ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
''Kekim..Yandı..''
.....
Horcoel gülümsemesini engellemeye çalıştı..''Kekiniz mi yandı bayan..Ben ise tapınağa bir saldırı geldiğini düşünmüştüm''..dedi gülümseyerek..
Kızın gidişini izledi..Bir odaya girmişti ve elinde bir süpürge ile geri dönmüştü..
''Yardım etmek istiyorsanız sör şovalye..Tapınağın temizligine yardım edin..Yoksa tapınağa olan borcumuzu nasıl öderiz..''
Horcoelin gözleri açıldı ve boş boş bakmaya başladı..Oren adına iblislerin karşısına çıkabilirdi..Ejderhanın önünde korkmadan durabilirdi..İçindeki pozitif enerji ile birçok yaşamayanı defedebilirdi..
şimdi ondan istenen şey ne idi..Temizlik..Horcoel eline tutusturulmuş süpürgeye boş boş baktı..
Horcoel hala ne oldugunu anlamamıştı..Bir hizmetkar çagırabilirdi temizlemesi için..Ancak Lady İlyamain direk ondan yardım etmesini istemişti..Horcoel bir yardım teklifini nasıl geri çağırabilirdi..
Horcoel elinde süpürge ile kızın gittigi odaya dogru yöneldi..Süpürgeye bir an için baktı..''Bu çok saçma''diyerek homurdandı ve yardım için kızın yanına gitti...
.....
Horcoel gülümsemesini engellemeye çalıştı..''Kekiniz mi yandı bayan..Ben ise tapınağa bir saldırı geldiğini düşünmüştüm''..dedi gülümseyerek..
Kızın gidişini izledi..Bir odaya girmişti ve elinde bir süpürge ile geri dönmüştü..
''Yardım etmek istiyorsanız sör şovalye..Tapınağın temizligine yardım edin..Yoksa tapınağa olan borcumuzu nasıl öderiz..''
Horcoelin gözleri açıldı ve boş boş bakmaya başladı..Oren adına iblislerin karşısına çıkabilirdi..Ejderhanın önünde korkmadan durabilirdi..İçindeki pozitif enerji ile birçok yaşamayanı defedebilirdi..
şimdi ondan istenen şey ne idi..Temizlik..Horcoel eline tutusturulmuş süpürgeye boş boş baktı..
Horcoel hala ne oldugunu anlamamıştı..Bir hizmetkar çagırabilirdi temizlemesi için..Ancak Lady İlyamain direk ondan yardım etmesini istemişti..Horcoel bir yardım teklifini nasıl geri çağırabilirdi..
Horcoel elinde süpürge ile kızın gittigi odaya dogru yöneldi..Süpürgeye bir an için baktı..''Bu çok saçma''diyerek homurdandı ve yardım için kızın yanına gitti...
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
the ones I love will always be the ones who pay..''
İlyamain etraftaki külleri süpürgesi ile temizlemekte olan Hocoel'e baktı ve "İstersen yanmış kek verebilirim!" dedi. "Ama molada. Bu arada tapınağa bir aşçı alınması şart oldu. Ben burada temizlik mi yapıcam yemek mi?" Sonra yavaşça bir tabak meyva getirdi ve "En azından bunları alabilirsin!" dedi. "Ama Logan'a verme. O bana mutfağın yolunu bile göstermedi."
Parlak kırmızı elmalar ve armutlar, üzümler, her türlüsünden meyva onurlu şövalyenin önünde bir tabakta duruyordu. şövalyeye bir ödüldü bunlar. Lordu Oren'in adına temizlik bile yapmıştı. O tanrısına tamamen bağlı bir şövalyeydi. O bunları hak ediyordu. İlyamain ona gülümsedi ve "Yada Logan'a da verebilirsin!" derken Horcoel kızardığını görmesin diye arkasını döndü. "En azından oda banyo yaptı." Kıkırdadı. şimdi çok daha temiz gözüktüğü belli oluyordu.
Parlak kırmızı elmalar ve armutlar, üzümler, her türlüsünden meyva onurlu şövalyenin önünde bir tabakta duruyordu. şövalyeye bir ödüldü bunlar. Lordu Oren'in adına temizlik bile yapmıştı. O tanrısına tamamen bağlı bir şövalyeydi. O bunları hak ediyordu. İlyamain ona gülümsedi ve "Yada Logan'a da verebilirsin!" derken Horcoel kızardığını görmesin diye arkasını döndü. "En azından oda banyo yaptı." Kıkırdadı. şimdi çok daha temiz gözüktüğü belli oluyordu.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
Horcoel deri zırhını silkeledi ve kızararak etrafına baktı..Saçlarını arkasına dogru attı..Ve kendi kendine söylenerek süpürgeyi yerine koydu..
''Yüce adalet tanrısı Oren bu günleri de mi görecektik dedi sadece kendi duyabilecegi bir fısıltıyla kızararak..''
''Bu arada tapınağa bir aşçı alınması şart oldu..''
Horcoel bu sözü üzerine tuaf bir biçimde kıza bakmaya başladı..Kızın gelişi tapınaktaki herşeyi değiştirmişti..Kıza her ne kadar sinirlenerek baksada baktıkça gülümsemeye başladıgını farketti..Kendi haline gülüyordu..Yüce tapınak şovalyesi Horcoel..Tapınak temizleyicisi olmuştu..
Gülerek başını salladı Horcoel...Hiç olmassa artık bir sorun kalmamıştı..İlk işi şovalyeleri toplamak ve dün gece yaptıgı yolculuk planını anlatmak olacaktı..
Aniden önüne gelen bir tabak meyve ve sebzeye baktı şovalye..Mavi gözleri önce tabağa..Ardından kıza dogrultulmuştu..
''En azından bunları alabilirsin..Ama Logan'a verme..O bana mutfağın yolunu bile göstermedi..''
''Yada Logan'a da verebilirsin..''diyordu kız,şovalyeye dogru
Bu sözlerinin ardından Horcoel saf ve manasız bakışlarla odaya baktı..Kızın ne demek istedigini anlayamamıştı..birkaç saniyeliğine daha sürdürdü bakışlarını ve sonra dönerek kıza cevap verdi..
Tabağı kıza doğru kibarca ve masumhane bir şekilde uzatarak..
''Ladyim taktiriniz için teşekkür ederim..Yanlız şovalyeler le konuşmam gereken önemli bir konu var..Tapınak koruyucusunu en son dışarıda görmüştüm..Siz bu tabağı en iyisi kendisine iletin..Horcoel kötü koku yüzünden burnunu çekerek etrafına saf bir şekilde baktı ve devam etti..Eğer müshade buyurursanız gideyim..''
''Yüce adalet tanrısı Oren bu günleri de mi görecektik dedi sadece kendi duyabilecegi bir fısıltıyla kızararak..''
''Bu arada tapınağa bir aşçı alınması şart oldu..''
Horcoel bu sözü üzerine tuaf bir biçimde kıza bakmaya başladı..Kızın gelişi tapınaktaki herşeyi değiştirmişti..Kıza her ne kadar sinirlenerek baksada baktıkça gülümsemeye başladıgını farketti..Kendi haline gülüyordu..Yüce tapınak şovalyesi Horcoel..Tapınak temizleyicisi olmuştu..
Gülerek başını salladı Horcoel...Hiç olmassa artık bir sorun kalmamıştı..İlk işi şovalyeleri toplamak ve dün gece yaptıgı yolculuk planını anlatmak olacaktı..
Aniden önüne gelen bir tabak meyve ve sebzeye baktı şovalye..Mavi gözleri önce tabağa..Ardından kıza dogrultulmuştu..
''En azından bunları alabilirsin..Ama Logan'a verme..O bana mutfağın yolunu bile göstermedi..''
''Yada Logan'a da verebilirsin..''diyordu kız,şovalyeye dogru
Bu sözlerinin ardından Horcoel saf ve manasız bakışlarla odaya baktı..Kızın ne demek istedigini anlayamamıştı..birkaç saniyeliğine daha sürdürdü bakışlarını ve sonra dönerek kıza cevap verdi..
Tabağı kıza doğru kibarca ve masumhane bir şekilde uzatarak..
''Ladyim taktiriniz için teşekkür ederim..Yanlız şovalyeler le konuşmam gereken önemli bir konu var..Tapınak koruyucusunu en son dışarıda görmüştüm..Siz bu tabağı en iyisi kendisine iletin..Horcoel kötü koku yüzünden burnunu çekerek etrafına saf bir şekilde baktı ve devam etti..Eğer müshade buyurursanız gideyim..''
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
the ones I love will always be the ones who pay..''
İlyamain sıkıntı içinde tabağı geriye aldı ve havayı kokladı. "Yok!" dedi "Koku senden gelmiyor kekten geliyor." Sonra hızla şövalyeyi kapıya doğru ittirdi ve kapıya ulaşınca "Yardımların için teşekkür ederim!" dedi. "şimdi izin verirsen mutfağı temizlemeye devam edeceğim söz şövalye." şövalyeye el sallayarak kapıyı kapattı.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Calin tapınakta dolaşırken burnunu gelen kötü koku yüzünden burnunu buruşturdu.Kokunun olduğu yere yaklaşmaya başladı.Hayatı boyunca buna benzer bir koku almamıştı.Biraz şaşkınlıkla adımlarını attı.
Kokunun geldiği yere girdiğin bir mutfağa girdiğini farketti.Karşısında bir kadın ve bir erkek duruyordu.Kadını daha önceden görmüştü fakat adını bilmiyordu.Karşılarında reverans yaparak "Leydim , Lordum?" dedi soran bakışlarla.O arada mutfağa göz gezdirince yanmış birşeyler gördü ve kokunun nedenini anladı...
Kokunun geldiği yere girdiğin bir mutfağa girdiğini farketti.Karşısında bir kadın ve bir erkek duruyordu.Kadını daha önceden görmüştü fakat adını bilmiyordu.Karşılarında reverans yaparak "Leydim , Lordum?" dedi soran bakışlarla.O arada mutfağa göz gezdirince yanmış birşeyler gördü ve kokunun nedenini anladı...
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
-
Logan
- Kullanıcı

- Posts: 1963
- Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
- Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
- Contact:
logan avluya gitti kimse yoktu etrafta bomboştu halbuki burda olmaları lazımdı....
logan sinili bir ifade ile içeri dogru girdi
kendi kendine ''nerde bunlar ''
tapınaga tekrar girmişti bir yanık kokusu vardı mutfaktan geliyordu bu yanık kokusu bir tane heykelin yanınıda durudu
heykele baktı '' acaba mutfamı yaktı bu deli kız ''döndü ve mutfa gitti kapıyı açar açamaz büyük bir yanık kokusu kaplamıştı Horcoel i elinde süpürgeyi bırakırken görmüş ,masanını üstünde bir keke görmüştü siyahtı ama biraz kekti işte ,yeni gelen kişinin etrafa baktını görmüştü.
logan bunları karşısında sinirlenmiş,aynı zamanda komik gelmişti.
Horcoel in bu durumuna çok sinirlenmiş
''şovalye avluya ltf ,bu arda boruma ihitiyacın olmıyacak bundan sonra alabilirmiyim ''
logan İlyamain döndü logan sinirlenmişti ama bir türlü kızamıyordu
''kek çok güzel görünüyor ,''logan yüzünde dalga geçer bir ifade ile ''esasında güzel bir fikir bunları düşmanımıza gönderelim ,zehirlenip ölsünler''
logan hafiçe güldü ..
dip not:tapınamızda hiç npc yoktur ....
logan sinili bir ifade ile içeri dogru girdi
kendi kendine ''nerde bunlar ''
tapınaga tekrar girmişti bir yanık kokusu vardı mutfaktan geliyordu bu yanık kokusu bir tane heykelin yanınıda durudu
heykele baktı '' acaba mutfamı yaktı bu deli kız ''döndü ve mutfa gitti kapıyı açar açamaz büyük bir yanık kokusu kaplamıştı Horcoel i elinde süpürgeyi bırakırken görmüş ,masanını üstünde bir keke görmüştü siyahtı ama biraz kekti işte ,yeni gelen kişinin etrafa baktını görmüştü.
logan bunları karşısında sinirlenmiş,aynı zamanda komik gelmişti.
Horcoel in bu durumuna çok sinirlenmiş
''şovalye avluya ltf ,bu arda boruma ihitiyacın olmıyacak bundan sonra alabilirmiyim ''
logan İlyamain döndü logan sinirlenmişti ama bir türlü kızamıyordu
''kek çok güzel görünüyor ,''logan yüzünde dalga geçer bir ifade ile ''esasında güzel bir fikir bunları düşmanımıza gönderelim ,zehirlenip ölsünler''
logan hafiçe güldü ..
dip not:tapınamızda hiç npc yoktur ....
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Sıcak yatağımdan kalktım ve her gün olduğu gibi güne Lord Orene dua ederek başladım aslında saat çoktan sabahı geçmişti. Genelde Dualarımı Güneşin doğuşu ile ederdim ama dün akşamki yorgunlukla bu gün biraz geç kaktım.
Bu gün yola çıkmamız gerekiyordu. Beni uyandırmadıklarına göre bir terslik çıktı yada beni almadan gittiler bu tabiki ufak bir ihtimal ama bir ihtimal. Odamı her zamanki gibi düzenleyerek çıkım. Benim gibi bir rahibin asla odası dağınık olamaz.
Odamdan çıktım içimde yine bir telaş var neden daha gitmiyoruz. Sanırım aradığım soruların cevabını avluya giderek bulabilirim. Sanırım acele etsem iyi olur.
Yolda bir elfle karşılaştım tapınağı geziyor gibi meraklı meraklı etrafa bakınıyordu beni hemen fark etmedi bile. Sanırım Lord Oren adına savaşmaya gelenlere biri daha eklendi.
Selam sana elf. Benim adım Alfred. Tapınak şovalyesi ve Lord Orenin Rahibiyim. Bana ismini bağışlarmısın.
Bu gün yola çıkmamız gerekiyordu. Beni uyandırmadıklarına göre bir terslik çıktı yada beni almadan gittiler bu tabiki ufak bir ihtimal ama bir ihtimal. Odamı her zamanki gibi düzenleyerek çıkım. Benim gibi bir rahibin asla odası dağınık olamaz.
Odamdan çıktım içimde yine bir telaş var neden daha gitmiyoruz. Sanırım aradığım soruların cevabını avluya giderek bulabilirim. Sanırım acele etsem iyi olur.
Yolda bir elfle karşılaştım tapınağı geziyor gibi meraklı meraklı etrafa bakınıyordu beni hemen fark etmedi bile. Sanırım Lord Oren adına savaşmaya gelenlere biri daha eklendi.
Selam sana elf. Benim adım Alfred. Tapınak şovalyesi ve Lord Orenin Rahibiyim. Bana ismini bağışlarmısın.
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
-
Logan
- Kullanıcı

- Posts: 1963
- Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
- Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
- Contact:
logan aşırı sinirlenmişti tapınakta ki bu düzensilige hiç kimse saatinde yeriden olmamıştı Horcoel in de asılı duran kendi borusnu alarak
avluya dogru yola koyuldu cıkarken İlyamaina '' sen dahil herkez avluda toplansın ''
logan avluya dogru yürüekn boruyu ağzına götürdü bir nefen aldı ve çalmaya başladı tapınakta ses yankılandı yine...
logan avluya geldiğinde atını çagırdı ve onu üstüne bindi...
boruyu tekrar bir nefes daha çaldı...
avluya dogru yola koyuldu cıkarken İlyamaina '' sen dahil herkez avluda toplansın ''
logan avluya dogru yürüekn boruyu ağzına götürdü bir nefen aldı ve çalmaya başladı tapınakta ses yankılandı yine...
logan avluya geldiğinde atını çagırdı ve onu üstüne bindi...
boruyu tekrar bir nefes daha çaldı...
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Beyaz, kırmızı ve siyah... üç ayrı renk.. üç ayrı varlık... Bir bütünün üç ayrı parçası.. Beyaz ile siyah birbirini yer, kırmızı ise onların kavgasını sadece izlemekle yetinir.. Bu diyar yaratıldığında yazılmış ilk kuraldı...
Yada Vilthas en azından böyle duymuştu diyarda yaptığı onca yolculuktan sonra.. Lorduyla temasa geçtikten beri bu konu üzerinde kafa yoruyordu.. Acaba sınava girmeli miydi, yoksa bir asi olarak mı kalmalıydı?? Bu kendisi için zor bir karardı.. Bütün yaşamını büyüye adamıştı, o gizemli güce ulaşma arzusu onu bu günlere kadar ayakta tutabilmişti..
Fakat lordunun sözcüsü olmasından beri birçok şey değişmişti.. Hayatında daha önce tatamadığı o huzuru bulmuştu tapınakta. O sıcaklığı hissetmişti bütün vücudunda. Doğru büyü yaparken de bu sıcaklığı hissediyordu, fakat bu his geçici oluyordu ve büyü bittikten sonraki o sıcaklığa özlem adeta Vilthasa acı veriyordu..
Vilthas eski bir elf bilgesinin dediği gibi adeta ayakta uyuyordu.. Gözleri sonuna kadar açıktı, ama onların gördüğü şeyler sadece üç farklı renkti.. Etrafındaki yeni gelenlere hiç dikkat etmemişti.
O iğrenç kokuyu duyduğunda hisleri tekrar vücuduna geri döndü.. Bu ne kadar berbat bir kokuydu öyle.. Acaba biri bizi zehirlemeye falan kalkıştı diye geçirdi içinden şüpheyle.. Seri adımlarla tapınağın içini girdi.. Kokunun ağırlaştığı yere yöneldi.. Koku mutfaktan geliyordu..
Mutfak kapısını açtığında o dayanılmaz kokunun burun deliklerinden içeri süzüldüğünü hissetti.. İstemsizce öksürdü ta ki ciğerlerinde hiç hava kalmayana kadar.. Sonra mutfaktakilere baktı.. İçerde logan, horcoel ve ilyamaine sinirli biçimde sesleniyordu.. Vilthas taoınakta daha önce görmediği birini daha gördü mutfakta.. Yeni gelen olmalı diye düşündü, lorduna hergün yeni inanalar geliyordu.. Bunda adalet grubunun on kasabadıki etkisi göz ardı edilemezdi..
Vilthas yüzünde pis bir sırıtışla logana seslendi arkasından "Dostum sanırım hiçbirimiz yemek konusunda başarılı değiliz... *İlyamaine bir bakış atarak* Buna saygıdeğer hanımefendi de dahil..."
Yada Vilthas en azından böyle duymuştu diyarda yaptığı onca yolculuktan sonra.. Lorduyla temasa geçtikten beri bu konu üzerinde kafa yoruyordu.. Acaba sınava girmeli miydi, yoksa bir asi olarak mı kalmalıydı?? Bu kendisi için zor bir karardı.. Bütün yaşamını büyüye adamıştı, o gizemli güce ulaşma arzusu onu bu günlere kadar ayakta tutabilmişti..
Fakat lordunun sözcüsü olmasından beri birçok şey değişmişti.. Hayatında daha önce tatamadığı o huzuru bulmuştu tapınakta. O sıcaklığı hissetmişti bütün vücudunda. Doğru büyü yaparken de bu sıcaklığı hissediyordu, fakat bu his geçici oluyordu ve büyü bittikten sonraki o sıcaklığa özlem adeta Vilthasa acı veriyordu..
Vilthas eski bir elf bilgesinin dediği gibi adeta ayakta uyuyordu.. Gözleri sonuna kadar açıktı, ama onların gördüğü şeyler sadece üç farklı renkti.. Etrafındaki yeni gelenlere hiç dikkat etmemişti.
O iğrenç kokuyu duyduğunda hisleri tekrar vücuduna geri döndü.. Bu ne kadar berbat bir kokuydu öyle.. Acaba biri bizi zehirlemeye falan kalkıştı diye geçirdi içinden şüpheyle.. Seri adımlarla tapınağın içini girdi.. Kokunun ağırlaştığı yere yöneldi.. Koku mutfaktan geliyordu..
Mutfak kapısını açtığında o dayanılmaz kokunun burun deliklerinden içeri süzüldüğünü hissetti.. İstemsizce öksürdü ta ki ciğerlerinde hiç hava kalmayana kadar.. Sonra mutfaktakilere baktı.. İçerde logan, horcoel ve ilyamaine sinirli biçimde sesleniyordu.. Vilthas taoınakta daha önce görmediği birini daha gördü mutfakta.. Yeni gelen olmalı diye düşündü, lorduna hergün yeni inanalar geliyordu.. Bunda adalet grubunun on kasabadıki etkisi göz ardı edilemezdi..
Vilthas yüzünde pis bir sırıtışla logana seslendi arkasından "Dostum sanırım hiçbirimiz yemek konusunda başarılı değiliz... *İlyamaine bir bakış atarak* Buna saygıdeğer hanımefendi de dahil..."
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Cephanelikte...
Eski bir şovalye zırhının ayakları yürüyerek zırh yığınından ayrıldı. üstüne dizlikler bacak zırhlerı eklendi...Büyük bir gürültüyle..göğüs zırhı da yerden havalanarak yerine oturdu. bir kol diğerini yernen aldı ve 2 kol kapalı kaskı yerden alarak yerine koydular ve kaskın içinde 2 gümüş göz parladı...
Kenardan bir bayan için yapılmışş deri elbiseleri alarak kapıya yöneldi..birkaç adım attı ve durdu. Eğilerek yerden bir bastard sword aldı ve beline astı. Kapıdan çıkarak mutfağa yöneldi....
Yaşayan zırhın ayak sesleri tapınağı doldurdu ve sonunda mutfağın kapısı sert bir hareketle açıldı...
İlyamain şok olmuştu. zırh elindeki elbiseleri kıza uzattı ve süpürgeyi alarak mutfaktan çıktı...
Eski bir şovalye zırhının ayakları yürüyerek zırh yığınından ayrıldı. üstüne dizlikler bacak zırhlerı eklendi...Büyük bir gürültüyle..göğüs zırhı da yerden havalanarak yerine oturdu. bir kol diğerini yernen aldı ve 2 kol kapalı kaskı yerden alarak yerine koydular ve kaskın içinde 2 gümüş göz parladı...
Kenardan bir bayan için yapılmışş deri elbiseleri alarak kapıya yöneldi..birkaç adım attı ve durdu. Eğilerek yerden bir bastard sword aldı ve beline astı. Kapıdan çıkarak mutfağa yöneldi....
Yaşayan zırhın ayak sesleri tapınağı doldurdu ve sonunda mutfağın kapısı sert bir hareketle açıldı...
İlyamain şok olmuştu. zırh elindeki elbiseleri kıza uzattı ve süpürgeyi alarak mutfaktan çıktı...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Logan vilthasa cevap vermeye tenezzül bile etmeden mutfaktan çıktı ve Vİlthas onun borusunu çaldığını duydu.. Logan ancak ve ancak sinirli olduğu zaman Vilthasla konuşmazdı..
Boru sesini ikinci kez duyduğunda bunun avluya toplanma emri olduğundan iyice emin oldu ve hızlı bir şekilde avluya yöneldi.. Mutfağı terk etmeden önce son kez arkasındaki karmaşaya bir göz attı ve yavaşça fısıldadı: "Lordum sen bizi böylelerinden koru.."
Avluya vardığında loganı atının üzerinde gördü.. Yüzünde hala o set ifade vardı.. Tapınak şövalyelerini büyük bir fırça bekliyor diye geçirdi içinden Vilthas.. Loganın yanına yaklaşarak onla konuşmaya başladı ciddi bir ses tonuyla:
"Logan, tapınak şövalyelerinin başı.." Vilthas logan bu rütbeyi aldığından beri ilk defa bu şekilde hitap ediyordu ona.. Bu onun konuşmasının ciddi olacağının ilk belirtisiydi.. "Sizle konuşmam gereken önemli bir konu var. Biliyorsunuz ki henüz cüppe rengimi belirlemek için sınava girmedim.." Vilthas duraksadı sanki uygun kelimeleri arıyordu. "Belki neden bahsettiğimi bilmiyorsun dostum, ama ben sınavı almamaya karar verdim.. Lord Orenin sözcülüğü benim öncelikli görevim, ve bu görev uğruna asi olmaya razıyım..." Son kelimeleri fısıltı halinde söylemişti, ama loganın bunları duyduğundan emindi..
Boru sesini ikinci kez duyduğunda bunun avluya toplanma emri olduğundan iyice emin oldu ve hızlı bir şekilde avluya yöneldi.. Mutfağı terk etmeden önce son kez arkasındaki karmaşaya bir göz attı ve yavaşça fısıldadı: "Lordum sen bizi böylelerinden koru.."
Avluya vardığında loganı atının üzerinde gördü.. Yüzünde hala o set ifade vardı.. Tapınak şövalyelerini büyük bir fırça bekliyor diye geçirdi içinden Vilthas.. Loganın yanına yaklaşarak onla konuşmaya başladı ciddi bir ses tonuyla:
"Logan, tapınak şövalyelerinin başı.." Vilthas logan bu rütbeyi aldığından beri ilk defa bu şekilde hitap ediyordu ona.. Bu onun konuşmasının ciddi olacağının ilk belirtisiydi.. "Sizle konuşmam gereken önemli bir konu var. Biliyorsunuz ki henüz cüppe rengimi belirlemek için sınava girmedim.." Vilthas duraksadı sanki uygun kelimeleri arıyordu. "Belki neden bahsettiğimi bilmiyorsun dostum, ama ben sınavı almamaya karar verdim.. Lord Orenin sözcülüğü benim öncelikli görevim, ve bu görev uğruna asi olmaya razıyım..." Son kelimeleri fısıltı halinde söylemişti, ama loganın bunları duyduğundan emindi..
Elfin bir cevap vermesini bekleyemedim Loganın borusu tüm tapınakta çınlıyordu.Elfe ''sonra görüşürüz. Bu boru sesi tüm tapınak şovalyelerini çağırıyor. Belki sonra konuşuruz elf.'' Dedim ve ardıma bakmadan koşarak sesin geldiği avluya doğru yoluma devam ettim. Pis bir yanık kokusu duydum. Tıpkı ustamın yaptığı ''sağlıklı '' dediği yemekler gibi kokuyordu.
Bu sefer Logan boruyu daha güçlü üflemişti sanırım işin aciliyeti vardı.Koşmamı biraz daha hızlandırdım.Avluya geldiğim nefes nefese kaldım. Ellerimle dizlerimden destekadım. Nefes alış-verişim yavaş yavaş, yavaşladı. Logana baktığımda büyük bir öfkeyle etrafa bakınıyordu.Sormaya çekindim ama birşeye çok sinirlenmişe benziyor.
Bu sefer Logan boruyu daha güçlü üflemişti sanırım işin aciliyeti vardı.Koşmamı biraz daha hızlandırdım.Avluya geldiğim nefes nefese kaldım. Ellerimle dizlerimden destekadım. Nefes alış-verişim yavaş yavaş, yavaşladı. Logana baktığımda büyük bir öfkeyle etrafa bakınıyordu.Sormaya çekindim ama birşeye çok sinirlenmişe benziyor.
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
Bütün bu olanların karşısında hayrete düşen Calin , etrafındaki koşuşturmaca karşısında dili tutulmuş ve gözleri büyümüştü.HErşeyi dikkatle izliyor fakat orda deil gibiydi sanki.Birisi , bir erkek ona birşeyler söylüyor ama sanki ama duymuyordu. Sanki oradaki bir ruh gibiydi.Tekrar o adam kendisiyle konuştu fakat yine anlayamadı.
Sonra birden etraf sakinleşti.Bir süre sonra kendisine geldi.Kafasını iki yana salladı ve bir sandalye çekip oturdu.Kendi kendisine "sanırım buraya alışmak biraz zaman alacak "diye düşündü.Masada elleriyle davul çaldı ve karnının guruldadığını hissetti.Tam yerine geldim diye düşündü .Karşısında meyveler sebzeler vardı.Acaba yemelimiydi?İzin olmadan yemek yemek yasaktır diye düşünerek hava ile midesini doldurdu ve bir süre öyle kaldı.Bu biraz midesini sakinleştirdi.Sonra kalkarak mutfaktan dışarı çıktı .Sonra bir boru çaldığını hatırladı.Acaba bu borunun çaldığı yer neresiydi?Neyi ima ediyordu?Herkes neredeydi?Bütün bu sorular kafasını yorarken biraz daha zaman geçti.Sonra en iyi şeyi yaptı ve mutfaktan bir sandalye çekip beklemeye başladı...
Sonra birden etraf sakinleşti.Bir süre sonra kendisine geldi.Kafasını iki yana salladı ve bir sandalye çekip oturdu.Kendi kendisine "sanırım buraya alışmak biraz zaman alacak "diye düşündü.Masada elleriyle davul çaldı ve karnının guruldadığını hissetti.Tam yerine geldim diye düşündü .Karşısında meyveler sebzeler vardı.Acaba yemelimiydi?İzin olmadan yemek yemek yasaktır diye düşünerek hava ile midesini doldurdu ve bir süre öyle kaldı.Bu biraz midesini sakinleştirdi.Sonra kalkarak mutfaktan dışarı çıktı .Sonra bir boru çaldığını hatırladı.Acaba bu borunun çaldığı yer neresiydi?Neyi ima ediyordu?Herkes neredeydi?Bütün bu sorular kafasını yorarken biraz daha zaman geçti.Sonra en iyi şeyi yaptı ve mutfaktan bir sandalye çekip beklemeye başladı...
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
şovalye ter içinde gözlerini açtı. Aynı noktada aynı pozisyonda ne kadar kalmıştı bilmiyordu; fakat gördüğü dehşet onu iliklerine kadar dondurmuş aynı zamanda da içindeki öfkeyi ateşe vermişti. Karanlığın uşakları her zamanki gibi iş başındaydı...
Görüğü gelecek miydi yoksa geçmiş miydi bilemiyordu... Belki şu anda orada olanları görmüştü. Tek bildiği en kısa zamanda oraya ulaşmaktı. Gözleri gaddarca kısıldı. Ağrı içerisindeki sırtını umursamadan taht odasından kararlı bir şekilde çıktı ve tapınağın ana holüne doğru ilerledi. Dışarıda avluda kendisini Logan olarak tanıtmış olan şovalyeyi gördü ve ona doğru ilerledi.
"şovalye Logan... Hemen konuşmalıyız..."
Görüğü gelecek miydi yoksa geçmiş miydi bilemiyordu... Belki şu anda orada olanları görmüştü. Tek bildiği en kısa zamanda oraya ulaşmaktı. Gözleri gaddarca kısıldı. Ağrı içerisindeki sırtını umursamadan taht odasından kararlı bir şekilde çıktı ve tapınağın ana holüne doğru ilerledi. Dışarıda avluda kendisini Logan olarak tanıtmış olan şovalyeyi gördü ve ona doğru ilerledi.
"şovalye Logan... Hemen konuşmalıyız..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest