Page 2 of 2

Posted: Fri Apr 23, 2004 4:47 pm
by Oren_Dautry
Kendine gelmeye Çalışan elf kızına döndü ve

"Git buradan, burası senin için güvenli değil ... kimse için değil. Hala dönebiliyorken güzel elf şehrindeki yaşantına dön..."

Aeron birden göğsündeki büyük acıyla beraber gössünü tutarak yere yıkıldı....
Bunu yaparken kadim kılıcını elinden düşürmüştü...

göğsündeki işaret dayanılmaz bir acıyla yanıyordu....

"Artık güçlerimi kullanmanın bir bedeli ar sanırım." diye içinden geçirdi...

Posted: Sat Apr 24, 2004 12:10 am
by Gorath
Kız hızla yanına koştu ve Aeronun koluna girdi.Meleği kaldırırken "Seni böyle bırakamam!"dedi.

Aeron bakışlarını yeniden elf kızının suratına kaldırdı.Kaşları çetılmıştı.Elf kızının onun güçlerinden yararlanmak istediğini düşünmüştü ama o güzel yüzüne bakınca yüreğinde böyle düşündüğü için büyük bir acı duydu.Bu güzel kız ondan yararlanmak istemiyordu.Tam tersine ona yardım etmek istiyordu.

"Kara şövalyeleri durdurmalıyız."dedi ve elf kızını iterek uzaklaştırdı. Zorlukla yürümeye başladı.Yeniden tökezleyince elf koşarak yanına geldi ve onun koluna girdi.İkisi birlikte ilerlemeye başladılar.

Aeorunun iyileştirdiği kara şövalye arkalarından onlara baktı ve ikisinin ne denli zayıf göründüklerini düşündü.Onları öldürmek ne kadarda kolay olurdu.Ama bunu yapamayacağını yüreğinin en derinlerinde bir yerlerde biliyordu.O ki büyük şövalye Gray asla kendisini kurtaran birisine zarar veremezdi.Ayrıca artık bu meleğin yaptığı büyünün kendisini iyilikle doldurduğunuda hissediyordu.Bundan sonra asla kimseye zarar veremezdi.

Gray hızla koşarak artık dost olarak gördüğü kişilere yetişti ve elini kılıcına aldı.Artık yeni düşmanları vardı.

Posted: Wed Apr 28, 2004 7:25 am
by Azalin
Bilinci tekrar açıldığında hala yerde yatmaktaydı. Bir süre ne olduğunu anlayamadı. Bir elf kız ve göğsünde meleklere özgü bir işaret olan adamı inceledi. Bir an birbirlerini öldürecekler sandı ama sonradan ortaya çıkan garip kara figürü görünce anladı olanları.

Sonra melek acı içinde göğsünü tutup, diz çöküp, elf kız ona yardım için yanına koşunca. Gray yavaş yavaş ayağa kalktı. Alışkanlık gereği kara zırhını kontrol etti. Üstünü başını silkti. Tek bir toz bile olamamalıydı zırhta düstura göre. Ve her zaman öylede olacaktı. Kılıcını arayıp bulan Gray kuru kafa şeklindeki başlığını da alıp melek e doğru yürümeye başladı.

Biraz toparlanan melek e döndü ve "size sanırım bir onur ve yaşam borcum var bayım" dedi.

"eğer kabul ederseniz en azından bu borcu ödeyinceye kadar sizinle beraber yolculuk etmek yada yapmanız gereken şey hakkında size yardım etmek isterim"

"bu şu anda benim için bir onur meselesi. Lütfen bu isteğimi geri çevirmeyin. Bu günden sonra yaşamdan beklediğim tek şey şerefimle ölebilmektir."

" bu arada ben Gray Callindrill" der. " eskiden bir kara şövalyeydim ama sanırım artık sadece eski bir askerim."

Posted: Wed Apr 28, 2004 7:37 am
by Oren_Dautry
İkinizde beni bırakıp gidin...
Yolarımız hiçbir yerde buluşmuyor....
Benim adım ise Aeron, yapmam ve gitmem fereken yerler usta bir savaşcı için bile büyük bir teklike ki ben seni bulduğumda şovalye basit bir k yıkımı sırasındaki direnişte düştün...

Narin bir elf kızının ise bu yolculuğu kaldıramayacağına eminim..
Ölümünüzü görmek istemiyorum...

şovalyeye dönerek; " Sen onurlu bir savaşcısın, üzerindeki kara zırhlardan kurtul ve kendine güzel bir yaşam kur..
başını elf kızına çevirdive; " Sen ise ormanına dön elf bir güzellik abidesinin yokoluşunu kaldıracak yeterli gücüm kalmadı..

Hiçbişey başlamadan zaten fazlasıyla kayıp verdim ve değersizim...

şimdi izninizle...

Aeron kolunu güzel elf kızının omuzundan nazikce çekerek kasaba çıkışına doğru yöneldi...

Posted: Fri Apr 30, 2004 12:39 am
by Gorath
Elf kızı arkasından baktı ve omuz silkerek peşine takıldı.Bir meleğin dünya üzerinde neden bu şekilde dolaştığını öğrenmeden hiç bir yere gitmeye niyeti yoktu.

Aeron önünde bir çığlık duyunca hemen kılcını eline aldı ve hazıra geçti.Bir kara şövalye yıkılmış bir evin ardından çıktı ve önünde durmakta olan yaşlı bir kadının kafasını tek bir darbede uçurdu.Bir ok havada uçarak geldi ve şövalyenin zırhına çarparak geriye döndü.
Aeron bir lanet okuyarak ileriye atıldı.Elf kızının peşini bırakmayacağını biliyordu zaten.

Kara şövalye kılıcı ile Aeronun kılıcını buluşturdu ve etrafta duyulan bir ses ile ikinci kez buluşturdu.Kılıçlar hızlı darbelerle savruldu.
Elf kızı okunu atacak bir açıklık bekliyor ve aynı zamanda Aerona zarar vermekten korkuyordu.Yanındaki karaşövalyede sadece izlemekle yatiniyordu.Ona göre birebir dövüşe asla başka birisi müdahale edemezdi.

Aeron geniş bir kavis çizdi ve rakibinin kılıcının kontrolünü kaybetmesini sağladı.Kılıç geriye giderken Aeronun kılıcı çoktan boğazından girmişti.Artık bu şövalyelere hiç mi hiç acımıyordu.

Posted: Mon May 10, 2004 5:09 am
by Gorath
Bir güç gökyüzünden süzüldü ve savaş tanrısının lâneti olarak yoluna devam etti.Savaş tanrısının lâneti kutsal bir şekilde ilerledi ve sahibini buldu...
İyiliğin yolunu bulan karaşövalye birden gelen lânet ile sarsıldı ve yanında duran elf kızına tutunmaya çalıştı.Ama elf kızı panik içinde kenara kaçtı. Zira şövalyenin gözlerinde derin bir dehşet vardı.şövalye bir iki kere daha sendeledi ve dinliyormuş gibi sağ kulağını başını yukarı getirerek havaya çevirdi.
"Kötülükten doğan bir vücudun iyilikle bu kadar kolay mı buluşacağını sandın?"diye geldi savaş tanrısının sesi gökyüzünden.
Aeron arkasını döndü ve bu çok tanıdığı sese konsantre oldu.Ses sanki her yerden gelmişti.Elf kızı ise bakışlarını karaşövalyenin kapkaranlık olan gözlerinden ayıramıyordu.Kara şövalye elini belinde kabzasında duran kılıcına götürdü ve kılıcını hızla çekti.
Aeron kılıcına davrandı ve elf kızı hızla geriledi ama çok geç kalmışlardı. Kara şövalyenin kılıcı elf kızının midesine girerken çok geç kaldıklarını anlamışlardı.Aeron hızla ileriye atıldı ve şövalye daha kılıcını kızın midesinden çekemeden kendi kılıcı ile şövalyenin bağırsaklarını yere döktü.
Hızla yüreğinde ona huzur veren ve kendisini en zor anında kurtaran kızın yanına koştu.Onu iyileştirebilirdi ama bunun yeniden andan birşeyler alacağını biliyordu.
Havada bir kahkaha duyuldu ve Aeron bakışlarını yukarıya kaldırdı.Elf kızını kurtarabilirdi ve kurtarmalıydı.Daha ismini bile öğrenememişti...

Posted: Mon May 10, 2004 7:33 am
by Oren_Dautry
Elf kızının yerde yatan bedenine baktı ve Aeronun gözünden bir damla yaş geldi..ve ellerini elf kızının karnına yerleştirdi..

bu iyileştirmenin bedeli öncekinden çok daha fazla olacaktı ama o bunu çok az önemsiyordu...

Ellerini elf kızının yarsına yerleştirdi ve ellerinden çıkan mai parlama ile yaranın kapanmaya başladığını gördü ve göğsünde yine o acı başladı..

biri sanki göğüs kafesini kör bir bıçakla yavaş yavaş deliyordu...

görüntüsü titremeye başladı ve ardından görüntüsü karamaya başladı.

Posted: Mon May 10, 2004 3:34 pm
by Gorath
Savaş tanrısı nefret içinde izlemekteydi.Diğer tanrılar tarafından Aerona dokunması yasaklanmıştı.Tanrılar toplanmış ve cezalandırılan Aeron ile ilgili konuşmuşlardı.Yüreğinde bir insana aşk beslediği için tanrısı tarafından cezalandırılması tüm herkesin nefretini savaş tanrısına çevirmesine neden olmuştu.Tanrılar ortak bir görüşte toplanmış ve Aeronun savaş tanrısı tarafından öldürülmemesi için karar almışlardı.

Tanrı o karaşövalyeninde Aeronun yolundan gittiğini düşünmüş ve onu diğer tanrılar yeniden toplanmadan öldürtmişti.Hemde kendi dostları tarafından.Neyseki bunun için geç kalmamıştı.Eğer tanrılar yeniden toplansalardı büyük ihtimal onuda Aeron gibi koruma altına alacaklardı.

Savaş tanrısı Aeronu daha ilk anda öldürmeyerek yaptığının cezasını çekiyordu.şimdi Aeronun aynı karaşövalyeye olduğu gibi tüm kendini savaşa adamışları huzurun yoluna çekeceğini düşünüyordu.Aeron tanrısına karşı gelmiş ve cezalandırılmıştı.Bu şekilde dünyada bir ölümlüler gibi yaşamaya mahkûm olmuştu.Eğer böyle giderse daha pek çok savaşçı Aeron gibi huzurun ve barışın yolunu seçecekti.

Tanrı yeniden haykırdı ve yeryüzüne Aeronu öldürmese bile acılar çekmesini sağlaması için yeni savaşçılarını gönderdi.Aeron bu şekilde tüm yaralı insanları iyileştirmeye devam ederse zamanla ölecekti ve tanrının Aeronu öldürmesine gerek kalmayacaktı.Aeronun çektiği acılar ve nihai ıstırapı tüm herkese ders olmalıydı...

Posted: Thu May 20, 2004 8:56 am
by Oren_Dautry
Elf kızı kendini ormanlık bir arazide buldu. Güney parlıyordu ve gökyüzünde tek bir bulut bile yoktu..
Orman sakinlerinin ezgilerine eşlik eden sus sesi elfin içini huzurla doldurmuştu ve birden onu gördü, sevgili babasını..

Elfin nutku tutulmuştu, tek bir kelime söyleyemiyordu...

Babası yaklaştı ve kızının koluna girdi. Birlikte ormanın içlerine doğru adım adım ilerlerken bbası da ona birşeyler anlatıyordu..

Dünyanın büyük bir çaresizlik içinde olduğundan bahsediyordu, doğacak bir yarı melekten ve kurtuluştan bahsediyordu.

Elf kızı babasının dediklerinden tek kelime anlamamıştı.
babasının son sözleri ise tamamen açık ve netti..

"Henüz zamanın gelmedi, git kızım!"

ve elf kızının üşüyen bedeni yaşamın ateşi ile doğruldu...

Posted: Thu May 20, 2004 3:00 pm
by Gorath
Elf kızı gözlerini açarken Aeronun derin nefesler almaya çalıştığını gördü. Melek elf kızını kollarından bıraktı ve sanki bir şeye korkmuş gibi hızla geriye çekildi. Boğazında bir yanma hissediyordu. Acı bir tat tüm ağzını kaplamıştı.

Elf kızı bir an Aerona baktı sonra gördükleri zihnine doluştu. Babasının söyledikleri ve bir yarı meleğe dair olan o sözler. Ama bunlar sadece rüyaydı. Ã?yle olmalıydı. Ölüme doğru giderken zihninin ona oynadığı bir oyundan başka bir şey olamazdı. Yoksa olabilirmiydi?

Zorlukla yerden kalkarak Aeronun yanına gitti ve onun yerden kalkmasına yardım etti. "İyimisin?" diye sordu tereddütle.

Aeron bir an için derin nefesler almaya devam etti sonun yutkunarak "İyiyim!" dedi. "Her verdiğim şifa benden birşeyler götürmeye devam ediyor!"

Posted: Fri May 21, 2004 6:58 pm
by Oren_Dautry
Kılıcından destek alarak doğruldu ve etrafa şöyle bir göz gezdirdi...

Gökyüzü kızıl ve karanlıktı, etrafındaki yıkıntılara baktı..Ölü insanlara göz gezdirdi...

düşünceli bir şekilde kafasını önüne eğdi;
"Tanrılar ne yapıyor, bütün bunların sebebi benmiyim"

Aeron melekliğine lanet etti, ardından tanrılarada bir lanet savurdu.

"Savaşmak bu değil ki.. Ölem çocuklar ve kadınlar, amaçsızca katledilen yaşamlar. Savaşın onuru bu değil..."

Aeronun çenesinden kristal berraklığında bir damla gözyaşı düşer ve toprağa karışır...

Kan da toprağa karışır gözyaşı da, belki de ölüleri dirilten bunlardı, kan ve gözyaşı...

Posted: Mon May 24, 2004 6:37 pm
by Gorath
Lavellina Aerona baktı ve bir anda bakışları bir noktada kilitlendi. Savaşın çığlıkları arasında bir ses, kara şövalyelerin kovaladığı insanların arasında bir güzellik vardı. Kaçan insanlar çığlık atıyorlardı. Bazıları ellerinde kılıçları ile savaşmaya çalışıyor ama bazıları hayatta kalabilmek için kaçıyorlardı. İşte o kaçan insanların arasında bulunan bir insan kadını hepsini yönlendiriyordu. Düzenli bir şekilde bir ekibi karaşövalyelere karşı direnmeye zorluyordu. Bu şekilde zayıflara kaçmaları için zaman yaratıyordu.

Güzel elf kızı Lavellina elinde kılıcı ile savaşanlara yardım etmek için o tarafa doğru yöneldi. Aeronda çığlıkları duyup oraya doğru baktı ve gözlerinde bir tanıma pırıltısı belirdi. Aeron bu güzeller güzeli insan kadınını tanıyordu.

İşte tüm ümitleri suya düşmüşken yeniden karşısında tüm güzelliği ile duruyordu. İşte yeniden, elinde kılıcı ile halkını korumak için ayakta direniyordu. Sevgilisi hayattaydı. Aeron ona yardım etmeye kararlı bir şekilde ayağa kalktı ve kılıcı elinde sevgilisinin yanında ölümüne savaşmak ve bu kara şövalyeleri yok etmek için koşmaya başladı. Lavellina ise çoktan savaş alanına ulaşmıştı...