10 kasabaya giden yol üzerinde

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Sylvos
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1073
Joined: Sun Nov 21, 2004 10:00 am
Location: Darkon
Contact:

Post by Sylvos »

Ejderhanın gür sesi mağara içinde yankılandı.Onlara doğru geliyordu.
Üç yoldaş köşeye sıkıştırılmıştı..Mağaranın o pis kükürt kokusu dwarfın canını yeterince sıkıyordu zaten.

"Gel buraya cüppeli!beni oraya gelmeye mecbur bırakma! Yoksa daha kötü olur senin için.Hırsız!"
Ejderhanın gürleyen sesi mağaranın tepesindeki tozların dökülmesine neden oldu..

Dwarf kendi boyundan büyük yumurtalara baktı..
''Yüce Oren adına!Eğer bu yumurtalar kabuklardan çıkarsa"''dedi dwarf..Gerisini düşünmek bile istemiyordu..Sonra göz ucuyla mağaranın çıkışına doğru baktı..Arkasındaki diğer ölümcül baltayıda çıkardı ve güdük parmakları çentiklenmiş tahta saplı iki baltanın sapını iyice kavradı..Birden rahip bir fikir bulduğunu söyledi:

'' Arkadaşlar buradan kurtulmak için bir fikirim var. Güvelinirliğinden hiç emin değilim ama başka bir şansımız yok gibi. şu ejderha yumurtaları.... Ejdehalar için önemlidir herhalde. Bunları kullanarak bu mağaradan kaçabiliriz. Üç yumurta alırız bizi takp etmemesini söyler. Yumurtaları teker teker bırakırız. Ne dersiniz? Başkabir fikir düşünen.''

Bu fikir şu anda uygulayabilenecek en iyi fikirdi dwarf için..Düşünmek için zamanları yoktu çünkü..Vilthas"ın fısıltılı bir sesle Lord Oren" den yardım istediğini duydu dwarf..Sonra sözcü dwarfa bir fikri olup olmayacağını sordu..Dwarfın bu tedirgin anlarında kafası durmuştu ve hiçbirşey düşünemiyordu sanki..''Bir fikrim yok""cevabını verdi ve kendi boyundaki yumurtayı önüne çekerek rahibe ''Uygulamaya değer bir fikir''dedi tedirginlik dolu bir sesle..
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

LYSANA NIN KUMARI ARBEDESİ...

Calin yayına ikinci oku takmıştı,bu sırada yanında dikilmekte olan müthiş etkileyiciliği ile Cervantes i görmüştü.
Ona Ulu Oren adına kervan için çalıştığını açıklamıştı,ardından tekrar dikkatini toparlayarak kadını aradı gözleri.
'Lanet olasıca!' dedi içinden kadın ortalıktan kaybolmuştu sanki.hırsla derin bir nefes almıştı.

O sırada Lysana at arabalarının arasına saklanmıştı ve okçunun gözünden kurtarmayı başarmıştı kendini.

Ardından tanrısı aklına geldi.Kaos un tanrısı.onun için savaşıyordu.katliamın ve kaosun şanı için.

Siper edindiği atarabasın kenarından fırlayan kumandan zikzaklar çizerek Calin in üstüne doğru ilerlemeye başladı.

Aynı anda üzerine gelmekte olan komutanı gören Calin gerilmiş yayını Reda ya döndürdü.anında bıraktı.
Elf in oku Reda nın bacağına isabet alınmıştı ve okta komutanın bacak zırhını deldi.ama ok orada öylece saplanıp kaldı.

Komutan hızını olabildiğine arttırmış ve okun geldiğini bile farketmemişti.sadece bacağını zorlayan anlık bir güçtü hissettiği.
Yılmadan dosdoğru devam etti.elindeki yayıyla savunmasını sağlayamayan elfe kalın falchion unu yatay bir çizgiyle sallayarak Calin in göğsünü boylu boyunca yardı.(Calin -14 hp)

göğüsten boşalan kan Lysana nın zırhını yıkarken katliamının yaratacağı zevk şimdiden onu heyecanlandırmıştı...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

Kyriltheas ,Morien in gitmesinden kısa süre sonra tepeliklerin ardından gelen başka birisini gördü.Sert bir hırıltı duyuldu.müstehcen bir küfür onu izledi.

"Zaten burda önemli bir adamımı kaybettim, sözcüme de dokunursan önce yakınlarının sonra senin ölümünü de garantilerim Genç ejder...Düşündüğünü biliyorum, haklısın bizzat yapacak değilim ama gazabımı üstüne toplamak pek akıl karı sayılmaz. Ne kadar güçlü olursan ol asla yeterli olamazsın bunu biliyorsun o yüzden üzerine vazife olmayan işlere karışma...Burası bir kervan yolu, git ve yuvanı başka yere toparla burası senin için asla huzurlu bir yer olmayacaktır..."

Kırmızı şövalyenin gücünü anlayabiliyordu.tanrısal bir savaş gücü üzerine kutsanmıştı bu müthiş şövalyenin.Ejder derinden derine bir huzursuzluk duymaya başlamıştı.olabilecekleri kafasında tarttı önce,hoşuna gitmedi.zeka fışkıran gözleri kısıldı.nefretle karşısındaki savaşçıyı izledi.

"Pekala şövalye ,adamın buraya getireceğim.Lakin mağaramda hırsızlık yapmalarını hiç doğru bulmadım,eminim senin gibi güçlü ve onurlu birinin buna yeterli tahammülü vardır."

Ardından mağaraya girdi.
3 yoldaş ejderin en sonunda mağaraya girdiğini farkettiler.yumurtalar ellerinde tehdit ediyorlardı Kyriltheas ı.

1 kişi yoktu mağarada!ejder yaklaştıkça iki siluetin daha yanında olduğunu gördü bu korkak rahibin.
Gözleri zekasının mükemmelliğine olan hayranlıkla açıldı,yüzüne geniş bir sırıtma hakim oldu.

"Kesin sesinizi gerizekalılarrrrrrrrrr!!!" dedi o boğuk dehşet verici sesiyle.şimdi üçününde yanıbaşındaydı.Vilthas bir büyüye başlama ihtiyacı hissetmişti.Ejderha onu aynı anda göğsünden tuttu.elindeki yumurtayla beraber mağaranın dışına çıkardı.

Yüzyıllar savaşçısı elinde kırmızının yumurtasıyla Vilthas ın dışarı çıkarıldığını gördü.Üzerinde ayrıca nefretin, intikamın, kaosun ve saf kötülüğün aurası vardı.

iki yoldaş kalmıştı içerde.birbirlerine garip yüzlerle bakıyorlardı.Kırmızı tekrar girdi içeri.derin kahkahası yankılandı ufak oyukta.
Ve elinde yumurtayla kısacık cüceyi gördü.
"Hırsız seniiiii!!!" dedi.yüzündeki şeytani sırıtışı saklamadı.

Alfred ile ikisini de sırtlarından kapan ejder onları da mağaranın dışına çıkardı.Yüzyıllar savaşçısının önüne bırakıverdi.

Savaşçının demir maskesinin ardındaki yüzü çok merak ediyordu kırmızı.ve kendisine olan hayranlığı bir kat daha arttı.

"Evet kudreti savaşçı,Yargıç...Adamların burada...
Sana iki seçenek sunuyorum müsaadenle."

Ejder boynunu ona doğru eğmişti.

"Ya bana uygun bir açıklama yap,bende yumurtaları alıpgideyim,ya da arkanı dön ve geldiğin boyuta geri git adamlarını da alıp."
Savaşçının tanrıların gücüne sahip olduğunu farkedecek bilgeliğe sahipti ejderha.
Sorgularcasına şövalyeyi izliyordu...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

"Sen de Bir ejder mağrasna girmiş olduğunu nice sonradan farketsen hayatını kurtarmanın yollarını arardın sanırım, ki adamlarımın yapacağı hareket kendilerini güvenceye almaktan başka birşey olmayacaktır, adalet inananlarının bir canlının yumurtalarına zarar vereceğini düşünmüyorsun heralde, ama yaptıkları her halükarda akıllıca bir hareket sayılabilir, onlara saldırman halinde kendi yumurtalarına zarar vereceğinden bunu yapmayı göze almayacağını düşünmüşlerdir.

işte ana snacağım açıklama bu..."

yoldaşlara dönen yüzyıl savaşcısı

"Yumurtaları bırakın ki ejder de onları alıpburdan uzaklaşsın, ayrıca aldığınız kitap da ona ait ona ait olmasa bile size hiç ait değil tabi kaosun bir parçası olmak istemiyorsanız..."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
high_elf
Başbüyücü
Posts: 398
Joined: Thu Apr 15, 2004 10:00 am
Location: Ýthaca, ABD
Contact:

Post by high_elf »

"Peki lordum derhal emrinize uyacağız.." dedi lorduna hafif bir eğilmeyle selam verdikten sonra. İçinden de "Yardıma geldiğiniz için size ne kadar minnettar olsak azdır" diye geçirdi bir rahatlamayla.. Ardından önünde tuttuğu yumurtayı yavaşça, zarar gelmemesine dikkat ederek ejderin önüne bıraktı.. Ardından ejderhaya sert bir bakış atarak "Sanırım bu da sizin olmalı.. Zaten bu kitabı isteyen yoktu.." diyerek daha önce cebine koyduğu kitabı yumurtanın yanına bıraktı.

Kitabı bırakır bırakmaz içindeki nefret, intikam ve acı duygularının söndüğünü, yerine bir saflığın aldığını hissetti.. Eh zaten o kitabı da gözüm hiç tutmamıştı, geri verdiğim iyi oldu, kaos büyük güç vaadeder ama bu güç kısa ömürlüdür.. Ancak o gücün elinden kayıp gittiğini farkettiğin an yaptığının ne kadar yanlış olduğunu anlarsın. Hımm şimdi merak ediyorum da acaba o kitapta daha ne gizemli ve keşfedilmeyi bekleyen bilgiler vardır.. Ah bırak bu merakını bir gün başına dert açacaksın bu merakın yüzünden..

Yüce savaşçı prtalıktan yokolmadan önce son kez bir bakış attı Vilthas.. Sanki acı bir olayın habercisi gibi duruyordu. Vilthas bir kez daha baktı, daha dikkatlice.. Hayır gitmişti savaşçının yüzündeki mahzun ifade. Belki de hayal gördüm diye geçirdi içinden..

Alfredle Harbomma dönerek onların da kendi yaptığının aynısını yapmaları gerektiğini işaret etti..
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

Kyriltheas pekte hoşnut gözükmeyen bakışlarla şövalyeyi izliyordu.Cevabı yapıştırmamak için kendini zor tuttu.Birde bu adamlan uğraşmak istemiyordu.Derin bir hırıltı duyuldu geniş ağzının ardından.

"Pekala yargıç...karar senindir...yumurcakları alıp gidebilirsin.
Ve bende buradan gitmeye karar verdim zaten,gelenin geçenin haddi hesabı yok.
Ã?tedeki dağlarda birkaç minotaur kabilesi var.orada hükümranlığıma devam edebilirim.Nıhahahahahaa!!!"

Kırmızı buradan çekip gitmeyi uygun görmüştü,nasıl olsa daywalker onunla anlaşmıştı.Kervanı ona getirecekti.
Bu arada yüzyıl savaşçısının zırh takımı da oldukçahoşuna gitmişti.onunla savaşmaya bile değerdi.'Ama başka bir zaman' diye iç geçirdi.

Gözleri Vilthas ve Harbormm daydı.onun olanları geri vermelerini bekliyordu.birgün hepsini teker teker öpüp okşayacaktı.

şimdi aklında apayrı planlar vardı.kabile fikri gerçekten kafasına yatmıştı.gerizekalı minotaur sürüsünü kontrol etmek kolay olacaktı.
tabi birkaç yandaş ta hiç fena olmazdı.

"Yargıç...bir sonraki gün yeniden ağarmadan buradan gitmiş olacağım.içerde hatrı sayılır derecede hazinem var.onları yeni bir mağara bulup oraya taşımam uzun zaman alacaktır."

Boynunu tüm ihtişamıyla göğe yükseltti.önce bi gerildi,kanatlarını gerdi.Evet sağ kanadında ciddi bir sorun vardı.bir süre dinlenmeliydi.sonra gidebilirdi...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Slach
Gölge Ustası
Posts: 759
Joined: Sat Nov 13, 2004 10:00 am
Location: EskiÃ…?ehir
Contact:

Post by Slach »

Kutsal şovalyeye minnetardı. O demese kendini güvenceye almadan asla yumurtayı bırakmazdı. Ama onun gelişi bir güvenceydi. Vilthasa büyük minnet duyuyoru. O Yüce Orene dua etmese gereksiz yere 3'ümüzde ölmüş olacaktık. Alfred kendi açıklamasını yapmak gereğinde bulundu. Ejdeha yumurtası hala bir elindeydi.Kılıcını çekti. Elinde kendisi bile beklemediği bir hareketle bir tam tur attırdı. Turun sonunda kılıç ejderhaya bakan bir şekilde durdu. Yüzyıl savaşçısının yanında olmasından büyük cesaret alarak.

-Kızıl ejder sen bize iyilik yap ki bizde sana yapalım. Yaptığın kötülük senin sonunu getirecektir. Sana kendi adıma söz veriyorum . Masumların canını yakmadığın sürece yumurtaların güvende olacak.

Kılıcıyla ejderhayı göstermekten vazgeçti. Kınına koydu ve yumurtayı olduğu yere bıraktı. Bıraktıktan sonra vilthasın yanına gitti. Bu sefer kendisi dua ediyoru.Rahip dualarını içine atardı. Yine öyle yaptı. Ama dua etmesini anlamak çok kolaydı. Dua ederken elleri uzerinde orenin simgesi olan madalyona giderdi. Ellerini madalyonuna götürdü. Sözler geliği gibi içinde yankılandı.

YÃ?CE OREN BİZLERİ BU TEHLİKEDEN KURTARDIğIN İÃ?İN SANA MİNNETTARIM. Ã?LÃ?MÃ?MÃ?N BU şEKİLDE BOş YERE OLMASINI ASLA İSMEZDİM. BANA SENİN YOLUNDA SAVAşARAK Ã?LMEYİ BAğIşA.

Duasını bitirdikten sonra Vilthasa döndü. Sadece onun kulaklarının duyabileceği bir şekilde. '' Sence bu kırmızı ejderhaya güvenebilirmiyiz'' diye sordu.
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
high_elf
Başbüyücü
Posts: 398
Joined: Thu Apr 15, 2004 10:00 am
Location: Ýthaca, ABD
Contact:

Post by high_elf »

RP dışı: Eldarin şu anda cervantesi görebiliyor muyuz ve bize olan uzaklığı yaklaşık kaç feet?? Büyü için gerekli bilgi eğer cevap verirsen sevinirim.
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

*şu anda Vilthas ,Harbormm ve Alfred in bulunduğu konum ile Kervan arasındaki at mesafesi 3 saatlik bir mesafe.Feet olarak hesaplayamayacağım kusura bakmayın :).

*Kervan 3 round boyunca hırsız grubu tarafından yağmalandı.Kervan yaklaşık 100 kişiden oluşuyordu;7 ,8 kişinin cesedi bariz biçimde yerde gözüküyor.
Yüzde olarak bilgilendireceğim sizi.Kervanın yağmalanmayan kısmı(10 kasaba için gerekli her türlü lojistik diyebiliriz.) %68(yine kendi çapımda her hırsızın her round 1 birim hasar verdiğini düşünüyorum) .
%32 lik kısmı yağmalandı ve malzemeler kullanılmayacak vaziyette.

*Freya ve 10 kişilik birliğinin Cervantes ile beraber ilerlediğini farzediyorum.kendisi bölümle bir süredir ilgilenmiyordu.5 kişilik okçu birliği ve 5 kişilikte ayaklı grubu var.şimdiki round menzile girip atış yapabilecekler.Freya nın grubunu kontrol etmesini istiyorum.aksi takdirde benim yönetimimde duruma uygun herhangi bir davranış göstereceğim.

*Freya için bahsettiklerim Lysana için de geçerlidir.Hırsız grubunun ne yapmasını istiyorsan ona göre komutunu vermeni istiyorum Lysana...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Sylvos
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1073
Joined: Sun Nov 21, 2004 10:00 am
Location: Darkon
Contact:

Post by Sylvos »

Harbormm baltalarını yerine geri soktu ve rahible sözcüye dönerek '' Hadi yolumuza geri dönelim..Ama bir sorunumuz var..Griffon ortalarda görünmüyor..Bu atın üçümüzü taşıyacağını sanmıyorum..''dedi homurdanarak..
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
Sufferly
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 433
Joined: Wed Dec 22, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Sufferly »

rp dışı : atın üstündeyim göğsümü yarması biraz garip değilmi?

Calin , yarasına baktı ve atını tüm gücüyle dizginledi.Kaçmıyordu, ancak bu kadar güçlü bir kadınla yakın dövüşecek değildi.Atını tüm gücüyle sürdü.Kadınla mesafeyi açında yayını bir kez daha gerdi ve bu sefer hedefi yüzü idi.Yüzüne gelsinde , neresi olursa olsun diye düşünde ve okunu serbest bıraktı.
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Rhonin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 478
Joined: Mon Dec 27, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Rhonin »

Rhonin güldü cervantes'in korktuğunu düşünüyordu belki korkmuyordu ama ona bu sözcüğün anlamını çok kötü bir şekilde gösterecekti...Arkasındaki kılıcı hissetti sırtını birazcık kanatmıştı azıcık acı veriyordu,omzundaki yaraya baktı çok kötü zonkluyordu bu Rhonin'i daha da sinirlendirmişti sanki ocakta unutulmuş tencere gibi sinirleri fokurduyordu ama bu acı onu yıldırtacağına onu daha da hırslanıdırıyor ve güç veriyordu...

Arkasından tanıdık bi ses geldi döndü ve kırmızı kin dolu gözleriyle gelene baktı inanamadı bu Reda'ydı gözleri birden parladı eğer kurtulabilirse Cervantes'i öldürdükten sonra Reda'ya yardım edecekti...Saçları havadakii hafif rüzgarda uçuşurken bir plan yapmaya çalışıyordu hızlı ama bilgece bir plan yapmaya çalışıyordu...Sonra Cervantes'e baktı pis bir şekilde gülümsedi ve onun gözlerinin derinliklerine baktı ve bekledi...
 Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

(rp dışı= Morien olarak kervana vardıımı haber verirsin ben varınca, senden haber bekliorum..)
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

*Feoran uzaktan baktığında 10 kasabanın eskiden olduğu yeri görebiliyordu.tanıdık birini görebilme umuduyla o tarafa doğru daha hızlıca yöneldi.(Feoran horcoel in yanına varmıştır.)

*Raistlin_tole 10 kasabaya giden yol üzerindedir.tepelikleri aşar aşmaz kendini yağmalanmakta olan kervanı görürken bulacaktır.(raistlin tole combat ortamına yaklaşmaktasın)

*Tamamdır oren.ben sana herhangi bir durumda haber veririm.
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

elf kendisinden uzaklaşırken dudakları alayla kıvrılmıştı,Elf canını acıtmıştı Reda'da elfi göğsünden yaralamıştı elfi yaralamak biraz olsun tatmin etmişti ama oyalanamazdı.bu Elf öncü olmalıydı yoksa kervanı korumak için bir kişi yollıycak değilerdi ya ! ve şu esrarengiz adam oda hiç tekin değildi hepsiyle başa çıkamazdı burdan ayrılmanın zamanı gelmişti.Kervanın etrafı kalabalıktı öfkesi yüzünden daha önce düşünememişti insanların arasına karışmalıydı öfke sis gibi beyninden dağılırken harekete geçti.
elfe sırtını dönüp kervanlara doğru koşarken göz ucuyla elfin kendisine doğru ok yöneltiğini görmüştü cehennem lordu adına şansı yaver giderse ok kendisine saplanmazdı,saplansa bile acıya aldırmamaya çalışacaktı,kalabalığa karıştığında insanlar panik içindeydi kaybettikleri eşyalar ve yiycekler için tasalanıyordu insanlar kendi dertlerinde kayboldukları için redaya aldırmıyorlardı kadında onlara aldırmıyordu zaten.Kervanların ve yük arabalarının ilersinde yanında getirdiği hırsız grubunu bir kız çocuğunu çember içine alarak kendi aralarında eğlendiğini gördü.Aptallar nasıl böyle bir durumda eğlenceyi düşünürlerdi! "Yeterin!!" Kadının gür sesi hırsızların durmasına neden oldu,reda bir an yük arabasının gerisindeki kalabalığa baktı dikkat çekmek yapacağı en şey olmalıydı.Hırsızların oluşturduğu çemberin ortasına giderek ağlamakta olan kız çocuğunu kolundan tuttu ve insanların olduğu yöne fırlattı "Defol burdan küçük pislik seninle uğraşamayacak kadar meşgulüm" başka şartlar altında olsaydı kızın yaşamasına izin vermezdi zaten,kız korkarak koşar adımlarla yanlarından uzaklaştı.Reda tekrar sert ve kaygılı bakışlarını hırsızlara yönelti "kervanları korumak için gelen askerler fazla uzakta değiller az önce onların öncülerinden biriyle savaştım " sırıtını yük arabasına verdi hırsızlar etrafında daire oluşturmuş onu dinliyordu.
"Zamanımız yok ilerde atlı bir elf var onu durdurun ve etkiliyici bir görünüme sahip esrarengiz bir adam onu gördüğünüzde zaten diğerlerinden farklı olduğunu anlarsınız adamın yanında başka bir elf savaşçı var ona dikkat edin o bizim askerlerimizden" hırsızlar anladıklarına dair kafa salladı "ben size sonradan yetişicem" reda son cümlesinin doğru olmadığını biliyordu ama adamlara güven vermek için yalan atmak zorundaydı.
hırsızlar kalabalığın içine karışarak sinsice hedefe doğru ilerliyorlardı,Reda hırsızlar ayrıldıktan sonra arkasındaki yük arabasına bindi içinde bir kaç parça giysi vardı işine yarayabilirmiydi.düşünmek için zamanı yoktu,demir omuzluklarını çıkardı ama gövde zırhını çıkarmamıştı vücudunu tamamen korumasız bırakmak istemiyordu yerde duran beyaz gömleği zırhının üstüne giydi siyah pelerini çıkarttı ayaklarının dibinde bulunan kırmızı pelerini vücuduna sardı. eski kahverengimsi pantolonu giymek için ayak demirliklerinide çıkarmak zorundaydı ,gömleği hızlıca pantolonun içine sokuşturdu kılıcını tekrar beline sardı kırmızı pelerinin başlığını kafasına geçirdi,yük arabasının içine çömelerek etrafı kolaçan etti.Bir kaç insanın eline hafif yükler alarak 10 kasabaya giden tepelere doğru yol aldığını görmüştü eğer şansı yolunda gider dikkat çekmesse onların peşinden gidebilirdi.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests