Böcükozmos .......... OYUN

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 12:00 am
Location: Çanakkale

Post by Edmond »

Yediş, yüklerin altında eziliyordu artık.

*Ne alabilirim ki, ben TP'lerimi kolay kolay harcamayacağım*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Lugtarias
Forum Yöneticisi
Posts: 726
Joined: Wed Jun 13, 2007 12:00 am
Location: izmir

Post by Lugtarias »

Lugi, derin bir nefes alarak Büyücü Zoltan'ın kapısına yanaştı ve gösterişli kapıyı iki kere tıklatıp, ''Girin'' sesini duymayı bekledi...
Ve sonbahar gelmeden toprağa düştü yeşil renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 12:00 am

Post by dwaxer »

.
“Geel!” diye bir ses gelir ve Lugi içeri girer. Oda geniştir; duvarlardaki raflar tıka basa kitaplarla doluydu, ortadaki masada da kitap, defter, kağıt, elementler, iksir şişeleri, şişeler, kutular vs doluydu. Masadaki beyaz sakallı ihtiyarın Zoltan olduğu belliydi. Üzerindeki kıyafette abuk subuk şekiller çiziliydi. Bu arada Lugi odanın bir köşesindeki yatakta hasta görünümlü başka bir karıncük olduğunu farketti.

Zoltan okuma gözlüklerinin üzerinden şöyle bir göz gezdirir. “Evet evladım?”

.
Lugtarias
Forum Yöneticisi
Posts: 726
Joined: Wed Jun 13, 2007 12:00 am
Location: izmir

Post by Lugtarias »

''İzninizle kendimi tanıtayım efendim . Ben Lugi! Acemi bir karıncüğüm ve nice tehlikeler atlatarak geldim huzurunuza.'' dedi heyecanlı böcük hafif titrek sesiyle. Ve getirdiği kutuyu görünüre çıkarmaya çalışırken devam etti konuşmasına: ''Buraya yollanış amacım size bir kutu getirmekti. Umhh.. işte burda! Bunu size bizzat Yüce K. yolladı efendim.''

Düzgün bir konuşma yapmış olmayı ve Böcükozmos'un görgü kurallarını çiğnememiş olmayı umdu Lugi...
Ve sonbahar gelmeden toprağa düştü yeşil renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 12:00 am

Post by dwaxer »

.
Zoltan, “haa, sağol evladım,” der ve kutuyu masanın üzerine koyup açar. Kutu amünyak damlacıklarıyla doludur. “Tam zamanında geldin, şurda gördüğün karıncük kardeşimiz lanetlenmiş, hasta yatıyor ve laneti kaldırmak için yapacağım büyüye amünyak damlası gerek,” der Büyücü Zoltan. Kutudan bir amünyak ve çekmecesinden de bir lokma mantar alarak hastanın yanına gider. 1mantar ve 1amünyakı katıştırıp hastanın alnına bastırırken, “Lezüd!” kelimesini söyler. Lanetli hasta karıncük birden düzelir, sevinçle ayağa fırlar. Zoltana teşekkür eder, elini öper vs ve gider.

Zoltan Lugi’ye dönerek “Yüce Kethuda’ya teşekkür ettiğimi söylersin,” der. Ã?ekmeceden 2 mantar çıkarıp Lugi’nin eline tutuşturur: “Al bu da bahşişin olsun! Hadi yolun açık olsun!” der.

.
Lugtarias
Forum Yöneticisi
Posts: 726
Joined: Wed Jun 13, 2007 12:00 am
Location: izmir

Post by Lugtarias »

Lugi sevinten havalara uçmaktaydı. Zoltan'a teşekkür edip yaşlı karıncüğün odasından ayrıldı. Piramitten çıkarken, tanımadığı karıncüklere selam veriyordu, ne yapacağını bilememezlikten...

''İnanılmaz!'' diye düşündü. ''İki mantar ha... Vay canına!'' Karıncük tek hücreliler kadar hafifti şu an... Adeta bulutların üzeindeydi... Hem Zoltan bahşiş demişti bu iki mantar için. Demek ki Yüce K. tarafından ayrıca ödüllendirilecekti Lugi. Kendini tutamayıp bağırdı piramitten çıktıktan az sonra: ''Yiiiiiiihuuuuuuuuuuuuu''

şimdi Yüce K. ile konuşacaktı. Sonra da Kuş Ağacına ilerleyecekti. Kimbilir bu diyarda kendisini daha ne maceralar beklemekteydi, ayın geceyi bekleyişi gibi...

Düşüncelerinden sıyrılarak telepatik yoldan Kethuda'ya seslendi....
Ve sonbahar gelmeden toprağa düştü yeşil renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 12:00 am

Post by dwaxer »

.
Kethuda "devam et, Kuş Ağacına doğru git," diye bildirir Lugi'ye. "Ağacın kapısında diğer arkadaşlarla buluşacaksın," der.

.
Lugtarias
Forum Yöneticisi
Posts: 726
Joined: Wed Jun 13, 2007 12:00 am
Location: izmir

Post by Lugtarias »

Lugi sabırsızca sordu:

''şey Ulu Kethuda... Zoltan'a götürdüğüm paket için tp alacak mıyım ben? Biraz tp hiç fena olmaz doğrusu. Kuş ağacından kendime birkaç şey bakmayı düşünüyorum da..''
Ve sonbahar gelmeden toprağa düştü yeşil renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 12:00 am

Post by dwaxer »

Lugtarias wrote:Lugi sabırsızca sordu:
''şey Ulu Kethuda... Zoltan'a götürdüğüm paket için tp alacak mıyım ben? Biraz tp hiç fena olmaz doğrusu. Kuş ağacından kendime birkaç şey bakmayı düşünüyorum da..''
"Yolunun üzerindeki birine bir paket taşıdın diye -üstelik ağır da değildi- benden ücret mi istiyorsun? Ã?yle olsun bakalım; sana 40 tp hamallığın için veriyorum ama 50 tp açgözlülüğün yüzünden kesiyorum Lugi. Umarım bu tecrübe, gönül zenginliğinin tecrübe puanından daha değerli olduğunu sana öğretir," der Yüce Kethuda.
.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 12:00 am

Post by dwaxer »

.
Buş, Ralf, Yediş ve Zıp; Lugi ile Kuş Ağacı’nın yerdeki kapısında buluşurlar. Tanışır, kaynaşırlar vs. Artık muhteşem beşli olmuşlardır. Daha sonra da Bataklık’a doğru yola çıkarlar.

Olaysız bir yolculuktan sonra Karaborsa Pazarına gelirler ve ilk işleri Kübüst’ü Ã?dül Avcıları Ofisi’ne teslim etmek olur. Toplam 500 tp ödül alırlar: Buş, Ralf, Yediş ve Zıp’a adam başı 125şer tp.



Bataklık:
Ã?dül Avcıları Ofisi: Sekreter Melinda (gözlüklü, neon-yeşili tombul bayan tırtıl), şerif ( Mantis – palto, 2 kılıç)
Batak Han:
Kurbağa Dili Barı:
Balıkekmek Restoran:
Ve bir sürü -her şey satılan- dükkan


.
WeS_DeX
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 736
Joined: Wed Jan 03, 2007 12:00 am
Location: Grand Line

Post by WeS_DeX »

"Burada biraz ok satın almam lazım" der Ralf ve etrafında bir silah dükkanı aramaya basladı.Belki daha iyi bir arbalet ve hancer bulursa onları da satın almayı düsünüyordu.Biraz da zırh fena olmazdı hani.
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 12:00 am
Location: Çanakkale

Post by Edmond »

Yediş yükünün altında ezildiğini hissederken, eve dönüp sinek olma yolunda hayaller kuruyordu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Lugtarias
Forum Yöneticisi
Posts: 726
Joined: Wed Jun 13, 2007 12:00 am
Location: izmir

Post by Lugtarias »

Lugi, bir silah dükkanı aramaya koyulan Ralf'in ardından seslendi: ''Beni de bekle, ben de geliyorum.'' ve gruba dönerek, ''kendime birkaç şey almam gerekiyor da'' diye belirtti. Sonra koşturarak Ralf'e yetişti...
Ve sonbahar gelmeden toprağa düştü yeşil renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 12:00 am

Post by dwaxer »

.
Grup karaborsa pazarındaki dükkanlardan birine girdi. Dükkancı Orson, iriyarı bir Gergedan Böcüğüydü. “Oo, buyrun buyrun hoş geldiniz!” diye karşılar Buş, Lugi, Ralf, Yediş ve Zıp’ı.

“Adım Orson, benim dükkanıma gelmekle iyi ettiniz; piyasada satılan her şey vardır bende,” dedi daha sonra sesini alçaltıp göz kırparak “piyasada bulunmayan şeyleri de bulabilirsiniz burada,” dedi.

(Aslında Karaborsa pazarındaki bütün dükkanlarda aynı mallar bulunur)

“Beyler, neler arzu etmiştiniz, isterseniz düşünün taşının. Ayrıca silahlara, zırhlara modifiye de yapıyorum haberiniz olsun; asit, zehir hepsi bulunur. Siz bakın, ben de bu arada elime yeni düşen bir iki maldan bahsedeyim size.”

Gergedan Orson tezgahın altından bir arbalet çıkarır. Bu tüfeğin üzerinde iki kurmalı yay, dolayısıyla iki ok vardı.

“Bunun adı ‘Ã?ifteli Arbalet,’” diye tanıttı Orson. “Aynı anda 2 ok birden atabiliyor, üstelik isabet oranı yay ve normal arbaletten daha yüksektir. (+3) Bu bebeği alanın karşısından ne uçan ne de kaçan kurtulur!”

“Ayrıca fırlatılan silahlardan Bumerang’ı da tavsiye ederim! İsabet bonusu sadece +1 ama atınca sihirli bir şekilde geri gelmesi büyük avantajdır; ok harcamadığınız için karlıdır. Aryodinamük büyüsü var silahta.”

“Son olarak size elime yeni düşen şu sihirli pelerini tanıtayım!” der ve kırmızı bir pelerin çıkarır. “Bu gördüğünüz giysi sizi hem gayet şık ve zarif göstermekle beraber, büyüye karşı +5 dayanıklılık sağlar. Yani üzerinize büyü atıldığında hasardan -5 düşürür.”

Yeni eşyalar:

Ã?ifteli Arbalet: +3 (iki ok birden atıyor), ağırlığı: 25, fiyatı: 300tp
Bumerang: +1 (bildiğin bumerang işte), ağırlığı: 5, fiyatı: 100tp
Pelerin: (Rezistans: +5) Büyü hasarlarından -5 eksik almanızı sağlar. Ağırlığı:5, Fiyatı: 200



“Evet karar verdiniz mi alacaklarınıza?” der Orson ellerini ovuşturarak.

.
Lugtarias
Forum Yöneticisi
Posts: 726
Joined: Wed Jun 13, 2007 12:00 am
Location: izmir

Post by Lugtarias »

Pekala Orson, elinde ikinci el mal vardır öyle değil mi?

Özelliklerini yitirmemiş ikinci el zırhın ya da silahın varsa, seninle uygun bir fiyat belirleyebiliriz dostum ha? Ama ikinci el malın olsa da olmasa da ben buraya tp harcamak için geldim. Gel gelelim ne kadar harcayacağım konusunda kararsız durumdayım ve beni bu kararsızlıktan kurtaracak olan senin sunabileceklerin olacak... Belki az harcarım belki de çok. Ama ben harcayabileceğimin en fazlasını harcamak ve çok kuşam elde etmek istiyorum. Umarım ikimiz içinde karlı bir alışveriş olur? Hem bak bir ayağımız alışırsa, bir, iki, üç... beş kişiyiz. İyi kazandırırız sana.

Ã?ncelikle kullanılmış aletin, edevatın, giyimin, kuşamın var mı bunu konuşalım.

İşte alış verişin zevki burda diye düşündü cıbıl karıncük...
Ve sonbahar gelmeden toprağa düştü yeşil renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.