Kardeşlik (Oyun)
Viarfar dizlerinin üstüne çöktü.Adamakıllı ilk macerasında dostlarından birisini kurtaramamıştı.
"Lanet olsun!"
Yorulmuştu.Diğerlerine baktı, hepsi yaralıydı.Benjamin özellikle, ucuz atlatmıştı.Kendisinin yaraları mucizevî bir şekilde görünmüyordu.Olaf'a teşekkür etti.
"Sanırım sen olmasaydın, ben de olmazdım! Ama ben olmasaydım Yenendithas olurdu."
Lanet olsun dedi tekrar.
"Lanet olsun!"
Yorulmuştu.Diğerlerine baktı, hepsi yaralıydı.Benjamin özellikle, ucuz atlatmıştı.Kendisinin yaraları mucizevî bir şekilde görünmüyordu.Olaf'a teşekkür etti.
"Sanırım sen olmasaydın, ben de olmazdım! Ama ben olmasaydım Yenendithas olurdu."
Lanet olsun dedi tekrar.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Benjamin iyileştirme asası ile kendisni iyileştirmeye başlamıştı. En azından rahatça hareket edebilecek duruma gelene kadar durmaya niyeti yoktu. Yukarıda birden seslerin neden kesildiğini anlayamamıştı.
"Sakin ol Viafgar. Asıl hata benimdi. Grubun bir parçası gibi davranmayan bendim. Herkes görevini yaparken ben yapamadım."
Aklını bir önceki başarısızlıkları ve kendi acıları ile o kadar doldurmuştu ki, aslında yapması gerektiği gibi davranamamıştı. Asalarından önce büyülemeleri ile grubunu güçlendirmesi gerekiyordu. Onun görevi aslında buydu. Gruba gerekli olan desteği bir çarpışma sırasında değil, çarpışmadan çok daha önce vermesi gerekirdi.
"Ben... başarısız oldum."
Geçen seferki pes edip geri döndüğü zaman geldi aklına.
"Ama yukarıda hala kurtarabileceğimiz birileri olabilir. Acele edersek belki..."
Geldikleri yöne yönlendi. Arkalarında ganimetlerini bıraksalar da önlerinde kurtarılması gereken yaşamlar vardı.
"Sakin ol Viafgar. Asıl hata benimdi. Grubun bir parçası gibi davranmayan bendim. Herkes görevini yaparken ben yapamadım."
Aklını bir önceki başarısızlıkları ve kendi acıları ile o kadar doldurmuştu ki, aslında yapması gerektiği gibi davranamamıştı. Asalarından önce büyülemeleri ile grubunu güçlendirmesi gerekiyordu. Onun görevi aslında buydu. Gruba gerekli olan desteği bir çarpışma sırasında değil, çarpışmadan çok daha önce vermesi gerekirdi.
"Ben... başarısız oldum."
Geçen seferki pes edip geri döndüğü zaman geldi aklına.
"Ama yukarıda hala kurtarabileceğimiz birileri olabilir. Acele edersek belki..."
Geldikleri yöne yönlendi. Arkalarında ganimetlerini bıraksalar da önlerinde kurtarılması gereken yaşamlar vardı.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
.
Olaf görünmez şekildeki Yenendithas'ı bulur ve sağlık durumunu kontrol eder. "Yenendithas! Yenendithas!.. Ah Lathander!.. Korktuğum başıma geldi; ölmüş!.."
"Benjamin dur hele; gitmek için acele etme!.. Yenendithas'ı da alıp götürmeden önce bazı gizemleri çözmeliyiz. Etrafı dikkatlice -ama elimizi çabuk tutarak- arayalım; belki bir ip ucu, belki uğursuz bir entrikaya ait kanıt buluruz; Kragash ve babasının bizi burada beklemeleri, ya da bizim kendi ayağımızla buraya tıpış tıpış gelmemiz tesadüf müydü sizce; hiç sanmıyorum."
Ardından yarıorkların üzerlerini aramaya başlar. "Vay canına; mithral zırha bak!.. Artık ölülere lazım olmayacak eşyaları da alalım, Yenendithas'ı tekrar geri getirmek için yapacağımız ritüel masraflı olacaktır."
.
Olaf görünmez şekildeki Yenendithas'ı bulur ve sağlık durumunu kontrol eder. "Yenendithas! Yenendithas!.. Ah Lathander!.. Korktuğum başıma geldi; ölmüş!.."
"Benjamin dur hele; gitmek için acele etme!.. Yenendithas'ı da alıp götürmeden önce bazı gizemleri çözmeliyiz. Etrafı dikkatlice -ama elimizi çabuk tutarak- arayalım; belki bir ip ucu, belki uğursuz bir entrikaya ait kanıt buluruz; Kragash ve babasının bizi burada beklemeleri, ya da bizim kendi ayağımızla buraya tıpış tıpış gelmemiz tesadüf müydü sizce; hiç sanmıyorum."
Ardından yarıorkların üzerlerini aramaya başlar. "Vay canına; mithral zırha bak!.. Artık ölülere lazım olmayacak eşyaları da alalım, Yenendithas'ı tekrar geri getirmek için yapacağımız ritüel masraflı olacaktır."
.
"Haklısınız."
Etrafı araştırmaya koyuldu, değerli bir şey var mı diye.
"Zırhı da çıkaralım."
Etrafı araştırmaya koyuldu, değerli bir şey var mı diye.
"Zırhı da çıkaralım."
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Benjamin, arkadaşları araştırmalarını yaparken, gizli bir geçit olup olmadığını anlamak için araştırma yapmaya koyuldu. Bu sefer aceleci davranıp açmayacak arkadaşlarına soracaktı.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Kragash'ın üzerinden bir parşömen çıktı, öleni tekrar diriltmeye yarayan duanın yazılı haliydi bu. Olaf bunu aldı içinden Kragash'ın dediklerini hatırlayıp "Demek o kadar kudretli bir rahip değilmiş." diye düşündü.
Benjamin ateş yanan heykelde ufak bir kapak buldu, merakını yenemeyip açtı içinden bir yüzük çıktı bunu cebine atıverdi.
Olaf Yenendithas'ın üzerindeki görünmezlik büyüsünü kaldırdı. (Dispel Magic) Hepsi büyücünün öldüğünü bu sefer gözleriyle görüp üzüldüler.
Viarfar bu arada düşmanların silahlarına baktı belli ki bunlar da büyülüydü. Gerçi Kragash'ın babasının baltası küçülmemişti kullanılamayacak kadar büyüktü.
Benjamin ateş yanan heykelde ufak bir kapak buldu, merakını yenemeyip açtı içinden bir yüzük çıktı bunu cebine atıverdi.
Olaf Yenendithas'ın üzerindeki görünmezlik büyüsünü kaldırdı. (Dispel Magic) Hepsi büyücünün öldüğünü bu sefer gözleriyle görüp üzüldüler.
Viarfar bu arada düşmanların silahlarına baktı belli ki bunlar da büyülüydü. Gerçi Kragash'ın babasının baltası küçülmemişti kullanılamayacak kadar büyüktü.
Ne olduğunu anlayana kadar bu yüzükten bahsememnin iyi olabileceğini düşündü.
"Bir yüzük buldum! Sanırım büyülü."
Ama kendini tutamadı.
"Gerçi çokta ahım-şahım bir şey olmayabilir, ama göreceğiz."
Birden aklına ir fikir geldğini belli eder şekilde gözleri açıldı.
"Cesetlerin üstlerindeki her şeyi alalım ve cesetlerin kellelerini de alabilriz. Hatta onlara bir canavar yatarından parçalanmış görüntüsü de verecek olursak belki buradan girecek bir birliğin iki kere düşünmesini de sağlayabiliriz. "
"Bir yüzük buldum! Sanırım büyülü."
Ama kendini tutamadı.
"Gerçi çokta ahım-şahım bir şey olmayabilir, ama göreceğiz."
Birden aklına ir fikir geldğini belli eder şekilde gözleri açıldı.
"Cesetlerin üstlerindeki her şeyi alalım ve cesetlerin kellelerini de alabilriz. Hatta onlara bir canavar yatarından parçalanmış görüntüsü de verecek olursak belki buradan girecek bir birliğin iki kere düşünmesini de sağlayabiliriz. "
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Buraya kendilerinin geldiğinden başka yol olmadığını farkettiler.
Olaf bir süre dinlenmeyi teklif etti, sonrasında kendini toplayıp parşömendeki büyüyü okudu.
Yenendithas kendini Kragash'la savaştığı yerde görüyordu. Etraf loştu tıpkı yıllar önce gittikleri gölge dünyası gibiydi adeta. Biraz sonra yanına bir ork geldi tanıyor gibiydi bu orku ama konuşmadılar. Bir süre sonra bir yarım ork peyda oldu. Kragash'tı bu işin garip tarafı ne nefret ne de kızgınlık duyuyordu şimdi. Fani problemler çoktan geride kalmıştı.
Olaf'ın sesini duydu.
"Yenendithas gel! Henüz buradaki görevimiz bitmedi."
Buradaki huzurlu anı bırakmak istemedi Yenendithas ama görevi varsa bitirmesi gerekirdi. Dönmeye karar verdi. Etrafını beyaz bir ışık kapladı, kalbinin atışlarını tekrar duymaya başladı hızla atıyordu ve inanılmaz derecede acılar çekmeye başladı. Yaraları hala duruyordu.
Arkadaşları bu mucizevi olaya tanık oldular, Yenendithas derin bir nefes alarak yattığı yerden fırladı. Olaf Benjamin'in de yardımıyla hemen yaralarını iyileştirmeye koyuldu.
Toparlanıp geri dönmeye başladılar. Arween'in takip ettiği yola girdiler bir süre sonra iki yardımcısının cesetlerini buldular. Biraz daha ileride Arween'in de cesediyle karşılaştılar. Tek bir darbeyle boğazı açılmıştı böyle bir darbe ancak gafil avlanarak alınabilirdi.
Biraz kafa yorduktan sonra Arween'in onları tuzağa yönlendirdiğini fakat kendisinin de tuzağa düştüğünü anladılar. Ya Arween ihanet etmişti ya da Arween'in güvendiği biri onu kandırmıştı. Emin olamadıkları için bu konuyu şimdilik gizli tutmaya karar verdiler.
Yol devam ediyordu fakat geri dönmeye karar verdiler. Gizli geçitten çıktıklarında kaledeki askerlerin çoğunun öldüğünü gördüler. Artık savunma imkansız bir duruma gelmişti.
Scott sinirle yanlarına geldi.
"Hangi cehennemdeydiniz? Burada durup savunmaya yardım etmeniz gerekiyordu. Kahrolası yeri artık iki saat bile tutamayız!"
Olaf bir süre dinlenmeyi teklif etti, sonrasında kendini toplayıp parşömendeki büyüyü okudu.
Yenendithas kendini Kragash'la savaştığı yerde görüyordu. Etraf loştu tıpkı yıllar önce gittikleri gölge dünyası gibiydi adeta. Biraz sonra yanına bir ork geldi tanıyor gibiydi bu orku ama konuşmadılar. Bir süre sonra bir yarım ork peyda oldu. Kragash'tı bu işin garip tarafı ne nefret ne de kızgınlık duyuyordu şimdi. Fani problemler çoktan geride kalmıştı.
Olaf'ın sesini duydu.
"Yenendithas gel! Henüz buradaki görevimiz bitmedi."
Buradaki huzurlu anı bırakmak istemedi Yenendithas ama görevi varsa bitirmesi gerekirdi. Dönmeye karar verdi. Etrafını beyaz bir ışık kapladı, kalbinin atışlarını tekrar duymaya başladı hızla atıyordu ve inanılmaz derecede acılar çekmeye başladı. Yaraları hala duruyordu.
Arkadaşları bu mucizevi olaya tanık oldular, Yenendithas derin bir nefes alarak yattığı yerden fırladı. Olaf Benjamin'in de yardımıyla hemen yaralarını iyileştirmeye koyuldu.
Toparlanıp geri dönmeye başladılar. Arween'in takip ettiği yola girdiler bir süre sonra iki yardımcısının cesetlerini buldular. Biraz daha ileride Arween'in de cesediyle karşılaştılar. Tek bir darbeyle boğazı açılmıştı böyle bir darbe ancak gafil avlanarak alınabilirdi.
Biraz kafa yorduktan sonra Arween'in onları tuzağa yönlendirdiğini fakat kendisinin de tuzağa düştüğünü anladılar. Ya Arween ihanet etmişti ya da Arween'in güvendiği biri onu kandırmıştı. Emin olamadıkları için bu konuyu şimdilik gizli tutmaya karar verdiler.
Yol devam ediyordu fakat geri dönmeye karar verdiler. Gizli geçitten çıktıklarında kaledeki askerlerin çoğunun öldüğünü gördüler. Artık savunma imkansız bir duruma gelmişti.
Scott sinirle yanlarına geldi.
"Hangi cehennemdeydiniz? Burada durup savunmaya yardım etmeniz gerekiyordu. Kahrolası yeri artık iki saat bile tutamayız!"
"Gerçek anlamıyla cehennemdeydik."
Somurttu ve diğerlerine baktı.
"Hemen diğerlerine söyleyecek miyiz Arween'i?"
Somurttu ve diğerlerine baktı.
"Hemen diğerlerine söyleyecek miyiz Arween'i?"
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Bir kaç saat sonra toplandılar.
Elf Veladorn söze başladı
"Burada savaşmamız manasız, kale düştü sayılır, adamlarımı yollamaya karar verdim."
Dunadin bağırdı.
"Kuyruğumuzu kıstırıp köpek gibi kaçacak mıyız? Ben ve adamlarım sonuna kadar buradayız! Senin gibi korkar elfler istediği yere gidebilir."
Veladorn sakince cevapladı.
"Gideceğimi söylemedim. Adamlarımı yollayacağım, ben burada kalıyorum."
Scot söylendi.
"Durum berbat. Adamları zehirlemişler, tayınlara birşey katılmış olmalı çoğu asker sapır sapır döküldü savaş esnasında. Yardım gelmesi için haber yolladım ama onlar gelene kadar burayı tutamayacağımız aşikar."
Sonra bizimkilere döndü:
"Sizin fikriniz nedir?"
Elf Veladorn söze başladı
"Burada savaşmamız manasız, kale düştü sayılır, adamlarımı yollamaya karar verdim."
Dunadin bağırdı.
"Kuyruğumuzu kıstırıp köpek gibi kaçacak mıyız? Ben ve adamlarım sonuna kadar buradayız! Senin gibi korkar elfler istediği yere gidebilir."
Veladorn sakince cevapladı.
"Gideceğimi söylemedim. Adamlarımı yollayacağım, ben burada kalıyorum."
Scot söylendi.
"Durum berbat. Adamları zehirlemişler, tayınlara birşey katılmış olmalı çoğu asker sapır sapır döküldü savaş esnasında. Yardım gelmesi için haber yolladım ama onlar gelene kadar burayı tutamayacağımız aşikar."
Sonra bizimkilere döndü:
"Sizin fikriniz nedir?"
"Ben burada savaşmaya razıyım.Sanırım artık askerler dökülmezler.Kalanlar ile kaleyi kısa bir süre daha savunsak bu bize yetecektir.O kadar da mı kötü durumdayız? Eğer öyleyse yardım gelene kadar gizlice kaleden çıkmaya bakalım.Onlar kaleye girdiklerinde gelen yardımla kaleyi kuşatan biz olalım.Zaman ve güç kazanmak için iyi bir yol belki ama elbette savunan taraf olma avantajını kaybederiz."
Somurttu.Ã?aresizlerdi.
Somurttu.Ã?aresizlerdi.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
