10 kasabaya giden yol üzerinde
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Kyriltheas ;Morien in son sözlerinde dinlemez edasıyla ona bakıyordu.
Ardından Morien; kılığını değiştirdi ve kervana giden yola doğru harekete geçti.Kyriltheas onun gücünü farketmişti,yadsınamazdı ,onunla çalışmak işine gelirdi elbet.Morien in işine geldiği gibi.
Egosu şimdi tatmin olmuştu,atlının arkasından tozlar bıraktığı yola şöyle göz ucuyla baktı,kanatlarını hafifçe gerdi.Sağ kanadı yaralanmıştı,Scimitar lar kemiği yarıyarıya kesmiş görünüyordu,bir süre uçmamasının kendi yararına olacağını düşündü.yediği lanette onu son derece huzursuz ediyordu.
Ardından gözlerindeki şeytancıl ifade yeniden ruhunu buldu.
"Ahahahaha.şimdi şu içerde kısılı kalmış yemimle ilgileneyim."
Griffon un butlarından koca bir parça alamamak onu gerçektende kızdırmıştı.
Yavaş adımlarla mağaraya yaklaştı.Güçlü bir çığlık patlatıverdi.
Aynı ses 3 yoldaşın kulaklarını kapamalarına sebep oldu.bu dehşet uyandıran birşeydi!
"Gel buraya cüppeli!beni oraya gelmeye mecbur bırakma!
Yoksa daha kötü olur senin için.Hırsız!"
Gürleyen ses mağarada hafifçe tozların dökülmesine sebep olmuştu.Ekolu ses ardarda kulaklarda yankılanıyordu...
Ardından Morien; kılığını değiştirdi ve kervana giden yola doğru harekete geçti.Kyriltheas onun gücünü farketmişti,yadsınamazdı ,onunla çalışmak işine gelirdi elbet.Morien in işine geldiği gibi.
Egosu şimdi tatmin olmuştu,atlının arkasından tozlar bıraktığı yola şöyle göz ucuyla baktı,kanatlarını hafifçe gerdi.Sağ kanadı yaralanmıştı,Scimitar lar kemiği yarıyarıya kesmiş görünüyordu,bir süre uçmamasının kendi yararına olacağını düşündü.yediği lanette onu son derece huzursuz ediyordu.
Ardından gözlerindeki şeytancıl ifade yeniden ruhunu buldu.
"Ahahahaha.şimdi şu içerde kısılı kalmış yemimle ilgileneyim."
Griffon un butlarından koca bir parça alamamak onu gerçektende kızdırmıştı.
Yavaş adımlarla mağaraya yaklaştı.Güçlü bir çığlık patlatıverdi.
Aynı ses 3 yoldaşın kulaklarını kapamalarına sebep oldu.bu dehşet uyandıran birşeydi!
"Gel buraya cüppeli!beni oraya gelmeye mecbur bırakma!
Yoksa daha kötü olur senin için.Hırsız!"
Gürleyen ses mağarada hafifçe tozların dökülmesine sebep olmuştu.Ekolu ses ardarda kulaklarda yankılanıyordu...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Alfred yumurtari gödü. Yumurtanın çevresinde bir iki tur döndü. Resimlerini kitaplardan görmüştü ama canlısını ilk görüşüydü. Olduğu duruma bakılırsa son görüşüde olacaktı. Dışarıdaki ejderha ve vampir yenemeyecekleri kadar güçlülerdi. Bütün büyülerini harcasa bile onları durduramazdı. Akılılıca bir fikir bulması gerekiyoru. Son çağresi arkadaşları için kendisi feda edebilirdi. Yada ejderha ile konuşup ikna etmeye çalışabilirdi. Düşük bir ihtimaldi ama eninde sonunda bir ihtimaldi işte.
Yumurtaların olgunlaşıp olgunlaşmadığını anlamak için yumurtaya tıklamaya başladı. Yumurtalar doğumuna fazla yakın değildi. Yada kendi öyle tahmin ediyordu.
Aklına buradan kurtulmak için parlak bir fikir geldi. Bu yumurtaları kullanarak ejderha ile bir anlaşma yapabilirdi. Ejderhaya ne kadar güvene bilceğini bilmiyoru fakat başka bir çağresi yok gibi güzüktü. Arkadaşlarına döndü.
'' Arkadaşlar buradan kurtulmak için bir fikirim var. Güvelinirliğinden hiç emin değilim ama başka bir şansımız yok gibi. şu ejderha yumurtaları.... Ejdehalar için önemlidir herhalde. Bunları kullanarak bu mağaradan kaçabiliriz. Üç yumurta alırız bizi takp etmemesini söyler. Yumurtaları teker teker bırakırız. Ne dersiniz? Başkabir fikir düşünen.''
Yumurtaların olgunlaşıp olgunlaşmadığını anlamak için yumurtaya tıklamaya başladı. Yumurtalar doğumuna fazla yakın değildi. Yada kendi öyle tahmin ediyordu.
Aklına buradan kurtulmak için parlak bir fikir geldi. Bu yumurtaları kullanarak ejderha ile bir anlaşma yapabilirdi. Ejderhaya ne kadar güvene bilceğini bilmiyoru fakat başka bir çağresi yok gibi güzüktü. Arkadaşlarına döndü.
'' Arkadaşlar buradan kurtulmak için bir fikirim var. Güvelinirliğinden hiç emin değilim ama başka bir şansımız yok gibi. şu ejderha yumurtaları.... Ejdehalar için önemlidir herhalde. Bunları kullanarak bu mağaradan kaçabiliriz. Üç yumurta alırız bizi takp etmemesini söyler. Yumurtaları teker teker bırakırız. Ne dersiniz? Başkabir fikir düşünen.''
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
Vilthas Alfredin planını kafasında tarttı.. Aslında şu anki durumlarında başka yapabilecekleri şey yoktu.. Dövüşmek dışında tabi diye ekledi hemen zihninde.
Ã?ığlık bu sefer daha yakından geldi. Zaman daralıyor biran önce karar veremezsek yanık birer oren inananından başka bişey olamayacağız. Dışarıdaki vampirin gitmiş olduğunu ummaktan başka bir şey yapamıyordu.. şu anda yaptıkları planı bir tek o bozabilirdi.
"Bence durumumuza en uygun plan bu." dedi serice ve bir yumurtayı yokladı eliyle.. Pek de hafif olmasa da taşıyabilir diye düşündü hafif bir iç çekmeyle. "Taşıyabilirim ama kolay olmayacak galiba.." dedi alfrede yumurtayı kaldırmaya çalışırken..
İçindeki canlı yaratığın yabancı dokunuşa tepkisini hissedebiliyordu.. Kendi türünden başka her canlıya olan nefretini... ve de kibirini.. Tabi dışarıdaki ejderhanın bizi yumurtaların yanında görünce hissedeci öfkeyi saymıyordu Vilthas.
Lordum, sizin yardımınıza en muhtaç olduğumuz andayız.. Işığınız üzerimizde parlasın, kutsal nefesimiz bedenimizi doldursun..
Ã?nünde yumurtayı taşıyarak, eğri bir şekilde Harbomma döndü Vilthas.. "Senin bir fikrin var mı dostum yoksa yumurtayı nasıl taşıyacağını mı düşünüyorsun?" diye sordu hafif bir alay tınısıyla..
Ã?ığlık bu sefer daha yakından geldi. Zaman daralıyor biran önce karar veremezsek yanık birer oren inananından başka bişey olamayacağız. Dışarıdaki vampirin gitmiş olduğunu ummaktan başka bir şey yapamıyordu.. şu anda yaptıkları planı bir tek o bozabilirdi.
"Bence durumumuza en uygun plan bu." dedi serice ve bir yumurtayı yokladı eliyle.. Pek de hafif olmasa da taşıyabilir diye düşündü hafif bir iç çekmeyle. "Taşıyabilirim ama kolay olmayacak galiba.." dedi alfrede yumurtayı kaldırmaya çalışırken..
İçindeki canlı yaratığın yabancı dokunuşa tepkisini hissedebiliyordu.. Kendi türünden başka her canlıya olan nefretini... ve de kibirini.. Tabi dışarıdaki ejderhanın bizi yumurtaların yanında görünce hissedeci öfkeyi saymıyordu Vilthas.
Lordum, sizin yardımınıza en muhtaç olduğumuz andayız.. Işığınız üzerimizde parlasın, kutsal nefesimiz bedenimizi doldursun..
Ã?nünde yumurtayı taşıyarak, eğri bir şekilde Harbomma döndü Vilthas.. "Senin bir fikrin var mı dostum yoksa yumurtayı nasıl taşıyacağını mı düşünüyorsun?" diye sordu hafif bir alay tınısıyla..
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
LORD OREN İN YARDIMI....
Ejderin yuvasının tepesinde bir savaşcı belirdi...Yüzyıl savaşcısı... Tozlu gri zırhı sabitliğin sertliğini gözler önüne sererken.. arkasında uçuşan gri tozlu ve yırtık pırtık pelerin her an kopacakmış gibiydi...
Kaskının sakladığı yüz karanlıklara bürünmüştü, sadece bir çift yeşil göz ve gümüş rengi dişler belli oluyordu içinden...
"Zaten burda önemli bir adamımı kaybettim, sözcüme de dokunursan önce yakınlarının sonra senin ölümünü de garantilerim Genç ejder...Düşündüğünü biliyorum, haklısın bizzat yapacak değilim ama gazabımı üstüne toplamak pek akıl karı sayılmaz. Ne kadar güçlü olursan ol asla yeterli olamazsın bunu biliyorsun o yüzden üzerine vazife olmayan işlere karışma...Burası bir kervan yolu, git ve yuvanı başka yere toparla burası senin için asla huzurlu bir yer olmayacaktır..."
Ejderin yuvasının tepesinde bir savaşcı belirdi...Yüzyıl savaşcısı... Tozlu gri zırhı sabitliğin sertliğini gözler önüne sererken.. arkasında uçuşan gri tozlu ve yırtık pırtık pelerin her an kopacakmış gibiydi...
Kaskının sakladığı yüz karanlıklara bürünmüştü, sadece bir çift yeşil göz ve gümüş rengi dişler belli oluyordu içinden...
"Zaten burda önemli bir adamımı kaybettim, sözcüme de dokunursan önce yakınlarının sonra senin ölümünü de garantilerim Genç ejder...Düşündüğünü biliyorum, haklısın bizzat yapacak değilim ama gazabımı üstüne toplamak pek akıl karı sayılmaz. Ne kadar güçlü olursan ol asla yeterli olamazsın bunu biliyorsun o yüzden üzerine vazife olmayan işlere karışma...Burası bir kervan yolu, git ve yuvanı başka yere toparla burası senin için asla huzurlu bir yer olmayacaktır..."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Göğüs zırhına giren ok'la bir an nefessiz kaldı,nerden geldiğini anlayamamıştı yüz ifadesi acıdan çok nefretle çarpılmıştı.Zırha giren oku çıkarttıp yere fırlattı.Siyah gözler öfkeyle oku atan kişiye kenetlendi,okçu bir elf ikinci okunu Reda'ya Fırlatmak için hazırlıyordu,hızlı karar vermeliydi iç güdüleri doğrudan elfe saldırmak kendi yaşadığı acının daha fazlasını ona yaşatmak istiyordu.ama aralarındaki mesafe yakın değildi koşarak saldırsa bile elf bir kaç ok daha atarak avantajlı duruma geçebilirdi.Hayır ona bu avantajı sağlamıyacaktı!.
Arkasında bir kaç adım ötesinde kervanlardan kalan bir at arabasının durduuğunu biliyordu,geri ve hızlı adımlarla at arabasının arkasına geçti.Son anda başka birilerinin daha geldiğini gördü.etraf giderek sarılıyor çember yavaş yavaş daralıyordu.Sırtını at arabasına yaslayarak şansına lanetler okudu,Kılıcını çift eliyle sımsıkı kavradı bütün duyuları tetikde beklemeye başladı.
Arkasında bir kaç adım ötesinde kervanlardan kalan bir at arabasının durduuğunu biliyordu,geri ve hızlı adımlarla at arabasının arkasına geçti.Son anda başka birilerinin daha geldiğini gördü.etraf giderek sarılıyor çember yavaş yavaş daralıyordu.Sırtını at arabasına yaslayarak şansına lanetler okudu,Kılıcını çift eliyle sımsıkı kavradı bütün duyuları tetikde beklemeye başladı.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Calin kadının kaçtığını gördü.Ona yaklaşmak aptalca olur diye düşünde.Ok menzili sınırında , kadının saklanmaya çalıştığı arabayı görmeye , kadını görmeye çalıştı.Kadın orada kılıcını çekmiş duruyordu.Calin kadına bir ok daha fırlattı.
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Cervantes uzaklaşmakta olan Logan'ın atını ve atın üzerinde yatan cesedini gördü. Ona yetişmek isterdi fakat kervanı kurtarmak ilk önceliğiydi. Yeni tanışmış olduğu genç şovalye için onurlu bir cenaze törenini daha sonra ayarlayabilirdi. Squan da atının yanında kanlar içerisinde yere yığılmıştı. Garip ejderbaşlı kılıcı da düşmanlarının cesetleri arasından parlıyordu. Kılıcı da göğsünde gömülebilecekti böylece. Bu sırada Karşısındaki Rhonin'in öfkeli ve tehditkar gözlerini gördü ve adamın içinde ona karşı duyduğu müthiş nefreti ve hırsı adeta iliklerinde hissetti. Bu kadar amaçsız öfke adeta insanın kalbini parçalıyordu. Korku duygusunu uzun süre önce kaybetmiş deneyimli savaşçı tehdit altında da olmadığı için Rhonin'i umursamadı.
Yakınlarında bir adam kervan yağmalanırken insanlara ok atıyordu.Hangi hedefi seçtiği pek belli olmadığından Cervantes terüddüt etti. Bu adamı daha önce görmemişti ve kimin tarafındaydı bilemiyordu...
Rhonin'in sertçe arkasını çevirdi ve saçından tutarak kılıcını sırtına tam kalbinin arkasına dayadı.
"Sakın bi numara yapayım deme. Suçların için kanun önünde yargılanana kadar seni tutukluyorum!"
Hızla, kaos içindeki karavandaki kalabalığı oklayan adama yöneldi ve fazlasıyla meşgul olan adamın boynuna kılıcını dayadı.
"Benimle yüzleş savaşçı! Kervana saldıranlarla beraber misin! Hemen bana cevap ver!"
Cervantes karavanla arasına bir başka düşman daha almak istemezdi. Yeterince ağır yaralanmıştı...
Yakınlarında bir adam kervan yağmalanırken insanlara ok atıyordu.Hangi hedefi seçtiği pek belli olmadığından Cervantes terüddüt etti. Bu adamı daha önce görmemişti ve kimin tarafındaydı bilemiyordu...
Rhonin'in sertçe arkasını çevirdi ve saçından tutarak kılıcını sırtına tam kalbinin arkasına dayadı.
"Sakın bi numara yapayım deme. Suçların için kanun önünde yargılanana kadar seni tutukluyorum!"
Hızla, kaos içindeki karavandaki kalabalığı oklayan adama yöneldi ve fazlasıyla meşgul olan adamın boynuna kılıcını dayadı.
"Benimle yüzleş savaşçı! Kervana saldıranlarla beraber misin! Hemen bana cevap ver!"
Cervantes karavanla arasına bir başka düşman daha almak istemezdi. Yeterince ağır yaralanmıştı...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Tam okunu kadına fırlatıcakken , boynuna dayanmış kılıcı farketti.Konsantre olduğundan adamın geldiğini bile görmemişti.
"Benimle yüzleş savaşçı! Kervana saldıranlarla beraber misin! Hemen bana cevap ver!"
Suratını adama doğru döndü ve "Bu kervanı koruyacağıma dair Lord Logan'a ve kendime söz verdim. Burdan ya kervanla çıkarım , yada ölümle" dedi.
Sonra yayını tekrar gerdi ve arabanın kenarına çökmüş olan kadını tekrar hedef aldı.Yayına bir ok taktı , gerdi ve bıraktı...
"Benimle yüzleş savaşçı! Kervana saldıranlarla beraber misin! Hemen bana cevap ver!"
Suratını adama doğru döndü ve "Bu kervanı koruyacağıma dair Lord Logan'a ve kendime söz verdim. Burdan ya kervanla çıkarım , yada ölümle" dedi.
Sonra yayını tekrar gerdi ve arabanın kenarına çökmüş olan kadını tekrar hedef aldı.Yayına bir ok taktı , gerdi ve bıraktı...
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Cervantes adamın kararlı sözlerini düşündü fakat emin olmak için yine de Tanrı'sının bilgeliğine ihtiyaç duydu ve bilinçaltından duasının sözlerini söyledi kılıcını adamın boynundan ayırmadan... "Yüce Oren bana bu adamın haklı olup olmadığını anlamam için bilgeliğini bahşet..." *Define Justice*
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Raistlin wrote:Cervantes adamın kararlı sözlerini düşündü fakat emin olmak için yine de Tanrı'sının bilgeliğine ihtiyaç duydu ve bilinçaltından duasının sözlerini söyledi kılıcını adamın boynundan ayırmadan... "Yüce Oren bana bu adamın haklı olup olmadığını anlamam için bilgeliğini bahşet..." *Define Justice*
HAKLI
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Elfin fazlada yakın olmayan bir mesafeden bu kadar kısa sürede gelmesine şaşırmıştı.yinede dikkatini dağıtmadı yüz hatları hiçbir duygusunu belirtmesede kadının gözlerine dikkatle bakan biri gözlerinde çakan şimşekleri görebilirdi.Hızlı gözlerle kendisine siper alıcak herhangi bir şey ararken Elfin yanına başka bir yabancının yaklaştığını gördü.Yabancı Elfe kılıç tutmuştu buda nerden çıkmıştı şimdi? adamın dost olmadığı apaçık ortaydı birazdaha bakınca adamın yanında başka birini daha gördü.Mabeddeki elf askerlerden bir olan Rhonin!.Bu yabancı adamın yoldaşlarından birimiydi Rhonin, hiç sanmıyordu elf askerin dev komutanlarının yanında olması gerekirken neden bu esrarengiz adamla birlikteydi?.
Bunları daha sonra düşünücekti, elfle adamın konuştuğunu görürgörmez fırsattan yararlanarak etrafı kolaçan etti bir kaç adım ötesinde yuvarlak kalın bir tahta vardı at arabası tekerleğinin bir kısmı olmalıydı hızlıca yuvarlak tahtayı kavrayarak kalkan gibi önünde tuttu,koşar adımlarla ilerlemeye başladı her ne kadar kılıcı ve tuutuğu kalkan ağırlık yapsada öfke heryanını sardığı için aldırmadı bile
Elf konuşmayı bitirip tekrar ok dorultuğunda tahta kalkanı okun geldiği yönde havaya kaldırarak adımlarını yavaşlatmadı,elfin dikkatini dağıtmak için dümdüz değil zikzaklar çizerek ilerliyordu giydiği zırhlar yinede kıvrak hareket etmesine engel oluyordu,elfe yaklaştığında kılıcını tehditkar bir biçimde elfe doğru sallamaya başladı.
Bunları daha sonra düşünücekti, elfle adamın konuştuğunu görürgörmez fırsattan yararlanarak etrafı kolaçan etti bir kaç adım ötesinde yuvarlak kalın bir tahta vardı at arabası tekerleğinin bir kısmı olmalıydı hızlıca yuvarlak tahtayı kavrayarak kalkan gibi önünde tuttu,koşar adımlarla ilerlemeye başladı her ne kadar kılıcı ve tuutuğu kalkan ağırlık yapsada öfke heryanını sardığı için aldırmadı bile
Elf konuşmayı bitirip tekrar ok dorultuğunda tahta kalkanı okun geldiği yönde havaya kaldırarak adımlarını yavaşlatmadı,elfin dikkatini dağıtmak için dümdüz değil zikzaklar çizerek ilerliyordu giydiği zırhlar yinede kıvrak hareket etmesine engel oluyordu,elfe yaklaştığında kılıcını tehditkar bir biçimde elfe doğru sallamaya başladı.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Calin yayını germişti.Kadın hareketlenip etrafına delciesine bakıyor , birşeyler arıyordu.O sırada kadın arkasını döndüğünde kadına okunu fırlattı.Yayını öylesine seert germiştiki , okun ne hızla gittiğini anlamamıştı bile.
Rp dışı: Lysana yerde dururken zaten yayımı germiştim.O aranırken bıraktım okumu.Bu rpleri yapmadan önce..
Rp dışı: Lysana yerde dururken zaten yayımı germiştim.O aranırken bıraktım okumu.Bu rpleri yapmadan önce..
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
rp dışı: ben yerde değildim ayrıca arkamıda dönmemiştim bulduğum tahta önümdeydi siz cervantesle konuşurken aldığımı yazmıştım uzun yazdığım için geç gitmiş olabilir ayrıca turn olayı felan olması lazım bir ok daha gelmeden biri atılıyo neyse Dm karar verir artık
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests