10 kasabanın eskiden olduğu yerde.

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

Horcoelin çağrısıyla ufak bir kese dolusu siyah üzüm getiren Jorex(Arabayla getirdigim köylülerden biri..) dikkatlice üzümleri yeni gelen şovalyenin yanındaki kutuların üzerine koydu..Ve arkasından ikisinide saygıyla selamlıyarak uzaklaştı..Horcoel ise sessizdi..şovalyenin cevapları üzerine kuşkularına kuşku katmıştı..

Adamın bir dedigi bir dedigi ile uyuşmuyordu..Ã?nce öyle bir bahsetmiştiki..Ve Oren rahibi Sir Alfred in ona anlattıkları ile uyuşmuyordu bunlar..Sir Alfred ona bir rahip ile bir şovalyeden bahsetmişti..Bir tanrının rahibi ile şovalyesi..Ve Horcoel bunu varsayarak haraket etmişti..Ã?nceleri şovalyede bu durumu yalanlayacak bir davranışta bulunmamıştı..Ama şimdi anlattıgı hikaye farklıydı..

Ve sorularına tam olarak cevap vermekten kaçınmış..Üzerine saldırgan bir tavırla onların buraya geliş nedenini sorguluyordu..Pek bir şovalyemsi bir davranış olmadıgının altını çizdi Horcoel kendi kendisine..

''Peki'' dedi Horcoel somurtkan ama ciddi bir ses tonu ile..Eliyle üzüm dolu kabı göstererek ..''Pek fazla degil Sir Wisperwind ama sizinle paylaşmaktan yinede onur duyarız..''

''Bu arada sorularınıza cevap vereyim Sir Wisperwind..Ben hala bu sinirli halinizi yorgunlugunuza bağlıyorum..İsterseniz dinlenebilirsiniz..Ne de olsa şu an bir şovalye olarak yapabileceginiz fazla birşey yok kasabada..''

Horcoelin gözleri bir an karanlıkta parıldadı ve konuşmaya başladı..

''Anlıyorum Sir Wisperwind..Demek bu diyara yabancısınız..Anlıyorum..''
Bir an duraksayan şovalye sözlerine devam etti..

''Bu kadar şovalye neden mı burada Sir Wisperwind..Adaleti yerine getirmek için..Biz Oren in tapınagının koruyucuları tapınak şovalyeleriyiz Sir Wisperwind..Bu diyara yeni oldugunuz için bilmemenizi anlayışla karşılıyorum..Bizim tek bir amacımız vardır oda diyardaki adalet ve düzeni sağlamaktır..Güçsüzlere yardım ve destek olmaktır..Adaletin işlemedigi yerde canımızı dişimize takarak herşeyi boşvererek işlemeyen adaleti bir şekilde tamir edip yerine koymaktır..Bize kasabaya büyük bir saldırı gelecegi haberi verildi Sir Wisperwind..Ve adalet koruyucuları olarak Oren tapınagından yola çıktık..Ancak geldigimizde ne bir kuşatma nede bizi bekleyen büyük ordular vardı..Biz yinede etrafı kolaçan ettik..Belli süren nöbetler tuttuk..Ancak kasabada gözle görülen bir karanlık yoktu..Ta ki insanlar açlık ve susuzluk çığlıkları ile etrafta acı çekene kadar..''

''Biz Sir Wisperwind..Savaşmak için gelmiştik..Ancak savaşıcak herhangi bir şey bulamamıştık..Açlık ve susuzluk dışında..''

''Bunu farkettigimizde biraz geç olmuştu gerçi..Yanımızda sadece yol için yetecek erzaklar almıştık..Ve şehrin daha fazlasına ihtiyacı vardı..Toplandık ve şehre nasıl yardım edebilecegimizi konuştuk..Ve Lord Cervantes kasabaya su ve yiyecek getirmek için her birimize ayrı bir görev verdi..Birbiriyle paralel çakışan görevler..Her birimiz kusursuz olmalıydık ve görevlerimizi eksiksiz yapmalıydık..Birimiz su getirip digeri yemek getirmese kasabalıların durumu çok kötü olacaktı..Yada tam tersi durumda..Bana Sir Wisperwind...Yiyecek getirme görevi verildi..Akşamüstü kasabayı terkettim ve batıdaki köye gittim..Ve yiyeceklerle geri geldim..Gelirken köylüleride yanımda getirmiştim..Köyde uzun süre sağ kalamazlardı ve Onkasabaya gelecek olan esas yardım Konvoyu yoldaydı..Benimle onkasabaya gelmeleri onlar için en iyi çözüm olurdu ve öyle de oldu..şu anda ne kasabalılar için nede köylüler için herhangi bir sağlıksal problem kalmadı..''

''Ha bu arada Sir Wisperwind..Lordumuz neden bu kadar insanlarla ilgileniyor demişssiniz..Eğer alınmayacagınızı bilseydim ben size bu soruyu soracaktım..Savaşı ve gücü destekleyen Lordunuz neden bu insanlarla bu kadar ilgileniyor..Fakat ilgilenenin Lordunuz olmadıgını söylediniz..Ama ben size sorunuzu hemen cevaplayım..Yanlış anlamayın ama..Ben her ne kadar sizin Lord unuzun öğretilerini tam olarak anlayamasamda Lord Orenin öğretileri ile sizi aydınlatabilirim..''

Horcoel bir çırpıda hayatını adamış oldugu kuralları söylemeye başladı bir yandanda ''şovalye'' yi izliyordu gözleri ile..

''
Ölüm bir ceza olduğu kadar bir hediyedirde.
Yaşam size verilmiş birer hediyedir.
Ölüm rastgele dağıtılmamalıdır.
Bir savaşcı onurlu olmalıdır, silahsız birine kılıç çekmez, kılıcı haksız ve boş yere sallanmaz.
Gereksiz savaş yapılmamalıdır.''

''Lordum Savaşın ve Ölümün tanrısıdır ancak bütün bunlar adaletin terazisi artında birleşir ve yok olur..Adalet için savaşırız..Adalet için öldürürüz..Lord Oren Adalet için savaşacakların tanrısı..Adalet için ölüp..Adalet için öldüreceklerin tanrısıdır..''

''Adaleti görebilirsiniz Sir Wisperwind..Tüm onkasaba Lord Oren in Adaletli kutsaması altında..''Yalnız buradada anladıgımız gibi adalet herzaman savaşarak ve öldürerek olmuyor Sir Wisperwind..Açları doyurduk..Susuzlara su verdik..''

''Ve şu anda Lordum Oren in adaleti altında Onkasaba gelecek olan yardımla eski güzel halini alıcak..''

''Bir şovalyenin yapabilecegi birşey varmı diyorsunuz..Yanlız..Sinirli gibisiniz biraz..Biraz sakinleşip dinlenmenizi öneriyorum..Horcoel etrafına bakındı..Dediğiniz gibi Sir Wisperwind..Kasabaya gelecek bir saldırı şu an için söz konusu değil..Yardımın gelişini dört gözle bekliyoruz..Konvoyun yolda oldugunu haber aldık..Onkasabaya gelen yol güzargahında hızla ilerliyor yakında burada olacaklar..''
''İzninizle bende size birşey sorabilirmiyim..''

''O bahsettiginiz tapınak tam olarak nerede acaba..''Birde merak ettim hiç göze çarpan birşey farketmişmiydiniz..Sanırım bir de rahip eşlik ediyormuş size..Rahiple herhangi bir ilişkiniz varmıydı..Yada hangi tanrının inananı oldugu konusunda bir fikriniz..Keşke rahibi sorgulasaydınız amacı hakkında..Nitekim insan her gördügüne güvenmemeli önce güvenilirliğinden emin olmalı..''

Horcoel şüpheci bakışlarla Zatara Wisperwind adlı şovalyeyi izlemeye başladı..Adamın belli belirsiz cevaplarından adamın yalan söylediginden şüpheleniyordu..Ve bir ürperti sardı paladini..Terliyor gibiydi..Görünüşü bir an için bulandı ve bir soğukluk hissetti..Burada tuaf birşeyler oluyordu..
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

''Lordum Savaşın ve Ölümün tanrısıdır ancak bütün bunlar adaletin terazisi artında birleşir ve yok olur..Adalet için savaşırız..Adalet için öldürürüz..Lord Oren Adalet için savaşacakların tanrısı..Adalet için ölüp..Adalet için öldüreceklerin tanrısıdır..''
demişti genç şovalye gerçekten iyi konuşuyordu ve devam etti adam
''O bahsettiginiz tapınak tam olarak nerede acaba..''Birde merak ettim hiç göze çarpan birşey farketmişmiydiniz..Sanırım bir de rahip eşlik ediyormuş size..Rahiple herhangi bir ilişkiniz varmıydı..Yada hangi tanrının inananı oldugu konusunda bir fikriniz..Keşke rahibi sorgulasaydınız amacı hakkında..Nitekim insan her gördügüne güvenmemeli önce güvenilirliğinden emin olmalı..

bunlar iyi laflardı bakalım adamın cevabı ne olacaktı murdak dinliyordu konuşulanları
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Mordak oturduğu yerde kendi kendine konuşmaya başladı...
"Lord oren şimdi inancını ne kadar iyi yaydığının farkındayım artık düşüncelerim bir olmaya başladı seninkiler ile görüşlerin ve görüşlerim uyuşuyor. Senin yolunda tam biz hizmetkar olmasamda görüşlerin doğrultusunda artık bende savaşabilirim adamlarınla.
özellikle şu genç paladin beni çok etkiledi çok sağlam inançları olan bir savaşçı o ondaki ışığı gördüm ve fark ettim .
İnananlarının güvenliği için elimden geldiğince bende buradayım.
Diğer gidenlere neler oldu anlıyamıyorum benden bu bilgileri esirgeme oren esirgemeki yardımcı olabileyim bir büyücü olarak elimden geleni yapabileyim." dedi adam oren e olan inançları sağlamlaşıyordu amaçlarını kavradıkça ona güveniyordu bakalım lord oren murdak a güvenebilecekmiydi.
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

"Hayır sinirli değilim üslubum biraz sert olabilir ama taşımayı umduğum ve planladığım güçü daha azıkaldırmaz, laflarımı yanlış anladıysanız üzgünüm ama ben kadere karışmanın adaletle olan bağlantısını göremiyorum, fakirlere yardım etmek adaletse neden sadece burdakiler?? Lordunuz neden sadece bu kasaba ya da şehir sadece burayı kutsuyor burayı bu kadar özel kılan sey nedir??ayrıca olay sadece yardım etmekse neden Ağır zırhlı atlı bir gurup şovalye yapıyor bu işi??? Bir saldırı tehtidi de olmadığını söylüyorsunuz o zaman burda kılıç kalkan tam takım gezmenin mantığını anlayamadım ve bu bana biraz garip geldi.

Bu arada üzümler için teşekkürler ama aç değilim yolda yedim..

Sorunuza gelince, rahip ile burda tanıştım sizin de tanıdığınızı düşündüm çünkü hayli koyu bir sohbet içerisindeydiniz, en azından burdaki başka bir Oren rahibi ile sohbet ediyordu... Ben de buna güvenerek yol boyunca eşlik etmeyi önerdim...Tapınağa yaklaştığımızda başka bir beyaz cübbeli rahip geldi ve teşekkür etti ve bende yanlarından ayrılıp geri buraya geldim....

Düsturum biraz, hatta oldukça serttir. Lordum çok inanandan ziyade az ve öz inanana rayet eder...bu yüzden adını ortalıklarda dolaştırmaz...TAbiki onun adını biliriz ama telafuz etmeyiz..dediğim gibi inanaları onun kudretini ve yüceliğini kalbinin derinliklerinde hisseder ve ona bağlanır, nedeni bu bağlanıştır ki hiçbir inananı ona ihanet etmez..
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

Horcoel şovalyeyi dinlerken garip kanaatlara vardı..Herşey açık ve seçik ortada olmasına rağmen şovalye sürekli onu sorguluyor ve açık aramaya çalısıyordu sanki..Söyledikleri de pek aklına yatmamıştı..Sir Alfred onu gitmeden önce yanına çekip kulagına fısıldayarak detayları ile anlatmıştı olanları..

''Bir şovalye ile bir Rahip insanların bir kısmını götürdü Horcoel..Dikkatli ol..Adamları pek gözüm tutmadı..Ve kanaatımca geri de gelecekler..Kalan insanlar için..Her ne kadar şovalye ile Rahip beraber olmadıklarını söyledilerse ben pek inanmadım..İnsanları durdurmaya çalıştım ama bana inanmadılar..Eh onlarıda pek suçlayamam..Elimizde ne yiyecek ne içecek vardı...Açtılar ve korkmuşlardı..Benim onlara sağlayacagım şeylerle yetinmediler..Yüce Oren onlarla olsun..Kimbilir nereye gitmişlerdir..''

Aklına Oren rahibinin sözleri geldikçe içinde büyüyen ürperti artmaya başladı Horcoel in..Bir an aklında Lordunun tapınak şovalyesi oldgunda ona verdigi güç belirdi..''Yalanları ayırt etme..''Lord Oren in bilgeligini çağırıp adamın doğrumu yalanmı söyledigini anlayabilirdi..Giden insanlar konusunda endişelenmekteydi Horcoel..Onlara ne oldugu konusunda endişeliydi..Bir yandan bir tarafı Oren in bilgeligini çagırmaya zorluyor..Yanlız bir tarafıda sabretmesini söylüyordu..Henüz bunun zamanı değildi..Zamanı gelince dedi kendi içinden Horcoel..

''Aç olmadıgınıza üzüldüm Sir Wisperwind..''diye sözlerine başladı Horcoel..''Hiç olmassa size birşeyler ikram etmek isterdik..''

Horcoel kenarda yaşlı bir kadına meyve sebze uzatan Jorexi çağırdı yanına yine..Genç adam koşturarak Horcoel ile Wisperwind ın yanına geldi..

''Jorex şovalye dostumuz aç değilmiş..Sen iyisimi bu üzümleri kasabalılardan birisine ver..''

Horcoel çocugun başını okşadıktan sonra çocugun koşar adımlarla Wisperwind a selam vererek üzüm dolu kabı alıp gidişini izledi..Ã?ocuğun gidişini izledi mutlu bir gülümsemeyle..Ã?ocuk gittigi zaman gülümseme yavaşça kaybolmuş,yerini aşırı ciddi bir hal almıştı..

''Nerede kalmıştık Sir Wisperwind..Uslubunuzu taktir ederim..Bilirimki bazen bazı şeyleri kaldırmak için sert olmak gerekiyor..Kadere karışmanın Adaletle olan bağlantısını göremedinizmi Sir Wisperwind..Demek kadere sizde inanıyorsunuz Sir Wisperwind..Kadere karışmak öyle isterdimki..''Horcoel derin bir iç çekti..Aklına en iyi arkadaşlarından birinin ölümü gelmişti..''Ancak zaten kadere karışamıyoruz...''Horcoel manasızca gülümsedi..Gözleri boş boş bakıyordu..''Kader..Sir Wisperwind..Zaten karışılamadıgı için kader diyoruz..Hiç farketmişmiydiniz Sir Wisperwind..Bazen önünüzde bir yol sunulur..Ve yolun sonunda ne olduguda size belirtilir..Ne yaparsanız yapın..Ne kadar uğraşırsanız uğraşın..Yolun sonuna ulaştıgınızda sizi bekleyen şey odur..Değişmiyor Sir Wisperwind..Kader değişmiyor..''

Horcoel hüzünlü ve içine kapanık tavrını bırakarak tekrar şovalyeye yoğunlaştı..

''Lordumuz sadece bu kasabayı kutsamıyor Sir Wisperwind..Burayı yardım etmemiz için özel kılan şey..Buradaki adaletin bozulmuş olmasıdır..Bunu tamir etmeye geldik Sir Wisperwind..Daha öncede açıklamış oldugum gibi..Adaletin bozuldugu yerlerde ortaya çıkarız biz..Adalet geri sağlanana kadar..Lord Oren in gücünü küçümsemeyin Sir Wisperwind..Adaletin bozuldugu diğer bölgelerdede eminimki Lordumun gücü bir inananı vasıtası ile kendini gösteriyordur..Biz şovalyeler Sir Wisperwind..Lord Oren in Adaletinin sadece ufak bir bölümüyüz..Lord Oren in bilmediğimiz kimbilir hangi inananı şu anda adaleti yerine getiriyordur..''

''Olay sadece yardım etmekse neden Ağır zırhlı atlı bir gurup şovalye yapıyor bu işi demiştiniz değilmi..Biraz önce size anlatmıştım nedenini Sir Wisperwind..Belki gözünüzden kaçmış olabilir..Ama isterseniz tekrar anlatayım..Yanlız sorun olmassa güneş doğrudugnda kahvaltı dağıtımı için köylüleri organize edecegim..''

Horcoel havaya baktı gözlerini kısarak..

''Bir birbuçuk saatimiz daha var sanırım..''

''Buraya zırhlar ve silahlarla gelmemizin elbet ki bir nedeni var Sir Wisperwind..Lord Oren bize Onkasabanın büyük bir tehlike altında oldugunu söyledi..Ancak biz şovalyeler bu tehlikeyi bir saldırı..Bir kuşatma olarak algıladık ve olası işgalcilerle savaşmak için..Adalet için..Onkasabaya doğru yola çıktık..''

''Ancak geldigimizde ne bir kuşatma nede işgalciler vardı..Lord Oren in öngörüsünü yanlış kavramış olmalıydık..Kasabada büyük bir karanlık kol geziyordu ancak bu karanlık bekledigimiz gibi kılıçla kesilebilecek birşey değildi..İnsanlar açtı..Susuzdu..Hastaydı...''

''Bunun üzerine Lord Oren in baş paladini ve seçilmişi Sir Cervantes bizi
topladı..Kasaba çevresinde her birimiz nöbetler tutmuştuk..Anlattık..Hiçbirimiz fiziksel bir tehlike göremedigimizi söyledik..Ancak uğruna ölmeye geldigimiz onkasabalılar açlıktan ölüyordu ve Adalet koruyucuları olarak bu duruma bir son vermemiz gerekiyordu..''

''Sir Cervantes her birimize görevler dağıttı Bana yiyecek bulma görevi..Sir Logan a diplomatik bir yolculuk görevi..Yüce Oren rahibi Sir Alfred e su bulma ve insanları iyileştirme görevi..Cüce şovalye Sir Doomhammer e ise eldeki techizatlarla barınak yapma görevi..Gördügünüz gibi Sir Wisperwind..Her birimiz görevlerimizi başardık..Bu sırada diğer tapınaklara haber yollattık..Onkasabanın acil yardıma ihtiyacı olması ile ilgili..Dragonfire paladini Sir Squan ın Dragonfire tapınagından yardım istemeye gitti..Ve aldıgımız son haberlere göre de Kervan yoldaymış..''

''Oldukça büyük bir kervan..''

Horcoel atının eğer çantasını karıştırdı eğilerek..Kutsal su ile dolu bir matarayı aldı eline ve inceledi..Matarayı ipinden atının eğerine takarak somurttu..Bir türlü aradıgını bulamamıştı..''Sonunda..'' diye fısıldadı kendi kendisine..Bir kuştüyü kalem ile parşomen parçası çıkarttı..Atından yavaşça indi ve parşomeni atına yaslayarak kalemler birşeyler çizmeye başladı..Mürekkebe batırdı...Kuru gibiydi mürekkep..Bir an için kutsal sudan bir iki damla damlatmayı düşünsede kafasını sallayarak vazgeçti bu düşüncesinden..Böylesine kutsanmış bir şeyi bukadar basit bir iş için harcayamazdı..Kuştüyünü mürekkebe daldırdı ve içinde bir iki kere dolaştırdı..Artık yazabiliyordu..

Horcoel beceriksizce de olsa diyarda gezdigi gördüğü yerleri kaba taslak çizdi buraya..Oren tapınagını..Dragonfly tapınagını..Onkasabanın bulundugu araziyi..Etraftaki tepeleri..

İşini bitirdikten sonra parşomen parçasını gülümseyerek şovalyeye uzattı..''Pek iyi çizemedim ama idare etmesi lazım..''dedi..Ve yeniden ciddi haline geçerek tekrar atına bindi..

''şu bahsettiginiz tapınagı çok merak ettim Sir Wisperwind..Beyaz cübbeli rahipler..Güzel bir yer olmalı..Lord Oren acaba bize neden bildirmedi böyle bir tapınagın varlıgını..Her neyse bir bildigi vardır herhalde..''

''Acaba bu tapınagın yerini burada işaretleyebilirmisiniz..Bir ara böyle güzel bir tapınaga uğramak ve tapınagın lorduna teşşekürlerimi sunmak isterim..''
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

şovalye parşomeni aldı ve

"şimdi söyledikleriniz birbirine uymaya ve bir mantık çerçevesine girmeye başladı, önceden bir tehdit yok demiştiniz ama şimdi bir tehtidin bahsi geçti. Bunu soruşumdaki amaç ise en iyi yaptığım işin dövüşmek olmassı
idir, belki bu yönden size yardım edebilirim anlamında sormuştum...

dediğim gibi burda bulunuşunuzu adalet bakımından sorgulamam ise burdaki adaleti bozan şeyi görememem önceden buraları bilmediğim için bu ayrımı yapmaktan aciz durumdayım...

tapınağın yerine gelince... "

şovalye bir süre durdu ve bir gece ötedeki koruluğu işaretledi.

"işte burası.. ben onları buraya kadar götürdüm sonra yanlarından ayrılarak geri geldim...."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

Horcoel şovalyenin sözlerini dinledi ve başıyla onaylayarak derme çatma haritayı geri aldı..Haritayı incelemeye başladı..Kasabalılar her nereye gitmişse artık yerini öğrenmişti..Kafasını kaldırarak şovalyeye baktı..Belkide öğrenememişti..Bunu sadece gelecek gösterebilirdi..

Haritayı katlayarak atının eğerine yerleştirdi..şovalyeye doğru baktı ve gülümsedi..

''Bilginiz olmadıgı durumlardan sizi suçluyamam Sir Wisperwind..Neyse en azından şimdi burada bulunuş nedenimizi ve amacımızı öğrendiniz..Etrafına baktı Horcoel..''

''Güneş doğmak üzere Sir şovalye..Daha öncede söyledigim gibi..Biraz meşgul olacak işlerim var..Kasabalılar la ilgili..Bir savaşçı için yapacak şu anda kasabada bir iş yok..Zaten tehlikenin de saldırı olmayacagını da öğrendik..''

Horcoel sıkıştırdıgı haritaya dogru gözlerinin ucuyla bakarak şovalyeye fısıldadı..

''Bir ara burayada uğrayabilirim..''Umarım herşey bahsettiginiz kadar güzeldir..''

''İyi günler Sir Wisperwind..''

Horcoel in aklında garip muammalar söz konusu idi..Bazı kesin şeyler vardı..Bu şovalyeye güvenmiyordu ama şu an için yapabilecegi başka birşey yoktu..Eğer zor durumda kalırsa Oren in bilgeliğini çağırmaktan başka çaresi kalmayacaktı..
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Adam şovalyeye bir tapınak haritası vermişti ama kimin tapınağı vardı bu yakınlarda diye düşünmeden edemedi murdak...
şovalye adama rest çekmişti işim var deyip göndermişti başından...
Güneş tepelerin ardından huzurlu bir şekilde normal seyri ile doğmaya başlarken ışınlar gecenin karanlığını yararken bir şeyler oluyordu adam bunu kanında hissediyordu ama bekliyordu... Gerçekten bişiyler olcakmıydı yoksa tehlike çokmu uzaktı....
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

nasıl isterseniz, peki benim ne yapmamı önerirsiniz...?? kasabadan ayrılayımmı..yapacak bir iş yoksa bana da ihtiyaç yok demektir..
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

Horcoel tam uzaklaşırken bir an için arkasını döndü ve şovalyeyi incelemeye başladı..Bir süre bekledikten sonra gülümseyerek şovalyeye cevap verdi..

''Kasabadan dilediginiz gibi ayrılabilirsiniz Sir Wisperwind..şu anda sizin gibi yetenekli bir savaşçıyı gerektiren bir durum yok..Lord Oren sağolsun ki yok..Savaş gerekli olmadan yapılmamalıdır ve zavallı Onkasabalıların böyle bir duruma katlanabilecek durumları yok..''Horcoel bir an duraksadı gene..''Güç demiştiniz değilmi Sir Wisperwind..Bende bu insanlar için güçlü olmalıyım..Ama bu güç herzaman savaşmak için gereken güç olmuyor..şu anda kasabadakilere önderlik yapan benim..Ve fiziksel oldugu kadar da ruhen de hazır olmalıyım.. ''

''İyi günler Sir Wisperwind..Yola çıkacaksanız yolunuzun açık ve güzel olmasını dilerim..''

Horcoel arkasını döndü ve şehir meydanına doğru atını sürmeye başladı..Yiyeceklerin dağıtımına bir göz atıcaktı..
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Murdak yabancı şovalyenin ayrılmaya başladığını görünce gerekli önlemleri alarak büyü sözlerini söylemeye başladı...
Ağzından sözler dökülüyordu döküldükçe büyünün etkiler bütün vücudunda gözükmeye başlamıştı...
Elleri ile büyü lerini şekillendiriyor ve ve sözleri ile destekliyordu.
( Gerekli ayrıntılar Dm olan Oren e verildi Gerkeni biliyor uygulayacaktır. Hamlelerimide biliyor. )
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

şovalye kasabada bir süre etrafı gezdi ve daha sonra da bahsedilen karavanın yönüne doğru ilerlemeye başladı.

"demek yardım kısa sürede burda olacak hah pekala öyle olsun orenin şovalyesi...."

diye içinden geçirdi....

ve andero ya bir mesaj yolladı "wispering wind" "Oraya geliyorum kardeşim gelince bana ayak uydur..."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Küçük yaratık olan bir kaç şeyi izledikten yaklaşık 1,5 saat sonra kasaba alanına geriye döndü....
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Murdak şovalyeye doğru ilerledi ve konuşamay başladı ( horcoel e )
"bi kaç saat önce burda olan misafirimiz ileriye doğru ilerledi diğer şovalye rahip lerin gittiği yöne doğru hiç iyi şeyler olmuyor sonuna kadar izleyemedim ama bana öyle geliyor yeti lerim kuvvetlidir dostum " dedi ve beklemeye başladı
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

Horcoel yiyecek işlerinin gidişatını izlemekteydi..Ancak hala doluydu kafası..şovalye kasabadan gitmişe benziyordu..Ancak nereye gittiğini bilemiyordu..Alfred in uyarıları ile şovalyenin tuaf konuşmaları iyice aklını karıştırmıştı..

Bu sırada yerden bir ses işitti ona seslenen..Horcoel ihtişamlı atının üzerinde düşüncelerine öyle bir dalmıştıki etrafında cereyan eden olayları unutmuşa benziyordu..

''Bir kaç saat önce burada olan misafirimizi izledim..İleriye doğru ilerledi..Diğer şovalyelerin gittiği yöne doğru..Hiç iyi şeyler olmuyor..Sonuna kadar izleyemedim ama bana öyle geliyor..Yetilerim kuvvetlidir dostum..''

Ses Murdak ındı..Garip görünüşünün ve ufak boyunun altında iyi birisi oldugunu sezmişti Horcoel ama..Zaten Lord Oren tapınagınında bir dostuydu..

''Sen..Onumu izledin..''Dedi adama gülümseyerek..

şovalye bir an duraksadı..

''Yani Alfred ile Harborrm un gittiği yere doğrumu gidiyor..''

Horcoel tereddütle kaşlarını çattı..

Aklına Hala Alfredin şu lafları geliyordu..

''şovalye ile Rahip..şovalye ile Rahip..Beraber çalısıyorlar ama tanısmadıklarını söylediler..Onlara inanmadım Horcoel..Dikkatli ol..''

''Bir Tuzak..Bu bir tuzak olabilirmi..Anlat bana Murdak..Gördügün herşeyi anlat..''
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests