YER ALTINDA BİR MABED(TANRI:APOCALYPSE)(KAOS, KATLİAM,
-
Eldarin
---Diyar Tarihçelerinden Bir Kesit---
Dhamon duvara yaklaştı.Duvarda binlerce figür gezinmekteydi.İlk bakışta hiçbirşey anlaşılmıyor gibiydi sonrasında ise"
Dhamon duvara odaklanmıştı.binlerce suret şuursuzca duvarda dolanırken o gözlerini katıksızca Bilginin duvarına odaklamıştı.
Duvardaki suretler yavaş yavaş kayboluyordu şimdi.gösterilerini yapmış ve sahneden ayrılmışlardı sanki.Dhamon kaosa bir dua mırıldandı.
"En yüce olan,sen benim zihnimi ve şuurumu koru!"
Duvardaki görüntüler birer birer yeniden akmaya başladı.bu sefer gördükleri ise dehşet uyandırıcıydı!
Maddeden uzak bir yerdi gördüğü yer.aslında tam olarak gördüğü de söylenemezdi.herşey zihninde imgeleniyordu.
Tamamen manevi bir boyut.aklının ve hayalinin alamayacağı kadar uzaklardaydı gördüğü yer.tanrısına delicesine mırtıldanmaya başladı.Aklını yemeden önce tanrısının ona yardım etmesini diliyordu.
Görüntüler birbiri ardına sıralanmaya başladı.4 tanrı vardı düzlemde,ya da sadece 4 ünü görebiliyordu.anlayamadığı dillerde konuşuyorlardı.zihinsel temaslar Dhamon u da etkiledi.
Bir süre sonra 4 ü de maddi formlarına bürünmüşlerdi.Avatarlarına"
Hemen ilerisinde bir şövalye durmaktaydı.büyük özenle oyulmuş bir statünün içinden fırlamış giibydi.,Vakur bakışlar gözlerindeydi ve masmavi kılıcı Adaletini simgeliyordu.
Diğer biri İskelet formundaydı.Bir lichti sanki.Tek bir kafatası gökte yavaş hareketlerle bir taraftan öbür tarafa akıyor gibiydi.Kanayan bir kurukafa vardı boşlukta ilerlemekte olan ellerinde ve sonsuz ölümü sunuyordu soranlara.
3.sü"Bir altın ejderha idi.görüp görebileceği en büyük ejderhalarda biri.Great gold wyrm.Bilge ve zeki gözlerle etrafı süzmekteydi ve zaman "onun emrindeydi.göğsüne bir kum saati işlenmişti.etrafında sürekli dönen rünik semboller dhamon un asla bulamayacağı bir dile mensuptu.Sessiz ve gururluydu. ve gündoğumunda etrafa yayılan sapsarı güneş ışınları kalın pullarına daha bi görsellik katmış gibiydi sanki..
Ve sonuncusu.onu görebilmesi tamamen ona olan inancından süregeliyordu muhtemelen.Kapkara kolları , bastığı yeri yakan iri ayakları ve hertarafa kapkara alevler kusan bir şeytan.bir cehennem lordu.Bir silah vardı elinde ve sürekli değişiyordu,demin kapkara bir kırbaç iken şimdi kıvrılıp bükülerek devasa çift başlı bir balta haline gelmişti.
"O*" dedi Dhamon istemsizce.Evet bu o olabilirdi.Peygamber işte tam karşısında görmekteydi onu.
Dhamon duvara yaklaştı.Duvarda binlerce figür gezinmekteydi.İlk bakışta hiçbirşey anlaşılmıyor gibiydi sonrasında ise"
Dhamon duvara odaklanmıştı.binlerce suret şuursuzca duvarda dolanırken o gözlerini katıksızca Bilginin duvarına odaklamıştı.
Duvardaki suretler yavaş yavaş kayboluyordu şimdi.gösterilerini yapmış ve sahneden ayrılmışlardı sanki.Dhamon kaosa bir dua mırıldandı.
"En yüce olan,sen benim zihnimi ve şuurumu koru!"
Duvardaki görüntüler birer birer yeniden akmaya başladı.bu sefer gördükleri ise dehşet uyandırıcıydı!
Maddeden uzak bir yerdi gördüğü yer.aslında tam olarak gördüğü de söylenemezdi.herşey zihninde imgeleniyordu.
Tamamen manevi bir boyut.aklının ve hayalinin alamayacağı kadar uzaklardaydı gördüğü yer.tanrısına delicesine mırtıldanmaya başladı.Aklını yemeden önce tanrısının ona yardım etmesini diliyordu.
Görüntüler birbiri ardına sıralanmaya başladı.4 tanrı vardı düzlemde,ya da sadece 4 ünü görebiliyordu.anlayamadığı dillerde konuşuyorlardı.zihinsel temaslar Dhamon u da etkiledi.
Bir süre sonra 4 ü de maddi formlarına bürünmüşlerdi.Avatarlarına"
Hemen ilerisinde bir şövalye durmaktaydı.büyük özenle oyulmuş bir statünün içinden fırlamış giibydi.,Vakur bakışlar gözlerindeydi ve masmavi kılıcı Adaletini simgeliyordu.
Diğer biri İskelet formundaydı.Bir lichti sanki.Tek bir kafatası gökte yavaş hareketlerle bir taraftan öbür tarafa akıyor gibiydi.Kanayan bir kurukafa vardı boşlukta ilerlemekte olan ellerinde ve sonsuz ölümü sunuyordu soranlara.
3.sü"Bir altın ejderha idi.görüp görebileceği en büyük ejderhalarda biri.Great gold wyrm.Bilge ve zeki gözlerle etrafı süzmekteydi ve zaman "onun emrindeydi.göğsüne bir kum saati işlenmişti.etrafında sürekli dönen rünik semboller dhamon un asla bulamayacağı bir dile mensuptu.Sessiz ve gururluydu. ve gündoğumunda etrafa yayılan sapsarı güneş ışınları kalın pullarına daha bi görsellik katmış gibiydi sanki..
Ve sonuncusu.onu görebilmesi tamamen ona olan inancından süregeliyordu muhtemelen.Kapkara kolları , bastığı yeri yakan iri ayakları ve hertarafa kapkara alevler kusan bir şeytan.bir cehennem lordu.Bir silah vardı elinde ve sürekli değişiyordu,demin kapkara bir kırbaç iken şimdi kıvrılıp bükülerek devasa çift başlı bir balta haline gelmişti.
"O*" dedi Dhamon istemsizce.Evet bu o olabilirdi.Peygamber işte tam karşısında görmekteydi onu.
Brenne zihninde şekillenenler ve gördükleri karşısında nutku tutulmuş bir şekilde sadece seyrediyordu.şövalyeyi,ölüm efendisi lichi,ejderhayı gördü ama hiç bir şey onu cehennem lordunu gördüğü zaman ki kadar heyecanlandırmadı. Elindeki silahının ve kendisi ne kadar da mükemmeldi.
Cehennem lorduna baktı,artık Brenne için herşey sona ermiş gibiydi.Tüm benliği ile karşısında O* vardı.O* na olan bağlılığı kanıyla sağlanmıştı ve karşısındakinin O* olduğunu hissetmesi çok uzun sürmedi.Tek yapabildiği şuursuzca bakmaktı,tanrıların bu mükemmel hallerine bakmak,üstelik onların kim olduklarını bilerek bakmak.
Cehennem lorduna baktı,artık Brenne için herşey sona ermiş gibiydi.Tüm benliği ile karşısında O* vardı.O* na olan bağlılığı kanıyla sağlanmıştı ve karşısındakinin O* olduğunu hissetmesi çok uzun sürmedi.Tek yapabildiği şuursuzca bakmaktı,tanrıların bu mükemmel hallerine bakmak,üstelik onların kim olduklarını bilerek bakmak.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
-
Eldarin
Dhamon duvara hapsolumştu sanki...Kimlerdi bu gördükleri.bir peygamberdi evet ama onun için bile hislerinin ötesinde ruhani bir hava esiyordu ortalıkta.
"Aiszhaerr Bulunmalı!" dedi Oren Battlechaser."Zira diyarlarda büyük bir kontrolsüzlüğe yol açabilir."
Diğerleri suskunluk içersindeydi.nerede olduğunu bilmiyorlardı taşın.
Biri dışında...Apocalypse derinden derine kıkırdıyordu içinden.cehennem lordu birşeyler biliyordu sanki sonunda Büyük Yargıç tan söz istedi ve konuşmaya başladı.
"Taşın diyarda olduğunu nerden biliyorsunuz yüceler.Belki de taş artık bizim ailemize ait değildir.Bence bu da bir tartıma konusu."
Bu sözlerle beraber bütün tanrılar huzursuzlanmıştı.cehennem lordu da kendinden emin gibiydi.
"Bana kalırsa tanrılar savaşında Oren Battlechaser onu kendisi için aldı ve başka bir aileye verdi Aiszhaerr i.Ve dyara geri dönüşü de başka güçlerden aldığı yardımla oldu.Belki bir senaryo, belki de bir uydurma,ne düşünürseniz düşünün.Taşın akibetini kimse bilemez ama üzerine yorum yapacak o kadar çok şey varki."
Dhamon un gözünün önünden kayboldu görüntü.O* idi bu,Apocalypse.Bilginin duvarında görüntüler değişmeye devam ediyordu.
Dhamon zihnini kaybediyordu...Görüntüler artık daha hızlı akıyordu...
"Aiszhaerr Bulunmalı!" dedi Oren Battlechaser."Zira diyarlarda büyük bir kontrolsüzlüğe yol açabilir."
Diğerleri suskunluk içersindeydi.nerede olduğunu bilmiyorlardı taşın.
Biri dışında...Apocalypse derinden derine kıkırdıyordu içinden.cehennem lordu birşeyler biliyordu sanki sonunda Büyük Yargıç tan söz istedi ve konuşmaya başladı.
"Taşın diyarda olduğunu nerden biliyorsunuz yüceler.Belki de taş artık bizim ailemize ait değildir.Bence bu da bir tartıma konusu."
Bu sözlerle beraber bütün tanrılar huzursuzlanmıştı.cehennem lordu da kendinden emin gibiydi.
"Bana kalırsa tanrılar savaşında Oren Battlechaser onu kendisi için aldı ve başka bir aileye verdi Aiszhaerr i.Ve dyara geri dönüşü de başka güçlerden aldığı yardımla oldu.Belki bir senaryo, belki de bir uydurma,ne düşünürseniz düşünün.Taşın akibetini kimse bilemez ama üzerine yorum yapacak o kadar çok şey varki."
Dhamon un gözünün önünden kayboldu görüntü.O* idi bu,Apocalypse.Bilginin duvarında görüntüler değişmeye devam ediyordu.
Dhamon zihnini kaybediyordu...Görüntüler artık daha hızlı akıyordu...
Brenne tüm bilincini kaybettiğini,ortalıkta dolaşan başıboş bir ruh olduğunu düşünüyordu.Yoksa nasıl olurda tanrıları görebilirdi,hem de büründükleri bu formlarıyla.Ayrıca konuşmaları duyuyordu da,bunun tek açıklaması öldüğü ve başarısız olduğu için O* nun Brenneyi cezalandırdığıydı.Ama başarısızlığına dair hiçbir şey hatırlamıyordu,ama belki de bunu O* istemişti.Hiçbir şey hatırlanmasını istemiyordu belki de.
Kaosun Peygamberi aklını yitirmeye başlamıştı,tanrıları gören her ölümlü gibi o da buna dayanamayacağını hissediyordu.Sonra kendisi hakkında endişelenmeye bir son vermeye çalıştı,bunun için konuşmalara odaklandı.
"şu Aiszhaerr dedikleri taş da ne ki?" diye düşündü.Ne gibi bir gücü olabilirdi ki tüm tanrıları bu kadar endişelendirsin?
Güç,güç,...güç...
Brenne nin gözleri parladı,ama zihninde hala aynı sözcük dolanıyordu.
"Güç..."
Kaosun Peygamberi aklını yitirmeye başlamıştı,tanrıları gören her ölümlü gibi o da buna dayanamayacağını hissediyordu.Sonra kendisi hakkında endişelenmeye bir son vermeye çalıştı,bunun için konuşmalara odaklandı.
"şu Aiszhaerr dedikleri taş da ne ki?" diye düşündü.Ne gibi bir gücü olabilirdi ki tüm tanrıları bu kadar endişelendirsin?
Güç,güç,...güç...
Brenne nin gözleri parladı,ama zihninde hala aynı sözcük dolanıyordu.
"Güç..."
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
-
Eldarin
bir kaleydi şimdi karşısındaki.Delicesine çığlıklar diyarda hükmünü sürmesini sağlıyordu kalenin.görüntü giderek yakınlaştı...yakınlaştı...Kalenin içine girmişti sanki Dhamon,Duvarlardan geçti,güçlü bir ordu barınıyordu içeride.Ve savaşçılar kılıçlarını biliyorlardı...
Ve Yarı İblis o da oradaydı...Sunağın başına geçmiş bir başkasının etinden ve kanından tadıyordu,müthiş bir zevk vardı gözlerinde...
Holü geçti Dhamon şimdi dev demirden bir kapı vardı hemen karşısında.Titreyen kapı önünde açıldı,kapkara bir salon.Ve içeri girdiğinde aydınlandı birden,Karşısında dev bir taht görünmekteydi.Ölümlüler tarafından gücün simgesi sayılabilecek derecede şaşaalı bir taht.
Ve hemen yanında bir taş,Koyu kırmızı,boğuk bir şekilde parıldıyordu.
Tahtın sahibi isekollarını iki yana açmıştı,hışırdayan cüppesiyle beraber taşın karşısına dikildi.yüzünde gümüş bir maske vardı ve loş odada belirgin biçimde görülebiliyordu.Taşa yaklaştı ,ona dokundu,holde tek başınaydı ve muazzam gücün zevkini çıkarıyordu.
Bir katip vardı yanıbaşında sürewkli notlar tutan.bir anlığına başını kaldırdı ,Azalin e baktı.
"Onu yıllar yılı sakladınız ,hemde mükemmel bir şeklde.ama ne kadar doğrudur yaptığınız bu da tartışılır..."
Azalin onu inlemiyor gibiydi.sadece belli bir kısmını duymuştu sözlerinin.
"Onu çaldım evet!" dedi Azalin.
"Artık o benim ve diyarda öyle olacak yakında!"Zevk çığlıkları tüm odada yankılanıyordu.
Taşa iyice yaklaşmıştı,eli büyü materyallerine gitti.
Ve yarrıtanrı Azalin taşın kudretini kendisininkiyle birleştirmek için harekete geçti.Büyü sözleri birer birer dökülüverdi...
Ve Yarı İblis o da oradaydı...Sunağın başına geçmiş bir başkasının etinden ve kanından tadıyordu,müthiş bir zevk vardı gözlerinde...
Holü geçti Dhamon şimdi dev demirden bir kapı vardı hemen karşısında.Titreyen kapı önünde açıldı,kapkara bir salon.Ve içeri girdiğinde aydınlandı birden,Karşısında dev bir taht görünmekteydi.Ölümlüler tarafından gücün simgesi sayılabilecek derecede şaşaalı bir taht.
Ve hemen yanında bir taş,Koyu kırmızı,boğuk bir şekilde parıldıyordu.
Tahtın sahibi isekollarını iki yana açmıştı,hışırdayan cüppesiyle beraber taşın karşısına dikildi.yüzünde gümüş bir maske vardı ve loş odada belirgin biçimde görülebiliyordu.Taşa yaklaştı ,ona dokundu,holde tek başınaydı ve muazzam gücün zevkini çıkarıyordu.
Bir katip vardı yanıbaşında sürewkli notlar tutan.bir anlığına başını kaldırdı ,Azalin e baktı.
"Onu yıllar yılı sakladınız ,hemde mükemmel bir şeklde.ama ne kadar doğrudur yaptığınız bu da tartışılır..."
Azalin onu inlemiyor gibiydi.sadece belli bir kısmını duymuştu sözlerinin.
"Onu çaldım evet!" dedi Azalin.
"Artık o benim ve diyarda öyle olacak yakında!"Zevk çığlıkları tüm odada yankılanıyordu.
Taşa iyice yaklaşmıştı,eli büyü materyallerine gitti.
Ve yarrıtanrı Azalin taşın kudretini kendisininkiyle birleştirmek için harekete geçti.Büyü sözleri birer birer dökülüverdi...
Kale çığlıklar içerisinde boğulmuştu.Hemen heryerden gelen çığlıklar normal bir insanın burada aklını yitirmesine neden olabilirdi.Brenne içerideki muazzam orduyu ve o iblisi gördü.Gözlerindeki zevk herşeyi belli ediyordu.Holü geçince gördüğü manzara karşısında nutku tutuldu.Bu adam bu albino bu..şimdi elinin altında tuttuğu taşa baktı Brenne,bahsedilen taş bu olmalıydı ama bu albinonun elindeydi işte.
Burasının neresi olduğunu ve karşısındakinin kim olduğunu o zaman anladı.Brenne yıkılmış olan Ã?ığlıkların Kalesi'ndeydi ve karşısındaki albino adam da düşmüş kaos tanrısı Azalin di.Bu nasıl olabilirdi?Yoksa zamanda da bir kayma mı oluşmuştu?Brenne nasıl burada olabilirdi?Bu geçmişte olmuştu,şimdi değil ama...
Burasının neresi olduğunu ve karşısındakinin kim olduğunu o zaman anladı.Brenne yıkılmış olan Ã?ığlıkların Kalesi'ndeydi ve karşısındaki albino adam da düşmüş kaos tanrısı Azalin di.Bu nasıl olabilirdi?Yoksa zamanda da bir kayma mı oluşmuştu?Brenne nasıl burada olabilirdi?Bu geçmişte olmuştu,şimdi değil ama...
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
-
dreamshadow
- Kullanıcı

- Posts: 138
- Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
- Location: karÅ?ıyaka
- Contact:
Thor artık iradesini koruyamıyordu ki gözleri sürekli merdivenlerin sonundaki kapıda soytarıyı arıyordu. Artık dayanacak gücü kalmadığını düşünüyordu içindeki saf kötüye bir süre orada kalması gerektiği için engel olup duruyordu. Sadece görevini düşünüyordu Thor aksi halde düşündükleri bu yoktan var olan boyutta somut bir hal alıyordu. "Bir aptallık yapıp her şeyi berbat etmek istemiyorum aksi takdirde görevim başarısızlıkla sonuçlanabilir." Diye düşündü içinden. Soytarının bir an önce gelmesini istiyordu. Tamamıyla görevine yoğunlaştığı sırada birden farklı bir ses duydu. Sesin kimden geldiğini merak ederek arkasını döndü ve taşın üzerinde insanlara seslenen uzun sarı saçlı ve beyaz tenli bir kadın gördü. Söylediklerinden bir anlam çıkaramıyordu çünkü onun hala ne olduğunun ve neden burada olduğunu anlayamamıştı. Aradan bir süre geçtikten sonra bu işkenceyi bitireceğini düşündüğü soytarı ve bir adam girdi içeriye. Boyutta yalnız hissetmiyordu kendini. Ã?ünkü yüreğini dolduran saf kötülük soytarı ve adamın içeri girmesiyle adeta taşmıştı. Peki, bu adam da kim diye düşündü. İnsanlara doğru yaklaştığını gördüğü adamın içindeki kötülük, Thor"a yaklaştıkça kendini hissettiriyordu. Yüreği Chaos"un alevi ile kavrulan Thor neler olup bittiğini anlayamıyordu ve beklemenin en iyi cevap olduğunu düşündü. Yaklaşan adamı selamladı ve ağzından çıkacak sözleri beklemeye başladı.
...........................S.D.W...........................
-
Eldarin
Bilginin duvarında görüntüler son kez değişti...
şimdi Apocalypse in karşısında gibiydi.Onu göremiyordu ama muazzam güç dalgasının kendisini çevrelediğini hissedebiliyordu.
O* yu hissedebiliyordu evet.Hemde 4 bir yanında! hol tamammiyle onun kutsallığıyla dolup taşıyordu sanki,ve Dhamon bu mtlak güç karşısında eğilmekten başka birşey yapamadı.
"Peygamber" dedi bir ses zihnine.bilginin duvarından geliyor gibiydi ses sanki.bu mabedid her santimetre karesinde tanrısının hükmü vardı.
"Aiszhaerr i istiyorum senden.onun nerede olduğunu biliyorsun.hala saklı durumda.Mabedden en seçkin adamlarını al ve oraya git.İnancımla beraber görevini başarabileceğini umuyorum.Katliamın Eli nin yaptığı gibi bir başarısızlık beklemiyorum senden."
Ses Dhamon un beynini kemiriyordu sanki.günahla kutsanmış bir sesti sanki edisiyle konuşan.Dhamon öyle düşünüyordu en azından...
Başını hafifçe kaldırmayı başarabildi.Bu sefer bilginin duvarındaki son görüntüler sabitlenmişti.
Ã?ığlıkların Kalesi! Kalenin o dehşet uyandırıcı görüntüsüydü Peygamberin karşısındaki!Azalin in kalesiydi gitmesi gereken yer evet şimdi biliyordu bunu...
Ve ne yapması gerektiğini de kafasında tartmaya başladı yavaş yavaş...
NOT:Dharmon Brenne +6 Ancient lore bilginin duvarıyla temasa geçtiği için...
şimdi Apocalypse in karşısında gibiydi.Onu göremiyordu ama muazzam güç dalgasının kendisini çevrelediğini hissedebiliyordu.
O* yu hissedebiliyordu evet.Hemde 4 bir yanında! hol tamammiyle onun kutsallığıyla dolup taşıyordu sanki,ve Dhamon bu mtlak güç karşısında eğilmekten başka birşey yapamadı.
"Peygamber" dedi bir ses zihnine.bilginin duvarından geliyor gibiydi ses sanki.bu mabedid her santimetre karesinde tanrısının hükmü vardı.
"Aiszhaerr i istiyorum senden.onun nerede olduğunu biliyorsun.hala saklı durumda.Mabedden en seçkin adamlarını al ve oraya git.İnancımla beraber görevini başarabileceğini umuyorum.Katliamın Eli nin yaptığı gibi bir başarısızlık beklemiyorum senden."
Ses Dhamon un beynini kemiriyordu sanki.günahla kutsanmış bir sesti sanki edisiyle konuşan.Dhamon öyle düşünüyordu en azından...
Başını hafifçe kaldırmayı başarabildi.Bu sefer bilginin duvarındaki son görüntüler sabitlenmişti.
Ã?ığlıkların Kalesi! Kalenin o dehşet uyandırıcı görüntüsüydü Peygamberin karşısındaki!Azalin in kalesiydi gitmesi gereken yer evet şimdi biliyordu bunu...
Ve ne yapması gerektiğini de kafasında tartmaya başladı yavaş yavaş...
NOT:Dharmon Brenne +6 Ancient lore bilginin duvarıyla temasa geçtiği için...
Zamanının en dehşet verici yeri,rüyaları kabuslara dönüştüren,gülüşleri acı dolu inlemelerle değiştiren,eski Kaos efendisinin Azalin'in en güçlü dönemlerini yaşadığı Ã?ığlıkların Kalesi...Yıkıldığında bile diyara zarar vermeyi başarabilmiş bir güç.Düşünmesi bile kişiyi ürpertirken oraya gitme düşüncesi hemen hiç bir ölümlünün kabul edemeyeceği bir durumdur. Ama güç,saf bir güç ve güç peşindeki Kaos Peygamberi birbirlerini çeken iki kutup gibiydiler.Bu taşın vaadettiği güç, tanrıları bile meşgul ediyordu ve şimdi Kaosun Lordu Apocalypse peygamberini bu taş için görevlendirmişti.Brenne bu düşüncelerle bilgi duvarının yanından ayrıldı,koridor boyunca ilerledi.Kafasındakileri toplaması bir plan yapması en iyileri yanına alması gerekliydi.Bu iş güçsüz Oren rahipleri ile yapılan ağız dalaşından çok daha önemliydi.Üzerinde düşünülmeliydi ve Brenne tüm bu düşüncelerle Kaos boyutundaki piramit şeklindeki tapınaktan dışarı çıktı.Bir taşın üzerindeki yarımeleğin halka doğru yaptığı konuşma bile o an için Brenne ye garip gelmedi.Ã?ünkü sadece görüyor ama algılamıyordu.Brenne Kaos boyutundan çıktı,merdivenleri tırmandı,koridor boyunca ilerledi.Cücenin bitmek bilmeyen işçiliği devam ediyordu,tıpkı duvarlardaki gölgelerin bitmek bilmeyen oyunları gibi.Kütüphanenin olduğu kısma ilerledi ve içeri girdikten sonra hakkında bilgi aradığı tek şey vardı.
Aiszhaerr...
*************************************************************
RP DIşI: Bu taş hakkında edindiğim ya da edineceğim bilgilerin özel mesajla gönderilmesini rica ederim.
Aiszhaerr...
*************************************************************
RP DIşI: Bu taş hakkında edindiğim ya da edineceğim bilgilerin özel mesajla gönderilmesini rica ederim.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Dualar bittiğinde bazı insanlar dev kadar büyük görünen Andero'ya baktılar ve aralarında bir şeyler fısıldaştılar. İnsanların onu tam olarak tanıdığından emin değildi ama bir fikirleri olduğu belliydi...Andero wrote:Onlara bir kaç metre kala durdu ve kollarını kavuşturarak topluluğun yavaşça kalkmaya başlamasını ve yarı meleğin konuşmasının bitmesini bekledi.
Bazı insanlar hala hayran bir şekilde yarı meleği izliyor, bazıları dua etmeye devam ediyordu...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Kaosun Peygamberi O* nun engin bilgisi ve kudretiyle şekillenen kitapların bulunduğu bu kütüphanede istediği bilgilere sadece bir kitapta ulaşabilmişti.
"Sen meraklı kişi,burada bulacakların ve öğreneceklerin senin o fani kalbini durdurabilir,sığ dimağını bir daha kullanılmaz hale getirebilir.Eğer ki aradığının Aiszhaerr olduğundan eminsen bu satırların devamını oku..."
Kaosun Peygamberi gerilmişti,biliyordu ki ölüm ona çok uzaktı ama güç hiç bu kadar yakın olmamıştı.Satırları gözleriyle takip ederken yanındaki kuş tüyü kalemiyle insan derisiyle kaplı siyah defterine kan ile çeşitli notlar aldı.Uzun süren çalışması sonunda gözleri gücün karşıkonulmaz çağrısı ile parlıyordu.
"Okudukların ve gördüklerin hiç bir ölümlü tarafından görülmedi ve duyulmadı.Hatta bazı tanrıların bile bilmedikleri şeyleri öğrendin.İçindeki isteği takip et o seni yönlendirir.
********************************Karmaşalar Katibi-Kuzgun*******"
şimdiki araştırması ise bu taşın koruyucusu ve belki de kullanıcısı olan üzerine idi.Bunun için bakması gereken kitabı biliyordu.
"Ã?IğLIKLARIN KALESİ TARİHÃ?ELERİ CILT 4 -HELLFIRE"
"Sen meraklı kişi,burada bulacakların ve öğreneceklerin senin o fani kalbini durdurabilir,sığ dimağını bir daha kullanılmaz hale getirebilir.Eğer ki aradığının Aiszhaerr olduğundan eminsen bu satırların devamını oku..."
Kaosun Peygamberi gerilmişti,biliyordu ki ölüm ona çok uzaktı ama güç hiç bu kadar yakın olmamıştı.Satırları gözleriyle takip ederken yanındaki kuş tüyü kalemiyle insan derisiyle kaplı siyah defterine kan ile çeşitli notlar aldı.Uzun süren çalışması sonunda gözleri gücün karşıkonulmaz çağrısı ile parlıyordu.
"Okudukların ve gördüklerin hiç bir ölümlü tarafından görülmedi ve duyulmadı.Hatta bazı tanrıların bile bilmedikleri şeyleri öğrendin.İçindeki isteği takip et o seni yönlendirir.
********************************Karmaşalar Katibi-Kuzgun*******"
şimdiki araştırması ise bu taşın koruyucusu ve belki de kullanıcısı olan üzerine idi.Bunun için bakması gereken kitabı biliyordu.
"Ã?IğLIKLARIN KALESİ TARİHÃ?ELERİ CILT 4 -HELLFIRE"
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
-
Eldarin
Kaos Yolcusu sayfaları bir bir çevirdi.Kaosun kütüphanesi bilgileri katiplerden ve maceracılardan toplamaz kaosun bizzat kendisinden elde ederdi.böylece bilgilerin uydurma ve sahte olmadığı konusunda güven verebilirdi.
Dhamon cildin sert kapağını usulca açtı.Kaosun o eşsiz yazıları onu büyülüyordu adeta.Yazılardaki asalet akıcılık ve güzellik tasvir edilemezdi.bir ölümlünün elinden çıkmadığı apaçık belliydi daha ilk bakışta.ve dhamon un ilk farkettiği de bu oldu...
"Hellfire..."diyordu kendi kendine.Bir yarı iblis olduğunu biliyordu en son.ve Azalin in bir inananı.
Lakin okudukları daha dehşet uyandırıcıydı!onun hakkında yazılanlar söylenilebileceklerin yarısı bile değildi belki de.
Kaotik iblis şimdi daha da büyük önem taşıyordu Dhamon un gözünde...
Dhamon cildin sert kapağını usulca açtı.Kaosun o eşsiz yazıları onu büyülüyordu adeta.Yazılardaki asalet akıcılık ve güzellik tasvir edilemezdi.bir ölümlünün elinden çıkmadığı apaçık belliydi daha ilk bakışta.ve dhamon un ilk farkettiği de bu oldu...
"Hellfire..."diyordu kendi kendine.Bir yarı iblis olduğunu biliyordu en son.ve Azalin in bir inananı.
Lakin okudukları daha dehşet uyandırıcıydı!onun hakkında yazılanlar söylenilebileceklerin yarısı bile değildi belki de.
Kaotik iblis şimdi daha da büyük önem taşıyordu Dhamon un gözünde...
Andero insanların arkasına gelip onları izlemeye başlarken ona selam veren askeri izledi ama herhangi bir karşı selamda bulunmadı zira askerin tanımadığı birine neden selam verdiğini merak etti. Büyük ihtimalle görüntüsüne duyduğu saygı onda bu hareketi yapma gereksinimi uyandırmıştı.
Yarı melek konuşmasını bitirmişti ve insanlar dua etmeye başlamıştı. Andero'nun yüzünde hafif bir sırıtış oluştu. Yarı melek onda ırksal bir tiksinti oluştursa da başardığı şey katliamın elinin hoşuna gitmişti.
İnsanların ona bakıp kendi aralarında bir şeyler fısıldadığını görünce bu savaşçıya bu insanların en azından göz aşinalığı olduğunu düşündü. E, bu da hiç yoktan iyiydi.
Yarı melek insanların dua etmesini devam ettirirken katliamın eli uzun boyuyla yukarıdan topluluğun arasında sıfır-on iki yaş arası kaç çocuk olduğunu (özellikle sıfır-dört yaş arasına dikkat etmişti) inceledi sakince. Bir kaç tane o yaşlar arasında görünen çocuk görmüştü sanki. Ardından kaç kadın olduğuna baktı ve kaç erkek. Gruptaki kadın sayısını saymaya başladı.
Yarı melek konuşmasını bitirmişti ve insanlar dua etmeye başlamıştı. Andero'nun yüzünde hafif bir sırıtış oluştu. Yarı melek onda ırksal bir tiksinti oluştursa da başardığı şey katliamın elinin hoşuna gitmişti.
İnsanların ona bakıp kendi aralarında bir şeyler fısıldadığını görünce bu savaşçıya bu insanların en azından göz aşinalığı olduğunu düşündü. E, bu da hiç yoktan iyiydi.
Yarı melek insanların dua etmesini devam ettirirken katliamın eli uzun boyuyla yukarıdan topluluğun arasında sıfır-on iki yaş arası kaç çocuk olduğunu (özellikle sıfır-dört yaş arasına dikkat etmişti) inceledi sakince. Bir kaç tane o yaşlar arasında görünen çocuk görmüştü sanki. Ardından kaç kadın olduğuna baktı ve kaç erkek. Gruptaki kadın sayısını saymaya başladı.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Brenne okuduklarından gerçekten etkilenmişti.Bu iblis gerçekten güçlüye benziyordu.Ama sonuçta o da bir seçilmişti,hem de düşmüş bir tanrının seçilmişi.Arkasında tanrısının desteği olmadan karşılaşacağı bir düşman,yine de o taşın muazzam gücünü arkasına alırsa karşılaşması gerçekten zor bir düşmandı.Bu haliyle bile Brenne onunla teketek karşılaşmayı göze alamayacağını biliyordu ve yapması gerekenin en iyi savaşçıları yanına almak olduğunu da.Ama öncesinde yapması gereken başka bir şey vardı.Cüppesinin içinden asasını çıkardı ve gülümsedi.
Hızla kaos kütüphanesinden çıkarken çalıştığı kitap yerine doğru yol alıyordu bile.Notlarını bir saç teli bağlayıp parşömenlerinin arkasında bir yere yerleştirdi.Doğruca odasına girdi ve kapıyı kapattı.
Sabırsızca asasını eline aldı tüm kapalaı gözler belli oluyordu.
"Siz hizmetkarlar gözünüzü açın ve bana hizmet edin!"
Hızla kaos kütüphanesinden çıkarken çalıştığı kitap yerine doğru yol alıyordu bile.Notlarını bir saç teli bağlayıp parşömenlerinin arkasında bir yere yerleştirdi.Doğruca odasına girdi ve kapıyı kapattı.
Sabırsızca asasını eline aldı tüm kapalaı gözler belli oluyordu.
"Siz hizmetkarlar gözünüzü açın ve bana hizmet edin!"
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Gözkapakları bir anda açıldı ve kırmızı gözler etrafı adeta şizofren bir şekilde incelemeye başladılar.
"Efendi?... Ah hayır o efendi değil... Tabii ki o aptal! Sözlerine dikkat et!... Efendi bizi çağırdı... Nasıl hizmet edebiliriz efendi?"
Garip tiz sözler ufak goblinlerden ya da implerden çıkıyor gibi ince ve cılızdı fakat yarattıkları ekolar onların gizemli başka güçlere sahip olduğunu kanıtlar gibiydi (intelligence)
"Efendi?... Ah hayır o efendi değil... Tabii ki o aptal! Sözlerine dikkat et!... Efendi bizi çağırdı... Nasıl hizmet edebiliriz efendi?"
Garip tiz sözler ufak goblinlerden ya da implerden çıkıyor gibi ince ve cılızdı fakat yarattıkları ekolar onların gizemli başka güçlere sahip olduğunu kanıtlar gibiydi (intelligence)
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests