şARKILARIN LÖNETİ VE BİTMEYEN şARKI!

Birisi hikayeyi başlatır ve herkes tarafından devam ettirilir.
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

Duydukları ve gördükleri bir rüya gibiydi, Kaptan tüm korsanları aldığı gibi gemiyi terk ediyordu... Ama bu çok basit gelmişti ona, ve içindeki endişe hala tam olarak geçmemişti. Korsanlar geldikleri hızla gemiyi terk etmişlerdi ama tam bu sırada o iğrenç sırıtışıyla kaptan korsan gemisinden yanan bir meşaleyi harap halde olan gemiye atmıştı ardındanda diğer tüm korsanlar birer birer yanan meşaleleri geminin her yanına fırlatıyorlardı. Her yerde alevler dans eder olmuştu. Dehşet içinde
Emeralda bakıyordu... Korsan gemisi yavaş yavaş uzaklaşırken nerdeyse batan bir geminin içinde kısılmışlardı.
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Emerald gemi alevler içerisinde yanarken hızla güvertede en geriye doğru koşmaya başladı ve elini sıkıca tuttuğu rüzgârın şarkısını da yanında çekti. Bir yolunu bulmalıydı. Bu kadar kolay ölemezdi. Bunca yıl hayatla savaş vermiş ve hiç bir şeyden korkmamış olan ozan bu kadar kolay ölemezdi.

Hızla merdivenleri tırmandı ve güvertenin üst kanadında durmakta olan dümen kısmına ulaşarak gemiyi kaplayan alevlere baktı. "Ölmeyeceğiz!" dedi yanında duran kıza gülümseyerek ve elini bırakarak onu belinden kendisine doğru çekti.

Belinden çektiği ufak bıçağını yanında hâla sağlamca durmakta olan halata götürdü ve halatı hızla keserek sıkıca kavradı. İkisi birlikte havalanırlarken bir an sadece giden korsan gemisinin arkasından çığlıklar duyuldu. Bir an sonra ise Emerald'ın dudaklarından dökülen bir şarkı yayılıyordu gökyüzüne. Emerald ve Rüzgârın şarkısı hızla hâla ayakta durmakta olan ama dip kısmından alevlerin tüketmeye başladığı yelken direğine sıkıca tutundular. Bir an sonra t şeklindeki direğin üzerinde dengede duruyorlardı. Emerald direğin üzerinde halatı bırakmıştı ve "şimdi beni dinle Rüzgârın şarkısı!" diyordu. "Senden sadece tek bir şey yapmanı istiyorum. Belime tutun. Sadece belime sıkıca sarıl. Bundan sonra..." Ciddi bir ses tonu ile önündeki denize baktı. "Bundan sonra sadece tek bir hamlemiz kaldı. Buradan kurtulacağız Rüzgârın şarkısı." Derin gözler kızınkilere kenetlendi. "Buradan kurtulacağız!" Emeraldın tek isteği kızın ona güvenmesi ve beline sarılmasıydı. Kurtuluşları için kızın yapması gereken sadece bu vardı.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

Emeraldla karşılaştığından beri başları beladan bir türlü kurtulmamıştı... Gerçi onu çok fazla tanımıyordu ama ozanın ona karşı davranışları her zaman düşünceli ve iyi yönde olmuştu. Sırf bu yüzden körü körüne onunla burda ölmek istediğini pek sanmıyordu. Tam bunları düşünüyorduki Emerald aniden koşmaya başlamıştı tabi onuda peşinden sürüklüyordu ,Ne yapmak istediğini tam olarak anlamamıştı ve alevler geminin her yanını sarmış durumdaydı.
"Ölmeyeceğiz!" beline sarılrığında bunu söylemişti Emerald, evet ölmemeliydiler buna izin veremezdi. Ama artık ozana güvenip güvenemeyeceğini bir türlü kestiremiyordu... Duyguları ve mantığı bir biriyle savaş halindeydi adeta ve artık sınıra çok yaklaşmıştı. Ã?yle hızlı hareket ediyorduki gözleri sadece olayları izliyor ama ne olduğunu kavraması biraz zaman alıyor olmuştu.

şu an durdukları yer geminin yüksek direğiydi ve aşşağıda yanan güverte ve sonsuz gibi gözüken bir deniz vardı. Emerald'ın ne yapmak istediğini anladığında ise adeta donup kaldı...Ozan ona bir şeyler söylüyordu ama o sadece aşşağıya bakmaktaydı...
-Emerald ben korkuyorum bunu yapamam !! Yeter artık bunu benden isteme beni rahat bırak ...
Bu artık son darbeydi, uzun süredir biriktirdiği tüm korkuları artık yüzeye çıkmıştı ve göz yaşları görüşünü engel oluyordu . Ama bildiği bir şey vardı oda şu an Emerald'an başkasına güvenemeyeceğiydi. Derin bir nefes aldı göz yaşlarıyla ıslanmış olan gözlerini kaldırarak ona baktı. Kollarıyla ozanın belini sıkı sıkı sarmıştı.
- Seninleyim!! ...
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Rüzgâr şarkı söylüyordu!

Bir ıslık ve bir nota vardı havada!

Emerald hızla ileriye doğru kendisini salarken bir bıçak elinde duruyor bir diğeri ise dişlerinin arasında duruyordu.

Rüzgâr şarkısını büyük bir coşku ile sürdürüyordu!

Emerald hızla alevler içerisinde yanmakta olan yelkene doğru süzüldü ve alevlerin içerisinden elindeki bıçağını yalkene sapladı. Yelken bir an direndi ve hemen ardından bıçakla birlikte ayrılmaya başladı. Bıçak ve Emerald aşağıya doğru kayıyor, yanlarında yelkeni ikiye bölerek peşlerinde sürüklüyorlardı. Rüzgârın şarkısı kendisini Emerald'ın etrafına dolamış gözleri kapalı bir şekilde bekliyordu.

Yelken sonuna kadar bıçağın ucunda kesildi ve bir an sonra ucu serbest kaldığında Emeraldda serbestti. Hançer elinden uçup denize doğru sürüklenirken Emerald hızla parçalanmış yelkene yapıştı ve yelkeni bir halat olarak kullanarak gemiden aşağıya doğru süzüldü.

Gemi alevler içindeydi ve kendilerini bir an önce gemiden uzak bir yere indirmeleri gerekiyordu. Suya inmeleri ve gemiden uzakta bunu yapmaları şarttı.

Yelken sayesinde savruldu ve bir başka yelkene tutundu. Ağzındaki hançer şimdi ellerindeydi ve bu yelkendede aynı yönetmi uyguladı. Bir an sonra artık halat şekline gelmiş yelken sayesinde gemiden savruldu ve suyun güvenliğine gemiden uzakta kondu. Emerald bir an dibe çekildi ve gözleri suyun altında çırpınan Rüzârın şarkısını görünce hızla yukarıya yüzdü. İleride gemi batarken yüzerek biraz daha uzaklaştılar.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

Denizin dibine doğru çekiliyordu, öylesine huzur vericiydiki, kendisini bu huzura bırakmak istedi. Ama başka bir güç tarafından yukarıya çekiliyordu. Suyun yüzeyine çıktığında nerdeyse boğulmak üzere olduğunu farketti. Derin derin nefes alıyor ve öksürmeye başlamıştı. Yanında endişeli bakışlarla ona bakan Emerald'ın gördü.
- Tamam merak etme ben iyiyim ...
- şimdi ne yapacağız Emerald, iyice kapana kısıldık, yakınımızda bir yerde bir ada yada kara parçası göremiyorum ben.
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Emerald gemiden o tarafa doğru sürüklenen bir tahta parçasını gösterdi ve "Sadece yüz Rüzgârın şarkısı!" dedi. O tarafa doğru Rüzgârın şarkısından ayrılmamaya çalışarak yüzdü. Neyseki o gün deniz sakindi. Yaklaştıkça tahtanın geminin kapılarından birisi olduğunu gördü. Ona tutundu ve "Sıkı tutun Rüzgârın şarkısı!" dedi. "Belki her gemi enkazı gibi bu enkazda bir kıyıya vurur."
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

Emerald'ın ona teselli vermesine dayanamıyordu artık ... şu an gemiden kopan bir kapının üzerinde sürükleniyorlardı... Ne kadar sürüklendiklerini bilmiyordu, arada bilinci gidip geliyor ve her gözlerini açtığında Emerald'ın endişeli bakışlarla ona baktığını görüyordu. Ve kulağına daha önce hiç bir yerde duymadığı bir şarkıyı mırıldanıyordu... Rüyalarında hep bir şeyden korkuyor ve kaçıyordu ama yolun sonunda Emerald'ın ona seslendiğini ve onunla birlikte gelmesini istediğini görüyordu. Çok susamıştı, ama nedense gözlerini açmak istemiyordu Bilinçsizce Emerald'ın adını söyledi
"- Emerald ordamısın??" Ama gözleri bir türlü açılmıyordu, karanlık geçmek bilmedi ve sonsuz bir rüyada gibiydi...
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Emerald endişe ile kıza bakıyor, kız kapının üzerinde denizle birlikte sürüklenirken o kapıya sıkıca tutunmuş kapıyı dengeliyordu. "Dayan Rüzgârın şarkısı, lütfen dayan!"

"Emerald ordamısın?" diyordu rüzgârın şarkısı bilincin sınırlarında yatmakta olduğu kapının üzerindeki yerinden ama gözlerini açamıyordu. "Buradayım rüzgârın şarkısı lütfen dayan. Elbet bir şekilde kurtulacağız." Ama kıza süre sonra Emeald'ında gözleri kapanmaya başlamıştı. Bilinci yavaş yavaş kayboluyordu onunda...

Uzaklarda bir geminin gözcü direğinde bir haykırış duyuldu. "Denizde iki insan var!" Gemiden hemen bir filika indirildi ve hızla o tarafa yöneldi.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

Gözlerini açtığında gördüğü tek şey , beyaz bir tavandı. Nerde olduğunu bilmiyordu ve buraya nasıl geldiğinide... Yattığı yerden kalkmak için çaba sarfederken bütün vücüdunun ona ihanet ettiğini gördü, her bir kası her bir uzantısı ağrılar içerisindeydi. Yataktan kalkmaktan vazgeçip bulunduğu odayı incelemeye başlamıştı.
Duvarlar boştu, odayı aydınlatan sadece bir mum vardı, onuda yatağın yanında duran iskemlenin üzerine koymuşlardı. Boş olduğu kadar soğuk bir hava veriyordu bu oda ona. Birden ürperdi, " burasıda neresi böyle " diye söyleniyordu ki, Odanın tek giriş ve çıkışını sağlayan tahta kapı açıldı. İçeri daha önce hiç görmediği kadar çirkin bir kadın girmişti. Saçları tapesinde toplanmıştı aynı zamanda beyazdı. Ama üzerinde siyah bir elbise vardı her yanı kapalıydı. Boynunda birbirine dolanmış yılanları temsil eden bir madalyon taşıyordu...
" Demek sonunda uyana bildin!, Artık zamanı gelmişti. Akşam yemeğine yaklaşık iki saat var o zamana kadar biraz temizlen ve kendine çeki düzen ver . Seni almaya geldiğimde hazır olmanı istiyorum. Beni anladın değil mi?"
Kadın odaya girdiğinden beri onu dinlemişti ve şaşkınlığını bir türlü üzerinden atamamıştı. Birden aklına geldi.
" Emerald nerde benimle birlikteydi? o nerde ? "...
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Kadın bir an ona kaşlarını çatarak baktı ve "Öldü!" dedi tek bir kelime ile. "Erkekler denizin kendilerine ait olduğunu sanırlar ama aslında öyle olmadığını öğrenirler güzelim." Kadın kırık dökük dişlerini ortaya döken bir kahkaha patlattı. "Sane söylediğim gibi!" dedi. "Almaya geldiğimde hazır olmanı istiyorum."

Yeni bir kahkaha daha atarak arkasını döndü ve kapıdan çıkarken kapıyı arkasından hızla çarptı. Bir an sonra kapının üzerine yerleşen sürgünün sesi duyuldu.

Sürgünün sesinin ardında ise odadan duyulamayacak kadar kısık sesli bir konuşma ve bir ayak sesi gelmişti. Ama hafif bir rüzgâr bu konuşma sesini içeriye getirmişti. "Benim dışımda kimseye kapıyı açmayacaksın Porthius!" diyordu kadının sesi kapının önünde kalacağını ve kadının söylediğini yapacağını açıkça belirten bir adama.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

"Öldümü?" buna bir türlü inanamıyordu. Bu çirkin yaratık ona Emerald'ın öldüğünü söylemiş olabilirdi ama o ölmüş olamazdı. Bunu biliyordu...
Ama kapı kapanır kapanmaz arkadan sürgülenmişti. Nasıl bir yerdeydi böyle. Yavaşca yataktan kalkmayı başardı. Kapıya doğru ilerlerken hafif bir rüzgar hissediyordu...
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Hafif rüzgâr kulaklarına doldu ve bir şarkı söylemeye başladı. O rüzgârın kendisiydi sanki o anda rüzgâr onunla bütünleşmişti ve ona şarkıların en tatlısını mırıldanıyordu. Başka bir zaman olsa bir ninni gibi gelebilirdi ama o anda kızın yıllar önce bir cenazenin kaldırıldığında gördüğü zamanki o şarkılardan birisi gibiydi. Bir tutkuydu şarkı. Belkide ölümün o acı tutkusu...

Kızıl latifenden öte
şan ve şöhretten sade
Bitmeyen güneşin son feryadı
Acı bir anneden çile...
Gözlerdeki o tadı
Bir kuş oldu yaralı kadı
Tadın tutkusu bile adı
Yokluk çekse derdi var
Varlık çekse çilesi var...

Gümüş yüzük denizde
Altın olan göküzünde
Özel olmayan ise yeryüzünde...

Özel olmayan neden özel değil
Senin için değilse benim için özeldir
Karşıdan bir güneş ışıldarken
Neden senin bahtın böyledir?

Tepeden akıyorken ağlama o kanlar
Gözyaşı değil kan onlar
Belki sevgi belki bedel bunlar
Sen savaştın ve kaybettin anılar!
Kaybettiğini bulabilirsin
Bu senin elinde
Anlaşmaya bak düşmanınla
Sevdiğini geriye almak için...


Rüzgârın şarkısı bitti bir an sonra ve geriye havada yankılanan bir sesle birlikte rüzgârın şarkısının gözlerinin önünde duran kızıl bir ışık kaldı. Ölümün kucaklaması gibiydi bu...

Ölümü yenebilmek! Rüzgârda yankılanan bu ses vurgulu bir şekilde kızın kulaklarına dolarken kız birden hayallerden sıyrıldı ve tüm bunları ona ufak bir rüzgârın mı yaptığını merak ederken kamaranın kapısı açıldı.

"Sana hazırlanmanı söylemiştim kadın!" dedi aynı çirkin kadın, hayır çirkin yaratık, odaya girerken. "...Ve sen onca saattir orada öylece duruyor musun?"
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

Duyduğu melodi öylesine güzel ve öylesine hüzün doluyduki... Adeta tek vücüt olmuştu melodiyle her bir sözünde yaşıyordu tek tek hissederek.Ama son bulmuştu, korktu Emerald'ın ölmediğini biliyordu, bunu nedense hissediyordu ve bir şekilde ona ulaşmalıydı.
Kilitli kapı tekrardan açıldı ve içeri gireni gördü, kadının yüzündeki ifadeyi hiç beyenmemişti, ona doğru gelirken bir şeyler söylediğini görüyordu ama kulaklarında hala az önce duyduğu melodiler vardı. Ona kısa bir an gibi gelmişti ama aradan iki saat geçmiş olduğuna bir türlü inanamadı.

" Ben hazırım ! gidelim . Ayrıca nerde olduğumu ve neden kapıyı kitlediğinizi merak ediyorum " Bunları kadının o çirkin yüzüne doğru söylemişti, kadının tek tepkisi arkasını dönüp yürümek olduğunu gördü. Kapının dışına çıkan yaşlı kadını takip etmeye başlamıştı...
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

"Porthius!" Adam hızla kapının yanındaki yerinden fırladı. "Kızın ellerini bağla!"

Ã?irkin kadın kıza döndü ve "Lord Alemnan seninle konuşmak istiyor güzelim!" dedi. "O çenesi düşük ozanla ne işler çevirdiğinizi merak ediyor. Ama önce bir süre konuğum olmalısın. Geriye, Alknear şehrine dönmemiz için önümüzde fersahlarca yol var ama şimdilik bizim misafirimizsin. Ölü bir ozanın yol arkadaşının neden bu kadar güzel olduğunu mürettebata açıklamak istersin diye düşündük."

Bir kahkaha patlattı ve Portius'a bir işaret vererek geminin koridoru boyunca ilerledi. Bir an sonra güvertede duruyordu ve etrafta toplanmış olan Mürettebata kızı göstererek konuşuyordu.

"Gemide bir dişinin uğursuzluk getirdiğini söylersiniz siz erkek bozmaları!" dedi. "şimdi söleyin bakalım bunun neresinde uğursuzluk?" Kızın güzel yüzüne dokundu ve onu mürettebata doğru itti. Belli ki orada bir parti veriliyordu.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

- "Lord Alemnan seninle konuşmak istiyor güzelim!" Demişti çirkin yaşlı kadın, bu ismi daha önce duymamıştı ve tanımıyordu da... Bu ismi düşünürken "Porthius!" denen adam ellerini öyle sıkı bağlıyorduki, bunu bile bileklerinin acıdığını hissettiğinde farketti. Aklı iyice karışmıştı, nerede olduğunu ve bu kadının ondan ne istediğini bilmediği gibi Lord Alemnan denen adamın belki ona yardım edebileceğini düşünüyordu... Birden güvertede olduklarını farketti etrafında iğrenç denecek kadar çirkin ve bir o kadar pis erkeklerle çevrili olduğunu gördü. Üstüne üstelik bu yaşlı çirkin kadın onu bu erkeklerin arasına doğru itiklemişti... Etrafında seviç çığlıkları ve nidaları atılmaya başlanmıştı, pis ellerini onun üzerlerinde dolaştırıyorlardı. Dayanamayarak bir çığlık attı.
- " Bana sakın dokunmayın sizi pis leş kargaları uzak durun benden" Bu sözleri bir an olsun onları dyrdurmuştu ama daha sonra kahkahalar atarak bu sefer elbisesini yırtmaya başlamışlardı... Elleri bağlı ve savunmasızdı, sadece bağırıyor ve durmalarını söylüyordu. Göz yaşları akmaya başladığında artık etrafındakileri göremez olmuştu. Kendinden geçmek üzereydi artık daha fazla dayanamıyordu, Kendisine yaklaşan iğrenç adamı görüyordu yüzünde pis bir sırıtma vardı. Elini saçlarına geçirmişti gittikçe yaklaşıyordu, birden her yer karardı ve bir boşluğa doğru sürüklendi ama bu boşluk bile ona huzur vermişti.

-" Sen!! pis ellerini hemen çek"
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests