ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN
-
neldoreths
- Kullanıcı

- Posts: 20
- Joined: Tue Dec 28, 2004 10:00 am
- Location: ankara
- Contact:
Neldoreths bu uzun yolculugun ardından tapınaga varmanın huzuru ıle uykuyadaldı.
Uyurken Ruya Gormezdı fakat enteresan bır bıcımde ruyalar gormeye baslamıstı.terlıyodu.ruyasında bır seytanı bır yaratık hıc gormedıgı bır adamla savasıyordu .ama ole bır savas dııl dı bu .sankı dusuncelerıyle bakıslarıyla savasıyorlardı.ve genc bır elf gordu cok narın veınce bır yapısı vardı.elını uzatıyordu tam elını tutcagı sırada uyanmıstı.sesler duymustu.galıba yenı gelenler vardı...
Uyurken Ruya Gormezdı fakat enteresan bır bıcımde ruyalar gormeye baslamıstı.terlıyodu.ruyasında bır seytanı bır yaratık hıc gormedıgı bır adamla savasıyordu .ama ole bır savas dııl dı bu .sankı dusuncelerıyle bakıslarıyla savasıyorlardı.ve genc bır elf gordu cok narın veınce bır yapısı vardı.elını uzatıyordu tam elını tutcagı sırada uyanmıstı.sesler duymustu.galıba yenı gelenler vardı...
Vilthas İlyamain'i yavaşça takip etti arka balkona kadar. Yol boyunca İlyamain'in dediği şeyler Vilthas'ın içindeki merakı iyice kabartmıştı.. Tanışacağı kişinin Albentula isimli biri olduğunu söylemişti İlyamain, ayrıca uzun bir yolculuktan geliyordu.. İsmi aklına kazınana kadar tekrarladı Vilthas, daha önce hiç rastlamadığı bir addı.. Zaten uzaklardan geliyor demişti İlyamain.. Bu da isminin değişik olmasını açıklıyordu adeta..
İlyamain balkonun kapısını yavaşça açtı.. Vilthas İlyamain'in arkasından balkona girdi..
Karşısında gördüğü manzara karşısında neredeyse bayılacaktı.. Bir Griffin.. Ne kadar da asil duruşu vardı.. Adeta gözlerinden bilgi fışkırıyordu, yaşadığı onca yılda tattığı bütün deneyimler vücudunu kusursuzlaştırmıştı...
Vilthas griffinin kendisine onu delercesine süzdüğünü hissediyordu.. Griffinin aklındakileri okuduğuna dair garip bir his geçti içinden.. Vilthas yaratığa hak verircesine kafasını salladı.. Böyle muhteşem bir canlının saygısını kazanmak kolay değildi.. İlyamain'e olan saygısı bir kat daha arttı..
Bir an annesinin ona çocukken anlattığı hikayelere gitti aklı.. Annesi ona griffinlerin elflerin en büyük dostları olduğunu söyleyişi hala kulaklarında yankılanıyordu.. Kötü ejderhalara karşı elflere yardım etmiş olan griffinler.. O zamanlar bir griffin onun için masaldan, bir hayalden başka birşey değildi...
Fakat işte şimdi önünde duruyordu o soylu ırkın bir üyesi.. İnanmak istiyordu Vilthas gördüğünün gerçek olduğuna.. Sanki bir an sonra bu muhteşem rüya sona erecekti..
Vilthas yavaşça cüppesinin içinden göğsüne bir cimdik attı.. Acımıştı.. Hayır, rüya olamazdı.. Vilthasın yüzünde büyük bir gülümseme belirdi.
Yavaşça, saygılı bir ifadeyle karşısında duran griffinle konuşmaya başladı Vilthas:
"Merhaba efendim, tapınağımızda bulunmanızdan büyük bir şeref duyuyorum.. İlyamain'in da dediği gibi ben Oren'in sözcüsü Vilthas Eralinder.."
Karşısında duran griffinin vereceği cevabı merakla beklemeye başladı.. İçinde hafif bir korku yok değildi, bu yaratığın saygısını kazanmak kadar zor bir iş yoktu dünyada...
İlyamain balkonun kapısını yavaşça açtı.. Vilthas İlyamain'in arkasından balkona girdi..
Karşısında gördüğü manzara karşısında neredeyse bayılacaktı.. Bir Griffin.. Ne kadar da asil duruşu vardı.. Adeta gözlerinden bilgi fışkırıyordu, yaşadığı onca yılda tattığı bütün deneyimler vücudunu kusursuzlaştırmıştı...
Vilthas griffinin kendisine onu delercesine süzdüğünü hissediyordu.. Griffinin aklındakileri okuduğuna dair garip bir his geçti içinden.. Vilthas yaratığa hak verircesine kafasını salladı.. Böyle muhteşem bir canlının saygısını kazanmak kolay değildi.. İlyamain'e olan saygısı bir kat daha arttı..
Bir an annesinin ona çocukken anlattığı hikayelere gitti aklı.. Annesi ona griffinlerin elflerin en büyük dostları olduğunu söyleyişi hala kulaklarında yankılanıyordu.. Kötü ejderhalara karşı elflere yardım etmiş olan griffinler.. O zamanlar bir griffin onun için masaldan, bir hayalden başka birşey değildi...
Fakat işte şimdi önünde duruyordu o soylu ırkın bir üyesi.. İnanmak istiyordu Vilthas gördüğünün gerçek olduğuna.. Sanki bir an sonra bu muhteşem rüya sona erecekti..
Vilthas yavaşça cüppesinin içinden göğsüne bir cimdik attı.. Acımıştı.. Hayır, rüya olamazdı.. Vilthasın yüzünde büyük bir gülümseme belirdi.
Yavaşça, saygılı bir ifadeyle karşısında duran griffinle konuşmaya başladı Vilthas:
"Merhaba efendim, tapınağımızda bulunmanızdan büyük bir şeref duyuyorum.. İlyamain'in da dediği gibi ben Oren'in sözcüsü Vilthas Eralinder.."
Karşısında duran griffinin vereceği cevabı merakla beklemeye başladı.. İçinde hafif bir korku yok değildi, bu yaratığın saygısını kazanmak kadar zor bir iş yoktu dünyada...
-
neldoreths
- Kullanıcı

- Posts: 20
- Joined: Tue Dec 28, 2004 10:00 am
- Location: ankara
- Contact:
Neldoreths uyanmasının sebebını orenmek ıcın ayaklandı..etrafa elf gozlerıyle baktı .heryere baktı ama hıcbırsey goremedı..ve hıslerı ona bakmasını gezmesını arastırması soluyordu.deısık bır duyguydu..
Ve ıste ordaydı hıslerının nedenını bu heyecanın nereden geldıgını orenmıstı..bır grıffın..ama yanına gıtmeye cesaret edemedı.hyr korktugundan dııl sadece ynnda sozcunun oldugunu gordu ..ve beklemeye basladı ama gıtmek ıstıyordu ..butun kalbıyle...
Ve ıste ordaydı hıslerının nedenını bu heyecanın nereden geldıgını orenmıstı..bır grıffın..ama yanına gıtmeye cesaret edemedı.hyr korktugundan dııl sadece ynnda sozcunun oldugunu gordu ..ve beklemeye basladı ama gıtmek ıstıyordu ..butun kalbıyle...
Elrolender gitgide endişelenmeye başlamıştı.Lord Oren elralenderi tapınağa kabul veya kabul etemdeiğine dair bir işaret yollamamıştı.Elralender cevap gelmeyince Lord Oren in onu tapınağaına kabul etmediğini düşündü.Ama kabul etmemesi için bir neden olmalıydı.Bir paladin kılıcını adalet ve insanların iyiliğine adamış birisi olarak bu tapınakta Lord Orenin inanaları arasında olması gerekne biriydi.Ama yinede bir işaret gelene kadar burda beklemeye kararlıydı....
No one hears him cry so he turns to evil...
Albentuna sadece gözlerinin içine bakıyordu Vilthas'ın. Vilthas bir ara hayallere dalmıştı ve bu süre boyunca Griffin gözlerinin içine delici bakışları ile bakmaya devam ediyor ve o ruhu yokluyordu adeta. Bir an sonrasında ise Vilthas kendisini tanıtıyordu ve soylu Griffin hâla o gözlerin içine bakıyordu. Bakışlar uzun süre öylece o gözlere kilitlendi ve en sonunda...
"İlyamain ve prenses İnsominya gibi İondarialılar bana Albentuna diyorlar Sözcü!" dedi Griffin "Ama Griffinler arasında Gricevher olarak bilinirim. Sen ise bana Dost diyebilirsin!"
Yavaşça başını aşağı yukarı salladı ve "Tanışmak güzeldi Lord Oren'in en bilgesi." dedi. "Çok yorgun olmama rağmen memnuniyet duydum ve sizinle bir gün özel olarak sohbet etmek isterim. Lord Oren'in yaydığı o kutsal inancın sizde bıraktığı etkileri ve sizin, Lord Orenin bu dünya üzerinde bulunan en bilge kişisinin yıllarca edinmiş olduğu şahsi bilgilerini dinlemek isterim. Buraya gelirken bilge birisi ile karşılaşacağımı düşünmemiştim Sözcü." Bakışları kapıya yöneldi. "Ah sizinle sohbet etmeyi her şeyden çok isterim." Bakışları kapıdan önndeki açık ve rüzgârlı balkona döndü. "Her şeye rağmen seçim sizindir!" dedi.
"İlyamain ve prenses İnsominya gibi İondarialılar bana Albentuna diyorlar Sözcü!" dedi Griffin "Ama Griffinler arasında Gricevher olarak bilinirim. Sen ise bana Dost diyebilirsin!"
Yavaşça başını aşağı yukarı salladı ve "Tanışmak güzeldi Lord Oren'in en bilgesi." dedi. "Çok yorgun olmama rağmen memnuniyet duydum ve sizinle bir gün özel olarak sohbet etmek isterim. Lord Oren'in yaydığı o kutsal inancın sizde bıraktığı etkileri ve sizin, Lord Orenin bu dünya üzerinde bulunan en bilge kişisinin yıllarca edinmiş olduğu şahsi bilgilerini dinlemek isterim. Buraya gelirken bilge birisi ile karşılaşacağımı düşünmemiştim Sözcü." Bakışları kapıya yöneldi. "Ah sizinle sohbet etmeyi her şeyden çok isterim." Bakışları kapıdan önndeki açık ve rüzgârlı balkona döndü. "Her şeye rağmen seçim sizindir!" dedi.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Tapınaktan içeri girdim.Çok büyüktü. Kapılar açıldı. Karanlıkta yürüdüm yürüdümm... Etraf karanlıktı sadece ileride bitkiler görüyordum. Ã?evremden garip sesler algıladım. Birşeyler konuşuluyordu anlamadım. Ã?evreme baktım birşey göremedim. Bir meşale alarak seslere doğru yöneldim.
i feel i know you
i don"t know how
i don"t know why
i see you feel for me
you cried with me
you would die for me..
i don"t know how
i don"t know why
i see you feel for me
you cried with me
you would die for me..
Kuzgun karanlık gökyüzünde sessizce süzülüyordu...rüzgar Simsiyah kanatlarının altından akıp giderken tüylerini ve kanatlarını hafif hafif dalgalandırıyordu...bu dalgalanma gökyüzünde hiçbir engelle karşılaşmayan ay ışığının Kuzgunun vücudunda dans etmesini sağlıyordu...
Gözleri birşey arıyordu görkemli kuşun...büyük ihtimalle onu birisi görecek olsaydı av aradığını söyleyecekti...Ama aynı kişi hayvanın gözlerini görmüş olsaydı bu fikri tamamen değişirdi...
Hayvanın gözlerinde türünde olamıyacak bir zekanın parıltısı vardı...birşey arıyordu...bir amacı vardı...
Derken bakışları sabitlendi...belliki aradığını bulmuştu...bir bina bir tapınak...
Binanın çevresinde bir tur attı...evet açık bir pencere...bu işine yarardı...
Hızla pencereye doğru uçtu ve pervaza kondu...bir süre gagasıyla kanatlarını ve tüylerini karıştırdı...çevresine bakındı...önünde uzanan karanlık ve boş bir koridor...
Bir gaklama çınladı kulenin duvarlarında...yanlızca bir kişinin duyduğu,yanlızca bir kişinin duyabileceği...
Aynı gaklama Vilthasın kulaklarındaydı...
Gözleri birşey arıyordu görkemli kuşun...büyük ihtimalle onu birisi görecek olsaydı av aradığını söyleyecekti...Ama aynı kişi hayvanın gözlerini görmüş olsaydı bu fikri tamamen değişirdi...
Hayvanın gözlerinde türünde olamıyacak bir zekanın parıltısı vardı...birşey arıyordu...bir amacı vardı...
Derken bakışları sabitlendi...belliki aradığını bulmuştu...bir bina bir tapınak...
Binanın çevresinde bir tur attı...evet açık bir pencere...bu işine yarardı...
Hızla pencereye doğru uçtu ve pervaza kondu...bir süre gagasıyla kanatlarını ve tüylerini karıştırdı...çevresine bakındı...önünde uzanan karanlık ve boş bir koridor...
Bir gaklama çınladı kulenin duvarlarında...yanlızca bir kişinin duyduğu,yanlızca bir kişinin duyabileceği...
Aynı gaklama Vilthasın kulaklarındaydı...
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Griffin bakışlarını hızla balkonun kapısına çevirdi ve gözlerde karanlık koridorları inceledi. Delici bakışlar sadece bakıyor ve dinliyordu. Bir ses vardı.
"Ah anlaştığınıza ne kadar mutlu oldum anlatamam Albentuna!" dedi İlyamain Griffin'in yanına gidip sarılarak. "Ah senin ona güvenmen benimde ona olan güenimi bir kat daha arttırdı. Keşke Loganda burada..."
Griffin'in bakışları sözcüye döndü ve "Seninle sonrada sohbet ederiz Oren'in bilgesi!" dedi. "İşin bitip geriye döndüğünde!"
İlyamain hızla sözcüye döndü ve "Bir işiniz mi vardı Vilthas?" diye sordu. "Eğer bunu böldüysem kusura bakmayın!" Kız oldukça sıkılmıştı. Kimsenin işini yarıda kesmesinden hoşlanmazdı ve buna sebep vermekten daha da az hoşlanırdı.
Griffin bir an daha Vilthas'a baktı ve "Beklememesi gereken işler beklememeli Sözcü bunu biliyorsunuzdur!" dedi. "Ben bir süre daha buradayım. Lütfen işiniz bittiğinde dönünki daha rahat konuşabilelim."
"Ah anlaştığınıza ne kadar mutlu oldum anlatamam Albentuna!" dedi İlyamain Griffin'in yanına gidip sarılarak. "Ah senin ona güvenmen benimde ona olan güenimi bir kat daha arttırdı. Keşke Loganda burada..."
Griffin'in bakışları sözcüye döndü ve "Seninle sonrada sohbet ederiz Oren'in bilgesi!" dedi. "İşin bitip geriye döndüğünde!"
İlyamain hızla sözcüye döndü ve "Bir işiniz mi vardı Vilthas?" diye sordu. "Eğer bunu böldüysem kusura bakmayın!" Kız oldukça sıkılmıştı. Kimsenin işini yarıda kesmesinden hoşlanmazdı ve buna sebep vermekten daha da az hoşlanırdı.
Griffin bir an daha Vilthas'a baktı ve "Beklememesi gereken işler beklememeli Sözcü bunu biliyorsunuzdur!" dedi. "Ben bir süre daha buradayım. Lütfen işiniz bittiğinde dönünki daha rahat konuşabilelim."
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Elralender yawaşça eğildi yerden ayağa kalktı.Lord Oren denilen tanrı ona bir işaret göndermemişti.Kılıcını adalet ve iyiliğe adamış bir paladin e bir işaret yollamamıştı.Elralender burda durarak zaman kaybettiğinin farkına daha yeni vardı.Burda beklemenin bir aptallık ve zamaan kaybı olduğunu düşünüyordu.Daha bu diyarda yeniydi.Halkı tanıcak ve onalara hangi konuda yardım edebilecek ti bunları öğrenemsi lazımdı.Yawşaça kılcı zırhına vura vura çıkış kapısına doğru yürümeye başladı....
No one hears him cry so he turns to evil...
Bir süre elfin tapınağa giden yolda kayboluşunu izledim. Kafam çok karışıktı. Arkadaşım bana olan olan hayat borcunu kendi canıyla ödemişti. Oysa bence buna değmezdi.
Bende tapınağa girmeye karar verdim. Burda dikilmekten iyidir diye düşündüm. Elfin girmesiyle açılan kapılar bu kez benim için açıldı. Kendimi karanlığa bıraktım. Sadece uzakta yanan bir meşale görüyordum. Kendi meşalemi yakmaktansa bir süre sessizce bekleyip. Etrafı dinlemeye başladım.
Bende tapınağa girmeye karar verdim. Burda dikilmekten iyidir diye düşündüm. Elfin girmesiyle açılan kapılar bu kez benim için açıldı. Kendimi karanlığa bıraktım. Sadece uzakta yanan bir meşale görüyordum. Kendi meşalemi yakmaktansa bir süre sessizce bekleyip. Etrafı dinlemeye başladım.
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
abi gelip sohbet etmemimi bekliosun, tanrı her paladinine işaret yolluyomu?? tapınakta koca sözcü var yetmiyomu???calis wrote:Elralender yawaşça eğildi yerden ayağa kalktı.Lord Oren denilen tanrı ona bir işaret göndermemişti.Kılıcını adalet ve iyiliğe adamış bir paladin e bir işaret yollamamıştı.Elralender burda durarak zaman kaybettiğinin farkına daha yeni vardı.Burda beklemenin bir aptallık ve zamaan kaybı olduğunu düşünüyordu.Daha bu diyarda yeniydi.Halkı tanıcak ve onalara hangi konuda yardım edebilecek ti bunları öğrenemsi lazımdı.Yawşaça kılcı zırhına vura vura çıkış kapısına doğru yürümeye başladı....
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Meşale git gide yaklaştı ve paraklığı git gide arttı. Sonunda oluşan büyük parlamaya tepki olarak elleriyle gözlerini kapama ihtiyacı hissetmişti. tekrar etrafı görebildiğinde ise tapınağın avlusunda duruyordu..Feoran wrote:Bir süre elfin tapınağa giden yolda kayboluşunu izledim. Kafam çok karışıktı. Arkadaşım bana olan olan hayat borcunu kendi canıyla ödemişti. Oysa bence buna değmezdi.
Bende tapınağa girmeye karar verdim. Burda dikilmekten iyidir diye düşündüm. Elfin girmesiyle açılan kapılar bu kez benim için açıldı. Kendimi karanlığa bıraktım. Sadece uzakta yanan bir meşale görüyordum. Kendi meşalemi yakmaktansa bir süre sessizce bekleyip. Etrafı dinlemeye başladım.
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Korku içindeydim etraf çok karanlıktı: Elf kulaklarım seslere doğru gitmem için daha çok dinledi, meşale sadece kendini aydınlatıyor gibiydi, seslere doğru ilerledim, ama hala birşeyler anlaşılmıyordu. Korkuyordum ama oraya gitmem gerekliydi.
İlerde bir ışık gördüm çok uzaktaydı sanki hızla yürümeye başladım koşarcasına. Işıkta sanki bana yaklaşıyordu. Kulaklarım artık daha iyi duyuyordu sesleri. Yabancı değildi bu sesler, yavaşladım biraz daha, sanki bu sesleri daha öncedende duymuştum, tanıdıktı. Bir kapı çıktı sağ taraftaydı kapıdan içeri girdim Bu bizi tapınağa alan narin ve güzel bayan dedim içimden.
İlerde bir ışık gördüm çok uzaktaydı sanki hızla yürümeye başladım koşarcasına. Işıkta sanki bana yaklaşıyordu. Kulaklarım artık daha iyi duyuyordu sesleri. Yabancı değildi bu sesler, yavaşladım biraz daha, sanki bu sesleri daha öncedende duymuştum, tanıdıktı. Bir kapı çıktı sağ taraftaydı kapıdan içeri girdim Bu bizi tapınağa alan narin ve güzel bayan dedim içimden.
Elralender tapınağın çıkışına doğru giderken düşünmeyi de ihme etmedi.Tanrısının ona bir işaret yollamaması birazda olsa elralender i üzdü fakkat bu yaptığının büyük bir aptallık olduğunu geçirdi içinden .Ayakları üzerinde dönerek kapıya zıt yönde tapınağın dahada içlerine kadar yürdü.Sonunda heykelleri görüünce tekrar eğildi ve
-Özgünüm lordum size karşı büyük bir saygısızlık yaptım.Umarım benim gibi bir saygısızı affedersiniz.Bu ilerde ve hiçbir zaman olmucak.
Elralender eğildiği yerden kalktı ve gözleri sözcüyü aramaya başladı.
-Özgünüm lordum size karşı büyük bir saygısızlık yaptım.Umarım benim gibi bir saygısızı affedersiniz.Bu ilerde ve hiçbir zaman olmucak.
Elralender eğildiği yerden kalktı ve gözleri sözcüyü aramaya başladı.
No one hears him cry so he turns to evil...
Rp dışı: Mesaj atamadığım için özür dilerim, 2 gündür siteye giremedim final dönemi, anlayışla karşılayacağınızı umuyorum..
------------------------------
Dost.. Griffinin ona taktığı isim.. Vilthas önünde duran yılların verdiği deneyimlerle taçlandırılmış yaratığa tekrar bir göz attı.. Yaratığın bakışları bir kapıya bir balkona gidiyordu.. Vilthas yaratığın seçimi kendisine bıraktığını anladı..
Griffin kendisini Lord Oren'in "en bilgesi" olarak çağırıyordu.. Acaba öyle miyim diye geçirdi içinden. Elflere göre kısa, ama insanlara göre uzun yaşamımda birçok duygu tattım.. Fakat bilgelik.. En bilgelerin bile hataya düştükleri anlar, gerçekleri göremedikleri, duygularının mantıklarının önüne geçtikleri anlar olmuştur.. Peki o zaman bilgelik nedir ki??
Düşüncelerini dağıtan bir ses yankılandı tapınakta.. Vilthas etrafına baktı.. Ses karanlık koridorlardan geliyordu.. Bir Albentulaya bir de İlyamaine baktı.. Albentulanın dediklerinden onun da bu sesi duyduğu anlaşılıyordu..
İlyamain'e dönerek hafif bir gülümsemeyle "Hayır aslında ben de işimin olmdaığını düşünüyordum.. Ta ki.. *Griffine bir bakış atar* "
Ardından her ikisine de seslenir son kez "şimdi gitmem gerek, en kısa sürede burada olacağım.. Sizinle konuşmaya can attığım bir çok konu var, sevgili dostum Albentula.." Derin bir nefes aldı.. Sıkıntılı bir hali var gibiydi.. Sanki büyük bir sınav öncesi son duasını eden birine benziyordu..
"Zaman, uzun bir süre önce saygı göstermem gerektiğini anladığım bir kavramdı.. Uyarın için sağol.." dedi kasvetli bir tonla ve karanlık koridorlara doğru ilerlemeye başladı..[/quote]
------------------------------
Gorath Tarih: Cmt Oca 08, 2005 4:20 pm Mesaj konusu:
--------------------------------------------------------------------------------
Griffin bakışlarını hızla balkonun kapısına çevirdi ve gözlerde karanlık koridorları inceledi. Delici bakışlar sadece bakıyor ve dinliyordu. Bir ses vardı.
"Ah anlaştığınıza ne kadar mutlu oldum anlatamam Albentuna!" dedi İlyamain Griffin'in yanına gidip sarılarak. "Ah senin ona güvenmen benimde ona olan güenimi bir kat daha arttırdı. Keşke Loganda burada..."
Griffin'in bakışları sözcüye döndü ve "Seninle sonrada sohbet ederiz Oren'in bilgesi!" dedi. "İşin bitip geriye döndüğünde!"
İlyamain hızla sözcüye döndü ve "Bir işiniz mi vardı Vilthas?" diye sordu. "Eğer bunu böldüysem kusura bakmayın!" Kız oldukça sıkılmıştı. Kimsenin işini yarıda kesmesinden hoşlanmazdı ve buna sebep vermekten daha da az hoşlanırdı.
Griffin bir an daha Vilthas'a baktı ve "Beklememesi gereken işler beklememeli Sözcü bunu biliyorsunuzdur!" dedi. "Ben bir süre daha buradayım. Lütfen işiniz bittiğinde dönünki daha rahat konuşabilelim."
Dost.. Griffinin ona taktığı isim.. Vilthas önünde duran yılların verdiği deneyimlerle taçlandırılmış yaratığa tekrar bir göz attı.. Yaratığın bakışları bir kapıya bir balkona gidiyordu.. Vilthas yaratığın seçimi kendisine bıraktığını anladı..
Griffin kendisini Lord Oren'in "en bilgesi" olarak çağırıyordu.. Acaba öyle miyim diye geçirdi içinden. Elflere göre kısa, ama insanlara göre uzun yaşamımda birçok duygu tattım.. Fakat bilgelik.. En bilgelerin bile hataya düştükleri anlar, gerçekleri göremedikleri, duygularının mantıklarının önüne geçtikleri anlar olmuştur.. Peki o zaman bilgelik nedir ki??
Düşüncelerini dağıtan bir ses yankılandı tapınakta.. Vilthas etrafına baktı.. Ses karanlık koridorlardan geliyordu.. Bir Albentulaya bir de İlyamaine baktı.. Albentulanın dediklerinden onun da bu sesi duyduğu anlaşılıyordu..
İlyamain'e dönerek hafif bir gülümsemeyle "Hayır aslında ben de işimin olmdaığını düşünüyordum.. Ta ki.. *Griffine bir bakış atar* "
Ardından her ikisine de seslenir son kez "şimdi gitmem gerek, en kısa sürede burada olacağım.. Sizinle konuşmaya can attığım bir çok konu var, sevgili dostum Albentula.." Derin bir nefes aldı.. Sıkıntılı bir hali var gibiydi.. Sanki büyük bir sınav öncesi son duasını eden birine benziyordu..
"Zaman, uzun bir süre önce saygı göstermem gerektiğini anladığım bir kavramdı.. Uyarın için sağol.." dedi kasvetli bir tonla ve karanlık koridorlara doğru ilerlemeye başladı..[/quote]
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests