Ölümün Karargahı

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Post Reply
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

sensei kendisiyle birlikte saldırıya geçmek için gelenlerlerle birlikte komuta odasına planları gözdem geçirmek için girdiler. Sensei aceleci bir tavırla ten towns'a ait olan tüm haritaları ortaya döktü, kervan yollarını gösteren haritayı diğerlerinin üzerine koydu. Ten towns tambir günlük mesafede olan yolları işaretledi ve etrafındakilere baktı.
--işaretli yollardan geçen kervanlara saldırı düznleyeceğiz. Saldırda tanınmamak çok önemli ve bunun için silahlarn bulunduğu odada yüz maskeleri bulunmaktadır.Saldırırlacak kervanın tek başına olmasına dikkat edilmeli ve iyice gözlenip saldırırlmalıdır, yanında koruyucuların olduğu kervanlara saldırı düzenlenmeyecektir, korumasız olanlar bizim için ilk sıradadır. Saldırı pusuya yatma şeklinde olacaktır, bir kez daha vurguluyorum gizlilik çok önemlidir, belki iyi birinin rolünü oynayıp da kervana saldırabiliriz çok masum gözüküp yok edebiliriz, her şey o anki duruma bağlı ve bunu biz belirleyeceğiz eğer durum uygunsa uygulayacağız. İlk saldırıryı kuzeydeki yollardan başlatacağız her 1km de bir pusuya yatacağız. Oraya ulaşmamız bize tam 2 güne mal olacaktır, gidişte bile gizlilik çok önemlidir ve gidişte hiç bir olaya karışılmamalıdır, gerekirse çok iyi ve yardımsever gözükülmelidir. Vardıktan sonra pusu mekanları belirlenecektir, şafakla birlikte saldırıya geçeceğiz, saldırı gün boyu sürecektir, gün bitiminde hemen karargaha ger dönülecektir.
ayrıntılara gelince:
--Saldırılan kervanlardaki çocuklara bir şey yapılmayacak, yetişkinlere he türlü işkence yapmak serbesttir, ama öldürülmeyecekler, kervandaki değerli şeylere el konulacak, çocuklar rehine olarak alınacaktır. Araba çekici hayvanlara kurbanlarn kanlarıyla "GELİYORUZ" diye yazılmasını planladım işkence edilen kurbanlara da göğsüne "GELİYORUZ" ' kazayacağız, kervan arabalarına kurbanların kanlarıyla "GELİYORUZ" yazılacak. Bunlar çocuklara gösterilecek dikkatle görmeleri sağlanacak.
Hışımla ellerini masaya vurdu.
--Tüm bu yapılanlar Lord Oren'i gururlandırmak içindir, kaosun tohumları her yere ekilmelidir.
--Sorusu olan ve bir şeyler eklemek isteyenler?... :twisted:

rp dışı: karargaha sağsalim dönüldükten sonra saldırıyı bal likörü salonunda yayımlayacağız ama saldırı gizli olduğundan bizim avatarımız görünse bile rp yapanların bunu hoş karşılayacağı düşünüyorum... bizi tanımamaları gerekiyor... :twisted:
LordAriakas
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 193
Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by LordAriakas »

rp dışı:Hakkaten tanımaları ii olur da hangi başlıkta :?:



Olur ama benim görünüşümden kuşkulanabilirler ve bence oraya at sürerek gidelim çünkü biraz çabuk olması daha ii olur oraya gizli gideceksek hiç kimsenin geçmediği yollardan geçebiliriz planın diğer kısımları ii olmuş.
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

--atla gitmek bencede daha iyi olur , zaten mesafele ve günler atla varış göz önüne alınarak yapılmıştır. Hazırlıklara hemen başlamalıyız, akşam harekete geçeceğiz, ölüme olan açlığımızı ölümle kapatacağız.


rpdışı: bazı kişiler şu anda ad vermek istemiyorum özel mesajlar gönderip olayı soğutuyorlar, karargahta olamadan bizim planlarımız hakkında yorum yapıyorlar lütfen rp ye uygun yapalım şu işleri bu kadar uğraş birden puuufff duman oluyor, olayı pasifleştirmeyelim.
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Gecenin karanlığında parıldayan ışıklar Ölümün Karargahına vardığında bineğinin alev yeleleri ardından indi Zamanın Tapınağının Koruyucusu. Ölümün Karargahına bakıyor etrafı inceliyordu. Ruhlar huzursuz iniltilerle sızlanırken o Karargahın kapısının önüne geldi ve iki heykele baktı. Onları yaptığı günü hatırlıyordu.
İskeletlerden biri saldırmak için ona doğru atıldığında donuk ve kesin bir emir sözcüğü dökültü siluetin ağzından...

- Dur... Sen Lord Oren'in Karargahını korumak için yağıldın, basit bir adamı değil...

İskelete bir an durdu ve yerine yerleşti. Yüzü Korku ile çarpılan iskeletlerin önünde durdu 'Unholy'...

- Burada olduğunu biliyorum... 'GELDİM'
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

Yol yorgunluğu üstüne çökmüş ve zevkle yaptığı işten sonra dinlenmek için can atıyordu, tam o anda kapının önünde durmakta olan birini gördü, kimdi ve neden buradaydı, iki kılıcınıda çıkarıp , adama doğru seslendi.
- hey, sen buraya bak, kimsin ve nden buraya geldin eğer mazeretin kötüyse...(elindeki kılıcı diliyle yaladı ve ağzından damla damla kan akmaya başladı)
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Siluetin siyah pelerini altından bir an bir kılıcın ucu gözüktü. Siyah metalden yapılmış bir kılıc ucu. Adam içeriden gelen sesi dinledi ve donuk sesi karargahta yankılandı.

- Ben Ölümüm aradığın olgu...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

-ölüm bir olgu değildir, ölümü sadece onu kullanabilenler kontol edebilir ve ben ölmüm diyebilir, her kimsen ve neysen çok , sen sadece ölümlüsün ama ölüm değilsin.
-Ölüm nedir bilmek istermisin.
elindeki kılıcı yere indirir ve kesesinden 1 göz çıkarır ve karşıdakine atar .
-ölüm budur...
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

bir an yerdeki gözlere baktı ve donuk yüzünde anlık bir bozulma oldu. Hafice gülümsemişti. Karşısındaki adama baktığında biri kırmızı bir altın sarısı olan gözleri parıldadı.

- Ölüm nedir bilirim... binlerce kez dağıttım... Ölüm nedir bilirim ona hizmet ettim... şimdi ben senin ölümünüm ve geldim...

Üzerinde cübbeyi kenara attı üzerinde kırmızı bir ejderha eli işlenmiş Siyah Ejderha Pulundan yapılmış zırhı ve siayh kılıcı ile Dragonfire'in seçilmiş savaşçısı durdu. Karşısındaki adamı inceledi ve ayan doğru açıldı kılıcını kaldırdı.

- şimdi sadece gücü savunmasız insanlara karşı olan... Geçek korkuyu görmek istermisin... Sana göstereyim...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

-benim gücüm sadece savunmasızlara karşı değildir
- sen o bahsedilen şahıs olmasının sonradan dragonfire'a hizmet eden hmmmmm sen ölümü dünyaya mı yaydın hahahahahahahahahahaha sen bunun çeyreğini bile yapmadın ama ben her an her zaman bunun için yaşa
sırtındaki kılıcı çekip kabzasını ağzına koydu
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Karargahın komutanı hızla fırladı. Adamın ardındaki iskelet heykelinin kafasını aldığında geri döndü ve adama baktı.

- Sözler bitti...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

-yaptığın hareketler sadece gücünü göstermeye çalışmak gösterişle ilgili, asıl güç...
elindeki kılıcı gösteriri ve ardından da kılıcıyla başını gösterir.
- işte budur!!!
-Burada sözlerin bittiğine ben karar veriririm.!!!
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

RP Dışı : AZALIN sanırım bu konuya müdahale etmelisin... Sonuç olarak benim karakterim için savaş vakti ve bir savaş ya da ölüm olacaksa buna siz yöneticilerin karar vermesi gerekir...


Saygılarımla...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Karargahın kapıları açıldı ve içeri elinde bir kılıç taşıyan biri girdi..
Koruma oalrak orda duran iskeletlere baktı ve iskeletler anında toza dönüştü....

"Koruma mı?? ne saçma"

Elindeki kılıcı toprağa derince sapladı ve kılıcın arkasına geçti.

mor bir aurayla parlayan kılıca baktı ve konuşmaya başladı...

"Ey diyardak savaşcılar...Karargahıma yeni bir kumandan arıyorum...
kumandan şu an önümde duran kılıca sahip olacak ve kılıcın güçlerini ancak ona açıklayacağım...
Kumandan olacak kişi,
1- Ruhu bana uyabilecek
2- gücümü ve anlayışımı kavramış
3- alacağı görevin anlamını ve önemini kavramış
4- sanatının üst seviyelerinde
5- onur ilkesine sahip
6- EN önemlisi sadık savaşcılar arasında yapılacak bir turnuva sonunda belli olacak...

turnuvaya herhangi bir büyülü eşya sokulmayacak, kişinin kendi büyüleri varsa savaşta kullanabilecek, turnuvada bir savaşcının kullanabileceği bütün silahlar kullanıllabilecek.
Bu mevkiye aday olan savaşcılar turnuva gününe kadar karargahta misafir edilecek

EMİN OLUN BU ZOR BİR TURNUVA OLACAK şİMDİDEN Ã?ALIşMAYA BAşLAYIN"

(rp dışı not: kılıcı aldı gitti gibi şeyler yazmayın lütfen daha önce başımıza geldiğinden uyariim dedim)
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Eskisi kadar Sevilmiyorum herhalde...

yoksa kötülük yapmam daha mı cazip geliyordu

kimse komutanlık için mücadele etmiyormu??

Yoksa korkuyormusunuz???
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests