YER ALTINDA BİR MABED(TANRI:APOCALYPSE)(KAOS, KATLİAM,
Brenne ikinci kez gördüğü bu sahneyi zaten bekliyordu.Artık bu asanın güçlerini öğrenmeye kararlıydı.Eğer kaosa hizmet etmeyen bir şey olsaydı O* bunu asla peygamberine vermezdi.
-Sizi ahmaklar,tabii ki efendi benim!şimdi bana nasıl hizmet edebilirsiniz,neden değerli olasınız!
-Sizi ahmaklar,tabii ki efendi benim!şimdi bana nasıl hizmet edebilirsiniz,neden değerli olasınız!
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
"Ah biz tabiiki değerliyiz! Hayır bizler harcanmış hizmetkarlarımız değerli değiliz. Önemli olan hizmet etmek! Neden hizmet edecekmişiz ki? Efendiyle düzgün konuş! Eğer hizmet emezsen buradan nasıl çıkacağız! Neden bunu söyledin çok aptalsın, şimdi senin yüzünden buradan asla çıkamayacağız! Özür dilerim özür dilerim ben ben... Sus aptal zaten senin bildiğin büyüleri hepimiz biliyoruz... Özgünüm üzgünüm beni cezalandırmayın..."
Konuşanlar büyü konusundaki bilgilerine göre diğerlerinin üzerinde egemenlik kuruyor gibi gözüküyorlar (Wisdom)
Konuşanlar büyü konusundaki bilgilerine göre diğerlerinin üzerinde egemenlik kuruyor gibi gözüküyorlar (Wisdom)
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Brenne sonunda asanın gücünü anlamaya başlamıştı.Brenne ye ekstra büyüler sağlayacaktı ve bir büyücü için değerli bir hediyeydi.Zaman kazandırabilir,kendi gücünü kullanırken düştüğü zayıflıktan kurtulmasına yardım edebilirdi.Brenne nin aklında daha bir sürü tilki dolaşıyordu.şimdi bu asayı daha iyi tanımalıydı.
-Sizler kendi aranızda tartışmayı bırakın!Kimin daha iyi olduğu değil kimin daha iyi hizmet ettiği önemlidir.şimdi teker teker efendinize kendinizi tanıtın!
-Sizler kendi aranızda tartışmayı bırakın!Kimin daha iyi olduğu değil kimin daha iyi hizmet ettiği önemlidir.şimdi teker teker efendinize kendinizi tanıtın!
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
"Biz herkesiz ve biz hiçkimseyiz... Bizim kim olduğumuz anlamsız bir soru... Sen kimsin?... Neden sana söyliyim?... Ã?ünkü o efendi aptal!... Ben kimim?... Hiçkimsesin... Yine başa döndük ahhhh... Bizler kaos büyüsüne ruhunu kaptıranlarız... Bizler efendiye hizmet etmeyi başaramayp lanetlenenleriz... Bizler değiştirebilenleriz... Biz herşeyi bilen ve herşeyi göreniz..."
Sesler tam bir kaos içerisindeydi. Kaos'un peygamberi bu kakafoniye daha ne kadar dayanabilirdi bilemiyordu ama belki de sorması gereken soruyu yanlış bir şekilde soruyordu... Ya da sorması gereken soruyu sormuyordu...
Sesler tam bir kaos içerisindeydi. Kaos'un peygamberi bu kakafoniye daha ne kadar dayanabilirdi bilemiyordu ama belki de sorması gereken soruyu yanlış bir şekilde soruyordu... Ya da sorması gereken soruyu sormuyordu...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
DMCHANGES wrote:Brenne yarımeleğe doğru ilerledi.Konuşmasını bitirmesini bekliyordu.Daha sonra yanına gidecek ve konuşacaktı.Azalin ile ilgisi olması bu yarımeleğin tek değerli yönüydü.Kaos peygamberinin ilgisini çekmesinin tek nedeni.
_____________
İnsanlar minnetlerini sunmuşlardı ve bazıları dualarda kaybolmuş bazıları ise aralarında konuşmaya başlamışlardı. Starfall'un sözleri bittiğinde kanatlarını yeniden biraraya topladı ve kanatları ortadan yok oldu.
Nazik adımlarla piramit tapınağın merdivenlerinden aşağı inerken kendisine yaklaşan sarışın ince uzun yakışıklı bir adamla karşılaştı...
Yarı-melek, yarı-elf kadının renkli gözleri adamınkiyle buluştu ve onun ne söyleyeceğini beklerken yüzünde sıcak bir gülümseme vardı. "Size nasıl yardımcı olabilirim?"
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Kaosun peygamberi bu güzel kadına doğru ilerledi.Onun doğası hakkında bir yorum getiremiyordu.Hakkında bildikleri sadece Andero'nun anlattıklarından ibaretti.O bir melek görünümüne sahipti ama kaosa hizmet ediyordu.Belki de bir ilüzyondur diye düşündü,zekice düşünülmüş bir ilüzyon olarak değerlendirdi.
-Ã?ncelikle güzel bayan bırakın size kendimi tanıtayım...Ben O* nun peygamberi Dharmon Brenne.
Bunları söylerken küçük bir reverans yapmayı da ihmal etmemişti.
-Aslına bakarsanız sizinle küçük bir sohbet yapabilmeyi umuyordum. Eminim ki konuşacağımız bir çok şey olacaktır.
-Ã?ncelikle güzel bayan bırakın size kendimi tanıtayım...Ben O* nun peygamberi Dharmon Brenne.
Bunları söylerken küçük bir reverans yapmayı da ihmal etmemişti.
-Aslına bakarsanız sizinle küçük bir sohbet yapabilmeyi umuyordum. Eminim ki konuşacağımız bir çok şey olacaktır.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
"Ah tabii ki onur duyarım nazik beyefendi... Demek bir peygambersiniz çok ilginç. Merak ettiğiniz şey nedir?"
Kadın gayet saf bir gülümsemeyle ve şaşkınlıkla karışık gözlerle adama bakıyordu, sanki kendisinin yarı-melek olması ve buna rağmen bu tapınakta yer almasının normal bir şey olduğundan en ufak bir şüphe duymuyor gibiydi.
Kadın gayet saf bir gülümsemeyle ve şaşkınlıkla karışık gözlerle adama bakıyordu, sanki kendisinin yarı-melek olması ve buna rağmen bu tapınakta yer almasının normal bir şey olduğundan en ufak bir şüphe duymuyor gibiydi.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Brenne yarım kan meleğe piramit tapınak yönünü göstererek ilerlemeye başladı.
-Aslında güzel bayan...burada kendi iradesi ile bulunmasını en son beklediğim yaradılmışlardansınız ama eminim ki sizin de kendinize ait sırlarınız vardır.
Bu sırada piramit şeklindeki yapıya girmişlerdi.
-Biliyormusunuz bayan..Ben O*na hizmet edebilmek ve peygamberi olabilmek için gerçekten zorlu sınavlar atlattım.Seçilmişlerinin hepsini tanırım.O* nunla yüzleşebilmiş şanslı kişilerden birisiyim.Ve bütün bu yaptıklarım sonucu burada O* nun hediyesi olan bu boyuttayım.
Yavaşça ilerliyorlardı.Kaos tanrılarının resmedildiği duvarın önüne gelmişlerdi.
-Uzun zamanımı O* nun öğretileri üzerinde harcadım.Kaos öğretilerini ve tarihçesini öğrendim.Eski tanrıları araştırdım.Eski kaos tanrılarını.Oren'i de öğrendim ve hatta gördüm...(Burada derin bir nefes aldı)..Azalin'i de..
Bu sırada eliyle duvarda oynayan figürler arasından Albino adamı işaret etti ve bu yarım-kan'ın tepkisine baktı.
-Aslında güzel bayan...burada kendi iradesi ile bulunmasını en son beklediğim yaradılmışlardansınız ama eminim ki sizin de kendinize ait sırlarınız vardır.
Bu sırada piramit şeklindeki yapıya girmişlerdi.
-Biliyormusunuz bayan..Ben O*na hizmet edebilmek ve peygamberi olabilmek için gerçekten zorlu sınavlar atlattım.Seçilmişlerinin hepsini tanırım.O* nunla yüzleşebilmiş şanslı kişilerden birisiyim.Ve bütün bu yaptıklarım sonucu burada O* nun hediyesi olan bu boyuttayım.
Yavaşça ilerliyorlardı.Kaos tanrılarının resmedildiği duvarın önüne gelmişlerdi.
-Uzun zamanımı O* nun öğretileri üzerinde harcadım.Kaos öğretilerini ve tarihçesini öğrendim.Eski tanrıları araştırdım.Eski kaos tanrılarını.Oren'i de öğrendim ve hatta gördüm...(Burada derin bir nefes aldı)..Azalin'i de..
Bu sırada eliyle duvarda oynayan figürler arasından Albino adamı işaret etti ve bu yarım-kan'ın tepkisine baktı.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Elf gözleri yerdeki toprağı incelerken bir anda heykelden yükselen sesle irkildi.Ve daha sonra heykeli takip etmeye başladı arada bir nefes alamıyor garip bir güç hissediyordu.
Ve en sonunda o devasa iblisi gördü,karşısına geldiğinde nefes alması dahada zorlaştı ve bir an sendeledi,daha öncede Menzoberranzon'da iblis görmüştü ama bunun gibi iblisi daha önce hiç görmemişti ve gerçekten heybetliydi 5 metre boyunda ve her yerinden ateşler çıkıyordu.
Xeyna'nın arkasından gitti ve iblisin önüne yaklaştı lavanta rengi gözleriyle önce heykele daha sonrada iblise baktı,yayını ve kılıcını iblisin önüne bıraktı ve kızın yanına döndü."Emrinizdeyim,her türlü acıya ve sınava razıyım.Herşeyim sizinle efendim."O"nun sınavına açığım"dedi.
Tekrar yere çötü gene bir eli yumruk şeklinde kalbinin üzerindeydi,bir ara kıza baktı oda aynı şekildeydi sonra yere baktı ve iblisin sözlerini söylemesini bekledi...
Ve en sonunda o devasa iblisi gördü,karşısına geldiğinde nefes alması dahada zorlaştı ve bir an sendeledi,daha öncede Menzoberranzon'da iblis görmüştü ama bunun gibi iblisi daha önce hiç görmemişti ve gerçekten heybetliydi 5 metre boyunda ve her yerinden ateşler çıkıyordu.
Xeyna'nın arkasından gitti ve iblisin önüne yaklaştı lavanta rengi gözleriyle önce heykele daha sonrada iblise baktı,yayını ve kılıcını iblisin önüne bıraktı ve kızın yanına döndü."Emrinizdeyim,her türlü acıya ve sınava razıyım.Herşeyim sizinle efendim."O"nun sınavına açığım"dedi.
Tekrar yere çötü gene bir eli yumruk şeklinde kalbinin üzerindeydi,bir ara kıza baktı oda aynı şekildeydi sonra yere baktı ve iblisin sözlerini söylemesini bekledi...
Kadın çevik ve asil adımlarla yürüyordu. Ã?nünde durdukları fresklere bakan kadının yüz ifadesinde pek bir değişim olmamıştı, ama sesi biraz daha ciddiydi:CHANGES wrote: Bu sırada eliyle duvarda oynayan figürler arasından Albino adamı işaret etti ve bu yarım-kan'ın tepkisine baktı.
"İyi bir adamdı, insanlara yardımcı olmak için çok şey yapmıştı. Ortadan kaybolduğunda kendimi büyük bir boşlukta buldum. Bu yüzden bu tapınağa geldim..."
Kadının pürüzsüz yüzünde karanlık fakat çocuksu bir gülümseme yayıldı.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Xeyna_Inferno wrote: İblisten yayılan ısı dayanılacak gibi değildi. Ama Xeyna umursamıyordu. Artık korkmuyordu sadece bedeni ve ruhu acı cekerken acıya katlanması gerektiğini biliyordu ve bunun için savaşıyordu... Yavaşca başını eğdi ve dişlerini dudaklarına geçirerek cevabın gelmesini beklemeye başladı...
İblis kahkahayı andıran bir gürültü çıkarırken pençelerini kadının ve kara elfin sol omuzlarına doğru uzattı ve bir anda onların omzunu tüm gücüyle yakaladı.KraynS wrote: Tekrar yere çötü gene bir eli yumruk şeklinde kalbinin üzerindeydi,bir ara kıza baktı oda aynı şekildeydi sonra yere baktı ve iblisin sözlerini söylemesini bekledi...
Xeyna ve Morrigan omuzlarını yakan acıyla kendilerinden geçerken gözleri karardı ve bayıldılar. Bir anda gözleri yeniden açıldığında kendi kalp atışlarını duyuyorlardı. Karanlıkta göremedikleri iblisler ve yaratıklar yürüyor hareket ediyor çığlık atıyor savaşıyor ve ölüyorlardı.
"Her yaşamın bir amacı olmalı..."
Karanlık ve korkutucu ses adeta yeri sarsarak zihinlerine sesleniyordu.
Bir anda karanlığı yaran iki alev şeklinde göz gördüler ve kalp atışları adeta tek bir sese dönüşünceye kadar hızlandı...
"Sana baktığımda... Amaç görüyorum... Güce olan açlığı görüyorum. İnitkam ve nefret görüyorum. Sizi görüyorum..."
Gözler yaklaştığında yakan etkileri daha da artmıştı. şekli anlaşılmayan iblis dev boyutlarda gibiydi. O anda Xeyna ve Morrigan omuzlarındaki dövmenin karanlıkta yanmaya başladığını fark ettiler.
"Ruhlarınızı bağlıyorum... Katledin, öldürün, kandırın, soyun, ihanet edin, intikam alın ve orduyu büyütmek için yeni ruhlar bulun. Ã?dülünüz sonsuz güç ve karanlığın cenneti olsun..."
Xeyna ve Morrigan uyandıklarında br sunak odasındaydılar ve omuzlarında müthiş bir acı vardı. Bir cücenin kapıdan çıktığını gördüler. Omuzları içten yanmıştı fakat zırhlarına bir zarar gelmemişti. Gödükleri rüya mıydı yoksa gerçek miydi bilemiyorlardı ama ikisi de aynı şeyi görmüştü...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Kadının Lord Azalin hakkındaki konuşmaları Brenne'yi şaşkınlığa uğratmıştı. O bir tanrıydı ve düşmüş bile olsa saygı gerektirirdi. Özellikle de amacı kaos olan bir tanrı çok daha fazlasını hakederdi. Yine de bu yarım-kanın onu yakınen tanıyormuşçasına sözleri gerçekten garipti. Acaba bu olabilir miydi? Eğer böyle ise bu kadın değerli bir hazine anlamına geliyordu.
-Affedin bayan.Lord Azalin hakkında onu yakınen görme şerefine erişmiş birisi gibi konuşuyorsunuz,bu oldu mu?Yani O'nu Lord Azalin'i gördünüz mü?Eğer yanıtınız evetse eminim yanındaki o iblisi de biliyorsunuz?
Bu kadının Azalin'le olan ilgisini çözmeye çalışıyordu.Andero'nun anlattıkları çok yüzeysel şeylerdi.Brenne şimdi o iblis ve Albino karşısında tutunacak bir dal arıyordu,kendine avantaj sağlayacak bir şey.
-Affedin bayan.Lord Azalin hakkında onu yakınen görme şerefine erişmiş birisi gibi konuşuyorsunuz,bu oldu mu?Yani O'nu Lord Azalin'i gördünüz mü?Eğer yanıtınız evetse eminim yanındaki o iblisi de biliyorsunuz?
Bu kadının Azalin'le olan ilgisini çözmeye çalışıyordu.Andero'nun anlattıkları çok yüzeysel şeylerdi.Brenne şimdi o iblis ve Albino karşısında tutunacak bir dal arıyordu,kendine avantaj sağlayacak bir şey.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
"Tabii ki onunla bizzat görüştüm. Yanında bir iblis mi vardı? Bu konuda hiç bir bilgim yoktu. Ama yarı-tanrı korkunç bir kalede yaşıyordu. Çok yalnızdı ve acı çekiyordu. Ruhunu yaralayan bir şeylerin olduğu belliydi. Ama onu iyileştiremeyeceğimi söyledi. Onun adna yetimlere yardım ederek en azından kendini iyi hissetmesini sağladım. Gördüm ki kötü ve karanlık olarak nitelendirdiğimiz kişilerin bile içinde biraz da olsa iyilik varmış. Azalin bana çok şey öğretti. şimdi her neredeyse umarım iyidir. Sizin inandığınız Tanrı'nın da kendine korkutucu yöntemler seçtiği belli. ama bu benim ona yardım etmeyeceğim anlamına gelmiyor tabii... Azalin gidince oluşan garip boşluğu şimdi unutmamı sağlayan yeni bir güç olduğunu hissediyorum."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Brenne bu yarımkanın efendi hakkında konuşma üslubuna gerçekten çok sinirlenmişti.Ama biliyordu ki gerektiğinde cezasını onu buraya alan efendi verecekti.
"Sevgili bayan,sözlerinizi O*nu henüz tanıyamamış olmanıza veriyorum."
Daha sonra Kaos'un kutsal kitabından bir alıntı yaptı.
"O asla yardıma muhtaç değildir.Kendi düzleminin ve inananlarının efendisi, kaosun bahşedicisidir.Asla O* nu hakir görmeyin ya da denginiz sanmayın.O*nun cezası ölümü kişiye hediye olarak gösterir."(KAOSUN YOLU 245.Ayet).
"Sizi affetmesi için ona dua edeceğim güzel hanım."
-Demek ki,Lord Azalin'i gördünüz.Garip o iblisi gördüğümden eminim.O kızıl gözlerdeki alevi asla unutamam.Yakında çağrısına kulak vereceğim.
Sözlerinin bu kısmında yarımkanın tepkisine baktı.
"Sevgili bayan,sözlerinizi O*nu henüz tanıyamamış olmanıza veriyorum."
Daha sonra Kaos'un kutsal kitabından bir alıntı yaptı.
"O asla yardıma muhtaç değildir.Kendi düzleminin ve inananlarının efendisi, kaosun bahşedicisidir.Asla O* nu hakir görmeyin ya da denginiz sanmayın.O*nun cezası ölümü kişiye hediye olarak gösterir."(KAOSUN YOLU 245.Ayet).
"Sizi affetmesi için ona dua edeceğim güzel hanım."
-Demek ki,Lord Azalin'i gördünüz.Garip o iblisi gördüğümden eminim.O kızıl gözlerdeki alevi asla unutamam.Yakında çağrısına kulak vereceğim.
Sözlerinin bu kısmında yarımkanın tepkisine baktı.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Andero barakadan çıkıp peygamberin peşinden ilerlemişti topluluğa varıncaya kadar. Ardından peygamberin yarı meleğe yöneldiğini görünce durdu ve etraftaki insanları inceledi bir kez daha. Ã?oğu yarı meleğin onlara yaptırdığı duaya kaptırmıştı kendini ama bir kısmı oralı bile değil gibiydi. Buradan *O*na tapanlar çıkacaktı, tıpkı tapmayanlar çıkacağı gibi. Bu ikinci grupla tanışmayı dört gözle bekliyordu.
Yarı meleğin konuşması bitince peygamberin onu alıp tapınağa götürüşünü izledi sessizce katliamın eli. Etrafta insanlar dua sırasında girdikleri hafif transtan yavaş yavaş çıkıyordu. Kimi kendi arasında fısıldaşıyor, kimi kendini tekrar kendi gibi hissetmeye çalışıyor, kimi kadınlarsa yanlarındaki çocuklarının ellerini ayrılmamak için sıkıca tutuyordu.
Birkaç adam durmuş yan gözle ona bakıyorlardı. Bunlar, dua sırasında ona bakan ve Andero'nun gözlerinden kendisini tanıdıklarını çıkartabildiği adamlardı. Kılığına büründüğü bu şövalyenin bu halk arasında ne kadar ve nasıl tanındığını merak ediyordu ve bu onun için bir fırsat olabilirdi. Adamların yanlarına doğru ilerlemey başladı. İllüzyonla birlikte 2,60'a varan boyu ilerlerken dikkatleri üzerine toplamasına sebep olsa da umursamadı.
Kılığına büründüğü adam bir şövalyeydi, en azından Andero'nun eskiden olduğu gibi. Bir an düşündü koca savaşçı... Eskiden nasıl davranırdı insanlara?
Adamların yanına gelince yüzüne rahatlama sağlayacağını umduğu bir gülümseme yerleştirdi ve başını eğerek hafifçe selam verdi.
-Merhabalar on kasabanın değerli halkının üyeleri. Herhangi bir probleminiz var mıydı acaba yardım edebileceğim? diye sordu. Ses, normalde sahip olduğu o baritonluktan çok daha nazikçe ve normal çıkmıştı.
Yarı meleğin konuşması bitince peygamberin onu alıp tapınağa götürüşünü izledi sessizce katliamın eli. Etrafta insanlar dua sırasında girdikleri hafif transtan yavaş yavaş çıkıyordu. Kimi kendi arasında fısıldaşıyor, kimi kendini tekrar kendi gibi hissetmeye çalışıyor, kimi kadınlarsa yanlarındaki çocuklarının ellerini ayrılmamak için sıkıca tutuyordu.
Birkaç adam durmuş yan gözle ona bakıyorlardı. Bunlar, dua sırasında ona bakan ve Andero'nun gözlerinden kendisini tanıdıklarını çıkartabildiği adamlardı. Kılığına büründüğü bu şövalyenin bu halk arasında ne kadar ve nasıl tanındığını merak ediyordu ve bu onun için bir fırsat olabilirdi. Adamların yanlarına doğru ilerlemey başladı. İllüzyonla birlikte 2,60'a varan boyu ilerlerken dikkatleri üzerine toplamasına sebep olsa da umursamadı.
Kılığına büründüğü adam bir şövalyeydi, en azından Andero'nun eskiden olduğu gibi. Bir an düşündü koca savaşçı... Eskiden nasıl davranırdı insanlara?
Adamların yanına gelince yüzüne rahatlama sağlayacağını umduğu bir gülümseme yerleştirdi ve başını eğerek hafifçe selam verdi.
-Merhabalar on kasabanın değerli halkının üyeleri. Herhangi bir probleminiz var mıydı acaba yardım edebileceğim? diye sordu. Ses, normalde sahip olduğu o baritonluktan çok daha nazikçe ve normal çıkmıştı.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
