ZAMANIN KARARGAHI
- ZorinFerador
- Kullanıcı

- Posts: 33
- Joined: Sun Jun 06, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Andero tekrar gülümsedi. Elini artık adının zorin olduğunu bildiği savaşçıya uzttı. Savaşçının elini sıktı.
- Ã?ağrısını almadığı halde dragonfire'a kendisini bu kadar bağlayabilen birini görebilmek benim için gerçekten çok sevindirici. Açıkcası ben senin gibi biri ile omuz omuza savaşma şansına sahip olduğum için mutluyum. Senin kılıcın benimse kılıcım ve diğre güçlerim eminim bu işin altından kalkmamıza yardımcı olacak. Bu arada ben böyle biriyim diye anlatmayı doğru bulmuyorum. Maceramız sırasında birbirimizi çok daha iyi tanıyacağımıza eminim. Ama yine de benim hakkımda öğrenmek istediğin bişi varsa sormaktan çekinme. dedi.
- Ã?ağrısını almadığı halde dragonfire'a kendisini bu kadar bağlayabilen birini görebilmek benim için gerçekten çok sevindirici. Açıkcası ben senin gibi biri ile omuz omuza savaşma şansına sahip olduğum için mutluyum. Senin kılıcın benimse kılıcım ve diğre güçlerim eminim bu işin altından kalkmamıza yardımcı olacak. Bu arada ben böyle biriyim diye anlatmayı doğru bulmuyorum. Maceramız sırasında birbirimizi çok daha iyi tanıyacağımıza eminim. Ama yine de benim hakkımda öğrenmek istediğin bişi varsa sormaktan çekinme. dedi.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Andero zorinin cevap veremediğini gördü. Sanki bir yerlere yada bir şeylere bakıyor gibiydi. Sıkılmıştı paladin.
-Dostum sanırım konuşmamıza daha sonra devam edeceğiz. şimdi tapınağa gitmeliyim. dedi.
Karargah alanından tapınağa gitmek üzere ayrıldı.
-Dostum sanırım konuşmamıza daha sonra devam edeceğiz. şimdi tapınağa gitmeliyim. dedi.
Karargah alanından tapınağa gitmek üzere ayrıldı.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
- ZorinFerador
- Kullanıcı

- Posts: 33
- Joined: Sun Jun 06, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
- ZorinFerador
- Kullanıcı

- Posts: 33
- Joined: Sun Jun 06, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Zorin sıkılmıştı, çok uzun bir süre Karargahta yol arkadaşı ve komutanının gelmesini beklemişti...ve şimdi bir başka savaşçı gelmiş ve ona, yol arkadaşının ayrıldığını bildirmişti...Zorin ürperdi, demek bir kaç saat önce hissettiği gerginlik bundan dolayıydı...Kılıcı ve üstündeki zırhıyla birlikte bir süre dolaşmaya çıkmaya karar verdi...Zorin Savaş Karargahından ayrıldı
kılıcının kınını sıkıca tutuyordu,hızlı bir hareketle kılıcını çekti.Ardından dostvari bir selam verdi...
squan karargaha geri gelmişti.Burayı çok ihmal etmişti.'Ben iyi bir komutan değilim' diye düşündü.Kendi kendine hayıflanmıştı.Anlaşılan karargahta kimse yoktu.Zaten andero düşmüştü.Zorin ise şu an ortada yoktu.zorini suçlayamazdı.Derin bir iç çekti ve hızla odasına doğru yöneldi...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Squan karargahın titremeye başladığını hissetti. Bir an sanki karargah yıkılacak gibi hissetti sadece bir an için. Bu karargahın içine saklanmış çok eski bir büyü idi. Komutanlara en zor anlarında bir defalık bahşedilecek olan. Squan karargahın tüm geçmişini içinde hissetti. Zamanın ve büyünün kol kola topraktan yükselttiği bu eseri. Daha geride büyü ve zamanın Lord Dragonfire da bütünleştiği anı yaşadı. O an için tanrısı ile bütünleşmiş gibi idi. Tanrısının tüm düşünceleri sanki zihnine akıyordu. Bir anda hissetti. Hazrlanmalı idi. Karanlık yükseliyordu yeniden. İki tanrı birbirleri ile savaşacaktı. Ve kazanan hangisi olursa olsun ışığın asıl güvencesi Lord Dragonfire inanları olacaktı.
Squan denemek zorundaydı. İyi bir komutan olabilirdi biliyordu. Yapması gereken tek şey içinden gelen sesi dinlemekti tek şey. Peki bunu başarabilecek miydi ?
Squan denemek zorundaydı. İyi bir komutan olabilirdi biliyordu. Yapması gereken tek şey içinden gelen sesi dinlemekti tek şey. Peki bunu başarabilecek miydi ?
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Squan bir anda ne olduğunu anlamamıştı.Bütün herşey bittikten sonra kafasını toparladı.Evet tehlikeyi squan da sezmişti.Ama şimdi gerçek olduğunu biliyordu.Derhal bir şeyler yapması gerektiğini biliyordu.İlk iş olarak Dragonfire inananlarını toparlamaktı.şu an herkes darmadağınıktı. Başrahiple konuşup onunla fikir alış verişi yapması gerekiyordu.
Dışarıdaki muhafızı çağırarak,
"Bütün habercileri topla ve onlara bütün dragonfire inananlarını bularak onlara 'Acil olarak tapınakğa gelmeleri gerektiğini' bildirsinler.Bu gerçekten aşırı önem arz ediyor."
Muhafız anladığını belirten işaret yaptıktan sonra selam vererek odadan çıktı.
Squan karargahtaki odasının penceresinden dışarı bakarak avludaki hareketliliği izledi...
Dışarıdaki muhafızı çağırarak,
"Bütün habercileri topla ve onlara bütün dragonfire inananlarını bularak onlara 'Acil olarak tapınakğa gelmeleri gerektiğini' bildirsinler.Bu gerçekten aşırı önem arz ediyor."
Muhafız anladığını belirten işaret yaptıktan sonra selam vererek odadan çıktı.
Squan karargahtaki odasının penceresinden dışarı bakarak avludaki hareketliliği izledi...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
squan karargahtaki haraketliliği izledi.Karargah hemen hemen boşalmıştı. Squan da yavaş adımlarla avluya çıktı.Avlu çok güzeldi.İnsanın içini ferahlatıyordu.Squan belli bir süre avluda durdu.Kafasında yapacağı işleri ve neler yapması gerektiğini tartıyordu.Squan kafasındaki herşeyi hallettikten sonra en kıdemli muhafızı çalışarak ona emirlerini verdi.Ardından hızla karargahtan ayrıldı.Tapınağa gidiyordu...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Squan karargaha geri gelmişti.Askerler onun karargaha girişiyle anında selam a geçtiler.Squan askerlere genel bir selam vererek hemen odasına çıktı.Yüzbaşılarının ona rapor vermesi için çağırdı...
Squan masasının başına oturup teker teker her şeyin listesini hazırladı. Çok seri bir biçimde ve okunaklı olacak şekilde yazısını yazdı.Ardından bunu yüzbaşılara vererek kağıtta yazılan her şeyin karşılanmasını ve en kısa zamanda toparlanıp hazırlanmasını emretti.
Squan yüzbaşılar çıktıktan sonra odasında sakin bir şekilde düşünüyordu. Ardından dışarıdaki askeri çağırarak "Bana hemen Zorin i bul ve yardım konvoyu hazırlanana kadar burada olmasını sağla."
Elf kafasını sallayarak hızla oradan uzaklaştı.Squan bir süre daha odasında kaldıktan sonra karargahın avlusuna indi.Herşey çok hızlı bir şekilde temin ediliyordu.Konvoy en kısa sürede toparlanacağa benziyordu.
Squan bütün işleri yüzbaşlarına bırakmıştı zaten.Artık sıra tapınağa gitme zamanıydı.Karargahtan bir at temin ederek hızla tapınağa doğru yol aldı...
Squan masasının başına oturup teker teker her şeyin listesini hazırladı. Çok seri bir biçimde ve okunaklı olacak şekilde yazısını yazdı.Ardından bunu yüzbaşılara vererek kağıtta yazılan her şeyin karşılanmasını ve en kısa zamanda toparlanıp hazırlanmasını emretti.
Squan yüzbaşılar çıktıktan sonra odasında sakin bir şekilde düşünüyordu. Ardından dışarıdaki askeri çağırarak "Bana hemen Zorin i bul ve yardım konvoyu hazırlanana kadar burada olmasını sağla."
Elf kafasını sallayarak hızla oradan uzaklaştı.Squan bir süre daha odasında kaldıktan sonra karargahın avlusuna indi.Herşey çok hızlı bir şekilde temin ediliyordu.Konvoy en kısa sürede toparlanacağa benziyordu.
Squan bütün işleri yüzbaşlarına bırakmıştı zaten.Artık sıra tapınağa gitme zamanıydı.Karargahtan bir at temin ederek hızla tapınağa doğru yol aldı...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Squan tapınaktan büyük bir hızla gelmişti.Atını avlunun içine doğru sürerek hazırlığın yapıldığı yerin tam önünde durdu.Atından inerek sorumlu askerin yanına giderek hazırlık hakkında bilgi aldı.Herşey hemen hemen hazırdı.Güneş batmadan karagahtan çıkabileceklerdi.Squan memnun bir biçimde kafasını salladı.Herşey istediği gibi çabuk gidiyordu. Ardından 10 kasabadan yanında gelen grubu incelemek için onların yanına doğru gitti.Hepsi gayet iyi görünüyordu.Hepsinin karnı doymuş,temizlenmiş ve rahat bir uyku geçirmişlerdi.Squan memnun bir biçimde kafasını salladı.Ardından odasına doğru yola çıktı...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Herşey tamamlanmış gözüküyordu.Konvoya eşlik etmeleri için Squan yanında 10 kişi götürecekti.Zaten kasaba halkından birkaç kişide bulunmaktaydı.Herkes yerlerini almıştı.Squan yüzbaşına gerekli emirleri verdikten sonra kendisi için tahsis edilmiş olan atına bindi.Squan pek atları sevmezdi.Squan a göre at çok ihtişamlı görünüyordu ve savaşa at üzerinde girmektende nefret ederdi.Ã?ünkü at üzerinde kendi ayaklarının üzerinde durmuyordu insan.Yere sağlam basamıyordu.
Squan atına binerek en öne geçti.Ardından işaret vererek konvoyu harekete geçirdi.Karargahtaki bütün askerler Squan a selam veriyorlardı.
Ardından Squan la beraber konvoy 10 kasabalılara yardım için yola çıkmıştı...
Squan atına binerek en öne geçti.Ardından işaret vererek konvoyu harekete geçirdi.Karargahtaki bütün askerler Squan a selam veriyorlardı.
Ardından Squan la beraber konvoy 10 kasabalılara yardım için yola çıkmıştı...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Freya hızla koşarak karargaha doğru gidiyordu.Çok geç kalmıştı,ayrıca Squanın verdiği görevide tamamlayamamıştı.Karargah uzaktan gözüne gözükmeye başladığında açıkça.Sonra koşmaya daha devam etti..Sonunda çok yorgun bir şekilde karargaha vardı.Karargaha daha önce birkaç kez gelmişti,o zamanlarda bile askerler olurdu,ama şimdi kimse yoktu.Bu ona çok garip gelmişti..Sonra ne olduğunu anladı..Bir küfür savurdu..Sessizlik..Kuş bile ötmüyordu..Sonra düşünmeye çalıştı..Düşündü..Nereye gitmiş olabilirdi ki squan?Sonra aklına geldi.
-Kasaba...On kasabanın olduğu yer..
Yorgundu,ama elinde kalan son enerjiyle gitmesi gereken yere doğru koşmaya başladı..Squan'nın yanına.
-Kasaba...On kasabanın olduğu yer..
Yorgundu,ama elinde kalan son enerjiyle gitmesi gereken yere doğru koşmaya başladı..Squan'nın yanına.
Jacta alea est.
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Freya atlılarla hızla karargaha doğru yol alıyordu.Bu gün çok hızlı bir gün olmuştu.şimdi günün kurtarılmasına-kurtulduğundan hiç ama hiç emin değildi-yardım etmişler ve geri dönüyorlardı..Sonunda karargahı gördüklerinde atlılar dörtnala ilerleyip Freya'yı geçmişti..Sonra Freya yanlız kalınca aklına squan geldi aniden.."Hiç görmedim onu orada.." dedi içinden.."Peki..Nerde lan şimdi bu..Heralde bizden önce gitti.." diyerek küfür etti.Ve bu düşüncelerle beraber karargahın kapısında olduğunun farkına vardı..Atından yavaşça indi,atı yanındaki bir askere verdi.şimdi içeri girmesi gerekiyordu..Aslında bir an aklından tanrısının çağrısı geçti ama,neyse şimdi dinlenmeliyim dedi..Ve yarı uykulu bir halde karargahta dolanmaya başladı..Ve ilk bulduğu minderin üstünde sızdı..
--Rp dışı:Eldarin çok özür dilerim giremediğim için tamamen benim hatamdır gelemem,hatta ben karakterimin öldüğünü düşünüp yeni bir karakter bile tasarlamıştım.Yinede sana çok teşekkür ediyorum daha kötüsünü yapmadığın için.. : )
--Rp dışı:Eldarin çok özür dilerim giremediğim için tamamen benim hatamdır gelemem,hatta ben karakterimin öldüğünü düşünüp yeni bir karakter bile tasarlamıştım.Yinede sana çok teşekkür ediyorum daha kötüsünü yapmadığın için.. : )
Jacta alea est.
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Freya yavaş yavaş uyanıyordu.Etrafında birkaç er dolanıyorlardı.Yavaşça uyuşuk uyuşuk ayağa kalktı.Gerindi ve şimdi ne yapması gerektiğini düşündü..şimdi dedi,tanrımın çağrısına cevap vermeliyim.Tam karargahın çıkışına yürürken aklına bir fikir geldi.Gezinen iki ere gelmeleri yönünde bir işaret çaktı.Erler yaklaştı:
-Ne oldu Freya?dedi biri.
-Bana bir at bulun,kendinizede birer tane bulun.Tanrımızın çağrısına doğru gideceğiz..
-Tamam,bekle burada dedi yine bir tanesi.Freya orada birkaç dakika geçirdi.Sonra biri atın üzerinde,diğeri iki atı tutuyor şekilde erler geldi..Freya hiç konuşmadan ata atladı.Birkaç saniye süren yerleşmeden sonra eliyle bir işaret daha yaparak diğer ikisinide çağırdı.Dehh diye bağırarak atı hızlandırdı..Ve Freya hala o çağrıyı duyabiliyordu..şimdi yol alma zamanıydı..
-Ne oldu Freya?dedi biri.
-Bana bir at bulun,kendinizede birer tane bulun.Tanrımızın çağrısına doğru gideceğiz..
-Tamam,bekle burada dedi yine bir tanesi.Freya orada birkaç dakika geçirdi.Sonra biri atın üzerinde,diğeri iki atı tutuyor şekilde erler geldi..Freya hiç konuşmadan ata atladı.Birkaç saniye süren yerleşmeden sonra eliyle bir işaret daha yaparak diğer ikisinide çağırdı.Dehh diye bağırarak atı hızlandırdı..Ve Freya hala o çağrıyı duyabiliyordu..şimdi yol alma zamanıydı..
Jacta alea est.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests