YER ALTINDA BİR MABED(TANRI:APOCALYPSE)(KAOS, KATLİAM,
Pentagramın yerleri yakan rünleri alev alev yandığında ortaya çıkacak olan korkunç varlığın kanatları koridorda süzülen ışığı gölgeledi. Metrelerce boydaki dev iblis ortaya çıktığında alevden kırbacını kara elfe savurdu. Balor elinde ateşten bir kılıç var ederken, yanan kırbacın vücudunu sardığı kara elfi kendi önüne hızla çekti.
"Yaşamın ipliğin ucunda ölümlü. Konuş..."
"Yaşamın ipliğin ucunda ölümlü. Konuş..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
Odhismharr
- Kullanıcı

- Posts: 15
- Joined: Wed Jan 05, 2005 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Kırbacı ile çekilen drow ilk önce kendine gelemedi.. Belki boyutu kendisinden 50 kat daha büyük olsada içinde dalalanan gücü ondan dahada büyüktü.. Korkmuştu ama bunu belli etmemesi gerektiğini bilecek kadarda tecrübeliydi.. daha öncede çok düşmanlarla iblislerle çarpışmıştı.. ama bu sefer farklıda olsa yinede kendi kenide söz verdi korkmayacağına.. "Adım Miez'Khal Marthy yüce kişi.. Bu tapınak sizin olsa gerek.. karanlık ve güçle dolduğundan anlıyacak kadar bilgiye sahibim.. Buraya benden önce bir portaldan atlayan büyücüyü aramak için düştüm.. yada ben öyle olduğunu sanıyorum çünkü eğer büyücü burda olsaydı onu çoktan bulmuştum.. Hafızam sanırım nedenini bilmediğim bir neden yüzünden benimle oynuyor.. sonra burdakilerle karşılaştım ama şurada duran elfin -parmağıyla Darenn i göstererek- çok küstah ve bir drowla nasıl konuşulacağını bilmedini gördüm.. Gücüm ve öfkem karşısında hiçbir ölümlü(!) hayatta kalamadı şuana kadar.. Ve bu yüzden ufak bir ders amacıyla zarar vermeden biraz terbiye öğretmek istedim taki o sese kadar.." şaşalı bir selam verek.. " Umarım efendi benim özürlerimi kabul buyururlar amacım sizin otoritenizi sarsmak değildi asla.. ama sizde iyi tanırsınızki benim türümdeki bir insan için aşağılanmak pek kolaylıkla hazmedilecek birşey değil.. Karanlıkaltında olsak çoktan öldürmüş olurdum ama sizin evinizde bunu yapmaya cürret edemem.."
Are You Afraid Yet.?
You Should Be.!
-------------------------------
Save your Breath , weak one.! No one will hear your screams.. Now Aid me on my journey back to Haqim's grace..
You Should Be.!
-------------------------------
Save your Breath , weak one.! No one will hear your screams.. Now Aid me on my journey back to Haqim's grace..
İblis kahkahalara boğuldu ve kırbacını serbest bıraktı
"Hahahaha! Ben yalnızca bu tapınağın gardiyanıyım ölümlü. Bu tapınaktakileri, boyut kapısından buraya *gelebilecek şeylerden* koruyorum. şu anda *O*nun tapınağındasın ve gücü senin zayıf zihninin ve algının çok daha ötesinde..."
İblis kırbacını yeniden toplayarak kuyruğuna sardı ve yanan vücudu daha büyük bir alevle yandı:
"Bu tapınağa girmenin *bir* yolu vardır ölümlü... İntikam, öfke ve nefretin alevini içinde hissedenler burayı bulabilirler. Sen de onlardan farklı bir yolla gelmedin. Bu tapınaktan çıkmanın tek yolu ise ya *O*na hizmet etmek ya da ölmektir... Eğer intikamını almak için yeterince güçlü değilsen burada o gücü bulabilirsin, ya da anlamsız yaşamının sonuna geldiğine emin olabilirsin..."
"Hahahaha! Ben yalnızca bu tapınağın gardiyanıyım ölümlü. Bu tapınaktakileri, boyut kapısından buraya *gelebilecek şeylerden* koruyorum. şu anda *O*nun tapınağındasın ve gücü senin zayıf zihninin ve algının çok daha ötesinde..."
İblis kırbacını yeniden toplayarak kuyruğuna sardı ve yanan vücudu daha büyük bir alevle yandı:
"Bu tapınağa girmenin *bir* yolu vardır ölümlü... İntikam, öfke ve nefretin alevini içinde hissedenler burayı bulabilirler. Sen de onlardan farklı bir yolla gelmedin. Bu tapınaktan çıkmanın tek yolu ise ya *O*na hizmet etmek ya da ölmektir... Eğer intikamını almak için yeterince güçlü değilsen burada o gücü bulabilirsin, ya da anlamsız yaşamının sonuna geldiğine emin olabilirsin..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Yabancı Drow Elini öperken hızla geri çekmişti,Sert ifadesini bozmamış karşısında yaşanan saçma tartışmayı izliyordu bir bakıma yeni katılan bu elflerin iradesini ölçüyordu.Sessizliğini bozmayacaktı ta ki karaelf ortamı karanlığa boğana kadar "Bu kadar yeter" sert rüzgarlar gibi mabedi inletmişti ses tonu,yaslandığı duvardan hızla ileri atılarak üç elfin de karşısına geçti,Delici bakışları mabede yeni gelen kara elfe çevrilmişti "Burda yabancısın burdaki olayları sorgulamak senin işin değil burası lanetli topraklar kara elf ancak lordumuz izin verirse yaşarsın!" sivri topuklarını sert bir şekilde mabedin zeminine vurdu "şimdi ya hayatınla öde yada lordumuz için savaşma ayrıcalığına eriş" bu sefer yüzünde karanlık bir ifade yoktu hatta kara elf daha dikkatli baksa bir an gülümsediğini bile farkedebilirdi,hızlıca diğer elfleri süzdü bu kara elfle olan konuşmasını bitirdikten sonra diğer elflerlede yapıcak işleri vardı..
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
-
Odhismharr
- Kullanıcı

- Posts: 15
- Joined: Wed Jan 05, 2005 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
biraz olsun rahatlayarak.. "intikam ve öfke benden uzak kavramlar değiller.." diyip kafasını Darenn e çevirdi hala gözlerinde o alev duruyordu.. "Benim mesleğimdir hizmet etmek.. Sadece bana gücü ve komforumu sağladığı sürece hayatımın sonuna kadar savaşabilirim yeteneklerimle.. "O" dediğniz varlığa hizmet etmek tabikide isteğimdir karanlık yolun kapısına daima yakındım ama hiç açmamıştım şimdi ise gücüyle kendi kendine açıldı.. Umarım tekniğim , gücüm sizi ve efendimizi memlun eder.." Durakladıktan sonra Nerdunn u zarifçe kınına geri soktu ve Darenn ve diğer elfe dönerek.. " Sadece beni bu aceleci yüzey tüysüzlerinden uzak tutun yeter.."
Are You Afraid Yet.?
You Should Be.!
-------------------------------
Save your Breath , weak one.! No one will hear your screams.. Now Aid me on my journey back to Haqim's grace..
You Should Be.!
-------------------------------
Save your Breath , weak one.! No one will hear your screams.. Now Aid me on my journey back to Haqim's grace..
İblis kılıcını çekmiş olan savaşçı kadına sertçe baktı...
"Yaşamaya layık olup olmadığına efendi karar verecek... Üstelik bu kadar yakınken..."
Balor pençesini açarak kara elfe gösterdi...
"O halde yaklaş ve ruhunun gücünün sınanmasını bekle kara elf... Değersiz varlığına *gerçek bir amaç* ve anlam katarak ölümsüzlüğün kapılarına ulaş!"
"Yaşamaya layık olup olmadığına efendi karar verecek... Üstelik bu kadar yakınken..."
Balor pençesini açarak kara elfe gösterdi...
"O halde yaklaş ve ruhunun gücünün sınanmasını bekle kara elf... Değersiz varlığına *gerçek bir amaç* ve anlam katarak ölümsüzlüğün kapılarına ulaş!"
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
Odhismharr
- Kullanıcı

- Posts: 15
- Joined: Wed Jan 05, 2005 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
"Bu arada size gelicek olursak hanımefendi.. Evet belki yüze güçler tarafından kontrol ediliyoruz ama bu yüzey tüysüzleri tarafından ezilecek kadar güçsüz veya sessiz biri değilim.. Konuşmasını(!) bilen biri benimle rahatça anlaşabilir.." Biran sertçe gözlerinin içlerine bakarak kadının.. " Umarım aynı taraftayızdır çünkü böylesine narin ve güzel bir vücutla güç yarışına hiç girmeyi istemem sonunda istenmeyen çiziklere sahip olabilirsiniz.. Benim ise -üstündeki deri tuniği yukarı kaldırarak bel hizasındaki kocaman izi gösterek..- çok var.. " Tekrar duraksadıktan sonra.. " Hmm nedemiştiniz heh evet.. lordumuz için savaş gibi bir takım selzenişlerde bulunmuştunuz.. dediğim gibi ben güce itaat ederim.. güce saygı duyarım ve gördğüm kadarıyla yeterince fazlası Efendimizde mevcut.. *alçak bir sesle hafif gülümseyerek..* Bu iri kıyım koruması buraya böyle geldiğine *normal sesine geri döner..* göre kendisi çok daha güçlü olmalı.. " Daha sonra iblisin sözlerini duyarak iblisin pençesine yaklaştı emin ve düzgün adımlarla.. bir dahaki adımda ne olucağını bilmeden.. göremediği kaderine doğru yürüdü..
Are You Afraid Yet.?
You Should Be.!
-------------------------------
Save your Breath , weak one.! No one will hear your screams.. Now Aid me on my journey back to Haqim's grace..
You Should Be.!
-------------------------------
Save your Breath , weak one.! No one will hear your screams.. Now Aid me on my journey back to Haqim's grace..
Odhismharr'a bakarak bir kahkaha patlattı " Drow erkeği ha!ahahahaaaa!" birden ciddi bir görünüş aldı " drow olman bişey değiştirmez bana göre herkes aynıdır sadece bura hariç *kafasını gösterir* benim için cüsse veya başka bir şeyin önemi yok Herkes o hareketleri yapabilir unutma ve şunu da ekliyeyim bizi çok hafife alıyorsun...." diyerek etrafta onları izlemeye koyuldu...
Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
Miez'Khal'a bakarak onun iblisin yanına gitmesini büyük bir zevkle izledi ardından iç geçirdi ve gülümseyerek " bir drow gerçekten iyi özelliklere sahip ama karşısındakini küçümsüyor bu büyük bir zayıf,başkalarını yargılamak şu an için bana düşmüyor ama sadece fikrimi söyledim bana göre sadece cüsse değil bura *kafasını işaret eder* da çok önemli bunu unutmamamız gerekir " omuz silker " ben size hizmetimi en iyi biçimde yapacağım gücümü hırsımı caos için kullanıcam *aklına ailesi gelir* eğer ailemi katledenleri bir bulursam hayal bile edemeyecekleri işkencelere mağruz kalıcaklar...*ayağını yere vurur ve yumruğunu sıkar* gereğinden fazla öfkeliyim galiba ama ne önemi var ki ayrıca sizlerden öğreneceğim daha çok şey var... " pis bir şekilde sırıtır ve ayini izler ....
Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
Ayakları mağara zemininde ilerlerken ve çizmelerinin çıkarttığı sesler tapınağın duvarlarında yankılanırken katliamın eli yeni kazandığı güçten zevk alıyor ve bu gücü sergilemekten hiç ama hiç sakınmıyordu. Arkasındakinin onu takip edip etmediğini bilmiyordu zira önemli de değildi. Eğer yanlış bir tercih yaparsa bu tapınaktan çıkamazdı. Beyaz saçları miğferinin önündeki açıklıktan omzunun ön kısmına dökülürken devasa double axe'ı omzundaki mahfazada korkutucu bir görünüm sergiliyordu. Devasa savaşçı, evindeydi.
Ana hole geldiğinde arkasına baktı ve zayıf savaşçının arkasından geldiğini gördü. Yüzünde çarpık bir gülümseme oluştu. Döndü ve ilerlemeye devam etti. İblisin bulunduğu odaya götürüyordu bu yeni savaşçıyı. Birden O'nu hissetti. Burada olduğunu ona iletmişti ama bu bambaşkaydı. Kan havuzunun başına baktı. İki kaos şövalyesi nöbetteydiler. Onlara doğru ilerledi. İkişer metrelik kaos şövalyeleri kara zırhları ve kaslı yapılarıyla etkileyiciydiler. Elbette katliamın eli bunlara tepeden bakıyordu.
-Bu adamı boyut kapısının olduğu odaya götürün. dedi bariton sesiyle ve arkasından onu takip eden yırtık pırtık giysili adamı gösterdi.
Onları orada bırakıp taht odasına doğru koşmaya başladı. Devasa vücut kaslı yapısı sayesinde üzerindeki ağır zırha ve devasa silaha rağmen hiç ama hiç zorlanmadan koşuyordu. Odaya vardığında ortadaki kadını ve yanında da yakışıklı bir adam gördü. Sadece adamı daha önce tanıdığını biliyordu ama kim olduğunu tam anlamamıştı çünkü daha önce bu görünüme sahip birini görmemişti. İlerledi ve kadının yanına geldi. Diz çökerek;
-Efendi...
Ana hole geldiğinde arkasına baktı ve zayıf savaşçının arkasından geldiğini gördü. Yüzünde çarpık bir gülümseme oluştu. Döndü ve ilerlemeye devam etti. İblisin bulunduğu odaya götürüyordu bu yeni savaşçıyı. Birden O'nu hissetti. Burada olduğunu ona iletmişti ama bu bambaşkaydı. Kan havuzunun başına baktı. İki kaos şövalyesi nöbetteydiler. Onlara doğru ilerledi. İkişer metrelik kaos şövalyeleri kara zırhları ve kaslı yapılarıyla etkileyiciydiler. Elbette katliamın eli bunlara tepeden bakıyordu.
-Bu adamı boyut kapısının olduğu odaya götürün. dedi bariton sesiyle ve arkasından onu takip eden yırtık pırtık giysili adamı gösterdi.
Onları orada bırakıp taht odasına doğru koşmaya başladı. Devasa vücut kaslı yapısı sayesinde üzerindeki ağır zırha ve devasa silaha rağmen hiç ama hiç zorlanmadan koşuyordu. Odaya vardığında ortadaki kadını ve yanında da yakışıklı bir adam gördü. Sadece adamı daha önce tanıdığını biliyordu ama kim olduğunu tam anlamamıştı çünkü daha önce bu görünüme sahip birini görmemişti. İlerledi ve kadının yanına geldi. Diz çökerek;
-Efendi...
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Birden arkasına döndü Rhonin kapıdan giren devasa bir cüsse gördü ve açıkçası biraz tırstı alışkanlık olduğu için direk eli kılıcına gitti ama unuttuğu bir şey vardı silahı gitmişti ayrıca korkacak bir şey yoktu çünkü orada kendine bir zarar gelmiyeceğini biliyordu ayrıca kendisiyle savaşacak kişinin zorlanacağı kesindi... biraz onları izledikten sonra tekrar önüne döndü....
Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
Kara elf iblise doğru giderken arkasından küstahça baktı nasılolsa bir gün bu drowa cevabı vericekti.Devasa iblisle kara elfe sırtını döndü artık bu tür manzaralara yabancı değildi ve kendini alıştırmaya başlamıştı.Bir köşede dikilen diğer elflere baktı "Rhonin sen ve diğer elf arkadaşın ikiniz beni takip edin"hızlıca siyah pelerinini savurdu ve mabedin farkedilmeyen bir koridoruna doğru yürürken yeni gelen kişiyi farketmemişti sadece omzunun üzerinden sertçe tekrar elflere baktı hala ne oyalanıyorsunuz der gibi.Elfleri sunak odasına götürüyordu orda eğitim yapabilmeleri için.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
"Cesaretinin ödülü ölümlü...". İblis alev alev yanan elini kara elfin omzuna koydu. Miez'Khal korkunç acı zihnine kazınırken, gözlerinde acının karartısını hissetti ve gözlerini başka bir alemde açtı. Cehennem... tahmin ettiğinden daha kalabalıktı... Algılayışının ötesinde boyutlararası varlıklar ve daha önce hiç görmemiş olduğu iblisler göklere kadar uzanan bir iblisin etrafında yeteneklerini ve güçlerini kanıtlamak için birbirlerinin canına kıyıyorlardı.Odhismharr wrote:" Daha sonra iblisin sözlerini duyarak iblisin pençesine yaklaştı emin ve düzgün adımlarla.. bir dahaki adımda ne olucağını bilmeden.. göremediği kaderine doğru yürüdü..
Varlığa bakmak insanı dehşetten öldürebilirdi, bu yüzden yalnızca karanlıkta alev alev yanan gözleri kara elfe göründüler.
"Öldür, katlet ve yandaş topla... Ã?dülün intikam, sonsuz güç ve ölümsüzlük olsun... "
Acı zihnine bir bıçak gibi saplanırken, şimdiye kadar öldürdüğü her kişinin son nefesinde attığı sessiz ya da acılı çığlıkları ve akan kanı gözlerinin önünde gördü Miez'Khal acıdan yere yığılmadan önce...
Zırhına zarar vermeden ve umursamadan kara tenine dağlanmış ve o yaşadığı sürece kanayacak olan lejyon dövmesinin dumanları halen etrafta tüterken karanlık hayallere ve kabuslara daldı kısa süre içinde uyanmak üzere...
İblis yeniden ortadan yok oldu ve yerde yığılmış yatan ölümlüyü yalnız bıraktı. Boyut kapısından gelebilecek herhangi bir tehtidi engellemek için sonsuz nöbetine devam ederek...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Glasya Brenne'nin iltifatına hafifçe güldü ve tam konuşacağı sırada yaklaşan şovalyeyi görünce utanmış bir şekilde yüzünü gizleyerekAndero wrote:İlerledi ve kadının yanına geldi. Diz çökerek;
-Efendi...
"Ah kalk şovalye lütfen utandırıyorsun beni... Tapınakta işler nasıl gidiyor diye bir bakayım dedim ama sizinle de bir tanışmak istedim, benim adım Glasya... *O*nun basit bir rahibesiyim... Size haberler getirdim..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
Odhismharr
- Kullanıcı

- Posts: 15
- Joined: Wed Jan 05, 2005 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Beyninde geçen görüntülerin sarsıntısıyla büyük bir acıyla uyandı.. Acının boyutu fizikselden çok zihinseldi.. gördüğü imgelemleri asla unutmazdı.. O kocaman iblis ve ordaki akıl almaz dehşeti.. Kendisi bile yaşatmamıştı kimseye bu kadar acı.. Sonra omzundaki hafif acıyı hissetti aslında acı ağır olmasına rağmen daha önceki yaralarıyla kıyaslanıcak olursa pekte ağır sayılmazdı.. elini omzunda gezdirirken yanık tenini hissetti zaten kokusundanda anlayabiliyordu.. tam olarak göremese bile bunun bir çeşit amblem olduğunu kavradı.. etraftakilere baktı ve hiçbir zayıflık elirtisi göstermeden kalktı.. kadın ve iki elf çoktan yola koyulmuşlardı.. hızlı bir şekilde üstündekileri kontrol etti.. Yadigar Nerdunn ve meçi hala yanındaydı.. diğerleri önemli olmasada fırlatma bıçaklarıda hala üstündeydi.. gerçi azmı kurtarmışlardı onu savaşlarda.. Nerdunn u kınından çekti ve kolunu sıyırdı.. etine bildiği bir güç rune unu işledi ve akan kanı Nerdunn un üstüne akıttı.. fısıldayarak Nerdunn'a "Bundan sonra sen ancak kan akıttığında kınına geri dönüceksin ve benim elimde efendiye sonsuz hizmetini göstereceksin.." kanlanmış bıçağı tekrar kınına geri soktu.. Sessiz adımlarla gölgelerde saklanarak kadını izlemeye koyuldu.. aklından ise "birgün nasıl olsa seninlede karşılaşıcaz hanımefendi o zaman umarım söylediklerini hala aklında tutuyoolursun.. çünkü biz Drowlar söylenen lafları unutmayız.." gözlerinde ufak bir öfke alevi belirdi ve sinsice zamanını bekleyen bir kurt gibi izlemeye devam etti..
Are You Afraid Yet.?
You Should Be.!
-------------------------------
Save your Breath , weak one.! No one will hear your screams.. Now Aid me on my journey back to Haqim's grace..
You Should Be.!
-------------------------------
Save your Breath , weak one.! No one will hear your screams.. Now Aid me on my journey back to Haqim's grace..
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests