10 kasabaya giden yol üzerinde
Squan Logan ın askerinin komutanını çağırmasını işitti.Logan askerinin yanına gitmişti.Elf Logan a söylediği ne idiyse Logan biraz düşünceli gibi gözüküyordu.Logan squan ın yanına geldiğinde "Merakı mı bağışla ama önemli bir gelişme mi var?Suratından anladığıma göre askeriniz size iyi bir şey söylemedi."Squan Logan ın gözlerinin içine bakıyordu...
RP DIşI:Logan ın son rp sini yazmadığını varsayarak yazmış bulunmaktayım.(Raisttin dediği gibi daha orayı görüp fark etmediysek tabi).
RP DIşI:Logan ın son rp sini yazmadığını varsayarak yazmış bulunmaktayım.(Raisttin dediği gibi daha orayı görüp fark etmediysek tabi).
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Katliamın eli tam karşıdan kervanın yavaşça görülmeye başladığını farkettiğinde arkasından gelen sesle irkildi. Arkasına döndü. Atının üzerinde bir şövalye arkasında bir kaç adamıyla o yöne doğru geliyor ve onlara, ona ve dolayısıyla *O*na meydan okuyordu. Katliamın eli acınası gruba baktı. Kendisi karşısında şansları yoktu ama yinede bunlarla uğraşamayacaktı. Başlıca görevi kervandı ve onu halletmeden diğerlerine yönelmeyecekti. Bu şövalye ve adamları daha sonradan da katledilebilirdi.
Katliamın eli etrafta yükselen dağ yamaçlarına baktı. En fazla sekiz dokuz kişinin yan yana durabileceği dar sayılabilecek bir kanyonun dibindeydiler. Yüzüne ince bir sırıtış yayıldı. Atlı ve grubu ona doğru gelirken katliamın eli silahını sırtındaki mahfazaya takarak ellerini şövalyenin geldiği yöne doğru kaldırdı ve ona bahşedilen büyü sözlerini söyledi. İçinde büyünün kabarışını hissetti ve şövalye ile arasında, dağların yamaçlarını birbirine bağlayan ve bu yana geçişi engelleyen bir buz duvarı oluşmaya başladı. Duvar tamamlandığında arkasına bir tane daha ve bir tane daha ardından bir tane daha çekecekti bunlardan. Ta ki yeterli olduğuna kanaat getirene kadar. İşini şansa bırakmayacaktı. Ã?nce kervanı halledecekti daha sonra geriye dönerdi.
RP dışı: Arkadaşlar tatil ve hastalığım nedeniyle internete nadir girebiliyorum. Bu sebeple rp yi biraz yavaşlatacağım. şu an aktif rp yaptığım herkesten özür dilerim. Elimden geldiğince rp mi sürdürmeye çalışacağım.
Saygılarımla....
Katliamın eli etrafta yükselen dağ yamaçlarına baktı. En fazla sekiz dokuz kişinin yan yana durabileceği dar sayılabilecek bir kanyonun dibindeydiler. Yüzüne ince bir sırıtış yayıldı. Atlı ve grubu ona doğru gelirken katliamın eli silahını sırtındaki mahfazaya takarak ellerini şövalyenin geldiği yöne doğru kaldırdı ve ona bahşedilen büyü sözlerini söyledi. İçinde büyünün kabarışını hissetti ve şövalye ile arasında, dağların yamaçlarını birbirine bağlayan ve bu yana geçişi engelleyen bir buz duvarı oluşmaya başladı. Duvar tamamlandığında arkasına bir tane daha ve bir tane daha ardından bir tane daha çekecekti bunlardan. Ta ki yeterli olduğuna kanaat getirene kadar. İşini şansa bırakmayacaktı. Ã?nce kervanı halledecekti daha sonra geriye dönerdi.
RP dışı: Arkadaşlar tatil ve hastalığım nedeniyle internete nadir girebiliyorum. Bu sebeple rp yi biraz yavaşlatacağım. şu an aktif rp yaptığım herkesten özür dilerim. Elimden geldiğince rp mi sürdürmeye çalışacağım.
Saygılarımla....
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Cervantes hücuma kalkmış atlıları bir anda durdurdu ve şok içerisinde önünde müthiş yükseklikteki duvara baktı. Duvarın çok kalın olduğu ışığı kesmesinden belliydi. Daha önce bu tarz bir büyü görmemişti fakat adamın büyü sözü bile sarfetmeden onu yaratabilmesi karşısında çok ciddi bir tehlike olduğunun habercisiydi.
Atından indi ve buzdan duvara ilerleyip dokundu.
"Savaş borusunu çalın..." dedi kararlılıkla askerlerden birine. Kalın borazan sesi yeri göğü inletirken, Cervantes büyünün gücünü anlamayı denedi (Spellcraft *fail*)
Kırmak neredeyse imkansız gözüküyordu yine de denedi (Strength check DC:25 * fail*). Kılıcıyla buzu yarmak için hazırlandı ve tüm gücüyle kılıcı buza doğru vurdu (Buz kalınlık 20inch hp:60)
RP DIşI: Kılıcın özelliklerini yalnızca Oren bildiği için Dm olması için onu bekliyorum...
____________________________________________________________
DM
____________________________________________________________
Squan, Logan ve Calin net bir şekilde 1-2 kilometre uzaktan gelen borazan sesini duydular. On kasaba nöbetçilerinin kullandığı bir uyarı alarmıydı bu...
Atından indi ve buzdan duvara ilerleyip dokundu.
"Savaş borusunu çalın..." dedi kararlılıkla askerlerden birine. Kalın borazan sesi yeri göğü inletirken, Cervantes büyünün gücünü anlamayı denedi (Spellcraft *fail*)
Kırmak neredeyse imkansız gözüküyordu yine de denedi (Strength check DC:25 * fail*). Kılıcıyla buzu yarmak için hazırlandı ve tüm gücüyle kılıcı buza doğru vurdu (Buz kalınlık 20inch hp:60)
RP DIşI: Kılıcın özelliklerini yalnızca Oren bildiği için Dm olması için onu bekliyorum...
____________________________________________________________
DM
____________________________________________________________
Squan, Logan ve Calin net bir şekilde 1-2 kilometre uzaktan gelen borazan sesini duydular. On kasaba nöbetçilerinin kullandığı bir uyarı alarmıydı bu...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
Logan
- Kullanıcı

- Posts: 1963
- Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
- Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
- Contact:
logan duyduğu borozan sesi on kasaba halkını koruyan nöbetcilerin borusunun sesi idi...
logan önce zamanın komutanına ,sonra elf dostuna baktı...
''elf sen burda ,kervanı bekle ''
sonra zamanın komutanına bakarak
'' 10 kasaba halkı nöbetcileri borusu bu, önemli bir şey olmadıkça gelmezler,benim gidip bakmamda bir yarar var, siz ilerlemeye dewam edin,10 kasaba halkı bu kervana ihtiyacı var... geri dönecem ''
zaman komutanına ,şovalye selamını vererek,boruya borusu ile karşılık verdi logan,gelen boru sesinin ne taraftan geldini anlamış o tarafa doğru atını çevirmişti
'' Lord Oren sizinle olsun ,ışık önünüz aydınlatsın''
ve atını sürmeye başlamış her hangi bir tehlikeye karşı ide... eli kılıcı kavzasınde idi...
logan önce zamanın komutanına ,sonra elf dostuna baktı...
''elf sen burda ,kervanı bekle ''
sonra zamanın komutanına bakarak
'' 10 kasaba halkı nöbetcileri borusu bu, önemli bir şey olmadıkça gelmezler,benim gidip bakmamda bir yarar var, siz ilerlemeye dewam edin,10 kasaba halkı bu kervana ihtiyacı var... geri dönecem ''
zaman komutanına ,şovalye selamını vererek,boruya borusu ile karşılık verdi logan,gelen boru sesinin ne taraftan geldini anlamış o tarafa doğru atını çevirmişti
'' Lord Oren sizinle olsun ,ışık önünüz aydınlatsın''
ve atını sürmeye başlamış her hangi bir tehlikeye karşı ide... eli kılıcı kavzasınde idi...
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Gecenin karanlığı her yeri ürpertici elleriyle sarmışken Karanlığın Tapınak'ında büyük bir hareketlilik vardı, her yerde büyük arabalar, her araba 8 adet kara at tarafından çekiliyordu, kara cüppeliler arabalara yavaş yavaş binmekteydi, bunların arkasında çok büyük cüsseye sahip, yaklaşık 3 adam uzunluğunda, uzun burunları ve bu burunlardan çıkna çok sayıda kemiğe sahip olan iri hayvanlar tarafından taşınan büyük arabalar vardı.
Sensei tapınağın kapısında gördüğü bu manzara karşısında çok keyiflenmişti. Onu gören sürücüler ve rahipler boyunlarını yavaşça eğerek, ona saygıda bulundular. Sensei elini havaya kaldırdı, hepsi dikaktlice Sensei'nin ağzından çıkanları beklemekteydi.
--Efendimizin adı tüm diyarda anılacak, onu duymayan hissetmeyen kalmayacak, gerekirse bunun için kan dökülecek, benim kanım veya sizin kanınız. Yeminer sizi kutsasın...!!!!
Sensei yavaş adımlarla kendi atına doğru ilerledi. En önde o bulunuyordu. Atının attığı çığlıklarla birlikte atını şahlandırıp, karanlıklar içie karışmaya başladı. Arkasından tüm onu takip edenlerden bir korkutucu bir gürültü çıktı.
Topluluk Sensei'nin rehberliğiyle, karanlık korudan çıktı ve 10 Kasaba yakınlarına doğru harekete geçtiler. Tutulan meşalerler etrafı aydınlatmaktaydı...
10 kasaba yakınlarına gelindiği zaman(arada yaklaşık 4 saatlik mesafe var atla, 10 kasaba ve durulan yer arasında) Sensei atını gruba dönürüp elini kaldırdı.Grup onun bu hareketiyle durdu...
--Efendimizin inananları için yeni inşa edilecek olan tapınak burada olacaktır.Yeminer sizinle olsun...
Sensei tapınağın kapısında gördüğü bu manzara karşısında çok keyiflenmişti. Onu gören sürücüler ve rahipler boyunlarını yavaşça eğerek, ona saygıda bulundular. Sensei elini havaya kaldırdı, hepsi dikaktlice Sensei'nin ağzından çıkanları beklemekteydi.
--Efendimizin adı tüm diyarda anılacak, onu duymayan hissetmeyen kalmayacak, gerekirse bunun için kan dökülecek, benim kanım veya sizin kanınız. Yeminer sizi kutsasın...!!!!
Sensei yavaş adımlarla kendi atına doğru ilerledi. En önde o bulunuyordu. Atının attığı çığlıklarla birlikte atını şahlandırıp, karanlıklar içie karışmaya başladı. Arkasından tüm onu takip edenlerden bir korkutucu bir gürültü çıktı.
Topluluk Sensei'nin rehberliğiyle, karanlık korudan çıktı ve 10 Kasaba yakınlarına doğru harekete geçtiler. Tutulan meşalerler etrafı aydınlatmaktaydı...
10 kasaba yakınlarına gelindiği zaman(arada yaklaşık 4 saatlik mesafe var atla, 10 kasaba ve durulan yer arasında) Sensei atını gruba dönürüp elini kaldırdı.Grup onun bu hareketiyle durdu...
--Efendimizin inananları için yeni inşa edilecek olan tapınak burada olacaktır.Yeminer sizinle olsun...
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
Kılıç buzu parçalayarak yararken buz parçaları ve duman püskürdü ve Cervantes'in demir zırhında tangırdadı. Methanetini bozmayan şovalye bıuza vurmaya devam ettiyse de duvarın gittikçe kalınlaşmakta olduğunu farketti.
"Lanet olsun!"
Bu tür bir yaratığı daha önce görmemişti fakat adamların amacının kötü olduğunu sözlerindeki neferet ve hırstan ve buzun arkasından bile parçalayan korkunç kırmızı auralarından anlayabiliyordu.
"ADALET TANRISI YÃ?CE OREN ADINA TESLİM OLUN!" diye bağırdı. Adamların kötü bir şey yapıp yapmadığından henüz emin değildi ama agresif davranmış olsa bile adamların onları durdurmak istemesinin arkasında karanlık bir amaç olduğuna emindi. Tanrısının gösterdiği imgelemler de bunu doğrular nitelikteydi. Yanına rahibi de almış olmayı diledi. O zaman büyüle daha rahat başa çıkabilirdi...
Buzu kırarak geçmenin mümkün olmadığını anlayan şovalye bir dağ patikasına doğru yöneldi. Bütün dağı arşınlanmak zorunda kalsa bile yılmayacaktı ve oraya ulaşacaktı. "Beni izleyin ve mümkün olduğunca sessiz olun..."
Din Savaşçısı öbür tarafa geçmek ve yine aynı duvarla karşılaşmak istemiyordu. Bu yüzden gizliliğe başvuracaktı.
"Lanet olsun!"
Bu tür bir yaratığı daha önce görmemişti fakat adamların amacının kötü olduğunu sözlerindeki neferet ve hırstan ve buzun arkasından bile parçalayan korkunç kırmızı auralarından anlayabiliyordu.
"ADALET TANRISI YÃ?CE OREN ADINA TESLİM OLUN!" diye bağırdı. Adamların kötü bir şey yapıp yapmadığından henüz emin değildi ama agresif davranmış olsa bile adamların onları durdurmak istemesinin arkasında karanlık bir amaç olduğuna emindi. Tanrısının gösterdiği imgelemler de bunu doğrular nitelikteydi. Yanına rahibi de almış olmayı diledi. O zaman büyüle daha rahat başa çıkabilirdi...
Buzu kırarak geçmenin mümkün olmadığını anlayan şovalye bir dağ patikasına doğru yöneldi. Bütün dağı arşınlanmak zorunda kalsa bile yılmayacaktı ve oraya ulaşacaktı. "Beni izleyin ve mümkün olduğunca sessiz olun..."
Din Savaşçısı öbür tarafa geçmek ve yine aynı duvarla karşılaşmak istemiyordu. Bu yüzden gizliliğe başvuracaktı.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Katliamın eli buz tabakasından gelen kılıç seslerini duyunca hafifçe gülmüştü ama yine de işine karışılmasını istemediğinden altı kat buzun arkasına üç kat daha çekmişti. İşini bitirene kadar kimse ona karışamayacaktı. Bu savaşçının ve grubunun nereden çıktığını ve ne zaman buraya geldiklerini merak etti. Zira onlar bile buraya geleli daha birkaç dakika oluyordu.
Buz tabakasının arkasından gelen boru sesini duyunca sinirlendi. "Lanet olsun." dedi kendi kendine. Bu boru sesi kervandakileri uyaracaktı. Onları kaçırmamaya niyetliydi. Adamlar çoktan kanyona girmişti ve on kasabaya gitmek istiyorlarsa bu kanyonu takip etmeliydi. Korkup kaçarlarsa bir daha on kasabaya kolay kolay ulaşamazlardı. Yani yapmaları gereken ya beklemek ya da devam edip katliamın kucağına düşmekti. Katliamın eli grubuna arkasını döndü ve elini havaya kaldırıp ilerleme işareti verirken;
-ileri.. diye bağırdı.
Grup, başlarında katliamın eli, arkasında tapınaktan gelen savaşçılar, onların arkasında da dörderli dört sıra halinde çapulcular olmak üzere ilerlemeye başladı kervana doğru.
-----------------------------------------------------------------------
Rp dışı: Bundan sonra en erken cuma mesaj atabileceğim arkadaşlar...
Buz tabakasının arkasından gelen boru sesini duyunca sinirlendi. "Lanet olsun." dedi kendi kendine. Bu boru sesi kervandakileri uyaracaktı. Onları kaçırmamaya niyetliydi. Adamlar çoktan kanyona girmişti ve on kasabaya gitmek istiyorlarsa bu kanyonu takip etmeliydi. Korkup kaçarlarsa bir daha on kasabaya kolay kolay ulaşamazlardı. Yani yapmaları gereken ya beklemek ya da devam edip katliamın kucağına düşmekti. Katliamın eli grubuna arkasını döndü ve elini havaya kaldırıp ilerleme işareti verirken;
-ileri.. diye bağırdı.
Grup, başlarında katliamın eli, arkasında tapınaktan gelen savaşçılar, onların arkasında da dörderli dört sıra halinde çapulcular olmak üzere ilerlemeye başladı kervana doğru.
-----------------------------------------------------------------------
Rp dışı: Bundan sonra en erken cuma mesaj atabileceğim arkadaşlar...
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Seçilmişin kendilerine meydan okuyan şovalyeye karşı buz duvarı ördüğünde gözleri irileşerek şaşkılınğını gizlemedi.Savaş alanında yapılan birçok büyüye tanık olmuştu ama kendine itiraf etmeliydiki böyle bir büyüyü ilk defa görüyordu.
Buzduvarına son kez bakarak komutanlarının emriyle harekete geçti,ilerden belibelirsiz kervanı görür gibiydi.Yüz fadesine hiçbir duygu hakim değildi sadece siyah gözlerinde hafif bir ışıltı vardı biraz sonra kullanıcağı kılıcının kabzasını daha sıkı tuttu ve dev komutanlarının arkasında ilerleyerek yürümesine devam etti.
rp dışı:Arkadaşlar ben bir kaç hafta yazamam sanırım, umarım bir sorun olmaz
Buzduvarına son kez bakarak komutanlarının emriyle harekete geçti,ilerden belibelirsiz kervanı görür gibiydi.Yüz fadesine hiçbir duygu hakim değildi sadece siyah gözlerinde hafif bir ışıltı vardı biraz sonra kullanıcağı kılıcının kabzasını daha sıkı tuttu ve dev komutanlarının arkasında ilerleyerek yürümesine devam etti.
rp dışı:Arkadaşlar ben bir kaç hafta yazamam sanırım, umarım bir sorun olmaz
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Rhonin buz duvarlarını görünce şaşkınlık içinde sırıttı daha sonra kılıcını eline alarak kılıca baktı ve boru sesini duydu bu defa da şaşkınlık içinde kaşlarını çattı ardından Andero'nun emrini duydu emin adımlarla ve pis bir gülümsemeyle takip etmeye başladı...İşte artık istediği oluyordu caos başlıyordu...bütün kiniyle,nefretiyle yürüdü...Eli her an bırakabilmek için yayındaki okdaydı...
Rp Dışı: Arkadaşlar ben de pek fazla online olabileceğimi sanmıyorum ama rpnizi yavaşlatmamak için elimden geleni yapacağım...
Rp Dışı: Arkadaşlar ben de pek fazla online olabileceğimi sanmıyorum ama rpnizi yavaşlatmamak için elimden geleni yapacağım...
Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
Squan için herşey çok çabuk gerçekleşiyordu.Bir an bir borozan sesi duydu.Bunu daha öncede duymuştu.Daha önce 10 kasabadan ayrılmadan önce.Ardından Logan ın olayları kontrol için önden gitmesini izledi.Squan ın içinde baya kötü bir his vardı.Bir şeyler olacaktı.Ama ne olacağını bilmiyordu.Atını arka taraflara doğru sürerek 5 atlı elf e her şeye karşı tetikte olmalırını belirtti.Ardından yüzbaşına yanlarındaki bütün 10 kasaba halkına mensup kişilere silah dahıtılmasını istemişti.Ã?ünkü ani bir baskın olduğunda herkesin yardımı dokunabilirdi.Ardından arabadaki 5 elf e oklarını iyi kullanmalırını ve çevreyi iyi gözlemlemelerini istedi.Bütün emirlerini verdikten sonra kervan belli bir süre durakladı.Ã?ünkü gerekli hazılıkların yapılması ve insanlara silahlarının dağıtılması gerekiyordu. bütün bu işlemler hızla gerçekleşti.Değişen pek bir şey olmamıştı.Sadece değişen tek şey artık herkeste silah vardı ve herkes pür dikkat etrafa bakıyordu...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
-
Odhismharr
- Kullanıcı

- Posts: 15
- Joined: Wed Jan 05, 2005 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Buz tabakasını inceler.. soğukluğunu kalınlığını tartar.. herkesin yüzündeki şaşkınlık ifadesi yerine drowun suratında hafif sinsi bir gülümseme vardır.. Rhonin in yayını eline aldığını görür dönüp.. " Hey sen Yüzey Tüysüzü.. yayını geri yerine koy nasıl olsa bu duvar asla kırılmıycak.. Hem yanımızda böyle güçte birini taşırken nasıl olurda gücünden şüphe duyarsın.." Nerdunn u okşayarak.." Daha kan akıtmana çok var miniğim.. sabırsızlanmana hiç gerek yok.." kınının üstünden Nerdunn u sevdikten sonra Reda ile diğer elflere bakar.. kukuletasını açar ve karşısındaki düşmanlara tenini ve ırkını gösterir.. bu şovu yapmaktan özel bir zevk alıyordu her zaman.. ırkının ve derisinin renginin getirdiği artılar vardı bu işte.. Soğuk buz dağına yaslanır ve beklemeye koyular etrafın içinde bulunduğu muhteşem kaosu.. savaş seslerini ve gerginliği..
Are You Afraid Yet.?
You Should Be.!
-------------------------------
Save your Breath , weak one.! No one will hear your screams.. Now Aid me on my journey back to Haqim's grace..
You Should Be.!
-------------------------------
Save your Breath , weak one.! No one will hear your screams.. Now Aid me on my journey back to Haqim's grace..
-
Logan
- Kullanıcı

- Posts: 1963
- Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
- Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
- Contact:
logan bir buz duvarının önüne gelmişti...
kalın bir buz duvarı sanki bir geçiti kapatmış gibiydi...
arkasında birilerini görmeye çalıştı am kimse yoktu etrafta.
kimsecikler yoktu...
....
bir aldatmaca olabilirmiydi...
atını kulagına eyilidi'' bir şeyler göre biliyormusun ,beyaz adalet.''
at sanki bir yöne gitmek ister gibi bir adım atı , sonra itatsizlik etmemek için durdu...
''bu bir tuzak ola bilir... kervana yetişmemiz lazım ,hadi beyaz adalet ,bana hızını ve gücünü göster... ''
at koşmaya başladı kervanın oraya doğru...
'' Lord Oren sen adalet dağıtıcısı ,sen iyiliğin senbolüsün ,sen güçsüzlere yardım edersin,bana 2. bir şans daha verdin adaleti sağlamam için ,bir düzen getirmem için ,bunla beraber güçte verdin ,sana bağlılımı bir kez daha kanıtlamama izin ver.Lordum ben bu kötülükleri kovarken ,bu kaosu yok ederken bana güç ver''
logan boynundaki tüyü tuttu tüy parlamaya başladı...
logan artık daha huzurlu ve daha umutla gidiyor ,atı dahada hızlı ve iltişamlı koşuyordu...
kalın bir buz duvarı sanki bir geçiti kapatmış gibiydi...
arkasında birilerini görmeye çalıştı am kimse yoktu etrafta.
kimsecikler yoktu...
....
bir aldatmaca olabilirmiydi...
atını kulagına eyilidi'' bir şeyler göre biliyormusun ,beyaz adalet.''
at sanki bir yöne gitmek ister gibi bir adım atı , sonra itatsizlik etmemek için durdu...
''bu bir tuzak ola bilir... kervana yetişmemiz lazım ,hadi beyaz adalet ,bana hızını ve gücünü göster... ''
at koşmaya başladı kervanın oraya doğru...
'' Lord Oren sen adalet dağıtıcısı ,sen iyiliğin senbolüsün ,sen güçsüzlere yardım edersin,bana 2. bir şans daha verdin adaleti sağlamam için ,bir düzen getirmem için ,bunla beraber güçte verdin ,sana bağlılımı bir kez daha kanıtlamama izin ver.Lordum ben bu kötülükleri kovarken ,bu kaosu yok ederken bana güç ver''
logan boynundaki tüyü tuttu tüy parlamaya başladı...
logan artık daha huzurlu ve daha umutla gidiyor ,atı dahada hızlı ve iltişamlı koşuyordu...
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Miez'Khal'a dönüp " merak etme Andero'nun gücünden şüpe duymuyorum şüpe duyduğum güç sensin yayımı kaldırmayacağım çünkü ilk kişinin canını almak istiyorum" diyerek sırıttı " caos seninle olsun " dedi Rhonin ve omuz silkti..." Ha bir de şu var sabırsızlanmamın sebebini asla anlayamazsın senin gibi bir köstebek bunu anlayamaz...şunu da unutma bu ilk değil!..."diyerek kırmızı gözleriyle Miez'Khal'a bakar ardından önüne dönerek bekler...
Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests