---Yeminer'in Gizli Laboratuvarı(RP Ekranı)---

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Yeminer sonunda gurubun handan çıktığını haber almıştı. Oldukça iyi bir çalışma ile rahip ve ozan kılık değiştirmişlerdi. Yeminer bu harekete nasıl cevap vermesi gerektiğini düşünüyordu. Gidip bir labaratuvarı basmak isteyen bir gurup neden kılık değiştirirdi ? Sebep Yeminer The Lich gibi binlerce yılını karanlık köşelerde entrikalar çevirmekle geçiren bir büyücü için tahmin edilmesi çok güç bir sorun değildi.

"Anlaşma demek haaa " dedi Yeminer kulede muhbirlerini dinlerken. Acı kahkahası tüm salonu doldurmuş ve elinde tuttuğu küre ile Yeminer The Lich'e bakan adamın yüzünün buruşmasını sağlamıştı. Adam kaç gündür kendi kendisine soruyordu. Bu lanet varlıkla hangi akla uyup anlaşma yapmıştı. O güne lanet ediyor ve bir şekilde canlı kurtulmayı umut ediyordu bu anlaşmadan. Artık Yeminer The Lich'ten alacağı para ile ilgili en ufak bir umudu, hatta isteği bile yoktu. Hüsran içinde kendisine çevrilmiş alev topları gibi gibi parlayan kızıl gözlere baktı ve bir kez daha talihine küfür etti. Bu hareketleri Yeminer The Lich de fark etmişti. Onun uyumayan gözlerinden çok az şey saklanabilirdi.

Yeminer elinin altındaki küreden uzaklaştı. Havada sessizce süzülüyordu. Birkaç dakika bu monoton hareketi tekrarladıktan sonra tekrar kürenin başına geçti. Bu kez konuşacağı kişiye daha fazla saygı duyuyordu. Küreden seslendiği kişi kaosun peygamberiydi.

"Kaosun peygamberi, duy sesimi ve bana cevap ver. Senin için güzel bir teklifim var. Tanrının adına yaraşır bir kaos öneriyorum sana."

Yeminer The Lich küreden bu mesajı gönderdiğinde kaosun peygamberinin kendisini duyup duymadığını bilmiyordu fakat bu çağrı kaosun tapınağındaki kan havuzuna ulaşmıştı ve Kaosun Peygamberi de bu çağrıdan mutlaka haberdar olurdu. Yeminer The Lich tekrar kürenin başından ayrıldığında çok daha keyifliydi. Oyuna oyunla karşılık verilecekse Yeminer The Lich her zaman oynamaya hazırdı. Bu olayların başlangıcını düşündü Yeminer The Lich, acılar içindeki çırak Dareth'i...

"Küçücük bir taş nelere mal olabiliyor " dedi kendi kendisine ve bir sonraki hamlesini planlamaya başladı.

-----------------------DM------------------------------------

Kasabaya çıktıklarınde herşey bıraktıkları gibiydi. Sokaklarda çok bir değişim yoktu.. ne kalabalıklaşmış ne de tenhalaşmıştı. Güneş tepeyi yeni aşmış, ışığını cömertçe sunuyordu.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Yeminer ve görüş büyüsü
_________________________________

Yeminer kürenin içerisininin bir karanlıkla kaplandığını gördü. Tapınağın içerisine olan görüşü tamamen kısıtlanmıştı. Sürekli hareket eden ve kıvranan adeta ışığı yutan karanlığın içerisinde iki tane göz oluştu. Yanan gözler kürenin içerisinden ona baktı.

Normal bir insan kaosun gözlerinin içine baktığında *O*'nun tarafından zihnine karanlık düşünceler girebilir ve ruhunu karanlık ve yıkım lekeleyebilirdi. Fakat Yeminer bu gözlere bakmaya alışıktı ve ruhu daha fazla kirletilemezdi... Yeminerin eski anıları canlandı...
__________________________________


Kaos Tapınağı Holü...

__________________________________

Kan havuzu adeta kaynarmış gibi fokurdamaya başladı. İki tarafında duran kaos şovalyeleri ise kıllarını bile kıpırdatmıyorlardı. Kan oluk oluk sıçrayarak yükselmeye ve bir kişinin şeklini almaya başladı...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by Androner »

"karanlık kişi" nin gözleri şehirden çıkan en kısa yolu aradı bir süre. o yolu bulur bulmaz da oraya yöneldi. şehirden çıktıktan sonra yakındaki tepelerden birinin içinde bulunan mağaraya doğru yöneldi. ve mağaradan içeri girdi. içeri girmesiyle birlikete büyük bir rahatlama geldi üzerine, güneş onu gerçekten bunaltmıştı ve rahata kovuştuğu için sevindi bir süre.
sonra kendini toparladı.
"kendilerini güçlü zannediyorlar, bu yeraltında çoğu zaman dezavantaj anlamına gelir, evet burası için güçlü olabilirler ama yeraltında böcek gibi ezilirler". onlara rehberlik önermişti, geceyarısı cevabını alacaktı.
ama önce her drow gibi, kendisine ihanet olasılığını düşündü. "Acaba yanlarında ben olmadan yeraltına girecekler mi?" diye düşündü. bundan emin olamazdı, dolayısıyla emin olmak için çabuk hareket etmeliydi. dostunu buldu
- dostum sana önemli bir görev veriyorum. bu mesajı alacaksın ve benim dediğim zamanda arkasokağa gizlice gideceksin. sonra yeraltının girişine gel.
gittiğinde kimseyi göremezsen biraz bekle sonra yeraltı girişine gel. ben de oraya gidiyorum
- unutma sen benim için çok değerlisin, herhangi bir tehlikede canını kurtar ve kaç dostum.
Eldarin

Post by Eldarin »

Linu La'neral in sözlerini memnuniyetle dinledi Eldarin.Bu güzel elf hanımının o müthiş şiirlerini dinlemek kadar hiçbirşey zevk veremezdi genç büyücüye.
'Belki büyü...' dedi içinde.evet büyüye son derece bağlıydı Eldarin.büyü yapmayalı uzun süre olmuştu.onu özlüyordu evet,tıpkı fısıltılarını aklına kazıdığı şiirler gibi.

Handan çıktılar.etrafta değişen birşey yok gibiydi.Büyücü gri cüppesine sarındı.piposundan bir nefes daha aldı.

"Bu gizemlerin içinde bizde varız korkarım."

Eldarin Linu ya dönmüştü.Linu nun görünümündeki değişim onun pekte alışığına gitmiyordu.sesi ,görünümü herşeyi değişmişti.

"Gizemlerin bir parçası olmak,sanırım bir büyücünün asla içinden kurtulamayacağı bir kazan gibidir.Altedilmesi gereken çok basit bir hayatım var dostlar.Bu ölümlü bedenim benim.ama yine de ruhumun karşı koyabileceği son noktaya kadar hepinizi korumaya and içiyorum."
Büyünün her daim akıp geçtiği bedeni.onu bilinciyle şekillendirmek için hazırdı.onu hayata bağlayan herşeyi korumak adına...
erethan
Başbüyücü
Posts: 1000
Joined: Sun Feb 15, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by erethan »

Erethan dışarı çıktıklarında etrafı hızla kolaçan etti,doğrusu tehlikeleri yakında,göz önünde tutmak onun tercih edeceği birşeydi,şu dorw meselesindede öyle olmasını arzu etmişti...şimdi bu olasılık ortadan kalktığına göre,tetikte olmak gerekirdi.Drow'un onları bu kadar kolay bırakacağına pek inanmıyordu.

Ã?evrede bir tehdit olmadığı belliydi,Dostuna döndü Erethan..."Eee Eldarin söyle bakalım haritamız nereye gitmemizi söylüyor"
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Eldarin'in elindeki haritada gidilecek yer açıkça görülüyordu. 10 kasaba yakınlarındaki bir orman yeraltı girişi olarak görünüyordu. Aradan geçen sürede haritaya biraz daha alışmışlar ve yeraltı haritasını da çözmeyi başarmışlardı.
----
Kaosun peygamberi ile yapılan anlaşma şimdilik gizli kalacaktır. Rp kaosun tapınağına yazılmıştır.
http://frpworld.com/modules.php?name=Fo ... 56e96d2b3.
-----

Karanlık kişinin dostu hizla yanından ayrıldı ve olabildiğince çabuk bir şekilde kasabaya yöneldi.
Last edited by yeminer on Sat Feb 19, 2005 12:00 am, edited 1 time in total.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Dareth
Başbüyücü
Posts: 165
Joined: Fri Nov 19, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Dareth »

Kılık değiştirmiş olmanın rahatsızlığı içinde ağır davranan rahibin hemen önünde , temkinli adımlarla handan çıktı Dareth.

Bir süreliğine kendini küçük uğraşlara kaptırarak etraflarını saran karanlık çemberin düşüncelerinden uzaklaşmak iyi gelmişti , ama çember oradaydı yine işte.

İçinden Fryss'i tekrar keşfe göndermek geçti. Ama içindeki huzursuzluk , o fark etmemiş de olsa , hanın içindeyken de büyümeye devam etmişti. Bu yüzden dostundan ayrılmak istemedi. Zaten içeride ona lüzumsuz yere sert davranmıştı. Hayır , Fryss kalıyor. Elini küçük cine doğru uzatıp onun rahatlatıcı soğukluğunu hissetti.

Küçük , gergin bir gruptular , ve muhtemelen bu kalabalık yerde bile dikkatleri üzerlerine çekiyor olmalıydılar. "Cüppenin içine dostum," diye fısıldadı Dareth , kapı aralığının sunduğu son yetersiz gizliliği terk ederken , "etrafta çok fazla göz var."

Asasını sokağın çamuruna dayadı ve... Bir an kendini çok garip hissetti. Etrafındaki her şey akmaya devam ediyordu , ama onun hareketleri donmuş , ya da yavaşlamıştı. Asasının çamurun içinde çıkardığı şapırtı bir doğa senfonisine dönüşmüş , son notaları hala kulağında çınlıyordu. Atacağı adım bir gezegenin şekillenişi kadar zahmet ve azametle şekilleniyordu sanki. Hafif nefesi küçük , kişisel evrenini saran bir fırtınanın sesi gibiydi. Damarlarında akan kanın soğuk akıcılığını , ve bundaki komik çelişkiyi hissetti yıllardır ilk defa. O andan bağımsız bir gülümseme yüzünün hatlarını alışık olduğundan daha da fazlasıyla gererken , yüzündeki kasların tek tek hareketlerini , ve kuru teninin küçük pıtırtılarını duyabiliyordu. Ağırlığı yok oldu sanki , ve havada süzülüyordu. Ama bir yere gittiği de yoktu. İşte yine orada , gıdım gıdım yoluna giden devasa bir cüce adımın ortalarında bir yerlerdeydi. Fryss'in de kendisiyle eş zamanlı hareket ettiğini fark ettiğinde oldukça şaşırdı. Bunun bir çeşit sanrı , zihninin bir oyunu olduğuna kanaat getirmek üzereydi , ve... NE?!... Bir anın içinde uzun uzun düşünüyorum. Ah , hayır , büyü , biri bana büyü yaptı ve ben farkında bile olmadım. Kara çukurların laneti üstüne be büyücü. Kaç gündür baş-büyücülerin yanında dolaşıyorum. Tabi ki hissetmem. Hay lanet! ... ve birden adımı tamamlanıverdi.

Kendini aklındaki kurguya kaptırmış olan Dareth bir anlığına şaşırdı. Bu da asasının çamura saplı ucunun ilginç bir gurultu sesi ile kaymasına yetti. Paldır küldür yuvarlanmamak için bir dizi üzerine çökmek zorunda kaldı. Telaşla etrafa kulak verip bir büyücünün garip lisanlardaki mırıltılarını duymaya çalıştı , ya da büyücünün ilk saldırısını takip eden savaşçıların ani baskınını. Ama etrafındaki havada uçuşan sesler az önceki , göğsünün içindeki şaşmaz saate bakarsa , bir an önceki aynı sokak gürültülerinden başka bir şey değildi.

Yüz hatları sersemleme ve şokla kasılmış , öylece kalakaldı bir an. Ã?nceki bir anın ne anlama geldiğini , ve nasıl olup da o bir anın kendisine bir saat gibi geldiğini anlamaya çalışarak.

Yine de artık daha fazla olyalanmamaları gerektiğini biliyordu. Hemen toparlanmaya çalışrak asasına yüklendi ve ayağa kalktı. Ã?nden giden ve hafif bir sesle birbirleriyle konuşan Efendi Eldarin ve Linu'nun sustuğunu , Efendi Erethan'ın haritayı sorduğunu duydu. Arkasındaki rahibin adımları bir an hızlanmış , ama Dareth yerden kalkınca yavaşlamıştı. Rahibin yardım önerisini kibarca reddedip dikkatini harita hakkındaki tartışmaya vermeye çalıştı. On Kasaba'dan ve ormanlık bir yerdeki bir girişten bahsediyorlardı. Bu sözler Dareth'e hatırlamak istemeyeceği kötü anıları çağrıştırmıştı. Ã?ünkü büyük ihtimalle , bahsettikleri bu yer , Dareth'in Karanlıkaltı'ndan bu diyara kaçarcasına çıktığı geçitti.
lil'grin'brin'
Eldarin

Post by Eldarin »

Eldarin haritayı çıkartarak bu sefer çok daha dikkatli bir şekilde incelemeye aldı.Gidecekleri yer belliydi.daha önce oralara yakın yerlerde dolaşmıştı.üç aşağı beş yukarı hatırlıyordu gidecekleri yeri.

Erethan ın şüpheyle etrafa bakındığını gördü.kendisi de piposunu ağzının bir kenarından diğer tarafına aldı.evet dikkatli olmak gerekirdi,şu karanlıkaltı müdaviminden kurtulmayı canı gönülden istese de onu şimdilik kendi haline bırakmayı tercih etmişlerdi.onun da bir b planının olduğundan şüphesi yoktu.ve tetikte olmak bir zorunluluk gibiydi,özellikle kara elfler işin içindeyse.

"Arkadaşlar buraya gitmek için bir büyüsü olan var mı yoksa yürümeyi at kiralamayı vs mi deneyeceğiz.Ah dynather i de kulenin oralarda bıraktım.üzerinde bir büyü denemez bizim kulenin meraklı çırakları umarım."

Dareth i keskin gözlerle izledi.kılık değiştirme ustası Dareth Drindelin.
"Meziyetlerinden dolayı seni tebrik etmek lazım.Cin gibisin harbiden..."
yüzündeki gevrek sırıtış bir kat daha arttı.bir taraftan da haritaya bakıyordu...
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

Sakindi.Garip bir şekilde sakin.İnsan yüzündeki çarpık gülümseme değişmemiş,soğumuş elleri lirine dokunmaksızın sıkılıydı.Demek burası diye düşündü.Dünyanın altındaki gizemlere elflerin en kara efsanesine giden yol...Yüzündeki katı ifadenin altında seğiren elleri-bir ozana yakışmazcasına-onun içindeki ikilemi,kalbindeki heyecanı belirtiyordu.Uzun zaman beklenen bir şeyin gerçekleşmeye başladığının bilincinde olmanın verdiği şaşkınlıkla içinde biriken halkının güzellikleri ve içindeki tiksinti ve intikam hissi birbirine karışıyordu.Asla bulaşmam diyeceği şeylere mi adım atıyordu,yoksa isteklerini,Arpçı görevlerinin dönüm noktasına mı bilmiyordu.Tek bildiği anlamsız tartışmalara girişmeden ellerinden geleni yapmaktı.

"Demek burası..Yani giriş.Burdaki soğukluk bunu açıklıyor işte."Eldarine döndü"Kayaları bir kontrol edelim istersen;dinlemeyi.Gerçi haklısınız Underdark seslerin diyarı değil,fakat hava akımları dahi yardımcı olabilir,kulakları keskin olana"hafifçe güldü.

Demek burası diye düşünmeye devam etti aklının başka bir köşesi drowları hayal ediyor.Karşılaşmalarını düşünüyordu inatla.İntikam planlarıyla mantığı çelişiyor.Nedenini bilmesede sinirli olmasının sebebi buydu.
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Yeminer sonunda bu guruba bir yardım yapmanın vaktinin geldiğini düşünüyordu. 10 Kasaba yakınlarındaki ormana varmaları en azından üç beş günlerini alacaktı. Yeminer onlara yardım edebileceğini biliyordu. Bu işin uzamasından canı sıkılmıştı ve kuledeki eski odasına gitti. Orada işine yarayacak birşeyler olmalıydı. Yeminer eski odasını araştırdı. kendisinden sonra da burada bir Lich yaşamıştı ve odanın düzenini çok da değişitirmemişti. Birkaç dakikalık araştırmadan sonra iki parşömen bulmuştu. Onları eline aldı ve birisini okumaya başladı. Birkaç dakika sonra Yeminer kasabanın ortasında şekillendi. Yeminer asla şekil değiştirmezdi ve bu kez de şekil değiştirmemişti. Gittiği hiçbiryerde hoş karşlanmayacağını bilirdi fakat bundan da bariz bir şekilde zevk alıyordu. Ve kendisine saldıracak akılsızları öldürmek te kendisini iyi hissetmesini sağlıyordu.

Yeminer tüm haşmeti ile gurubun karşısında belirdiğinde de yine çok farklı şey olmamamıştı. Fakat bu kasabada kimse kendisine saldırmaya cesaret edememişti. onun yerine sokak bir anda boşalmış, insanlar çığlıklar ata ata kaçmışlardı. Yeminer'in kıpkızıl gözleri bu görüntülerle ilgilenmedi bile. O karşısında duran az önce kaçan kişilere göre kat kat kudretli oln guruba bakıyordu.

Guruptaki büyücüler ozan ve rahip tam anlamıyla şok olmuştu. Bir anda lanetli varlığı karşılarında görmek onları da hazırlıksız yakalamıştı. Tükrüklerinin boğazlarında düğümlendiği, korkudan içlerinin acıdığı bir durumdu fakat Yeminer The Lich 'i daha önceden tanıyan bu gurup yerlerinde sebat etmeyi başarabilmişlerdi ve zor da olsa vakarla onun karşısında duruyorlardı. Yeminer The Lich keyifle guruba baktı ve onlara daha da çok yaklaştı. Büyüsel bi kudretle çıkan bariton sesiyle onlara hitap etti.

"Gördüğüm kadarı ile yolunuz uzun ve " acı içinde bir ses taklidi yapar gibi göründü ama bunu kendisi de dahil herkes biliyordu. "Dareth'in durumu bu şekildeyken yavaş davranmanız hoşuma gitmez. Ayrıca labaratuvarıma gitmek istiyorum en kısa zamanda. Bunun için sizi 10 Kasaba yakınklarına götürecek bir hediyem var size." dedi ve elindeki parşömeni karşısında duran Eldarin'e uzattı. Bu esnada kızıl gözleri guruba yeni katıln Eniualis'in üzerindeydi.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Eldarin

Post by Eldarin »

Eldarin Symeon Haritayı dikkatlice inceliyor bir yandan da arkadaşlarının tavsiyelerini kafasında tartıyordu.
Evet şüpheli ve tetikte olmak gerekliydi.Piposunu dudağının öbür tarafına aldı,gözlerini kıstı bir nefes daha çekti.

"Evet haklısın Linu ama şu aşağıdaki yolu takip edip labirentlere sızabilirsek drowları..."

Yeminer in kasabanın ortasında belirişini gördü Eldarin ,lich hafifçe bütünleşti ve tüm kazmalığıyla insanları kaçırttı.

'bunu yapmak hoşuna mı gidiyor acaba.biz gizlenmeye çalışırken adam herşeye belli ediyor.'
"Gördüğüm kadarı ile yolunuz uzun ve " acı içinde bir ses taklidi yapar gibi göründü ama bunu kendisi de dahil herkes biliyordu. "Dareth'in durumu bu şekildeyken yavaş davranmanız hoşuma gitmez. Ayrıca labaratuvarıma gitmek istiyorum en kısa zamanda. Bunun için sizi 10 Kasaba yakınklarına götürecek bir hediyem var size." dedi ve elindeki parşömeni karşısında duran Eldarin'e uzattı. Bu esnada kızıl gözleri guruba yeni katıln Eniualis'in üzerindeydi.
Eldarin hafifçe lich e döndü.Ondan nefret ediyordu.kesin bir nefret.eline geçecekilk wish scroll u ile kafatasıyla leğen kemiğinin yerlerini değiştirip sonsuza dek öyle kalmasını dileyecekti.
Kendisine uzatılan scrool u aldı,yoksa bir wish scroll u muydu?Somurtuk vaziyette lich in kemiksi ellerine uzandı.Daerth i hiç mi hiç umursamadığı aşikardı,birde umrundaymış gibi rol kesmesi saçma gelmişti büyücüye.

Haritayı kıvırarak Linu ya bıraktı scroll u aldı.Uzerindeki rünleri sezmeye çalıştı oncelikle(spellcraft).şüpheyle incelemeye koyuldu.
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Eldarin elindeki scroll'u inceledi ve elindeki scroll'un bir teleport scroll'u olduğunu anladı.

Yeminer The Lich kendisine nefretle bakanları bir kez daha süzdü. Her şey o kadar açıktı ve kalbinde iyilik olan kişiler o kadar aciz görünüyordu ki Yeminer onların haline içten içe gülmeden edemedi. Yeminer The Lich asla gülemezdi. Gülme yerine kullandığı şey kulak tırmlayıcı bir banshee çığlığından çok da farklı değildi. Her yaşamayan gibi o da bu tür şeylerden çok uzaaktı.

"Yolunuza dikkat edin. Kolay olmayacağına eminim "
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Dareth
Başbüyücü
Posts: 165
Joined: Fri Nov 19, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Dareth »

Lich'in epeydir karşılaşmadığı aurası Dareth'i gerçekten de hazırlıksız yakaladı. Tam özgürlüğünü kutlamak üzereyken gardiyanın ağır elini omzund hisseden birmahkum gibi , ani bir umutsuzluk ve mücadele dürtüsüyle doldu. Ama her ikisi de çabucak söndü saman alevleri gibi. Lich'in gücü huzurunda bilincini uzun süre koruyamayacağını biliyordu Dareth. Kendini zihninin basit , sade kısımlarına çekilmeye zorladı. Sadece nefes almaya , ayakta kalmaya , ve kendini kaybetmemeye odaklandı. Fryss'in cüppenin yeninden çıkıp elini tutan küçük , soğuk eli bunu zorlaştırsa da.
lil'grin'brin'
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

Sanki bir anda içine bir nefes çekersin ve o saniyenin anlamını bu nefesle anlarsın.Lichin gelişi ozanın elf bedenindeki kanın donması yüzünün irkilmesiyle hazırlıksız yakalandı diğerleri gibi.Bu geliş ona birçok şeyi hatırlatmıştı;Yeminerin onları heran izlediği,pis pis sırıtarak zaferimizi arzulamakla düşüşümüze dair planlar oynayışını..Nefesini yuttu ve titreyenparmaklarını sıktı.Elini tutuşturulan haritayı bir dayanak bir kurtarılış beklercesine kavradı kinle.Nefretle liche yöneltilen bakışların sadece kendisine ait olmadığının bilinciydeydi.Lichin etkilerinin Dareth için inanılmaz bir boyutta-tahmin edemeyeceği-bir derinlikte olduğunu tahmin etmişti.Ama kendisinin dehşetinin neden olduğunu halen bilmiyordu.Yolu görmeye çalışırken görünmeyen bir duvara toslamak gibi!diye düşündü."O nedir dostum?"diye fısıldadı sıkılı dişlerinin arasından melodikliğinden değişimle eser kalmayan sesiyle esmer kadın gri cüppeli büyücüye."Saçmalık derecesinde korkuyormuyum yoksa bu sadece ölümün sarhoşluğumu?"diye fısıldadı en yakınındaki Eldarinin scroll ile uğraştığından aldırmayacağını bilerek kendikendine.Bu bir hikayeden alıntıydı ve görünüşe göre bu söz ona çok uymaya başlamıştı...
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Eniualis
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 70
Joined: Fri Jan 28, 2005 10:00 am
Contact:

Post by Eniualis »

Eniualis diyarlarda bulunduğu sürece adını duyduğu bir varlıkla karşı karşıyaydı. Yüzlerce kez duyduğu ve arkasından yüzlerce kişinin lanet ettiği bir varlık vardı karşısında. Dedikodulara göre bu habis yaratık binlerce yıldır bu dünyada kötülük ediyor, kendisinin kutsal saydığı şeylere hakaret ederek ve giderek güçlenerek yaşıyordu.

Eniualis içindeki ölüm soğukluğu ve korkuyu bastırmaya çalışırken Lich'in kendisine pis pis sırıttığını fark etti. İçi kalkmıştı, hiç hissetmediği kadar hiddet duyuyordu. Elindeki mace'i kavrayan elleri onu sıkmaktan bembeyaz kesilmişti.

"Bırakalım bu lanetli varlığı da sürünsün " diyebildi Eniualis dişlerinin arasından. Yüzündeki makyaj her ne kadar gizlese de kıpkırmızı olmuştu. "Tanrım, bana güç ver ki sana hizmet edebileyim. Senin uğrunda kullanacağım bu silahı kutsal ışığınla yönlendir. " dedi Eniualis ve Mace tanrısal bir aura ile parlamaya başladı.

"Arkadaşlarımız için yapmamız gerekenler var" diye ekledi Eniualis sessizce ve tanrısına bir yakarışta daha bulundu. "Tanrım elini bana ver ki düşmanımı mahvedeyim "

Yeminer The Lich korkudan elleri titreyen ve tanrısına dua eden rahibe, onu gözündeki nefrete baktı. Eniualis onuun kendisinden korkmayacağını biliyordu fakat en azından zarar göremez değildi. İçine dolan ilahi aşkla Yeminer The Lich'e doğru koştu.

"Sana huzur bahşedeeceğim " di son sözü Eniualis'in ve tanrısının gücü ile kutsadığı mace lich'e doğru inmeden önceki son duyulan sözlerdi bunlar. Eniualis muhtemelen öleceğini biliyordu fakat bu kadar büyük bir kötülüğün yanında kayıtsız kalamazdı.
Arayışım kutsal ışığı bulana kadar sürecek, karşıma ne çıkarsa çıksın.
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests