site içi savaş
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
-
The_KiRaTh
- Başbüyücü
- Posts: 878
- Joined: Fri Sep 26, 2003 10:00 am
- Contact:
Herşey bir anda durdu büyücü için...
Bu sesi biliyordu. Tanıyordu sesin sahibini. Ama bu seste artık insanüstü bir güç vardı. Neler olduğunu gözlemlemişti. Biliyordu bu sesin sahibinin artık "kim" olduğunu. Kendisi bir ölü olmamasına rağmen, bu sesin gücünü hissetmişti.
Duraksamadan cevabını seslendirdi:
"Belki..."
Dinlemeye koyuldu, bu varlığın ona ne önereceğini merakla bekliyordu...
Bu sesi biliyordu. Tanıyordu sesin sahibini. Ama bu seste artık insanüstü bir güç vardı. Neler olduğunu gözlemlemişti. Biliyordu bu sesin sahibinin artık "kim" olduğunu. Kendisi bir ölü olmamasına rağmen, bu sesin gücünü hissetmişti.
Duraksamadan cevabını seslendirdi:
"Belki..."
Dinlemeye koyuldu, bu varlığın ona ne önereceğini merakla bekliyordu...
Tecrübe yenilen kazıkların bileşkesidir...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Büyücünün önünde bir silüyet belirdi
Aradığının yıkım olduğunu söyledin...
Bu konuda anlaşabiliriz... Farkeymişsindir Barış yaklaşıyor ki bu benim hiç hoşuma gitmiyor..
Fazla uzaklaşma eğer yıkım istiyorsan barış görüşmelerinin altına yakında kanla adımı yazınca görüşmeler eski havasını kaybedicek...
Aradığının yıkım olduğunu söyledin...
Bu konuda anlaşabiliriz... Farkeymişsindir Barış yaklaşıyor ki bu benim hiç hoşuma gitmiyor..
Fazla uzaklaşma eğer yıkım istiyorsan barış görüşmelerinin altına yakında kanla adımı yazınca görüşmeler eski havasını kaybedicek...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
-
The_KiRaTh
- Başbüyücü
- Posts: 878
- Joined: Fri Sep 26, 2003 10:00 am
- Contact:
-
Malhavoc_Hellbringer
- Kullanıcı

- Posts: 8
- Joined: Mon Sep 29, 2003 10:00 am
- Contact:
O sırada Kaos hizmetkarı olan Malhavoc Hellbringer lakaplı iblis, Kaos ve ölümün yarı tanrısının çağrısını duyar ve Uykusundan uyanır...
Eğer bir anda gözleriniz karardıktan sonra büyük bir acı ve kavrulma hissi ile gözlerinizi iblislerin yaşayanlara işkence yaptığı, çaresiz haykırışların şarkı oluşturduğu, cayır cayır yanan bir
barış görüşmelerini daha yakından(10 kasabadan) seyretmekte olan yeminer üzerlerindeki gözü ve onun benliğine yönelttiği karşıkonulmaz çağrıyı hissetti.
oren_dautry in gözü 10 kasabanın üzerindeydi.
*demek kaos vakti yaklaştı* diye düşündü lich ve onu kendi karargahına taşıyacak olan özel büyüsünü yaptı.
oren_dautry in gözü 10 kasabanın üzerindeydi.
*demek kaos vakti yaklaştı* diye düşündü lich ve onu kendi karargahına taşıyacak olan özel büyüsünü yaptı.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
biranda herşey karışmıştı.önce barış için gelen clericler daha sonra ise onlara yapılan bu saldırı.bazı şeyleri anlamakta zorluk çekiyordu.ne içindi bütün bu olanlar?cevabı belliydi sorusunun:sadece daha fazla güç.
10towns da kalıp olup biteni takip etmeliydi.karanlık yaklaşıyordu.kaos bu diyarı ele geçirmemeliydi.ama 10towns gittikçe yanlızlaşıyordu.en büyük kayıpları ise oren'di.öldüğüne dair söylentiler vardı.oturdu.uzun uzun düşünürken herzamanki gibi sadağındaki oklarını kontrol etti.bu onu hem rahatlatıyor hem de daha rahat düşünmesini sağlıyordu.tarafını seçmeliydi.corax'ın vereceği tepkiyi düşündü.-gerçi düşünmeye pek gerek yoktu.herhalde anlasmanın bozulduğunu iddia edip şehre saldıracaktır diye düşündü.beklemeliydi.beklemeli ve kimin güçlü olduğunu görmeliydi.henüz son kararını vermemişti.
10towns da kalıp olup biteni takip etmeliydi.karanlık yaklaşıyordu.kaos bu diyarı ele geçirmemeliydi.ama 10towns gittikçe yanlızlaşıyordu.en büyük kayıpları ise oren'di.öldüğüne dair söylentiler vardı.oturdu.uzun uzun düşünürken herzamanki gibi sadağındaki oklarını kontrol etti.bu onu hem rahatlatıyor hem de daha rahat düşünmesini sağlıyordu.tarafını seçmeliydi.corax'ın vereceği tepkiyi düşündü.-gerçi düşünmeye pek gerek yoktu.herhalde anlasmanın bozulduğunu iddia edip şehre saldıracaktır diye düşündü.beklemeliydi.beklemeli ve kimin güçlü olduğunu görmeliydi.henüz son kararını vermemişti.
-
Malhavoc_Hellbringer
- Kullanıcı

- Posts: 8
- Joined: Mon Sep 29, 2003 10:00 am
- Contact:
Kaos yaklaşıyor bunu sezebiliyorum. Zavallı 10 towns halkını ölüm bekliyor. Onları Malichroth'da görmek, onların etlerinin yanma kokusunu hissetmek, durmak bilmeyen umutsuz çığlıklarını duymak, gözlerindeki dehşeti okumak gerçekten çok zevkli olacak. Çok az kaldı...
Eğer bir anda gözleriniz karardıktan sonra büyük bir acı ve kavrulma hissi ile gözlerinizi iblislerin yaşayanlara işkence yaptığı, çaresiz haykırışların şarkı oluşturduğu, cayır cayır yanan bir
Etrafındaki şeytani havayı ARdan'ın hissetmemesi mümkün değildi. Düşmanından uzun zamandır ses seda çıkmıyordu. Onun yerine dost bilidği kişiler ona sırtını dönmüştü. Onu yanlış tanımıştı. Babası ve o yanılmıştı. Bu nasıl olurdu. Gözlerini ovuşturdu. Uzun zamandır uykusuzdu.
Duyumların doğruluğundan şüphe etmişti; ama öyleydi işte kendi laneti ile işbirliği yapmıştı. Bir iblis, bir iblis ile yüzyüze gelecekti oi dostları ve halkı. Peki onların buna cesareti var mıydı?
Tanrılar tarafından gönderildiğni söyleyen bir adam,
Yarı tanrılar, iblisler.
Sonu gelmeyen savaşçılar, büyücüler ve rahipler.
Nasıl olmuştu da bu küçük önemsiz bölgede bir araya gelmişti. Neydi burayı bu kadar önemli yapan.
Yavaş yavaş dışarıyı gözledi. Toplanan ordunun kamp ateşlerini görebiliyordu. Bu ona bir şeyi hatırlatmıştı...
Geri dönmeyecekti!
Buradaki halkı korumaya yemin etmişti ve koruyacaktıda. Bu babasının canına mal olduysa, onunda olacaktı. Evet bu onun kaderiydi, bu belkide karşılaşacağı en büyük tehlikeydi ve onunla yüz yüze gelecekti.
Tekrar masasının başına haritalara döndü.
Artık zaman yaklaşıyordu.
Duyumların doğruluğundan şüphe etmişti; ama öyleydi işte kendi laneti ile işbirliği yapmıştı. Bir iblis, bir iblis ile yüzyüze gelecekti oi dostları ve halkı. Peki onların buna cesareti var mıydı?
Tanrılar tarafından gönderildiğni söyleyen bir adam,
Yarı tanrılar, iblisler.
Sonu gelmeyen savaşçılar, büyücüler ve rahipler.
Nasıl olmuştu da bu küçük önemsiz bölgede bir araya gelmişti. Neydi burayı bu kadar önemli yapan.
Yavaş yavaş dışarıyı gözledi. Toplanan ordunun kamp ateşlerini görebiliyordu. Bu ona bir şeyi hatırlatmıştı...
Geri dönmeyecekti!
Buradaki halkı korumaya yemin etmişti ve koruyacaktıda. Bu babasının canına mal olduysa, onunda olacaktı. Evet bu onun kaderiydi, bu belkide karşılaşacağı en büyük tehlikeydi ve onunla yüz yüze gelecekti.
Tekrar masasının başına haritalara döndü.
Artık zaman yaklaşıyordu.
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
corax tiger heart ordularını 10 kasabadan çekmişti. dotlarının birçoğunun karşısına geçmesinden dolayı üzüntülü bir şekilde tanrısının ödülünü anlamak için bir yolculuğa çıkmıştı. ama asla yorulmayanlar hala düşünüyordu. yeminer uzun araştırmalarının ardından diyarlara tekrar dönmüştü. "Lordum" dedi kudretli lich yarı tanrının silüetine.
"araştırmalarımız ve yandaş arama çalışmalarımız sonuçlandı"
"belki corax tigerheart bizim işimizi yapmadı ama bu iş mutlaka yapılacaktır."
"söz verdiğim gibi cehennemin orduları ve komutanları anlaşmayı kabul ettiler."
"dünyaya inmek için dostlarımızı bekliyoruz lordum ne dersiniz."
bundan sonra yeminer uzun süredir hazırlandığı girişim için gerekli büyüleri tekrar gözden geçirdi. dünyadaki karmaşa inanılmaazzz boyutlarda olacaktı belki de şimdiye kadar hiç olmadığı kadar.
" ve yeminer dostlarına çağrısını yaptı"
"zaman yaklaşıyor sostlarım gelin ve bize katılın"
"araştırmalarımız ve yandaş arama çalışmalarımız sonuçlandı"
"belki corax tigerheart bizim işimizi yapmadı ama bu iş mutlaka yapılacaktır."
"söz verdiğim gibi cehennemin orduları ve komutanları anlaşmayı kabul ettiler."
"dünyaya inmek için dostlarımızı bekliyoruz lordum ne dersiniz."
bundan sonra yeminer uzun süredir hazırlandığı girişim için gerekli büyüleri tekrar gözden geçirdi. dünyadaki karmaşa inanılmaazzz boyutlarda olacaktı belki de şimdiye kadar hiç olmadığı kadar.
" ve yeminer dostlarına çağrısını yaptı"
"zaman yaklaşıyor sostlarım gelin ve bize katılın"
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Savaş karargahının kapıları sertce açılır ve içeri en son beklenecek kişi ayak basar..Lord Oren DAUTRY
ÖZerinde Eski cübbesi ve elinde siyahı kılıcı
içeri birkaç adım atar ve ona dönen nefret dolu bakışlara aldırmaksızın kılıcının ucunu taş zemine dayar ve konuşmaya başlar....
Evet 10 towns ın soylu komutanları.....
Savaş bitti...
Corax oyuncağının peşinden gitti tanrılar birbirine girdi.
Peki ya tanrıların ordusu nerde.....
Druidlerinizin ve pr,iestlarınızın güçlerine nooldu....
NErde bel bağladığınız tanrılarınız....
Bu karargahda önceden ben vardım sonrada ben olacağım......
sözü olan varsa şimdi konuşsun ya da arkamdan ağlamasın......
ÖZerinde Eski cübbesi ve elinde siyahı kılıcı
içeri birkaç adım atar ve ona dönen nefret dolu bakışlara aldırmaksızın kılıcının ucunu taş zemine dayar ve konuşmaya başlar....
Evet 10 towns ın soylu komutanları.....
Savaş bitti...
Corax oyuncağının peşinden gitti tanrılar birbirine girdi.
Peki ya tanrıların ordusu nerde.....
Druidlerinizin ve pr,iestlarınızın güçlerine nooldu....
NErde bel bağladığınız tanrılarınız....
Bu karargahda önceden ben vardım sonrada ben olacağım......
sözü olan varsa şimdi konuşsun ya da arkamdan ağlamasın......
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Ardan karargaha yorgun argın dönmüştü. Ulu Güneş'ten yardım almak için gittiği kısa yolculuktan eli boş dönmüştü. Ne zaman gerekli motivasyona ulaşsa hep bir karışıklık sezmişti zihninde. Anlam veremediği birşeyler.
Kasabaya döndüğünde kasabayı boş ve kuşatmayı kalkmış bulmuştu. Bu büyük şok onu derinden etkileşmişti...Uğuna savaştığı, çalışıp, çabaladığı kişiler gitmişti. Hem ne diye uğraşmıştı ki! Bu nankörler için! Bunu bilse yapar mıydı? Bunu bilemezdi.
Bunu düşünürken kapıların ansızın çarpılarak açıldığını duydu ve zaten gerilmiş sinirleri yüzünden şimşek gibi ayağa fırladı.
Gelen oydu! Hain Oren Dautry! İkiyüzlü hain!...
Konuşmaya başladı hain. Bu konuşmalar ona anlamsız geldi. İçindeki alevin güçlendiğini hissetti. Bu alev nefret aleviydi. En son sözü kulağında çınladı
"Bu karargahta öneceden ben vardım sonrada ben olacağım!
Sözü olan varsa şimdi konuşsun ya da arkamadan ağlamasın!"
İşte Ardan'ın buna söyleceği bir çift lafı vardı. Kelimeler ağzından nefretle boşladı Ardan'ın.
"Nereden uyduruyosun bu saçmalıkları hain Oren Dautry! Unutmaki senden önce buranın komutanı babam Karathas Bardaaner'di! Sana güvenerek buraları emanet etmişti! Nerden bilebilirdi senin aşağlık bir hain olduğunu! Senin buralardaki varlığının izlerini silebilmek için ne kadar uğraştığımı tahmin bile edemezsin hain!
İşte sana söyeleceğim söz şudur! Buraları derhal terk et Lord Oren! Unutmaki benim güvendiğim tanrı her zaman içimdedir. Ve şunuda görmelisin! Diyarları terk eden tanrıların aksine Güneş hala tepemizde tüm haşmetiyle parıldamakta, herşeyi görmektedir. Onun ulu gözlerinden hiçbir şey kaçamaz! İşte asıl odur benim güvendiğim. O ve ben. Biz biriz. Her zaman bir olarak kalacak. Druidlerin ve rahiplerin kuvvetleri hala içlerindedir. tek yapmaları gereken onu kullanmayı öğrenmeleridir.
şimdi defol! Sen artık buraların bir ferdi değilsin. Ã?ek git ve bir daha buralara adımını atma!"
Ardan sözlerini bitirdiğinde hala boş odada sesi yankılanmaktaydı. Nefes nefese kalmıştı. Lord Oren'in gözlerindeki nefreti okuyabiliyordu. Emindi ki oda onun nefretini çok rahat görebiliyordu.
Kasabaya döndüğünde kasabayı boş ve kuşatmayı kalkmış bulmuştu. Bu büyük şok onu derinden etkileşmişti...Uğuna savaştığı, çalışıp, çabaladığı kişiler gitmişti. Hem ne diye uğraşmıştı ki! Bu nankörler için! Bunu bilse yapar mıydı? Bunu bilemezdi.
Bunu düşünürken kapıların ansızın çarpılarak açıldığını duydu ve zaten gerilmiş sinirleri yüzünden şimşek gibi ayağa fırladı.
Gelen oydu! Hain Oren Dautry! İkiyüzlü hain!...
Konuşmaya başladı hain. Bu konuşmalar ona anlamsız geldi. İçindeki alevin güçlendiğini hissetti. Bu alev nefret aleviydi. En son sözü kulağında çınladı
"Bu karargahta öneceden ben vardım sonrada ben olacağım!
Sözü olan varsa şimdi konuşsun ya da arkamadan ağlamasın!"
İşte Ardan'ın buna söyleceği bir çift lafı vardı. Kelimeler ağzından nefretle boşladı Ardan'ın.
"Nereden uyduruyosun bu saçmalıkları hain Oren Dautry! Unutmaki senden önce buranın komutanı babam Karathas Bardaaner'di! Sana güvenerek buraları emanet etmişti! Nerden bilebilirdi senin aşağlık bir hain olduğunu! Senin buralardaki varlığının izlerini silebilmek için ne kadar uğraştığımı tahmin bile edemezsin hain!
İşte sana söyeleceğim söz şudur! Buraları derhal terk et Lord Oren! Unutmaki benim güvendiğim tanrı her zaman içimdedir. Ve şunuda görmelisin! Diyarları terk eden tanrıların aksine Güneş hala tepemizde tüm haşmetiyle parıldamakta, herşeyi görmektedir. Onun ulu gözlerinden hiçbir şey kaçamaz! İşte asıl odur benim güvendiğim. O ve ben. Biz biriz. Her zaman bir olarak kalacak. Druidlerin ve rahiplerin kuvvetleri hala içlerindedir. tek yapmaları gereken onu kullanmayı öğrenmeleridir.
şimdi defol! Sen artık buraların bir ferdi değilsin. Ã?ek git ve bir daha buralara adımını atma!"
Ardan sözlerini bitirdiğinde hala boş odada sesi yankılanmaktaydı. Nefes nefese kalmıştı. Lord Oren'in gözlerindeki nefreti okuyabiliyordu. Emindi ki oda onun nefretini çok rahat görebiliyordu.
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Haddini bil çocuk,
Bananı da burda tutan benim öğütlerimdi, baban bana güvenip emanet ettiğinde arkamdan komplolar çevirip benim hain olduğum iftirasını atmasaydınız ben de sizi haklı çıkarmak için sebep vermezdim...
şu hale bak dünün yeni yetmesi beni kovuyor....
Kendine gel Ardan yanlış antlaşmalara imza atıyorsun....
Bananı da burda tutan benim öğütlerimdi, baban bana güvenip emanet ettiğinde arkamdan komplolar çevirip benim hain olduğum iftirasını atmasaydınız ben de sizi haklı çıkarmak için sebep vermezdim...
şu hale bak dünün yeni yetmesi beni kovuyor....
Kendine gel Ardan yanlış antlaşmalara imza atıyorsun....
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Senin tavsiyendense ölmeyi yeğlerim karanlık kişi!
Babamı burada tutan senin öğütlerin değil onun yüceliği, adilliğiydi. Senin arkanadan komplo mu! Bunu söylemen bile komik Oren. Seni karanlığa iten bizim sözde komplolarımız mıydı Oren? Senin nedenlerin bu kadar basit mi! Hah! Bana çocuk diyenin şu söylediklerine bak! Gerçekten komik oluyorsun. şimdi çek git buradan.
Hangi yanlış antlaşmadan söz ediyorsun Oren? Ã?evrene bir bak! Hangi antlaşmadan! Beni daha fazla uğraştırmadan git şimdi...
Babamı burada tutan senin öğütlerin değil onun yüceliği, adilliğiydi. Senin arkanadan komplo mu! Bunu söylemen bile komik Oren. Seni karanlığa iten bizim sözde komplolarımız mıydı Oren? Senin nedenlerin bu kadar basit mi! Hah! Bana çocuk diyenin şu söylediklerine bak! Gerçekten komik oluyorsun. şimdi çek git buradan.
Hangi yanlış antlaşmadan söz ediyorsun Oren? Ã?evrene bir bak! Hangi antlaşmadan! Beni daha fazla uğraştırmadan git şimdi...
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests