---Yeminer'in Gizli Laboratuvarı(RP Ekranı)---

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Bu esnada az önce gerekli eşyaları alıp çıktıkları dükkanın sahibi acele ile dükkanından çıktı.

Aman efendim birşey mi oldu ? diyerek gurubun aynına doğru sürttü. Bu esnada suratında tam bir hüzün taklidi vardı. Bunu ancak yılların verdiği ozanlık deneyimle Linu anlayabiliyordu.

İsterseniz bir şifacı, kutsal adam çağırayım dedi satıı ve etrafına bakınmaya başladı. Bu arada erethan kara kişinin tekrar gözden kaybolduğunu fark etmişti.

Bir tanıdığım var, isterseniz hemen onu çağırabilirm. kendisi iyi bir şifacıdır dedi satıcı ve hafif bir gülümseme ile ekledi. Hem çok da para almaz.

Para sözünü söylerken yüzünün aldığı şekil gerçekten de görülmeye değerdi. Bu adam için para annesi kadar değerlidir diye düşünürdü buna fark eden kişiler.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

Mağazanın içerisinde merakla kavanozlara gözünü dikmişken,parlayan sıvıya dikmişti gözlerini.Bir an sadece bir an..Parlak sıvıdaki dansı izlerken,ozanın içi saflığın anlamını araştıran kadim bir kahraman gibiydi.Yada sadece ozandı.Ufak şeylerin büyüsünde bir ozan...
Ve hırıltılarla irkilip geriye döndüğünde Eldarini gördü dostunu."Eldarin!"diye çığlık attı kadın.Sesinde şaşkınlık ve hüzün vardı.Saçlarını hızla geriye atarak yere çömeldiğinde dehşetle Eldarinin ağzından sızan kanlara baktı.Eldarini birçok durumda görmüştü fakat ama bu..Aklına halkının katledilirkenki çığlıklar geldi.Oradaydı ellerine kan bulaşmıştı elflerin saçlarından.Ani dehşeti aklına bu gibi türlü türlü anı ve düşünceyi getiriyordu.Elf şehri katlamında tanıdığı arkadaşlarının kanıyla ıslanmıştı elleri,kalbide öyle..Ağladığı günü çok iyi hatırlıyordu.Bir elf böyle bir şeyi kolay kolay unutmazdı.şimdide aklına ikian birden geliyor,kalbine ve aklına soğukluk doluyordu.Nitekim kimse bilmesede sergilediği tavırda çok benzerdi.Ã?ünkü ikiside beklenmedik şeylerin acısıydı...
Eldarinin ellerini ellerine aldı.Soluk alıyordu elbette fakat tam anlamıyla da almıyordu sanki.Nbzını kontrol etti.Her zaman gururla yürüyen güçlü Eldarine neolmuştuda böyle.Gerçekten hiçbirfikri yoktu.Lirini sırtından çıkarıp yere dayadı.Ciddi bir durummuydu?Belki fiziksel olarak değil dedi kendikendine..Erethanın ondan çok daha fazla serinkanlı davrandığının farkındaydı fakat büyücünün dile getirmediği kaç tane endişesi olmuştu şimdiye kadar acaba?Bakışlarının anlayışla karşıladı."Neler oluyor gerçekten bilmiyorum."Eldarinin gözlerine baktı bayılmışmıydı,peki öyleyse neden.Eldarin herzaman değişikti evet ama bunun bu hale gelmesi..Elfin içini huzursuzca düşüncelerle dolduruyordu.Korkularına bir yenisi daha eklenmişti anlaşılan..Ve sorunun Eldarin için derinlerde bir yerde olduğundan emin olsada böyle olmamasını umuyordu içten içe..
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

"Hata yaptın Eldar...
Binlerce yıldır kimse buraya girmeye cüret etmemişti,sen ise ..."
ruh sağa sola uçuşuyor kurtulmaya çalışıyordu.
lakin ne fayda...
Ve diz çökülen karanlık ruha doğru yöneldi,onu avuçiçlerine aldı,
Ve oynamak istermişçesine ezip ruhu dev holün lanetlenmiş ruhlarının bulunduğu yerine fırlattı...

Eldarin başının Erethan tarafından kendisine çevrildiğini gördü belli belirsiz.Gözleri yaşarmış Eldarin buğulu çehresi kızıllaşmış büyücüyü korkulu gözlerle takip etmekteydi.

Eldarin başını kaldıracak gücü kendinde buldu.dudaklarından aşağı dökülen kan sızıntısını farketti.cüppesine akan koyu kırmızı sıvıya baktı.
Ve elleri...Kanlar içersindeydi.

İleriden belli belirsiz birçığlık duydu.

"Eldarin!" diyordu.Eldarin kimdi?Gümüş saçlı bayan...kendisine doğru gelmişti.herşey bir rüyaydı sanki...Solgun yüzler onu izliyordu...

Linu ellerine almıştı Eldarin i.büyücü ellerine baktı.Kanlar içersinde ellerine.

Linu ya döndü başı,lakin narin eller hala başının altındaydı...

"Ben..."dedi boğuk sesiyle,ağzının etrafı kanlanmıştı.
"Ben Katilim ...ellerim...kanlarla kaplı..."
ve cüppesi,tozlara bulanmıştı,

Tıpkı ruhu gibi...

şizofrenik bir bedene sahipti.Ne acıdır ki bu lanet onun peşini ölene kadar bırakmayacaktı...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

Uzaklardan çok çok uzaklardan geliyordu bu ses kulaklarına sanki..Uğultularla benliğini dolduruyor tüm aklını kavuruyor kalbine hücum ediyordu.Elf kalbinde duyduğu en hüzünlü şarkının sözleriydi sanki bunlar.Kendine dahi durumu anlatmak çok güçtü.Bilmiyorduki ikiside hayallerden örülmüş şeylerle gerçeği karıştırıyorlar veya gözlerinin gördüklerinde çok daha fazla şey arıyorlardı.Ama tek bildiği katliam sahnesini böylesine belirgin bir biçimde yansıtan Eldarine dehşetle içindeki yumak büyüyerek baktığıydı.Geçmişten gelen ruhların şarkısını söyleyen orman yaratıkları dahi yapamazdı bunu...

Ellerindeki büyücüyü değil,çok uzun zaman önce-belki Eldarinin ömrünce-tanıdığı kişiye baktı.Onda göremediği birşeyler,bilemediği yanları olduğunu gözlerine ilk baktığında anlamıştı.Ama bunları birbir keşfetmenin ona böylesine acı vereceğini nerden tahmin edebilirdi?Kalbi çarparak kendi kanıyla uluyan-sesiyle olmasada ruhuyla-Eldarinin sözlerini dehşetle dinledi.Her zamanki gibi kan var diye küfretti.Hayatımdaki kişiler birer birer kanla ağlıyorlar!Elf kendine hakim olmasa belki o da kaybolacaktı.Ama Eldarin için daha çok endişeleniyordu şuan-şimdilik-Sesindeki acıyı sezmişti.Bunu,böyle birşeyi daha önce duymuşmuydu bilmiyordu ama ona insanı büyüleyen şarkılarla sarhoş kişilerin şarkıdaki anıya,acıya,hayata büründüğünü hatırlattı birdenbire.Ama şarkı duymadı."Ruhunun şarkısını kaç kez söyledin Eldarin?"demeyi istedi fakat birkaç saniyede aklından geçen onca karmaşadan biriydi bu sadece.Kanın kırmızıyla lekelenmiş dostunu kurtarmalıydı ama!Onu dünyaya döndürmeliydi!Hanali aşkına neler oluyordu böyle Eldarine-ve bana-anılarla kaybolup acıları mı hatırladım yoksa gerçekten sona mı eriyor herşey..bilmiyordu ama saçlarının gümüşi ışıltısı nasıl değişiyorsa ışıkla düşünceleride böyle değişiyordu işte.Elf ozanı melodik sesini beceriyle kullanabilmeyi ilk kez gerçek
ten istedi ve sözcüklerin ruha kadar değmesini dileyerek konuştu"Eldarin kendine gel dostum.Sadece öksürüyorsun!"
Kadın dışarıdan duyulduğunda bunları söylesede içteniçe sözcüklerin ardında bağırıyordu ve bunu anlamasını umuyordu...
"Kanın lanetiyle yıkanmadın.Fakat gözyaşlarının kanla akmasınada izin verme!Bana geri dön,yıldızların şarkısını söyleyen adam!Yıldızlar altındaki dostum geri dön!"
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

"Bu hanım...
Hayır o bir tanrı...
düşmüş tanrılar kanlı kılıçlarını birbirine savururken yıkılmış mabedinin içinde ağıtlar yakan bir tanrı..."

Eldarin hüzünlü gözlerle Linu ya baktı.Eldarin in önüne dökülmüş gümüşi kıvrılmış saçları hissediyordu.

"Kanın lanetiyle yıkanmadın.Fakat gözyaşlarının kanla akmasınada izin verme!Bana geri dön,yıldızların şarkısını söyleyen adam!Yıldızlar altındaki dostum geri dön!"

Hayal meyal duyduğu sözler onu başka göklerin altına götürüyordu.
Soluk yarımayın altında elf ormanında dostunun unutulmaz şiirlerini dinlerken yaslandığı dev reçine kokulu ağaç geldi aklına.titreyen kuru yaprak parçasının süzülüp önüne düşüşünü hatırladı.

Yokluğa değer veren tanrılar adına!Eldarin bir ormandaydı!Diyarın eşsiz güzelliklerini içinde barındıran topraklarda.

"Ama neden ellerim kanlarla kaplı Ulu Olan*.
Ağzımda kanlar içinde...Bu tanrıların bir laneti mi?
Onlarla konuşur musun yaralı bedenimi serbest bıraksınlar?"

Eldarin in dudakları titriyordu.kimse istemezdi böyle acılı bir bedeni.
Ama Eldarin buna katlanmaya çalışıyordu.Ruhu hatıraların soluk ışıltısında ezilip büzülsede kendisi hala varolmaya_gerçekle hayal arasındaki ayrıntıyı kavramaya çalışıyordu.

Farkedemediği şey ise hayal ile gerçek arasındaki çizgiyi tuturamıyor olmasıydı.
Son bir söz çıktı ağzından umutdolu...

"Konuşursun değil mi?..."
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Eniualis
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 70
Joined: Fri Jan 28, 2005 10:00 am
Contact:

Post by Eniualis »

Eniualis kasabada dolaşıyordu. Etrafı inceliyor ve inancını yaymakta kendisine yardım edebilecek şeyler arıyordu. Eğer gerçekten birşeyler yapmak istiyorsan Kara Toprak hanına gitmelisin, bilgi orada diyorlardı fakat Eniualis o mekana gitmek istemiyordu. Orası duyduğuna göre tarafsız bir mekandı fakat karanlığın uşakları tarafından yönetiliyordu. Orada inancının kendisini zorlayacağını belki de kendinden geçip istemediği şeyler yapabieceğini düşündü. Eniualis bir korkak değildi, kendisine de güvenirdi fakat inancına daha iyi hizmet edebilmek için daha uzun süre yaşaması gerektiğini biliyordu. Eğer Corellon oraya gitmesi gerektiğini düşünürse kendisinde bunu yapabilecek cesareti bulabileceğine inanıyordu ama eğer bunu istemiyorsa demekki Corellonun iradesi de bu yönde değil diye düşündü.

Eniualis kasabada dolaşıyor ve yakında ayrılacağı bu kasaba hakkında yararlı birşeyler öğrenmeye çalışıyordu. Belki gelecekte yine bu kasabaya gelmem gerekebilir diye düşünüyordu. Sokakta ilelerken bir karanlık kişinin hızla uzaklaşmakta olduğunu gördü. Yine ne şeytanlıklar yapıyorlardır acaba diye düşündü ve onun gelmekte olduğu yöne doğru hızla seirtti. Beyaz cüppesi rüzgarda dalgalanıyordu. Bu şekilde birkaç dakika koşturduktan sonra sonunda aradığı yere vardığını düşündü. Birkaç cüppeli kişi bir dükkanın önünde toplanmış muhtemelen dostları olan bir adamla ilgileniyordu. Eniualis bu kişinin beyaz cüppeli olduğunu fark etti. Telaşla onların yanına yaklaştı. Yardıma ihtiyacı olan kişilere yardım etmeye yemine tmişti, bu kişi beyaz cüppeli olmasa dahi yine de yardım ederdi.

Yardıma ihtiyacınız var sanırım efendim dedi yaklaşırken. Ben bir rahibim, belki yardımcı olabilirim diye ekledi. Cüppesi zaten ne olduğunu açık ediyordu fakat böyle girmenin daha iyi olacağına karar verdi. Yerde yatan kişinin yanına doğru yaklaşırken guruptakilere acele ile göz attı. hepsinin yüzünde endişe hakimdi. Ve bu esnada Galadlirim'i tanıdı. Daha önce elf yurdundan tanıdığı bu leydiye acele ile selam veridi ve yerde yatan kişinin yanınada eğildi. Ağzından kan akıyordu ve Galadlirim de neredeyse onun kadar sok geçirmiş gibi görünüyordu. Eğer bu kadar acil bir durum olmasa çok daha uzun sürecek selamlaşma faslını sadece ufacık bir selamla geçmişti oysa ayın çocukalrını elf topraklarının dışında görmek çok nadir rastlanır bir durumdu.

Eniualis tanrısına dua etmeye başladı. Corellon lütfen beni ve yanımdaki bu insanları kutsa, bize huzur, ruhlarımıza dinçlik ver diye biten duasından sonra elleri ilahi bir ışıkla parlamaya başladı. Ellerini nazikçe beyaz cüppelinin göğsünün üzerinde gezdirdi. Bunu yaparken tanrısının kutsallığını benliğinde hissediyor ve ona binlerce kez teşekkür ediyordu. Kendisini ve yardıma ihtiyacı olanları asla yanlız bırakmadığı, acı çeken ruhlara huzur verdiği için.
Arayışım kutsal ışığı bulana kadar sürecek, karşıma ne çıkarsa çıksın.
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

Tüm şiddetiyle Eldarinin ellerini sıktı.Kendinde olmadığı açık olan dostu sanki bir rüyada sayıklar gibiydi.Fakat bir yandanda bir o kadar gerçekçi çıkmıştı sözcükler..Sanki Eldarin onun göremediği biriyle konuşuyor,onu dinliyordu.Büyük ihtimalle böyleydi.Bu hayali şeyin hem Eldarin tarafından yaratılmış olması hemde ona zarar verebileceği gerçeği sardı benliğini.Düşünceler neler yapabiliyordu! Ã?ığlıklarını duyup duymadığını bilmiyordu fakat Eldarin konuşmuştu;fakat yine o göremediği kişiyle"Konuşursun değilmi?"demişti.Sesinde dediği şeyin farkında olduğuna dair bir kararlılık ve bir yankıda dahildi.Seslerin kendisine ulaşmasını hiç bu şekilde istemezdi ozan..Ne yapabilirim?!dedi..Oysa öyle hüzünlü bir durumduki bu..Yinede konuştu"Konuşurum.."deyiverdi aklına hiçbirşey gelmemişti başka.Umutsuzluk içindeydi.Oysa Eldarinle ne hayalleri vardı daha!..Kötülüğe karşı amansızca dikilen dostu kendi hayalleriyle yıkılamazdı hayır!Gözlerinde biriken yaş yavaş yavaş yere süzülürken hayal meyal yaşın parıltısının ardındaki farklı bir görüntüyü seçebilmeyi başardı.Gördüğü şey karşısında ne hissedip ne hissetmeyeceğini,ne düşüneceğini bilmiyordu.Ã?ünkü düşüncelerinin yurduna yöneldiği dakikalar önceydi..Sonra Eldarin..şimdide o mu hayal görmeye başlamıştı!En azından ben bunun hayal olduğunu biliyordum diye güldü kafasının içinde bir ses.Fakat daha dikkatli bakınca bunun gerçek olduğunu anlamaya başladı;Beyaz cüppeli bir elf rahibi!Sonra elflerin en kutsal ışığının kalbine doğru aksettiğini hissetti sanki daha sonra..Lütfen diye ağladı elf ozanı,Eldarin sende gerçeğe dön!Ruhunun kutsal sözcüklerle kendini kurtarmasına izin ver..
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
erethan
Başbüyücü
Posts: 1000
Joined: Sun Feb 15, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by erethan »

Bir rahip, tamda bunu düşünüyordu,dükkan sahibine bir rahip getirmesini söyleyecekti ki,yaklaşan kişiyi duydu,beyaz cübbeler içerisinde bir rahip olduğu açıkca belliydi...

"Selamlar olsun kutsal kişi daha iyi bir zamanda gelemezsiniz,Eldarin şizofrendir...eğer size yardımı olacaksa"

son kelimeler bir fısıltı halinde çıkmıştı ağzından...Rahip bir şeyler mırıldanmaya başlamıştı...dikkatini dağıtmak istemiyordu büyücü.
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Eniualis
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 70
Joined: Fri Jan 28, 2005 10:00 am
Contact:

Post by Eniualis »

Eniualis tanrısının ışığı ile yerde yatan beyaz cüppeliyi kutsadıktan sonra karşısındaki kişiye baktı. Galadlirim'in gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Bir elf için bu kadar değerli bir kişi olduğuna göre gerçekten saygı duyulması gerek bir kişisiniz diye içinden geçirdi elf rahibi karşısında acılar içinde kıvranan büyücüye bakarken. Umarım atnrımın ışığı acılarınızın dinmesine yardımcı olur. Ruhunuza dinginliği getirir dedi büyücüye doğru. Sözlerini gerçekten duyabiliyormu bilmiyordu fakat tüm kalbiyle tanrısından bu sözlerini ona iletmesini, ona yardımcı olmasını diliyordu.

Daha sonra karşsınıdaki elf hanımına baktı. Metin olmaya çalışnız, Corellon tüm iyilerin yanındadır, onu kutsal ışığı ile yıkayacak ve tekrar sağlıklı bir ruh haline kavuşmasına yardımcı olacaktır dedi. Bu esnada yaşlar içinde kalmış elf hanımına bakıyor ve gerçekten bir elf için bu kadar değerli olan kişiyi merak ediyordu. Az ilerde endişe ile onları seyreden kızıl cüppeli büyücüye baktı. şizofren demişti az önce, bundan emindi ve bunun bir insana ne kadar zarar verebileceğinin az çok farkındaydı. Bir insanı şizofreniye itebilecek şeyleri aklından geçirdi ve yerde yatan için üzüldü. Ellerini tuttuğu büyücüye bir kez daha seslendi.
Metin olun dostum, ruhunuzu Corellon'a açın, ışığa açın ki o sizi kutsayıp koruyabilsin. Bu esnada elini güven verici br şekilde sıkıyor ve ona yardımcı olmaya çalışıyordu.

Onu burada bırakamayız, rahat edebileceği bir yere taşımalıyız dedi endişe içerisindeki Eniualis, bu etrafta temiz bir yer yok mu ? derken etrafta gidebilecek bir yer arıyordu. Bu esnada kendisini dikkatle dinleyen tüccarı gördü. Birkaç metre uzakta durmuş onları izliyordu. Daha sonra ona olan ilgisini kaybetti ve Erethana sorarcasına baktı ?
Arayışım kutsal ışığı bulana kadar sürecek, karşıma ne çıkarsa çıksın.
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by Androner »

"Karanlık kişi" yerde yatan zavallıya bakıyordu, kendi kanında boğulabilecek kadar aptal bir kişi mi yeraltında sağ kalabilecekti? Yanında ağlaşan iki elfe ne demeliydi? "Yeraltında sizin göz yaşlarınız bir şey ifade etmez aptallar" demek istedi suratlarına, ama bu doğru bir giriş olmazdı. Yeminer bunları mı kiralamıştı labaratuarını bulmaları için? Hayır Yeminer bu kadar salak olamazdı, o zaman bu grubun mutlaka belli bir gücü olmalıydı, başkalarını küçümsememeyi öğrenmişti, bu özelliğiyle de gurur duyuyordu. Yerüstündeki yaşamın ne kadar "yumuşak" olduğunu farketmesi uzun sürmemişti, bunun bir kanıtı da şu anda gözünün önünde duruyordu. Ama güneşten her zaman nefret ediyordu, yeraltındayken güneşle ilgili çok çeşitli abartılı (güneşi gördükten sonra abartıyı farketmişti) hikayeler duymuştu. Ã?ocukluk yıllarının saflığı çabucak geçmiş olsa da güneşle ilgili kendisine söylenen yalanlar büyüktü, güneşe çıkınca yanarak öleceğini bile düşünmüştü, bu aptalca düşüncelerden uzaklaştığına seviniyordu. Ama güneş onu gene de rahatsız ediyor, görüşünü bulandırıyordu, asla güneşe alışamamıştı ve alışmayacaktı da.
Her ne kadar kendini belli etmeden onları izlemeyi düşünmüşse de kendilerini farkettiklerini anlamıştı.
Neyse farketsinler bakalım, diye düşündü. Bir an için iki elfin gözlerini oymayı, kalplerini sökmeyi düşündü. Ama düşüncelerine ara verdi bir süre, "zamanı gelince" hafif bir gülümseme oldu suratında. Sessiz bir şekilde zavallılara yaklaştı. Ve onları izlemeye başladı.
Tasvir: Simsiyah bir cüppe üstünü kaplamış, cüppesinin başlığı ağız bölgesine kadar yüzünü kaplıyor. Kısa, zayıf bir yapısı var cüppesindeki hafif çıkıntılardan cüppenin içinde bir şeyler olduğunu görmeniz mümkün. Griye çalan siyah renkteki derisi görünüyor, ağız çevresinde.
erethan
Başbüyücü
Posts: 1000
Joined: Sun Feb 15, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by erethan »

Erethan Elf'in meraklı gözlerini yakaladı...Temiz ve rahat bir yer...

"Malesef kutsal kişi buraya yanlızca alışveriş için uğramıştık,yolumuz uzun..."

Sonra arkasında avuçlarını ovuşturan dükkan sahibi geldi aklına,Büyücü emindiki ufak bir miktar karşılığı bu paragöz yaratık istediklerini ona sunmaktan memnun olurdu...

"Hey tüccar..." diye seslendi,dükkan sahibine,sesinde önceki nezaket yoktu,belli ki bu insan büyücünün gözünde saygınlığını çoktan kaybetmişti...

"Rahibin ne dediğini duydun arkadaşımız iyileşinceye kadar bize barınacak temiz bir yer lazım..."
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

Ã?aresizlik ,ah hayır Umut!
aklında binbir çeşit imgeleme oluşmuştu.Ã?ılgın bir ressamın hiçbirşeye benzemeyen bu tablosu büyücünün gözlerinden hiç ayrılmıyordu.

Eldarin pür dikkat Linu yu dinliyordu.güçlü tanrının ona yardım etmesini bekliyordu.acılı yüzü onu hayallerine taşıyordu.

Belki de Linu nun hissetmesi gerekenler onun hissettikleriydi.elf hanımının yüreğinde bastırdıkları Eldarin in yüz ifadesine ve hatta ruhuna işlemişti sanki.

"Konuşurum..." dedi elf hanımı.

'Ah bu ne büyük şeref! bu ne büyük mutluluk!' İyiliğin ve güzelliğin ilahesi onunla konuşmuştu,yardım elini ona uzatmıştı.

"Size minnettarım güzel tanrıça.onurlu ruhlarımız güzelliğinizle kutsansın."

Göğsüne dokunulduğunu duyumsadı.bilgelik dolu sözler,saf inancın gücü.
Parlak bir el gördü,apaktı,kalbine dokunuyordu sanki.

Ruhunu okşuyordu.Eldarin in çehresi bu kutsal dokunuşla aydınlandı,kendini daha bi ferah hissediyordu.Linu nun gözlerine bakakalmıştı,kirpikleri titreyen elf güzelinin harikulade simasına...
şimdi biraz beklentili gibiydi Linu.
Ve ağlıyordu...Kendisi için...Yıldızların ozanı aklına geldi o an.Elf diyarından bir dost,bir yoldaş...Tıpkı ona benziyordu bu güzel tanrıça.

Sesi fısıldar halde çıkıyordu.
"Onlarla konuşacağını biliyordum ilahem.ruhum ve bedenimi size kanıtlayacağım.
Bir gün..."
Görüş alanı sürekli olarak değişiyor değişik şekiller,karmakarışık duyguların yansımalarını görüyordu.Erethan kanlar içersinde bir savaşçıydı sanki bilge bakışlarla onu izlemekteydi ,Linu gümüşi çehresi ve kanatlarıyla karşısında durmaktaydı...
Ve karalar içersinde uzakta bekleyen diğeri.Evet Eldarin in onu kestirmesi hiç zor olmamıştı,öldükten sonra kararmış bedeniyle çırılçıplar dikilmekteydi orda,sessiz şuh ve tedirginlik uyandırıcı.Ve kara ahtapotumsu kolları kendisine uzanıyordu,taki kutsal dokunuşu hissedene kadar...
Gözlerinin karardığını hissetti.sonrasında aklında sadece ona yardım edenin kim olduğunun merakı vardı...

Bu Eldarin in şimdiye kadar geçirdiği en büyük şizofreni nöbetiydi,çıldırmış ruhlar kendisini kemirirken çığlıkları bomboş dehlizlerde tüyler ürpertici biçimde dalga dalga yankılanıyordu.
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Hancı beklenti içerisinde yaklaştığı gurupğtan bir işin daha çıktığına sevinmişti. Büyücü biraz sert de olsa ondan bir yer bulmasını istemişti. Evet sesi sert olabilirdi ama kazanacağı paranın sesi ona bu sesi aşk tanrıçasının şuh sesi gibi gösteriyordu. Suratına yayılan gülümsemeyi saklamaya çalışmadı.

"Efendiiiim. " dedi hafif pis bir şekilde titreyen sesi.. "Size bölgenin en iyi yerini ayarlayacağım, hemen şimdi "dedi ve dükkanından içeriye seslendi. Yamağını çağırıyordu ve yamağı gelmekte birkaç saniye gecikti ve adam ona ve geçmişine ağzının kenarı ile bir küfür savurdu.

"Ã?abuk şarapçıdan yüce efendilerimize birkç oda ayırttır.. " dedi. Ellerini ovuşturarak sert bir şekilde kendisine bakan büyücüye baktı ve ekledi. "Efendilerimiz dinlenmek isityor. "

Karanlık kişi izlediği gurubun hareketlendiğini fark etti. Dükkanın yamağı oflaya puflaya yanlarından ayrılmış ve biraz önce rahibin geldiği tarafa doğru koşmaya başlamıştı. Yerde yatan büyücünün yanında duran iki elf büyücüye bakıyordu. Elf rahibinin yaptıkları işe yaramış gibi görünüyordu çünkü büyücü sakinleşmişti ve ayakta duran büyücü de tekrar etrafa göz atmıştı. Karanlık kişi 20 metre ilerisinde durduğu gurubu dikkatle inceliyor ve işine yarayacak bilgiler almaya çalışıyordu.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
erethan
Başbüyücü
Posts: 1000
Joined: Sun Feb 15, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by erethan »

"Eğer götürdüğün yeri beğenmezsem avucunu yalarsın tüccar" dedi Erethan ilgisizce.Düşünceleri arık başka bir yöne çekilmişti çünkü.Dostunun emin ellerde olduğunu biliyordu.Bu bilgi yüzündeki üzgün ifadeyi kaldırmıştı,şimdi o ifadenin yerinde huzursuz bir merak vardı.

Büyücü çevreyi inceliyordu,şu siyah figürde nerelerdeydi acaba...Kardeşine bir el işareti yaptı,diğerlerinin dikkatini Eldarinden ayırmalarını istemiyordu,bu meseleyi o ve kardeşi halledebilirdi...Kardeşi yanına gelince kulağına fısıldadı büyücü...

"Sanırım takip ediliyoruz kardeşim gözün gölgelerde olsun..."
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Daha sonra tüccar onları bir hana yönlendirdi. Gittikleri yer çok uzakta değildi ve kötü görünmüyordu.

---------Not:-----------------
Bu nihai olandır. Aradaki rp leri yapabilrsiniz. Eğer yapılacak birşey yoksa oraya varmış sayılacaksınız.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests