BILGELIK YOLU (TANRI:YEMİNER) (BİLGİ,KARANLIK,ÖLÃ

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

Sensei ozanın gözleri fal taşı gibi açık ona bakarken onun ağzından dökülen kelimeyle"artık gerek yok" sensei"nin gözleri parıldadı, vücudu tamamen kasılmış olan ozanı ayağa kaldırdı. Efendisi tarafından verilen gücü hissedebiliyordu. Ruhu efendisi tarafından alınmış fakat bu ozana güç olarak geri verilmişti. Sensei"nin gözleri daha da çok parladı"
--Efendimizin gücünü tüm damarlarında hissettin, ozan onun huzuruna çıktın. Bu herkese bahşedilmez.Kalbindeki kötülük her zamankinden daha büyük ve güçlü"
Sensei ozanın, vücudunun hala bu büyük güçle titrediğini hissediyordu"
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

Ozan,şaşırmış bir şekilde,ayağa kalktı...Ne yapması gerektiğini bilmiyordu...Ne hissetmesi gerektiğini bilmiyordu...Sadece bedeninin içinde,belki de ruhunda,dönüp duran o duyguyu anlıyordu...Güce ve bilgiye olan açlığını...'Yorgunum'dedi Sensei ye...Sonra yürümeye başladı...Nereye doğru gittiğini bilmiyordu...Bayıldıktan sonra da bunun o kadar önemi kalmamıştı...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

Ozan daha bir kaç adım atmış, uzaklaşmaya başlamıştı ki, dizlerinde ani bir titreme oldu ve oracıkta yığıldı kaldı. Sensei etrafta şakın gözlerle bakan rahiplere onu kaldırmalarını işret etti. 4 adet rahip onun kaldırdılar ve sensei'nin gözlerine bakıyorlardı ondan gelecek bir emiri bekliyorlardı.
--Onu odasına götürün. Sabaha kadar yararlanabileceği her türlü kitabı odasındaki raflara yerleştirin, efsaneler, büyülü eşyalar hakkındaki her şey...
Sensei içinden düşünüyordu, diyardaki en güçlü ozan olmaya aday biri gelmişti bunu onun gözlerine bakarken yaydığı kötülükten hissetmişti. Diyar onun ezgileriyle ürperecek, ordularımız onun ezgileriyle şahlanacaktı...
Sensei bunlar düşünürken odasına götürülen odanın arkasından şeytani bir gülümsemeyle bakıyordu...
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

Gözlerini açtı ozan Granluder...Olanları hatırlamaya çalıştı...O müthiş acı aklına geldi tekrar...O korku aklına geldi tekrar...Ã?ığlık attı...Yaşadığı bütün o duygularla bütünleşmesini sağlayan bir çığlık...O duyguyu bütün insanlara tattırması gerektiğine inandığı bir çığlık...Tapınağın her yerinden duyulan bir çığlık...
Ozan ayağa kalktığında halen başı dönüyordu...Masaya tutundu...Ancak o zaman nerede olduğunu farketti...Bir odadaydı...Gerçekten büyük bir oda...Ã?evresine daha dikkatli baktığında kitapları gördü...Her konuda,her eşya hakkında sayısız kitap...Ozan için bilgi güçtü...Artık güçlenmeye başlayacaktı....
Gülmeye başladı ozan...Neden şimdiye kadar ruhunun burayı bulmadığını merak ediyordu...Sonradan farketti...Ruhu o zamanlar iyiydi...Sevmek için çarpan bir kalbi vardı...şimdi ise nefretle çarpan bir kalbi vardı...Yeminer için çalınan bir lavtası vardı...
Kitapları teker teker incelemeye başladı...Yeminer ona bir görev verene kadar kendine verdiği görev,bu diyardaki herşey hakkında daha bilgili olmaktı...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

Sensei karanlık ormandan, yanındaki kızla beraber koulardan geçerken, sık korular açılmaya başladılar ortalarından bir yol geçiyordu. Sensei onunla aynı hızda ilerlemekte olan kıza atını biraz daha yaklaştırdı. İlerlerken etrafta çalışan ve nöbet tutan goblinler ve orclar sensei'yi görünce saygıyla eğiliyorlardı,sensei de onlara başını evet anlamına gelecek şekilde sallayarak cevap veriyordu.İlerledikçe, ölü bedenlerden kurulmuş olan oldukça yüksek ve heybetli yapı belirdi. Sensei atının eğerlerini çekerek atı çığlıklar içinde durdurdu. Yanındaki kıza seslendi buradan sonra yürüyerek hareket edeceğiz. Sensei kız attan inerken kıza elini uzatır...
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

İlyamain yanından geçtikleri ormanlara ve Senseinin önünde eğilen envai çeşit yaratığa baktı ve "Nereye gidiyoruz?" diye sordu. Bu ona garip gelmişti. Böyle yaratıklar neden bir insanın önünde eğilirdi ki?

Sensei onu duymamış gibi yoluna devam etti ve bir süre sonra kız etrafına dikkatle bakıp artık ellerindeki kılıcı ile yolculuk ederken attan inme uyarısı aldı. Attan indi ve şaşkın bir şekilde Senseiyi takip etti. Siyah atın onu yeniden bulacağından emindi.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

Ozan kitaptan kafasını kaldırdığında çevresine baktı...Başındaki ağrı sebep olmuştu kafasını kaldırmasına...Gözlerini ovuşturdu...Okudu kitaplara bakmadı bile...Okuması gerekenleri gözden geçirdi...Halen onlarca kitap vardı...Ama başının ağrısını engelleyemezdi...Açlığını da...Ayağa kalktı...Yine başı döndü...Bir yere tutundu...Başının dönmesi geçince odasının kapısına doğru yürüdü...Eli kola doğru uzandığında,birilerinin tapınağa doğru yaklaştığını duydu...At sesi yeterince güçlüydü...Gülümsedi ozan...Artık içinde sinsilik olan bir gülümsemeydi...'Bir kişi daha'dedi ozan kapıyı açarken...'Ruhunu yeminere sunacak bir kişi daha'...Dışarı çıkınca kafasını sağa çevirdi...Sonra da sola...Yüksek sesle düşündü...'Bu lanet yerde yemek nerde bulunur?'
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
scythe
Kutsanmış Kişi
Posts: 871
Joined: Sun Oct 05, 2003 10:00 am
Location: eskiþehir
Contact:

Post by scythe »

scythe tapınağın arka tarafında beliren kapıya doğru yöneldi... karanlık kalbinde hiç şüphe olmadan kapının içinden geçti ve ilahi bir varlığın mevcudiyetinin ağırlığı kalbine çöktü... ve yeminer -çok daha güçlü görünen- yeminer karşısında belirdi...

*hoşgeldin eski dost... bana verecek haberlerin olduğunu duydum... bilirsin her zaman haberlerin işime yaramıştır... ve hiçbir zaman seni verdiğin haberin karşılığında eliboş bırakmamışımdır... söyle ölüm rahibi nasıl haberler getirdin bana ve ne istiyorsun karşılığında....


scythe cüppesinden bir parşömen çıkardı.. yavaşça yeminerin önüne bıraktı...

*senin için çok önemli bilgiler var içinde yeminer... tahmin ettiğin gibi... ve ben de karşılığında bilgi istiyorum senden... senin kendi takdirinle.. işime yarayacağını bildiğin herhangi bir çeşit bilgi....

yeminer rahip konuşmasını bitirdikten sonra karanlık gözlerini düşünüyormuş gibi bir noktaya sabitledi... sonra ağzında şekillenen bir büyü ile önünde kara bir kutu belirdi... yavaşça kutuyu açtı ve ölüm rahibine bir parşömen uzattı....

* al bakalım eski dostum... bilgi alışverişlerimizin devam etmesidir temennim....


rahip parşömeni aldı ve geldiği kapıya doğru ilerlemeye başladı... tapınağın mermerlerinde yankılanan ayak seslerini duyana kadar kapıdan geçtiğini farketmemişti bile... sonra geldiğinden daha az bir kargaşayla tapınağı terketti... evladım dediği sensei tapınakta değildi... ve diğer rahpler zaten önüne çıkmıyorlardı.. belli ki az önce tanrılarıyla konuşmaya giden kişiye saygı besliyorlardı... geldiği gibi sessiz bir şekilde yeminer ve inananlarından uzaklaştı...
you are not alone ; so don't be afraid in the dark and cold m'thain d'streea
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

İlyamain içinde doğan o yüce güçle sarsıldı ve yavaşça dizlerinin üzerine çöktü. Gerçekten bir tanrı vardı ve artık buna inanıyordu. Onun ilahi gücüne inanıyordu. Ona inanıyordu. Sonra başını iki yana salladı ve bakışlarını karanlık tapınakta gezdirdi. Burası karanlıktı, adı üzerinde karanlık... O... o Lord Orenin varlığına da inanıyordu. şimdi büyük bir ikilemde kalmıştı. Gerçek inandığı hangisiydi. Savaş her zaman onun yanındaydı ama karanlık... Karanlık o kadar huzur vericiydi ki!

Zorlukla ayağa kalktı ve Kendisine karanlıkta gezen diyen adama dönerek "Sen!" dedi. "Beni neden buraya getirdin?" diye çığlık attı tapınakta yankılanan bir sesle. "Benden ne istiyorsun. Sen... sen ve tanrın benden ne istiyorsunuz?" Tanrın derken bile kendisini garip hissediyordu. Gücüne inanıyordu bu tanrının ve her nedense içinde ona karşı Orene duyduğu saygının aynısı vardı. 'Logan olsa bilirdi.' diye düşündü. 'Logan olsa ne yapmam gerektiğini bilirdi!' Etraftai karanlık o kadar yakındı ki. "Pekiyi Logan hangi yolu seçmişti?'

Derin bir nefes aldı ve "Ama o Lord Oren'in yanında..." diye mırıldandı. Asla Logandan ayrılamayacağını işte o zaman kabullendi.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

Sensei ani bir hareketle kızın ellerini tuttu, ve sıktı. Bunu yaparken gözlerini kızın gölzerine odaklamıştı. Yeşil gözleri kızın gözlerine odaklandıkça daha da çok parlıyordu. Gözlerini sanki alevler sarmış bir şekilde kıza bakarken,
-- Leydim, sizi buraya ben getirmedim, kalbiniz , benliğini burayı istiyordu. Kalbinde ve ruhundan efendimize ait hiç bir şeyi olmayan kimse karanlık korudan geçemezdi. Hisset, HİSSET!!!!!! İçindekileri dışarıya vur. Ã?fekni nefratini, kini serbest bırak.!!!İçinde tutma!!!!!! Hisset!!!!!.
Sensei kızın ellerini tutarken elleri gözleri gibi yeşil renkte parlamaya başladı. Kızla konuşurken sölediği sözler etrafta yankılanmaktaydı...
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

İlyamain acı ile kolunu adamdan kurtarmaya çalıştı. "Bırak beni!" dedi sıktığı dişlerinin arasından. "Ben buraya gelmek istemiyordum. Ben sadece gece dışarıda uyumaktansa herhangi kapalı bir yere gitmek istiyordum."

Ã?ılgıncasına kendisini çekti adamın elinden kurtarmak için. İşte şimdi içinde korku vardı. Neler olduğunu anlayamıyor ve bundan korkuyordu. "Logan!" diye çığlık attı kolunu kurtarmaya çabalayarak. "Nerdesin?"

Ama orada karanlıktan başka bir şey yoktu. Korkuyordu. Korktuğunu hissediyordu. Karanlık... Birden gözleri adamın yeşil gözlerine takıldı. "Bırak gidiyim!" dedi. Bu tapınağın kudretini hissediyordu ama hâla kalbinde yanında olmak istediği birisi vardı.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

-- Leydim... hahahahahahah!!
Yüzünde karanlık bir gülümseme belirdi. kızın ellerini daha da çok sıktı. Kahkahası tiksinti vericiydi.
Bir elini kızın omzundan koluna doğru, ilerletti, ve okşamaya başladı. Diğer eliyle de kızın yüzüne düşmüş olan saçlarını arkaya nazikçe attı.Bu sırada gözleri hala kızın gözlerine odaklanmıştı.
--Kusursuz bir güzelliğe sahipsiniz leydim. Sizin gibi birini görmeyeli çok çok uzun zaman oldu.
Kızın saçlarını okşadı ve yüzüne sürdü. Tamamen hayat dolu olan bu saçlar sensei'ye geçmişinde yaşadığı, canlılığı ve heyecanı hatırlattı. Ardından gözleri tekrar parlamaya başladı...
--Etrafınıza bakın güzel leydim, bakın. Buradaki tek güzellik nedir?
Sensei kızın kolunu hala okşamaktaydı.
--Sizsiniz , leydim...
Gözleri hala ona bakmaytaydı...
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

İlyamain adamın ruh halindeki bu ani değişime şaşırmış bir şekilde hızla adamın ayağına bastı ve ellerini çekere kurtardı. Hızla gerileyerek tapınağın içindeki karanlıklara sindi. Korkmamalıydı. Bir paladin hiç bir şeyden korkmazdı ve oda bir paladini seviyordu. "Ah Logan nerdesin?" diye mırıldandı titremesini zor zaptederek. Eli kılıcını çekmek için uzandı ama çekmedi. Burada kazanamayacağı bir savaşa girmek istemiyordu.

"Beni geriye bırakın lütfen!" dedi. "Yeniden beni bulduğunuz yere bırakın."

Yavaşça ayağa kalktı ve adamın karşısında dimdik durdu. Adam kendisine doğru bir adım daha atmaya hazırlanırken "Benden uzak dur!" dedi. "Sadece atımı getir. Buradan gidiyorum." Lord Yemineri şimdi daha iyi anlıyordu. Onun nasıl bir tanrı olduğunu. Tamam belki içinde bir yanına hitap ediyordu ama onun tanrısı Orendi. Bur her zaman böyle olacaktı. "Lordum!" diye mırıldandı. "Lord Oren bana yardım et."
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Senseinin etrafında bir hayalet süzülmeye başladı... c,nsiyeti ya da ırkı belli olmuyordu, ta ki konuşana kadar

bir elf kadınının melodik sesiydi bu....

"Yeminerin seçilmişi...Lordum sana bu mesajı yolladı. Kendisi Paladininin dualarını duyuyor ve bu hareketinin sonuçlarına katlanmak zorunda kalabilirsin... düşündüğün kadar güçlü değilsin ve bu delikte sonsuza kadar saklanamazsın.... zayıfsınız... Lordum İlyamain i serbest bırakmanız halinde yüce affından yararlanabileceğinizi bildirmemi istedi...."

ve sonra hayalet Lord Yeminerin iradesine dayanamayarak yokoldu...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

İlyamain adamın etrafında yok olan ruha baktı ve o zaman her şeyi anladı. Ne kadar büyük bir tehlikede olduğunu kavradı. "Geri dur ölü!" diye bağırdı tapınakta yankılanan bir sesle. "Benden uzak dur." şimdi elinde olan kılıcını kaldırmış Senseiye doğru tutuyordu.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests