YER ALTINDA BİR MABED(TANRI:APOCALYPSE)(KAOS, KATLİAM,
Raziel zihnini çarpan acıyı hissederek geçirdi şuurunu kaybetmeden önce geçirdiği o son birkaç saniyeyi... Yüzüne vuran yüksek ısı dalgalarıyla uyandı drow. Başında korkunç bir ağrı hissediyordu.
Drow, nazik hatlarla çizilmiş yüzünü yavaşça yukarı kaldırdı ve karşısındaki alevden devasa pençemsi ayakları gördü. Kalbini saran korku tarif edilemezdi. Raziel dikkatle başını kaldırdı ve karşısındaki yaklaşık 4 m'lik alevler içindeki iblisi tamamıyla gördü. Bu yaratığı en korkunç hikayelerden biliyordu. Var olduğuna bile çoğu kişi tarafından inanılmayan bir balor... şimdi onun karşısındaydı...
Balor'un sol elinde birden devasa bir kırbaç var oldu. Kırbacın etrafı alevlerle doluydu. Balor kırbacı sertçe şaklattı ve bariton sesiyle konuştu.
- Konuş zayıf ölümlü. Neden buradasın?
Drow, nazik hatlarla çizilmiş yüzünü yavaşça yukarı kaldırdı ve karşısındaki alevden devasa pençemsi ayakları gördü. Kalbini saran korku tarif edilemezdi. Raziel dikkatle başını kaldırdı ve karşısındaki yaklaşık 4 m'lik alevler içindeki iblisi tamamıyla gördü. Bu yaratığı en korkunç hikayelerden biliyordu. Var olduğuna bile çoğu kişi tarafından inanılmayan bir balor... şimdi onun karşısındaydı...
Balor'un sol elinde birden devasa bir kırbaç var oldu. Kırbacın etrafı alevlerle doluydu. Balor kırbacı sertçe şaklattı ve bariton sesiyle konuştu.
- Konuş zayıf ölümlü. Neden buradasın?
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
-
Raziel_Zauvirr
- Kullanıcı

- Posts: 79
- Joined: Mon Sep 26, 2005 10:00 am
- Contact:
Drow Balorun gözlerine bakmamaya dikkat etmeye çalışıyordu.Menzobarranzanda da bu tür şeytanlar görmüştü ama bu balor bir şeytanın ölçüsüne göre bile bir dev sayılırdı.Tek dizinin üstüne çöktü. Size,ulu cehennem efendisi ruhumu ve sadakatimi sunmaya geldim.. .Ã?ift taraflı kılıcını Balora sundu...
Nindyn vel'uss kyorl nind ratha thalra elyhinn dal lil alust.
Çok uzun zaman geçmemişti ki Efla tekrar odasında belirdi. Renkli ışıkların soluklaşıp sönmesinin ardından maddesen olarak da oradaydı.
Yapması gerekeni yapmak için biraz dinlenmeliydi. Yorgun olduğu söylenemezdi. FAkat şu anda büyük çapta birşeye girişmesi daha tehlikeli olabilirdi. Kendi bünyesinin yanında yaptığı büyü ortamdaki kaotik enerjilerin akışını da değiştiriyordu. Yaptığı bozma büyüsü büyük çapta bir büyüydü. Tabii ki Kaos tapınağında bulunması büyük avantaj sağlıyordu. GErekli ortamın oluşması bu yüzden pek uzun sürmeyecekti.
Bu süreyi de değerlendirmeyi düşünüyordu. Büyü konseyindeki sıkıcı tartışmadan kurtulduğu için memnundu. Oradaki herkesten çok bilgisi vardı. Yeterince de açıklama yapmıştı. Daha fazlası için bir karşılık gerektiği kaçınılmazdı. şu anda konseyden isteyebileceği birşey yoktu. İlgilenmesi gereken önemli sorunlar vardı... Süreyi değerlendirirken belki de şu maskeyi inceleyebilirdi.
Maskyesi sakladığı yerden çıkardı. Üzerindeki rünler dikkatini çekmişti. BElki nasıl kullanabileceğine dair birşeyler de bulabilirdi. Lanet neden onu etkilemişti? Etkilememesi için ne yapılabilirdi. Maske lanet verme konusunda seçi miydi? Eğer öyleyse nasıl seçiyordu ve kandırılabilir miydi? Bu soruların cevaplarını mırak ederek araştırdı. Gerektiğinde bakabileceği birkaç kaynak da olmalıydı...
Yapması gerekeni yapmak için biraz dinlenmeliydi. Yorgun olduğu söylenemezdi. FAkat şu anda büyük çapta birşeye girişmesi daha tehlikeli olabilirdi. Kendi bünyesinin yanında yaptığı büyü ortamdaki kaotik enerjilerin akışını da değiştiriyordu. Yaptığı bozma büyüsü büyük çapta bir büyüydü. Tabii ki Kaos tapınağında bulunması büyük avantaj sağlıyordu. GErekli ortamın oluşması bu yüzden pek uzun sürmeyecekti.
Bu süreyi de değerlendirmeyi düşünüyordu. Büyü konseyindeki sıkıcı tartışmadan kurtulduğu için memnundu. Oradaki herkesten çok bilgisi vardı. Yeterince de açıklama yapmıştı. Daha fazlası için bir karşılık gerektiği kaçınılmazdı. şu anda konseyden isteyebileceği birşey yoktu. İlgilenmesi gereken önemli sorunlar vardı... Süreyi değerlendirirken belki de şu maskeyi inceleyebilirdi.
Maskyesi sakladığı yerden çıkardı. Üzerindeki rünler dikkatini çekmişti. BElki nasıl kullanabileceğine dair birşeyler de bulabilirdi. Lanet neden onu etkilemişti? Etkilememesi için ne yapılabilirdi. Maske lanet verme konusunda seçi miydi? Eğer öyleyse nasıl seçiyordu ve kandırılabilir miydi? Bu soruların cevaplarını mırak ederek araştırdı. Gerektiğinde bakabileceği birkaç kaynak da olmalıydı...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
-
Selkinemus
- Kullanıcı

- Posts: 188
- Joined: Tue Aug 16, 2005 10:00 am
- Location: Hell Hole
- Contact:
Bu yerde daha fazla kalmaya dayanamıyordu.Dört duvar onda bir huzursuzluk yarattığı gibi ruhunuda daraltıyordu.Elf kanı almak istiyordu.Hırs ve güç onun yanındaydı.Saniyeler dakikalara, dakikalarda saatlere dönüşmüştü.Tek düşmanı zamandı sanki.Hayatı karmaşık bir hal almıştı.Ve artık bunu bir düzene sokmalıydı.
Keşişi iyice bir süzdü.Sözcükler ağzından seri bi şekilde çıktı."Ne zmn Apocalypse için can alacağım?Ne zmn lejyonları arasına katılacağım? Yoksa kılıçlarımın paslanmasını mı izlicem"
Dafnet pür dikkat ona bakıyor.Söylüyeceği bir heceyi sabırsızlıkla bekliyordu.Biliyordu ki tek umudu bu yerdi.Bi daha underdarka dönemesdi.Dönseydi bile hayatının gayesi sönerdi.Buda hayatının bitiş perdesiydi.
Keşişi iyice bir süzdü.Sözcükler ağzından seri bi şekilde çıktı."Ne zmn Apocalypse için can alacağım?Ne zmn lejyonları arasına katılacağım? Yoksa kılıçlarımın paslanmasını mı izlicem"
Dafnet pür dikkat ona bakıyor.Söylüyeceği bir heceyi sabırsızlıkla bekliyordu.Biliyordu ki tek umudu bu yerdi.Bi daha underdarka dönemesdi.Dönseydi bile hayatının gayesi sönerdi.Buda hayatının bitiş perdesiydi.
Shi'el'Elesia masada oturanların da kendisini selamlamalarını izlemek için arkasını döndü ve bu sırada bir çığlık koptu. Teleşlı bir şekilde hemen arkasını döndü ve baş rahibenin ilk gördüğü şey kendisine doğru çevrilmiş bir hançerdi. Shi'el'Elesia'nın kalp atışları hızlanmıştı ve ne olduğunu anladığında gözleri sinirden kan çanağına dönmeye başlamıştı. Yüzünü ilk gördüğü adama döndü ve giriştiği bu hamleden başarısızlıkla çıkan adama küçümser bir ifadeyle baktı. Ah şu boyut! diye geçirdi içinden. Shi'el'Elesia tam bir kaos inananı olduğu için bir zarar görmemişti.
Adam neredeyse ağlamaklı bir şekilde savunmasını yaparken shi'el'Elesia olduğu yerde hiç bir şey yapmadan dinliyordu adamı. Peygamderden bahsetmişti adam. Eski günler geldi aklına. Hemen zihninden bu anıları sildi. Kollarını yana doğru açarak, kan çanağı gözleriyle, "Ayağa kalk" diye kükredi baş rahibe. Adama doğru bakarak sağ eliyle havada birşeyler çizerek "Senin nasıl bir inanan olduğunu zihninden görebiliyorum. Bu konuda şüphen olmasın ki seninle ilgilenilecek. Ã?ncelikle saygıdeğer peygamber Brenne öldü. Burada en üst rütbeli rahibe benim ve bu yüzden rütben geçersizdir. Brenne'nin seni ne şekilde görevlendirdiğini bana her ayrıntısıyla anlatacaksın ve burada o zamanlar neler olup bittiğini de. Seni ancak o zaman bağışlayabilirim. Eğer yalan söyleyecek olursan ki bunu gözlerinden, düşüncelerinden anlarım, o zaman kudretimin az önce karşılaştığın şeyle kıyaslanamayacak kadar büyük olduğunu görürsün ve kendi sonunu hazırlarsın." diye sürdürdü konuşmasını otoriter bir ses tonuyla.
Ve sonra baş rahibe adını bilmediği adamla yalnız kalıp konuşmak için diğerlerine odadan çıkmalarını ve ve rahatsız edilmemelerini emretti.
Adam neredeyse ağlamaklı bir şekilde savunmasını yaparken shi'el'Elesia olduğu yerde hiç bir şey yapmadan dinliyordu adamı. Peygamderden bahsetmişti adam. Eski günler geldi aklına. Hemen zihninden bu anıları sildi. Kollarını yana doğru açarak, kan çanağı gözleriyle, "Ayağa kalk" diye kükredi baş rahibe. Adama doğru bakarak sağ eliyle havada birşeyler çizerek "Senin nasıl bir inanan olduğunu zihninden görebiliyorum. Bu konuda şüphen olmasın ki seninle ilgilenilecek. Ã?ncelikle saygıdeğer peygamber Brenne öldü. Burada en üst rütbeli rahibe benim ve bu yüzden rütben geçersizdir. Brenne'nin seni ne şekilde görevlendirdiğini bana her ayrıntısıyla anlatacaksın ve burada o zamanlar neler olup bittiğini de. Seni ancak o zaman bağışlayabilirim. Eğer yalan söyleyecek olursan ki bunu gözlerinden, düşüncelerinden anlarım, o zaman kudretimin az önce karşılaştığın şeyle kıyaslanamayacak kadar büyük olduğunu görürsün ve kendi sonunu hazırlarsın." diye sürdürdü konuşmasını otoriter bir ses tonuyla.
Ve sonra baş rahibe adını bilmediği adamla yalnız kalıp konuşmak için diğerlerine odadan çıkmalarını ve ve rahatsız edilmemelerini emretti.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Raziel başını eğmiş ve karşısında uzanan devasa yaratığa saygısını sunuyordu. Balor Raziel'in sözlerini dinledi ve oda yaratığın devasa kahkahasıyla sarsıldı. Yaratığın kahkahası, en korkusuz yürekleri bile titretebilecek güçteydi.
- HAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHA......
- Ulu cehennem efendisi mi? Eğer *O*nu benim kadar zayıf bir şey zannediyorsan yanılıyorsun değersiz canlı. Ben sadece *O*nun tutsaklarından biriyim. Kalbindeki karanlığı görebiliyorum. Bu karanlık *O*na hizmet edebilir. Seni ona alıyorum. dedi ve sağ elini uzatarak Raziel'in omzuna dokundu.
Raziel'in zihni korkunç bir acıyla çarpıldı. Karanlık bir an için zihnini kapladı. Sonrası, onun için bilinmezdi...
- HAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHA......
- Ulu cehennem efendisi mi? Eğer *O*nu benim kadar zayıf bir şey zannediyorsan yanılıyorsun değersiz canlı. Ben sadece *O*nun tutsaklarından biriyim. Kalbindeki karanlığı görebiliyorum. Bu karanlık *O*na hizmet edebilir. Seni ona alıyorum. dedi ve sağ elini uzatarak Raziel'in omzuna dokundu.
Raziel'in zihni korkunç bir acıyla çarpıldı. Karanlık bir an için zihnini kapladı. Sonrası, onun için bilinmezdi...
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
-
dreamshadow
- Kullanıcı

- Posts: 138
- Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
- Location: karÅ?ıyaka
- Contact:
Dorian Xeyna'nın hareketsiz kalmasına kızgın bir şekilde barakaya girdi içerde büyük bir boşluktan fazlası yoktu. İhtiyaçları olan şeylerin neden orada olmadığını düşündü fakat bir anlam bulamadı. Ardından topluluk halinde gezinen askerlerin uğultuları ve hareketlilikleri onu dahada sinirli yapmıştı. Mantıklı olmak için bu karmaşıklığa bir son vermesi gerektiğini düşünerek otoriter bir ses tonuyla seçtiği kişilere tek bir sıraya girmeleri ve kendisinden gelecek emirleri beklemelerini emretti.
Kısa bir süreliğine barakada gezerek öncelikle ihtiyacı olan araç ve gereçleri gözden geçirerek gözlerini kapatıp bu araçların barakada olmasını hayal etti. Eğitim sırasında birbirlerini yaralamamaları için keskin olmayan aynı standartta klıçlar, guard ve savunmaları öğrenmeleri için küçük ve hafif kalkanlar, alacakları eğitimi bilişsel olarak da öğrenmeleri için kitaplar olmalıydı. Dorian eğitim sırasında çok fazla yük kaldıramayacağından ona düzenli periyotlarda rapor verecek, deneyimli birisine ihtiyacı vardı. Ã?ncelikle Chaos şövalyelerinden birini yanına çağırmayı düşündü fakat şövalyelerin yapması gereken bir görevi olduğundan bu nitelikleri barındıran bir kişi hayal edip onu bu boyutta yaratmaya karar verdi. Ve istediği nitelikleri barındıran bir kişinin Dorian'ın emrinde olması için onu hayal etti.
Kısa bir süreliğine barakada gezerek öncelikle ihtiyacı olan araç ve gereçleri gözden geçirerek gözlerini kapatıp bu araçların barakada olmasını hayal etti. Eğitim sırasında birbirlerini yaralamamaları için keskin olmayan aynı standartta klıçlar, guard ve savunmaları öğrenmeleri için küçük ve hafif kalkanlar, alacakları eğitimi bilişsel olarak da öğrenmeleri için kitaplar olmalıydı. Dorian eğitim sırasında çok fazla yük kaldıramayacağından ona düzenli periyotlarda rapor verecek, deneyimli birisine ihtiyacı vardı. Ã?ncelikle Chaos şövalyelerinden birini yanına çağırmayı düşündü fakat şövalyelerin yapması gereken bir görevi olduğundan bu nitelikleri barındıran bir kişi hayal edip onu bu boyutta yaratmaya karar verdi. Ve istediği nitelikleri barındıran bir kişinin Dorian'ın emrinde olması için onu hayal etti.
...........................S.D.W...........................
Andero pençesiyle zor kullandığı tüy kalemi mürekkebin içine bıraktı ve eline aldığı kağıda baktı. Savaşçıların tepesinin yerini bulması fazla zor olmamıştı. Esas dikkatini çeken şey "Efsaneler ve Kahramanlar" adlı bir kitapta geçen şu dörtlüktü;
"Ateşin lordu kıvılcımdan ayrıldığında,
Ve geçmişin kasırgası onu sardığında
Lordun laneti vuracak herkesi
Ã?ıkacak seçilmiş olanlar dengeyi kurmak için başlangıca
Ateşin kahramanı koşacak lorduna Kirathor'la"
Andero bu şiirimsi yazı üzerinde düşünmüştü bir süre. İçinden bir ses bu yazının işine yarayacağını düşünüyordu. Bu sebeple bunu da notlarını aldığı küçük kağıda ekledi ve kağıdı rulo yaparak kemerindeki pouchbelte attı. Artık hazırdı.
Devasa yarı iblis kütüphaneden çıktı ve ve seçilmiş çemberine girerek Efla'nın odasının kapısını çaldı.
"Ateşin lordu kıvılcımdan ayrıldığında,
Ve geçmişin kasırgası onu sardığında
Lordun laneti vuracak herkesi
Ã?ıkacak seçilmiş olanlar dengeyi kurmak için başlangıca
Ateşin kahramanı koşacak lorduna Kirathor'la"
Andero bu şiirimsi yazı üzerinde düşünmüştü bir süre. İçinden bir ses bu yazının işine yarayacağını düşünüyordu. Bu sebeple bunu da notlarını aldığı küçük kağıda ekledi ve kağıdı rulo yaparak kemerindeki pouchbelte attı. Artık hazırdı.
Devasa yarı iblis kütüphaneden çıktı ve ve seçilmiş çemberine girerek Efla'nın odasının kapısını çaldı.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Shi'el'Elesia'nın hemen karşısındaki adam korkuyla inlemişti ama başrahibenin kendisine gösterdiği merhametle biraz da olsa kendisine gelmişti. Shi'el'Elesia adamların, peygamberin ölümüne karşı herhangi bir tepki vermediklerini, hatta bazılarının yüzlerinde hafif gülümsemeler oluştuğunu farketti.
Shi'el'Elesia'nın emri üzerine odadakiler başlarını sallayarak ayrıldılar. Shi'el'Elesia adamla başbaşa kalmıştı.
- Leydim, öncelikle adım Clorer. Saygıdeğer "eski" peygamberimiz Dhamon Brenne tapınaktan ayrılmadan önce dışarıda görmüş olduğunuz tapınan kitlesi arasından beni seçmiş ve beni tapınağa getirerek tapınağımızın sahip olduğu o inanılmaz bilgi hazinesini göstermişti. Bana bunlara çalışmamı, Apocalypse'in öğretilerini kendime kural bilmemi ve onları yaymamı öğütlemişti. şu an gördüğünüz gibi dışarıda yüzlerce insan Apocalypse'e tapıyor ve yaklaşık on iki rahip ile altı rahibeye sahibiz. dedi övünürcesine.
Shi'el'Elesia'nın emri üzerine odadakiler başlarını sallayarak ayrıldılar. Shi'el'Elesia adamla başbaşa kalmıştı.
- Leydim, öncelikle adım Clorer. Saygıdeğer "eski" peygamberimiz Dhamon Brenne tapınaktan ayrılmadan önce dışarıda görmüş olduğunuz tapınan kitlesi arasından beni seçmiş ve beni tapınağa getirerek tapınağımızın sahip olduğu o inanılmaz bilgi hazinesini göstermişti. Bana bunlara çalışmamı, Apocalypse'in öğretilerini kendime kural bilmemi ve onları yaymamı öğütlemişti. şu an gördüğünüz gibi dışarıda yüzlerce insan Apocalypse'e tapıyor ve yaklaşık on iki rahip ile altı rahibeye sahibiz. dedi övünürcesine.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Shi'el'Elesia adını söyleyen Clorer denen adamla odada yalnız kalmıştı. şimdi soru sorma zamanıydı. Ama baş rahibenin genlerinde olan şüphecilik yüzünden bu adama tam olarak güvenemiyordu. Bu yüzden sorularına geçmeden önce Clorer'a Zone of truth büyüsünü yaptı. Ve hemen ardından o inanılmaz bilgi hazinesinden bahsetmesini istedi. Ve Clorer'ın düşüncelerini okumaya çalıştı.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Efla çalışmalarına yoğunlaşmak üzereydi ki büyük kapının çalınma sesi dikkatini çekti. Kapıya ya bir çekiçle vuruluyordu ya da vuran bir insan değildi. 2. seçeneğin daha mantıklı olduğunu düşündü içinden. İster istemez bir tahmin yürüttü. Kapıya döndü ve elini hafifçe sallarken iki parmağını açtı. Bunula biraber kapı açılmıştı. Bu kendi odasında yaptığı birşeydi aslına bakılırsa hoşuna gidiyordu.
Karşısındakini dev bir iblis olması onu şaşırtmamıştı. Koluyla kibar bir referans yaparak:
-Hoşgeldin kardeşim.İçeri buyur.
Karşısındakini dev bir iblis olması onu şaşırtmamıştı. Koluyla kibar bir referans yaparak:
-Hoşgeldin kardeşim.İçeri buyur.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
-
BrokenBlade
- Süresiz Banlanmıştır
- Posts: 441
- Joined: Mon Aug 01, 2005 10:00 am
- Location: GraveYard
- Contact:
Tam bu dört duvar arasında ne kadar sıkıldığını düşünürken Drow'un ağzından kelimeler döküldü.Kara derili elfe baktı sadece.
Zamanı gelince. Diye fısıldadı zor duulan bir sesle.
Her zamanki gibi sessiz kalmayı yeğlemişti çünkü Drow'la hiçbir konuda anlayaşamacağına adı gibi emindi Bloodlight.
Köşeye oturdu ve gene derin düşüncelere daldı...
Zamanı gelince. Diye fısıldadı zor duulan bir sesle.
Her zamanki gibi sessiz kalmayı yeğlemişti çünkü Drow'la hiçbir konuda anlayaşamacağına adı gibi emindi Bloodlight.
Köşeye oturdu ve gene derin düşüncelere daldı...
-
Selkinemus
- Kullanıcı

- Posts: 188
- Joined: Tue Aug 16, 2005 10:00 am
- Location: Hell Hole
- Contact:
Dafnet testin sadece balorla sınırlı olmayacağını tahmin ediyordu.Burada derin,felaketi andıran bir sessizlik hakimdi.Buraya ilk girerkenki duyduğu sezilerdi bunlar.Buraya davetsiz giren ya çok cesurdu ya da çok ahmak.Burada mevki çatışmaları olduğunu tahmin ediyordu.Kaosta bu değilmiydi.Güce duyulan arzu ve istekler.Sonucunda Güçlü güçsüzü ezer.Tıpkı anayurdundaki gibi.Temkinli olmaydı.Ve de çıkarlarına uygun şeyler yapmalıydı.
Dafnet sabırla bekledi.Verlilecek emirleri bekliyordu.Aklında tek bir düşünce vardı o da kaostu.Kan azruluyordu.Adeta kana susuyordu...
Dafnet sabırla bekledi.Verlilecek emirleri bekliyordu.Aklında tek bir düşünce vardı o da kaostu.Kan azruluyordu.Adeta kana susuyordu...
Dorian'ın emri üzerine karşısındaki askerler çabucak düzene girmişlerdi. Dorian Xeyna'nın kenarda durduğunu ve sıkkın bir şekilde kılıcını salladığını fark etti. Anlaşılan yardımcı olmaya hevesli değildi.
Dorian'ın karşısında ellerinde az önce yaratılmış olan barakadan aldıkları silahları beceriksizce tutan bir yeni yetme sürüsü vardı. Dorian'ın işi zor görünüyordu.
Dorian kompleksi incelemesi sırasında istediği her şeyin var olduğunu gözlemlemişti. Silahlar ve kalkanlar bulmuştu ama istediği gibi kitaplar olmadığını fark etmişti.
Dorian'ın aklından bir yardımcı geçiyordu kendisi için. Savaşmayı bilen, askerler üzerinde otorite kurabilecek, ona sadık ve sıklıkla rapor verecek biri... Dorian gözlerini kapattı ve aklındaki adamı düşündü... Ama aklındaki adam yaratılmamıştı.
Dorian'ın karşısında ellerinde az önce yaratılmış olan barakadan aldıkları silahları beceriksizce tutan bir yeni yetme sürüsü vardı. Dorian'ın işi zor görünüyordu.
Dorian kompleksi incelemesi sırasında istediği her şeyin var olduğunu gözlemlemişti. Silahlar ve kalkanlar bulmuştu ama istediği gibi kitaplar olmadığını fark etmişti.
Dorian'ın aklından bir yardımcı geçiyordu kendisi için. Savaşmayı bilen, askerler üzerinde otorite kurabilecek, ona sadık ve sıklıkla rapor verecek biri... Dorian gözlerini kapattı ve aklındaki adamı düşündü... Ama aklındaki adam yaratılmamıştı.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Adam kendisine hararetli bir şekilde yaptıklarından bahsetmeye başlarken Shi'el'Elesia'nın söylediği sözcükleri duymuş ve bir an gerilemişti. Shi'el'Elesia büyüsünü rahatlıkla yapmıştı. şu an başrahibenin ve rahibin etrafında lacivertimsi bir auraya sahip bir çember görülebiliyordu.
Adam Shi'el'Elesia'nın büyüsünü yapışını temkinle izledikten sonra anlatmayı kesti ve,
- Bu neydi ve gerek var mıydı şimdi başrahibem? diye sordu.
Adam Shi'el'Elesia'nın büyüsünü yapışını temkinle izledikten sonra anlatmayı kesti ve,
- Bu neydi ve gerek var mıydı şimdi başrahibem? diye sordu.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
