YER ALTINDA BİR MABED(TANRI:APOCALYPSE)(KAOS, KATLİAM,

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Post Reply
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Brenne Andero nun oturmasını bekledi ve o da karşısındaki koltuğa yerleşti. Hemen konuya girmek için acele ediyordu,

-Aslına bakarsanız her geçen gün artan güçlerimizi bir denetim altına almak gerektiğini düşündüm.şu an Katliamın eli gelecekte bize hizmet edecek gencecik vücutlar tapınağımızda yer alıyor.Onlar efendimizin bize armağanı olan bir boyutta,olan ile olmayan arasındaki farkın algılanamadığı bir boyuttalar ve dahası hepsi kandırılmış durumda. Onlar on kasabanın halkı ve onların çocukları.şimdi hepsi özgür olduklarını sandıkları bir hapishanede,hediye olduğunu sandıkları zehirleri yiyerek,umut olduğunu sandıkları kaos ile bozuluyorlar.

Soytarıyı eliyle gösterdi,

-O oraya ulaşmanın yolunu biliyor ve seni götürecektir.Ancak senin gibi bir komutanın orada işe yarayacak olanları seçeceğine inanıyorum ve belki de eğiteceğini.En azından bir gözatmanı istiyorum ben burada kendi farelerimle ve araştırmalarımla uğraşmalıyım.Daha sonra ben de oraya geleceğim.

Brenne Andero ya baktı.Soytarıyı eline sıçrayan kanı yalarken ve bundan aldığı zevki dışarıya yansıtırken görmüştü.

-O na iyi davran dostum eğlenceli birine benziyor ve bu eğlencesinin odak noktasını katliam oluşturuyor.İyi anlaşacağınıza eminim.Gideceğin boyutta sadece hayal et dostum ve bırak olsun,sonuç sadece senin gücünle sınırlı.

Brenne sözlerini bitirdi ve Andero ile soytarıya baktı.Soruları yada söyleyecekleri yoksa gideceklerini biliyordu.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Hükümlü
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1548
Joined: Mon Jun 09, 2003 5:31 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Hükümlü »

Konuşmalarını bölmek gibi bir niyeti yoktu soytarının. Yüzünde kocaman bir sırtışla bekledi ve konuşulanları dinledi...Daha sonra konuşmalar bitince:

"Ben sayın Katliamın Eli, 'O'nun lejyon komutanlardan sadece birisiyim..."Bernne'nin onun hakkındaki sözlerine ise büyük bir ciddiyetle ;
"O sizin takdiriniz, teşşekür ederim efendi." diyerek cevap verdi...
"Lakin gitmeden önce sizinle bir konu hakkında konuşmak isterim..." dedi Brenne'ye "acaba tapınakta şu anda tutulan çocukları küçük bir amaç için kullanmam mümkün mü? Yiyecekler nasıl olsa zehirli, nasıl olsa ölücekler..." soytarı iğrenç iğrenç sırıttı "bari bir işe yarayarak ölsünler. Ne dersiniz efendi?" soyyarı hafifçe öne doğru eğildi ve cevabı beklemeye başladı....


-------------------
rp dışı not: pazara kadr yokum maalesef...
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
DeS
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 73
Joined: Tue Feb 08, 2005 10:00 am
Location: KurtarılmıÅ? Bölge
Contact:

Post by DeS »

Deffas odayı hiçbirşey söylemeden giyinerek terk etti.En arkadan giderken bir an için o odada konuşulacak olanları merak etti ama sonra duymasa daha iyi olacağına kanaat getirdi.Giyinince kaynağı belli olmayan ateşin başında ısınan ve biraz da düşnceli duran drowa baktı.Bir an için sınavın bitip bitmediğini , hatta başlayıp başlamadığını ve bu drowun ya da kendisinin sınavı geçip geçemediğini merak etii.Ardından bütün bu karmaşa yerini bir sükunete bıraktı cüce ona silahlarını getirmişti.
Deffas ne zaman silahlarına dokunsa eskilere giderdi.Yine o anlara gitmek isteyen iradesini kontrol altına aldı ve bunun yerine şimdiki zamanda hayatta kalmaya konsantre olmayı denedi.
Drowun karşısına bir yere bağdaş kurdu ve kendisini buraya getiren O*'na içinden dua etmeye başladı ;
"Lütfen yüce varlık senin gözünde bir hiç olduğumu şimdi daha iyi anlıyorum ama lütfen izin ver sana senin için neler yapabileceğimi göstereyim.İzin ver sana elimden geldiğince hizmet edeyim.....
Bu yolda bana yardım et.Kılıcıma yön ver.Kaosunu yaymama yardım et."
Sadece dudaklarını hareket ettirerek bunları fısıldadı ve sonra bağdaşını bozmadan öne eğildi ve birkaç saniye öyle kaldı.
Kalktığında zihninin bir köşesinde ettiği dua ile drow hakkında düşünmeye başladı...
Gott weiss ich will kein Engel sein
Rammstein
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Andero Brenne'in karşısındaki koltuğa oturuşunu izledi sakince. Sormak istediği sorular vardı ve almak istediği cevaplar. Peygamberin direk söze girişiyle sustu ve anlattıklarını dinledi. Anlattıkları ilgisini çekmişti. İnsanlar ve bir boyut, özellikle çocuklar, kaos için taptaze bir kan olabilirlerdi. Kaosla büyüyüp, onunla yoğrulabilirdi vücutları. *O*na bağlılıkları üst safhaya geçen yıllarla rahatça çıkartılıp inancı sapasağlam ve *O*nun yolunda gerekirse canını verebilecek güçlü bir kült oluşturulabilirdi. Evet, bu potansiyel kullanılmalıydı. Faniler gelip geçerdi ama *O* hep kalacaktı ve yeni jenerasyonlar her zaman için en iyi eğitimden geçirilmeliydi.

Ardından peygamberin soytarı için sözlerini ve soytarının cevabını dinledi.

-Göreceğiz, göreceğiz... dedi sadece soytarı için...

Brenne'e bakarak devam etti.

-Anlattığın şeyler ilgi çekici gerçekten kaosun peygamberi. Bana şu insanlar hakkında daha çok ve ayrıntılı bilgiler verebilir misin? Kaç kadın, kaç erkek, kaç çocuk? Cinsiyetlerin yaş ortalamaları, çevresel şartları ve daha aklına ne geliyorsa. Onlar hakkında bildiğin, kullanabileceğim, işime, işimize yarayacak her şey... Özellikle de şu boyut hakkında bildiklerin.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Starfall
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 94
Joined: Tue Aug 24, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Starfall »

Starfall çantasından beyaz cübbesini çıkardı ve üzerine giyerek kapıları iteledi ve içeri girdi...

İnsanların ona baktığını biliyordu..bunu istemişti zaten....yavaş ama emin adımlarla yürüdü ve kendine bir yükselti aradı, gözüne çarpan basamakları tırmandı ve cübbesinin kapşonunu indirdi...

Altın sarısı sağları omuzlarından aşşağı dökülürken o da yüzüne düşen telleri toparladı...

masum ve sıcak gülümsemesi herzamanki gibi yüzündeydi....

"Sizi selamlıyorum güzel insanlar... tekrar karşılaştık.... hatırlamayanlarınız için on kasabadaki yetimhaneyi kurmuştum..Yokolduğunu öğrendiğimde çok üzülmüştüm, hala üzgünüm.. ama beni daha çok üzen şey on kasabanın tamamen yokolmuş olması...

nasıl hissettiğinizi çok iyi biliyorum, çaresiz kaybolmuş ürkmüş durumdasınız...bu haliniz gerçekten kolayca etkilenebilecek bir hal.. çok kırılgan durumdasınız..bunu görebiliyorum ama daha önemlisi anlıyorum....

Bende kısa bir süre önceye kadar kaybolmuştum... sahipsizdi, yerim yurdum yoktu.. ama şükürler olsun ki "O" nu buldum ve o beni kanatlarının altına aldı...kötü yola sapmamı önledi beni aldı ve güçlü kıldı....kendi ayaklarımın üzerinde durmayı öğretti..


O diyorum çünkü krndisi adını zorla andırmayacak kadar mütevazıdır. İyiliğini ve sıcaklığını içimizde hissederiz ve "O" na gülümseriz, saygı duyarız

siz de sükredin ki burdasınız, çünkü emin olun dışarısı düşündüğünüzden çok daha acımasız.. ama burda güvendesiniz...Korkmanızı gerektiren birşey yok.. Sizinle ilgilenmem için ( yavaş bir hareketle cbbeninipini çözer ve omuzlarından arkaya kaymasına izin verir ve ağır ama şaşalı bir biçimde kanatlarını açar.....) beni yoladı..

"O" zamanında bana ışığı gösterdi ( girmeden aldığım taşa daylight çekiorum.. at will ve taşı 2 avucumun ortasında tutarak yere eğilerek yere bırakıyorum..) gerçek ışığı.. ve şimdi ben o ışığı size göstermeye geldim...

"O" size yardım etmek istiyor.. eskiye dönebilmenizi ve ayaklarınızın üzerinde durabilmenizi istiyor...Toparlanana kadar sizi burda misafir etmeyi teklif ediyor, karnınızı doyurmayı ve sizi sıcak tutmayı teklif ediyor..Karşılığında istediği şey ise sözünü bile etmeye değmeyecek kadar ufak birşey..

sadece basit bir teşekkür ya da kısa bir amin.. kalbinizi ona açılmasını istiyor , onu içinizde hissedin ki o da size yardım edebilsin...basit teşekkürlerinizi duymak istiyor bütün yardımı karşılığında bunu çok görmeyin...tek isteği takdir edilmek...

Kabul edenler benimle birlikte "O" na dua etsinler yaptıkları ve yapacakları için.....

"Ey ulu olan , sen ki kudretinle bizleri kutsayan, kanat geren kollayan.. Kulak ver ve teşekkür duamızı kabul et... Amin...

bizim kalbimizi ısıt ve bize güç ver..senin kudretin sorgulanmaz ve bilgeliğinden şüphe duyulmaz.. Büyük olanyardımlarını bizden esirgeme..."
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Brenne Andero ve soytarının konuşmalarını dinledi.Andero kimseye kolay güvenmezdi ve bu soytarı için de pek farklı olmayacak diye düşündü.
Soytarının talebi ve Andero nun sorularını dinledi.İlk önce Andero ya döndü;

-Katliamın eli,savaşçı seçilmiş Andero,bilmek istediklerin gözlerinle görebileceklerinden fazlasını içermiyor ve benim yanıtlamamın zaman kaybı olmayan tek soru boyut hakkındaki sorundur.O boyut on kasabada benim tarafımdan kandırılmış insanların barındırılması için efendi tarafından yaratıldı.İçinde hissettiğin kaos ne kadar büyükse orada yapabileceklerinde o kadar büyük olur.Sadece düşün ve iste yaratılmış olacak.Oradaki tüm yiyecek ve içecekler tamamiyle bozucu etkiye sahip,kesinlikle onlardan yememelisin.Halk bizim onları koruduğumuzu ve ihtiyaçlarını karşıladığımızı düşünüyor bu yüzden henüz katliamı başlatmak için erken ama zamanı geldiğinde sunak odalarımızı süsleyecekler.

Sonra soytarıya döndü;

-Eminim ki kafanda dönen binbir tilki ile eğlenceli birşeyler yapacaksın ama unutma kullanabileceklerin sadece ve sadece işe yaramaz olanlar olacaktır.Kaosa hizmet edemeyecek olanları alabilirsin!Aptal ve zayıf olanları yani.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Par-Salian
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 184
Joined: Tue May 04, 2004 10:00 am
Location: Sanane taniyorsan beni zaten biliyorsundur...
Contact:

Post by Par-Salian »

Drow düşünceli edeyla oturuyordu sonra kapı açıldı içeriye önceden görmüş olduğu insan girdi onu izliyordu dua etmesine bakıyordu sonra içinden geçirdi

"hıh seni aptal "O" senin dualarına ihtiyaç duyarmiki"

Bakışlarını bir iç geçirmeyle diğer tarafa çeviren drow ateşin o güzel sıcaklığını vede tehditkar dalgalanmasını seyrederek oturmaya devam etti....
<div>In a time of crisis a hero must rise...from his sofa.</div><br>
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Andero ve Brenne tapınakta bir gariplik hissettiler. Dış bir güç buraya ulaşmaya çalışıyordu. Sanki iletişim kurma çabası içindeydi. Tapınağın girişindeki holde bir şeyler oluyordu...

Hol...
__________________________________

Kan havuzu adeta kaynarmış gibi fokurdamaya başladı. İki tarafında duran kaos şovalyeleri ise kıllarını bile kıpırdatmıyorlardı. Kan oluk oluk sıçrayarak yükselmeye ve bir kişinin şeklini almaya başladı...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Brenne Andero ve soytarı ile konuşurken içinde garip bir his oluştu.Tapınakta yabancı bir güç vardı ve holde olduğuna emindi.Yarıiblisin yüzüne baktı ikilinin gözleri birbirini bulduğunda Brenne hızla ayağa kalktı ve kapıdan dışarı fırladı.Adeta koşarcasına koridoru geçti ve kan havuzunun olduğu hole geldi.İki ölüm nöbetçisinin ifadesiz suratları arasında havuzdan yükselen kan şekillenmeye başladı.
Brenne bir çok büyü komponentini hazır etti ve oluşumu izlemeye başladı.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Kan tamamen şekillendiğinde iskeletimsi çürümüş bir vücudu olan giysileri paçavralar halinde etrafında büyülü rüzgarlarla uçuşan bir yaratık adeta havada süzülür gibi duruyordu. Tamamen kandan oluşarak maddeleşmiş şeklin iki yanındaki şovalyeler hiç istiflerini bozmamışlardı:

"Kaosun peygamberi, duy sesimi ve bana cevap ver. Senin için güzel bir teklifim var. Tanrının adına yaraşır bir kaos öneriyorum sana."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Brenne sözleri dinledi.Konuşanın sadece bir görüntü olduğunu anlaması uzun sürmedi ve kan havuzuna doğru yaklaştı.Sadece çok az kişi Kaos peygamberi ile iletişime geçme cüretinde bulunabilirdi ve şu anda konuşanın kitaplarda yazılan kara cüppeli olduğunu biliyordu.Zamanında ondan etkilenmiş ve ölüm büyüleri yolunu seçmişti ve şimdi kendisi olmasa bile görüntüsü karşısındaydı.Ama Brenne artık eski büyücü çırağı değildi,o kaosun peygamberiydi.Karşılık vermesi gerekiyordu.Konsantrasyonunu topladı Kaosun peygamberi,etrafındaki tüm sesler uğultuya dönüştü tüm görüntüler bulanıklaştı.Sadece o ses ve görüntü kaldı.

-Seni duyuyorum ölümü yenen ve seni dinliyorum!Nedir senin bakışını buraya çeviren!
*************************************************************
(RP DIşI: Teklifin özelden gönderilmesini rica ederim)
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Andero Brenne'in boyut hakkındaki açıklamalarını dinlerken aynı zamanda düşünüyordu. Evet, burası ileri derecede işine yarayabilirdi. Gelecekteki kaos ordusunun temelleri atılmaya bugünden başlanmalıydı. Bu boyut da onlar için ileri derecede büyük bir tecrübe kaynağı olacaktı. Ã?ocuklar; kılıç sallayarak değil, yaratılan görüntülerle dövüşerek gelişeceklerdi. Gerekirse kendilerini büyük savaşlarda görecekler, gerekirse teke tek düellolar yapacaklardı. Evet, bu yepyeni ve göründüğü kadarıyla ileri derecede etkili bir eğitim yöntemi olacaktı. Diyarın kaos ordularının altında titremesi için gereken tek şey zamandı ve ondan bol bir şeyleri de yoktu.

Andero pençelerine baktı. Keşke askerleri de hemen hemen bu kadar büyük bir güce sahip olsaydı. O zaman diyar ayaklarının altında daha görüntüleriyle ezilir giderdi.

Birden katliamın elinin gözleri parladı ve yüzüne sivri dişlerini açığa çıkartan bir sırıtış yayıldı. Aklına gelen şey dehşet vericiydi. Ama çok zevkliydi... Evet, neden olmasındı ki? Ona hizmet edecek bir kült için güçlü askerler... Evet, bu yolu kullanabilirdi. Peki hangisi ona yardım edebilirdi? Hangisinin yetenekleri ona yardım edebilecek yöndeydi? Brenne mi yoksa Efla mı?

Peygamber konuşmasını bitirdikten sonra Andero ona tam bu konuyu açacaktı ki birden bir gariplik hissetti. Sanki bir zorlama, tapınağın büyüsünü zorlayan bir güç... Saniye geçmeden Andero ayağa fırlamıştı ve ayağa kalkışıyla neredeyse aynı anda katanası ve wakizashisi belindeki kabzalardan eline geçmişti. Dışarıda bir şeyler vardı. Holde... Brenne'e baktı ve onun da kendisine baktığını gördü. Soytarıysa bu tehditi algıladığına dair hiçbir tepkide bulunmamıştı.

Andero Brenne'in ayağa kalkıp hole doğru koşmaya başladığını gördü. Kılıçları ellerinde, o da peygamberin peşinden koştu. *O*nun tapınağına bu saygısızlığı yapan şeyi görmek istiyordu.

Tapınağın koridorları boyunca yüksek bir hızla koştular. Andero zırhı yüzünden Brenne kadar hızlı koşamıyordu ama aranın fazla açılmasına izin vermedi.

Kan havuzunun başına geldiğinde kaos şövalyelerinin klasik sert duruşlarının arkasında yükselen ve şekil alan kan kitlesini gördü. şekillenme bittiğinde oluşan yaratık burada rahatça bulunabilirdi sanki ama bir yerlerde buraya ait değildi. şövalyeler herhangi bir tepki vermiyorlardı. Bu şeyin farkında değiller miydi? Yoksa bu şey bir tehdit mi değildi?

Bu tapınağa bu kadar kolay girilebileceğini düşünmüyordu Andero ve bunun arkasındaki işi merak etti. Diyarda çok şey mi değişmişti? Güç dengeleri nasıldı ve lanet olsun hangi zamandı? Sormaya bir türlü fırsat bulamamıştı ki...

Oluşan yaratığın Brenne'le konuşmaya başlamasını izledi. Ya bu bir yanılsamaysa? Ya içeri de başkaları da varsa? Katliamın eli işini şansa bırakamazdı.

-Herkesin üstünde hüküm sahibi olan, bana içeridelerse onları göster ki kutsal tapınağını daha fazla kirletmelerine izin vermeyeyim. (detect good)

Andero ellerinde kılıçları, ani bir hamlede kolay hedef olmasın diye kanatlarını arkasında minimum vaziyette toplamış, Brenne'i korumak için yanına yanaştı yavaşça ve etrafta bir iz aramaya başladı.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Yeminer'in kaosun tapınağında aradığı şeyi bulması güç olmamıştı. Planlar yapmakla meşgul olan kadim lich zamanın geçtiğini bile anlayamamıştı ki kaosun peygamberi çağrısına cevap verdi. Yeminer The Lich kaosun peygamberi ile anlaşabileceğini düşünüyordu. Tekrar kürenin başına döndüğünde kaosun peygamberi ve birkaç kişi daha kendisini bekliyordu. Yeminer konuşmaları oradakilerin duyamayacağını biliyordu ve rahatça kaosun peygamberi ile konuşmaya başladı.

Bu tapınak Yeminer The Lich 'e eski günleri hatırlatmıştı. Bir zamanlar Oren_Dautry kaosun sahibiyken onun tapınağında kalmıştı ve benzer duyguları hissetmişti. Coşkun bir kaos ve kötülük arzusu.

" Anlaşamamamızı imkan yok " diye içten bir kahkaha attı Yeminer The Lich ve kaosun peygamberine teklifini iletti.

Konuşma bittiğinde Yeminer The Lich iradesini Kaosun diyarından başka yerlere çevirdi. Bir lichin en çok yaptığı şeyi yapıyor ve yaşayanlarla oynuyordu. Bu işin en önemli kuralı izlemekti ve Yeminer The Lich'te bunu öğrenecek kadar bilgeydi.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

İletişim büyüsü sona erdiğinde kanlardan oluşmuş görüntü de dağıldı.Havuz yeniden sakinleşti.Brenne için her şey netleşti,görüntüler ve sesler.Brenne ise antlaşmanın detaylarını kafasında düşünmeye başlamıştı bile.Yavaşça arkasını döndüğünde karşısında gördüğü Andero elinde kılıcı ile bekliyordu.Brenne hemen etrafına bakındı ama bir tehdit algılayamadı.Sonrasında Andero ya gülümsedi;

-Sakin ol dostum.O sadece kadim bir dost ile iletişim büyüsüydü.Diyardan haberler almalıyım öyle değil mi?

Gülümsemesini gizlemeyen Brenne Andero nun yanından geçerken yavaşça bir reverans yaptı;

-Fareler şimdi onlarla ilgilenmeliyim.Sen de soytarıyı al ve şu boyuta bir gözat.şimdiden iyi eğlenceler.

Brenne hızla koridorun sonuna ilerledi.Hizmetkarlarının,yani Andero nun deyimiyle farelerinin,odasının kapısını açtı.Drow ve suikastçi oturmuş bekliyorlardı.
*************************************************************
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Par-Salian
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 184
Joined: Tue May 04, 2004 10:00 am
Location: Sanane taniyorsan beni zaten biliyorsundur...
Contact:

Post by Par-Salian »

Düşüncelerle kafası iyice meşgul olan drow efendisinin bir anda kafıyı açmasıyla irkildi dışarıdan bakılınca Drow her ani harekette korkuyor gibi geliyordu ama bu onun tetikte olduğunu dair herzaman bir görüntüydü..

Kendisini hiçbir zaman hiçbir yerde rahat hissetmezdi zaten efendisinin içeri girmesiyle ayağa kalkan drow rahat vede saygılı bir tonda konuştu

"Hoş geldiniz efendim emirlerinizi hazır birşekilde bekliyordum zaten bu kaynağı belli olmayan ateşde iyice uyuşuk bir hale sokmuştu beni"

Kendine gelmek için şöyle bir sarstı kendini bacaklarını ellerini sonra iyi olduğunu dair kanı getirince efendisinin sözcüklerini söylemesini bekledi...
<div>In a time of crisis a hero must rise...from his sofa.</div><br>
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests