar. Sensei kendinden emir bir
tavırla şeytani bir şekilde bedenlere bakmaktaydı. Yeşil ve yoğun hava
bedenlerinden ayrılırken bedenleri ayak üzerinde durdurdu.Bedenler
ayak üzerinde dururken, yeşil hava onları birden ruhlarıyla birlikte
terketti ve hızlıca karanlığa karıştı. Ruhlar yine ait oldukları yere
Karanlığın hükmünü elinde tutana Yeminer'e ulaşmışlardı...
Sensei yerdeki kılıcını alıp ölü bedenlere doğru dikkatlice, ve
şeytani bir gülümsemeyle baktı...
hissetti. Söylenen sözler sadece hissedilmişti, duyulmamıştı. Herkesin
bir dilden söylediği ilahiler gecenin karanlığında iç ürperten bir
melodi halini alıyordu. Kadim güç halen etraftaydı fakat bu sefer
üzerlerinde bir baskı oluşturmuyordu bunu yerine damarlarındaki kanın
kabarmasına ve kötülükle dolmasına yol açıyordu. Sensei yavaşça ayağa
kalktı ve tapınağın kapısından içeriye karanlığa karıştı, yanında
Yeminer'in kadim müttefiği Schyte vardı. Dışarıda hala ilahiler
okunmaktaydı. Arkalarından kapı yavaşça kapanırken kapının yarattığı
gıcırtılar kulak tırmalıyordu. Sensei, yanında Schyte ile birlikte ana
holde ilerlemekteydiler. Rahiplerden biri onlara doğru karanlıklar
arasından sanki yürümüyormuş gibi havada süzülürcesine onlara doğru
yaklaşıyordu. Rahip onlara 2 adım kala durdu. Sensei Schyte'nin yüzüne
bakarak...
--Efendi Yeminer seninle görüşmek istiyor, rahip sana yolu gösterecek,
yolu sana o gösterecek.Gecenin ilerleyen vakitlerinle senle bir daha
ve daha uzun bir şekilde görüşeceğim. şimdilik gitmeliyim...
Der ve aniden ikisinin gözü önünde karanlıklara karışır, sadece
zümrüt kılıcı karanlıkta soğuk bir yeşil renkte parlamaktadır.
Sensei kan odasına doğru hızlı adımlarla ilerlemektedir. Kapısına
ulaştığında sertçe kapı kollarından tutarak kapıyı açar.Yutan Karanlık
yine karşısındadır. O karanlığın içine bakmek bile insanın delirmesine
neden olabilir. Çok büyük ve korkunç bir irade vardır bu karanlıkta.
Sensei yavaşça kara taşa doğru yaklaşır.Kılcını çıkarır ve yere koyar.
Yüzünü karanlığa döner. Ve kadim sözler dilinden dökülür...
--Ey kötülüğün yaratıcısı, bedenleri cansız ruhları bana ver, ver ki
ölümüsüz bedenlerine hayat vereyim, verki dünyaya kötülük saçalım ver
ki kana susamış bedenlere can vereyim...
Karanlıklar arasından iki ruh mavi soğuk bir ışık saçarak, çok
hızlı bir şekilde Sensei ye doğru gelmeye başladı. O kadar hızlı
ilerliyorlardı ki onlar sensei ye doğru yaklaşırken çığlıkları tüm
odaya yankılanmaya başladı. Karanlığı çığlıklarıyla kesiyorlardı.
Sensei'nin önüne geldiklerinde aniden durdular. Görünüşleri Sensei'yi
gerçekten de mest etmişti; tamamen saydamdılar , arkalarındaki her
şeyi görmek onlara bakarken mümkündü. Aldıkları yaralar hala kanıyor
fakat kanlar yere düştüğünde hiç bir iz bırakmadan aniden yok
oluyorlardı. Yüzlerinde sadece ileriye bakan bir tavır vardı,gözleri
ileride bir noktaya kilitlenmiş ve ikisi de oraya bakıyorlardı.
Yüzlerinde hiç bir ifade olmadığı halde çığlıkları halen tüm odada
yankılanmaktaydı. Ruhların arkasında yavaşça kan kırmızısında bir
ışığın oluşmsını izledi ve kadim sözleri söyledi...
--Ölüm bedenlere aksın, et ve kemiğe bürünsün...
Kırmızı ışık yavaşça kanlaşmaya başladı, içinden iki ölü beden
yavaş yavaş belirmeye başladı. Tamamen belirdikleri zaman havaya bir an
asılı durdular ardından yere soğru yavaşça süzüldüler ve elleri
gögüslerinde olacak bir şekilde yerde sırt üstü ber şekilde uzandı iki
ölü beden. Sensei yeniden kadim sözleri söylemeye başladı...
--Ruhlar bedene!!!!!!!! Kötülük kalplerine!!!!
Ruhlar bedene doğru yavaşça süzülmeye başladılar,bedenle
birleştikleri zaman çığlıkları durdu. Birleşma anında bir bedenden
yeşil , diğer bedenden ise kırmızı ışık süzülmekteydi. Sensei
bedenlere doğru havayı üfledi, ağzından yeşil yoğun bir hava çıktı ve
iki bedeni de sardı havaya kaldırdı. Bedenlerin önce parmakları hareket
etmeye başladı ardından dagözlerini açtılar. Sensei kendinden emir bir
tavırla şeytani bir şekilde bedenlere bakmaktaydı. Yeşil ve yoğun hava
bedenlerinden ayrılırken bedenleri ayak üzerinde durdurdu.Bedenler
ayak üzerinde dururken, yeşil hava onları birden ruhlarıyla birlikte
terketti ve hızlıca karanlığa karıştı. Ruhlar yine ait oldukları yere
Karanlığın hükmünü elinde tutana Yeminer'e ulaşmışlardı...
Sensei yerdeki kılıcını alıp ölü bedenlere doğru dikkatlice, ve
şeytani bir gülümsemeyle baktı...
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
(rp dışı= sensei bunu konuşmuştur 1 sen öyle bişe yapamazsın anca yeminer yapar 2 chuck ı hayatta diriltemezsiniz ruhu bende bedenide bende..)
Last edited by Oren_Dautry on Fri Dec 17, 2004 2:08 am, edited 1 time in total.
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Calis uzun süren uykusundan daha güçlü bir şekilde uyandı.Fakat sanki daha önceki calis valheru gitmiş yerine bambaşka birisi gelmişti.Calis ilk önce gözlerini açmak ta zorlandı gözleri sanki bir alv gibi cayır cayır yanıyordu.
Calis daha sonra buz mavisi gözlerini açtı.Karşısında duran kişi yi görünce adeta şok oldu.Karşısında sensei sonsuz gibi görünen yemyeşil gözleriyle calis e bakıyordu.O anda calis ve sensei nin gözleri kesişti ortamdaki karanlık güç sanki sensei ve calis inde burda bulunmasıyla dahada arttı.
Calis biraz kendine gelince sonunda ağzını açıp konuşabildi
-Merhaba kadim dostum sensei seni burada görmek ne kadar güzel.Sonunda asırlar gibi gelen uykumdan beni uyandırdığın için sağol dostum dedi...
Calis daha sonra buz mavisi gözlerini açtı.Karşısında duran kişi yi görünce adeta şok oldu.Karşısında sensei sonsuz gibi görünen yemyeşil gözleriyle calis e bakıyordu.O anda calis ve sensei nin gözleri kesişti ortamdaki karanlık güç sanki sensei ve calis inde burda bulunmasıyla dahada arttı.
Calis biraz kendine gelince sonunda ağzını açıp konuşabildi
-Merhaba kadim dostum sensei seni burada görmek ne kadar güzel.Sonunda asırlar gibi gelen uykumdan beni uyandırdığın için sağol dostum dedi...
No one hears him cry so he turns to evil...
Findor bedeninin haraketlendiğini hissetti....
Ruhlar Geri huzura dönmüşlerdi ama artık eskisi gibi değildi yapısı..
çok daha iri çok daha güçlü rahipliği elinden alınmıştı ama ölümsüz bir savaşçı haline gelmişti...
vücut artık kas yığını haline geldi çakılı beklediği sürede değişime uğramıştı adeta bu günü bekliyordu...
her yerinde kan lar vardı gözleri kan kızılına dönmüştü iyicene artık kimsenin kurtuluşu yoktu...
Acı hissetmez ve yok edilemez savaşçı gelmişti tapınağa...
Bir gürleme duyuldu tapınağın içinde her yerinde.....
"Geri Geldimmmmmmm Hizmetinizi Sunma Zamanıdır şimdi" diye...
ve karanlıkların içinden gölgeler belirmeye başladı ölü ruhlar gezinmeye ve sadakatlarını sunmaya başladılar her yer çığlıklarla inliyordu ayin odasının....
Findor kafasını kan kasesinin içine soktu ve rahatladı...
ve yeni şeklini incelemeye başladı...
karanlıktan gelen iki siyahlı rahip ona kılıcını getirmişlerdi...
findor " Rüzgar Biçen " diye mırıldandı ve gitti zırhını kuşandı silahlarını kuşandı ve artık her şeye hazırdı efendisinin emri altında...
İlerlerken eski odasına gitti ve etrafı inceledi değişen pek bir şey yoktu savaş planları vb gibi kağıtlar orda duruyordu...
hemen aşağıya indi ve ilerde sensei yi gördü....
seçilmiş savaşçı tüm ihtişamı ile orda duruyordu ve yanına gitti....
"Sensei sen seçilmiş savaşçı geri geldim efendim sayesinde intikam ve kötülük zamanıdır anladığım kadarı ile rahipliğim alınmış ama başka güçler verilmiş rüzgar biçen ve ben artık beraberiz önümüzde kimse duramaz diyar yeniden şekillenmeye başlayacak ölümümüzle ileri sürülen kötülüğün yok oluşu ve iyilik safının dağılışı iddiaları değerlendirilecek kötülük yok olmadı ama iyilik dağılmış sa işleri çok zor adamım chug ın ruhu efendi yeminere anlaşmalarla bağışlandı biliyorsun on kasabaya gitmeden önce vazifesini yaptı ve firbleyi öldürdü ruhu efendimizdedir o gerekeni yapacaktır...." dedi ve etrafı süzmeye başladı dua lar okunuyor ilahiler söyleniyordu... beyninde bir ses yankılandı " scyte" findor anladı eski dost geri gelmişti....
Kan kızılı gözleri ile sensei nin yeşil gözlerine kilitlendi" boş duracak zaman yok savaşçı harakete geçmeliyiz...."
bedenindeki tüm değişiklik açıkça görülebiliyordu ve etraftakilere korku saçıyordu görenler arkalarını dönüyor ve saygılarını sunuyorlardı....
findor efendisinin emirlerini almak için beklemeye geçti onun muhatabı sadece yeminer di....
Ruhlar Geri huzura dönmüşlerdi ama artık eskisi gibi değildi yapısı..
çok daha iri çok daha güçlü rahipliği elinden alınmıştı ama ölümsüz bir savaşçı haline gelmişti...
vücut artık kas yığını haline geldi çakılı beklediği sürede değişime uğramıştı adeta bu günü bekliyordu...
her yerinde kan lar vardı gözleri kan kızılına dönmüştü iyicene artık kimsenin kurtuluşu yoktu...
Acı hissetmez ve yok edilemez savaşçı gelmişti tapınağa...
Bir gürleme duyuldu tapınağın içinde her yerinde.....
"Geri Geldimmmmmmm Hizmetinizi Sunma Zamanıdır şimdi" diye...
ve karanlıkların içinden gölgeler belirmeye başladı ölü ruhlar gezinmeye ve sadakatlarını sunmaya başladılar her yer çığlıklarla inliyordu ayin odasının....
Findor kafasını kan kasesinin içine soktu ve rahatladı...
ve yeni şeklini incelemeye başladı...
karanlıktan gelen iki siyahlı rahip ona kılıcını getirmişlerdi...
findor " Rüzgar Biçen " diye mırıldandı ve gitti zırhını kuşandı silahlarını kuşandı ve artık her şeye hazırdı efendisinin emri altında...
İlerlerken eski odasına gitti ve etrafı inceledi değişen pek bir şey yoktu savaş planları vb gibi kağıtlar orda duruyordu...
hemen aşağıya indi ve ilerde sensei yi gördü....
seçilmiş savaşçı tüm ihtişamı ile orda duruyordu ve yanına gitti....
"Sensei sen seçilmiş savaşçı geri geldim efendim sayesinde intikam ve kötülük zamanıdır anladığım kadarı ile rahipliğim alınmış ama başka güçler verilmiş rüzgar biçen ve ben artık beraberiz önümüzde kimse duramaz diyar yeniden şekillenmeye başlayacak ölümümüzle ileri sürülen kötülüğün yok oluşu ve iyilik safının dağılışı iddiaları değerlendirilecek kötülük yok olmadı ama iyilik dağılmış sa işleri çok zor adamım chug ın ruhu efendi yeminere anlaşmalarla bağışlandı biliyorsun on kasabaya gitmeden önce vazifesini yaptı ve firbleyi öldürdü ruhu efendimizdedir o gerekeni yapacaktır...." dedi ve etrafı süzmeye başladı dua lar okunuyor ilahiler söyleniyordu... beyninde bir ses yankılandı " scyte" findor anladı eski dost geri gelmişti....
Kan kızılı gözleri ile sensei nin yeşil gözlerine kilitlendi" boş duracak zaman yok savaşçı harakete geçmeliyiz...."
bedenindeki tüm değişiklik açıkça görülebiliyordu ve etraftakilere korku saçıyordu görenler arkalarını dönüyor ve saygılarını sunuyorlardı....
findor efendisinin emirlerini almak için beklemeye geçti onun muhatabı sadece yeminer di....
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Calis uyanışın ardından bedenini konrol etti.
Calisin artık heryeri çürümüş etle kaplıydı bu
Calis e inanılmaz bir haz ve mutluluk veriodu.
şimdi eskisinden dahda güçlü idi.İçi karanlık
ve güç ile dolmuştu.Uzun uykusundabir çok
plan düşünmüştü.şimdi bu planları gerçekliş
tirmenin vakti gelmişti.Calis doğru kan salo
nundan çıktı ve sunak odasına doğru yola
koyuldu.Tapınağın içinde sunak odasına
giderken inananalar bu yabancı kişinin
kim olduğunu hala çözememişlerdi.Bu
gizem içlerindeki korkuyu dahada üst
seviyeye çıkartıyordu.Calis arkasında
adeta uçarcasına yürüyen rahiplere
kendisini yalnız bırakmaları için emir
verdi.Artık calis yalnız başınaydı.
Sunak odasının kapısının önünde durdu.
Ve kapıyı açtı.Kapı adeta çığlık atarcasına
tapınağın içinde yankılanarak açıldı.Calis
içeriye ilk adımını atmsıyla içerdeki ruhların
çığlık atması bir oldu.Calis bunun karşısında
Calisin artık heryeri çürümüş etle kaplıydı bu
Calis e inanılmaz bir haz ve mutluluk veriodu.
şimdi eskisinden dahda güçlü idi.İçi karanlık
ve güç ile dolmuştu.Uzun uykusundabir çok
plan düşünmüştü.şimdi bu planları gerçekliş
tirmenin vakti gelmişti.Calis doğru kan salo
nundan çıktı ve sunak odasına doğru yola
koyuldu.Tapınağın içinde sunak odasına
giderken inananalar bu yabancı kişinin
kim olduğunu hala çözememişlerdi.Bu
gizem içlerindeki korkuyu dahada üst
seviyeye çıkartıyordu.Calis arkasında
adeta uçarcasına yürüyen rahiplere
kendisini yalnız bırakmaları için emir
verdi.Artık calis yalnız başınaydı.
Sunak odasının kapısının önünde durdu.
Ve kapıyı açtı.Kapı adeta çığlık atarcasına
tapınağın içinde yankılanarak açıldı.Calis
içeriye ilk adımını atmsıyla içerdeki ruhların
çığlık atması bir oldu.Calis bunun karşısında
No one hears him cry so he turns to evil...
rp nin devamı:
Calis bunun karşısında büyük bir zevk duydu.
Calis artık dahada güçlndiğinden kesin emin
di.Daha sonra sunak taşının önüne eğilip
kılıcını önüne koydu.Ve konuştu
-Lordum size bağlılığımı canımı vererek ispatla
dığımı düşünüyorum.Bu diyarda en büyük
inananlarınızdan biri olduğuma eminim.Burya kutsamanızı almak
için gelmiş bulunmaktayım.Karanlığı yaymak
için kutsamanız benimle mi lordum.
Diyerek kafasını hafifçe eğdi...
Calis bunun karşısında büyük bir zevk duydu.
Calis artık dahada güçlndiğinden kesin emin
di.Daha sonra sunak taşının önüne eğilip
kılıcını önüne koydu.Ve konuştu
-Lordum size bağlılığımı canımı vererek ispatla
dığımı düşünüyorum.Bu diyarda en büyük
inananlarınızdan biri olduğuma eminim.Burya kutsamanızı almak
için gelmiş bulunmaktayım.Karanlığı yaymak
için kutsamanız benimle mi lordum.
Diyerek kafasını hafifçe eğdi...
No one hears him cry so he turns to evil...
Yeminerle geçen görüşmemizde anladığım kadarı ile bana diriltilme mesajı verdi bende onu gmz önünde tutarak rp yaptım bilginiz olsun.Sensei wrote:RP DIşI:findor orada dirilen kişi sen değilsin rp'ni saklamanı ve yeminer tarafından dirilmek için izin aldığın zaman dirileceksin bana söylenen kişiler caliş ve chuq_luck'tur. O yüzden yapılan rp yi yok saymak zorundayım...
SAYGILARIMLA...
Diriltilirken yazdığın mesajda isim yoktu bi belirtme yapılsa çok iyi olurdu sonuçta ölen 3 kişi var 2 sai diriltiliyor ve isim verilmiyor sensei???
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Rp dışı: Dünkü sensei,chug,ben ve yeminer le dirilme ile ilgili yaptığımız konuşmada dirilmeleri için calis ve chug ın isimleri verildi.Bu tarzda ki anlaşmazlıkların tapınağımıza kötü bir imaj getiriğini düşünüyorum ve bu tarz tartışmaların olmamasını diliyorum.Ve bu konuyuda burada kapatılıp yeminer le özel olarak konuşulmasını istiyorum.
SAYGILAR...
SAYGILAR...
No one hears him cry so he turns to evil...
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Ozan yürüdü yollar boyunca...Kendi ruhunu çözmeye çalıştı...Kafasında yankılanan sesler,hayalleri,rüyaları...Hepsi onu bu ormana getirmişti...Ormanın gizemini,içindeki kötülüğü hissediyordu...Ormana yaklaştıkça kötülüğün içine aktığını hissediyordu...Kabul etti bu duyguyu...Eskiden olduğu gibi olmayacağını biliyordu herşeyin...Gülümsedi...Eskiden olduğu gibi bir gülümseme değildi bu...Artık içinde kötülüğün olduğu bir gülümsemeydi...Ozan eline lavtasını aldı...Bu korudan geçerken ihtiyacı olacağını hissediyordu...Koruluğa doğru yürümeye başladı...Koruluğun içine attığı illk adımdan itibaren üzerine çöken yorgunlukla savaşmaya başladı...Her adımı daha zor atıyor,her nefesi zorlukla ciğerlerine çekiyordu...Ã?evresindeki ağaçların ona doğru uzanmaya başladığını hissetti..Sınavını vermesi gerekiyordu...Elindeki lavtasından bir nota tınladı...Ona doğru uzanan eller tereddüt etti...Sanki burada olmayı hakedip etmediğini tartışıyorlardı...Hakkettiğini kanıtlayacaktı...Lavtasını çalmaya başladı...Eskisi gibi çalmıyordu...Yine notalar kıvraktı,eskisi gibi sanatsaldı...Ama artık,ruhlara hüznü vermek için çıkıyorlardı tellerden...Eller yavaş yavaş geri çekilirken,ozan daha rahat nefes almaya başladı...Adımları daha rahat atmaya başladı...Ã?nünde,daha önce görmediği patikayı takip etmeye başladı...Sonunda tapınağın girişine gelene kadar....Kötülün tapınağı olduğu belliydi...Ve ozan,buraya sadakat sunmaya gelmişti...'Ben'diye bağırdı bütün kötülüklerin yuvasına doğru 'Artık Granluder Doombringer olarak,sana,yüce tanrı Yeminer...Sadakatimi ve ruhumu sunmaya geldim...'Dizleri üzerine çöktü...Cevabı bekledi
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
