10 kasabaya giden yol üzerinde

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Rhonin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 478
Joined: Mon Dec 27, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Rhonin »

Rhonin,Cervantes ve ok tutan elfin dikkati Reda'ya gidince yerdeki kılıcına uzandı ve cervantesin neresine vuracağını bilmeden aniden salladı cervantes'e geldi mi gelmedi mi tam olarak bilmiyordu yerden eline kum aldı ve ikisinin gözlerine doğru attı yerdeki okunu ve yayını aldıktan sonra bütün gücüyle kaçmaya başladı aklında başka bir şey yoktu zikzag çizerek bütün gücüyle koşuyordu elindeki kılıcı sıkıca tutarak koşuyordu "O"nun kendisine yardım etmesini diledi ve ölmemeyi diledi...Soğuk terler akıtıyordu kaçmak pek akıllıca değildi ölebilirdi birden korkuya kapıldı ama omzundaki acı korkusunu yenmesini sağladı o kadar hızlı koşuyordu ki hiç bu kadar hızlı koştuğunu hatırlamıyordu koşarkende "O"nun kendisine yardım etmesi için dua ediyordu...
 Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Adalet Tanrısı'nın ışığı içine doğduğunda Cervantes bileğine kilitlenmiş olan kılıcını atlı Elf savaşçısından hafifçe geri çekerken göz kapakları açıldı. Elf onunla konuşurken, Cervantes elfe saldıran kadın savaşçıyla göz göze geldi. Kadın elindeki çift elli kılıcı Oren'e hizmet ettiğine artık emin olduğu kişiye savurup onu yaralamıştı! Cervantes elfi korumak için önüne geçecekken sol elinde saçını sıkıca yakalamış olduğu tutsağı hızla eğlince kuvvetli parmaklarının arasında büyük bir saç tutamı kalmıştı. Adam biraz gerideki küçük kılıcına doğru koşturup onu almıştı ve hala yerdeydi.

Paladin adamın acıyı umursamayan umutsuz kaçma girişimini şaşkınlıkla karşıladı. Bir tutsağın kaçmasına izin vermeli miydi? Kasaba'ya gitmesi gereken kervan hala yağmalanıyordu! "Cennetler aşkına!" diye fısıldadı kendi kendine...

Sonra kaçmakta olan kadına takıldı gözleri. Bir hanım nasıl bu korkunç şeylere alet olabilirdi? Yeniden atlı yaralanmış elf savaşçıya döndü (Calin). "Sana güveniyorum savaşçı! Eğer Yüce Oren'e ve onun adaletine hizmet etmek istiyorsan, şu kaçağı yakala, ben eşkiyalarla ilgileneceğim! Ama onu canlı yakala ki yüce adalet karşısında yargılayabilelim!" Bu sırada kaçak elfin etrafa saçtığı toprak hafif rüzgarla Cervantes'e gelmişti.

Cervantes atlı savaşçının cevabını beklemeden kervana doğru koşmaya başladı ve mavi parlayan kılıcını iki eliyle kavradı. "Bu kervana ihtiyacı olan insanlar var... Onları yarı yolda bırakamam, ölmelerine göz yumamam, acı çekmelerini izleyemem... Buna kalbim dayanmaz..." kendi kendine düşüncelerinden sıyrılırken kulakları yeniden savaşın o bilindik kaba ve tiz sesleriyle ve kanı o sıcak adrenalinle doldu... "HAYIR!" diye bağırdı paladin... "BANA GÃ?VENENLERE ARKAMI DÃ?NEMEM!" Tüm gücüyle karavanın arkasına doğru kaçan kadını takip etti.

Herkese adaletin ve iyiliğin yoluna yaklaşmak için bir fırsat verilmeliydi. Ã?fkeli ve karanlık güzel de bu şansı alacaktı. Bu kervana saldıran herkesin alacağı gibi... Hiçkimse tamamen kötülüğün ve karanlığın yolundan dönemeyecek derecede sapmış olamazdı. Olmamalılardı! Gereksiz yere ölüm dağıtmak Cervantes'in kalbini dağlardı her zaman...

20 sene önce genç bir savaşçı ve ruhban iken kendisine saldıran bir hırsızı öldürmüştü. Hırsız kanlar içinde önünde yere yığılırken kapişonunun altında onun mavi gözlerinin içine bakmıştı. Yalnızca 13 yaşlarında bir çocuktu. Onun kanlı dudakları, acıyla gözyaşlaıyla dolan gözleri, korkuyla çarpılmış fısıldayan nefesi bazen şovalyenin kabuslarına girerdi. Son sözleri: "Özgünüm..." olmuştu ufak hırsızın. Cervantes hırsızın cesedini kucağına almış ve ağlamıştı... İlk aldığı can bir çocuğun canı olmuştu... Ã?ocuk bu yola belki de başkaları tarafından sürüklenmişti... Belki kalbinde iyiliğe ve güzelliğe ait bir parçacık vardı. Ama Ruhban bunu asla öğrenemeyecekti. O gün Cervantes yanlışını düzeltmek için Savaş Tanrısına yalvardı ve kendini onun adına iyilik yapmaya adadı. Tanrısı o zamanlar Kaos'a aitti fakat Cervantes zaten kendini ölüm ve savaşa adamış bir ruhbanıydı. Adaletinin gücünü ise yıllarca rahipliğini yaptığı Tanrısından değil kendi içindeki iyilikten alabilirdi.

Ve şimdi yine buradaydı... Karşısına çıkan bir gurup hırsız ve eşkiyanın arkasında uzaklaşan kadın savaşçının rüzgarda dalgalanan saçlarını yakaladı.

Sol elinin avucunu açtı ve büyü sözlerini söylemeden önce kısa beyaz saçlarını hafif rüzgar okşarken mavi gözleriyle eşkiyalara üzgün bir ifadeyle baktı. "Size iyiliğin ve adaletin tarafına geçip günahlarınız için tövbe etmek için bir şans tanıyorum. Bana cevap verin, gereksiz yere kimsenin canı yanmasın! Yolunuz yanlıştı, bu malzemeleri bekleyen yüzlerce aç sefil insan var! Bu amaçsız yıkıma bir son verin artık bütün Tanrılar aşkına!"
*Diplomacy*

Dip not:"Bunları anlatacak yeterince zaman yoksa saldırılarım -4 attack roll penaltı ile kılıcın düz tarafıyla öldürmemek için olacak..."
Last edited by Raistlin on Sun Feb 06, 2005 12:52 pm, edited 1 time in total.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Rhonin wrote:Rhonin,Cervantes ve ok tutan elfin dikkati Reda'ya gidince yerdeki kılıcına uzandı ve cervantesin neresine vuracağını bilmeden aniden salladı cervantes'e geldi mi gelmedi mi tam olarak bilmiyordu yerden eline kum aldı ve ikisinin gözlerine doğru attı yerdeki okunu ve yayını aldıktan sonra bütün gücüyle kaçmaya başladı aklında başka bir şey yoktu zikzag çizerek bütün gücüyle koşuyordu elindeki kılıcı sıkıca tutarak koşuyordu "O"nun kendisine yardım etmesini diledi ve ölmemeyi diledi...Soğuk terler akıtıyordu kaçmak pek akıllıca değildi ölebilirdi birden korkuya kapıldı ama omzundaki acı korkusunu yenmesini sağladı o kadar hızlı koşuyordu ki hiç bu kadar hızlı koştuğunu hatırlamıyordu koşarkende "O"nun kendisine yardım etmesi için dua ediyordu...
İki round hareket edildi. Birinci roundda ancak biraz uzaklaşarak elinden düşmüş olan kılıcını alabilirsin. Bundan sonraki roundda havaya kum saçtığını varsaydım(ki biraz uzakta olduğun için etkili olmadı bu kum ya da toprak her neyse. Yayın ve sadağın zaten üzerindeydi diye varsaymamız gerekiyor sanırım, çünkü yayını takıp kılıç çekmiştin, ama yere atmıştım diyosan sen bilirsin. İkinci roundun son hareketi olarak yayını da alıp bir miktar daha kaçabilirsin ama çok uzaklaşamıyosun, yerden eşyaları almak ve kum atmakla biraz zaman yitirdiğin için... Yayım üzerimdeydi dersin daha fazla uzaklaşmış sayılırsın ama Eldarin Dm olarak ayrıntlı kararı verir sanırım...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

Calin atının üzerinde gerilemişti onu vuran zırhlı komutandan uzaklaşmıştı.Sonra kadının etrafını şöyle bi süzerek onun da geriye doğru yeltendiğini gördü.Kendisine saldıramayacağı mesafeyi bulmuştu elf kolcusu.Metal yayıyla hareket halindeki Reda ya atışını yaptı.
Keskin ok Reda nın hemen omzunun üzerinden gitti ve at arabalarının kenarında bir yere zararsızca saplandı.
Calin ikinci okunu aldı tekrar bir atış yapacaktı kadına ama kervanın arasına karışışını gördü.eğer bir atış yapparsa masum birini de vurabilirdi.kirişini hafifçe gevşetti. o sırada arkasındaki kutlu savaşçı cervantes in sesini duydu.

"Sana güveniyorum savaşçı! Eğer Yüce Oren'e ve onun adaletine hizmet etmek istiyorsan, şu kaçağı yakala, ben eşkiyalarla ilgileneceğim! Ama onu canlı yakala ki yüce adalet karşısında yargılayabilelim!"

Bu sırada Reda hırsızları Cervantes in bulunduğa gruba doğru yöneltti.kendisi ise kervanın arasına karıştı ve mükemmel bir şekilde kılığını değiştirdi.tek sorun ,bacağından akan ince kan sızıntısıydı...

NOT:LYSANA +1 RP PUANI
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Sufferly
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 433
Joined: Wed Dec 22, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Sufferly »

Calin yayını artık kaçak kadının olduğu yere değil , diğer şövalyenin elinden kaçan hırsıza doğru yöneltti.

"Lord Oren adına , bütün bu kötülükler" bitmeli diye düşündü.Göğsünde yarık ona acı veriyor , ama yarasıyla ilgilenmiyordu.Zaten o kadar keskin bir yara değildi.

Yayını gerdi ve hırsızı aramaya başladı.Hareket etmiyordu , gözucuyla etrafa bakıyordu.Bir tane sarı saçlı bir elfin , delicesine kaçtığını gördü.Dikkatlice baktı.Bu o hırsızdı.

Tüm adaletini ve sinirini bu okun ucuna eklemişti.Bu işin sonu olacaksa , bu işe son verenlerden biride o olacaktı.Avını canlı yakalayacaktı.Geçmiş zamanlarda avcılık yaparkende canlı yakalaması gerekenler olmuştu.Buda onlardan biriydi.Hedefi bacağından vuracaktı.Yayını gerdi , ve serbest bıraktı.

O yöne bakmadan 2. bir yay gerdi.Okunu yerleştirdi.Bu arada gözü yeni gelen şövalyeye çarptı.Acaba şövalye kimin tarafındaydı?Ondan o kadar etkilenmiştiki , eğer onun tarafındaysa , bu savaşı kesinlikle kazanabiliriz diye geçirdi içinden.

2. kez yayını gerdi. Gözlerini odakladı.Tekrar bacağına atıcaktı okunu.Oku , yakan güneşin altında , kahrolası bir ırkdaşına atıcaktı.Lanetler olsun sana. Senin doğman bir hataymış."Adalet , cezanı en güzel şekilde verecek"diyerek hiddetle bağırdı. 2. oku yayından çıkmıştı...
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

NOT:Freya başlıkla bir süredir ilgilenemediği için onun yerine atlı grubunu ve kendisini ben yöneteceğim.

FREYA NIN YARDIMI ...
*Atlı grubu hemen Cervantes in arkasındaydı .Freya tapınaktan hiç durmaksızın bu tarafa at sürmüştü.Kervanı yağmalayan hırsız grubunun Cervantes e yaklaştığını gördü.Sağdaki atlı grubuna döndü.

"Okçular!!!"

5 okçu aynı anda atlarından indiler yaylarını ellerine alıp oklarını yerleştirdiler.İkinci emirin gelmesiyle birlikte atışlarını yapacaklardı...

*Cervantes,Calin e kervana yardım göndermesini söyledikten sonra elfe doğru hırslı gözlerle yaklaşan hırsız grubunu gördü.onlara doğru döndü,sözlerini sarfetti,

"Size iyiliğin ve adaletin tarafına geçip günahlarınız için tövbe etmek için bir şans tanıyorum. Bana cevap verin, gereksiz yere kimsenin canı yanmasın! Yolunuz yanlıştı, bu malzemeleri bekleyen yüzlerce aç sefil insan var! Bu amaçsız yıkıma bir son verin artık bütün Tanrılar aşkına!"

Hırsızlar önce bi duraksadılar,birbirlerine göz attılar.ardından iğrenç küfürler cervantes e karşılık verdi(Diplomacy fail).Ve bu sefer onun üzerine ilerlemeye başladılar.Reda nın emri doğrultusunda bu kutsal şövalyeyi durdurmakta kaosa hizmet sayılırdı.kaosun gereklerini pek kalplerinde hissetmeselerde ...
Cervantes e başka bir şans tanımamışlardı.kılıcının keskin tarafını ters çevirdi bu sırada esiri Rhonin aklına geldi.arkasını döndüğünde kılıcını yeniden eline almış esiri gördü.

*Bu sırada Rhonin uzakta duran kılıcını almak için yeltendi.Cervantes ten bir anlığına kurtulmuştu.uzandı ve yerden kılıcını aldı.
yay zaten üzerindeydi,yere düşmemişti zaten.
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Slach
Gölge Ustası
Posts: 759
Joined: Sat Nov 13, 2004 10:00 am
Location: EskiÃ…?ehir
Contact:

Post by Slach »

''Dostlarım acaele etmeliyiz. Logan bizi yardımına çağırdı. Çok geç kalmış olbiliriz.....'' Bunu söylemek istemiyordu fakat söler ağzından çıkmıştı. Sözünü söyledikten sonra yutkundu. Sözlerine kaldığı yerden devam etti. Bir atımız var her ne kadar iyi bi aygırda olsa üç kişiyi taşıyacağını sanmıyorum. Bu yüzden ya hepimiz yürüyecez yada bir kişi ata binip Logana yardım edecek. Burası gibi bir tehlikeli yolda kimseyi tek başına bırakmak pek akıllıca olmaz şimdi ne yapmalıyız. Biliyorsunuz zaman aleyhimize işliyor.''

Aslında kendisinin atla gitmesi kendine en mantıklı olanı gelmişti. Ama bunu demesi yanlış anlaşılabilirdi. Bunun için kararı arkadaşlarına bıraktı. Onların kararına itiraz etmeden yapacaktı. Aklından griffonun gitmemiş olsaydı diye geçirdi. O zaman ne rahat olacaktı. Girffonla yolculuk fazla uzun sürmezdi. Arkadaşları farklı bir kara verirse koşmak zorunda kalacaklardı.
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
Sylvos
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1073
Joined: Sun Nov 21, 2004 10:00 am
Location: Darkon
Contact:

Post by Sylvos »

Harbormm' un güdük parmakları sakallarını sıvazladı..Logan'a hemen yardıma gitmeliydiler.Zaten yeterince gecikme olayı yaşanmıştı..İçinden griffon' un gitmemiş olmasını diledi ve derin bir iç çekti..
''Ben ve elf atla gidelim''dedi dwarf sade bir ses tonuyla..
''Yardım acele gitmeli ve kaybedecek vaktimiz yok..''bir solukluk bekledi ve sözlerine devam etti..
''Evet ne diyorsunuz?''diye sordu Harbormm rahip ve sözcüye acil bir yanıt bekleyerek..
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
Slach
Gölge Ustası
Posts: 759
Joined: Sat Nov 13, 2004 10:00 am
Location: EskiÃ…?ehir
Contact:

Post by Slach »

Bence iyi bir fikir dostum sen ve vilthas hemen yola çıkın. Vardığınızda yol üzerinden beni alıması için birini gönderirsiniz yada sen gelirsin vilthas. şimdi ata bini ve gidin.
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
high_elf
Başbüyücü
Posts: 398
Joined: Thu Apr 15, 2004 10:00 am
Location: Ýthaca, ABD
Contact:

Post by high_elf »

"Ata binmek hımm.. Peki eğer şartlar bunu da yapmamı gerektiriyorsa. Harbomm önce sen çık ata. Ata bineceğimi hiç düşünmezdim ya neyse.. Gerçi küçükken bir kaç kere binmiştim.. Ama onun dışında bütün hayatım yaya olarak geçti." diye cevap verdi Vilthas ve harbomma acele etmesi gerektiğini işaret etti..

Harbomm biraz zorlanarak da olsa ata bindikten sonra Vilthas da dikkatlice ata bindi.. Ardından atın kayışını eline aldığında çocukken ata binişi hakkındaki anıları yavaş yavaş aklına geldi ve.. annesinin ona ata nasıl binileceği hakkındaki sözleri..

Vilthas yavaşça atın başına eğildi ve kulağına fısıldadı.. "Lord Oren adında senden gidebileceğin en yüksek hızla ilerlemeni istiyorum.." Ardından kayışlara tüm gücüyle asılarak atın harekete geçmeisin sağladı. Son kez arkasında döndü ve alfrede seslendi:

"Kendine iyi bak, oraya ulaşır ulaşmaz seni alması için birilerini yollayacağız.."

Daha sonra başını öne çevirdi ve zihninde savaş düşünceleriyle atın gidecekleri yere varmasını beklemeye başladı..

-----------------------
Rp dışı: ELdarin cervantesin civarlarına yaklaştığımızda belirtirsin..
Rhonin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 478
Joined: Mon Dec 27, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Rhonin »

Rhonin koşarken kılıcını kınına koydu ve zigzag çizerek koşmaya devam etti yayını eline aldı yutkundu ama boğazı çok acıdı çünkü boğazı kurumuştu,aklından " ya ölücem ya tutsak kalıcam ya da onları öldürücem..." diye geçirdi koşarken derin bir iç çekti ve kafasını çevirip arkasına baktı elfin yayını kendisine doğrulttuğunu farketti birden sinirleri köpürdü " bu lanet adam hiç pes etmezmi... " dedi sonra "hey beni vurmak için fazla ter akıtman gerekecek herhalde!!! " diye bağırıp güldü ama eğer vurulursa kendine de çok gülecekti...Yayını eline aldı sıkıca tuttu hala koşuyordu okunu çıkarttı bu okların ucu zehirliydi veya öyle hatırlıyordu " ne farkeder ki... "dedi ve hemen arkasını döndü elfin omzuna hedef aldı,o kadar gerdi ki yay inanılmaz bir şekilde gacırdadı nefesini tuttu ve aniden oku bıraktı kendisi okun gidip gitmediğini bilmiyordu iyi hedef almıştı ama ona geldi mi bilmiyordu çünkü oku bıraktığında yayı sıkı tutarak koşmaya devam etti arkasına bakmadan ve sinirle koşmaya devam etti kırmızı gözleri ona yolu gösteriyordu...

Ama arkasına dönerken elfin yayından iki okun çıktığını görmüştü ve yüzü sinirle ve çok az da olsa korkuyla büzüldü... Koşarken okların kendisine isabet etmemesi için dua etti...
 Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
Sylvos
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1073
Joined: Sun Nov 21, 2004 10:00 am
Location: Darkon
Contact:

Post by Sylvos »

Harbormm ata binerken biraz zorlandı..Ama sonunda güçlükle olsada binmeyi başardı.Buna alışması gerekiyordu..
Alfred' e dönüp ''Dikkatli ol dostum'' dedi..Bunu söylerken az kalsın attan aşağıya düşüyordu..İçinden bir homurtu çekti ve Vilthas' la beraber atın üzerinde son hızla gitmeye başladılar...Savaş ve adaleti sağlama düşüncesi beyninin içini kemirip duruyordu..
''Lord Oren adına oraya umarım zamanında varırız'' dedi içinden..
Sonra omuzunun üzerinden kafasını çevirip ''Vilthas Logan' a daha çabuk gitmemiz için bir büyüyle atı hızlandırabilir misin?'' diye sordu bu fikrin onlara bir faydası olacağını düşünerek...
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

FREYA NIN YARDIMI...

Cervantes üzerine doğru yaklaşan 8 hırsızı kendi yoluna davet etmişti fakat hırsızlar dinlememişlerdi bile.Güçlü rahip bu sefer savaşmaktan başka seçeneğinin kalmadığını anlamıştı.klıcını önünde tuttu ve savaşmaktan çok savunmayı ön plana aldı(defensive fightning +2 AC ,-4 Attack roll)

2 hırsız en önden ilerleyerek kısa kılıçlarını savunmadaki Cervantes e yöneltti.Bloodseeker birincisini tersiyle karşıladı,ikincisi ise metal zırhta tangırdayarak geri sekti.

Freya nın okçuları yaylarını germişlerdi.İmp'lancer ın atış emriyle beraber 5 ok hırsızların üzerine yağdı.(2 miss 3 success;

Cervantes in yanında duran iki hırsızdan sağdaki 4 dmg ,soldaki 3 dmg aldı.arkadan ilerleyen diğer bir hırsız 5 dmg yedi ve olduğu yerde kalakaldı.)
Bu sırada 5 kişilik atlı birliği de Cervantes e yardım etmek üzere ileri atıldılar.Lord Dragonfire ın kutsaması alacaklarını düşünerek kılıçlarını havada tutuyorlardı.Cervantes in hemen 5 6 metre arkasındaydılar.

Rhonin yerdeki yayını kaptı, geriye doğru kaçmaya başladı,ardından arkasını döndü.elfe lanetler okuyordu.
Calin bir ok daha çıkardı sadağından zigzaglar çizerek kendisini şaşırtmaya çalışan Rhonin i gözüyle kesti.gideceği yeri tahmin ettiği noktayı hedeflereyer bıraktı okunu.
Keskin ok havada ince bir tını koyarak Rhonin in hemen omzunun altına saplanmıştı.(Rhonin -6 dmg)
Rhonin acıyı aynı anda hissetmişti.bu başbelası elf onu bayağı zorlayacak gibiydi.En iyisi dönüp vuruşmaktı.zehirli olduğunu düşündüğü bir okunu çekti arkasını döndü.bu sırada bir ok daha kendisini beklemekteydi.
Calin ikinci okunu hızlıca taktı yayını gerdi ve bıraktı.

Ne şans ki Rhonin in chain shirt ine takılmıştı.kendini çok şanslı görüyordu.ama kaybedecek zamanı da yoktu.
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
high_elf
Başbüyücü
Posts: 398
Joined: Thu Apr 15, 2004 10:00 am
Location: Ýthaca, ABD
Contact:

Post by high_elf »

"Bir büyü.. Düşüneyim.. Sanırım bu duruma uygun bir büyüm var. Niye daha önce düşünemedim ki?" diye cevap verdi Vilthas düşünceli bir şekilde.. Büyüsüne başlamak için malzemelerini çıkaracaktı ki at üstünde daha önce büyü yapmadığını da hesaba katarak başarılı olamayacağını düşündü.. Atı sert bir hamleyle durdurduktan sonra, büyü kesesinden bir tutam meyankökü çıkardı ve sol elinde hafifçe ezdi. Ardından atın başının üzerine ezdiği meyanköklerini döktü.. Sonra atın kulağına eğilerek zihnine kazımış olduğu sözcükleri sarfetti..

Aleroth hastreas molasicle...

Gözlerini sıkıca yumdu.. Ã?nünde kendi vücudundan fırlayan mavi-kırmızı-beyaz enerji dalgalarının tekrar bir araya girerek ata yöneldiğini hissedebiliyordu.. Dalgaları göremediği ama vücuduyla hissedebildiği rünler haline getirdi.. Her bir rünü çizdiğinde parmak uçlarında oluşan karıncalanma hissine doyuyor, ayrı bir haz duyuyordu. Sonunda dalgalar birleşerek tek bir altın rengi akım oluşturdu ve Vilthas bu akımı elleri içinde tutarak yavaşça ata püskürttü..

(Büyü: Haste)
Slach
Gölge Ustası
Posts: 759
Joined: Sat Nov 13, 2004 10:00 am
Location: EskiÃ…?ehir
Contact:

Post by Slach »

Cüce ve elf ata binmişti bile cücenin attan korkmuş olduğunu tahmin ediyordu. İçinden bir kahkaha attı. Cüce soylediklerini duysa kafının yerinde olmayacağını düşündü. Kafasız halini hayal etti. İçteki kahkahaları dıştan yüzüne sırıtma gibi görünyordu.'' Uğurlar olsun dostlaım. Logana iyi dileklerimi iletin.''

At gözden kaybolmuştu. Giden dostları için Yüce Orene bir dua etti.

YÃ?CE OREN, ARKADAşLARIM SULAR GİBİ İLERLEMESİNİ SAğLA. KUTASMANI ONLARIN ÖZERİNDEN ESİRGEME
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests